Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

18 Ekim 1921 Günü Ankara'da Azerbaycan Sefaretinin Açılışı

Burada Günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Tarihi ve Kurtuluş Savaşı'mız hakkında konular bulabilirsiniz

18 Ekim 1921 Günü Ankara'da Azerbaycan Sefaretinin Açılışı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 19:12

18 EKİM 1921 GÜNÜ ANKARA'DA AZERBAYCAN SEFARETİNİN AÇILIŞI DOLAYISİYLE YAPILAN KONUŞMALAR

Cuma günü Azerbaycan Sancağı başkumandanımızın eliyle çekildi. Kardeş Azerbaycan Şura Cumhuriyeti'nin Ankara'daki Sefarethanesinde Sancak çekme merasimi Cuma günü pek tantanalı bir surette ve samimiyetler ve sevinçler içinde icra edildi. Merasime davetli bulunan zevat, zevalden biraz evvel Sefarethaneye gelmeye başlamışlardı. Saat onikiye çeyrek kalarak Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandanımız Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri otomobilleri ile Sefarethaneye geldiler. Sonra arabalarla saat onikide İtalyan mümessili Mösyü Teuçi ve onikiyi beş dakika geçerek Sıhhiye Vekili Refik ve Adliye Vekili Refik Şevket beyefendiler, müteakiben Dahiliye Vekili Fethi beyefendi, Rus Sovyet Şuralar Cumhuriyeti Sefarethanesi Başkatibi Mösyö Mihaylof ve ikinci katibi Mösyö Artu ile Sefarethane tercümanı Fevzi Bey, İktisat Vekili Celal Beyefendi, daha sonra Heyet-i Vekile Reisi Fevzi Paşa Hazretleri, Afgan sefiri Sultan Ahmet Han Hazretleri, Sefaret Müsteşarı Gülhan ve Başkatip Hidayetullah Han, Maarif Vekili Sabıkı Hamdullah Subhi Bey, Büyük Millet Meclisi Reisi Sanisi Adnan ve Hariciye Vekili Yusuf Kemal Beyefendiler muvasalat ettiler. Davetliler Sefaret erkanı tarafından kapıda merdiven başında pek hararetli ve samimi surette karşılanmakta idiler. Sefarethane'nin bahçe-sinde bir bando takımı, salonda ayrıca bir ince saz takımı terennüm etmekte idi.

Büyük bir intizam ve itina ile tertib edilmiş olan sofrada davetlilere çaylar, bisküviler ikram edildi. Çay ziyafetinin sonunda Sefir İbrahim Abilof hazretleri Azerbaycan'a ait musiki parçaları terennüm edileceğini söylediler. Sefaret Levazım ve Daire Müdürü Nadir Bey tarafından Azerbaycan'ın milli musiki aleti olan "Tar" ile Azerbaycan'ın milli marşı ayakta dinlendi. Marş çok yüksek ve tesirli nağmelerden mürekkep idi. Sonra halılarla, çam dalları ile süslenmiş olan balkona çıkıldı. Saat yarımda, sefir hazretlerinin teklifleri üzerine Başkumandanımız Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri tarafından tebrik edilerek Azerbaycan bayrağı çekildi. Bayrağın çekildiği esnada bando "İstiklal" marşını terennüm ediyordu. Yıldızının içinde köylü ve işçiye delalet eden tırpan ve çekiçten başka Osmanlı sancağından bir farkı olmayan ayyıldızlı kardeş alsancak yükseklerde dalgalanmaya başladı.

Merasimi müteakip Sefir hazretleri tebrik edildi. Sonra aşağı bahçe-ye inilerek grup halinde fotoğraf çekildi. Öğle yemeği Sefarethanede yenildi. Sofrada başta Büyük Millet Meclisi Reisi Başkumandan Mustafa Kemal Paşa hazretleri bulunuyordu. Karşılarında Azerbaycan Sefiri hazretleri ahzı mevki etmişlerdi. Paşa hazretlerinin sağında İtalya mümeessili Mösyö Teuçi, Dahiliye Vekili Fethi beyefendi, Rusya Sefareti ikinci Katibi, Büyük Millet Meclisi Reisi sanisi Adnan beyefendi, Hariciye Vekili Yusuf Kemal beyefendi, Adliye Vekili Refik Şevket ve iktisat Vekili Celal beyefendiler, Afganistan Sefaret Müsteşarı, Seryaver Binbaşı Salih Bey, gazetemiz sahip ve müdir-i mes'ulü Recep Zühtü Bey, Yaver Yüzbaşı Ali Bey, Azerbaycan Sefareti İstihbarat Müdürü Mirza Ağa Bababek ve Paşa hazretlerinin solunda Maarif Vekili sabıkı Hamdullah Suphi Bey, Afgan Sefiri Hazretleri, Rusya Sefareti Başkatibi Mösyö Mihaylof, Heyet-i Vekile Reisi Fevzi Paşa Hazretleri, Maliye Vekili Hasan Bey, Sıhhiye Vekili Refik Beyefendiler, Azerbaycan Sefareti Başkatibi Mirza Davut Bey, gazetemiz muharrirlerinden İzzet Ulvi Bey, Azerbaycan Sefareti Ataşe Militeri Ali Asker Bey, Afgan Sefareti İkinci Katibi Hidayetullah Han ve mebus Tevfik Rüştü Bey oturmuştu.

Yemekten sonra Sefir İbrahim Abilof aşağıdaki nutku söyledi:

"Muhterem Paşa Hazretleri, muhterem misafir ve vükela hazeratı! Büyük insanlığın büyük tarihinde çok tuhaf vakayi vardır. Bu, büyük tarih insanların bir kitlesini yukarı kaldırır, diğerleri tahakküm derecesine götürür. Yine o tarih bir sırası gelir o mütehakkimleri başaşağı eder. Tarihin büyük sahifeleri ne kadar dolsa yine geleceği yazmak için boş sayfaları vardır. Birçok seneler devam eden umumi harp içinde o mütehakkimler zulümleri takviye ve tahkim etmek istediler. Tarihin lütfü olarak Azerbaycan hakimiyet-i milliyesine nail oldu. Milli şerefini, öz istiklalini elde etti. Yine o büyük tarihin lütfü olarak birinci defa olarak kızılsancağımız, Türkiye alsancağı karşısında zat-ı alinizin eliyle yükseklere kaldırıldı. Tarih, bıraktığı beyaz yapraklara bir sahife daha ilave etti. Bugün Azerbaycan ve bütün mazlumlar için tarihi bir gündür. İstiklaline nail olmuş olan Azerbaycanlılar namına zatıalilerine ve umum Türk kardeşlerimize arzı teşekkür ederim. Bundan iki yıl evvel Azerbaycan için İstanbul'da üç renkli bir bayrak çekilmişti. Bu bayrak o vakitki Azerbaycan Hükümetini idare edenlerin kalpleri gibi üç renkli idi. Azerbaycan'ın şimdiki tek renkli inkılap bayrağı elinizle yükseltiliyor.

Azerbaycan, Rusya inkılap kebiri neticesi olarak halasa kavuşmuştur. Müstakil Azerbaycan, Rusya ve bütün diğer milletlerle dostane yaşamak arzusundadır. Ümid ederiz ki mazlum küçük milletler de hakimiyet-i milliyelerine mazhar olurlar ve umumi kardeş olarak yaşarlar. Son sözüm teşekkürlerimi zat-ı alilerine, kahraman orduya, bütün Türklere arzetmek olacaktır".

Kaynakça
Kitap: ATATÜRK VE TÜRK DÜNYASI
Yazar: MEHMET SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: 18 EKİM 1921 GÜNÜ ANKARA'DA AZERBAYCAN SEFARETİNİN AÇILI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 19:13

MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNİN NUTUKLARI "Sefir Hazretleri,

Bugün bize meserretli bir bayram yaşattığınızdan dolayı Büyük Millet Meclisi ve Hükümeti ve şahsım namına teşekkür ederim. Bu bayram gününün benim için mesut bir ciheti daha vardır ki, o da müstakil Azerbaycan Şura Hükumeti'nin sancağını çekmek şerefinin bana bahşedilmiş olmasıdır.

Efendiler, Ankara'ya Yunanlıların, düşmanın bayrağı çekilmek isteniyordu. Bu fırsatı hamdolsun ki düşmanlarımız elde edemediler. Burada işte, kardeş hükümetin, kardeş milletin sancağını çekmekle bahtiyar bulunuyoruz. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki samimi rabıtaların, kardeşliğin derecesini izaha lüzum görmem. Bu kardeşlik rabıtasının teyid ve takviyesi için gönderilen sefir İbrahim Abilof Bey'in intihabında Azerbaycan Hükumeti'nin isabeti büyüktür. Çünkü İbrahim Abilof hazretleri bu rabıta ve kardeşliği ruhunda duymuş bir zattır ve bizce dahi pek mühim olan vazifesinde muvaffak olmak için lazım gelen bütün evsafı haiz bulunuyorlar, mezayayı mahsusesini daha ilk temaslarında bize ihsas ve

izhar buyurmuşlardır. Temsil ettikleri hükümetin de bir hususiyeti ve başka bir kıymeti vardır. Azerbaycan Hükümeti bir halk hükümetidir; mukadderatına kendi sahip ve hakimdir. Nezdine memur oldukları Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti daha hakimiyetine bilakayd ve şart sahip olan ve idare usulü halkın, mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenit bulunan bir halk hükümetidir. Türkiye halkı bu gayesinin istihsali için bütün varlığıyla mücadele etmiş ve etmekte bulunmuştur ve edecektir.

Efendiler, sefir hazretleri işte böyle bir memlekette Azerbaycan'ı temsil ediyorlar. Bu mahiyetin temsildeki mana ve kıymeti büyüktür. Azerbaycan ile Türkiye arasında mevcut kardeşliğin, samimiyetin tevlit ettiği rabıtadan başka Azerbaycan'ın diğer dostlarımızla temas noktasında bulunması da haiz-i ehemmiyettir. Coğrafi vaziyet gözönüne getilirse filhakika Azerbaycan'ın Asya'daki kardeş hükümet ve milletler için bir temas ve telaki noktası olduğu görülür. Azerbaycan'ın bir mevki-i mahsusu, vazifesini pek mühim kılmaktadır. Bu vaziyetin yanında Anadolu'yu da gözönüne getirmenizi rica ederim. Tesadüfen sağımda duvarda asılı olan şu haritanın pek güzel gösterdiği gibi Anadolu'da bu vaziyeti ile bütün zulümlere, hücumlara, taarruzlara maruz bulunmaktadır. Anadolu yıkılmak, çiğnenmek, parçalanmak isteniliyordu; fakat efendiler, bu muhacimat, Anadolu'ya münhasır ve mahsur değildir, bu muhacimatın hedefi umumisi bütün Şark'tır. Anadolu her türlü tasallutlara, taarruzlara karşı bütün mevcudiyetiyle müdafaayi nefs etmektedir ve bunda muvaffak olacağından emindir. Anadolu bu müdafaasıyla yalnız kendi hayatına ait vazifeyi ifa etmiyor, belki bütün Şark'a tevcih olunan hücumlara bir set çekiyor.

Efendiler! Bu hücumlar elbette kırılacaktır. Bütün bu tasallutlar mutlaka nihayet bulacaktır. İşte ancak o zaman Garpda, bütün cihanda hakiki sükun, hakiki refah ve insaniyet hüküm sürebilecektir. Bugün sancak çekilmesi münasebetiyle hissetiğimiz bahtiyarlığı fahr ile yad etmek isterim. Bundan evvel Afganistan sefiri muhteremi de bu meseretti bize bahşetmişlerdi. Aziz kardaşımız Abilof hazretleri, bugün Azerbaycan'ın istiklalini temsil eden sancağı çekerken ellerimin bir takım hissiyat ve teessürat ile müteharrik olduğunu duyuyorum. Filhakika sancağı çeken benim ellerim idi. Fakat ellerimi tahrik eden, bugünkü bayramda manen müşterek olan bütün Türkiye halkının hakiki ve samimi kardeşlik hissiyatı idi.

Sefir hazretleri, Azerbaycan sancağının Türkiye sancağının yanında, Türkiye semasında dalgalanmasını görmek bütün milletimiz için büyük bir bayramdır. Bize böyle bir bayram günü yaşattığınızdan dolayı samimi teşekküratımı tekrar ederim".
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1919-1923: Türk Kurtuluş Savaşı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir