Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

6. Filo Eyleminin Öyküsü

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

6. Filo Eyleminin Öyküsü

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 22:24

6. FİLO EYLEMİNİN ÖYKÜSÜ

Hulki Cevizoğlu -
Çok teşekkür ederim. 16 Şubat 1969'da siz 6. Filoya karşı İstanbul'da bir eylemin içinde yer aldınız, Dolmabahçe'de. Neydi bu eylem? Nasıl gelişti ve nasıl sonuçlandı?

O. Saffet Arolat - Şimdi bu bir uzun haftaydı aslında. O dönemde iki tür grup vardı birisi Haşmet'in, Denizler'in içinde bulunduğu Millî Demokratik Devrim harekelini yöneten arkadaşlar vardı. Bir de bizim bulunduğumuz Türkiye İşçi Parti paralelindeki arkadaşlar vardı. Öğrenci hareketlerinin hemen hemen bütününde yönetim bizim elimizdeydi. Diğer arkadaşlarımız da daha ziyade bizim eylemlerimize katılıp, bizim eylemlerimiz içerisinde kendi propagandalarını yapıyorlardı.
Bu sözünü ettiğim eylem, bir eylemler bütününün arasındaki bir eylem. Yani herhangi bir eylem, 10-12 eylemin arasında bir eylem. O gün Teknik Üniversite'den. Teknik Üniversite Öğrenci Birliği, Maçka Öğrenci Birliği, diğer öğrenci birliklerinin temsilcileri Taksim'e kadar bir yürüyüş yaptılar ve Taksim'e kadar yaptıkları bu yürüyüşte Taksim Anıtı'nda bir konuşma yaptılar. Harun Karadeniz, o dönemin çok önemli liderlerinden biriydi. Karadeniz, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğrenci Birliği Başkanı'ydı ve Harun Karadeniz bizim örgütlenmemiz içerisinde yer alan arkadaşımız burada, bu eylemin bittiğini ilan etti. Çünkü biz yasal izin almıştık ve o yasal izne tabi olan bir eylem yapıyorduk.

Fakat eylemin ardından geri dönüş sırasında Teknik Üniversite'den oradan aşağı doğru inerlerken Gümüşsüyü Caddesi'nden bazı arkadaşlar Amerikalılara karşı bir hareketi yürütmeyi istediler ve Dolmabahçe'ye inmek istediler. Bu grubun liderliğini yapan o zamanın Devrimci Öğrenci Birliği kadrosuydu. Yani Haşmet Atahan'ın, Deniz Gezmiş'in, Cihan Alptekin'in içinde bulunduğu kadroydu.

Biz yasal eylemi bitirdiğimiz için, bunun sorumluluğunu üstlenmek istemediğimizden. Teknik Üniversite önünde basit bir barikat yaptık öğrencilerden. Tabiî ki, o dönemin çocukluk yapısı içerisinde, gençlik yapısı içerisinde karşılaşılacak bir olaydı. Yoksa, esas itibariyle 6. Filoya karşı yükseltilen birçok harekette, anti-emperyalist birçok harekette bu barikatı yapan bireyler vardı. Yani Harun Karadeniz'in, herhangi bir şekilde antiemperyalist kimliğini eksiltecek hiçbir şey yoktu. Ama bütün mesele, o sırada yasal alınmış bir eylemden ceza yememekti. Çünkü o sıralarda Sayın Demirel'in İçişleri Bakanı Faruk Sükan, solcuların nefeslerini dinleyen bir yapı içerisindeydi ve herhangi bir eyleme kalkıştığınız zaman önde gelen birçok adamı hemen toplayıp emniyete götürüyorlardı. Yani ben öğrenci dönemimde yazar, bir devrin yönetmemi olmama rağmen yüzlerce kez polise götürüldüm. Bunların hepsinde küçük bahaneler vardı. Bu bahaneyi yaratmamak için biz engel olmaya çalıştık, arkadaşlarımızda bizi yararak indiler ve Amerikalı askerlerin bir bölümünü orada yakalayıp denize attılar, dövdüler, Amerikalıların bir bölümü motorlara binip kaçtı. Gerçekten de çok sert, çok şaşırtıcı bir eylem o spontan yapıdan çıktı.

Hulki Cevizoğlu - Amerikalı askerlerin üzerinde silah var mıydı? Yoksa silahsız mı karaya çıkıyordu filo, askerler?

O. Saffet Arolat - Vallahi bilmiyorum. Ben bir Amerikan subayı değilim. Onların nasıl çıktığını bilmiyorum ama o güne kadarki Amerikalı askerlere karşı yapılan eylem, boya tabancaları ile, su tabancaları ile, onlara boya sıkmak, şapkalarını alıp kaçmak gibi daha çocuksu görüntülü eylemlerdi. Bu eylem biraz daha farklı bir eylemdi. Bunun dışında da birçok yürüyüş yapılıyordu. Yani oradaki o olaydan birkaç gün sonraki bir miting. 30 bin kişinin yürüdüğü bir mitingdi.

Hulki Cevizoğlu - Hayır, yani 'silahları var mıydı' derken şunu merak ediyorum, siz üzerlerine su tabancasıyla, boya falan atarken asker kendisini, -asker demek silahlı insan demek bir anlamda- nasıl izin verip de kendisini denize attırabiliyor? Siz çok kalabalık olduğunuz için mi, yoksa korkuttuğunuz için mi? Amerikalılar direnmedi mi size karşı? Onu merak ediyorum.

O. Saffet Arolat - Yani Amerikalılar tabii bir saldıran bir gruba karşı bir şey yapamadılar ve kaçtılar, gayet normal. Bir kısmı suya atladı, yüzmeye çalıştı. Bir kısmı dayak yedi. Bir kısmı motorlara bindi 6. Filoya ulaştı.
O sırada tabii o çevrede onların inzibatları ve bizim inzibatlar vardı ve onlar da harekete katılıp polisler geldi ve kurtarmaya çalıştılar kendilerini.

Hulki Cevizoğlu - Peki bu amaca ulaştı mı? 6. Filoyu denize döktünüz siz Dolmabahçe'de. Bu sonra 68 hareketi içinde istenilen noktaya doğru götürdü mü sizleri?

O. Saffet Arolat - Tabii. Çünkü anti-emperyalist bilinç, bütün dünyada yükselen antiemperyalist bilinç, Türkiye'de de çok hızlı bir şekilde gelişti ve çok önemli bir yapıya ulaştı. 6. Filo uzun süre, yıllarca Türkiye'ye yeniden gelemedi.

Hulki Cevizoğlu - Bugünkü aklınız olsaydı yine yapar mıydınız?

O. Saffet Arolat - Bugünkü aklımla o günü değerlendirmek, yanlış tabiî. Yani bugünkü akıl ne demek? Çünkü burada esas , olan, dünyada demin sözünü ettiğim kalkışma, dünyayı değiştirme isteyen bir gençliğin Türkiye'deki gençlik, parçası haline gelmişti ve Amerikan emperyalizminin Vietnam'da yaptığı, diğer ülkelerde yaptığı çok kötü işlere karşı bir direnme hareketiydi bu ve o yüzden de Türkiye'de ve bütün ülkelerde daha sonra gladiolara varan örgütlenmelerle bu hareketler bulunmaya çalışıldı.

Hulki Cevizoğlu - Yani bugünkü akıldan kasıt şu: Amerikan emperyalizminin bugün de devam ettiğini söyleyenler var. Eğer bu emperyalizm devam ediyor ise, Amerikalılar da Türkiye'ye gelmeye, gemilerle, uçaklarla veya karayoluyla gelmeye devam ediyorlar, o açıdan soruyorum. Yani böyle bir hareket günümüzde de etkili olur mu emperyalizme karşı?

O. Saffet Arolat - Tabiî. Şu anda dünya çok farklı bir yerde. Yani üçüncü değişim dönemini yaşıyor dünya. Tarım devrimi ile birincisini yaşadı, sanayi devrimi ile ikincisini yaşadı, şimdi bilgi çağına geçme oldu, üçüncüsünü yaşıyor.
Tabiî ki, bizim o günkü değerlendirmelerimiz içinde yer alan bazı konular bugün yeniden irdelenmesi gereken, yeniden tartışılması gereken konulardır.

Hulki Cevizoğlu - Ben de onu soracaktım. O dönemdeki isteklerinizin ne kadarını bugün de savunur haldesiniz?

Kaynakça
Kitap: Dünü Bugünü ile 68'liler
Yazar: Hulki Cevizoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir