1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Bağımsız Türkiye Cumhuriyetini tescil ettiren antlaşma:Lozan

MesajGönderilme zamanı: 27 Ara 2012, 00:11
gönderen TurkmenCopur
Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni tescil ettiren antlaşma: Lozan

Osmanlı'nın son dönemi de dahil olmak üzere, Türkiye'nin yakın tarihi göz önüne alındığında, uluslararası antlaşmalar dendiğinde insanın kafasında çok iyi şeyler canlanmaz. Kavramın akla en çok getirdiği şey, toprak kaybı ve emperyalizmin daha fazla baskısı altında olmaktır. Bu genel kanıya istisna, Lozan Antlaşması ile getirilmeye başlanmıştır. Halkımız ilk kez Lozan'la birlikte, uluslararası antlaşmaların yalnızca toprak kaybı veya bağımlılık getirmediğini görmeye başlamıştır.
Misakı Milli ile çizilen sınırları tescil etmesi ve ülkemizi bağımlılıktan önemli oranda kopartması sebebiyle Lozan Barış Antlaşmasının devrim tarihimizde özel bir yeri vardır. Tüm kurumlarıyla birlikte, emperyalizmin büyük tehditi altında yaşayan bir ülkede, bağımsızlığımızı tescil ederek güvence altına alan bir antlaşmayı hatırlatmak asla, geçmişi basit bir biçimde yad etmek olarak nitelendirilemez. Aksine bugün için Türkiye'yi tasfiye etmek istiyenlerin en çok ihlal etmek zorunda oldukları bir antlaşmadır Lozan. Yarattığı rejim ve içerdiği düzenlemeleri tekrar hatırlatmak, karşı karşıya bulunduğumuz tehlikeyi anlamak ve emperyalizme karşı mücadele ederken bugün için dahi bize referans olması açısından büyük bir önem taşır. Bu düşüncelerle Lozan Barış Antlaşması'nı bu ay kapak dosyası yaptık. Kapak dosyamızın ilk kısmını İbrahim Erdoğan kaleme aldı. Kapak dosyamızın diğer kısmını Komintern Belgelerinde Lozan'a ayırdık. Bu bölümde Lozan'ın Komünist Enternasyonel'de yapılan konuşmalarda nereye oturtulduğunu görebileceksiniz.

Kapak dosyasına dahil ettiğimiz diğer bir yazı, işçi Partisi Genel Sekreteri Mehmet Bedri Gültekin'in "Sevr ya da Lozan, Kölelik ya da Özgürlük" başlıklı makalesi. Bu yazı daha önce Teori dergisinin Ekim 1997 tarihli 93. sayısında yayımlanmıştı. Bu yazısında Gültekin, Sevr tehditinin gittikçe belirginleştiği bir dönemde, Lozan'a karşı Sevr yandaşlığına soyunan Kürt Milliyetçiliği'nin çıkmazını gözler önüne seriyor.

Ulusal devleti koruma mevzilerinde mücadele edenlerin karşısına sıkça çıkartılan kavramların başında küreselleşme kavramı gelir. Ulusal devleti tasfiye yolunda küreselleşmenin oynadığı rolü Aylin Kılıç arkadaşın kaleminden okuyacaksınız.
Geçtiğimiz günlerde toplanan Öncü Gençlik GYK'nın 2001-2002 dönem değerlendirmesi ile birlikte, yaz dönemi ve gelecek yıla yönelik öngörülerini de sayfalarımızda bulabileceksiniz.

Erdem Ergen, geçtiğimiz sayıda yer verdiğimiz, Özgür Uyanık arkadaşın "Siyaset Tarzı Üzerine" başlıklı yazısındaki, sınıf mücadelesinin tanımı ve ekseni, devrimci partilerde kadro siyaseti ve devrimci siyasetin köşe taşları konularında yanlış ve eksik gördüğü birtakım hususlar üzerinde duruyor.

işçi Partisi tarihi'nin üçüncü ve son bölümüyle eğitim notları dizisine devam ediyoruz. Önümüzdeki ay, yeni bir başlıkta eğitim konularını ele almaya devam edeceğiz.
Normal bir dönemde yaşıyor olsaydık sözlerimizi iyi tatiller diye sonlandırabilirdik ancak, içinde bulunduğumuz dönemin önceliklerinin bilinciyle ''iyi Çalışmalar'1 dileklerimizle gelecek ay buluşmak üzere sözlerimize son veriyoruz.