Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Süleyman Demirel'ı Emperyalizmin Temsilcisi İlan Ettik

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Süleyman Demirel'ı Emperyalizmin Temsilcisi İlan Ettik

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 22:26

AROLAT: "SÜLEYMAN DEMİREL'İ EMPERYALİZMİN TEMSİLCİSİ İLAN ETTİK"

O. Saffet Arolat - Şimdi tabii dünya artık farklı bir noktada. Yani dünyada artık emperyalizme bakarken daha farklı bakılıyor. Yani eğer Hyundai marka araba Kore'den çıkıp bütün dünyaya yayılabiliyorsa, ya da Japon arabasının önemli bir bölümü dünyanın başka yerlerinde üretilir hale geliyorsa o yapı içerisinde emperyalizme bakmak başka bir şey, bugün bakmak başka bir şey. Yani o gün bakmak başka, bugün bakmak başka. İkisi arasında ciddi farklar var.
Biz başka şeyler de yaptık o dönemde. Mesela, bizim en çok karşı olduğumuz lider o dönemde Süleyman Demirel'di. Süleyman Demirel'i ilk gençlik dönemimizde, yani 1964'lerde o daha iktidara gelir gelmez biz, Amerikan emperyalizminin Türkiye'deki temsilcisi olarak ilan ettik. Yüzde 10'un altında enflasyon, yüzde 8 kalkınmalı bir 6 yıllık dönem bitirmesine rağmen; biz sürekli olarak Demirel'e karşı mücadele ettik. Gerektiğinde Amerika'yı terk edip, Sovyetleri yanaşıp onlarla işbirliği yaptığı dönemleri de göremedik.

Yani Demirel, İskenderun Demir-Çelik'e, Seydişehir'e, Aliağa Rafinerisi'ne Sovyetlerden yardım alıp, Amerika'dan alamadığı yardımı onun yerine getirip iş yaptığı dönemde biz sokakta Morison Süleyman, yolculuk ne zaman' diye bağırıyorduk.

Ama tabii ki, bizim yaptığımız bu hataya karşı Sayın Demirel de bir başka hata içerisindeydi; bizim istemlerimize dikkat etmeden doğrudan doğruya bizim karşımıza çok sert örgütlenmeler yarattı. Yani silahlı eylem diyorsunuz 1971'lerde silahlı eylemden söz ediyorsunuz. Silahlı eyleme niye gelindiğine bakmak lazım.

Hulki Cevizoğlu - Siz bugün, o tarihte aleyhine slogan attığınız Süleyman Demirel ile bir gazetenin, Dünya Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni olarak, Süleyman Demirel de Cumhurbaşkanı olarak artık barıştınız mı?

O. Saffet Arolat - Sık sık girdiğimiz olaylar oluyor. Mesela Süleyman Bey, bir gün bir mülakat sonrasında, bir gece yarısında bana "Sen normal gazeteciye benzemiyorsun, background'un nedir"?' diye sordu. Ben de "1966'da İstanbul Teknik Üniversite'nin açılışına geldiğinizde sizi protesto eden grubun lideri bendim" dedim. 'Hangi olay' dedi. Hani o, 'Erzurum** patates fabrikası yapacağınızı söylemiştiniz de, biz de sizi eleştirmiştik' dedim. Karşılıklı gülüştük. Ama bu karşılıklı gülüşmek ikimizin de eski dönemlerdeki olaylara bakışını, o dönemlerdeki hatalarını ya da o dönemlerdeki günahlarını-sevaplarını affettirmiyor tabiî.

Hulki Cevizoğlu - Evet. Demek ki, karşılıklı sloganlardan ya da eylemlerden sonra karşılıklı gülüşme noktasına geliniyor. Sayın Demirel de başka konularda da geldi tabiî. İşte 12 Eylül konusu bir örnektir. Son sözleriniz varsa onları almak istiyorum. Güzel sözler söylediniz bize.

O. Saffet Arolat - Tabiî önemli olan şu: 1968'i kendi içinde değerlendirmek gerekir.
1968, bütün dünyadaki bir kalkışma hareketidir. Bu kalkışmada üretimden gelen, gücü olmayan, gençler öncülük etmeye çalışmışlardır. Doğaldır ki, delikanlılıklarından dolayı belli hataları da içeren eylemler içine girmişlerdir. Ama bunun cezasını bütün dünyada ödemişlerdir. Türkiye'de de çok ağır ödemişlerdir.
Yani benim bacanağım ve çok yakın dostum Harun Karadeniz, kolu kesildi, -kolunu kaybetti kanser olduktan sonra-kolunu kestirdikten sonra tekrar bakıma gidemediği için pasaport alamadığı için bu ülkede öldü. Deniz Gezmiş ve arkadaşları hiçbir kişiyi öldürmedikleri halde asıldılar.
Yani Türk gençliği, 1968 dönemindeki verdiği eylemin faturasını çok ağır ödedi. Yani bunu söylemek gereksiz ama, aramızda hapse girmemiş kimse yok.

Hulki Cevizoğlu - Gerekli ama, belki eksik. Menderes de kimseyi öldürmediği halde asılmıştı, Polatkan da asılmıştı galiba.

O. Saffet Arolat -Tabiî. Esas olan mesele ülkenin kendi demokrasisi içerisinde diyalogunu sürüp, tahammülünü gösterebilmesi. Yani insanların insanlara tahammül edemediği, insanların insanları dinleme alışkanlığı yerine dövme alışkanlığı, öldürme alışkanlığı, hapse atma alışkanlığı yaşanan ülkede; demokrasiye gitme yolunda çok fazla mücadeleye ihtiyacımız var ve veriyoruz herhalde.

Hulki Cevizoğlu - Evet. Peki ben size çok teşekkür ediyorum Sayın Arolat. İyi geceler, sağ olun.

O. Saffet Arolat - Ben teşekkür ederim. Sağ olun.

Hulki Cevizoğlu - Evet bir son aramızı verelim, sonra biz yine bütün hızımızla devam edelim.
Değerli seyirciler bu noktaya nasıl gelindiğine reklam arasından sonra devam edeceğiz. O dönemin yine önemli isimlerinden Nahit Töre ve Mahir Kaynak ile birlikte olacağız.

(Reklam Arası)

Hulki Cevizoğlu - Evet Sayın Atahan, 68 hareketi 70'li yıllara, 71 yılına getirelim artık. O dönemde neler oldu? 68 kuşağının hareketleri, eylemleri nereye ulaşmıştı?

Haşmet Atahan - Şimdi isterseniz oraya gelmeden önce ben yine Kanlı Pazar, 6. Filoyla ilgili şöyle kısaca bir işleyeyim.

Hulki Cevizoğlu - Kanlı Pazar ama 1969'da, iki yıl aramız var, hızlıca tamamlayın isterseniz.

Haşmet Atahan - Evet. Hızlıca geçeyim.

6. Filo olayları ile beraber üniversitelerdeki antiemperyalist hareketler doruk noktasına ulaşmıştı. Bu çerçeve içerisinde yapılan mücadelenin boyutları, siyasî iktidarı ciddi ölçüde sarsmış, etkilemişti. Buna karşı olarak işte demin sizin silahlı mücadele dediğiniz döneme doğru bir geçiş oldu. Daha doğrusu üniversite gençliğinin komando kamplarında yetiştirilen, aklına işlenen bir takım İslâmî kesimlerin yetiştirdiği, geliştirdiği militanlarca üniversitelerde sağ-sol çatışmasına zorlanması ve bu çatışmalar içerisinde silahların kullanılması gibi bir sürecin yaşandığı döneme geçildi.

Hulki Cevizoğlu - Yani "sağ yok, sol yok boykot var" döneminden sonra hem sağın, hem solun, hem de silahlı eylemlerin olduğu döneme doğru.

Kaynakça
Kitap: Dünü Bugünü ile 68'liler
Yazar: Hulki Cevizoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir