Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hsiung-Nu(Hun) Monografisi 2. Bölüm

Burada Asya Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Hsiung-Nu(Hun) Monografisi 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:36

HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

795/ 1


Hu-han-yeh Ch'an-yü sarayına döndükten birkaç ay [sonra], ordusunu dağıtarak askerlerini eski yerlerine göndermişti. Ardından, halkın arasında bulunan ağabeyi Hu-t'u-wu-ssu'yı getirtip [onu] Sol Lu-li Beyi yapmış [ve] Sağ Bilge [Beyliğinin] ileri gelenlerine [bir] kişi göndererek Sağ Bilge Beyinin öldürülmesini istediğini bildirmişti. Aynı yılın [M.Ö.58] kış mevsiminde, Tu-lung-ch'i, Sağ Bilge Beyi ile birlikte Jih-chu Beyi Po-hsü-t'ang'ı T'u-ch'i Ch'an-yü olarak başa geçirmişler [ve] on binlerce kişilik [bir] orduyu doğuya göndererek Hu-han-yeh Ch'an-yü'ye baskın yapmışlardı. Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün askerleri yenilip kaçmıştı. T'u-ch'i Ch'an-yü, büyük oğlu Tu-t'u-wu-hsi'yi Sol Lu-li Beyi, küçük oğlu Ku-mo-lo-t'ou'yu Sağ Lu-li Beyi görevlerine getirerek, [onları Hu-han-yeh] Ch'an-yü'nün sarayında bırakmış ve geri dönmüştü.

Ertesi yılın [M.0.57] sonbaharında, T'u-ch'i Ch'an-yü, Jih-chu Beyi Hsien-hsien-ch'an'ın ağabeyi Sağ Yü-chien Beyini ve Wu-chieh Garnizon Komutanını yirmişer bin atlıyla Hu-han-yeh Ch'an-yü'ye [karşı] savunma yapmaları için doğuya göndermiş [ve orada] mevzilendirmişti.

Bu sırada, batı bölgesindeki Hu-chieh Beyi gelerek Wei-li Tang-hu ile gizli [bir] plan yapmış, birlikte Sağ Bilge Beyine iftira atıp kendisini Wu-chieh Ch'an-yü ilan etmek istediğini söylemişlerdi. [Bunun üzerine] T'u-ch'i Ch'an-yü, Sağ Bilge Beyini ve oğlunu öldürtmüş, [ancak] daha sonra hata yapmış olduğunu öğrenince, bu kez Wei-li Tang-huyu öldürtmüştü. Bunun üzerine, Hu-chieh Beyi korkup isyan ederek kaçmış ve kendisini Hu-chieh Ch'an-yü ilan etmişti. Sağ Yü-chien Beyi [bunu] duyunca, derhal kendisini Chü-li Ch'an-yü ilan etmişti. Wu-chieh Garnizon Komutanı da kendisini Wu-chieh Ch'an-yü ilan etmişti. Toplam 5 Ch'an-yü [olmuştu]. T'u-ch'i Ch'an-yü bizzat komuta ettiği ordusu ile doğuda Chü-li Ch'an-yü'ye hücum etmiş, Tu-lung-ch'i'yi [de] Wu-chieh'ye saldırması için göndermişti. Wu-chieh ve Chü-li her ikisi de yenilip kuzeybatıya kaçarak Hu-chieh Ch'an-yü'nün ordusu ile

3796/ 1

birleşmişler [ve böylece] 40.000 kişi olmuşlardı. Wu-chieh [ve] Hu-chieh ikisi de Ch'an-yü unvanlarını bırakmışlar, güçlerini birleştirip Chü-li'nin Ch'an-yü"\üğünü tanıyarak [onu] desteklemişlerdi. T'u-ch'i Ch'an-yü [bunu] duyunca, Sol [Kanat] Büyük Generali [ve bir] Garnizon Komutanını 40.000 atlı ile Hu-han-yeh Ch'an-yü'ye karşı savunmada bulunmaları için doğuda ayrı ayrı yerleştirmiş, kendisi [de] komutasındaki 40.000 atlı ile batıda Chü-li Ch'an-yü'ye saldırmıştı. Chü-li Ch'an-yü yenilip kuzeybatıya kaçmış, böylece T'u-ch'i Ch'an-yü [ordusuyla] güneybatıya giderek, T'a-tun'da305 yerleşmişti.

Ertesi yıl [M.Ö.56], Hu-han-yeh Ch'an-yü, kardeşi Sağ Lu-li Beyi ve diğerlerini batıda T'u-ch'i Ch'an-yü'nün askerlerini mevzilendirdiği yere hücum etmeleri [için] göndermiş [ve] 10.000'den fazla kişi öldürülmüş veya esir alınmıştı. T'u-ch'i Ch'an-yü [bunu] duyunca, derhal bizzat komuta ettiği 60.000 atlıyla Hu-han-yeh Ch'an-yü'ye [karşı] saldırıya geçmişti.

1000 li (~ 415 km) yol aldıktan sonra [henüz] Nu-ku'ya varmamıştı ki Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün yaklaşık 40.000 kişilik ordusu ile karşılaşmış [ve] savaşa girişmişlerdi. T'u-ch'i Ch'an-yü'nün ordusu yenilmiş, kendisi [de] intihar etmişti. Bunun üzerine, Tu-lung-ch'i ile T'u-ch'i'nin küçük oğlu Sağ Lu-li Beyi Ku-mo-lo-t'ou kaçarak Han [devletine] sığınmış [ve] Chü-li Ch'an-yü [de] doğuda Hu-han-yeh Ch'an-yü'ye tabi olmuştu. Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün [emrindeki] Sol [Kanat] Büyük Generali Wu-li-ch'ü ve babası Hu-shu-lei [unvanlı] Wu-li-wen-tun, her ikisi de Hsiung-nu'lardaki karışıklığı görünce, on binlerce kişilik halkları ile [birlikte] güneyde Han [devletine] sığınmışlardı. [Han imparatoru], Wu-li-ch'ü'ye Hsin-ch'eng Hou, Wu-li-wen-tun'a [da] l-yang Hou unvanlarını vermişti.

Bu sırada Li Ling'in oğlu, Wu-chieh Garnizon Komutanı yeniden Ch'an-yü ilan edilmişti. Hu-han-yeh Ch'an-yü onu yakalayarak öldürmüş, ardından Ch'an-yü'nün sarayının [bulunduğu yeri] tekrar [kendi] merkezi yapmış ancak, halkının sayısı azalarak on binlere düşmüştü. T'u-ch'i Ch'an-yü'nün küçük kuzeni Hsiu-hsun Beyi bizzat komuta ettiği 500-600 atlı ile Sol Büyük Chü-ch'ü'ye saldırıp [onu] öldürmüş, askerlerini kendisininkine katarak sağ bölge topraklarına kadar gelmiş [ve] batı sınırında, kendini Jun-chen Ch'an-yü ilan etmişti. Bundan sonra, Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün ağabeyi Sol Bilge Beyi Hu-t'u-wu-ssu da doğu sınırında, kendini Chih-chih-ku-tu-hou Ch'an-yü ilan etmişti. Bundan 2 yıl sonra [M.Ö.54], Jun-chen Ch'an-yü askerleriyle doğuda Chih-chih Ch'an-yü'ye saldırmıştı. Chih-chih Ch'an-yü, yapılan savaşta [onu] öldürmüş, askerlerini kendisine katıp ilerleyerek Hu-han-yeh'ye hücum etmişti. Hu-han-yeh yenilip askerleri kaçınca, Chih-chih, Ch'an-yü'nün merkezini [kendine] başkent yapmıştı.

Kaynakça
Kitap: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ
Yazar: AYŞE ONAT, SEMA ORSOY, KONURALP ERCİLASUN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:38

97/ 1

Hu-han-yeh'nin yenilmesi [üzerine], Sol l-chih-tzu Bey Hu-han-yeh için [bir] plan yapmış, saraya gidip Han'ın hizmetine girerek Han'dan yardım istemelerini, ancak bu şekilde Hsiung-nu'ların huzura kavuşabileceğini önermişti.

Hu-han-yeh devletin ileri gelenlerine görüşlerini sorunca, hepsi şöyle demişti:

"Olmaz. Hsiung-nu'ların geleneğine göre, esasen güçlü olmak yüceltici, hizmet etmek [ise] küçültücüdür. [Hsiung-nu'lar] at üzerinde savaşarak devlet kurmuşlar, dolayısı ile bütün kavimler arasında saygınlık kazanmışlardır. Kahramanlar savaşta ölecektir. Bugün kardeşler devletin [başına geçmek için] savaşmaktadırlar. Büyük kardeş [başarılı] olamazsa küçüğü olacaktır. [Bunlardan biri] ölse bile saygınlığı kalacak, [onların] oğulları ve torunları her zaman devletlere hakim olacaklardır. [Bugün] Han [devleti] güçlü olsa bile Hsiung-nu'ları kendisine katamaz. Neden atalarımızın eski uygulamalarını bozarak Han [devletinin] hizmetine girelim, eski
Ch'an-yü''leri küçük düşürerek diğer devletlere karşı gülünç olalım? [Belki] bu şekilde huzura kavuşabiliriz. Ancak, bütün kavimler üzerinde yeniden nasıl hakimiyet kurabiliriz?"

[Bunun üzerine] Sol l-chih-tzu [Beyi şöyle] dedi:

"Bu doğru değildir. Kuvvetli [ve] zayıf zamanlar vardır. Bugün Han tarafı çok güçlüdür; Wu-sun'lar ve diğer bütün şehir devletleri [ona] tabidir. Chü-ti-hou Ch'an-yü' den [M.Ö.101-M.Ö.96] itibaren [biz] Hsiung-nu'lar günden güne küçüldük, eski durumumuza yeniden dönemedik. Eğer bu şekilde boyun eğmezsek, bir gün bile huzur bulamayız. Şimdi Han [devletinin] hizmetine girersek huzurlu oluruz, aksi takdirde tehlike içinde kalır, yok oluruz. Bundan daha iyi [bir] plan olabilir mi?"

Devlet büyükleri uzun süre [buna] karşı direnmişler [ancak] Hu-han-yeh bu planı uygulayarak halkıyla güneye, sınırın yakınına kadar gelmiş, oğlu Sağ Bilge Beyi Chu-lü-ch'ü-t'ang'ı [Han imparatorunun] hizmetine rehin olarak göndermişti. Chih-chih Ch'an-yü de oğlu Sağ [Kanat] Büyük Generali Chü-yü-li-shou'yu hizmet etmesi [için] rehin olarak yollamıştı. Bu yıl, Kan-lu [saltanat devresinin] ilk yılıydı [M.Ö.53].
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:38

3798/ 1

Ertesi yıl, Hu-han-yeh Ch'an-yü Wu-yüan sınırına ulaşmış [ve Kan-lu saltanat devresinin] 3. yılının ilk ayı [M.Ö.51] kutlamaları için saraya gelmek istemişti. [Bunun üzerine] Han [imparatoru] Atlı ve Arabalı Birlikler Garnizon Komutanı Han Ch'ang'ı, [Hu-han-yeh'yi] karşılaması için göndermiş, geçeceği 7 ilden toplanan 2000 atlı yol kenarına dizilmişti. Ch'an-yü birinci ayda Kan-ch'üan Sarayı'na gelerek Göğün Oğlu'na saygılarını sunmuştu. Han [imparatoru, Ch'an-yü'yü] onurlandırmak için, tören sırasında [ona] Hou ve Wang [unvanlı kişilerin] üstünde [bir yer] vermiş, şanından vazgeçerek kendisine tabi olmak istediği için [onu] övmüştü.

[Ayrıca] başlık, kuşak, giysi, yeşil şeritli altın hükümdarlık mührü, yeşim saplı iki tarafı keskin bir kılıç, bir kama, bir yay, 4 düzine ok, kını ile birlikte bir mızrak, tek atla çekilen bir araba, bir takım eyer ve yular, 15 at, 20 chin 4900 gr) [ağırlığında] altın, 200.000 5 chi'en (madeni para), 77 takım giysi, 8000 top çeşitli renklerde desenli, işlemeli, parlak, ince ipekli kumaşlar, 6000 chin (~ 1470 kg) [ağırlığında] ham ipek ihsan etmişti. Tören bittikten sonra, Ch'an-yü'ye yolculuğunda rehberlik etmesi için [bir] elçi gönderilmiş [ve Ch'an-yü] geceyi Ch'ang-p'ing'de geçirmişti. İmparator [da] Kan-ch'üan'den çıkarak Ch'ih-yang Sarayı'nda konaklamıştı. [Daha sonra] İmparator Ch'ang-p'ing [tepesine] çıktığında, Ch'an-yü'nün kendisini ziyaret etmesinin gerekmediğini bildirmişti. [Ancak,] Sol [ve] Sağ Tang-huların başında bulunduğu devletin ileri gelenlerinden bir grup [imparatoru] görmek için sıralanmışlar, ayrıca çeşitli yabancı kavimlerin liderleri, Wang ve Hou'lardan [oluşan] onbinlerce kişi hep birlikte [onu] Wei Köprüsü sonunda karşılamak için yollara dizilmişlerdi. İmparator, Wei Köprüsüne çıktığında, hepsi "çok yaşa" diye bağırmıştı. Ch'an-yü [Ch'ang-an'a] dönüp burada yerleşmiş, bir aydan fazla kaldıktan [sonra], ülkesine geri gönderilmişti.

[Fakat] Ch'an-yü Kuang-lu kalesi önünde kalıp yerleşme ricasında bulunarak, tehlike anında Han [devletinin] Shou-hsiang kalesini korumak isteğini bildirmişti. Han [devleti] Ch'ang-lo Sarayı Muhafız Birliği Komutanı ve Kao-ch'ang Hou [unvanlı] Tung Chung [ile] Atlı ve Arabalı Birlikler Garnizon Komutanı Han Ch'ang liderliğinde 16.000 atlı ile sınır illerden binlerce asker ve at yollayarak Ch'an-yü'yü Shuo-fang'daki Chi-iu kalesinden uğurlamıştı. [İmparator, Tung] Chung ve diğerlerinin Ch'an-yü'nün yanında kalarak [onuj korumalarını, itaat etmeyenlerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olmalarını emretmiş, ayrıca yiyecek ihtiyaçlarını karşılamak 10 üzere toplam 34.000 hu (~678912 litre) [ağırlığında] hububat ve pirinç sınırlara nakledilerek onlara verilmişti. Aynı yıl, Chih-chih Ch'an-yü de elçi göndererek saraya hediyeler sunmuş, Han [imparatoru] bunun karşılığında yüklüce armağan vermişti. Ertesi yıl [M.Ö.50], her iki Ch'an-yü'nün de elçileri saraya gelerek hediyeler sunmuşlardı. Han [devleti] Hu-han-yeh'nin elçisine daha çok ilgi göstermişti. Bir yıl sonra [M.Ö.49], Hu-han-yeh Ch'an-yü yeniden saraya [ziyarete] geldiğinde [kendisine] daha önceki gibi tören yapılarak hediyeler ihsan edilmiş, ilave olarak 110 takım giysi, 9000 top desenli ipekli

3799/ 1

kumaş [ve] 8000 chin (~1960 kg) [ağırlığında] ham ipek [verilmişti. Fakat] Askerler garnizonlarında bulundukları için, [bu sefer] eskisi gibi uğurlamak üzere atlı birlikler gönderilmemişti.

3800/ 1

Başlangıçta Chih-chih Ch'an-yü, Hu-han-yeh'nin Han [devletine] tabi olduğunu, ordusu zayıfladığı için [eski] yerlerine dönemeyeceğini düşünerek, ordusuyla batıya gelip [Hsiung-nu'ların] sağ bölge topraklarına saldırarak ele geçirmek istemişti. Bunun yanısıra, [daha önce] Hu-han-yeh'nin hizmetinde bulunmuş olan T'u-ch'i Ch'an-yü'nün küçük kardeşi [de] sağ bölge topraklarına kaçmış [ve] iki ağabeyinin geride kalan binlerce askerini toplayarak, kendisini İ-li-mu Ch'an-yü ilan etmişti. Yolda Chih-chih ile karşılaşıp [onunla] savaşa girişince, Chih-chih onu öldürmüş [ve] 50.000'den fazla askerini kendisininkine katmıştı. Han [devletinin] Hu-han-yeh'ye asker göndererek yiyecek yardımı yaptığını duyunca [Chih-chih] sağ bölge topraklarında kalıp yerleşmişti. [Yalnızca] kendi gücünün Hsiung-nu'larda düzeni sağlamaya yetmeyeceğini [düşünerek] batıda Wu-sun'lara daha da yaklaşıp, kuWetlerini birleştirme istemiş, [bunun için] Küçük K'un-mi Wu-chiu-t'u'yla görüşme üzere elçi göndermişti. Wu-chiu-t'u, Hu-han-yeh'nin Ha tarafından desteklendiğini [ve] Chih-chih [Ch'an-yü'nün bir kaçak olduğunu görünce ona saldırarak, Han [devletine yaranmak istemişti.

Böylece Chih-chih'nın elçisini öldürerek başını Askerî Valinin bulunduğu yere göndermiş, 8.000 atlıy Chih-chih'yı karşılamak üzere yola çıkartmıştı. Chih-chih, Wu sun ordusunun kalabalık olduğunu görmüş, elçisi de ger dönmeyince, askerlerini toparlayarak Wu-sun'lara karş saldırıya geçmiş [ve] onları yenmişti. Sonra da kuzeyde Wu chieh'lere saldırmış ve Wu-chieh'ler teslim olmuştu. Askerlerin' batıya yollayarak Chien-k'un'ları320 yenilgiye uğratmış, kuzeyd [de] Ting-ling'lere boyun eğdirmiş, [böylece bu] üç kavmin toprağını [kendisine] katmıştı. Birkaç defa Wu-sun'lar üzerine ordu yollayarak saldırmış ve her seferinde onları yenmişti. Chien-k'un'ların [bulunduğu yer] doğuda Ch'an-yü'nün merkezine 7000 li (~ 2905 km), güneyde Chü-shih [Şehir Devleti'ne] 5000 li (-2075 km) uzaklıktaydı. Chih-chih buraya yerleşerek [kendisine] başkent yapmıştı.

[İmparator] Yüan-ti başa geçtiği sırada [M.Ö.48], Hu-han-yeh Ch'an-yü yeniden [bir] mektup sunarak, halkının zor durumda olduğunu bildirmişti. Han [imparatoru da], Yün-chung [ve] Wu-yüan illerinden 20.000 hu (-399360 litre) [ağırlığında] 3801/ 1 hububatın gönderilmesini emretmişti. Chih-chih Ch'an-yü kendisinin uzakta kaldığını düşünmüş, ayrıca Han [devletinin] Hu-han-yeh'yi desteklemesi de nefret etmesine neden olmuştu. [Bu yüzden] elçi ile [bir] mektup göndererek rehin olan oğlunun geri verilmesini talep etmişti. Han [imparatoru,] onu götürmesi için Ku Chi'yi görevlendirmiş, [ancak] Chih-chih, [Ku] Chi'yi öldürmüştü. Han [hükümdarı], [Ku] Chi'den haber alamamış, ayrıca [kendisine] sığınan Hsiung-nu'lar da, Ou-t'ou'dan [geçerken] hep onun öldürüldüğünü duyduklarını söylemişlerdi. Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün elçisi gelir gelmez, Han [hükümdarı] hemen onu suçlamıştı. Ertesi yıl [M.Ö. 43], Han [imparatoru] Atlı ve Arabalı Birlikler Garnizon Komutanı Han Ch'ang [ile] Saray Danışmanı322 Chang Meng'ı görevlendirerek Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün rehin [olan] oğlunu göndermiş ve [Ku] Chi ile diğerlerini sormuştu. Sonra da onların hatasını affederek [Han devletinin saldırısından] şüphelenmemeleri gerektiğini [bildirmişti], [Han] Ch'ang [ve Chang] Meng, Ch'an-yü'nün halkının çoğaldığını, sınırlarda av hayvanlarının bitip tükendiğini, Ch'an-yü'nün [artık] kendisini koruyabileceğini ve Chih-chih'dan korkmadığını görmüşlerdi. Danışmanlarının çoğunun [da] 5 Ch'an-yü'yü kuzeye geri dönmek için ikna ettiklerini duymuşlardı.

Kuzeye gittikten sonra [onları] kontrol etmenin zorlaşacağından endişelenen [Han] Ch'ang [ve Chang] Meng [Hsiung-nu'larla şöyle bir] antlaşma yapmışlardı:

"Bugünden itibaren, Han ile Hsiung-nu'lar tek [bir] aile olmuşlardır. Nesiller boyunca birbirlerini aldatmayacak ve karşılıklı saldırılarda bulunmayacaklardır. Yağma yapanlar olduğu takdirde [bu durumdan] her iki taraf haberdar edilip, bunlar cezai andırılacak ve [kaybedilen] mallar telafi edilecektir. [Bir] saldırı olursa, asker gönderilerek karşılıklı yardımda bulunulacaktır. Han ve Hsiung-nu'lardan hangisi ilk olarak bu antlaşmayı bozmaya cesaret ederse, Göğün lanetine uğrasın. Nesillerden nesillere, oğullarımız ve torunlarımızın hepsi bu antlaşmaya bağlı kalsın."

[Han] Ch'ang ve [Chang] Meng, Ch'an-yü ve [devletin] ileri gelenleri ile birlikte Hsiung-nu'ların Nuo Nehrinin doğusundaki dağa çıkmışlar, [bir] kır at kurban etmişlerdir. Ch'an-yü bıçağıyla altından [bir parça] kazıyarak içkiye katıp kaşıkla karıştırmıştı. Lao-shang Ch'an-yü tarafından esir alınıp öldürülen Yüeh-chih kralının kafatasından yapılmış kap [içine konan bu içkiyi] birlikte içerek kan andı yapmışlardı.

[Han] Ch'ang ve [Chang] Meng geri dönüp [imparatora] yapılanlar hakkında rapor verdikten [sonra], devletin ileri gelenleri [bu durumu] tartışarak [şöyle] demişlerdi:

"C7z 'an-yü vasalımız olarak sınırlarımızı korumaktadır, kuzeye gitmek istese bile bizim için [bir] tehlike yaratmaz. [Han] Ch'ang ve [Chang] Meng, yetkileri
olmadan Han devletinde nesiller boyu [devam edecek] olan, oğullarımız ile torunlarımız adına İ ve Ti [gibi yabancılarla] ittifak yemini etmişlerdir. [Şimdi] Ch'an-yü'ye [bizi] kötüleyerek Göğe şikayet etmesi için [bir fırsat] verilmiş oldu. Ülkemiz küçük düşmüş, itibarımız zedelenmiştir. [Bu antlaşma] uygulanamaz. En iyisi [bir] elçi gönderip Göğe kurban sunarak, antlaşmayı feshetmektir. [Han] Ch'ang ve [Chang] Meng görevlerine uygun davranmamışlar ve kuralları çiğneyerek suç işlemişlerdir."

[Fakat] imparator, onların suçunu hafifletmiş, [bir] emiri [Han] Ch'ang ve [Chang] Meng'ın kefalet ödeyere kurtulabileceklerini ve antlaşmanın [da] feshedilemeyeceğin duyurmuştu. Ondan sonra nihayet Hu-han-yeh kuzeye merkezine dönmüş, halkının [da] yavaş yavaş eski toprakların geri gelmeleri üzerine ülkede huzur sağlanmıştır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:38

3802/ 1

Chih-chih, elçi [Ku Chi'yi] öldürmekle, Han [devletine ihanet etmiş olduğunun farkındaydı. Ayrıca Hu-han-yeh'ni günden güne güçlendiğini duyduğu ve [bir] saldırıya uğrayabileceğinden korktuğu için uzaklara gitmeyi istemekteydi.

Bu sırada birçok defa Wu-sun'lar tarafından zor durumda bırakılmış olan K'ang-chü Kralı, Hsi Hoular ile birlikte [şöyle bir plan yapmıştı:

Hsiung-nu'lar büyük [bir] devlettir [ve] Wu-sun'la bugüne kadar [hep] onlara tabi olmuşlardır. Bugün için, Chih chih Ch'an-yü [ülkesi toprakları] dışında zor durumda kalmıştır [Kendisini] davet ederek doğu sınırımıza yerleştirebilir ordularımızı birleştirip Wu-sun [ülkesini] ele geçirerek onu orada başa geçirebiliriz. [Böylece] uzun süre Hsiung-nu'lar soru yaratmazlar. [Bu plan üzerine] derhal Chien-k'un'a [bir] elçi göndererek Chih-chih'yı haberdar ettiler. Chih-chih sürekli [bir korku içindeydi, ayrıca Wu-sun'lardan da nefret etmekteydi K'ang-chü [Kralının] planını duyunca çok sevinmişti. Bun takiben onlarla antlaşma yapıp ordusunu alarak batıya yönelmişti. K'ang-chü [Kralı] da soylu kişileri binlerce deve, eşek ve at ile birlikte Chih-chih'yı karşılamak üzere göndermişti.

Chih-chih'nın halkından [çoğu] yolda ayazdan hayatın kaybetmiş, ancak 3000 kişi sağ kalıp K'ang-chü'ye ulaşabilmişti. Bundan sonra, Askeri Vali Kan Yen-shou ve yardımcısı Ch'en T'ang ordularıyla harekete geçmişler, K'ang-chü'ye gelip, Chih-chih [Ch'an-yü'nün] başını keserek [onu] öldürmüşlerdi. Bununla ilgili kayıt [Kan] Yen-shou ve [Ch'en] T'ang biyografilerinde bulunmaktadır.

3803/ 1

Chih-chih'nın öldürüldüğünü [duyunca], Hu-han-yeh Ch'an-yü hem sevinmiş, hem de korkmuştu.

[Han imparatoruna] mektup sunarak şöyle demişti:

"Her zaman Göğün Oğlu'nu ziyaret edip görüşmek arzusundaydım. [Ancak,] Chih-chih batı bölgelerinde bulunduğundan, onun Wu-sun'lar ile birlikte bana saldıracağından gerçekten korkmuştum. Bu yüzden Han [sarayına] gelememiştim. Bugün Chih-chih ölümle cezalandırılmıştır. [Dolayısıyla] saraya gelip saygılarımı sunmak istiyorum."

Ching-ning [saltanat devresinin] 1. yılında [M.Ö.33] Ch'an-yü tekrar saraya geldiğinde yapılan tören ve sunulan hediyeler ilk [ziyaretindeki] gibiydi. [İlk ziyaretten farklı olarak sadece] elbiseler, işlenmiş ve ham ipekli kumaşlar eklenmişti. Bunlar Huang-lung [saltanat] devresindekilerden [M.Ö.49] bir kat daha fazla olmuştu. Ch'an-yü, Han hükümdarlık ailesine damat olarak akrabalık kurmayı arzu ettiğini söyleyince, [İmparator] Yüan-ti hareminde iyi [bir] aileden gelen ve küçük adı Chao-chün olan VVang Ch'iang'ı Ch'an-yü'ye [eş olarak] vermişti. Ch'an-yü [bundan] mutlu olmuş, mektup sunarak, Shang-ku'nun batısından Tun-huang'a kadar olan sınırları korumak [ve] nesiller boyunca [bunu] kesintisiz devam ettirmek arzusunda 5 olduğunu [belirtmişti. Ayrıca] Göğün Oğlu'nun halkının huzura kavuşması için, sınırları koruyan görevli ve askerleri geri çekmesini rica etmişti. Göğün Oğlu, konu ile ilgili kişilerin bu durumu tartışmalarını emretmiş, onların hepsi [bu fikri] olumlu karşılamıştı. [Yalnızca] sınır işleriyle uğraşan Saray Koruması Hou Ying [bunun] kabul edilemez olduğunu düşünüyordu.

İmparator sebebini sorunca [da], Ying [şöyle] söylemişti:

"Chou ve Ch'in [hanedanlarından] beri Hsiung-nu'lar acımasızca saldırarak sınırlarımızı yağmalamıştır. Özellikle Han [hanedanı] kurulduğu [sırada] onlardan çok zarar gördük. Duyduğuma göre kuzeyde Liao-tung'a kadar uzanan sınırlarımızın ötesinde bulunan Yin Dağının, doğu batı [mesafesi] 1000 li'den (~415 km) fazla olup [burada] geniş otlak ve ormanlar [ile] çok sayıda av hayvanı bulunmaktadır. Esasen Mo-tu Ch'an-yü bu bölgeye dayanarak ok ve yaylarını yapıyor, akınlar düzenliyordu; burası ona ait [bir] yerdi. Hsiao Wu dönemine [M.Ö.140-M.Ö.87] gelindiğinde, ordular gönderip saldırı düzenleyerek bu toprakları zaptettik [ve onları] Çöl'ün kuzeyine sürdük. Sınırda kaleler inşa edip kuleler arasında yollar yaptık. Sınırın dışında surlar oluşturup buraların korunması için garnizonlar kurduk. Böylece sınırlarımız biraz daha huzura kavuştu. Çö/'ün kuzeyindeki düz arazinin az bir kısmı otlak ve ağaçlık, büyük bir kısmı ise kumluktur. [Dolayısıyla] Hsiung-nu'lar yağmalamaya geldiklerinde gizlenebilecekleri yerler sınırlıdır. Şeddin güneyinde dağlar arasındaki derin vadilerden kolaylıkla yol bulup gelmek oldukça zordur. Sınırlardaki yaşlıların söylediklerine göre, Hsiung-nu'lar Yin Dağını kaybettikten sonra, buradan ağlamadan geçemiyorlardı. Eğer sınırları koruyan askerlerimizi geri çekersek, İ ve Ti'lere büyük [bir] fırsat vermiş oluruz. Bu [önerinin] kabul edilemeyecek olmasının birinci sebebidir. Bugün hükümdarlığımızın faziletleri geniş alanlara yayılarak [tıpkı] Gök gibi Hsiung-nu'ları da içine almıştır. [Böylece] Hsiung-nu'lar hayatlarını devam ettirme lütfuna erişip [bize] gelerek tabi olmuşlardır. Ayrıca İ ve Ti [gibi yabancı kavimlerin] karakteri [de], zor durumda iken boyun eğip itaatkar davranmak, güçlü iken kibirlenip isyankar olmaktır, bu onların doğal özelliğidir. Daha önce sınırın dışındaki sedler boşaltılmış, kuleler arasındaki ulaşım yolları terkedilmişti. Bugün [orada] sadece ateşle haberleşmeye yetecek kadar gözetleme kulesi kalmıştır. Eskiler huzur içindeyken [bile] tehlikeyi de unutmazlardı. Bir kez daha buralar boşaltılamaz, bu [da] ikinci sebeptir. Merkezi Ülke'deki protokol ve görgü kuralları ile uygulanan ceza yasaları olmasına [rağmen] cahil halk hala kanunları çiğnemektedir.

[Hsiung-nu'ların] durumunda ise Ch'an-yü, halkını antlaşmayı bozmaktan kesinlikle alıkoyabilecek midir? Bu üçüncü sebeptir. Merkezi Ülke'nin kuruluşundan itibaren Hoü ları [yerel idarecileri] denetim altında tutabilmek için kapı ve köprüler kurararak [buralarda kontrol noktaları oluşturduk]. Böylelikle onların hırslarına mani olduk. Sınırda kaleler inşa ederek, garnizonlar kurduk, [bunlar] yalnızca Hsiung-nu'lar [için] değil, aynı zamanda vasal ülkelerden bize sığınanlara [karşı] yapılmıştı. Esasen Hsiung-nu asıllı olan bu kişiler, korkarım ki geçmişe özlem duyarak [ülkelerine] kaçacaklardır. Bu dördüncü sebeptir. Yakın zamana kadar sınırlarımızı koruyan Batı Ch'iang'lar, Han halkı ile karşılıklı ilişki içindeydiler. [Ancak] görevlilerimiz ve halkımız aç gözlülük edip saldırarak onların hayvanlarını, mallarını kadınlarını, çocuklarını yağmaladılar. Bunun üzerine [Batı Ch'ianglar] nefret edip ayaklanarak isyan etmişlerdir. [Bu] nesiller boyu devam etmektedir. Bugün savunma kalelerini terkedersek, çatışmalar gittikçe artar. Bu beşinci sebeptir. [Eskiden] orduya katılanların birçoğu ölmüş veya geri dönmemişti. [Onların] oğulları [ve] torunları zor durumda kalmışlardı. Günün birinde kaçıp, akrabalarının [yanına] gidebilirler. Bu altıncı sebeptir. Ayrıca sınırdaki köleler sıkıntı çekip acı içinde olduklarından, çoğu kaçmak istemekte ve 'duyduk ki Hsiung-nu [ülkesinde] huzur varmış, ne yazık ki çok sıkı gözetleniyoruz!' demektedirler. Ancak [buna rağmen] zaman zaman sınırı geçip kaçanlar [da] olmuştur. Bu yedinci sebeptir. Hırsız ve hilekarların hepsi kanunları çiğnemektedir. Çok sıkıştıkları takdirde kaçıp kuzeye gideceklerdir.

Böylece [onları] kontrol altında tutmak mümkün olmayacaktır. Bu sekizinci sebeptir. Şeddin yapılmasından beri yüz yıldan fazla bir zaman geçti, tamamı toprak duvar değildir. Bazen dağların sarp kayalıklarına, ormanlardaki devrik ağaçlara, vadilerdeki akarsulara dayanarak azar azar düzenlenlemeler yapılmıştır. Asker gönderilerek yaptırılan [bu] inşa işlemleri için hesaplanamayacak kadar uzun zaman sarf edilmiştir. Korkarım ki [Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün isteğini kabul eden] kişiler bu işin ayrıntılarını derinlemesine düşünmemişler, sadece geçici olarak askeri giderleri azaltmak istemişlerdir. [Ancak] on yıldan fazla, yüz yıldan az bir süre içinde değişiklikler olacak, engeller ve sedler yıkılacak, kuleler arasındaki ulaşım yollan yok olacaktır. O zaman asker göndererek onarmaya ve düzenlemeye kalkışsak da nesiller boyunca harcayacağımız emek, [bu işi] yapmaya yetmeyecektir. Bu dokuzuncu sebeptir. Eğer garnizonları kaldırıp gözetleme kulelerini azaltırsak Ch 'arı-yü, imparatorluğu ve sınırlarını koruduğu için, Han'ın [da] kendisine müteşekkir olması gerektiğini düşünecek ve istekleri sona ermeyecektir. Küçük de olsa onun isteklerini karşılamazsak ne olacağını bilemeyiz. İ ve Ti [gibi yabancı kavimlerle] aramızın açılması, Merkezi Ülke'nin huzurunu bozacaktır. Bu onuncu sebeptir. [Ch'an-yü'nün önerisi], sonsuza kadar huzur sağlamak ve yabancı kavimleri kontrol etmek için uzun vadeli [bir] plan değildir."

3805/ 1

[Hou Ying'in] raporu üzerine, Göğün Oğlu [bir] fermanı sınırın boşaltılma konusu [bir daha] tartışılmayacaktır" demiş Atlı ve Arabalı Birlikler Generali [Hsü Chia'yı] gönderip Ch'an yü'ye şunları bildirmişti:


"Ch 'an-yü, sunduğunuz mektupta, kuzey sınırlarındaki görevli ve askerlerin [geri çekilmesini], garnizonların boşaltılmasını ve nesiller boyunca bu sınırların oğullarınız ve torunlarınız tarafından korunmasını arzu etmişsiniz. Ch'an-yü, adalet ve doğruluğa olan eğiliminizden dolayı, halkı çok düşünerek bu planı yaptınız. Bu uzun süreli [bir] plandır. Ben bunu çok takdir ediyorum. Merkezi Ülke'nin dört tarafında kapılar, köprüler, engeller ve sedler vardır. [Bunlar] yalnızca şeddin dışından gelecek [tehliklere] karşı korunmak için değil, aynı zamanda Merkezi Ülke'deki kötü kişilerin başıboş bir şekilde sınırı aşıp saldırarak zarar vermelerini engellemek içindir.
Dolayısıyla yasalar ve kurallar ortaya konularak, halkın dikkati [bu konuya] çekilmiştir. Ch'an-yü'nün niyetini anlıyor ve hiç şüphe duymadan saygıyla karşılıyorum. Buraları boşaltmadığım için Ch'an-yü [beni] suçlayabilir diye imparatorluk Savunma Danışmanı olan Atlı ve Arabalı Birlikler Generali [Hsü] Chia'yı durumu bildirmek üzere gönderdim."

Ch'an-yü teşekkür ederek şöyle demişti:

"Bendenizin [böylesine] büyük [bir] düzenlemeden haberi yoktu. Göğün Oğlu'nun büyük [bir] devlet görevlisini göndererek [bunları] anlatması ne kadar da cömertçe [bir davranıştır]!"

3806/ 1

Daha önceleri, Sol l-chih-tzu, Hu-han-yeh'nin Han'a sığınması için plan yapmış ve sonuçta huzur sağlanmıştı. [Ancak], daha sonra, bazıları Sol l-chih-tzu başarısı ile övünüyor ve sık sık yakınıyor diye iftira atınca, Hu-han-yeh [de] ondan şüphelenmişti. [Bu sebeple] Sol l-chih-tzu öldürülmekten korkarak, 1000 kişiyi aşan halkıyla birlikte Han [devletine] sığınmıştı. Han [imparatoru onu] Kuan-nei Hou yaparak kendisine 300 ailenin yaşadığı [bir] toprağı ihsan etmiş, [eski Hsiung-nu] beylik unvanını ve damgasını taşımasına [da] izin vermişti. Ching-ning [saltanat devresi] sırasında, Hu-han-yeh saraya geldiğinde,

Sol l-chih-tzu ile karşılaşmış ve [ona] teşekkür ederek [şöyle] demişti:

"Benim için çok iyi [bir] plan yaptınız. Sayenizde Hsiung-nu'lar bugüne kadar huzur içinde olmuşlardır. [Bu] sizin çabanızla olmuştur. İyiliğinizi nasıl unutulabilirim? Ben sizi hayal kırıklığına uğratarak, gidip tekrar dönmemenize sebep oldum; hepsi benim hatamdır. Şimdi Göğün Oğlu'na [durumu] anlatmak istiyorum, lütfen merkezimize geri geliniz."

l-chih-tzu [şöyle] söylemişti:

"Ch'an-yü\ Siz, Göğün sayesinde, kendiliğinizden Han'a tabi oldunuz ve huzura kavuştunuz. [Bu], Ch'an-yü''nün ilahi sezgisi [ve] Göğün Oğlu'nun koruyuculuğu ile olmuştur. Benim ne gibi [bir] katkım oldu ki? [Ben] artık Han [devletine] sığındım, Hsiung-nu'lara tekrar geri dönersem, [bu] iki yüzlülük olur. Ch'an-yü'nün görevlendirdiği [bir] kişi olarak Han [devletine] hizmet etmeyi arzuluyorum, [geri dönme] emrinizi kabul edemem."

Ch'an-yü ricasında ısrar etmesine rağmen [bir] sonuç alamayarak geri dönmüştü.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:38

Ning-hu Yen-chih unvanı verilen VVang Chao-chün, İ-t'u-chih-ya-shih adında [bir] erkek çocuk doğurmuş ve [o da], Sağ Jih-chu Beyi olmuştu. Hu-han-yeh, başa geçişinin 28. yılında, Chien-shih [saltanat devresinin] 2. yılında ölmüştü [M.Ö.31], Önceleri Sol İ-chih-tzu'n\n ağabeyi Hu-yen Beyinin iki kızı, Hu-han-yeh'nin gözdeleriydi. [Bunlardan] büyük olanı Chuan-chü Yen-chih, iki oğlan doğurmuştu. [Bu oğlanların]

3807/ 1

büyüğünün adı Chü-mo-chü, diğerinin adı Nang-chih-ya-ssu idi.

Büyük Yen-chih olan küçük kız [ise] dört erkek çocuk doğurmuştu. Büyüğünün adı Tiao-t'ao-mo-kao, ikincisininki [de] Chü-mi-hsü idi. İkisi de Chü-mo-chü'den büyüktü. [Diğer] iki küçük oğlan Hsien ve Lo, Nang-chih-ya-ssu'dan küçüktü. Ayrıca diğer Yen-chih\ann oğulları da 10'dan fazla idi. Chuan-chü Yen-chih'nin mevkii yüksekti, [Ch'an-yü de] Chü-mo-chü'yü seviyordu.

Hu-han-yeh hastalandığında ölmek üzereyken, Chü-mo-chü'nün başa geçmesini istemiş, [ancak] annesi Chuan-chü Yen-chih [şöyle] demişti:

"10 yıldan fazla bir süredir Hsiung-nu'lar karışıklık içindedirler. [Bu, düğümlenmiş] çözülmeyen [bir] saç gibidir. Han [devletinin] yardımı sayesinde tekrar huzura kavuştuk. Bugün barış ve huzurun sağlanmasının üzerinden çok zaman geçmedi. Halk savaşlardan korkuyor, Chü-mo-chü'nün yaşı küçük [olduğu için] halk onu dinlemeyecek [ve] korkarım ki ülke yeniden tehlikeye girecektir. Ben ve Büyük Yen-chih bir aileyiz, çocuklarımız arasında [bir] fark yoktur. [Bu sebeple] Tiao-t'ao-mo-kao'un başa geçmesi daha iyi olur."

Büyük Yen-chih [şöyle] demiştir:

"Chü-mo-chü yaşı küçük olsa da, ileri gelenlerle birlikte devlet işlerini yürütebilir. Bugün soylu olan [oğul] bir kenara bırakılıp mevkisi düşük biri başa geçirilirse gelecekte mutlaka karışıklık çıkar."

Ch'an-yü nihayet Chuan-chü Yen-chihfikrini kabul ederek Tiao-t'ao-mo-kao'un gelecekte ülkeyi kardeşine devretmesi şartıyla başa geçmesini emretmişti. Hu-han-yeh ölünce Tiao-t'ao-mo-kao, Fu-chu-lei Juo-ti Ch'an-yü olmuştur.

Fu-chu-lei Juo-ti Ch'an-yü başa geçtiğinde, oğlu Sağ Chih-lu-erh Beyi Hsi-hsieh-t'u-nu-hou'yu [Han imparatorunun] hizmetine göndermişti. Chü-mi-hsü'yü Sol Bilge Beyi, Chü-mo-chü'yü Sol Lu-li Beyi, Nang-chih-ya-ssu'yı da Sağ Bilge Beyi görevlerine getirmişti. Fu-chu-lei Ch'an-yü, VVang Chao-chün'ü de eş olarak almış [ve ondan] iki kızı olmuştu. Büyük kızı Yün,

3808/ 1

Hsü-pu Chü-tz'u's\(\Prenses), küçük kızı [ise] Tang-yü Chü-tz'u'sı(:Prenses) oldular.

Ho-p'ing [saltanat devresinin] birinci yılında [M.Ö.28], Ch'an-yü, Sağ Kao-lin Beyi İ-yeh-mo-yen ve bazı kişileri [yeni yılın] ilk ayını kutlamak için hediyelerle birlikte saraya göndermişti.

Ziyaret tamamlandıktan sonra, [Han devleti], P'u-fan'a kadar [Hsiung-nu heyetine] refakat etmesi için [bir] elçi görevlendirmiş, İ-yeh-mo-yen [de ona şöyle] demişti:

"[Han devletine] tabi olmayı arzu ediyorum, eğer kabul etmezseniz kendimi öldüreceğim. Geri dönmeye cesaret edemem."

[Han] elçisi bu haberi ilettiğinde [imparator], devletin ileri gelenlerine [bu konuyu] tartışmalarını emretmiş, tartışanlardan bazıları en iyisinin eskisi gibi sığınma [isteğinin] kabul edilmesi olduğunu söylemişlerdi. Saray Danışmanı Ku Yung ile Danışman Tu Ch'in [ise şu] fikri ileri sürmüşlerdi:

"Han [devleti] kurulduğu sırada, Hsiung-nu'lar birçok kez sınırlarımıza zarar vermişti. Bu sebeple, bize sığınanlara altın ve unvanlar ihsan etmeye başlamıştık. Bugün Ch 'an-yü boyun eğerek bize bağlanmış, kuzeydeki vasalımız olarak elçi yollayıp kutlamalarda bulunmuş ve iki yüzlü davranmamıştır. Bunun karşılığında, en iyisi Han devletinin eskisinden farklı hareket etmesidir. Bugün, bir taraftan Ch'an-yü''nün hediye yollayarak sadakatini göstermesini kabul edip, diğer yandan kaçan [bir] görevlinin [bize] sığınmasına izin verirsek, bir kişiyi kazanmak [için] aç gözlü davranmamız, bir devletin güvenini kaybetmemize yol açacaktır. Suçlu [bir] görevliyi kabul ederken, doğru yolda olan [bir] idareciyi reddetmiş olacağız.

Ch'an-yü'nün yeni başa geçtiğini, Merkezi Ülke'ye tabi olmak isteğini [ancak, bunun] faydalı olup olmayacağını bilmediğinden, ileride ne olacağını anlamak için, İ-yeh-mo-yen'i gönderip, bize sığınmasını gizlice planladığını farz edersek, [İ-yeh-mo-yen'in] sığınmasını kabul ettiğimiz takdirde doğruluk ve ahlak kurallarını bozmuş oluruz. [O zaman] Ch 'an-yü bizden uzaklaşır ve sınırdaki görevlilerimize yakın davranmaz.

Eğer arayı bozmak için düzenlenmişse, o kişiyi kabul etmek Ch'an-yü'nün planına uygun düşecek ve hatayı bize atarak suçlamasına yol açacaktır. Bu, açıkça sınır bölgesinde huzur veya tehlikenin olmasına [ve] ordunun harekete geçip geçmeyeceğine [bir] sebep yaratacaktır. Bunu etraflıca düşünmezsek olmaz. Kabul etmesek iyi olur. Böylece güneş ve ayın [aydınlığı gibi] dürüstlüğümüzü göstermiş, [bu] aldatıcı planı engellemiş, bize yakınlaşmak isteyenlerin gönlünü almış oluruz. [Böylesi] uygundur.

Göğün Oğlu [bu fikri] uygun görmüştü. Saray Muhafız Birliği Generali Wang Shun'u sığınma [ile ilgili] durumu öğrenmesi için yollamıştı. İ-yeh-mo-yen, "aklım başımda değildi, saçmalamıştım" deyince [ülkesine] geri gönderilmişti. Geri döndükten sonra, eski görevine devam etmiş [ancak, Ch'an-yü], Han elçileri ile görüşmesine izin vermemişti. Ertesi yıl [M.0.26], Ch'an-yü mektup göndererek Ho-p'ing [saltanat devresi] 4. yılının ilk ayını kutlamak için ziyarette bulunmak istediğini bildirmiş [ve] saraya gelmişti. [Eskiden verilen hediyelere] ilaveten 20.000 top renkli, işlemeli, çeşitli ipekli kumaş; 20.000 chin (~ 4900 kg) [ağırlığında] ham ipek ihsan edilmişti. Diğer [hediyeler], Ching-ning [saltanat] devresindekilerle aynı idi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:39

3809/ 1

Fu-chu-lei [Juo-ti] Ch'an-yü başa geçişinin 10. yılında, Hung-chia [saltanat devresi] ilk yılında ölünce [M.Ö.20], kardeşi Chü-mi-hsü tahta çıkmış 32 ve Sou-hsieh Juo-ti Ch'an-yü [unvanını] almıştı.

Sou-hsieh Ch'an-yü başa geçtikten sonra, Sol Chu-tu-han Beyi [olan] oğlu Hsü-liu-ssu-hou'yu [Han imparatorunun] hizmetine göndermiş, Chü-mo-chü'yü [de] Sol Bilge Beyliğine getirmişti. Sou-hsieh Ch'an-yü başa geçişinin 8. yılında, Yüan-yen [saltanat devresinin] ilk senesinde [M.Ö. 12], ikinci yıl kutlamaları için yola çıkmış [ancak,] daha sınırdan içeri girmeden, hastalanarak ölmüştü. [Bunun üzerine] kardeşi Chü-mo-chü başa geçmiş ve Ch'e-ya Juo-ti Ch'an-yü [unvanını] almıştı.

Ch'e-ya [Juo-ti] Ch'an-yü başa geçince Sağ Yü-t'u-ch'ou-ch'an Beyi [olan] oğlu Wu-i-tang'ı [Han imparatorunun] hizmetine göndermiş, Nang-chih-ya-ssu'yı [da] Sol Bilge 5 Beyliğine getirmişti. Ch'e-ya [Juo-ti] Ch'an-yü başa geçişinin 4. yılında, Sui-ho [saltanat devresinin] ilk yılında ölmüş [M.Ö.8], kardeşi Nang-chih-ya-ssu tahta geçmiş ve Wu-chu-liu Jou-ti Ch'an-yü [unvanını] almıştı.

3810/ 1

Wu-chu-liu Ch'an-yü başa geçtikten sonra ikinci Yen-chih'nın oğlu [olan] Lo'yı Sol Bilge Beyliğine ve beşinci Yen-chih'nin oğlu [olan] Yü'yü [de] Sağ Bilge Beyliğine getirerek, oğlu Sağ Ku-nu Beyi Wu-ti-ya-ssu'yı [Han sarayının] hizmetine yollamıştı. Han [devleti de] Saray Muhafız Birliği Generali Hsia-hou Fan ile Komutan Yardımcısı Han Jung'u, Hsiung-nu'lara elçi olarak göndermişti. O sırada hükümdarın dayısı İmparatorluk Savunma Danışmanı [ve] Çevik Birlikler Generali Wang Ken, [aynı zamanda] saraydaki yazışma işlerinin başında bulunmaktaydı.

Bazı [kişiler Wang] Ken'a şöyle dediler:

"Hsiung-nu arazisi, Han topraklarının içine girerek, Chang-yeh iline kadar uzanmaktadır. [Bu bölgede,] eşine az rastlanan [ve] kartal tüylü ok yapımına elverişli ağaçlar yetişmektedir. Buraları alırsak sınır [bölgelerimiz] zenginleşecek, ülkemiz geniş topraklara sahip olacak, Generalim siz başarılı görüleceksiniz [ve ününüz] sonsuza kadar sürecektir."

[Wang] Ken imparatora bu işin faydalarını söyleyince, imparator [da] burayı Ch'an-yü'den istemeyi düşünmüşdü. [Ancak], eğer elde edemezse, emrine uyulmamış [ve] otoritesi sarsılmış olacaktı. Böylece, [Wang] Ken, yukarıdaki durumu [Hsiao-hou] Fan'a bildirmiş, [Fan'ın] kendi fıkriymiş gibi [toprağı] istemesini emretmişti.

[Hsiao-hou] Fan, Hsiung-nu'lara ulaştığında, Ch'an yü ile konuşması sırasında şöyle demişti:

"Bendeniz, Han topraklarının içlerine giren, Chang-yeh iline kadar uzanan [bir] Hsiung-nu arazisi gördüm. Han [devletinin] Üç Garnizon Komutanlığı 335 sınırlarda bulunmakta, yüzlerce asker soğuktan acı çekmektedir. Uzun süredir gözetleme görevi yaptıklarından yorgun düşmüşlerdir. En iyisi [siz] Ch 'an-yü, [bir] mektupla bu araziyi imparatora hediye ettiğinizi bildiriniz. [Böylece] bu engel kesilip atılacak [ve] iki Garnizon Komutanı ile yüzlerce askerden tasarruf edilecektir. [Bunu] Göğün Oğlu'nun iyiliklerinin [bir] karşılığı olarak yapınız. Şüphesiz onun ihsanları olacaktır."

Ch'an-yü, "bu, Göğün Oğlu'nun [bir] emri mi, yoksa elçi vasıtasıyla ilettiği [bir] isteği midir?" diye sormuştur. [Hsiao-hou Fan, "[bu Göğün Oğlu'nun bir] emridir.

Ancak, ayrıca, ben [bu işi] Ch'an-yü için daha iyi olabilecek bir şekilde düşündüm deyince Ch'an-yü:

"[Eski] hükümdarlar Hsiao Hsüan ve Hsiao Yüan, babam Hu-han-yeh Ch 'an-yü' ye merhamet göstererek Şeddin kuzeyinin Hsiung-nu'lara ait olduğunu kabul etmişlerdi. Burası Wen-ou-t'u Bey?nin oturduğu yerdir. Bu [arazinin] şekli ve zenginliği hakkında bilgim yoktur. İzin verirseniz [bir] elçi göndererek bunları soruşturayım." demişti. [Hsia-hou] Fan ve [Han] Jung, Han [devletine] geri döndüler. [Ancak] daha sonra yeniden Hsiung-nu'lara elçi olarak gönderildiler [ve oraya] ulaştıklarında bu toprağı [tekrar] istediler.

Ch'an-yü [de şöyle] dedi:

"Babadan oğula geçen beş nesil boyunca, Han [devleti] bu toprağı istememişti. Ancak, benim zamanıma gelindiğinde istiyorsunuz! Neden? Wen-ou-t'u Beyi' ne sordum. Hsiung-nu'ların batı sınırlarındaki beylerin çadır ve arabalarının hepsi bu dağdaki ağaçlardan sağlanmaktadır. Ayrıca burası rahmetli babamın toprağıdır, kaybetmeye cesaret edemem."

Fan geri döndükten [sonra], görevi değiştirilerek T'ai-yüan Valiliğine getirildi. Ch'an-yü [bir] elçiyle birlikte mektup sunarak [Hsiao-hou] Fan'ın toprak isteği ile ilgili durumu bildirdi.

İmparator, Ch'an-yü'ye [şu] cevabı verdi:

"[Hsiao-hou]Fan'ın kendi başına [imparatorun] emri olduğunu söyleyerek Ch'an-yü'den toprak istemesi, kanunlara göre ölüm cezasını gerektiriyordu. [Ancak], iki defa genel affa uğradı. Şimdi, Fan'ı Chi-nan Valisi tayin ettim. [Fan'ın bir daha] Hsiung-nu'larla karşılaşmasına izin verilmeyecektir."

Ertesi yıl [M.Ö. 5], [Ch'an-yü'nün Han sarayında] rehin bulunan oğlu [Wu-ti-ya-ssu] ölünce [ülkesine] gönderilerek gömüldü. [Ch'an-yü] bu sefer Sol Yü-t'u-ch'ou-ch'an Beyi [olan] oğlu Chi-liu-k'un'u [Han sarayının] hizmetine rehin olarak yolladı.

3811/ 1

[Aynı yıl, İmparator] Ai-ti'nin Chien-p'ing [saltanat devresinin] 2. yılında, Wu-sun [idarecisinin] eşlerinden [birinin] oğlu [olan] Hsi Hou [unvanlı] Pi-yüan-chih, halkıyla birlikte Hsiung-nu'ların batı sınırından girerek, sığırlarını ve [diğer] hayvanlarını yağmalayıp halkından çok sayıda [kişiyi] öldürdü. Ch'an-yü bunu duyunca Sol Büyük Tang-hu Wu-i-ling'in komutasında 5.000 atlıyı Wu-sun'lar [üzerine] saldırıya gönderdi. Yüzlerce kişiyi öldürüp, binin üzerinde esir alarak, sığırlarla [diğer] hayvanları beraberlerinde sürüp götürdüler. Pi-yüan-chih korkarak oğlu Ch'ü-lu'yu Hsiung-nu'lara rehin olarak gönderdi. Ch'an-yü [bunu] kabul ederek durumu [Han sarayına] bildirdi. Han [imparatoru] Saray Muhafız Birliği Generali Ting Yeh-lin ve Komutan Yardımcısı Kung-ch'eng Yin'i Hsiung-nu'lara elçi [olarak] gönderip Ch'an-yü'yü azarladı [ve] Pi-yüan-chih'nın rehin [olan] oğlunu geri göndermesini emretti. Ch'an-yü emre uyarak [onu] geri yolladı.

38127/ 1

Chien-p'ing [saltanat devresinin] 4. yılında [M.Ö.3], Ch'an-yü mektup göndererek 5. yıl kutlamaları [için sarayı] ziyaret etmek istedi. Bu sırada [İmparator] Ai-ti hastalanınca, bazı kişiler, Hsiung-nu'ların yukarılardan gelerek sıkıntı yarattıklarını, Huang-lung [ve] Ching-ning [saltanat] devrelerinden beri Ch'an-yü'nün Merkezi Ülke'yi [her] ziyareti sırasında büyük ve kötü olaylar meydana geldiğini söylediler.

Bunun üzerine zor durumda kalan imparator, devletin ileri gelenlerine fikirlerini sorunca, [onlar da bunun] hazineyi boşa harcamak olduğunu ve izin verilmemesinin yerinde olacağını [ifade ettiler], Ch'an-yü'nün elçisi vedalaşıp yola çıkmadan önce Sarayiçi Koruması Yang Hsiung, imparatora [bir] rapor sunarak [şu] uyarıda bulundu:

"Bendeniz, "Altı Klasikten", devlet düzeninin karışıklık çıkmadan sağlandığı, askeri zaferlerin ise savaş olmadan kazanıldığı takdirde değerli olduğunu öğrendim. Her ikisi de bilgeliktir. Bunun yanısıra büyük olayların temeli mutlaka araştırılmalıdır.

Bugün Ch'an-yü'nün mektup göndererek ziyaret etme isteğini, ülkemiz kabul etmemiş ve geri çevirmiştir. Bendeniz, bundan sonra Han [devleti] ile Hsiung-nu'ların arasının açılacağını düşünüyorum. Aslında kuzey bölgelerindeki Ti'ler Beş Hükümdar Devrinde tabi kılınamamış, Üç Wang [döneminde de] kontrol edilememiştir. Bu durum açıkça göstermektedir ki, [şu an bir] ayrılık sebebi yaratamayız. Bendeniz çok eskiye [ait olayları] anlatmayacağım.

İzninizle Ch'in [hanedanından] beri [meydana gelen olayları] açıklayayım:

Ch'in Shih Huang'ın gücü, Meng T'ien'in kudreti ve dört yüz binden fazla donanımlı askeri olmasına rağmen [atalarımız] Hsi-ho [bölgesini] ele geçirmeye cesaret edememiş, sedler inşa ederek arada sınır çizmişlerdi. Han [devleti] kurulduğu sıralarda, kudretli [İmparator] Kao-tsu 300.000 askeriyle P'ing-ch'eng'da kuşatılmış, askerleri hemen hemen yedi gün boyunca hiçbir şey yiyememişlerdi. O sırada çok yetenekli kişiler ile mükemmel planlar yapabilen danışmanların [sayısı] çok fazlaydı. [Ancak] sonuçta [nasıl] kurtuldukları nesiller boyu konuşulamadı.
Kao Huang-hou da Hsiung-nu'lara [karşı] öfkeliydi.

Danışmanları tartışırken, Fan K'uai, 100.000 kişilik ordusuyla Hsiung-nu [ülkesini] baştan başa geçmek [için] izin isteyince, Chi Pu şöyle demişti:

'K'uai'ın başının uçurulması gerekir, tutarsız ve rastgele konuşmaktadır!' Böylece büyük danışmanların [önerisi ile] duruma uygun [bir] mektup gönderilmiş, bundan sonra Hsiung-nu sorunu çözülmüş, Merkezi Ülke'nin endişeleri son bulmuştu. [İmparator] Hsiao Wen zamanında, Hsiung-nu'lar kuzey sınırlarımıza saldırmış, öncü süvarileri Yung ve Kan-ch'üan'e kadar gelmişlerdi. Başkent büyük [bir] korkuya kapılmış, üç generali, savunma yapmaları için Hsi-liu, Chi-men ve Pa-shang'a göndererek [oralarda] mevzilendirmiş, ancak birkaç ay sonra geri çekilebilmişlerdi. [İmparator] Hsiao Wu başa geçtiği sırada, hazırlanan Ma-i planıyla Hsiung-nu'lar pusuya düşürülmek istenmiş [ve] Han An-kuo 300.000 kişilik ordusuyla gönderilerek uygun yerlere yerleştirilmişti. [Ancak] Hsiung-nu'lar bunun farkına varıp geri çekilmişlerdi. Sadece hazine ve ordunun gücü boşa harcanmış olmakla kalmayıp, tek bir düşmanla karşılaşamadığı gibi Ch'an-yü' nün yüzünü bile görememişlerdi! Bundan sonra ülke için ciddi ve binlerce yıl sürecek [bir] plan düşünülmüş, Wei Ch'ing [ve] Huo Ch'ü-ping komutasında yüz binlerce [kişilik] ordular sefere gönderilmiş, bu durum aşağı yukarı on yıldan fazla sürmüştü. Böylelikle Hsi-ho ve Büyük Çöl'ü344 aşmışlar, Chih-yen [dağında Hsiung-nu'ları] yenilgiye uğratmışlar, hükümdarlarının ordugahına ani [bir] saldırıda bulunarak, topraklarının hepsini zapdetmişler [ve kaçanları] kuzeye kadar takip etmişlerdi. Lang-chü-shü dağında göğe, Ku-yen'de [de] yere kurban törenleri düzenlemişler, Han-hai yakınlarına kadar ulaşarak, yüzlerce önemli beyi ve soylu kişiyi esir almışlardı. Bundan sonra, büyük [bir] korkuya kapılan Hsiung-nu'lar, ho-ch'un(evlilik yoluyla uyum) antlaşması [yapmayı eskiye göre] daha çok arzulamışlar, ancak tabi olmaya yanaşmamışlardı.

Diğer yandan, atalarımız sınırsız [bir] masrafla günahsız insanları kullanarak sınırın kuzeyine geçmekle mutlu oldular mı ki? Tam [bir] çaba gösterilmeden uzun süreli [bir] rahatlığa kavuşulamaz [ve] az [bir] masrafla sonsuz [bir] barış sağlanamaz düşüncesiyle, milyonlarca kişilik [bir] orduyu aç [bir] kaplanın ağzına atmak zorunda kalmışlar, zenginliklerini taşıyarak Lu Dağı 346 vadisini doldurmuşlar ve [bundan da] pişmanlık duymamışlardır. Pen-shih [saltanat devresinin] ilk yılına [M.Ö.73] gelindiğinde Hsiung-nu'lar, acımasızca Wu-sun'ları yağmalayıp Kung-chu'yu(:prenses) ele geçirmek istemişlerdi. Bunun üzerine [Han devleti] beş generalin komutasında 150.000 kişilik ordusunu Hsiung-nu'ların güneyine saldırıya göndermiş, ayrıca Ch 'ang-luo Hou [da] Wu-sun'ların 50.000 atlısı ile birlikte onların batısından saldırıya geçmişti. Her [iki ordu da] buluşacakları yere ulaşıp geri dönmüşlerdi. O sırada ele geçirilenlerin sayısı azdı. [Sadece] güç gösterisi yapılmış ve [bu da], Han ordusunun fırtına ve gök gürültüsü gibi olduğunu göstermişti. Hem boşu boşuna gidilip dönülmüş, hem de iki general ölümle cezalandırılmıştı. Dolayısıyla Kuzey Ti'ler[Hsiung-nular] itaat altına alınmadan, Merkezi Ülke'nin rahat uyuyamayacağı anlaşılmıştı. Yüan-k'ang ve Shen-chüeh [saltanat devreleri] arasında [M.Ö.65-58], Göğün sayesinde iyi [bir] idare sağlanmış [ve] imparatorun lütfü her yere yayılmıştı. Diğer taraftan Hsiung-nu'larda iç karışıklık çıkarak, beş Ch'an-yü başa geçmek için çatışmaya başlamış, Jih-chu [ve] Hu-han-yeh halkıyla gelip tabi olmuştu. Bize boyun eğmiş olmalarına rağmen onları sadece kontrol altında tutabiliyorduk; bütünüyle idaremiz altında sayılmazlardı. Bundan sonra, sarayı ziyaret etmek isteyenlere engel olunmamış, istemeyenlere [de] zorlama yapılmamıştı. Neden? Yabancıların karakteri öfkeli ve saldırgandır; dış görünüşleri heybetli ve kuvvetlidir; güçlerine güvenirler; onları iyilikle değiştirmek zor, şiddet kullanarak boyun eğdirmek kolaydır; güçlerini kırmak zordur ve onlarla anlaşmak kolay değildir. Bu yüzden, tabi olmadıkları devirlerde, uzaklara sefere gönderilen ordular yorgun düşmüş, devletin bütün hazinesi tüketilmiş, cesetler yayılmış, kanlar akmış, düşmanın gücünü kırıp ele geçirmek işte böyle zor olmuştu. Tabi olduktan sonra, kontrol altında tutabilmek için sürekli hediyeler yollamış, [devletimizin] kudretini göstermiş, işte böylece sonuca ulaşmıştık. Geçmişte, Ta-yüan'in(:Feragana) [bir] şehrinde katliam yapmış, Wu-huan'ların kalesine girmiş, Ku-tseng'ların duvarlarını [aşıp] zaptetmiş, Tang-chieh'lerin topraklarını ele geçirmiş, Ch'ao-hsien'in sancağını yakmış ve iki Yüeh [kavminin] bayraklarını söküp atmıştık. [Bu olayların] en kısa [olanı] on gün ile bir ay arasında, en uzunu [ise] en fazla altı ay sürmüştür. Böylelikle, artık onların merkezlerini yerle bir etmiş, yerleşim yerlerini silip süpürmüş, il ve ilçeler kurarak oraları [bir] düzene sokmuştuk. Herşey bulutların dağılması gibi hızla bitmiş, sonra da hiçbir sorun çıkmamıştır. Yalnızca Kuzey Ti'lerde [Hsiung-nularda] böyle olmamıştı. [Çünkü onlar], gerçekten Merkezi Ülke'nin güçlü düşmanlarıydılar. [Diğer] üç sınırımızdaki durumla karşılaştırıldığında çok farklıydılar. Atalarımız bunlara çok fazla önem verdiler. Bu, kolayca küçümsenebilecek [bir] iş değildir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:39

3816/ 1

Bugün, Ch'an-yü doğru yolu bulmuş, içtenlikle merkezinden ayrılarak imparatoru ziyaret etmek istemiştir. Bu, atalarımızdan gelen [bir] siyaset [ve] tanrıların [bir] arzusuydu. Devletimiz her ne kadar büyük harcamalarda bulunmuşsa da, bu [bir] mecburiyetti. Neden rahatsızlık yaratacak sözlerle süresiz bir şekilde [onlardan] uzaklaşalım! [Neden] iyiliklerimizin yok sayılarak, gelecekte [bir] ayrılığa düşülmesine yol açalım! Samimiyetlerine rağmen onları uzak tutarsak bu, nefret doğuracaktır. [Ayrıca Hsiung-nu'lar] eski antlaşmalara dayanarak Han [devletini] suçlayacak, böylece bizden kopacaklardır.

Sonuçta bir kez daha bize tabi olmayacaklardır. [Bundan sonra] ne güç kullanmak, ne de sözler işe yaramayacaktır. Bu bize üzüntüden başka bir şey getirmez! İleri görüşlü ve tetikte olan kişiler, olaylar meydana gelmeden önce görür ve duyarlar. [Önceden önlem alırsak], Meng T'ien [ve] Fan K'uai'ın yaptıkları, Chi-men ve Hsi-liu savunmaları, Ma-i'de plan hazırlanması, Wei [ve] Huo'nun çabaları ve beş generalin güçleriyle [onları] sarsması gibi olaylara gerek kalmayacaktır! Aksi takdirde, ayrılık [doğduktan] sonra, her ne kadar akıllı kişiler [ülke] içinde çaba gösterseler, müzakereciler dışarıya gidip gelseler de, yine de durum eskisi gibi olamayacaktır. Ayrıca eskiden Batı Bölgeleri için [bir] plan yaparak Chü-shih [Şehir Devletini] kontrol altına almış, otuz altı şehir devletinde Askeri Valilik kurmuştuk. Her yıl milyonlarca değerinde masraf yapmıştık. [Bunların hepsi], K'ang-chü [ve] Wu-sun'ların, Pai-lung Tui'i geçerek batı sınırlarımıza saldırmalarını engellemek için miydi? Aslında [bunlar] Hsiung-nu'lara karşı koymak içindi. Bu, yüz yıllık çabanın bir günde heba olması ve bir kazanmak uğruna on kaybedilmesidir. Bendeniz ülkem için endişe ediyorum. Majesteleri, karışıklık ve savaş olmadan önce, sınırlarda çıkabilecek felaketleri engellemek için, lütfen biraz dikkatli düşününüz."

3817/ 1

[Bu] rapor sunulduktan sonra, Göğün Oğlu durumun farkına varıp Hsiung-nu'ların elçisinin geri çağrılmasını emretmiş ve Ch 'an-yü'nün mektubuyla ilgili kararını değiştirerek [onun isteğini] kabul etmişti. [Yang] Hsiung'a elli top ipekli kumaş ile 10 chin (~ 2450 gr) [ağırlığında] altın ihsan etmişti. Ch'an-yü, yola çıkmadan evvel hastalanınca yine [bir] elçi göndererek bir sonraki yılın [ilk ayında] ziyarette bulunmak istediğini bildirmişti. Eskiden olduğu gibi, Ch'an-yü ziyarete gelmiş ve kendisine önemli beylerle maiyetinden oluşan 200'den fazla kişi refakat etmişti.

Ch'an-yü yeniden [bir] mektup sunarak [şöyle] demişti:

"Göğün Oğlu'nun tanrısal gücü sayesinde halkım çoğalarak kuvvetlenmiştir. 500 kişi ile ziyaretinize gelmek istiyorum. Bu, [siz] Göğün Oğlu'nun ne kadar büyük [bir] erdeme sahip olduğunuzu gösterecektir."

İmparator, bu isteklerin hepsini kabul etmişti.
Yüan-shou [saltanat devresinin] ikinci yılında[M.Ö.1] Ch'an-yü sarayı ziyarete gelmişti. İmparator, yıldızlara göre uğursuzluk çıkabileceği düşüncesiyle, onun Shang-lin Parkındaki P'u-t'ao sarayında konaklamasını emretmiş, 5 görevlilere [de] Ch'an-yü'ye daha fazla saygı göstermelerini bildirmiş ve Ch'an-yü bu durumu öğrenmişti. Ho-p'ing [saltanat devresinde] olduğu gibi verilen hediyelere ilave olarak iç ve dış kıyafetlerden oluşan 370 takım; 30.000 top çeşitli ipekli kumaş; 30.000 chin (~7350 kg ağırlığında) ham ipek ihsan edilmişti. Ziyaret bittiğinde Saray Muhafız Birliği Generali Han K'uang, Ch'an-yü'yü uğurlamak üzere görevlendirilmişti. Ch'an-yü, sınırdan çıkıp Hsiu-t'un kuyusuna ulaşmış, Chü-t'ien-lu suyunu geçerek kuzeye yönelmişti. Geri dönüş yolu uzundu. [Han] K'uang ve yanındakilerin yiyecekleri kafi olmadığından Ch'an-yü onlara erzak vermişti. [Heyet] zamanında dönemeyerek, elli günden fazla bir süre sonra [ancak] geri gelebilmişti.

3818/ 1

Önceden, hükümdar, Chi-liu-k'un'u Ch'an-yü ile birlikte göndermişti. Ülkelerine vardıklarında, [Ch'an-yü] bu sefer Chi-liu-k'un'un aynı anneden olan ağabeyi ve Sağ Büyük Chü olan Fang ile eşini [saraya] rehin olarak hizmete göndermişti.

[Onlar da] döndüklerinde, bu kez Chü [unvanlı] Fang'ın aynı anneden ağabeyi olan Sol Jih-chu Beyi Tu ile eşini [saraya] hizmete göndermişti. Bu sırada Han [İmparatoru] P'ing-ti'nin yaşı küçük [olduğu için], T'ai-huang-t'ai-hou(:Ana imparatoriçe) onun yerine ülkeyi yönetiyordu. Devlet idaresinden Hsin-tu Hou [unvanlı] Wang Mang sorumluydu. [O], kudret ve erdemin eskisine nazaran daha fazla olduğunu göstermek yoluyla T'ai-huang-t'ai-hou(:Ana lmparatoriçe)'ya yaranmak istemişti. Bunun için Ch'an-yü'ye, Wang Chao-chün'ün kızı [olan] Hsü-pu Chü-fz'ı;'sı(:Prenses) Yün'ü [saraya] hizmete göndermesini ima etmişti. T'ai-huang-t'ai-hou(:Ana İmparatoriçe) bundan dolayı ona çok yüklü ihsanlarda bulunmuştu.

Bu sırada Batı Bölgeleri'ndeki Arka Chü-shih Kralı Kou-ku ile Chü-hu-lai Wang T'ang-tou, [buradaki] Askeri Vali ye [ve] Birlik Komutanına karşı nefret duydukları için, kadınları, çocukları ve halklarıyla kaçarak Hsiung-nu'lara sığınmışlardı. Bu konu, "Batı Bölgeleri Bölümünde" kaydedilmiştir. Ch'an-yü [onları] kabul ederek Sol Lu-li Beyinin topraklarına yerleştirmiş, imparatora [bir] elçi ile mektup göndererek durumu anlatmış ve "bendeniz size olan saygımdan dolayı [onları] kabul ettim" demişti. [İmparator,] Saray Muhafız Birliği Generali Han Lung ve Wang Ch'ang'ı, Komutan Yardımcısı Chen Fu'yu, Saray hizmetkarı ve teşrifatçısı Po Ch'ang'ı [ve] Ch'ang-shui Birlik Komutanı Wang Hsi'yi elçi olarak Hsiung-nu'lara göndermiş ve Ch'an-yü'ye [şunları] bildirmişti: "Batı Bölgeleri bize tabidir. [Onları] kabul edemezsiniz, derhal geri gönderin."

Ch'an-yü [de şöyle] demişti:

"[Eski] hükümdarlar Hsiao Hsüan ve Hsiao Yüan, merhamet göstererek [bir] antlaşma yapmışlar; [buna göre] Çin Şeddinin güneyi Göğün Oğlu'nun, Şeddin kuzeyi ise Ch'an-yü'nün olmuştur. Sınırı ihlal edenler olduğu takdirde durum bildirilecek, sığınanlar olursa kabul edilmeyecekti. Bendeniz Chih'nın babası Hu-han-yeh Ch'an-yü, sınırsız lütfa mazhar olmuştu. Ölürken şu sözleri söylemişti: 'Merkezi Ülke'den gelip sığınanları kabul etme, her zaman, Göğün Oğlu'na minnettarlığımızın [bir] göstergesi olması için [onları] sınıra kadar götürerek teslim et.' [Ancak] bu [gelenler] yabancı ülkelerdendir, kabul edilebilirler."

Elçiler [ise şöyle] demişlerdi:

"Hsiung-nu'larda aynı aileden olanlar birbirlerine saldırıyorlardı. Ülke parçalanmak üzereydi. [Ancak], Merkezi Ülke'nin büyük iyilikleri sayesinde, [bu] tehlikeli duruma rağmen, [devletiniz, varlığını] devam ettirebilmiş, kadın ve çocuklarınız huzura kavuşmuş ve [bu durum] nesiller boyunca sürmüştür. En iyisi, yaptığımız iyiliklere karşılık vermenizdir."

3819/ 1

Ch'an-yü diz çöküp başını eğerek özür dilemiş ve [bu] iki yabancıyı elçilere iade etmişti. İmparatorun emriyle, Saray Muhafız Birliği Generali Wang Meng, Batı Bölgeleri'ndeki O-tu-nu'da gelenleri karşılayıp teslim almak üzere görevlendirilmişti. Ch'an-yü [bir] elçi göndererek [kendisine sığınanları] ülkelerine kadar uğurlamış ve suçlarının affedilmesini istemiştir. Elçi bu durumu bildirdiğinde, ferman olduğu [için] kabul edilmemiş ve Batı Bölgeleri'ndeki şehir devletlerinin krallarıyla bir araya gelindiği sırada [iki suçlunun] başı kesilerek teşhir edilmişti.

Bunu takiben [şu] dört madde düzenlenmişti:

Merkezi Ülke'den kaçıp Hsiung-nu'lara gelenler, Wu-sun'lardan kaçıp Hsiung-nu'lara sığınanlar, Merkezi Ülke'nin mührünü taşıyan Batı Bölgeleri'ndeki şehir devletlerinden Hsiung-nu'lara teslim olanlar ve Wu-huan'lardan Hsiung-nu'lara kaçanların hiçbiri kabul edilmeyecektir. [İmparator], bu dört maddeyi Ch'an-yü'ye bildirmeleri için Saray Muhafız Birliği Generallerinden Wang Chün ve Wang Ch'ang'ı, Komutan Yardımcılarından [da] Chen Fu ve Wang Hsün'ü Hsiung-nu'lara elçi olarak göndermişti. [Onlar], Ch'an-yü'ye hükümdarın fermanı ve maddelerin bulunduğu zarfı vererek, buna göre hareket etmesini emretmişler, ayrıca [İmparator] Hsüan-ti [zamanında yapılmış] eski antlaşmayı alıp zarflayarak geri dönmüşlerdir. Bu sırada, [Wang] Mang Merkezi Ülke'de iki karakterden oluşan [bir] isim kullanılmaması emrini çıkartmıştı. [Buna] bağlı olarak, [bir] elçi gönderip Ch'an-yü'ye, en iyisinin [bir] mektup sunup [Merkezi Ülke'nin] kültürüne hayranlık duyduğu için tek karakterli [bir] isim kullanacağını bildirmesini, [o zaman] Han'ın daha fazla hediye vereceğini dolaylı olarak iletmişti.

Ch'an-yü bu fikri kabul edip, mektup sunarak [şöyle] demişti:

"Vasalınız olduğum için şanslıyım, barışçı ve kutsal yönetminizde olduğum için mutluyum. Bendenizin, eskiden adı Nang-chih-ya-ssu idi. Bugün saygıyla adımı Chih olarak değiştiriyorum."

[Wang] Mang çok sevinerek [durumu] T'ai-huang-t'ai-hou'ya(:Ana İmparatoriçe) anlatmış, [Han Devleti de Ch'an-yü'ye] cevaben [bir] elçi göndererek yüklü ihsanlarda bulunmuştu.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:39

3820/ 1

Han [bu] dört maddelik uygulamayı başlattıktan sonra Wu-huan'ları korumakla görevli olan kişi, Wu-huan halkına bir daha Hsiung-nu'lara vergi olarak deri vermemelerini bildirmişti. Hsiung-nu'lar eskisi gibi Wu-huan'lardan vergi istemek üzere elçi gönderdiklerinde, Hsiung-nu halkından ticaret yapmak isteyenlerin hepsi [heyetle] birlikte gelmişti. Wu-huan'lar [onların isteklerini] reddederek, "Göğün Oğlu'nun emriyle uyguladığımız [bu] maddelere göre, Hsiung-nu'lara vergi vermemiz gerekmemektedir" demişlerdi. Hsiung-nu elçisi sinirlenerek Wu-huan liderini yakalayıp baş aşağı asmıştı. Liderin kardeşleri öfkelenerek hepsi birlikte Hsiung-nu elçisi ve maiyetini öldürüp kadınları ile at ve sığırlarını ele geçirmişlerdi. Ch'an-yü bunu duyunca, görevlendirdiği Sol Bilge Beyi, ordusuyla Wu-huan [topraklarına] girmiş, elçiyi öldürmekle suçlayarak onlara saldırmıştı. Wu-huan'lar dağılarak bazıları dağlara kaçmış, bazıları ise doğudaki sınırlarda savunmaya geçmişlerdi. Hsiung-nu'lar, halkın çoğunu öldürüp bine yakın kadın ve çocuğu [da] beraberlerine alarak götürmüşler, [bunları] Sol [Bilge Beyi nin] topraklarına yerleştirip Wu-huan'lara haber göndermiş "at ve diğer hayvanlar ile deri getirip onları kurtarabilirsiniz" demişlerdi. Wu-huan'lar esir alınanların iki binden fazla olduğunu görünce onları kurtarmak için mal ve hayvanlarını getirmişlerdi. Hsiung-nu'lar [bunları] almış, [ancak, esirleri] alıkoyarak göndermemişti.

Wang Mang tahtı ele geçirdiği sırada, Chien-kuo [saltanat devresinin] ilk yılında [M.S.9], Wu Wei Generali Wang Chün'ün başkanlığında Chen Fu, Wang Li, Ch'en Jao, Po Ch'ang ve Ting Yeh'den [oluşan] altı kişiyi, çok miktarda altın ve ipekli kumaş ile Ch'an-yü'ye göndermiş, Göğün emriyle Han [devletinin] yerine geçtiğini kabul etmesini ve Ch'an-yü'ye [verilmiş olan] eski mührü değiştireceğini bildirmişti. Eski mühür üzerinde "Hsiung-nu Ch'an-yü'sü Mührü" yazılıydı. [Wang] Mang [bunu] "Hsin'e [tabi] Hsiung-nu Ch'an-yü'sü Damgası" [olarak] değiştirmişti. General geldiğinde, Ch'an-yü'ye [yeni] damgayı verirken imparatorun emri ile eski mührü istemişti. Ch'an-yü yine saygı göstererek [imparatorun] emrini kabul etmişti. Tercüman öne doğru ilerleyerek eski mühür ve kuşağını 3821/ 1 çözüp almak istemiş, Ch'an-yü [de] iki eliyle bunları vermeye [hazırlanmıştı. O sırada] yanında bulunan Sol Ku-hsi Hou [unvanlı] Ssu, Ch'an-yü'ye "en iyisi, yeni mührün yazısını görmeden, [eskisini] vermeyelim" diye fısıldamıştı. [Bunun üzerine] Ch'an-yü duraksayarak [mührü] vermek istememişti. Elçileri çadıra davet ederek oturtmuş [ve] Ch'an-yü onlara [içki sunarak] uzun ömürler dilemek üzereyken Wu Wei Generali "şimdi eski mührü vermek zamanıdır" demişti. Ch'an-yü "olur" diyerek tekrar iki eli ile [mührü] yukarı kaldırıp tercümana verirken, Ssu, bir kez daha "yeni mührün [üzerindeki] yazıyı görmeden [eskisini] vermeyiniz" demişti. Ch'an-yü "mührün yazısı neden değişsin ki!" diyerek, mührü çıkartıp sunmuş, general [bunu] kabul etmişti. Yeni mührü ve kuşağını kuşanmış, [ancak] açıp bakmamıştı. [Verilen] ziyafet gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürüp sona ermişti.

Sağ Komutan Ch'en Jao, generale ve diğer komutanlara [şöyle] demişti:

"Danışmanlardan [Sol]Ku-hsi Hou damgadaki yazıdan şüphelendi. Az kalsın Ch'an-yü'nün [eski mührü] vermesini engelleyecekti. Eğer damgaya bakıp onun değiştiğini görürlerse mutlaka eski mührü isteyeceklerdir. O zaman bunu reddetmek için söz bulamayacağız. Eski mührü elde edip tekrar kaybetmek görevimizi büyük ölçüde yerine getirememek demektir. En iyisi eski mührü kırıp parçalayarak ortaya çıkabilecek [bir] felaketi kökünden halledelim."
General kararsız kalmış [ve] kimse [de] cevap verememişti. Cesu ve kararlı olan Yen [bölgesinden olan Ch'en] Jao, baltayla vuru onu kırmıştı.

Gerçekten de, Ch'an-yü ertesi gün Sağ Ku-tu Ho [unvanlı] Tang'ı göndererek generale [şöyle] demişti:

"Han'ın Ch'an-yvi'ye vermiş olduğu mührün üzerinde 'Damga' değil, 'Mühür' yazıyordu. Ayrıca 'Han' kelimesi [de] yoktu, [Han devletinde] Wang'lardan itibaren gelenlerin damgalarında 'Han' ve 'Damga' yazardı. Şimdi 'Mühür' sözünün kaldırılıp 'Hsin' sözünün eklenmesiyle [imparatorun] tebasıyla aramızda bir fark kalmamış oldu. Eski mührü almak istiyoruz."

General eski mührü göstererek [şöyle] demişti:

"Hsin hanedanı Göğün emriyle [yeni bir] sistem kurmuştur. Eski mühür tarafımdan parçalanmıştır. Ch'an-yü'nün Göğün emrine uyarak Hsin hanedanının kurallarını kabul etmesi uygun olacaktır."

Tang, dönüp [bunları] anlatınca Ch'an-yü bir şey yapamayacağını anlamıştı. Ayrıca çok yüklü hediyeler aldığından hemen kardeşi Sağ Bilge Beyi Yü'nün [yanına] at ve sığır vererek, teşekkür etmek üzere, general ile birlikte yollamış, bunun yanısıra [bir] mektupla eski mührü [geri] istemişti.

3822/ 1

General, Sol Li-han Beyi Hsien'in oturduğu yere geldiğinde, Wu-huan halkından pek çok kişiyi görmüş ve Hsien'e sebebini sormuştu.

Hsien olayın tamamını anlatınca general:

"Önceden uygulanmakta olan dört maddeye [göre] Wu-huan'lardan sığınanları kabul edemezsiniz, hemen onları geri gönderin" demişti. Hsien "izninizle bizzat ben bunu Ch'an-yü'ye bildireyim, cevap alınca onları geri gönderirim" diye [karşılık vermişti], [Bunun üzerine] Ch'an-yü Hsien aracılığıyla "sınırın içinden mi geri dönsünler, [yoksa] sınırın dışından mı geri dönsünler?" diye sordurmuştu. General karar vermeye cesaret edememiş [ve durumu imparatora] iletmişti. [O da bir] fermanla sınırın dışından geri dönmelerini bildirmişti.

Ch'an-yü önceleri Hsia-hou Fan aracılığıyla toprak istemiş, Han'ın olumsuz cevabı ile karşılaşmıştı. Sonra [da] Wu-huan'lardan vergi istemiş [ancak], alamayınca halkına saldırıp yağmalamıştı. Bundan dolayı [Han devleti ile] araları açılmış, 5 üstelik damganın yazısı [da] değiştirilince [bu], nefrete yol açmıştı. Böylece, [Ch'an-yü] Sağ Büyük Chü-chü [unvanlı] P'u-hu-lu-tzu ve beraberindeki ondan fazla kişiyi on bin atlıyla Wu-huan'lara refakat etme bahanesiyle göndermiş, ordu Shuo-fang sınırına kadar gelmişti. Shuo-fang Valisi bunu [merkeze] haber vermişti.

Ertesi yıl [M.S. 10], Batı Bölgeleri'ndeki Arka Chü-shih Kralı Hsü-chih-li'nin, Hsiung-nu'lara sığınma planı yapması üzerine, Askeri Vali Tan Ch'in onu cezalandırarak öldürmüştü. [Hsü-]chih-li'nin ağabeyi Hu-lan-chih, hayvanlarını da alarak iki bin kişiden fazla olan halkı ile [kaçmış], ülkenin tamamı Hsiung-nu'lara tabi olmuştu. Ch'an-yü [de] onları kabul etmişti. Hu-lan-chih ve Hsiung-nu'lar birlikte Chü-shih'ya saldırmışlar ve Hou-ch'eng yöneticisini öldürüp, Askeri Valilik Danışmanını yaralayarak tekrar Hsiung-nu [topraklarına] geri dönmüşlerdi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:40

3823/ 1

Bu sırada Wu-chi Komutan Yardımcıları Ch'en Liang ve Chung Tai, Savunma Danışman Yardımcısı Han Hsüan, Sağ Tabur Komutanı Jen Shang ve diğerleri Batı Bölgeleri'nde pek çok ayaklanma çıktığını görüp, Hsiung-nu'ların [da] büyük [bir] saldırıya hazırlandığını duyunca hepsi ölmekten korkmuştu. Böylece, gizli [bir] plan yapıp, yüzlerce görevli ve askeri esir alarak, birlikte Wu-chi Birlik Komutanı Tiao Hu'yu öldürmüşler [ve bir] kişi yollayarak Hsiung-nu'ların Güney Li-han Beytnin emri altındaki Güney [Ordusu] Generaline durumu bildirmişlerdi. [Bunun üzerine] Hsiung-nu'ların Güney [Ordusu] Generali iki bin atlıyla Batı Bölgeleri'ne girerek [Ch'en] Liang ve beraberindekileri karşılamıştı. [Ch'en] Liang ve diğerleri Wu-chi Birlik Komutanlığının görevli, asker ve halkından [oluşan] iki binden fazla kişinin hepsini Hsiung-nu [topraklarına] girmeye zorlamışlardı. [Han] Hsüan ve [Jen] Shang, Güney [Ordusu] Generali nin bulunduğu yerde kalmışlar, [Ch'en] Liang ve [Chung] Tai, Ch'an-yü'nün merkezine kadar gitmişlerdi. Halk [ise] ayrı bir yerde, Ling-wu Nehri kıyısında tarım yapmak üzere yerleştirilmişti. Ch'an-yü, [Ch'en] Liang ve [Chung] Tai'a, Wu-huan'ları Denetleyen General unvanını vermiş, Ch'an-yü, [onları kendisinin] bulunduğu bölgede yerleştirerek birkaç kez ziyafete çağırmıştı. Batı Bölgeleri Askeri Valisi Tan Ch'in, imparatora [bir] rapor sunarak Hsiung-nu'ların Güney [Ordusu] Generali Sağ İ-chih-tzu'nin komutasındaki askerlerle [Batıdaki] ülkelere saldırdığını söylemişti. [Wang] Mang bunun üzerine Hsiung-nu'ları bölmek için büyük [bir] plan yapmış [ve] Saray Muhafız Birliği Generali Lin Pao ile Komutan Yardımcısı Tai Chi'nin emri altında on bin atlıyı, çok sayıda değerli eşya ile birlikte Yün-chung kalesine göndermişti. Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün oğullarını çağırıp sırasıyla birer unvan vererek [onları kendine çekmek] istemişti. [Bunun üzerine bir] tercümanı [da], sınırdan Sağ Li-han Beyi Hsien ve oğulları Teng ile Chu'yu, davet etmek üzere göndermişti. [Bu] üç kişi geldiğinde Hsien, [imparatorun] zoru ile Hsiao Ch'an-yü yapılmış, [ona] bir gezinti arabası, bir davul arabası, 1000 chin 245 kg) [ağırlığında] altın, 1000 top ipekli kumaş, on tane sancaklı mızrak hediye edilmişti. Chu'ya [da], Shun366 Ch'an-yü unvanı verilmiş ve 500 chin (~ 122,5 kg) [ağırlığında] altın hediye edilmişti. Chu ve Teng, Ch'ang-an'a gönderilmişti. [Wang] Mang, [Lin] Pao'yu Hsüan-wei Kung yaparak [ona da] Hu-ya Generali unvanını vermişti. [Tai] Chi'yi Yang-wei Kung yapmış, [ona da] Hu-pen Generali unvanını vermişti.

[Wu-chu-liu Jou-ti] Ch'an-yü bunu duyunca öfkelenerek [şöyle] demişti:

"Önceki Ch'an-yü [babam Hu-han-yeh], Han [İmparatoru] Hsüan-ti'nin büyük iyiliklerini görmüştü. Nankörlük edemeyiz. Şimdiki Göğün Oğlu, [İmparator] Hsüan-ti'nin neslinden değildir. Nasıl tahta çıkabilir ki?"

[Ch'an-yü] Sol Ku-tu Hou ile Sağ İ-chih-tzu Beyi Hu-lu-tzu'yı ve Sol Bilge Beyi Lo'yı orduların başında göndermiş, [onlar da] Yün-chung'daki İ-shou Kalesine girerek çok sayıda görevli ve halkı öldürmüşlerdi. Bu yıl, Chien-kuo [saltanat devresinin] 3. yılıydı [M.S.11],

3824/ 1

Bundan sonra, Ch'an-yü sağ ve sol bölgelerdeki Garnizon Komutanları ile sınırdaki beylere arka arkaya sınırların içlerine girerek yağmalarda bulunmalarını emretmişti. Sayıları on bini ve yüzü aşan birlikler, Yen-men ve Shuo-fang Valileri ve Garnizon Komutanlarım öldürmüş, sayılamayacak kadar çok [miktarda] görevli ve halk ile hayvan ele geçirmişti. [Bunun sonucunda] sınır bölgeleri harabeye dönmüştü. [Wang] Mang yeni başa geçtiği için, hazinenin zenginliğine dayanarak güç göstermek istemişti. Bu sebeple on iki bölgenin komutanını görevlendirerek, illerden ve özerk bölgelerden 367 cesur ve seçkin askerleri toplamıştı. [Bu birliklerin] her birini savunma yapmaları için belli yerlerde yerleştirerek, [daha sonra bunları] sınırlara naklettirmeyi [düşünmüştü]. Tam 300.000 askere üç yüz gün yetecek kadar erzak verilecekti. Aynı anda on koldan hareketle Hsiung-nu'lar kovalanıp, Ting-ling topraklarına girilecek, böylelikle [Hsiung-nu] toprakları parçalanarak, Hu-han-yeh'nin on beş oğlu başa geçirilecekti.

[Wang] Mang'ın generallerinden Yen Yu [bu plana] itiraz ederek [şöyle] demişti:

"Bendeniz, Hsiung-nu'ların [bize] zarar verdiğini [ve] bunun uzun zamandan beri devam ettiğini duydum. [Ancak] atalarımızın [onlara] karşı kesin [bir] saldırıda bulunduklarını duymadım. Daha sonra, Chou, Ch'in ve Han, [bu] üç hanedan onlara [karşı] saldırıya geçmiş, fakat hiçbiri başarılı [bir] taktik uygulayamamıştı. Chou [döneminde uygulanan] taktik az çok başarılı olmuş, Han [devletinin ki] kötü sonuçlanmıştı. Ch'in [devletinin ise bir] taktiği bile yoktu. Chou Hsüan Wang zamanında Hsien-yün'lerin ülke içlerine girip yağmalamaları [ve] Ching-yang'a368 kadar gelmeleri [üzerine], generallere saldırı emri verilmiş, [düşmanlar] topraklarımızdan çıkartılmış, [ordu] geri dönmüştür. Onların görüşüne göre, Jung ve Ti'lerin saldırıları sivrisineğin ısırması gibiydi; yalnızca onları kovup kaçırmak yeterliydi. Dolayısıyla ülkemizde huzur sağlanmıştı. Bu, az çok başarılı [bir] taktik olmuştur. Han [İmparatoru] Wu-ti'nin seçtiği generaller, orduyu eğitmiş, [askerler] hafif donanım ve az miktarda erzakla [Hsiung-nu] topraklarının içlerine girerek sınırlarımızı korumak üzere uzaklara gönderilmişti. [Bu harekat], başarılı ve kazançlı sonuçlanmasına rağmen Hu'lar(:Hsiung-nu) hemen karşılık vermişlerdi. Birbirini izleyen savaşlar [ve] felaketler, otuz yılı aşkın bir süre devam etmişti.

Merkezi Ülke yorgun düşerek zayıflamış, Hsiung-nu'lar da yara alıp sarsılmıştı. Böylece ülkemiz savaşlarla karşı karşıya kalmıştı. Bu, kötü [bir] taktikti.
Ch'in Shih Huang duyduğu küçük utanç yüzünden ve halkını hiçe sayarak uzun sedler yaptırmıştı.

Uzunluğu onbin li'ye 4150 km) kadar ulaşan şeddin [yapımında] kullanılan malzemenin taşındığı yollar, deniz kıyısından başlayarak sınır bölgelerinde sona ermekteydi. Merkezi Ülke'nin [gücü] tükenmiş, toplum büyük zarar görmüştü. Bu, [bir] taktik [bile] sayılmazdı. Bugün ülkemizdeki kuraklık dolayısıyla, her sene açlık yaşanmaktadır. Kuzeybatıdaki sınır bölgelerimizde [bu durum] daha ciddidir. Doğuda Hai ve Tai, güneyde Chiang ve Huai bölgelerinden 300.000 asker ve üç yüz günlük erzak toplarsak hazırlığımız tamamlanacaktır. Bu yolların uzaklığını hesap edersek, [hepsini] bir araya getirmemiz için bir yıl bile yeterli olmayacaktır. Askerlerden ilk gelenler, [buraya] yerleştiklerinde [düşmandan] gizlenemeyip fark edilecekler, ordumuz yorgun düşecek, silahları bozulacak, kesinlikle savaşamayacaklardır. Bu birinci zorluktur. Sınırlar boş olduğu için [buradan] askere erzak temin edilemez. İllerimizden ve özerk bölgelerimizden [de erzak] gönderi lemeyecektir. Bu ikinci zorluktur. Bir kişinin üç yüz günlük yiyeceğinin 18 hu (~359,424 litre) [ağırlığında] kavrulmuş pirinç olduğu hesaplandığında, [bu kadar yük] öküz kullanılmadan taşınamaz.

[Ayrıca] öküzün kendi yiyeceğini de taşıyacağı düşünülürse, fazladan 20 hu (~399,36 litre) eder. [Bu da] ağır [bir] yüktür. Hu'ların toprakları kumluk ve tuzludur. Su ve otlar

3825/ 1

çok azdır. Geçmişteki tecrübelerimize göre ordunun yola çıkışından sonra yüz gün geçmeden öküzlerin hepsi telef olacaktır. Kalan erzak hala çok olacağından insanlar taşıyamaz. Bu üçüncü zorluktur.
Hu'ların topraklarında, sonbahar ve kış çok soğuk olur, ilkbahar ve yaz mevsimleri çok rüzgarlıdır.

[Ordumuz] beraberinde çok sayıda kap-kacak ile odun ve kömür götürmelidir; ancak, [bunlar] ağır olduğu için taşınamaz. Kavrulmuş pirinç yiyip su içerek dört mevsim geçirmeleri, orduda hastalıklara yol açabilecektir. Bu yüzden, önceki hanedan döneminde Hu'lara yapılan saldırılar 100 günü geçmemişti, [bu onların] uzun sürecek [bir] saldırı istemediklerinden değil, güçlerinin yetmemesinden [kaynaklanmıştı]. Bu dördüncü zorluktur. Beraberlerinde taşıyacakları ağırlıklar, [ordunun] hareketini yavaşlatacaktır, hızlı ilerleyemeyecektir, düşmanlar rahat ve yavaş olarak kaçabilecek, askerlerimiz [onlara] yetişemeyecektir.

Şansımız iyi gider ve düşmanla karşılaşırsak, bu sefer [de] ağırlıklarımız engel olacaktır. Tehlikeli geçitlere gelindiğinde [askerler], tek sıra halinde arka arkaya yürüyeceklerdir. Düşman önden ve arkadan yolu keserse, [askerlerimiz] beklenmeyen [bir duruma] düşecektir. Bu beşinci zorluktur. Halkın gücünün büyük bir kısmı kullanılsa da, kesin [bir] başarı elde edilemeyebilir. Bendeniz [bu konularda] endişeliyim. Şimdi asker gönderilecekse, en iyisi ilk hazırlanan birliklerin, bendeniz Yu ve diğerlerinin emrine verilip, [Hsiung-nu] topraklarına girerek yıldırım hızıyla [onlara] saldırmamızdır. Böylece Hu'lara darbe vurmuş oluruz."

[Ancak Wang] Mang, Yu'nun sözlerine kulak asmayarak asker ve erzakları ilk planladığı gibi göndermeye devam etmiş ve ülkede huzursuzluk başlamıştır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: HSİUNG-NU(HUN) MONOGRAFİSİ 2. Bölüm

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 19:41

3826/ 1

[Sol Li-han Beyi] Hsien, [Wang] Mang [tarafından verilen] Hsiao Ch'an-yü unvanını kabul ettikten sonra atıyla süratle sınırdan çıkarak [Wu-chu-liu Jou-ti Ch'an-yü'nün] ordugahına geri dönmüş [ve] Ch'an-yü'ye karşı karşıya kaldığı bütün zorlamaları anlatmıştı. [Bunun üzerine] Ch'an-yü, [onun] makamını değiştirerek Yü-su-chih-chih Hou [unvanını] vermişti. [Bu], Hsiung-nu'larda çok düşük [bir] memuriyettir. Daha sonra [Hsien'in oğlu] Chu hastalanıp ölünce, [Wang] Mang, [onun kardeşi] Teng'ı Chu'nun yerine Shun Ch'an-yü yapmıştır.

Ya-nan Generali Ch'en Ch'in ve Chen Ti Generali Wang Hsün, Yün-chung'daki Ko-yeh kalesinde mevzilenmişlerdi. Bu sırada, Hsiung-nu'lar birkaç kez sınırı yağmalayarak, komutanları, görevlileri ve askerleri öldürüp halkı esir almışlar, çok sayıda hayvanı sürüp götürmüşlerdi. Yakalanan [Hsiung-nu'lar] sorgulanırken hepsi Hsiao Ch'an-yü Hsien'in oğlu Chüeh'nin birçok kez yağmalarda bulunduğunu söylemişlerdi. İki general [durumu Wang Mang'a] bildirmişti. Dördüncü yılda [M S. 12], [Wang] Mang, Man ve İ'leri toplayarak, Ch'ang-an'daki pazar yerinde Hsien'in oğlu Teng'ın başını uçurtmuştu.

[Aslında], kuzey sınırlarında tehlikeyi haber veren duman ve ateşler, [İmparator] Hsüan-ti'den beri birkaç nesildir görünmüyordu. Halkın nüfusu artmış, sığır ve atlar bozkırın her tarafına yayılmıştı. Ancak, [Wang] Mang'ın, Hsiung-nu'ları karıştırması, onlarla arasında sorun yaratmış, sınırdaki halk öldürülmüş veya esir alınmıştı. Ayrıca on iki bölgeden toplanan ordu, uzun süre mevzilenmiş ve sefere çıkmamış, [bu sebeple] görevli ve askerler yorgun düşmüştü. Birkaç yıl içinde kuzey sınırları boşalmış ve bozkırlar ölenlerin iskeletleriyle dolmuştu.

Wu-chu-liu [Jou-tı\ Ch'an-yü 21 yıl hüküm sürdükten sonra Chien-kuo [saltanat devresinin] 5. yılında öldü [M.S.13]. Hsiung-nu'ların devlet işlerini elinde tutan önemli [bir] danışman olan Sağ Ku-tu Hou [unvanlı] Hsü-pu Tang, aslında Wang

3827/ 1

Chao-chün'ün kızı olan Chü-tz'u'sı(:Prenses) Yün'ün kocası idi. Yün, sık sık Merkezi Ülke ile ho-ch'un(evlilik yoluyla uyum) antlaşması yapılmasını istiyor, ayrıca Hsien'le devamlı iyi ilişkiler içinde bulunuyordu. Hsien'in art arda [Wang] Mang'dan unvanlar aldığını görmüştü. Bu yüzden [Yün ve Tang], Yü'yü atlayarak Hsien'i, Wu-lei Juo-ti Ch'an-yü ilan etmişlerdir.

Wu-lei [Jou-ti] Ch'an-yü Hsien, başa geçince kardeşi Yü'yü Sol Lu-li Beyi yapmıştı. Wu-chu-liu [Jou-ti] Ch'an-yü'nün oğlu Ssu-t'u-hu zaten Sol Bilge Beyi idi. [Kendi] kardeşi T'u-ch'i Yen-chih'n\n oğlu Lu-hun'u [da] Sağ Bilge Beyliğine getirmişti. Wu-chu-liu Ch'an-yü zamanında Sol Bilge Beyi [unvanlı] birkaç [kişi] öldüğü için bu makamın uğursuz olduğu zannediliyordu. [Bu sebeple] Sol Bilge Beyliğinin adı "Hu-yü" olarak değiştirilmişti. Hu-yü, Ch'an-yü'den hemen sonra gelen, en yüksek makamdı. Bu sebeple Wu-chu-liu Ch'an-yü, büyük oğlunu Hu-yü yaparak, devleti ona bırakmak istemişti. Hsien, mevkiini düşürdüğü için Wu-chu-liu Ch'an-yü' den nefret ediyordu. [Bu yüzden], devletin [Wu-chu-liu'nun oğluna] bırakılmasını istememiş, başa geçtiğinde Hu-yü unvanını, Sol T'u-ch'i Beyliği olarak değiştirip derecesini düşürmüştü. [Bu sırada] Yün ve Tang da, Hsien'i ho-ch'un(evlilik yoluyla uyum) antlaşması yapmaya ikna etmişlerdi.

T'ien-feng [saltanat devresinin] ilk yılında [M.S.14], Yün ve Tang, Hsi-ho [ilinde] bulunan Hu-meng'daki Chih-lu kalesine [bir] kişi yollayarak kaledeki görevlilere Ho-ch'in Hou ile görüşmek istediklerini bildirmişlerdi. Ho-ch'in Hou [unvanlı] Wang Hsi, Wang Chao-chün'ün ağabeyinin oğluydu. İl Merkezi Garnizon Komutanı bu [isteği Wang Mang'a] bildirmişti. [Wang] Mang, Hsi'yi ve Hsi'nin kardeşi olan Atlı Birlikler Garnizon Komutanı Chan-te Hou [unvanlı] Li'yi Hsiung-nu'lara elçi olarak göndermiş, Ch'an-yü'nün başa geçmesini kutlayarak [ona] altın, giysiler ve ipekli kumaşlar ihsan etmişti. [Ayrıca] rehin olan Teng'ın hayatta olduğunu söyleyerek onları kandırmış ve karşılığında Ch'en Liang, Chung Tai ve diğerlerini istemişti. Ch'an-yü dört kişinin hepsini yakalamış, Birlik Komutanı Tao Hu'yu öldürmekten suçlu olan Chih Yin'i, eşi ve çocuklarıyla [birlikte] yirmi yedi kişinin hepsini bağlayıp [kafeslere] hapsedilmiş olarak elçiye teslim etmişti. [Ayrıca] Ch'u-wei-ku-hsi Beyi Fu ve beraberinde kırk kişiyi Hsi ve Li'ye refakat etmek üzere görevlendirmişti. [Wang] Mang, Ch'en Liang ve diğerlerini ölümle cezalandırıp yaktırmıştır. Bütün komutanlıkları kaldırıp [burada] mevzilenmiş askerleri dağıtmış, [bunların] yerine Özel Harekat Garnizon Komutanlığı kurmuştu. Ch'an-yü, [Wang] Mang'ın hediyelerine karşı açgözlü davrandığı için görünüşte, Han zamanındaki ilişkilerini koparmamasına rağmen, aslında yağma hareketlerinden kazanç sağlıyordu. [Hsiung-nu] elçilik [heyeti] geri döndüğünde, oğlu Teng'ın daha önce öldürülmüş olduğunu öğrenince [Ch'an-yü] çok kızmış, sol [bölge] toprakları üzerinden [içlere doğru girerek] sürekli yağmalarda bulunmuştu.

[Wang Mang'ın] elçilerinin Ch'an-yü'ye [bu durumu] sorması üzerine [o da] şöyle demişti:

"Wu-huan ve Hsiung-nu'lardan kural tanımayan, kötü kişiler, birlikte sınırları aşarak [oraları] talan ediyorlar, tıpkı Merkezi Ülke'deki haydutlar gibi! Hsien [Ch'an-yü olarak] ben, [daha] yeni başa geçip devletin idaresini üstlendim. Henüz nüfuzum yeterli değildir. Bütün gücümle [onları] durdurmaya

3828/ 1

çalışıyorum. [Dolayısıyla] riyakar davranmaya cesaret edemem."

T'ien-feng [saltanat devresinin] ikinci yılı beşinci ayında [M.S.15], [Wang] Mang yeniden Hsi ile Wu Wei Generali VJang Hsien'in başkanlığında Fu An ve Ting Yeh de dahil olmak üzere altı kişiyi Sağ Ch'u-wei-ku-hsi Beyi [Fu]'yu uğurlamaları için görevlendirdi. [Ayrıca] öldürülmüş olan rehine Teng ile beraberindeki asillerin cenazelerinin hepsini resmi imparatorluk arabalarıyla geri yollamıştı. Sınıra vardıklarında Ch'an-yü, Yün ile Tang'ın oğlu [olan] Büyük Chü-chü [unvanlı] Shih ve birkaç kişiyi, [onları] karşılamak üzere sınıra göndermişti. [Wang] Hsien ve beraberindekiler geldiklerinde, Ch'an-yü'ye çok miktarda altın ve değerli eşya hediye ederek, bu yolla Hsiung-nu [unvanının] "Kung-nu", Ch'an-yü [unvanının da] "Shan-yü" olarak değiştirildiğini 7 ilan etmişler [ve bir] mühür vermişlerdi. 5 Ku-tu Hou [unvanlı] Tang, Hou-an Kung, Tang'ın oğlu Shih [ise] Hou-an Hou yapılmıştı. Ch'an-yü, [Wang] Mang'ın altın ve hediyelerine karşı açgözlü olduğu için [bunları] kabul eder görünmüş, ancak eskisi gibi yağmalarına devam etmişti. Hsien ve Hsi bunun yanısıra Ch'en Liang ve diğerlerinin teslim edilmesi karşılığında Yün ve Tang'a para vermişler, [bunun] bölüşülmesi kararını [kendilerine] bırakmışlardı. On ikinci ayda, geri dönüp sınırdan içeri girmişler, [Wang] Mang [bu olaylardan] mutluluk duyarak Hsi'ye iki milyon chi'en (madeni para) ihsan etmiş, [Fu] An ve diğerlerinin hepsine unvanlar vermişti.

Ch'an-yü Hsien beş yıl hüküm sürmüş, T'ien-feng [saltanat devresinin] 5. yılında ölmüştü [M.S.18]. Kardeşi Sol Bilge Beyi Yü, Hu-tu-erh-shih-tao-kao Juo-ti Ch'an-yü unvanıyla başa geçmişti. Hsiung-nu'lar, atalarına duydukları bağlılık ve 1 saygıyı "juo-ti" [kelimesi ile] ifade ederlerdi. Hu-han-yeh'den itibaren Han'larla çok yakın ilişkiler kurulmuştu. Han'ların hükümdarlarının ölümünden sonra [onlar için] "hsiao(:saygın)" sözünü kullandıklarını görüp onları taklit ederek, [kendi hükümdarlarının] hepsine "juo-ti" demişlerdi.

Hu-tu-erh-shih[-tao-kao Juo-ti] Ch'an-yü Yü, başa geçtiğinde alacağı hediyeler için açgözlü davranarak, Büyük Chü-chü Shih ve Yün'ün kız kardeşi olan Tang-yü Chü-te'u'sının(:Prenses) oğlu Hsi-tu fiey/'ni hediyelerle birlikte Ch'ang-an'a göndermişti. [Wang] Mang, Ho-ch'in Hou [unvanlı] Hsi'yi, Shih ve bazı kişilerle Chih-lu kalesi önüne göndermişti. Yün ve Tang'la karşılaşınca [onları] asker kuvvetiyle zorlayarak Ch'ang-an'a getirmişlerdi. [Bu arada] Yün ve Tang'ın küçük oğlu kaleden kaçmayı başararak Hsiung-nu'lara geri dönmüştü. Tang, Ch'ang-an'a geldiğinde [Wang] Mang, Hsü-pu Ch'an-yü unvanıyla [onu] onurlandırmış, başa geçmesine yardımcı olmak 5 üzere büyük [bir] ordu yollamak istemişti. [Ancak], asker toplama işi yolunda gitmemiş ve [Wang Mang'a] kızgın olan Hsiung-nu'lar [da] kuzey sınırlarından içeri girmişler, böylelikle kuzey sınır [bölgeleri] kötü [bir] duruma düşmüştü. Tang hastalanarak öldüğü sırada, [Wang] Mang [bir] cariyesinden olan kızı Lu-lu Jen'ini(:prenses), Hou-an Kung [unvanlı] Shih'ya eş olarak vermiş bulunuyordu. Bu yüzden ona fazlasıyla itibarda bulunmuş ve bunun sonucu olarak [da sefere] göndereceği ordunun başına geçirmek istemişti. [Ancak] bu sırada, Han orduları [Wang] Mang'ı öldürmüş, Yün ve Shih da aynı akıbete uğramışlardı.

Keng-shih [saltanat devresinin] ikinci yılı kışında [M.S.24], Han, Saray Muhafız Birliği Generali Kui-te Hou [unvanlı] Li ile İmparatorluk Savunma Danışmanlığı Destek Kuvvetleri [Komutanıf Ch'en Tzun'u Hsiung-nu'lara elçi olarak göndermiş, eski Han adetinde olduğu üzere Ch'an-yü'ye hakimiyet mührü, Beylere ve daha alt kademedeki kişilere de damga vermişti. Ayrıca Yün ve Tang'ın [Merkezi Ülke'de] kalan ailelerini, soylu kişileri ve [onlara] hizmet edenleri de geri göndermişti.

Ch'an-yü Yü kibirli bir şekilde Tzun ve Li'ye [şöyle] demişti:

"Hsiung-nu'lar esasen Han'larla kardeştir. Hsiung-nu'larda iç karışıklık çıkınca Hsiao Hsüan Huang-ti, Hu-han-yeh Ch'an-yü'nün başa geçmesine yardım etmişti. Bu sebeple [Hu-han-yeh] Han'a saygı duyarak tabi olmuştu. Şimdi de, Han, büyük [bir] karışıklık içine düşmüş, taht Wang Mang tarafından zorla ele geçirilmiş, Hsiung-nu'lar da ordu yollayarak Mang'a saldırmış ve sınırlar boşalmıştır. [Bu durum] ülkeyi sarsarak harekete geçirmiş [ve] Han [yönetimine] özlem duyulmuştu. Böylece [Wang] Mang yenilmiş ve Han yeniden başa geçmiştir. Bu benim sayemde olmuştur! Bu kez de [siz] bana saygı gösteriniz!"

Tzun [bu sözlere] karşı çıkmış, Ch'an-yü [ise] sonuna kadar bu sözleri savunmuştu. Ertesi yılın [M.S.25] yazında [elçiler] geri dönmüştü. Bu sırada Kızıl Kaşlılar, Ch'ang-an'a girmiş ve [Liu Hsüan] yenilerek Keng-shih [dönemi] sona ermişti.

3830/ 1

Yazar [şöyle] yorumda [bulunmaktadır]:


Shu Ching'de şu uyarıda bulunulmuştu: "Man ve İ'ler ülkemizde karışıklık çıkartabilir." Shih Ching'de "Juna ve Ti'lere karşı saldırıda bulunmak gerekir"; Ch'un Ch'iu'da ise "iyi [bir] hükümdar dört [taraftaki] İ'lere dikkat etmelidir" diye yazılmıştır. Uzun zamandır İ ve Ti [gibi yabancı kavimler] bize zarar vermişlerdir. Bu yüzden Han'ın kuruluşundan itibaren, iyi plan yapabilen ve önerilerde bulunan danışmanlar, taktik ve planları karşılıklı [olarak] sarayda tartışmadılar mı? Kao-tsu zamanında Liu Ching, Lü Hou zamanında Fan K'uai ve Chi Pu, Hsiao Wen zamanında Chia I ve Ch'ao Tsuo, Hsiao Wu zamanında Wang Hui, Han An-kuo, Chu Mai-ch'en, Kung-sun Hung ve Tung Chung-shu [gibi değerli danışmanlar] bulunmaktaydı. [Bu kişilerin] her birinin kendine göre [bir] bakış açısı vardı; bazıları benzer, bazıları ise farklı düşüncelere sahipti. Ancak, genellikle bunların düşünceleri iki ana grupta toplanmaktaydı. Sivil danışmanlar ho-ch'un(evlilik yoluyla uyum) antlaşması yoluyla barışı sağlamak, askeri danışmanlar ise 5 saldırıda bulunmak istediklerini söylüyorlardı. Herkes bir anlık kazancı [veya] zararı düşünüyor ancak, Hsiung-nu sorununun kaynağını araştırmıyorlardı. Han'ın kuruluşundan bugüne kadar, nesiller [ve] yıllar geçmiştir ve [bu süre] Ch'un-ch'iu [döneminden] daha uzundur. [Han], Hsiung-nu'lara karşı kimi zaman nazik davranarak ho-ch'un(evlilik yoluyla uyum) antlaşması yapmış, kimi zaman da güç kullanarak saldırmıştı. Kuvvetsiz olduğu zamanlarda hizmet etmiş, güçlü olduğunda [ise onları] kendine tabi kılmıştı. Geri çekilme [veya] ilerlemeleri, güçlü [veya] zayıf olmalarına göre değişmişti. Bu sebeple [Han'ın] yapmış olduğu uygulamalar hakkında bilgi sahibi olunabilir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Sonraki

Dön Asya Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir