Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Atatürk'ü Anlamak İçin

10.11.1960

Ana Konular:
"Kahraman Ata'mız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet Halk Partisi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kuruluş Dönemi".
-Atamız, Türk Milletimiz'in çıkarları için Gerçek Demokrasi'yi tamamı ile uygulamış, herşeyini Türkiye Cumhuriyetimizin temelini kurmak için, Türk Soyumuzun ve İslam Dinimizin Tam Bağımsız Geleceği için yaşadığı sürede feda etmiştir.
-Dersim İsyanını(ve ondan önceki benzer isyanlarıda) planlayan, örgütleyen, pohpohlayan ve oluşturanlar ülkemiz içindeki İngiliz ajanlarıdır(örneğin Seyit Rıza). Cahil bırakılmış halkımızı, önemli değerlerimizi(İslam Dini ve Milliyetçilik) kötüye kullanarak, Türkiye Cumhuriyetimize karşı ayaklandıranlar İngiliz ajanlarının ta kendisidir.
-Seyit Rıza, Koçgiri Aşireti mensupları, vs., bunların hepsinin soyu Türk'tür, ama ne tuhaftır ki bu ajanlar Kürtçülüğü, İslam'ı ve Kürdistan'ı savunuyorlar. Bu tarihi gerçekler, size günümüzde neleri hatırlatıyor? Abdullah Öcalan'ın kökeni nedir? Ermeni!!! Ahmet Türk'ün kökeni nedir? Türktür!!! Talabani ve Barzani'nin kökeni nedir? Yahudi??? Bütün bu şahıslar günümüzde hangi devlete hizmet ediyorlar? İngiltere-ABD devletine!!!
-Bir benzerlik görebiliyormusunuz? Amaç Kurtuluş Savaşından itibaren Tam Bağımsız Atatürkçü Türk Cumhuriyetini yıkmaktır ve bu amaç İngilterenin çıkarlarına hizmet etmektedir. Sonuç nedir? Dersim İsyanını oluşturan İngiltere'dir(finansal destekleriyle), ve İsyanı bastıran Atatürk'te İngiltere'ye hizmet eden teröristlere operasyonlar düzenleyip, aslında bir İngiliz harekatını yokedip, İngiltereyi tekrardan mağlup etmiştir!!!
-Atamız'ın Karizmatik Liderliği Döneminde Türkiye'miz, İç ve Dış Siyasette Tam Bağımsız olan Bir Dünya Gücüydü. Atamızın önünde sonsuz sevgi ve saygıyla eğiliyoruz.

Atatürk'ü Anlamak İçin

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Kas 2010, 01:42

ATATÜRK'Ü ANLAMAK İÇİN

Genç kuşakları bekleyen büyük görev, Atatürk'ün eserini durmaksızın geliştirmeye çalışmaktır. Bunun için Atatürk'ü sevmek yetmez, ayrıca onu anlamak, iyi ve doğru anlamak gerekir. Atatürk, tarihimizin belli bir anında, yurdumuza gökten zenbille indirilmiş bir kurtarıcı, bir yol gösterici, bir peygamber değildir. Yüzyıllar boyunca Türk toplumunu çöküntüye doğru sürükleyen tarihsel ve sosyal koşulların son deminde yetişmiş, kendinden önce kimi çevrelerde belli belirsiz sezilen yıkılış nedenlerini apaçık görmüş, kurtuluş çarelerini matematik bir kesinlikle ortaya koymuş bir vatan evladıdır. Onun aynı zamanda büyük bir asker, dinamik bir aksiyon adamı oluşu milletimiz için şüphesiz bir talih eseridir.

Böylece, yurdumuzu saldırgan yabancı kuvvetlerden temizlemek, ulusal bağımsızlığımıza kavuşmak ve gerçek kurtuluşun demir kapılarını onun önderliği altında zorlamak olanağını bulmuşuzdur. Atatürk fikir planından öteye geçemeseydi, bize onun çizdiği yoldan gidecek birçok aksiyon adamları gerekecekti. Fakat bugün o artık aramızda bulunmadığına göre eseri yürütmek ve başarıya ulaştırmak görevi yeni kuşaklara düşmektedir. Atatürk, çağdaş uygarlık düzeyini bize hedef diye göstermiştir. Bu deyimi yanlış anlamamaya son derece dikkat etmelidir. Çağdaş uygarlık, belli bir teknikle üretim, savaş ve ulaştırma araçları yapıp bunları kullanmak demek değildir. Daha doğrusu bu saydıklarım çağdaş uygarlığın amacından ziyade onun belirtileridir. Bir başka uygarlık düzenine bağlı kalarak da aynı sonuçları elde etmek mümkündür.

Bugün Sovyet Rusya birçok alanda Batı'ya yaklaşmış, hatta bazı noktalarda onu geçmiştir. Füze tekniğinde Ruslara kıyasla bir hayli geride kaldıklarını Amerikalılar kendileri söylüyorlar. Atatürk'ün bize mutlaka varmamız gereken büyük amaç diye gösterdiği çağdaş uygarlık, her şeyden önce bir insan anlayışı ve bu anlayış üzerine kurulu bir dünya görüşüdür.

Saltanatın temsil ettiği eski düzen bunun için yıkılmış, Cumhuriyet bunun için ilan edilmiştir. Vicdan hürriyetine ve onun ifadesi olan laiklik prensibine bunun için dört elle sarılmışızdır. Her türlü sosyal ve ekonomik imtiyazlar bunun için kaldırılmış, Medeni Kanun bunun için yürürlüğe konmuş, insanları kalıplaştıran gericilik tortularına karşı bunun için savaş açılmış, Batı'nın yürürlüğe koyduğu temel hürriyetler bunun için millete mal edilmek istenmiştir. Atatürk'ün işaret ettiği çağdaş uygarlık, Batı dünyasının yüzyıllar boyunca işleyip geliştirdiği insan hakları esasına dayanır. Millet olarak güçlü, mutlu ve özgür yaşayabilmemiz, o hakları dimdik ayakta tutmamıza bağlıdır. İster dolambaçlı yollardan, ister açıkça, bu topraklar üzerinde kurulacak dikta rejimlerine artık uzun zaman katlanılmayacağını yeni kuşaklar 1960 yılının 27 Mayıs'ında parlak bir şekilde ispat ettiler.

Atatürk'ün büyük eserini çocuklarımıza iyi anlatabildiğimiz nispette milletimiz yarın gerici idarelerin baskısına uğramak tehlikesinden kendini kurtaracaktır.

Kaynakça
Kitap: 27 MAYIS'TAN 12 MART'A (1960)
Yazar: Nadir Nadi
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1923-1938: Gazi Mustafa Kemal Atatürk Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir