Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

M. Ö. 36- M. S. 48 Arası

Burada Asya Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

M. Ö. 36- M. S. 48 Arası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 18:50

M. Ö. 36- M. S. 48 Arası

Çiçi'nin ölümüne Hunların mahvolmalarına sebep maceraperest Çinli kahraman dan edilip, özgürlükle ödüllendirildi. Onunla benzer bir sevinçi yaşayan, diğer Hun Yabgusu Hu-han-yeh idi. Kendi kardeşi Çiçi'nin başına gelen bela, trajik ölüm ona sevinç getirmişti. Çiçi ölmüş, ama davası yaşayacaktı. "Türkistan yolu artık Hunlar'a açılmıştı. Bundan sonra gelen her otuz de elli yıl arasında Bati Türkistan sınırlarına, yeni bir Hun göçünün tekrarlandığını göreceğiz."

Biraz da, ölenleri bırakıp, kalanların halini seyredelim. Hu-han-yeh, kendisini sürükleyen sebep ne olursa olsun, onursuz bir hayatı seçmişti. Kendi milleti fertlerinin ve kardeşinin uğradığı felaketten pek memnuniyet duydu. Çin'e bağlılığını, sadakatini ispat için imparatora müracaat edip, hudut muhafızlarını çekmesi halinde, bu görevi üstleneceğini bildirdi. Her halükarda, Hunlu Hunludur vehmine kapılan Çin deri gelenleri, Hu-han-yeh'in ihanet edebileceği varsayımından harekede, hayır! Dediler. İmparator da bu teklifi reddetti. Ancak, ata yurduna gitmesine müsaade edilen "Hu-han-yeh, arkasında bir çok çocuk bırakarak, M.Ö. 31'de öldü."

Gunulev'e göre:

Hu-han-yeh, ölmeden önce ikinci hanımından doğan büyük oğlunu yerine vasiyet etmiş. O tahta geçmiş ve küçük kardeşini halef tayin etmiş. Sonraki yıllarda bu kural aynen uygulanmış.

Ama diğer eserler ne demiş, ona bakacağız ve çok farklı bir manzara seyredeceğiz:

Hu-han-yeh bir çok kadınla evliydi. Bunların içinde birinci ve ikinci eşler iki kız kardeşti. Hakan'ın, yerine geçmesini vasiyet ettiği ikinci eşinin büyük oğluydu ve bu büyük hanımın büyük oğlundan yaşça küçüktü. Hunlu aileden gelen iki kız kardeş, oğullarının hakanlığından ziyade Hunluluğu düşünüyorlardı.

Genç şehzadenin annesi oğlunun küçük olduğunu, Hun İmparatorluğunun on seneden beri, iç savaşlarla perişanlık çektiğini, ahalinin musibetlerden kendilerini hala kurtaramadığım, buram için henüz kurulmuş olan barışı sürdürmeğe kudretti bir Han seçilmesine ihtiyaç bulunduğunu, bunun da kız kardeşinin oğlunun iş başına getirilmesini mecbur kaldığını söyledi Tarihte böyle fedakarlık örnekleri çok azdır."

İşte böyle. İki annede milletin refahını düşünüp, kendi nefislerinden vazgeçiyorlar. Biz kısa kestik. İki kız kardeş arasında fedakarlık yarışı çok uzamıştı. Sonunda birinci hatun'un büyük oğlu kurultay kararıyla iş başına getirilmiş, ikinci eşin büyük oğlu da ona halef yapılmış.

Adı, Hak-tsu-lui olan yeni Hakan, saygıdeğer manasına gelen uzun bir ünvan aldı. Yiğitlik taslayacak halde değildi, 25 senesinde Çin sarayına gelerek bağlılığım arzetti ve bol miktarda hediyeler aldı. Zamanında önemli hiçbir olay yaşanmadı. "M.Ö. 20. senede Su-hsia-jo-ti Yabgu ünvanı alan kardeşine bırakarak öldü."

Yeni Yabgunun sekiz senelik dönemi kayda değer bir olaya şahit olamadı. Onun ölümünden soma gelende sekizinci senede öldü, yerine küçük kardeşi geçti. Bu gelip giden yabguların yaptıkları tek icraat, Çin sarayına oğullarından birer rehine vermekti.

Kaynakça
Kitap: TANRININ ASKERLERİ
Yazar: NAZIM TEKTAŞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Asya Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir