Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

68 İle 71 Aynı Şey Değildir

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

68 İle 71 Aynı Şey Değildir

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 22:19

68 İLE 71 AYNI ŞEY DEĞİLDİR

68, bu bakımdan çok doğru bir çizgidir. Yalnız Türkiye'de, şunu söyleyeyim, 68 ile 71 aynı şey değildir. 71, bireysel terörü öngören bir 68 karşıtlığıdır aslında.

Hulki Cevizoğlu - 68'i nerede tamamlıyorsunuz siz?

Hasan Yalçın - 68'i, 68'de tamamlıyorum. 68, 71'in kutbudur. 71, 68'in büyük kitlesel eylemlerinin lideri olan arkadaşlarımızın bireysel terör yollarıyla bir kurtuluş arayışına girdikleri çizgidir. Bu 68 çizgisinden uzaklaşmadır. 68 çizgisini reddir.
68 çizgisi, kitleselliktir. Bakın Türkiye'de yüzbinler 68 eylemine girmişti.

Deniz Gezmiş'in eylemi ise, işte Güney Amerika esintileri ile -yani 71'deki eylemi, Deniz'in 71'deki eylemini söylüyorum- bir küçük Foko'nun, bir küçük silahlı grubun devleti sarsarak halkı ayaklandırabileceği çizgisine dayanır. Fevkalade yanlıştır.

Hulki Cevizoğlu - Bu sırada Mustafa Kemal çizgisi yok galiba.

Hasan Yalçın - Mustafa Kemal çizgisi de yok tabii. Çünkü Mustafa Kemal, Samsun'a çıktığı andan itibaren Türkiye'yi Kürdü'yle, Türkü'yle birleştirip büyük bir kitlesel Kurtuluş Savaşı'na önderlik etmiştir.
71'de ise bizim arkadaşlarımız ne yazık ki: Denizler, Mahirler çok yanlış bir çizgiye girmişlerdir. Bu yalnız, 68 değildir o. 68 daha başka bir olay.

Hulki Cevizoğlu - O 68 değil, 69'dur.

Hasan Yalçın - 69 da değildir. Bakın 69'da demin Celal Doğan anlattı. 68. çöküntüler halinde 1971'e kadar gider. Deniz Gezmiş'in ilk banka soygunu 1971'dir.

Hulki Cevizoğlu - Ama ilk silahlı eylem, 71'de başlamadı. 19 Eylül 1969'da -Mimarlık, Mühendislik Fakültesi'nde başladı.

Hasan Yalçın - Orada şey mi yapmış. Deniz mi yapmış?

Hulki Cevizoğlu - Olayın yönü biraz farklı ama,

Hasan Yalçın - Deniz'in o soygunla ilgisi nedir...

Haşmet Atahan - Silahın kullanılması ile, savunma dışında münafık bir siyaset amirliktir bu.

Hasan Yalçın - Haşmet'in sözünü dinleyemiyorum, anlayamıyorum.

Haşmet Atahan - Savunma için silah kullanma olayı ile, bunun siyaset sanatı haline getirerek silahın kullanılmasını birbirinden ayırmak lazım diyorum.

Hasan Yalçın - Evet, Haşmet'e katılıyorum. Yalnız şunu söylüyorum, Hulki Bey, Işık Mühendislik Fakültesinde öldürülen devrimci bir öğrencidir.

Hulki Cevizoğlu - Mehmet Cantekin.

Hasan Yalçın - Bakın Türkiye'de 68, silahla başlamamıştır. Bunun altını da çiziyorum. 68, kitlesel, barışçıl, demokratik bir harekettir.

Hulki Cevizoğlu - Peki şöyle söyleyelim, 68 kuşağı yitik bir kuşak mıydı, dedik az önce.

Hasan Yalçın - Değildir. 68 kuşağı yitik değildir.

Hulki Cevizoğlu - Ama sadece kelebeklerin ömrü gibi,-bağışlayın deyimimi- 1 yıl gibi kısa bir süre mi sürdü bu?

Hasan Yalçın - Efendim bakın şimdi 68 kuşağı dediğiniz olay, böyle insanlardan ibaret bir olay değildir. 68 kuşağından çıkan insanlar işadamı olmuştur, medyada dönek olmuştur. Şu olmuştur, bu olmuştur. Bunlar 68'i temsil etmez.
68, bir davanın adıdır. 68 bir programdı. 68 şimdi yaşıyor. 68 işte bağımsızlık bayrağını yükselten gençtir bugün.
Bugün üniversite gençliği, demokratik üniversite demiyor mu? 68 ölen bir şey değildir, bir programdır. 68, bu programın içinden gelip-geçen adamlardır. Deniz Gezmişler'dir bunlar. Gelip geçmişlerdir bunlar. Geçsinler güle güle. Ama 68 burada durmuyor. Bakın 68 benim. 68 kuşağı yaşıyor. Ben ölsem yine yaşıyor. 68 günümüzde yine yaşıyor. Türkiye'nin bağımsızlık davası yaşadığı sürece, bir güzel geleceğe ihtiyaç olduğu sürece Türkiye'de 68 kuşağı ölmez. 68 öyle yitik kuşak falan değil. Bunlar melankolik, bunlar nostaljik değerlendirmelerdir. Bunlar, edebiyattır bunlar. 68 kuşağı yitiktir falan, filan yanlış düşüncelerdir, son derece yanlıştır. 68, silaha başvurmadı. Bu çok önemli, halkımızın bunu bilmesi lazım.

Hulki Cevizoğlu - Silaha başvuran neydi? Kimdi?

Hasan Yalçın - Efendim?

Hulki Cevizoğlu - Silaha başvuran hangi kuşak?

Hasan Yalçın - Onu söyleyeceğim şimdi. 68'e karşı, 68, Türkiye'nin işbirlikçi burjuvazisini korkuttu. Sayın Süleyman Demirel o zaman başbakan'dı. Bakınız ünlü politikası var. Süleyman Demirel'in. İti ite kırdırma politikasıdır bunun adı. Ve çıkarmıştır, sağcıları örgütlemiştir. Türkiye gençliğinin en büyük örgütü olan. Türkiye Milli Gençlik Federasyonu'nu (TMGF) iki başlı hale getirmiştir. Onu yıkmış..

Hulki Cevizoğlu - Süleyman Demirel mi yaptı bunu?

Hasan Yalçın - Evet, Süleyman Demirel yapmıştır. Cumhurbaşkanımız olan Süleyman Demirel, maalesef bunu yapmıştır, iki başlı hale getirmiştir. Bu partiyi de, böyle ifade etmiştir, böyle iti ite kırdırma taktiğini.

Hulki Cevizoğlu - Süleyman Demirel solcu muydu o tarihte?

Hasan Yalçın - Neden solcu olsun, Başbakan'dı. Başbakandı ve kendisinin gençlik
hareketinin muhalefeti karşısında aldığı konum, ülkücüleri örgütlemek şeklindeydi. Türkeş
vasıtasıyla ülkücüleri örgütledi, silahlı eğitimlerden geçirdi. Bakınız

Hulki Cevizoğlu - Silahlı eylem dediğiniz zaman, o zaman başka bir konuyu da tartışmamız lazım.
Ben size şunu sorayım, 12 Mart'ın ayrı bir dönem olduğunu söylüyorsunuz. 12 Mart öncesi eylemlerden sonra anlaşılan siz bazı dersler çıkarmışsınız, onları yazıyorsunuz, çiziyor, anlatıyorsunuz.

Hasan Yalçın - Ben o zaman da ders çıkardım.

Hulki Cevizoğlu - O zaman da çıkarmışsınız ama, o zamanda bu dersi çıkarmayanlar vardı galiba.

Hasan Yalçın - Vardı tabii. Yanlış yola giden arkadaşlar vardı.

Hulki Cevizoğlu - Peki ben buna bir örnek vereyim isterseniz siz o arada söyleyeceklerinizi toparlayın.
Uğur Mumcu, Niğde Cezaevi'nde Yusuf Küpeli ve Nahit Töre'ye soruyor, kitabını hazırladığı sırada. "12 Mart öncesi eylemlerden gereken ders çıkarıldı mı?" diyor. Yusuf Küpeli ve Nahit Töre'nin cevabı: "Hata yaptık" şeklinde. "Gençliğin çıkı yolu bulamaması nedeniyle bu hataya düştük" diyor. Yani o tarihteki sol devrimci gençlik liderleri bu tesbitte bulunuyorlar ama siz, şimdi tabii yıllar geçtikten sonra daha değişik, ya da..

Hasan Yalçın - Hayır benim o zaman da yazdıklarım var. Ben 1965'den beri yazıyorum. Hiç bir zaman 1968'lerden dolayı nedamet getirmedim. Nedamet getirmeyen çok sayıda arkadaşım var. Haşmet Atahan'da sizin yanınızdadır. Ama nedamet getirenler olmuştur. Bakın işadamı olanlar, medyada patron yardımı yapanlar olduğunu söyledim. Bunların hiçbiri 68'i bağlamaz. 68'den dolayı nedamet getirenler de vardır. Nedamet getirmeyenler var. İşte ben 65'den beri yazıyorum. 70'de de yazdım, 71'de yazdım, hapishanede de yazdım, savunmalarım var. Başka arkadaşlarımın da söyledikleri var. Ben bir tek örnek değilim ki. 68, Yusuf Küpeli ve Nahit Töre'nin malı mülkü değil ki. 68, 68'i sürdürenlerin malı mülküdür. Bizim malımız, mülkümüzdür. Şimdi Süleyman Demirel ile ilgili, yani biz... Daha doğrusu Süleyman Demirel'i bırakalım da..

Hulki Cevizoğlu -
Bırakalım ve..

Hasan Yalçın - İsterseniz şunu söyleyeyim ben size..

Hulki Cevizoğlu - Sırada çok bekleyen konuk var. Toparlayalım..

Kaynakça
Kitap: Dünü Bugünü ile 68'liler
Yazar: Hulki Cevizoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron