Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Bulgaristan Türkleri

Burada Günümüzeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Bulgaristan Türkleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 18:53

Bulgaristan Türkleri

Bugünkü Bulgaristan'a gelip yerleşen ve oraya adlarını veren Bulgar Türkleri, Attila'nın Hun Türk Devleti'nin inkırazından sonra Avrupa'dan Karadeniz'in kuzeyine dönen Türkler ile Batı Sibirya'dan aynı bölgeye gelen Ogur Türklerinin karışmasından meydana gelen bir topluluk idi. Bu Türk topluluğu bir müddet başka bir Türk topluluğu olan Avarların hakimiyeti altında yaşamış ve Avar Hakanlığı'nın yıkılması ile yeniden müstakil bir hayata kavuşmuşlardır. 635-665 yılları arasında "Büyük Bulgaria" Devleti'ni Karadeniz'in kuzeyinde kuran Bulgar Türkleri, bu devletin sona ermesinden sonra Tuna havalisine inmişler ve burada kurdukları Tuna Bulgar Devleti ile varlıklarını uzun zaman devam ettirdikleri gibi, bölgeye de damgalarını vurmuşlardır. 681 ile 864 yılları arasında varlığını devam ettiren Tuna Bulgar Devleti ile Bulgar Türkleri bugünkü Bulgaristan'a kendi adlarını vermişlerdir. Bulgar Türklerinin bilhassa Kurum Han (803-814) ve Omurtaq Han (814-831) zamanında altın çağlarını yaşadıklarını bu iki hükümdarlarının bıraktıkları kitabelerden bunu anlamaktayız. Ne var ki, Bulgar Türkleri Bulgaristan'daki Slav toplulukları arasında ve Hıristiyan Bizans kültürü çevresinde küçük bir ada gibi kalmışlar ve sonunda milli şahsiyetlerini koruyamaz hale gelmişlerdir. Bilhassa hükümdarları Boris Han (859-890)'ın Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra Türklük karakterlerini koruyamamışlardır.

Bulgar Türklerinin yanısıra, bölgeye gelen Avar, Peçenek ve Kumanlar gibi Türk gruplarının bakiyyeleri olan Türkler de Hıristiyanlığı kabul ederek Bulgaristan'da kalmışlar ve yerli ahali ile kaynaşmışlardır. Bugün Pomaklar olarak bildiğimiz Çepni Türkleri ile Gagauzlar olarak bildiğimiz Uzlar da Bulgaristan'da yerleşen başka Türk gruplarını teşkil ederler ki, bunların bir kısmı Osmanlı idaresi zamanında İslamı kabul etmişlerdir.

Yukarıda zikredilen Türk topluluklarından sonra Bulgaristan'a gelen esas Türk unsurunu Osmanlı Türkleri teşkil etmiştir. Bilhassa Rumeli'nin fethedildiği I. Murad (1362-1389) ve Yıldırım Bayezid (1389-1402) devirlerinde Türkler Balkanlara, özellikle Bulgaristan'a, büyük kitleler halinde yerleşmeye başlamışlardır. Bu devirden başlayarak XVII. asrın sonlarına kadar Bulgaristan'a Türk göçünün devam ettiğini görüyoruz. Balkanlarda Rus tehlikesinin belirmesinden 1878 senesinde Bulgaristan'ın muhtariyet kazanmasına kadar bu havalideki Türk nüfusunun itina ile muhafaza edildiğine ve ülke nüfusunun çoğunluğunu teşkil ettiğine şahit oluyoruz. 1878'den sonra Rusların ve Bulgarların katliam ve baskıları neticesinde Türklerin önemli bir kısmı göçetmek mecburiyetinde kalmışlardır.

Neticede, Rus ve Fransız kaynaklarının 1876'da 23 milyonun üstünde gösterdikleri Türk nüfusu hızla azalmış ve 1898'de 1.200.000'e düşmüştür. 300.000'e yakın Türk'ün Rus orduları ve Bulgarlar tarafından öldürüldüğü ve bir milyon civarında Türk'ün de Türkiye'ye göç ettiği anlaşılmaktadır. Bulgar baskısı durmadığı için Türkler de göç etmeye devam etmiş ve bu göçmenlerin sayısı, bilhassa Balkan Harbi'nden sonra 200.000'e ulaşmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan 1980'li yıllara kadar geçen devrede, zaman zaman bu göçler devam etmiş ise de, Bulgaristan'daki Türk nüfusunda fazla bir gerileme olmamıştır. Zira, Bulgaristan'daki Türkler, bir Müslüman topluluk olarak, normal bir çoğalma temposu ile bir milyon civarındaki varlıklarını korumaya muvaffak olmuşlardır. Osmanlı Türklerinden intikal eden bu Türk nüfusuna bir kısmı Hıristiyan ve bir kısmı da Müslüman olarak varlıklarını devam ettiren 400 bine yakın Gagavuz ve Pomak Türklerini de ilave edersek, bugün Bulgaristan'da 13 milyon civarında bir Türk topluluğunun yaşadığı anlaşılmaktadır.

Bulgarların, bilhassa Komünist rejimi kabul etmelerinden sonra, artan Türk nüfusu karşısında telaşa kapılarak devam ettirdikleri baskı, gittikçe artan bir hızla 1980'li yıllara kadar devam etmiştir. Bulgaristan'ın Komünist Hükümeti, 27 Kasım 1919 Neuilly Sözleşmesi, 18 Ekim 1925 Türk-Bulgar Andlaşması, 10 Şubat 1947 Paris Andlaşmaları ile varlıklarını kabul ettikleri 13 milyon civarındaki Türk topluluğunun haklarını garanti ettiklerini 1 Ağustos 1975 Avrupa Güvenlik ve İnsan Hakları Andlaşması ile beyan etmişler ve kendi Anayasalarının 35, 45 ve 53 üncü maddelerinde de Türklerin dil, din ve kültürel haklarını serbestçe kullanabileceklerini ifade etmişlerdi. Türk varlığını ve haklarını kabul ettiğini bu yazılı akidlerle beyan etmiş olmasına rağmen Bulgarlar, herşeyi inkar ederek, Bulgaristan'da Türk olmadığını, zorla Türkleştirilmiş ve Müslümanlaştırılmış insanlar olduğunu ve bunları yeniden Bulgarlaştırdıkları-nı iddia ile, 1984 sonları ile 1985 başlarında Türklerin dil, din ve adlarını değiştirerek tarihte eşine rastlanmadık bir zulüm ve asimilasyon hareketine girişmiştir. Bulgaristan'ın bu insanlık ve hukuk dışı tutumu bütün dünya milletleri nezdinde nefretle karşılanmıştır559. Esasında bu, komünist ülkelerin başarısızlıklarını örtbas edebilmek için sık sık başvurduğu insan hakları ihlallerinden biri idi.
Sonunda, Komünist Bulgar yönetiminin bu baskısına dayanamayan Türkler, haklarını müdafaa için 1989 Mayısı'nda protesto yürüyüşlerine başladılar. Bunu bir nevi rejime karşı ayaklanma sayan Bulgar yöneticileri, Türkleri kitleler halinde Türkiye'ye göçe zorlamışlardır. 1989 Haziran ve Temmuz aylarında 350.000 Türk, herşeylerini bırakıp Türkiye'ye sığınmak mecburiyetinde kaldı.

Fakat Komünist alemdeki rejimlerin birer birer yıkılması üzerine, Bulgar rejimi de bizzat Bulgar halkı tarafından yıkılmıştır. Türklere karşı yürütülen bu insanlık dışı kampanyanın baş mesulü Todor Jivkov ve arkadaşları iktidardan uzaklaştırılmışlardır. Bulgaristan'da yapılan hür seçimlerden sonra Türkiye'ye göç etmek mecburiyetinde kalan Türklerin bir kısmı yeniden yurtlarına dönmüşlerdir. Bulgaristan'daki yeni rejimin parlamentosu aldığı bir kararla Türklere gasbedilen bütün haklarını iade etmiştir.

Kaynakça
Kitap: ATATÜRK VE TÜRK DÜNYASI
Yazar: MEHMET SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Günümüzdeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir