Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Karakalpaklılar

Burada Günümüzeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Karakalpaklılar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 16:53

KARAKALPAKLILAR

Karakalpaklar Türkistan (Orta - Asya) Türk boylarından biridir. Yaşayış tarzları bakımından Kazak - Kırgızlar'dan, lehçe bakımından da Bozkır Özbeklerinden ayrılmazlar. Buna rağmen Türkistan Cumhuriyeti 1924'te beş "milli" (!) cumhuriyete parçalandığı zaman Karakalpaklar da "Karakalpak muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti" namiyle diğer milletdaşlarından tefrik edilmiştir. Karakalpaklar Aral gölünün şarkındaki Kızıl Kum çölünde, Amuderya'nın mansabında vaki münbit sahalarda bulunurlar. Aral gölü ile Hazer denizi arasında vaki Üst Yurt (haritalarda: "Üst-Urt") platosunun şarki kısmı da bugünkü Karakalpak cumhuriyetine dahildir.

Karakalpak ülkesinin nüfusu, 1933 sayımına göre 373, 500 olup 21900 ü şehirlidir. Ahalinin % 97.1 Türkler (Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Karakalpak), % 2,9 Ruslar vesair Türk olmıyan unsurlardır. Cumhuriyete kendi adım veren Karakalpak Türkleri ise bütün Karakalpakistan nüfusunun %38,i ini teşkil ederler.
Son senelerdeki Rus mujiklerinin ve amelesinin bu ülkenin münbit ve mahsuldar yerlerine iskan edilmeleriyle nüfus artmaktadır.

Nüfus kesafeti münbit mıntakalarda bir kilometre muıabbaına 200 nüfus isabet ettiği halde, bozkırlarda 3, çölde ise 0,3 nüfusa kadar seyrekleşmektedir.
Karakalpak ülkesinin idare merkezi Törtköl şehridir (nüfusu 11 bin). Belli başlı kasabaları, Çimbay (nüfusu 6300), Moynak (nüfusu 3300), bunlardan başka Kıpçak, Nüküz, Kongrat, Şabbaz, Şurahan, Gökevli, Nazarhan, Tahta Köprü kasabaları vardır.

"Karakalpak" adını taşıyan Türklerin çiftçi zümresini Özbek-lerden ve çoban kısmını da Kazak - Kırgızlardan tefrik etmek mümkün değildir. Eğer ufak tefek lehçe ve ağız farklarına bakılarak "millet"ler icat etmek usulü tatbik edilirse dünyada parçalanmıyacak tek bir millet bulunmaz. Türkistanlı Türklerin ırkı bir, dili bir, anane ve tarihi birdir; dini hatta mezhebi de birdir. Karakalpakların da diğer Türklerden ayrı sayılmasına imkan verecek hususiyetleri yoktur. Bütün dünya Türklerini etnoloji bakımından tetkik eden Rus alimlerinden Aristov Karakalpak'ları müstakil bir etnik zümre bile saymamıştır. Bununla beraber Karakalpak'ları Büyük Türk milletini teşkil eden etnik unsurlardan biri diye kabul edebiliriz. Fakat bu etnik zümrenin kendi başına ne tarihi ve ne yazısı vardır. Onun tarihi büyük Türk tarihidir. Onun dili ve edebiyatı Türk dili ve edebiyatıdır; yazısı da Türklerin kullandıkları yazı olmuştur. "Karakalpaklar yazısız ve edebiyatsız bir kavimdi. 1924'ten sonra okur yazar millet oldular" demek en hafif tabiriyle cynisme'dir.

Karakalpaklar da diğer Türk boylarında olduğu gibi Kıpçak, Kıtay, Uygur, Konrat adlarım taşıyan uruğlar vardır. Soy ve Uruğ-adları bakımından Karakalpaklarla Özbekler, Kazak - Kırgızları Başkırtlar ve Nogaylar arasında hiç bir fark yoktur. Fakat bu etnik zümrenin teşekkülünde esas olan unsur hangi boya mensuptu? Bu mesele bir asırdanberi müverrihler ve etnologlar tarafından münakaşa edilmektedir.
Karakalpaklar müsteşriklere etnik bir Türk zümresi olarak, XVIII inci asırda malum oldu.

Orta-Asya ve Şarki Avrupa tarihiyle uğraşan müsteşrikler için bu "Karakalpak" adı calibi dikkat göründü. Çünkü XII inci asır Rus vakanüvisleri "Çerniye koloboki" (yani kara külahlılar) adını taşıyan bir Türk zümresinin kah Ruslarla beraber Kıpçaklara karşı, kah Kıpçaklarla beraber Ruslara karşı harp ettiklerinden bahsediyorler. Bundan başka Reşideddin'de Moğolların 1239'da cenubi Rusya'ya seferlerinden bahsederken Ruslarla bilikte "Kavm-i külah-i siyah"ı zikrediyor, ki bu da "Karakalpak'lı (yahut börklü) kavim" demektir.

Arap müelliflerinden En-Nuveyri (vefatı 1333'de) Altınordu Kıpçak kabileleri meyanında "Kara börklü" adım taşıyan bir boyun mevcudiyetini kaydetmiştir.
Bütün bu kayıtları inceleyen müsteşrik D'Ohsson bizim "Karakal-pak"ların orta asırlarda Becenekler zümresine mensup bir boyun bakiyesi olduğunu kabul etmiştir. Hovvorth, Berezin ve Aristof da aynı faraziyeyi kabul etmişlerdir. Her halde Karakalpakların XVI ncı asra kadar Volga ve Yayık (idil ve Ural) nehirleri havzalarında Nogay'larla beraber yaşadıkları malumdur. Bunların Sırderya havzasında "Karakalpak" adiyle etnik bir zümre teşkil etmeleri, Altınordu devletinin büsbütün sukutundan sonra Kazak - Kırgızlarla Özbeklerin ayrıldıkları tarihe tesadüf etse gerektir.

XVII - XVIII inci asırlarda Karakalpaklar Başkurtlarla beraber Ruslara karşı mücadele etmişlerdir. Karakalpaklar cenupta Hive Hanlığı ve şimalde Başkurtları birleştirerek Ruslara karşı durabilecek bir vahdet vücuda getirmek için uğraştılar. 1671 tarihine ait bir vesikada Karakalpak Hanı Küçük Han aynı zamanda Başkurt hanı olarak zikredilmektedir. 1709'da Karakalpak prenslerinden biri Başkurdistan'a geldi ve Ruslara karşı beraber hareket etmek için Başkurt başbuğlariyle müzakerede bulundu.
Başkurt ülkesinin istilası tamam olduktan sonra Türkistan'ın istilası uzun sürmedi. 1873'te Karakalpakların bulunduğu yerler de Rus istilasına uğradı.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KARAKALPAKLILAR

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 16:54

Edebiyat ve Dil

Sovyet Türkologları ve komünist muharrirler her hangi bir Türk boyundan bahsederken "bunların yazılı edebiyatı yoktur, ancak büyük oktobr (Ekim) devriminden sonra edebi dile malik oldular" diye yazarlar. Türk milletinin bir boyundan bahsederken "yazı dili = edebiyatı" yoktu demek ve buna başkalarını inandırmağa çalışmak komünist demagojisinden başka bir şey değildir.

Orta-Asya ve Türk edebiyatı tarihinden az çok malumatı olan herkes bilir ki, bütün doğu ve kuzey-doğu Türkleri VII. asırdan beri yazı diline malik olmuşlardır. Hakaniye yahut Kaşgar Türkçesi ve bundan sonra Çağatay Türkçesi bütün bu sahada Türk edebi dili olarak kullanılmıştır
Karakalpak muhtar ülkesi kuruluncaya kadar Karakalpakların yazı dili işte bu Çağatay Türkçesi idi. Bu edebi dil Karakalpakların öz milli dili olduğunu Türk tarihinden ve Türk edebiyatı tarihinden az çok malumatı olanlar inkar etmezler.

Eğer Karakalpaklar'ın oktobr (Ekim) devrimine kadar edebi dilleri yok ise, Smolinsk ve Arkanjel vilayetlerinde yaşıyan Rus mujiklerinin "yazı dili" hala yoktur diyebiliriz. Onlar da, tıpkı Kara-kalpakların Çağatay yazı dilini oktobra kadar milli dil saydıkları gibi, Moskof dilini hala milli yazı dili sayarlar. Bolşevik mantığına göre Smolinsk ve diğer Rus vilayetlerinin de edebi dili olmaması lazımdı. Lehçe ve ağız farklarına göre "edebi dil"ler uydurmak milli meseleleri halletmek ise, bu komünist "lütf'undan Smolinsk ve Arkanjel mujikleri neden mahrum bırakılmışlardır?

Ebulgazi Bahadır'ın eserlerinden alınan bir parça ile bu günkü Karakalpak metinleri arasındaki fark Smolinsk köylüleri ağzından yazılı metinlerle Puşkin dili arasındaki farka nazaran hiçtir. "Kara-kalpakların yazı dili yoktu" diyen komünist muharrirlerine bu noktayı dikkat nazarlarına almalarını tavsiye ederdik...

Karakalpakların eski Oğuz ve Kanlı Türklerinin yaşadıkları sahayı işgal ettiklerinden ve Kıpçak unsurlariyle de çok karışmış olduklarından, eski Türk ananelerini ve halk edebiyatını iyi muhafaza etmişlerdir. Oğuz menkibelerine dahil "Bey Böyrck" = (Alp Bamsi) hikayesinin en mükemmel varyantı Karakalpaklarda saklanmıştır. Kıpçak zümresinin 'Çingiz Han', Koblandı, Toktamış ve Ediğe destanları, aytış, = müşaare ismini taşıyan meşaire türküleri gibi halk edebiyatı çok zengindir.
Karakalpak hayatından roman ve hikayeler yazan muharrir ve ediplerin marufları izbasar Fazıl, Yolmirza, Kasım Evez'dir.

Karakalpak Türkçesi fonetik ve gramer bakımından Kazak -Kırgız ve Nogay lehçelerine yakındır; lehçeleri "Kıpçak" grubuna dahil lehçelerdendir. Karakalpakçaya Hive Özbeklerinin lehçeleri de tesir etmiştir.

Karakalpak lehçesinde Kazak - Kırgız lehçesinde olduğu gibi, dokuz vokal mevcuttur. Bunlardan sekizi bizim yazı dilimizdeki vokaller olup dokuzuncusu kapalı "e" dir. Yazı dilimizde işareti bulunmıyan bu ses Anadolu Türkçesinde de vardır.
Karakalpakların müstakbel "edebi dili" bütün Türkistan Türklerine müşterek mazideki milli edebiyata ve folklora dayanan bir edebi dil olacaktır. Bu "edebi dil" in inkişafı Türk diline musallat olan yabancıların müdahalesini bertaraf etmeğe bağlıdır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Günümüzdeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir