Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

1934'teki 'Gizli' Nüfus Sayımı

Ana Konular:
"Kahraman Ata'mız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş Dönemi".
-Atamız, Türk Milletimiz'in çıkarları için Gerçek Demokrasi'yi tamamı ile uygulamış, herşeyini Türkiye Cumhuriyetimizin temelini kurmak için, Türk Soyumuzun ve İslam Dinimizin Tam Bağımsız Geleceği için yaşadığı sürede feda etmiştir.
-Dersim İsyanını(ve ondan önceki benzer isyanlarıda) planlayan, örgütleyen, pohpohlayan ve oluşturanlar ülkemiz içindeki İngiliz ajanlarıdır(örneğin Seyit Rıza). Cahil bırakılmış halkımızı, önemli değerlerimizi(İslam Dini ve Milliyetçilik) kötüye kullanarak, Türkiye Cumhuriyetimize karşı ayaklandıranlar İngiliz ajanlarının ta kendisidir.
-Seyit Rıza, Koçgiri Aşireti mensupları, vs., bunların hepsinin soyu Türk'tür, ama ne tuhaftır ki bu ajanlar Kürtçülüğü, İslam'ı ve Kürdistan'ı savunuyorlar. Bu tarihi gerçekler, size günümüzde neleri hatırlatıyor? Abdullah Öcalan'ın kökeni nedir? Ermeni!!! Ahmet Türk'ün kökeni nedir? Türktür!!! Talabani ve Barzani'nin kökeni nedir? Yahudi??? Bütün bu şahıslar günümüzde hangi devlete hizmet ediyorlar? İngiltere-ABD devletine!!!
-Bir benzerlik görebiliyormusunuz? Amaç Kurtuluş Savaşından itibaren Tam Bağımsız Atatürkçü Türk Cumhuriyetini yıkmaktır ve bu amaç İngilterenin çıkarlarına hizmet etmektedir. Sonuç nedir? Dersim İsyanını oluşturan İngiltere'dir(finansal destekleriyle), ve İsyanı bastıran Atatürk'te İngiltere'ye hizmet eden teröristlere operasyonlar düzenleyip, aslında bir İngiliz harekatını yokedip, İngiltereyi tekrardan mağlup etmiştir!!!
-Atamız'ın Karizmatik Liderliği Döneminde Türkiye'miz, İç ve Dış Siyasette Tam Bağımsız olan Bir Dünya Gücüydü. Atamızın önünde sonsuz sevgi ve saygıyla eğiliyoruz.

1934'teki 'Gizli' Nüfus Sayımı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Kas 2010, 00:45

HALAÇOĞLU'NUN LİSTESİ 1934'TEKİ 'GİZLİ' NÜFUS SAYIMINDAN MI ÇIKTI?

Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun "Elimde Ermeni dönmelerinin listesi var" sözleri büyük tartışma yarattı. Bu iddiayı kanıtlayan resmi bir belge ortaya çıkartılmış değil. Buna rağmen TTK Başkanı hiçbir şekilde geri adım atmayarak ısrarla devletin "kapı kapı dolaşıp bu kişileri tek tek tespit ettiğini" savunuyor. Tartışmalar kamuoyunda ciddi bir kuşku yaratmadı değil. Hâlâ hükümetten de diğer resmi kurumlardan da Halaçoğlu'nun bahsettiği listeyi yalanlayan veya doğrulayan açıklama gelmemiş olması akıllardaki soru işaretlerini çoğaltıyor kuşkusuz. 'Nüfus istatistikleri tümüyle açıklanmalıydı' Konuya dair Referans'a açıklama yapan Halaçoğlu, "Elinizde bulunduğunu söylediğiniz belgeler devlet arşivine mi ait" sorusuna net yanıt vermekten kaçındı. Ancak tezlerini kanıtlayabilecek bazı olguların geçmişte yapılmış nüfus sayım sonuçlarından da çıkartılabileceğini söyledi. Halaçoğlu'nun işaret ettiği şey, en son 1975 yılındaki nüfus sayımı kağıtlarında yer alan "Hangi anadili konuşuyorsunuz?" sorusuna verilen yanıtlar.

Bunların bir gösterge olabileceğini ileri sürüyor Halaçoğlu. "Peki bu sayım sonuçları tam olarak açıklandı mı" sorusuna ise yanıtı net: "Açıklanması gerekirdi." Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) belgelerine göre 1980 yılındaki sayıma kadar bu soru anketlerde yer almasına rağmen sonuçların 1975 yılından sonra hiç açıklanmamış olması dikkat çekici. Türkiye ilk nüfus sayımını 1927 yılında yaşadı. "Anadili nedir" ve "Anadilinden başka hangi dili konuşmasını bilir?" soruları ise ilk kez 1935'teki sayım kağıdına konuldu.

Ve bu yıldan itibaren nüfus sayımının her 5 yılda bir düzenli olarak yapılacağı kanunla karara bağlandı. Ancak Türkiye düzenli nüfus istatistiklerine geçtiği 1935 yılında tuhaf bir sayıma daha tanık olmuştu. Resmi sayımın 1935 yılında yapılacağına ilişkin 2465 No'lu Umumi Nüfus Sayımı Hakkında Kanun'un 29 Mayıs 1934'te TBMM'de kabul edilmesinden bir ay sonra, 2576 No'lu Gizli Nüfusların Yazımı Hakkında Kanun adlı özel bir düzenleme de Meclis'ten geçerek 15 Temmuz günü yürürlüğe girdi. Böylece aynı yıl "umumi" ve "gizli" adıyla çifte nüfus sayımı yapıldı. Nitekim "gizli" ibareli nüfus sayımı haziran 1935'e kadar devam ederken, "umumi" nüfus sayımı ekim 1935'te gerçekleştirildi.

Bilgi verene ödül, sayılmayana ceza Meclis tutanaklarında yer alan ve 12 maddeden oluşan gizli nüfus sayımı kanunundaki bazı düzenlemeler şöyleydi:

Her reis evindeki veya emri altındaki gizli nüfusu 1.5 ay içinde bildirecek (madde 1), muhtar ve belediyeler gizli nüfusları kaydederek kayıt defterlerini düzenleyecek ve ilgili makama gönderecek (madde 2), bilgiyi doğru vermeyenler 110 lira cezalandırılacak (madde 4), mükerrer nüfus yazımında ceza iki misli artırılacak (madde 5), idare heyetlerinin cezaları kati olup tahsil edilecek (madde 6), gizli nüfus yazılacak ve defterler buna göre tanzim edilecek (madde 7), kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde gizli nüfus hakkında bilgi veren mükafatlandırılacak (madde 8). Başvekil İsmet İnönü imzasıyla 3 Temmuz 1934 günü TBMM Başkanlığı'na sunulan lahiyada kanun, "Nüfus kütüğüne kaydolmamış, ölmüş ya da kaybolduğu halde kütükten silinmemiş olanların belirlenmesi" gerekçelerine dayandırıldı.

Oysa 1935 yılında yapılacak resmi genel sayım da zaten nüfusun tam olarak tespit edilmesi ve kayıt altına alınması amacını güdüyordu. Sayım kanun çıkmadan 1 yıl önce başladı Bunun yanında TBMM tutanaklarında dikkat çekici bir başka nokta daha var. İnönü'nün sunduğu lahiyadan iki gün sonra, 5 Temmuz günü, TBMM Başkanlığı'na sunulan Dahiliye Encümeni Mazbatası'na ekli listenin üzerinde yer alan tarihler ile kanunun resmen yürürlüğe girdiği tarih arasında fark bulunuyor. Mazbatada 1933 kasım ile 1934 mayıs döneminde kaydedilen yazılı ve gizli nüfus hakkında bilgilere yer verilmiş. Dolayısıyla "gizli" nüfusun tespitine ilişkin sayım yapılması için kanun 1934'te çıkartılmasına karşın, 1933'te de gizli sayım herhangi bir yasal dayanak olmaksızın yapılmış.

Kanunun yürürlük süresi ise 1 Haziran 1935 tarihine kadar uzatılmış. Dolayısıyla 1933'ten başlayarak 1935'teki resmi nüfus sayımına kadar süren "gizli bir nüfus istatistiğinin" devlet arşivlerinde yer alması gerekiyor. Prof. Dr. Halaçoğlu, elinde bulunduğunu savunduğu "dönmeler listesi"nin kaynağının 1933-35 yılları arasında yapılmış bu "gizli sayım" olup olmadığına dair soruyu kesin bir dille reddetti. Hatta şimdiye kadar devletin arşivlerinden yararlandığını söylemesine rağmen, "Benim kaynaklarım başka. Yerli yabancı uzmanlar ile kişisel araştırmalarımdan oluşuyor" dedi. Ve "gizli sayımın" İsmet İnönü'nün lahiyasında söylenen gerekçelerden dolayı yapıldığını anlattı. Ancak resmi bir nüfus sayımı yapılacakken bir yılı kanunsuz biçimde olmak üzere neden iki yıl boyunca ayrı bir sayımın yapıldığı sorusunu ise "Konunun ayrıntılarını bilmiyorum" diyerek yanıtladı. Bu tuhaf sayımın istatistiki sonuçları konusunda genel rakamlar dışında herhangi bir ayrıntı yok.

Konuyu danıştığımız Toplumsal Tarih dergisi yazarları ile yakın tarih üzerine çalışan Mehmet Ali Kılıçbay, Rıfat Ballı, İsmail Beşikçi gibi tarihçiler ise çifte nüfus sayımı ve ona dair kanun hakkında bir bilgilerinin olmadığını ifade ettiler. Anadillere göre nüfus dağılımı artık yapılmıyor Türkiye'de 1935 yılından itibaren nüfus sayımlarında kullanılan anketlerde etnik kökene dair bilgilerin yer aldığı sorulara da yer verilmeye başlandı. Özellikle dil konusunda ayrıntılı istatistikler tutuldu. Anadil, ikinci konuştuğu dil, başkaca bildiği diller, dile ve dine göre dağılımlar gibi istatistikler 1975'e kadar da tamamen açıklanıyordu. 1990 yılına kadar bu sorular sorulmasına rağmen, kamuoyuna açıklanmadı. 1990'dan itibaren de nüfus anketlerinden sorular çıkartıldı.
Bahadır Özgür / Referans Gazetesi

1935 SAYIMI
Dil/Konuşan sayısı

Türkçe 13.899.073
Abazaca 10.099
Acemce 2.053
Arnavutça 22.754
Boşnakça 24.613
Çerkezce 91.972
Ermenice 57.599
Gürcüce 57.325
Kıptice 7.855
Kürtçe 1.480.246
Lazca 63.253
Pomakça 32.661
Rumca 108.725
Tatarca 15.615
Yahudice 42.607
Diğer 241.000
Not: Sayım soru kağıdındaki bazı diller
alınmıştır.

1945 SAYIMI
Dil/Konuşan sayısı


Türkçe 16.598.037
Abazaca 8602
Acemce 781
Arnavutça 14.165
Boşnakça 13.280
Çerkezce 66.691
Ermenice 56.179
Gürcüce 40.076
Kıptice 4463
Kürtçe 1.476.562
Lazca 46.987
Pomakça 13.033
Rumca 88.680
Tatarca 10.047
Yahudice 51.019
Diğer 301.572

1950 SAYIMI
Dil/Konuşan sayısı


Türkçe 18.254.188
Rumca 89.472
Ermenice 52.776
Musevice 35.780
Diğer 629.429
Ecnebi diller 28.817
Bilinmiyor 1488

Kaynakça
Kitap: Tarih Gelecektir
Yazar: Yusuf Halaçoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1923-1938: Gazi Mustafa Kemal Atatürk Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir