Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Fuat Doğu Mit Kavgasının Kurbanı Oluyor

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Fuat Doğu Mit Kavgasının Kurbanı Oluyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Oca 2011, 19:30

FUAT DOĞU MİT KAVGASININ KURBANI OLUYOR

12 Mart darbesinin ayak seslerini ilk duyan ve uyarılarını yapan ancak darbenin gün ve saatini hükümete bildirmeyen Fuat Doğu ise, darbecilerin kurdurdukları Nihat Erim hükümeti tarafından görevinden alınır. Doğu Paşa için bu karar şok edici olmuştur. Çünkü kendisine güvenmektedir ve daha bir kaç ay öncesinde Ankara'daki evinde Sovyetler dahil bütün ülkelerdeki Türk liderlerini toplamış ve kendince çok önemli bir atakta bulunmuştur.

Erim kabinesinin Başbakan Yardımcısı Albay Sadi Koçaş, MİT'in kendisine bağlanmasını istemektedir. Ancak bu istek Fuat Doğu tarafından reddedilmiştir. Koçaş buna fena halde kızmıştır. MİT ile ilgili değerlendirmelerinde oldukça sert olan Koçaş, o an teşkilatın içinde bulunduğu durumu "felaket" olarak nitelendirmektedir.

Ona göre MİT yapması gerekenleri değil, yapmaması gerekenleri yapan bir teşkilattır. Zayıftır ve etkisizdir.

Sözleri ağırdır:

"Teşkilat kendi kanuni görevlerini ikinci plana bırakmış, vazifesi olmayan işlerle ve yasadışı eylemlerle uğraşmaktadır."

Koçaş, söylemlerinde MİT'in yeniden organizesini, iç politikadan çekilmesini istediğini belirtmektedir. Onun da ana amacı MİT'de kendi dükalığını oluşturabilmektir. Öyle olmasa bugüne bir şeylerin değişerek gelmesi gerekmez miydi? Ancak daha sonra Koçaş bile kendisine MİT'in bilgileri aktarmadığından yakınacaktır.

Bu kavga MİT içinde de kendini göstermekte gecikmez. Koçaş'ı destekleyen unsurlar Müsteşar Doğu'ya karşı bir mektup harekatı başlatırlar. MİT içindeki bölünme en uç noktalardadır. Ancak her bunalımlı dönemde başlatılan bu mektuplu protesto ve kişilik saldırılarının, failleri hiç bulunamamıştır. Bu MİT içinde bir hastalıktır. Ancak MİT nedendir bilinmez, kendi yarasını bu konuda halen sarmakta başarılı olamamaktadır. Halen her önemli olayın ardından, hatta belli periyodlarla bazı MİT personeli tarafından yazıldığı belirlenen ancak adları bilinmeyen bu kişilerin, yine MİT içinde hazırladıkları sahte belgeler ve mektuplar elden ele dolaşmaktadır.

Bunun son örneği 24 Ocak 1993 günü katledilen yazar Uğur Mumcu'nun ölümünü izleyen günlerde ortaya çıkmış ve RP Grup Başkan Vekili Şevket Kazan tarafından meclis kürsüsünden belge olarak sunulmuştur. Bu olay üzerine açılan soruşturmada sahte belgenin MİT içinde hazırlandığı ortaya çıkmış, ama failleri meçhul kalmıştır.

Koçaş ile Doğu arasındaki kavga sırasında mektup furyası üzerine yapılan araştırmaların sonuçlarına dayanarak, Kocaş ekibinin MİT'in üst düzey yöneticileri arasında bulunan Nuri Gündeş, Abdullah Argun, Mehmet Ali Kaşıkçılar gibi ünlü adlardan oluştuğu iddia edilecektir.

Mayıs 1971'in son günleridir. Çankaya Köşkünde toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısına MİT Müsteşarı Fuat Doğu da çağırılmıştır. Doğu toplantıda sunuşunu yapmış, tebrikler almış ve gönül rahatlığıyla salondan çıkmıştır. Çok başarılıdır...
Ancak Koçaş daha önce anlaştığı Muhsin Batur ve diğer adlarla birlikte Cumhurbaşkanı Sunay'a " Efendim şimdi de izin verirseniz Fuat Doğu'nun MİT'teki görevinden alınması meselesine geçelim" diyivermiştir. Koçaş bununla da kalmaz . MİT ile ilgili görüşlerini de söyle sıralar: "Sıkıyönetim Komutanlıklarımız MİT tarafından kendilerine gönderilen isim listelerindeki adamları tutukladılar. Ancak daha sonra MİT askeri mahkemelere bu kişilere ilişkin bir tek belge sunamadı. Dosyalarda bir tek belge bulunamadı. MİT kurulduğu günden buyana bir tek istihbarat yapmamıştır. MİT'in görevlerinin başında stratejik istihbarat gelir. Bunu yapabilmek için haber toplayacak, değerlendirecek , istihbarat edip gerekli makamlara verecektir. Siyasi işler peşinde koşmak, tertipler almak, siyasi akıl hocalığı yapmak, hele hele siyasi ve idari icraatta bulunmak görevi yoktur. Kendiliğinden , hatta verilen emirlere aykırı olarak icraya karışmak hakkı hiç yoktur. Halbuki MİT sadece demeyeyim ama büyük bir çoğunlukla bunları yapmakta ve idareyi müşkül ve kanunsuz durumlara düşürmektedir."

Sunay şaşırmış, olayı geçiştirmek istemiş, ancak Koçaş'ın baskını yerini bulmuştur. Sunay kaçamayınca, Doğu'yu bir büyükelçiliğe atattırma sözünü alarak isteği onaylamak zorunda bırakılmıştır.

Bu toplantıdan sonra aynı gün Fuat Doğu arkadaşlarıyla durum değerlendirmesi yapmak için bir araya gelmiştir. Kendinden emindir. Ona göre herşey bir süre sonra unutulacaktır. Teşkilat içindeki olaylar yatışacaktır.
Koçaş isteklerini savsaklayacak, kendisi güzel günlerine dönecektir. İstihbaratçı olarak tecrübelidir. Bunları sezinlemiştir. Arkadaşlarının temkinliliğini pek de dikkate almamaktadır. İşte bu sırada toplantının yapıldığı evin kapısı çalınır. Çankaya Köşkü'nün MİT görevlisi Kemal Çelik içeri girer.

Doğu Paşanın kulağına eğilir, fısıltıyla söyleyeceklerini anlatır. Paşa'nın keyfi kaçar.
Çelik, Doğu'ya daha bir kaç saat önce katıldığı toplantıdan, bravolarla yolcu edildiği toplantıdan, görevden alındığına ilişkin kararın çıkışını bildirmiştir.
Kurtlarla dans yine kanlı bitmiştir.

Kaynakça
Kitap: MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Yazar: TUNCAY ÖZKAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron