Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kıbrıs Türkleri

Burada Günümüzeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Kıbrıs Türkleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 18:58

Kıbrıs Türkleri

Kıbrıs 1571'de 80.000 Türk şehid verilerek fethedilen bir ülkedir. Fethi müteakip adaya gelip yerleşen Türkler, çok geçmeden nüfusun önemli bir kısmını teşkil etmeye başlamışlardır. Uç asırdan fazla Türk hakimiyetinde kalan adada tam bir huzur ve sükun hüküm sürdüğü gibi, ayrıca halk refah içinde yaşamıştır. Osmanlı Devleti'nin 1877-78 harbinde Ruslara yenilmesi üzerine, ingiltere, Rusların Türkiye'ye yeniden saldırması halinde Türklere yardım edeceği vaadi ile adayı üs olarak 4 Haziran 1878'de yapılan bir andlaşma ile idaresi altına almıştır. Fakat, 1880'li yıllardan itibaren ingilizler, Türkiye aleyhinde bir siyaset takibine başlayınca, adayı I. Dünya Harbi öncesinde ilhak ettiğini ilan etmiştir. Türkiye, İngiltere'nin bu gayr-i hukuki tasarrufuna karşı çıkmakla birlikte, Lozan Konferansı esnasında ada üzerindeki haklarından vazgeçtiğini kabul etmek mecburiyetinde kalmıştır.

İngilizlerin, Türk düşmanı ve Yunan dostu olarak hareket ettiği bu devrede, daha önce Rum nüfusuna yakın olan Türk nüfusunda azalma, adaya yeni Rum göçmenlerinin gelmesine izin verildiği için de, Rum nüfusunda çoğalma olmuştur. Nüfus yönünden çoğunluğu ele geçiren Rumlar, Türklerin haklarını gasbetmekle kalmamış, adayı Yunanistan'a ilhak etme emelleri gütmeye başlamışlardır.

II. Dünya Harbi sonrasında İngilizlerin sömürgelerine birer birer istiklal tanımaya başlaması ile harekete geçen Rumlar, Kıbrıs'da yaşayan Türklerin hak ve hürriyetlerini hiçe sayarak adayı resmen Yunanistan'a ilhak etmeye kalkıştılar. Bir taraftan Kıbrıs Türklerinin, diğer taraftan da Türkiye'nin gösterdiği sert tepkiye rağmen, Yunanistan'ın da desteği ile Rumlar, gayelerine ulaşmak için 1950'li yıllarda büyük gürültü koparmışlardır. Kıbrıs'la ilgili gelişmeler Türkiye ile Yunanistan'ın arasını bozmaya başlayınca, iki NATO üyesinin arasını düzeltmek gayesiyle Amerika Birleşik Devletleri araya girmiş ve Türkiye, İngiltere ve Yunanistan'ın garantörlüğü altında adaya istikbal verilmesine karar verilmiştir. 1958 ve 1959 yıllarıda Zürih ve Londra'da yapılan görüşmeler neticesinde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulmasına, nüfus oranına göre Rumlara idarede % 70, Türklere de % 30 hak tanınmasına karar verilmiş ve 1960'da da "Kıbrıs Cumhuriyeti" resmen ilan edilmiştir.

Ne var ki, daha önce adanın % 70 toprak ve emlağına sahip olan Türklerden zorla bu malları alan Rumlar, idarede kendilerine tanınan % 70'lik hakla iktifa etmemişler ve Türklerin sahip olduğu % 30'luk hakkı da gasbetmek için türlü entrikalar içine girmişlerdir. Bu entrikalarını kısa zamanda Türkleri imha planına çeviren Rumlar, 1963'de harekete geçerek bunu tatbike çalıştılar. Fakat, onların bu hem barbarca ve hem de gayr-i hukuki teşebbüsleri, Kıbrıslı Türklerin kahramanca mukavemeti ve Türkiye'nin sert tepkisi ile durdurulmuştur. Fakat Rumlar, kendilerine yapılan ihtarlara aldırış etmemiş, Yunanistan'ın da yardımı ile 1963-1973 arasında adayı Yunanistan'a ilhak projesini gerçekleştirmek için sinsice çalışmış ve zamanın geldiğine kanaat getirince de, danışıklı bir döğüş ile adada 14 Temmuz 1974'de bir darbe yaparak Kıbrıs'ı Yunanistan'a ilhaka, Türkleri de imhaya kalkmışlardır. Nihayet Türkiye, yaptığı bütün dostça uyarılara rağmen, Rumlar'la Yunanlıların bu gayr-i hukuki ve barbarca yoldan dönmediklerini görünce harekete geçmek mecburiyetinde kalmıştır. Hem Kıbrıslı Türklerin varlığını ve haklarını korumak, hem de güney cephesinin güvenliği için hayati ehemmiyet taşıyan Kırbıs'ın Yunanistan'a ilhakına mani olmak için, garantörlük haklarını kullanarak müdahale etmiştir. Türkiye, milletlerarası hukuka uygun bir şekilde adanın Türk nüfusuna yetecek kadar % 35'ini işgal edip kontrol altına almıştır.

Kıbrıs'da sulh ve sükunu sağlayan Türkiye, Kıbrıslı Türklerin, Rumlarla anlaşmaları için gereken teşebbüsü yapmalarını tavsiye etmiştir. Kıbrıslı soydaşlarımızın eşit şartlarda adada bir federe cumhuriyetin kurulması için Rumlara yaptığı teklifler reddedilmiştir. Bir daha istiklal ve hürriyetlerini kaybetmemek azminde olan Kıbrıslı Türkler, Rumların ve Yunanlıların anlaşma kabul etmez tutumları üzerine, "Kıbrıs Türk Federe Devleti"ni kurarak adil bir sulh için sabırla beklemeye başlamışlardır.
Türklere eşit şartlarda yaşamayı bir türlü kabul etmeyen Rumlar ve Yunanlılar, bu haksız tutumlarını haklı göstermek için Avrupa ve Amerika'da bir seri yalanlar propagandasına başlamışlar, Türklerin sessiz kaldıklarını görünce de işi temelli çığırından çıkaracak haksız ve cüretkar bir tutuma bürünerek her türlü andlaşma yollarını tıkamağa başlamışlardır. Yunanlıların ve Rumların bu düşmanca tutumlarını devam ettirmeleri üzerine, Türkiye ve Kıbrıs Türkleri, meseleyi yeniden gözden geçirerek, Rumların her türlü şantajını önlemek için gerekli tedbirleri almaya karar vermişlerdir. Bu kararlar çerçevesinde Kıbrıslı Türkler, serbest seçimlerle önce kendi parlamentolarını teşkil etmişler ve sonra da "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti"nin istiklalini 15 Kasım 1983'de ilan ederek kendi hür ve müstakil hayatlarını yaşamaya başlamışlardır.

Kaynakça
Kitap: ATATÜRK VE TÜRK DÜNYASI
Yazar: MEHMET SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Günümüzdeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir