Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yaksart-Sırderya

Burada Günümüzeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Yaksart-Sırderya

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 22:50

YAKSART-SIRDERYA

Sirderya ırmağının şimdiki adının menşei ve Sır kelimesinin bu ırmağın en eski adı olan 'Yaksart' kelimesiyle ilgisi epeyce zamandan beri araştırılmasına rağmen, henüz açıklanmış sayılamaz 'Yaksart' kelimesinin doğru etimolojisini Marquart, VIII. yüzyıla ait eski Türk yazıtlarında bu ırmağın adı olarak geçen 'yençü ögüz' sözünün anlamına dikkat etmekle, açıklamağa muvaffak olmuştur.

En eski Çin kaynaklarında 'Yaksart' kelimesi 'Joşa' ve 'Jok-şat' şeklinde transkripsiyon edilmiş olduğu halde Türk yazıtlariyle çağdaş Çin kaynaklarında, Türkçe adının Çinceye çevirmesi olan, 'ç jen-çju-he' (hakiki inci ırmak) şeklinde yazılmıştır, işte bunların yardımiyle en eski İranca dil malzemelerinden faydalanarak Marquart 'Yaksart' kelimesinin de eski İrancada 'hakiki inci' anlamına gelen 'Jaxşa-arta' olduğunu ispat etmektedir. Bununla beraber Sirderya ırmağının kaynağından ayaklarına kadar 'Yaksart' adını taşıdığını sanmak için delil yoktur. Gerçekten, eski Yunan kaynaklarına göre 'Yaksart' adı, ırmağın Makedonyalı iskender'in askerlerinin hareket sahasına giren kısmına (tahminen bugünkü Taşkent ile Hocent arasındaki mecrasına) verilirdi. Yunanlılar bu adı yerli Sogd ve Ferganalılardan öğrenmiş olacaklardır. Bütün Sırderya'nın 'Yaksart' adını alması sonraları meydana gelen edebi gelenekten ibarettir. VII - VIII. yüzyılların olaylarını anlatan Çin kaynakları 'Jo-şa' (Yaksart)ın Orta-Çin devletine ait sahadaki (Fergana ile Taşkent vahasındaki) kısmına 'İnci ırmak' denildiğini açıkça söylemişlerdir. Eski Türk yazıtlarının 'Yencü ögüz'ü de Sırderyanın bu bölgedeki kısmının adı idi. 'Yaksart' adına, en son olarak, el-Mesudi'de (X. yüzyıl) 'Yahşart' 'Tahşart', şekillerinde, el-Biruni'de (X-XI. yüzyıl) ise 'Haşart', şeklinde raslanır. Yukarıda söylenenleri bu kayıtlar da teyit eder.

Bu ırmağın 'Sır' adı Silis şeklinde, ilk defa, Plinius tarafından tesbit edilmiştir:

"Flumine Jaxarte, quod Scythae Silim vocant, Alexander militesque eius Tanain putavere esse' ' ("İskitlerin Silis dedikleri Yaksart ırmağını İskender ve onun askerleri Tanaid sanmışlardı").

Yazılarında kısmen Plinius'a bağlı bulunan III. yüzyıl yazarı Gay Juliy Solin aynı haberi, bizim için önemli bir ilave ile, şöyle tekrarlamaktadır:

"Bütün bu ülkenin (yani Bakteriyana'ınn, yazar, Maveraünnehri de bu ülkeden saymıştır. — S. K.) sınırları bu yandan Laskat ırmağı ile kesilmektedir. Bununla beraber bu ırmağa Laksat adı ancak Bakteriyalılarca verilir, başka İskitler ise buna Silis derler (quem tamen Laxatem soli vocant Bactri: nam alii Scythae Silim nominant). Selifke ve Antioh'un başbuğu ve aynı zamanda sözüne inanılır bir yazar olan Dimodamant bu ırmağı geçmiş... bu ırmağın Tanaid ırmağından başka bir ırmak olduğunu keşfetmiştir" 8. Plinius ile Solin'in verdikleri haberlerden açıkça görülüyor ki ırmağın yukarı ve orta kısmına, yerli halkça, Yaksart denildiği halde, aşağı kısmına Aral çevresi bozkırlarında bulunan iskit (Sak) göçebeleri Silis adını veriyorlardı.

Gerek eski Yunan kaynaklarında ve gerek ortaçağa ait eserlerde Aral çevresinin doğu bölgesinin toponimisi üzerine haberler pek az bulunduğu için dar mahalli bir ad olan 'Sır' kelimesine rastlanmaması tabiidir. Orta-Asya'ya ait tarih ve coğrafya edebiyatında bir ırmağı kıyısındaki beldelere nispetle parça parça adlandırmak prensibi hakimdi (Şaş ırmağı, Hocent ırmağı ve b.). Bundan dolayıdır ki ırmağın eski yerli adı olan Yaksart kelimesine Müslüman yazarların eserlerinde (yukarda adı geçen iki yazar müstesna) rastlanmıyor.

Bu ırmağın Sır adı, Barthold'un kaydettiği gibi 9 ilk defa XVI. yüzyılda değil, XIII - XIV. yüzyıllarda tesbit edilmiştir:

Coçi oğulları ve torunlarının Cend bölgesindeki karargahına 'Sır-orda' denirdi. Bizim fikrimize göre Sır kelimesinin etimolojisi Özbek ve Tacik dillerinde yaşıyan 'Sir-ob' ( = bol su) kelimesiyle bağlı olsa gerektirir. Doğu Türkistan'da bulunan Sogd ve Sak belgelerinde rastlanan 'şira', 'şır' kelimelerini de (sıfat veya zarf olarak: iyi, güzel, çok, pek anlamlarını bildirir) bu Sır kelimesinin ayni sanmak mümkündür.

Bütün bunlar şöyle özetlenebilir:

1) Milattan önceki IV. yüzyıla ait olayları anlatan kaynaklarda rastlanan Yaksart, Sirderya ırmağının yukarı ve orta kısmının adıdır. Etimolojisi, eski İran dillerinde 'hakiki inci' anlamına gelen 'jxşa-arta' kelimesiyle açıklanır. Bu kelime İran dillerinin Türk dili tarafından yavaş yavaş temsil edilmesi neticesinde unutulmuştur;

2) 'Sır' ise, ırmağın aşağı kısmına ad olarak verilmiş, Sakça bir kelimedir. Bu kelime iki bin yıldan beri muhafaza edilmiş ve XV - XVI. yüzyıllarda Özbek göçebeleri Maveraünnehri aldıktan sonra ırmağın bütününe ad olmuştur.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Günümüzdeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir