Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Milli İstihbarat Teşkilati: MİT (6 Temmuz 1965)

Devlet İstihbaratini Yeniliyor

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Milli İstihbarat Teşkilati: MİT (6 Temmuz 1965)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Oca 2011, 19:18

MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI: MİT (6 TEMMUZ 1965): DEVLET İSTİHBARATINI YENİLİYOR

MAH, yani gizli servis, 6 Temmuz 1965 tarihinde çıkartılan 644 sayılı yasa ile artık yeraltı örgütü olmaktan çıkıp, bir haberalma teşkilatı haline dönüşür.Yasal düzenleme istihbarat çalışmalarına çok şey kazandırmıştır. Yasa, İçişleri Bakanlığı 2 numaralı cetvelinde Emniyet Müfettişi veya uzmanı kadrosunda bulunan bütün MAH elemanlarını, MİT bünyesine geçirdiği gibi, Türkiye'de bu alandaki ilk örneği de oluşturur. MİT'in bugünkü ana yapısını ortaya koyan düzenleme, bu yasaya ve 1983 yılında gerçekleştirilen düzenlemeye dayanılarak yapılmıştır. MİT Müsteşarlığı Makamı da bu yasayla ilk kez oluşturulmuştur. Yasaya göre MİT Müsteşarı, Milli Güvenlik Kurulu'nun görüşü, Başbakanın oluru, Cumhurbaşkanı'nın onaması ile göreve getirilir. MİT personeli diye, teşkilatta çalışan ve yasalarla belirlenen sınırlar içinde yazılı ödevleri yerine getiren kimselere denir.

Yasanın bütününe göre MİT'in görevi özetle: "Devletin milli güvenlik politikası ile ilgili planların hazırlanmasında esas olacak askeri, siyasi, ticari, iktisadi, mali, sınai, ilmi, teknik, biyografik, psikolojik ve milli güvenlikle ilgili istihbaratı devlet çapında toplamak Başbakana, Milli Güvenlik Kurulu'na ve gerekli resmi makamlara ulaştırmak, yaymak, istihbarat ile uğraşan bütün daire ve kurumlar arasında koordinasyon sağlamak, psikolojik savunma icaplarını yapmak ve istihbarata karşı koymak" olarak belirlenmiştir.

1983 yılında değiştirilen 644 sayılıyı yasanın yerine 2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu getirilmiştir. Bu yasanın 4.maddesinde Milli İstihbarat Teşkilatının görevleri olarak şunlar sayılmıştır.

a) Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, Anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel faaliyetler hakkında Milli Güvenlik İstihbaratını Devlet çapında oluşturmak ve bu istihbaratı Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile gerekli kuruluşlara ulaştırmak,
b) Devletin milli güvenlik siyaseti ile ilgili planların hazırlanması ve yürütülmesinde; Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile ilgili Bakanlıkların istihbarat istek ve ihtiyaçlarını karşılamak,
c) Kamu kurum ve kuruluşlarının istihbarat faaliyetlerinin yönlendirilmesi için Milli Güvenlik Kurulu ve Başbakana tekliflerde bulunmak,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının istihbarat ve istihbarata karşı koyma faaliyetlerine teknik konularda müşavirlik yapmak ve koordinasyonun sağlanmasında yardımcı olmak,
e) Genel Kurmay Başkanlığınca Silahlı Kuvvetler için lüzum görülecek haber ve istihbaratı, yapılacak protokole göre Genelkurmay Başkanlığına ulaştırmak,
f) Milli Güvenlik Kurulundan belirlenecek diğer görevleri yapmak,
g) İstihbarata karşı koymaktır.

Ama bu isteklere karşın gerekli yapının sağlıklı ve güvenilir bir şekilde oluşturulmasına olanak da yaratılmamıştır. Bütçesi kadük ve siyasi beklentisi bol bir kuruluş haline dönüştürülen MİT, bunun acısını çokça çekmiştir. MİT istihbarat için yaşamsal önemdeki ve olmazsa olmaz kurallardan biri olan isitihbaratın koordinasyonunda dahi, diğer kuruluşlara ve özellikle asker yapıya söz geçirememiştir. Yasa'da devlet düzeyinde iç istihbarat uygulamaları da kendisine bırakılmasına karşın MİT, bu alanda hep tartışmaların göbeğinde bulunmuş ve ve diğer kuruluşların istihbarat birimlerinin ateşi altında kalmıştır. İç istihbarat konusunda MİT'in düzenlediği raporların yarattığı fırtınalar sonunda hep MİT zararlı çıkmıştır. Çünkü bu alan rant ve çıkar açısından karanlık odakların politika ve bürokrasiyle kol kola gezdiği yollardır. Bunlara MİT'in gücü hiç bir zaman yetmemiştir. Örneğin kamuoyuna "MİT raporu skandalı " olarak yansıyan olay buna en iyi örnektir. 1987 yılında siyasi baskıların da yazılmasında etkili olduğu raporun içinde yeralan adlar ve ithaf edilen suçlamalar o denli büyüktür ki, sistem kendini korumak için MİT'i kurban vermiştir. Rapordaki suçlamalar ve suçlananlar hakkında bir işlem yapılmamıştır.
MİT'ten halk korkmakta ama bürokrasi bunun tam tersine bir tutum izleyerek yasal zorunlulukları açısından vermesi gereken bilgileri dahi MİT'e sağlıklı ve düzenli bir şekilde iletmemektedir. Yasasında kendisine verilen yetkiler karşılaşılan bu iç direnç nedeniyle MİT'ce kullanılamamaktadır.

Kaynakça
Kitap: MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Yazar: TUNCAY ÖZKAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir