Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

A. Çubukçu: "Banka Soygunu İle Sistemi Değiştiremedik"

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

A. Çubukçu: "Banka Soygunu İle Sistemi Değiştiremedik"

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 22:37

A. ÇUBUKÇU: "BANKA SOYGUNU İLE SİSTEMİ DEĞİŞTİREMEDİK"

Hulki Cevizoğlu -
Peki Sayın Çubukçu, banka soygunları bir çözüm oldu mu? Ya da siz çözümü nerede arıyordunuz o tarihte? Başka bir çözüm yolu olmadığı için mi o yola başvuruldu?

Aydın Çubukçu - Dediğim gibi banka soygunu, nihayet bizim kendi mücadelemizi sürdürebilmek için o zaman bulabildiğimiz bir araçtan ibaretti.
Tabiî ki, herhangi bir şeyin çözümü değildi. Yani ne sistemi değiştirebilirsiniz, ne işçilerin, emekçilerin iktidara gelmesini sağlayabilirsiniz banka soyarak Böyle şeyler mümkün değildi.

Hulki Cevizoğlu - Sonra çözüm arayışlarınızda bir değişiklik oldu mu? Ya da buna fırsat kaldı mı?

Aydın Çubukçu - Şöyle söylenebilir; belki eylemden sonra yakalanarak cezaevine düğdükten sonra yeniden düşünmek, yeniden anlamaya çalışmak durumu; fakat bu benim ideallerimde ve hedeflerimde herhangi bir değişikliğe yol açmadı. Yalnızca kendimi işçilerin yerine koyarak mücadele etmenin ne kadar anlamsız olduğunu gördüm. Onlar mücadele eder ve kazanırlar. Benim yapabileceğim tek şey; onların kazancından, onların kazandığı yeni dünyadan kendime düşeni alabilecek bir yerde durmaktır.
Bu da siyasal mücadele ile olur. Bugün işçilerin ve emekçilerin mücadelesi geçmişe göre son derece daha olgun ve verimli hedefler kendisine formüle edebilmekledir. İşçilerin ve emekçilerin yürüyüşü iyidir.

Hulki Cevizoğlu - Evet. Önemli sonuç çıkarmışsınız anlaşılan. Sayın Atahan sizin sorunuz var mı Sayın Çubukçu'ya o dönemle ilgili?

Haşmet Atahan - Yok hayır.

Hulki Cevizoğlu - Efendim sizin, o zaman, toparlamanızı rica ediyorum. O dönemle ilgili belirtmek ve bugün tarihe ışık tutmak açısından söyleyecekleriniz var mı? Onları alalım.

Aydın Çubukçu - Bugün geçmişe baktığımda, ölen ve öldürülen bütün arkadaşlarımın, kardeşlerimin aslında boşu boşuna öldüklerini söyleyemeyeceğimiz bir gelişme noktasında olduğunu görmekten ben kendi adıma mutluluk duyuyorum. Hiç kimse onların hiç yoluna gittiğini söyleyemiyor. Hiç kimse onların şerefsizce yaşayıp öldüklerini söyleyemiyor. Bir onuru paylaşmış olmanın bütün mutluluğunu taşıyorum hâlâ.
Belki de geleceğe bırakabileceğimiz en güzel miras, bundan ibarettir. Teşekkürler.

Hulki Cevizoğlu - Evet. Biz teşekkür ediyoruz efendim. İyi geceler diliyoruz.
Evet o dönemle ilgili sizinle devam edelim. Sayın Halit Çelenk'e de bağlanacaktık, Deniz Gezmiş'in yakalanması ve yargılanması aşamasını anlatacaktı ama, arkadaşlarımız işaret ediyorlar, bize verdiği telefonda bulamıyorlarmış. Aramaya devam edelim, bizi muhtemelen dinliyordur. Kanal 6'yı ararsa Sayın Çelenk, bu şekilde de bağlanma imkanı bulabileceğiz.
Bu konuda sizden rica ediyorum ben.

Haşmet Atahan - Evet. Sayın Cevizoğlu, demin gençlik hareketlerinin çıkış süreci içerisinde provokasyon yapılmaya ve gençliğin bölünüp dağıtılmaya çalışıldığım söylemiştim. Bu çerçeve içerisinde gizli, açık gençlik liderlerinin öldürülmeye başlanması, doğrudan polis kanalı ile veya dolaylı olarak yandaş güçleri tarafından gençlerin katledilmeye başlanma süreci yaşandı.
Bu çerçeve içerisinde Işık Mimarlık Mühendislik Yüksek Okulu'nda okulun devletleştirilmesini isteyen öğrencilere karşı komando saldırısı düzenlenmiş ve Mehmet Cantekin öldürülmüştü.
Yine Yıldız'da Mehmet Büyüksevinç isimli arkadaşımız, Battal Mehetoğlu isimli arkadaşlarımız peşpeşe öldürülmelerini yaşadık.

Taylan Özgür

Ki, Taylan Özgür, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde yükselen öğrenci hareketleri içerisinde önde gelen bir arkadaşımızdı ve Kommer'in Türkiye'ye elçi olarak atanması nedeniyle Kommer'e karşı yürütülen tepkinin odaklaştığı, hat safhaya ulaştığı ODTÜ'yü ziyareti sırasında Kommer'in arabasını yakan öğrencilerden bir tanesiydi.

Taylan Özgür, İstanbul'da sokak ortasında polis tarafından vurulmuş ve yine başka polislerin gözü önünde bir jipe binerek elini kolunu sallaya sallaya çekmiş gitmişti.
Bu çerçeve içerisinde yıldırma ve tahrik politikası yoğun bir şekilde devam etti. Gençlik, özellikle demokratik haklarını kullanmadan gittikçe geriye düşürülmeye çalışılıyor, en basit haklarını dile getirmesi baskı ve zorbalıkla önlenmeye çalışılıyor ve yasal olanakları gittikçe kısıtlanarak adeta açık ve gizli devlet örgütleri taralından gençler yasa dışı yollara itilmeye zorlanan bir süreç içine sokuluyordu.

Kaynakça
Kitap: Dünü Bugünü ile 68'liler
Yazar: Hulki Cevizoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir