Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

68'e Silahı Sokan Hükümettir

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

68'e Silahı Sokan Hükümettir

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 22:20

68'E SİLAHI SOKAN HÜKÜMETTİR

Hasan Yalçın - Toparlıyorum, 68'e silahı sokan hükümettir. Bunu ülkücülerin eliyle sokmuştur. Vedat Demircioğlu 68'in ilk şehididir, devrimci şehididir. Benim çocukluk arkadaşımdır, aynı memleketteniz, İstanbul Teknik Üniversitesinde benimle beraber olduğu gecenin sabahında binanın damından atılarak öldürülmüştür. Sizin verdiğiniz kişi, Mühendislik okulunda ölen arkadaşımız Mehmet Cantekin benim kardeşim gibi arkadaşımdır. Bakın 68. hiçbir zaman silaha sarılmadı. 68, silaha sarılmaya zorlandı. 1971'de olan bireysel terör eylemleri ortaya çıktı. Bunlar 68'i bağlamaz. 68, bugünün davasıdır.
Şunu söyleyeceğim. 68, bugün Türkiye'ye çok lazımdır. Türkiye'ye en fazla lazım olan davadır 68.

Hulki Cevizoğlu -
Önce 68'in ne olduğunu bir anlayalım. Sizin görüşünüze göre, Deniz Gezmiş 68 kuşağının bir temsilcisi miydi?

Hasan Yalçın -
62 tane Deniz Gezmiş vardı. Ne 68'in Deniz Gezmiş'i, ne 1971'in Deniz Gezmiş'i. 1968'in Deniz Gezmiş'i doğrudur. Türkiye'yi savunmuştur, bağımsızlılığı savunmuştur, halkı savunmuştur. Deniz Gezmiş, 1968'in Deniz Gezmiş'i bugün de lazımdı.

1971'in Deniz Gezmiş'i yanlıştır. Bunu açıkça söylüyorum, 1971'de Deniz Gezmiş, 1968'den kopmuştur, bireysel terör yoluna başvurmuştur. Bunu hayatı ile ödemiştir. Onun ölümünün 25. yıldönümüdür. Onu biz bu hafta içerisinde yine toplantıda da anacağız. O bizim çok sevgili arkadaşımızdır, hatalarıyla, taraftarıyla büyük bir değerdir. Ama esas doğru olduğu yer 1968'dir.

1971'i, 68'e kattığımız zaman 68'i bulandırmış oluruz. Bunların Türkiye açısından bir faydası yok. Türkiye'ye doğru olan lazımdır.

68 özetle, bağımsızlık davasıdır. Halka hizmet davasıdır. Türkiye'nin işçisiyle, köylüsüyle birleşme davasıdır, birleşmiştir 68. Bütün talepleri doğrudur 68'in. Bakınız saydınız siz, NATO'dan çıkılması, toprak reformu, Avrupa Birliği'ne girilmemesi, özel okulların yapılmaması. Bunların hepsi Türkiye'ye felaket getirmiştir. Türkiye'nin bugün içine sürüklendiği kaos işte 68'in programının uygulanmaması yüzündendir ve bu program uygulandığı zaman Türkiye'nin önünde çıkış yolu vardır.

Hulki Cevizoğlu - Peki. Çok teşekkür ediyorum size.

Hasan Yalçın - Ben çok teşekkürler ediyorum. Başarılar diliyorum. Haşmet'e de sevgiler, saygılar sunuyorum.

Haşmet Atahan - Ben bir kaç cümle ile konu dağılmasın diye, bir kaç cümle ile bir soru sorabilir miyim?

Hasan Yalçın - Tabii, tabii ama sesinizi tam duyamıyorum.

Haşmet Atahan - Şimdi çok kısa olarak benim kafama takılan bir soru var aslında. Bu tabii şu andaki konumuzun biraz dışında kalıyor ama, bir iki cümle ile aydınlatırsanız sanıyorum sevineceğim.
Toprak reformunun hâlâ savunma çerçevesinde, geçerliliği çerçevesinde bir kaç cümle söylediniz. Ama siz şimdi bir siyasi partisiniz. Sizin vermiş olduğunuz mücadelede çok fazla izleyebildiğimi söyleyemiyorum ama, toprak reformu konusunun pek de ele alınmadığı gibi bir kanaat var, yanılıyor muyum?

Hasan Yalçın - Toprak reformu, bizim programımızda var. İşçi Partisi'nin programında var ve biz çok büyük önem veriyoruz.
Bakın Türkiye'de bugün ortaya çıkan, son Susurluk olayı ile kamuoyu önüne gelen, mayfa, gladio ve tarikat çetesinin ayaklarından biri Sedat Bucak'tır. Sedat Bucak, Siverek'in kralıdır. Ayaklarını toprak kölelerine yıkatmaktadır. Türkiye, bu zul olan durumdan kurtulmak zorundadır. Bu toprak reformu ile olacaktır. Toprak meselesi çözülmeden Türkiye'de demokrasi olmaz.
Aslında hatta şunu da söylemek zorundayız. Kürt sorunu da toprak davasının çözülmemiş olmasından bugünkü kangren haline gelmiştir. Bizim toprak devrimi programımız var. Toprak reformu, Türkiye'nin hali hazırdaki çok önemli bir meselesidir. Ama belki..

Hulki Cevizoğlu - Parti propagandası gibi değil de, daha çok...

Hasan Yalçın - Tabii, tabii,anlıyorum...

Haşmet Atahan - Teşekkür ediyorum.

Hasan Yalçın - Ben size teşekkür ediyorum. Kusura bakmayın ben hani biraz zaman kazanmak için hızlı konuştuğumdan dolayı size öyle geldi. Propaganda falan yapmak ihtiyacında değilim.

Hulki Cevizoğlu - Peki teşekkür ediyoruz sağ olun.

Hasan Yalçın - Teşekkür ederim, saygılar sunarım.

Hulki Cevizoğlu -
Şimdi 68 kuşağı denince mutlaka solculuk mu anlaşılıyor dedik. Şu anda hattımızda solcu olmayan bir 68'li var.
Sayın Özel (Telefon konuğu) İyi geceler efendim.

İSMET ÖZEL (İslamcı şair, eski TİP'li) - Hayırlı geceler. Hulki Cevizoğlu - selamünaleyküm diyelim size. İsmet Özel - Ve aleykümselam.

Hulki Cevizoğlu - Dev-Genç'li Celal Doğan'ın verdiği selâmla biz sizi selâmladık.
Siz de İsmet Özel olarak, bugün İslamcı şair olarak tanınıyorsunuz. Çeşitli gazetelerde, çeşitli yayınlarda yazılarınız, şiirleriniz çıkıyor. 68 kuşağını sizden öğrenelim. Siz de o dönemde, bugün İslami kesimde çok iyi tanınmanıza rağmen o dönemde TİP'liydiniz. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde de sizin açıklamalarınıza dayanarak söylüyorum yine, ilk kez Türkiye İşçi Partisi'nin rozetini yakanıza takarak dolaşan bir insandınız. Doğru mu?

İsmet Özel - Doğru.

Hulki Cevizoğlu - Evet. Siz...

İsmet Özel - Yalnız bak benim adımın altına ekranda İslamcı şair yazılmış. Ben İslamcıyım ve şairim. Bu ikisi ne kadar düşüyor onu ayrıca konuşmak lazım. İkisinden birini tercih edebilirsiniz aslında.

Hulki Cevizoğlu - Yani İslamcı ve şair mi diyelim?

İsmet Özel - Daha doğru. Şair ve İslamcı daha iyi.

Hulki Cevizoğlu - Biz sizin bu gece şairliğinizden çok İslamcılığınızla ilgileniyoruz. Daha önce Türkiye İşçi Partisi'nin temsilcisiydiniz, okuduğunuz üniversitede.

İsmet Özel - Temsilcisi değildim. Ben o zaman, şartlar bilhassa Fikir Kulübünün yöneticilerindendim. Biz o dönemde 1956'da kurulmuş olan Fikir Kulübü'nün ilk sosyalist yönetimi idik. Sonrada devam etti bu iş.

Hulki Cevizoğlu - Evet. 1963 yılında Türkiye İşçi Partisi'nin Çankaya İlçesi'ne üye oldunuz mu?

İsmet Özel - Evet doğru.

Hulki Cevizoğlu -
Temsilcisi derken onu kastediyorum. İsmet Özel - Anladım. Tabii ki,..

Hulki Cevizoğlu - O tarihte ben size -akışımıza doğru gitmek açısından- ışık tutmak istiyorum. O tarihte Nazım Hikmet'in şiirlerini okuyordunuz, bugün İslamcı ve şairsiniz. Bugün neler yazıyorsunuz, bilmeyen gençler onları duysun istiyorum.

İsmet Özel - Bugün neler yazıyorum? Bugün münacaat, naat yazıyorum. O biraz konumuzu dağıtır sanıyorum.

Nazım Hikmet'in şiirlerini tabii o zaman okuyordum, bugün okumuyor değilim. O zaman Mehmet Akif'in şiirlerini de okuyordum, -bu pek dikkati çekmiyor-, bugün de okuyorum.
İsterseniz 68'e dönelim.

Hulki Cevizoğlu - Evet, 68 size göre neydi?

İsmet Özel - 68, Türkiye'de tabii ilk öğrenci, üniversite öğrenci hareketlerinin çok çarpıcı ya da taşkın bir şekilde ortaya çıktığı bir yıl.
Fakat öğrenci hareketlerinin dışında da bir olay vardı Türkiye'de. Türkiye'de, o 68 kuşağı denilen şeyin dünyadaki 68 kuşağı hareketi ile hiçbir bağlantısı yok. Sadece bir garip senkron var. Aynı döneme rastlıyor.
1968'de önce Almanya'da başlayıp, sonra Fransa'ya yayılan hareket Türkiye'deki hareketle alakalı değil. Orada savaş sonrası, 1945'den sonra yetişmiş, yetişmesini savaş sonrası şartlarına borçlu olan insanların hem Amerikan emperyalizmi, hem de Sovyet düzenini benimsemek için daha özgürlükçü, belki sosyalist olmakla beraber ya da sosyalist eğilimleri ağır basmakla beraber her iki tarafı da kurulu düzene muhalif bir ruh taşıyan bir hareket olma özelliği var. Avrupa ve Amerika'daki 68 kuşağının.

Türkiye'de, iş biraz değişik. Türkiye 68 kuşağı diye bilinen insanlar, sosyalist Türkiye özlemini taşıyan genç veya yaşlı iddia sahiplerinin tavsiye edilmeleri sonucunda ortaya çıkmış insanlar. Yani Türkiye'de sola açık ya da sosyalizme açık bir politikanın özel bir versiyonu.

Türkiye'de 68 kuşağı sosyalist tezlerini Türkiye halkına bağlı bir sosyalist hareket geliştirmek isteyen insanların çabalarının tasfiye ettikten sonra ortaya çıkmış bir harekettir.
Yani Türkiye'de sosyalistler arasında temel bir tartışma vardır. Sosyalist Türkiye, veyahut milli demokratik devrim.

Hulki Cevizoğlu - Peki Sayın Özel siz o tarihte Siyasal Bilgiler Fikir Kulübü içinde diyorsunuz ki, bir yazınızda, bir açıklamanızda "Bizim SBF Fikir Kulübü çok etkin bir kulüptü. Diğer okullardan arkadaşlar gelip bizimle temasa geçiyorlardı. Bizimle temasa geçmek, onur verici bir durumdu. Biz bu arkadaşlar aracılığı ile alttan-yukarı demokratik bir yöntemle değil, tam tersine Leninist örgütlenme tarzı biçiminde fakültelerde fikir kulüpleri kurdurduk, sonra onları birleştirerek Fikir Kulüpleri Federasyonu, yani Dev-Genç'in temelini attık" diyorsunuz. O tarihte Leninist bir örgütlenme ile hedeflediğiniz neydi sizin?

İsmet Özel - Ben orada Fikir Kulüpleri Federasyonunun teşkil ediliş tarzını eleştiriyorum, sözünü ettiğiniz metinde.

Hulki Cevizoğlu - Yani demokratik değil, Leninist bir yöntemle..

İsmet Özel - Ben Fikir Kulüpleri Federasyonunun kurucularından biri olmama rağmen, -o dönemdeki arkadaşlarım gayet net olarak bilirler-...

Hulki Cevizoğlu - Eleştirdiniz ama kurdunuz.

Kaynakça
Kitap: Dünü Bugünü ile 68'liler
Yazar: Hulki Cevizoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir