1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Bir NATO Bilançosu: Kemalist Devrim'in Yıkımı

MesajGönderilme zamanı: 19 Kas 2010, 16:54
gönderen TurkmenCopur
Bir NATO Bilançosu: Kemalist Devrim'in Yıkımı

Türkiye'yi yönetenler, 1945'ten sonra, "Küçük Amerika olacağız" hedefini ilan ettiler. ABD'ye bağımlılığın belirlediği yeni dönemin bu programını ilk kez İsmet Paşa hükümetinin genç bakanı Nihat Erim böyle formülleştirmişti. Daha sonra DP liderleri de "Türkiye'yi Küçük Amerika yapacağız" hedefini benimsedi ve uyguladılar.

Türkiye, özellikle 1980 askeri darbesinden sonra "Küçük Amerika" olma yönünde sürüklendi. Mafya-Gladyo-Tarikat rejimi, bu "Küçük Amerika" sürecinde kuruldu. Bazı yurtseverler veya milliyetçiler, bugün oluşan sistemden dehşete düşmekle birlikte, Türkiye'nin 1945 sonrasında ABD ile işbirliğine gitmesini ve NATO'da yer almasını hala savunabilmekteler.

Oysa Kemalist Devrim'in yıkıma uğramasının temel nedeni, Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında emperyalizme bağlanmasıdır. Kemalist Devrim, ancak millet egemenliğini koruyan, bağımsız milli devletle sürdürülebilir ve tamamlanabilirdi. ABD ile işbirliği ve NATO, Kemalist Devrim'in yıkımını getirmiştir. Küçük Amerika çizgisine girmenin Sovyet tehdidiyle haklı gösterilmesi de, Küçük Amerika sürecinin bir olgusudur. Türkiye, pekala Yugoslavya, Hindistan ve komşu Ortadoğu ülkeleri gibi iki süper devletin denetimi dışında bağımsız bir yolda ilerleyebilir ve Kemalist Devrim'den vazgeçmeyebilirdi.

Atatürk'ün vasiyeti buydu. Türkiye için güvenlik, Kemalist Devrim'in güvenliğidir. Kemalist Devrim'in yıkımını getiren herhangi bir yöneliş, güvenlikle açıklanamaz. Nitekim Türkiye, NATO döneminde ABD'nin güvenlik sisteminin bir aleti haline getirilmiş ve kendi devriminin güvenliğini feda etmiştir. Kemalist Devrim'in ABD işbirliğine feda edilmesi, en sonunda Türkiye devletinin varlığını, milletin bütünlüğünü de tehlikeye atmıştır. Dahası bu sürecin sonunda Türkiye'nin NATO müttefikleri, Türk Ordusu'nun direnme yeteneğini yok etmeye yönelik uygulamalarıyla, gerçek emellerini ortaya koymuşlardır. ABD, 24 ülkeyle birlikte Türkiye'yi parçalamayı da amaçlayan Hüyük Ortadoğu Projesini açıklamış ve haritasını Roma'daki NATO toplantısının duvarına yansıtmıştır.

Bu gerçekler karşısında ABD güdümlü Gladyo'ya karşı Türkiye'yi savunmada tutarlı olmak için, arkada kalan 60 yıllık ABD'ye bağlanma sürecine cepheden tavır almak gerekir. Buna bağlı olarak, NATO çerçevesi içindeki MİT, Seferberlik Tetkik Kurulu ve Özel Harp Dairesi eksenindeki birçok tecrübe, hangi vatansever niyetlerle yaşanmış olursa olsun, nesnel olarak Türkiye'yi çöküşe sürükleyen sürecin etkenleri arasında yer almışlardır. Bütün bu sürecin Sovyet tehdidiyle haklı gösterilmesi, bugünkü yıkım karşısında artık geçersizdir ve büyük bir tarihsel aldanmadır. Cehennemin yolları da iyi niyetin taşlarıyla döşenebiliyor. Gladyo'nun tarihçesini incelediğimiz zaman, bu konudaki değerlendirme, somut temele dayanacak ve herkesi ikna edecektir.

Kaynakça
Kitap: Gladyo ve Ergenekon
Yazar: Doğu Perinçek