Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

ALLAH İLE ALDATMANIN DAMAT FERİT EDEBİYATI

Burada Günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Tarihi ve Kurtuluş Savaşı'mız hakkında konular bulabilirsiniz

ALLAH İLE ALDATMANIN DAMAT FERİT EDEBİYATI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Ara 2010, 00:57

ALLAH İLE ALDATMANIN DAMAT FERİT EDEBİYATI

"Emperyalist devletler, İslam dünyasında, sadece hainleri ve kullanabilecekleri kişileri desteklemişlerdir. Onlardan nefret etseler bile."
Vural Savaş

Damat Ferit, sadece Türk tarihinin en büyük ve en alçak haini olmakla kalmaz, Allah ile aldatmanın da en şeytani aktörü olarak öne çıkar. İşgalci İngilizlerle kurduğu işbirliğini Türkiye ve Milli Mücadele aleyhinde kullanırken hıyanetini öncelikle din üzerinden yürütmüş, yani Türk halkını Allah ile aldatmıştır. Bu aldatma sayesindedir ki, şeyhülislamları bile rahatlıkla hıyanet aracı olarak kullanabilmiştir.
Günümüzde adı konmamış Damat Feritler Kurtuluş Savaşı günlerinin birkaç katıdır.

İki binli yılların Türkiyesinde, AB, ABD, Kıbrıs ve genelde tüm dış politikada bir Damat Ferit edebiyatı, yani mandacılık, başını almış gidiyor. Bu edebiyata destek verme-yenler çağdaşlığa, özgürlüğe, refaha karşı çıkan ilkel yaratıklar gibi damgalanıyor, öyle tanıtılıyor.
Damat Ferit, Türk Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkmış, bu savaşın öncülerini, gazilerini, şehitlerini Haçlı işgalciler lehine lanetlemiş, yok etmeye çalışmıştır. Damat Ferit bu haliyle aynı zamanda bir sembol olmuştur. Damat Ferit, Türkiye adına (ve Türk ekmeğini yiyip Türkiye'nin imkanlarını kullanarak) Türk düşmanlığına hizmetin sembolü tipik bir alçaktır.

Onun adına izafe ettiğimiz 'edebiyat' ise tarihin eşine az rastladığı bir fesat ve mandacılık (bazen de açık hıyanet) edebiyatıdır.
Memleketin hemen her alanda en iyi yerlerine, su başlarına çöreklenmiş, çıkarından başka dini, imanı olmayan, vicdanı ve yüreği virüslülerce üretilen bu edebiyatın en etkin coğrafyası İstanbul'dur Damat Ferit'in, hıyanetini sergilediği yer de İstanbul'du.

Dini kullanarak kitleyi Allah ile aldatanların baş destekçileri o dinden nefret eden İslam ve Muhammed düşmanları. İçte ve dışta böyle.
Bunlar, adı anıldığında kusmamak için kendilerini tutmaya çalıştıkları İslam'ı pazar yeri metaı olarak kullanan dincilere alabildiğine destek veriyorlar.
Dinci ekipler, Cumhuriyet'i, 'Jakoben bir baskı mekanizması' (tabirin mucidi, İslam ve Türk düşmanı İngiliz siyasetbilimci Toynbee'dir) olarak niteleyip salvo üstüne salvo yapıyorlar "Ankara'nın şerrinden Brüksel'in şefaatine sığınmak zorundayız" diyecek kadar alçalabilivorlar.

Bunların, Atatürk mirasına duydukları kin, İblis'in Adem'e duyduğu kinden kırk kat daha ağır. Bir gün, o kinin gayyasında boğulacaklarından hiç kuşkumuz yok. Ne yazık ki ülkeyi tahrip ediyorlar.

Saltanat dincisi ekiplerin İslam nefretiyle dolu destekçileri aynı saldırıyı 'ikinci cumhuriyet' hezeyanı ile yapıyorlar. Tarihin eşine az rastladığı bu 'dayanışma' veya hıyanet nasıl mümkün oluyor? Bunun temelinde 'omurgasızlık, imansızlık ve döneklik psikolojisi' var. Bu namert psikolojiyi üretip yaşatmadan Türkiye örneğindeki hıyaneti ayakta tutamazsınız.

Yaşar Kemal, nihayet baklayı ağzından çıkarıp şöyle demişti:

"Türkiye'yi dönekler çürüttü. Bunların sayısı 1,2, 10, 100 değil. Alçaklığa hakları yoktur. Halkı aşağılamak nedir? Türkiye'nin bütün felaketi tabansız ve kemiksiz aydınlardan çıkıyor. Bunu bilmeliyiz, o aydınların üstüne de yürümeliyiz."

Şu veya bu fikri savunmak ayrı bir iştir, saygındır. Siz katılırsınız veya katılmazsınız ama bir fikrin gerçek temsilcisi, mümini olan adam, adamdır: saygıya layıktır.
Saygın olmayan ve Türkiye'yi batırma türünden alçaklık timsali olanlar, bir fikrin temsilcisi değil, tüccarı, komisyoncusudur. Viski şişelerinin sayısını kim artırırsa, villa veya arabalarını kim daha görkemli yaparsa, daha çok geziye, sofraya, hediyeye kim paydaş yaparsa onun dümenini tutar, ona uşaklık ederler. Bunların bazıları, "Zaman değişti" söylemine, bazıları ise sadece "Değiştim" nutkuna sığınmaktadır. Türk dilinde 'değişmek' sözü, bunlar yüzünden 'dönekleşmek' anlamına gelir oldu.
Zaten bizzat kendileri, dalgalarına taş atan eski yandaşlarını ikide-birde 'dönek' ilan etmektedir. Sağda olanı var, solda olanı var. Dincisi var, dinsizi, kitapsızı var.

Damat Ferit edebiyatının (veya fesadının) temel nitelikleri şöyle sıralanabilir:

1. Mandacılık: Batı veya Doğu dünyasından bir ülkenin uydusu, uşağı, hatta tutsağı olmayı isterler. Bağımsızlık bunları ışığın yarasayı rahatsız ettiği gibi rahatsız eder.
2. Dışarıdan icazet ve destek: İçerideki kurumlarla asla barışık değillerdir. Halkla da barışık değillerdir. Halktan oy almak için Allah ile veya güncel bazı kavramlarla aldatmalar yapıp oyu kaptıktan sonra halkı adeta leş gibi görür, ayaklarıyla bir kenara iterler. Esas hizmetleri, dışarıdan koparılan para ve güç odaklarıyla bunların bağlı olduğu dış ülkeleredir. Özellikle Hıristiyan Batı ülkelerine.

Bu edebiyatın çok sevdiği ve göklere çıkararak övdüğü politikacıların başında gelen Recep Tayyip Erdoğan, baştan beri desteğini ve icazetini aldığı Batılı güç odaklarına (ki içlerinde Yunanistan Başbakanı Karamanlis de vardır) şöyle diyebilmiştir:

"İçeride zor durumdayım, lütfen vardım edin!"

RT Erdoğan, bu seslenişini, Kıbrıs Rum kesimini tanı-maya yönelik imza söz konusu olduğunda, Yunan Başbakanı Kostas Karamanlis'e arz etmiş, Karamanlis de, onun bu nidasını anlayışla karşılayıp bu konuda gereken himmeti göstermesi için, o zamanki Kıbrıs Rum lideri Tasos Papadapulos'a iletmiştir. Karamanlis, Papadapulos'un merhametini, 'Türk Başbakanı' unvanı taşıyan RT Erdoğan lehine şu ilginç sözlerle tahrik etmiştir:

"Türkiye'nin üyeliğine karşı kullanılacak bir veto, uyguladığımız ortak politikaları başarısız kılar."

Demek oluyor ki, Kıbrıs konusunda Karamanlis, Papadapulos ve onlardan himmet istirham eden Türk Başbakanı RT Erdoğan, aralarında belirledikleri bir ortak politika yürütmektedirler. Bu ortak politikaları yüzündendir ki Türk Başbakan, Türkiye içinde çok zor durumda kalmış ve başarıya ulaşabilmesi için Yunanlı arkadaşına seslenme ihtiyacı hissetmiştir.

Kaynakça
Kitap: Allah ile Aldatmak
Yazar: Yaşar Nuri Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1919-1923: Türk Kurtuluş Savaşı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir