Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Wu-Shih-Lu (Usi-Lü) (M.Ö. 105-103)

Burada Asya Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Wu-Shih-Lu (Usi-Lü) (M.Ö. 105-103)

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 18:34

Wu- Shih-Lu (Usi-Lü) (M.Ö. 105-103)

İçisiye ölünce, Usi-lü adlı oğlu Yabgu oldu. Yeni taht sahibi "gençti ama çılgınlık derecesinde savaş tutkunuydu.". Çin, kısa zamanda ölümden ve değişiklikten haberdar olmuştu. Her önemli olayın doğuracağı önemli fırsatlar imparatorun takibindeydi. Tecrübelilerden iki elçi yola çıkarıldı: biri taziye ve tebriklerini bildirmek üzere Hakan'a gidecek diğeri batıdaki chu-ki prense -batı prensine-. Bunda gidilen amaç belli. Taziyeci, Çin'in dostluğunu delmiş olacak, Usi-lü candan bir komşuya sahipmiş gibi duygulanacak. Tabu ki kazın ayağı öyle değildi. Batıya giden elçi diyecek ki prense: "Ha-kanlık senin haklandı, Usi-lü'nun tahta geçişi imparatorumu çok üzmüştür!" Böylece Hunlar araşma ikilik sokulmuş olacak, taht kavgası başlayacak, kardeşlerin birbirini yemesi akbaba'nın işine yarayacak.

Fakat "Bu çeşit merasimlerde batı kralına -prense- sefir göndermek -kurallara- aykırı idi." Huduttan geçişine izin verilmeyen, batıya gidecek olan elçi de, komutan tarafından yeni hakan'a gönderildi. Usi-lü pek küçüktü, onun için kendisine (Ulh-Han) yani çocuk han soyadı verilmişti. ikinci elçinin, Çin tarafından fesat çıkarılmak için gönderildiğini anlamamak mümkün değildi. Ve bu hareket düşmanlığın daniskasıydı. Genç Yabgu gördüğü manzara karşısında öfkeden çılgına döndü; elçileri tutuklattı. Çin'de aynıyla cevap verdi, yani, sarayda bulunan Hun elçileri tutuklandı. Karşılıklı yapılan hareketler, öncelikle Çin'in sonra Hunların yaptığı savaş sebebi idi; fakat Çin batıda meşgul, başka tarafa sefer açacak durumda değil; ancak hileyle yapabileceğini esirgemiyor. Hunlar ise "şiddetli kış sebebiyle güçten düşmüşler ve atların tırnaklan donmuştu." Mazeretler, savaşı erteledi.
Çin, yeni han'ın, işine yaramayacağım anlamış, daha da aceleci olmaya başlamıştı. Hunlu olup ta Çinli gibi düşünebilecek insanlarda vardı; el altından bunlara kanca atıldı ve Hakan'ın öldürülmesi hususunda anlaştılar.

Hainler hazır, karar kati, ama uygulamak zor. Haydi uygulayıp, genç hakanı öldürdüler, sonrası ne olacak? Bir avuç maceraperest, diğer askerler tarafından parçalanır, ki parçalan bile kalmaz. Çin'e sığınabilirler, fakat arası uzak, yakalanmadan, bunu başarmaları mümkün değil. İmparator emeline nail olmak için her fedakarlığa amadeydi. Kendisine, suikastın gerçekleştirilmesinden sonraki zorluklar anlatılınca, "imparator Ordos ve Hu-Am ülkelerinin kuzeyinde Çinliler'e itaat etmek isteyecek Hunlar'a bir sığınak yeri olacak bir kent yaptırdı. Buna (Şea-Kyang-Çim) yani sığınanların kenti adı verildi."

Aslında, kurulan şehirde ideal bir çare olmaktan uzaktı. Buraya ulaşmakta, öyle bir solukta başarılacak gibi değil. İmparator, 20 bin askerle, general Po-mu'yu yardıma gönderdi. Daha Çin yardımcı ordusu yolda iken, genç han Usi-lü, aleyhine çevrilen dolapları öğrendi ve işin elebaşını yakalatıp, kellesini uçurttu. Sonra da "Hunlar Çin taburunu kuşatma altına aldılar. Gece su aramak için kamptan ayrılan General Po-mu Hım devriyeleri tarafından yakalandı. Hunlar, morali bozulan ve başsız kalan Çin ordusuna saldırarak teslim olmak zorunda bıraktılar. Daha sonra Yabgu Wu-shih-lü (Usi-lü), bir karşı saldırı başlattı."

Çinliler kazdıkları kuyuya düşmüş, perişan edilmiştiler. Hun ordusunun bir kısmı, kuşattığı kaleyi almak için çok uğraştı, ama muvaffak olamadı. Fazla ısrar etmeyip kuşatmayı kaldırdılar. Ordunun başka kanadı, Çin sınır bölgesindeki şehirlere saldırıp, yağmaladıktan sonra, turistik seyahatten döner gibi sere-serpe yuvasına döndü.

Hayallerde yaşayan günlere benzeyen müthiş bir başarı ve bunun getirdiği sevinç vardı. Çocuk han, kuşatıp ta alamadığı kaleyi yeniden zorlamak istiyordu. Bu niyetle yola düştü, ama aniden hastalandı. Uzun süre dayanamadan öldü. Çocuk yaşta başladığı hakanlığa yeni ısınıyorken, yine çocuk denecek yaşta, geride bir küçük oğul bırakarak gözlerini yummuştu, (sene M. Ö. 103)

Kaynakça
Kitap: TANRININ ASKERLERİ
Yazar: NAZIM TEKTAŞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Asya Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir