Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İran ve Azerbaycan Türkleri

Burada Günümüzeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

İran ve Azerbaycan Türkleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 19:04

İran Türkleri

X. asrın son çeyreğinden XX. asrın ilk çeyreğine kadar, yaklaşık 950 yıl, İran ya Türk hakimiyetinde ya da Türk hanedanı idaresinde yaşayan bir ülkedir. Dolayısiyle, Türklerin ve Türk kültürünün en kesif olduğu ülkelerin başında İran gelmektedir. Bugün, İran nüfusunun yarıya yakınını teşkil etmesine rağmen Türkler, İranlıların şovence tutumları yüzünden, dil ve tarihlerini öğrenme ve kullanmada en geri kalmış Türk kitlesini teşkil etmektedir. Bin yıla yakın Türk idaresi altında yaşamanın verdiği eziklik yüzünden İranlılar, belki de Türklere en kötü muameleyi yapan milletlerin başında gelmektedir.

Müslüman bir ülke olan İran'ın nüfusu 52 milyon civarında bulun-maktadır. Bu nüfusun 20 milyona yakınını Türkler, 26 milyona yakınını İranlılar (Farslar) ve 6 milyona yakınını da diğer etnik gruplar teşkil etmektedir. İranlılar, ülke nüfusunun yarıya yakınını teşkil eden Türklere, kendi dillerinde okuma-yazma fırsatı vermemektedir.
İran'da yaşayan Türklerin önemli kısmını Azeriler teşkil etmektedir. Daha önce Azerbaycan Türkleri kısmında izah edildiği gibi, Kuzey Azerbaycan, XIX. asrın ilk çeyreğinde Ruslar tarafından işgal edilmişti. 7 milyona yakın Azeri Türk'ü Rus işgali altındaki Kuzey Azerbaycan'da yaşamaktadır. Güney Azerbaycan ise, İran idaresi altında bulunmaktadır. Yüzölçümü 107.000 km2 olan Güney Azerbaycan'da 17 milyona yakın Türk yaşamaktadır.

Güney Azerbaycan'ın Türkler ile meskun olan belli başlı yerleşme merkezleri şunlardır:

Tebriz, Erdebil, Hoy, Urmiye, Selmas, Maku, Meraga, Astara, Culfa, Merend, Halhal ve Soğukbulak.
Türklerin Azerbaycan'a kitleler halinde yerleşmeleri Selçuklular çağında olmuştur. Bir ara Moğolların idaresi altında kalan Azerbaycan, ondan sonra uzun süre Türkler tarafından idare edilmiştir. Timurlular, Ak-Koyunlular ve Kara-Koyunlular idaresi Azerbaycan'da Türk kültürünün iyice yerleşmesini sağlamıştır. Böylece, Azerbaycan tamamiyle bir Türk ülkesi olmuştur.

Bu araştırmada da belirtildiği gibi, Azeri Türklerinin tarihinde en büyük hadise Şiiliği benimseyen bir zümrenin Erdebil'i merkez edinerek Şii mezhebini bir aksiyon haline sokmasıdır. Şii zümrenin liderliğini yapan Şeyh Safiyüddin'in torunlarından İsmail, bu mezhebi siyasi emelleri için yeniden organize ederek önce Azerbaycan'a, sonra da bütün İran'a hakim olmuştur. Kurduğu devlete ve hanedana dedesinin adını veren İsmail, Şah olarak hem Azeri Türklerinin ve hem de Türk-İslam dünyasının kaderine tesir eden bir siyasetin öncüsü olmuştur. Şah İsmail'in kurduğu Safevi hanedanı iki buçuk asra yakın (1500-1735) Azeri Türklerini ön planda tutmuştur. Fakat Safevilerin, Şiiliği devamlı askiyon halinde tutması, hem Azeri Türkleri ile Osmanlı Türklerinin kaynaşmasına mani olmuş, hem de Türkistan Türkleri ile Osmanlı Türkleri arasında geçit vermez bir köprü gibi uzandığı için bu iki Türk diyarının ayrı kalmasına sebep olmuştur. Bu ise, Türk dünyasında birliğin kurulmasına menfi yönde tesir etmiştir. Safevi hanedanının diğer menfi bir tesiri de İranlılar arasında Şiiliğin kuvvetli bir şekilde yayılmasını sağlamasıdır. Sonunda İran, Şiiliği milli hüviyetini koruma aracı olarak kullanmış ve İslam dünyasında birliğin teşekkülüne mani bir engel haline gelmiştir. İran bununla da yetinmemiş Şiiliği diğer İslam ülkelerine de yaymağa çalışmıştır ki, bu da İslam dünyası içinde daima ayrılık ve parçalanmaların mihrakı haline gelmiştir.

Azerilerden sonra, İran'ın kaderine hakim olan iki Türk boyundan burada kısaca bahsetmek gerekiyor. Bunlar, Nadir Şah'ı sinesinden çıkaran Afşar Türkmenleri ile, İran'da ikinci uzun ömürlü hanedanı kuran Kaçar Türkleridir. Afşarlar, bilindiği gibi, ana Oğuz boylarından birini teşkil ediyorlardı. Bir kısmı Selçuklular ile birlikte Anadolu'ya gelip yerleşen Afşarların, diğer kısmı Türkistan'da kalmış idi. Fakat Moğol istilası dev-rinde, Türkistan'da kalmış olan bu ikinci grup Afşarlar da Azerbaycan'a gelip yerleşmişlerdir. Safevi hanedanının inkırazı ile ortaya çıkan boşluktan istifade eden ve esasında Kandehar havalisinde yaşayan Halaç Türkleri, İran'da hakimiyeti ele geçirmeye muvaffak olmuşlardı. Tarihlerimizde yanlış olarak Afganların İran'ı işgali diye zikredilen bu hadise, Gılzay adını alan Halaç Türklerinin İran'da kontrolü ele geçirmesinden ibaretti. Halaçların İran'daki bu hakimiyetine son veren ise, Afşar Türkmenlerinin ileri gelen beylerinden Nadir olmuştu. Nadir Şah, saltanatı esnasında mensup olduğu kabileyi ihya etmekle beraber, onları emniyet gerekçesi olarak İran'ın muhtelif yerleşme merkezlerine gönderdiği için, Afşarlar, bugün İran'ın muhtelif yerlerinde dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar. Bugün nüfusları 500.000'e ulaşan Afşar Türkmenleri, Türklüklerini muhafaza etmekle beraber, İran'da siyasi bir nüfuza sahip değillerdir.

Safevilerden sonra ikinci uzun ömürlü hanedanı kuran Kaçar Türkleri ise, Timurlular zamanında Türkistan'dan gelip İran'a yerleşmişlerdir. Bu Türk boyu önce Kafkas cephesine yerleşmişti. Fakat günden güne bu kabilenin kuvvetlenmesinden çekinen Safeviler, Kaçarları, sırf yıpratmak için, Horasan'da Esterabad ve Görgen bölgelerine yerleştirmişlerdir. Nadir Şah'ın ölümünden sonra ortaya çıkan karışıklığın uzun sürmesi İran'ı oldukça zayıflatmış idi. Bu kritik günlerde, İran'ı, muhtemel bir çöküntüden kurtaran ise, Kaçarlar olmuştur. Kaçar hanedanının İran'ı idaresi 1794-1920 arasında devam etmiş ve bu ülkeyi modern çağa kadar getirmiştir. Ne var ki, bu uzun idare devri Kaçar Türklerini oldukça yıpratmıştır. Nitekim, bir zamanların kuvvetli Kaçar kabilesi oldukça yıpranmış ve bugün sayıları 40-50.000 civarına düşmüştür. Halen Kaçarlar, Mazendaran ve Gürgan eyaletlerinin muhtelif bölgelerinde dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar.

İran'da Azerilerden sonra hem sayıca ve hem de siyasi nüfuz yönün-den ikinci önemli Türk grubunu Kaşkaylar teşkil etmektedir. Moğollar devrinde Doğu Türkistan'dan göçerek İran'a gelip yerleşen Kaşkay Türkleri törelerine bağlılıkları ile meşhurdurlar. Güney İran'ın Fars eyaleti, bütünü ile Kaşkayların nüfuzu altındadır. Son zamanlara kadar yarı göçebe bir hayat süren Kaşkaylar, birbirlerine olan bağlılıkları, planlı ve teşkilatlı hareketleri ile tanınmışlardır. Nitekim, bugün bile kendi örflerine göre, muayyen bir kabile idaresi nizamını yürütmektedirler. Milli ve mahalli örflerine bağlı bir takım müesseselere de sahiptirler. "İlhan'lık idare sistemi bu müesseselerden biri sayılır. Ayrıca, mümtaz sınıftan sayılan "İlhan" ailesi dışında, Kalantar, Kethude, Ra'ye, Tabeke-i pest gibi tabakalar da mevcut olup, bunlar hep kendi törelerine göre idare olunur. Kaşkaylar, kendi aralarında iyi bir birliğe sahip oldukları için, İran hükümetlerinin bazı haksız taleplerini ve emrivakilerini reddetmek başarısını göstermişlerdir. Fakat onların bu hareketi İran hükümetleri tarafından hoş görülmemiş ve onların başka bölgelere sürgüne gitmelerine sebep olmuştur. Bu arada, son İran-Irak harbinde, yaşadıkları Basra körfezine kıyıları harb sahasına yakın olduğu için, Kaşkaylar büyük zayiat görmüştür. Türklük şuurunu ve törelerini canlı bir şekilde yaşatan Kaşkayların bugünkü nüfusları 800-900.000 civarında bulunmaktadır. Diğer Türk grupları gibi, ana dilleri Türkçe ile okuyup-yazma imkanından mahrum olan Kaşkay Türkleri, maalesef İran hükümetlerinin kasıtlı ihmalleri neticesinde bugün medeniyet ve kültür sahasının pek çok imkanından mahrum bir hayat tarzı yaşamaktadırlar.

İran'da yaşayan Türkler içinde Azeriler ile Kaşkaylardan sonra en önemli Türk topluluğunu Horasan'da yaşayan Türkmenler teşkil eder. Türkistan'ın bir uzantısı olan Horasan, asırlardır Türk topluluklarına vatanlık yapmış verimli bir bölgedir. Selçuklu ailesi önderliğinde Anadolu'ya ve Orta Doğu'ya gelen Oğuz Türklerinin bazı boyları Batı Türkistan'da kalmışlar idi. Çoğunluğu Horasan ve Horasan'ın kuzeyinde yaşayan Türkmen boyları, Safeviler devrinde Şiiliğin siyasi maksatlarla kullanılmasından sonra, Sünni Türkistan Türkleri ile Şii İranlılar arasındaki mücadelelerde en çok zarar gören topluluk olmuştur. 4 asırdan fazla devam eden Şii-Sünni mücadelesinde Sünni Türkmenler, Türkistanlı kardeşlerinin yanında yer almışlardı. İran hududları yakınında yaşadıkları için bu mücadelede en çok zarar gören gruplar ise Türkmenler olmuştur. XIX. asrın ikinci yarısında Türkistan Rus istilasına uğrayınca, Türkmenlerin bir kısmı İran hakimiyetini kabul etmeyi tercih etmişti. Bu Türkmen gruplarının başında Göklen, Yamud kabileleri ile Salor, Sarık ve Teke kabilelerine ait bazı boylar bulunuyordu. Türkmenlerin milli şairi Mahdum Kulu'yu sinesinden çıkaran Göklenler başta olmak üzere diğer Türkmen boyları da Türklük şu-urunu bütün canlılığı ile muhafaza etmektedirler. Fakat, İran yöneticilerinin Türkçe tedrisata izin vermemeleri, bu Türkmen topluluğunu, hem kendi milli kültürünü geliştirmede ve hem de medeniyetin diğer nimetlerinden layıkı ile istifade etmede geri bırakmıştır. Kültür sahasında olduğu gibi ekonomik alanda da oldukça geri kalan Türkmenlerin bugünkü sayıları bir buçuk milyon (1500.000) civarında bulunmaktadır.

İran'da yaşayan önemli bir Türk grubu da Şahsevenler'dir. Şahsevenler, milli bir boy adı olmaktan ziyade, İran devlet idaresince, siyasi bir terim olarak kullanılmıştır. Aslında, çeşitli Türk boylarının seçkin askerlerinden meydana getirilen ve Türk asıllı hanedanları korumakla görevlendirilen bu insanlara, bilahere, şahlığı müdafaa ettikleri için Şahsevenler adı verilmiştir. Bu grup, zamanla aralarında kaynaşarak bir nevi ayrı bir kabile haline gelmiştir. Oldukça imtiyazlı bir durumları olan Şah-sevenler, uzun zaman iyi imkanlar içinde yaşamışlardır. Modern devirlerde de İran ordusuna büyük hizmetleri geçen Şahsevenlerin, bugün önemli bir kısmı Güney Azerbaycan'da yaşamakta olup, sayıları 350-400.000 civarında bulunmaktadır.

Yukarıda zikredilen Türk gruplarından başka İran'da yaşamakta olan pek çok küçük Türk boyları bulunmaktadır. Güney Azerbaycan'da yaşayan Hamse Türkleri (150.000), Karapapahlar (30.000), Karadağlılar (100.000), Miskin (7500), Şatranlu (7500), Geyikli (5.000), Delikanlu (3.000), Beybağlu (3.000); Tahran'ın doğusunda yaşayan Kengerlüler (40.000), Kirman ve Belücistan bölgelerinde yaşayan Horasanı ve Boçağçi Türkleri (75.000); Horasan'da Karayiler (45.000), Nişapur'da Bayetler (130.000), Gürgan eyaletinde yaşayan Timurtaşlar ve Goudanler (45.000), Kazvin ve Hemedan'da yaşayan (20.000) Türk grupları bulunmaktadır.

Kaynakça
Kitap: ATATÜRK VE TÜRK DÜNYASI
Yazar: MEHMET SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Günümüzdeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir