Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Subayın Hakkı Subaya

8.4.1961

Demokrat Partisi'nin İktidar olduğu dönemde Kore Savaşına girdik ve sonrasında NATO'ya girdik. Bu olaylardan sonra Cumhuriyet Tarihimizde İlk Amerikan Uşaklığı Dönemi başladı. Bu başlangıcın başrolünde Hain Adnan Menderes var.

Subayın Hakkı Subaya

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Kas 2010, 01:47

SUBAYIN HAKKI SUBAYA

Subaylara oy hakkı tanınması kolay olmadı. Temsilciler Meclisinde bu konu ile ilgili olarak ateşli sözler söylendi, heyecanlı tartışmalar yapıldı. Kimi hatipler lehte, kimileri aleyhte konuştular. Subaylara oy hakkı verilmesini istemeyenlerin dayandığı biricik gerekçe, bu yolla ordunun politikaya bulaştırılacağı kaygusu idi. Balkan Harbi felaketini gözleriyle gören, o günlerin acısını hala yüreğinde taşıyan eski tarih hocası Şemsettin Günaltay, bu kayguyu içi yanarak açığa vurdu. Milli Savunma Komisyonu bile ikiye karşı sekiz oyla eskiden olduğu gibi subayların yine seçim dışı bırakılmaları tezini savundu.

Fakat neticede öteki tez ağır bastı ve Temsilciler Meclisi, genel seçimlerde oy kullanma hakkını subaylara tanıdı. Bu konuda aleyhte söz söyleyenlerin kaygılarını anlamakla beraber biz onaylanan kararı yerinde bulduğumuzu belirtmek isteriz. Yurt savunmasında görev yüklenen, gerektiği zaman bu yolda canını fedaya yeminli, yüksek öğretim görmüş, kültürlü vatandaşları, sırf orduya politika karışmasın gerekçesine dayanarak oy hakkından yoksun bırakmak, artık değerini yitirmiş bir davranış olsa gerektir. Çok partili hayata geçtiğimizden beri on beş yıllık deneyler bunu açıkça gösteriyor. Kendini bilen bir insanın memleket kaderiyle ilgilenmemesi imkansızdır. Bizde de 1946, hele 1950'den beri subayların büyük çoğunluğu seçimler sırasında kayıtsız durmamışlar, kendileri gidemedikleri sandık başlarına yakınlarını göndermeye gayret ederek milli iradeye katılmak istemişlerdir.

Şimdi subaylara oy hakkı tanımakla durumun değişeceğini sanmaya yer olmasa gerektir. Yine son on beş yıllık tecrübelerin gösterdiğine göre yurdumuzda vatandaşı çileden çıkaran en büyük tehlike, seçimlerin kötü idare edilmesi, seçimlere idare tarafından hile karıştırılması, gerek kanuni, gerek kanun dışı yollarla haksızlık edilmesidir. Bu gibi hallere karşı oy hakları olmayan subaylarımızın da sivil vatandaşlarla beraber acı duyduklarını her zaman yakından gördük. Bizce dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Seçimlere girip milli iradeye katılmak başka, politika yapmak başka şeydir. Bir subay seçimlere girmeden de politikaya alet olabilir. Yassıada'da hesap veren kimi yüksek komutanların, asil görevlerini unutarak düşük idareye körü körüne bağlandıkları duruşmalar sırasında bir bir ortaya çıkmıyor mu? İşte ordumuzu bu ve buna benzer politika hastalıklarından korumaya bakmalıyız.

En büyük rütbelisinden en küçük rütbelisine kadar subaylarımız seçimlerde oylarını vicdanlarına göre kullanacaklardır. Elverir ki kendi aralarında ve çevrelerinde propagandaya kalkışmasınlar, herhangi bir kişi, ya da kurul üzerine baskı hareketlerine girişmesinler, hiçbir partiye hiçbir şekilde alet olmasınlar. Bu, her şeyden önce bir kültür ve olgunluk meselesidir. Bizim ordumuzun ise bu kültür ve olgunluk seviyesine ulaştığını göğsümüzü gere gere söyleyebiliriz. Öyle olmasaydı 27 Mayıs yaratılabilir miydi?

Kaynakça
Kitap: 27 MAYIS'TAN 12 MART'A (1960)
Yazar: Nadir Nadi
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1950-1960: Cumhuriyetimizin 1. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir