Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kırgız Kabilesi

Burada Günümüzeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Kırgız Kabilesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 16:52

KIRGIZLAR

Bizim etnoloji edebiyatımızda Kırgızlarla Kazak - Kırgızlar tefrik edilmez, hepsine "Kırgız" denir. Filhakika bu iki Türk boyu hayat tarzı, örf ve adetleri ile birbirine çok benzerler. Bununla beraber lehçe bakımından epeyce farkları vardır. Diğer taraftan son asırlarda Kazaklarla Kırgızların ayrı ayrı hanlıklarda yaşamaları da ufak tefek ayrılıklar meydana gelmesine sebep olmuştur. Müstevliler ise bu ayrılıkları daha derinleştirmek için bütün gayretlerini sarf etmişlerdir. Hakikatte Kırgızlarla Kazak - Kırgızlar arasındaki fark Novgorod vilayeti Ruslariyle Kuban vilayeti Rusları arasındaki farktan daha azdır.

Bugün Isık Göl havalisinde, Tekes, Talaş ve Çu ırmaklarının yukarı taraflarında, Altay, Pamir, Tiyanşan dağlarında yaşıyan Kırgızlar Milattan önce ikinci asırda Çin vak'anüvislerine malum olan eski Türk boylarından biridir. O zamanki boy adını bugüne kadar muhafaza edebilen yegane Türk boyu da Kırgızlardır.

Milattan önceki devirlerde kurulmuş olan ve Çin kaynaklarında Gen-gün adiyle anılan Türk devleti Kırgızlar tarafından kurulmuştu. O devirlerde Kırgızlar bugünkü Tangnu-Ula (Eski adı Kögmen) dağlarında, Altay dağlarında ve Yenisey ırmağının kaynaklarında bulunuyorlardı. Bugün bile Yenisey havzasındaki Türk boyları içinde "Kırgız" adını taşıyan küçük oymaklar vardır.

Kırgızların eski vatanı Yenisey kaynakları ve Altay dağları olmakla beraber çok zamanlarda Aral gölü ve Hazer denizinin şimalinde vaki Bozkırlara ve Orta - Asya'da Tanrı dağlarına kadar yayıldıkları malumdur.

Milattan önceki ikinci asırda Kırgızlar Büyük Türk Hun İmparatorluğuna dahil oldular.
Hun imparatorluğunun inhilalinden sonra Kırgızlar 4 üncü asırda büyük bir devlet kurdular. Bu devlet Çin kaynaklarında "Hakas devleti" adiyle anılır. Çin rivayetlerine göre "Hakas"lar maden işletmede yüksek maharet sahibi idiler. Baykal gölünden Tibet'e kadar uzanan saha Kırgız imparatorluğu'na dahildi.

7 inci asırda Kırgızlar Gök Türklere tabi olmuşlardır. Bununla beraber Kırgızları itaat ettirmek Gök Türkler için kolay olmamıştır. Bunlara karş. yapılan seferler eski Türk yazıtlarında bahis mevzuu edilmiştir. Gerek Bilge Kağan ve Kül Tegin, gerek Tonyukuk kita-belerinde Kırgızlara karşı yapılan seferler zikredilmektedir. Suci kitabesi ise bir Kırgız beğinin şerefine dikilmiş olduğu "Ben Kırgız oğlu Boyla Kutlug yargan Kutlug Baga Tarhanım buyruklarının ügesiyim" cümlesinden anlaşılmaktadır.
8 inci asırda Uygur Türkleri Kırgızlarla birleşerek Gök - Türk devletini yıktılar. Gök-Türk devleti Uygur sülalesi eline geçti. Bir asır sonra Kırgızlar Uygurları kovup "Kırgız Devleti" kurdular. Bu devlet ıo uncu asırda Kara Hıtaylar tarafından ortadan kaldırıldı.

Eski Kırgızlar Yenisey havzasında yüksek bir medeniyete sahiptiler. Bugünkü Sagay Bozkırlarında arkeologlar tarafından elde edilen kültür eserleri bunlar tarafından vücuda getirilen medeniyetin bakiyeleridir. Çin kaynakları da bunlardaki medeniyet eserlerini bahis mevzuu etmişlerdir.
Kırgızların bugünkü vatanlarına ne zaman geldiklerine dair Rus ve Garp alimleri tarafından muhtelif fikirler ileri sürülmüştür. Bunlardan bazıları Kırgızların Tiyanşana ancak 16-17 inci asırlarda gelmiş olduklarını iddia etmişlerdir ki, asıl ve esastan ari bir fikirdir. Kırgızların bir kısmının Yenisey'de bir kısmının da Tiyanşan'da bulunduğunu 10 uncu asır Arap coğrafyacıları kaydetmişlerdir.
Moğol İmparatorluğu devrinde Kırgızlar Çağatay ulusuna dahil olmuşlardır.

16-17 inci asırlarda Kırgızlar Kalmuk - Moğollarla mücadele ettiler. 18 inci asırda Türkistan'da teşekkül etmiş olan hanlıklara tabi oldular. Kırgızistan 1860-1881'de Ruslar tarafından işgal edildi.

1916 senesinde Kırgızlar Çar hükümetine karşı ayaklandılar. Bu kıyam çok şiddetle tenkil edildi. Binlerce aile Çin'e iltica etti. Meşhur General Kuropatkin, kumandasında Rus ordusuna "kurşuna acımayınız!" emrini verdi. Türkistan'a iskan edilen bütün Rus muha-cırları silahlandırılarak Kırgızlar üzerine saldırıldı. Rus müstemlekelerinde Rus milleti arasında hiç bir zaman sınıl" farkı görülmediğinden zengini, fakiri, amelesi, köylüsü birşleşerek Kırgızları, "Türklere yardım ediyorlar", "Pan Türkizm propagandasına kapılıyorlar" diye kestiler...

General Kuropatkin bu kıyama dair Çara verdiği raporunda şu malumatı veriyordu. Resmi malumata göre Rus zayiatı 3709'dur. Büyük memur ve zabitlerden 7, mahalli memurlardan 22 kişi katledilmiştir. isyanı tenkil işin 15 tabur piyade, 33 bölük süvari bölüğü, 42 top, 60 mitralyözden ibaret askeri kuvvet sevkedilmiştir. Mücahitlerden 347 kişi Kuropatkin'in emriyle idam edilmiş ve 168 kişi kürek cezasına mahkum olmuştur.

Çar hükümetinin sukutundan sonra bütün Türkistan Türkleri birleşerek Türkistan Cumhuriyetini kurmuşlardı. Kırgızlar da Türkistan'daki Kazak-Kırgızlarla beraber bu Cumhuriyete dahil olmuşlardı. Sovyet Rus Hükümeti Türkistan'da yerleşip kuvvet bulduktan sonra Büyük Türkistan Cumhuriyeti parçalanarak Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan, Türkmenistan, Karakalpakistan'lar arasında, 1926 da, bir de "Kırgızistan Sovyet Cumhuriyeti" adiyle bir eyalet vücuda getirildi.

Bugünkü "Kırgızistan Cumhuriyeti" şimali garbi tarafından Kazakistan (Kazak-Kırgız ülkesi), garpten Özbekistan, cenubu garbiden Tacikistan, cenubu şarkiden Şarki Türkistan (Çin Türkistan'ı) ile sınırdaştır.
Kırgızistan ülkesinin esas bölgesi şimal tarafından Küngey, ZaIliy, Kırgız, silsileleri, cenubu garbiden Fergana silsilesi, cenubu şarkiden Kaşgar Dağ ve Kök Şaal silsileleriyle çevrilmiştir.

Bu dağlardan başka Kırgısiztana Tiyanşan (Tanrı Dağları) ve Fergana dağlarının etekleri dahildir. Kırgızistan dahilindeki dağların en yükseği, irtifa 7000 metreye baliğ olan, Han Tanrı zirvesidir.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Kırgız kabilesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 16:53

KIRGIZLAR

1936 yılı sayımına göre Kırgızistan'da bir milyon 366 bin nüfus vardır. Kırgızlar bu adedin %66,6 sim, Ukranyalı ve Rus muhacirleri %18,2 sini teşkil ederler. Özbek, Kazak, Kaşgarlı, Kazanlı gibi diğer Türk unsurları da %15,2'dir, ki bunlarla beraber Kırgızistan ahalisinin %81,8 i Türk ırkına mensuptur. Çarlık devrinde buradaki Rus nüfusu yerli ahalinin ancak % 3 ünü teşkil etmekteydi.

Kırgızistan'ın yerli idare merkezi Pişpek şehridir (bugün bu şehrin Türkçe adı kaldırılmış ve Rusça Frunze tesmiye edilmiştir.).
Kırgızistan ahalisinin %15 i şehirlerdedir. Kasaba ve şehirleri Pişpek (Frunze), Karakol, Celal abad, Sülüklü, Oş, Narım, Yenipazar ve başka kasaba ve şehirlerdir.

Kırgızların antropolojik tipi:

Kazak - Kırgızlarla Kırgızların antropolojik tipleri, A.N.Haruzin'in tetkiklerine göre, farksızdır1. Bütün Türk kavimlerinin antropolojisi üzerine yazılan eserleri hülasa eden etnolog Aristov da aynı fikri tercih ile "bütün Kırgız ve Kazak-Kırgızların damarlarında Türk kanı aktığını" kaydetmiştir. Moğollarla Kırgızları antropoloji bakmından mukayese eden N.A. Se-vertsov Kalmuk - Moğollarla Kırgızlar antropoloji bakımından çok mühim farklar ve hususiyetler gösterdiklerini tesbit etmiştir. Bununla beraber Kırgızlar çok eski zamandanberi, bilhassa 16-18 inci asırlarda Kalmuklarla epeyce karışmış oldukları da malumdur. 18 inci asırda Kalmuk göçebe devletinin sukutiyle Kırgız ve Kazak - Kırgızlar on binlerce Kalmuk kadın ve kızlarını esir almışlar ve bunlarla evlenmişlerdir. Kırgız tipinin Mongoloid olmasında bu tesalübün büyük tesiri olduğunda şüphe yoktur.

Çin ve bazı Arap kaynaklarının "sarışın saçlı ve mavi gözlü Kırgızlar"dan bahsettiklerine dayanarak "Kırgızların Türkler tarafından Türkleştirilmiş bir aryani kavim bakiyesi olduğu"nu iddia ederler. Bizim "Aryani aşıkları" da Kırgızlara dair tarihlerde görülen bu kayda dayanarak "Türklerin Aryani" olduğunu iddiaya kalkışırlar. Bu son iddia ne kadar gülünç ise birinci iddia da o kadar saçmadır...

Kırgızlar kafa tası ölçüsü bakımından "84 - 87" (brakisefal) dir. Orta - Asya Türklerinin kafa ölçüleri garba ve cenuba doğru gittikçe azalır ve Teke Türkmenlerinde 76'ya kadar (Sudolikosefal) iner, Kafkasya Türkmenlerinde 84, Azeri Türklerde 80.4'dür.

Kırgız Lehçesi:

Kırgızca Türk dili ailesinin batı Türk lehçeleri zümresine (Radloff'a göre) dahildir, iki Kazak - Kırgız, Tobol, Karakalpak, Başkırd, Nogay, Kazan, Kumuk, Karaçay, Balkar lehçeleri bu şubeden sayılırlar. Bu lehçeler zümresini "Orta Türkçe" de tesmiye olunur. Bütün bu lehçeler Kıpçak boyu Türkçesinden türemiş lehçelerdir. Buna göre, bu lehçeleri "Kıpçak Türkçesi" tesmiye edenler de vardır. Kırgız lehçesi "Batı Türk lehçeleri" zümresinden sayılmakla beraber bir çok fonetik hususiyetleriyle "Doğu Türk lehçeleri"ni andırır.

Kırgızcada dudak vokallerinin çekmesi (Labial-attraction) çok kuvvetlidir. (Mesela: Başka Türk lehçelerinde çora, tögerek, kölden, kölge, bota, botadan, yorga, yorgadan, yorgaya, közden, közge telaffuz edilen kelimeler Kırgızcada çoro, tögörök, köldön, kölgö, boto, botodon, yorgo, yorgodon, yorgogo, közdön, közgö telaffuz edilir). Bu fonetik hadise Kazak - Kırgızcada da bulunmakla beraber Kırgız-cadaki gibi kuvvetli değildir. Son senelerde kabul edilen imla kaidelerine göre Kazak lehçesinin bu hususiyeti ihmal edilmiştir.

Kırgızcayı Altay - Yenisey "Doğu Türk" lehçelerine yaklaştıran fonetik hususiyetlerden:

eski Türk dilindeki "ağ" hecesinin uzun "ö" olmasıdır.
(tağ - too; ağız - oos; yağır - yoor; bağır - boor; bağ - boo gibi). Bu hece diğer Batı Türkçelerinde diftong olmuştur (tağ-tau; bağ-bau gibi).

Kırgızcanın Kazak - Kırgızcadan bariz fonetik farkları şunlardır :

1) Kazakçada eski Türkçedeki "ş" sesi "s" ve "ç" sesi "ş" olduğu halde, Kırgızcada değişmemiştir.
2) Kelime nihayetlerinde ve kon-sonlarda önce "z" sesi "s" olur; (kız-kıs, az-as gibi).
3) Nefi ve istifham edatı olan "m" sesi "b" olur.
4) Eski Türkçedeki - lig eki (isimden sıfat yapan ek) Kırgızcadan hep -luu (-tuu, -duu\) olur.

Kırgız lehçesinden örnekler:

Curtka buzuk saldı
(Yurda bozgunluk saldı)
Ak §umkarımdı uşurdum
(Ak sungurumu uçurdum)
Konuk kelip konsa aş ber
(Konuk gelip konarsa yemek var)
Balağa at koydum
(Çocuğa ad koydum)
Bu iş caman bolbodu
(Bu iş fena olmadı)
Algan eri caraşsa kara katın ak bolot
(Evlendiği erkek yaraşırsa kara kadın ak olur)
Turunguz, aş dayar boldu
(Kalkınız yemek hazır oldu)
Sabırduu bolsung ozorsun
(Sabırlı olursan geçersin)
Bir attu kişi keldi
(Bir atlı adam geldi).
Atam bar dep maktanba, atı sam cok bolso, balam bar dep maktanba, bala sanı cok bolso
(Babam var diye öğünme, eğer babamn kıymeti olmazsa, çocuğum var diye öğünme, eğer çocuğun kıymeti olmazsa) Men Manastay batır bolomun (Ben Manas gibi batır - kahraman - olacağım).

Şu nümunelerden de anlaşıldığı üzere Kırgız lehçesi Orta Türk lehçelerinden ziyade, Doğu Türk lehçelerine yakın durmaktadır.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Günümüzdeki Diğer Türk Cumhuriyetleri'nin Tarihi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir