Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Türkmenler ve Ermeni Dönmeler

Burada Günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Tarihi ve Kurtuluş Savaşı'mız hakkında konular bulabilirsiniz

Türkmenler ve Ermeni Dönmeler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Kas 2010, 00:37

BENİ AZLETTİRMEK İÇİN LİNÇ KAMPANYASI DÜZENLEDİLER

Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun Kayseri'de "Kürtler Türkmen, Kürt Aleviler Ermeni kökenlidir" diye bir açıklama yaptığı gazetelere yansıdı. Ancak daha sonra anlaşıldı ki Halaçoğlu'na ait olduğu öne sürülen bu sözler cımbızla seçilmişti.

TTK Başkanı'nın söyledikleri gerçekte şu şekildeydi:

"Kürtlerin bir kısmı Türkmen kökenlidir, Ermeniler ise tehcirden kurtulmak için kendilerini Kürt Alevi olarak göstermiştir." Tam linç kampanyasına dönüşmek üzereyken, Halaçoğlu'nun yeni açıklamaları fırtınayı biraz dindirdi. Peki, bu kampanyanın sebebi neydi? TTK, Soykırım İddialarına Karşı Kale Bu çarpıtmanın 'bilinçli' olduğunu anlatan Yusuf Halaçoğlu "Konu, benim görevden alınmam için çarpıtıldı." diyor. "Basın toplantısı düzenledim. Herkese açıklıkla söyledim. Bazı gazeteler benim oradaki (Kayseri) konuşmamı deşifre ettiler. Onların yayımladığı gibi olmadığı ortaya çıkmadı mı? Evet çıktı. Niye bazı köşe yazarları, bazı kesimler hâlâ aynı şekilde yükleniyor?

Bunları okumadılar mı?" diye soran Yusuf Halaçoğlu, "Kripto Ermeniler mi bu linç kampanyasını sürükledi?" sorusuna ise şu cevabı veriyor:

"Kripto Ermeniler diyebilirsiniz, onların dışında birtakım gruplar diyebilirsiniz. Gazetelerde kimler yazıyorsa onlar." Türk Tarih Kurumu son yıllarda Ermeni soykırımı iddialarına karşı birçok somut tez geliştirdi. Özellikle kurum bünyesindeki Ermeni Masası soykırım olmadığına dair birçok araştırmaya imza attı. Halaçoğlu'nun deyimiyle TTK soykırım iddialarına karşı kale olarak duruyordu. "Beni görevden aldırırlarsa çok önemli bir kale kaybedilmiş olur. Çünkü bugün Ermeniler konusundaki en ciddi araştırmaları ben yaptım.

Herkese meydan okuduk. Bugün hiç kimse Türk Tarih Kurumu'nun çalışmalarına karşılık veremiyor. Ermeni diasporasının bu propagandaları ile ileriye sürülen soykırımı kabul etme raddesine gelmiş bir ülkenin artık kabul etme durumu/imkânı kalmadı. Kamuoyu bu konuda tamamen bilinçli hale geldi. Bunun önündeki en önemli engel kimdi: Yusuf Halaçoğlu." Başkan Halaçoğlu'nun tartışmalara neden çalışmaları iki başlıkta toplanıyor. Birincisi 15 ve 16. yüzyılda Anadolu'da yaşayan aşiretler. 1995 yılında başlayan çalışmada Osmanlı tahrir defterlerinin incelenmesi sonucu Anadolu'da yaşayan 41 bin 297 aşiret tespit edildi.

Bunların 37 bin 706'sı Türkmen, 2 bin 287'si Kürt, 166'sı Moğol, 90'ı Arap, 280'i Kıpçak. O yıllarda Anadolu'da yaşayan Osmanlı nüfusunun 10 milyonun biraz üzerinde olduğunu tahmin eden Halaçoğlu, bu 41 bin aşiretin 1 milyon 140 bin çadıra sahip olduğunu anlatıyor. Bu çadırlarda 4-5 kişi yaşadığını hesaplayıp aşiretlere mensup kişi sayısının 6 milyon civarında olduğunu ifade ediyor. Osmanlı İmparatorluğu vergi aldığı herkesi kayıt altında tutuyordu. Sadece kadınlar vergi vermedikleri için kayıtlarda görünmüyordu. TTK Başkanı'nın demografik ve sosyal yapıyla ilgili bu çalışması da Kürtlerin Türkmen asıllı olduğu şeklinde yansıdı. Halaçoğlu, böyle bir açıklaması olmadığını, Kürtlerin 'bir kısmının' Türkmen olduğunu dile getiriyor. Henüz çalışmasını tamamlamasa da "Yüzde 30'lara çıkabilir Kürtleşmiş Türklerin sayısı" diyen Halaçoğlu, bunun tersinin de olduğunu belirtiyor. Mesela Aydın ve Konya gibi illere gelen Kürtlerin bir kısmı Türkleşmiş.

Amacım Dönmeleri Araştırmak Değil Bu araştırmada birisi hangi köyden, beldeden ya da hangi lakapla anıldığını söylediğinde hangi aşiretten ve hangi boydan geldiği ortaya çıkıyor. "Günümüzde nasıl evlilikler varsa haliyle o zaman da oluyor. Kürtleşme ya da Türkleşme gündemde. İç içe girmişler. Türk-Kürt ayrımına gayret edenlere karşı çok önemli bir argümandır bu çalışma." Halaçoğlu'nun araştırmasının ikinci boyutu ise Ermenilerle ilgiliydi. Talat Paşa tarafından 1915'te alman tehcir kararı, Anadolu'da yaşayan Ermenilere uygulandı. 1 milyonun üzerinde Ermeni vatandaşın büyük kısmı güneye göçtü. Bir kısmı savaşlarda ölürken kimileri topraklarından ayrılmamak için dinini değiştirdi. Bazıları ise Yusuf Halaçoğlu'nun deyimiyle kendisini "Kürt Alevi" olarak gösterdi.

Yusuf Halaçoğlu, amacının Ermeni dönmeleri araştırmak olmadığını söylüyor:

"Dönmelerin listesi belli bir oranda var. Nerde olduğunu söylemiyorum. Onların gereği yok. Benim amacım tehcirde ölmeyen Ermenileri ortaya çıkarmak." 1915 olaylarının soykırım olduğunu iddia edenler, 600 bin ile bir buçuk milyon arasında değişen rakamlarda Ermeni'nin öldürüldüğünü savunuyor. Yusuf Halaçoğlu ise 300 bin Ermeni'nin savaşlarda öldüğünü ortaya çıkardığını ifade ediyor. "Ben ne kadar Ermeni'nin hayatta olduğunu araştırırken bunlara rastladım. Sünni Müslüman olan Ermeniler de var. Tehcirden kurtulmak için Müslümanlığa geçenler var. Nereye gittiklerini araştırmak zorundayız. Bunların içinde kendilerini sadece Kürt olarak gösteren, Kürt Alevi olarak gösterenler var. Bunlar 1915-20 arasında kendini gizleyenler. Elimizde bu çalışmalar yoktu." diyor. Ermenilerin bir kısmının kendini Balkan göçmeni olarak da gösterdiğini söylüyor. Ermeni Dönmeleri Açıklama Şartı Talat Paşa, Müslümanlığa geçmiş olsalar bile Ermenilerin tehcire tabi tutulması yönünde emir vermişti o yıllarda.

Yani Müslümanlığa bir teşvik yoktu. Ancak cephelerde mücadele eden Osmanlı kuvvetleri Tunceli vilayetine hâkimiyet kuramıyordu, isyanlar baş göstermişti. "Ermeniler saldırılara maruz kalmamak için kendilerini Kürt Alevi olarak göstermiştir" diyen Halaçoğlu, Osmanlı kuvvetlerinin bu bölgelere giremedikleri için Ermenilerin tehcirden kurtulduğunu ve tespit edilemediklerini söylüyor. Son bir yıldır çalıştığı "Tehcirde ölmeyen Ermeniler nerede?" çalışmasında ortaya çıkan dönmelerin rakamlarını, nerede yaşadıklarını, kim olduklarını, kaynaklarını açıklamaya yanaşmıyor Halaçoğlu. Araştırmasının bugünü kapsamadığını, gizli Ermenileri ve sayılarının ne olduğunu bilmediğini belirtiyor. Ermeni dönmelere ait bu belgelerin başka hangi kurumlarda olduğu ise bilinmiyor. "Benim bildiğim, sadece benim elimde var.

Herhangi bir yere vermedim" diyen Halaçoğlu, bu listeleri açıklama şartını koyuyor:

"Eğer yabancı ülkelerde nüfus meselesi ile ilgili bir tartışma meydana gelirse ancak o zaman söylerim.

Hâlâ karşımdaki insanlar bunu iddia eder ve devlet de olumlu görürse bunu da sunarım. Ama insanları huzursuz etmek, rahatsız etmek veya yaşadıkları ortamda birtakım baskılara maruz bırakacak tavır takınılması hakkına sahip değilim." Ermeni dönmelerin fişlendiği, devlet tarafından kara listelere konulduğu, etnik ayrımcılık yapıldığı öne sürüldü.

Yusuf Halaçoğlu, Ermeni dönmelerin listesinin elinde olduğunu, cımbızla çekilen "Kürt Aleviler Ermenidir" sözünün ardından söylemiş:

"Belgesi varsa söylesin dediler. Niye elimde bir seneden fazla duruyor da açıklamadım?" Bunlar, Devlet Politikası Değil İngilizler tarafından 1921 Kasım'ında Milletler Cemiyeti'ne sunulan raporda Müslümanlığa geçen Ermenilerin sayısı 95 bin olarak zikrediliyor, dünyadaki Ermeni nüfusu ise 3 milyon.

Bunun 817 bini Anadolu'dan başka ülkelere göç etmiş. Ermeni Milli Delegasyon Başkan Yardımcısı Thomas Mugerditchian'ın raporunda Ermeni aşiretlerinin, hangi Kürt aşiretleri adını aldıkları ortaya konuluyor. Peki, tüm bunlar devlet politikası mı yoksa bilimsel çalışma mı?

Yusuf Halaçoğlu bu araştırmaların devletle alakası olmadığını söylüyor:

"Dört buçuk yıl boyunca veya ondan önceki sekiz hükümet döneminde -başbakan ya da bakanlar dâhil hiç kimse telkinde bulunmadı, talimat vermedi." TTK'nın siyasi iradeyle yönetilmediğini anlatan Halaçoğlu "Siyasi iradeye bağlı, bilimsel politikası ve özgürlüğü, mali özgürlüğü olan" diye tanımlıyor kurumu: "Ben hiçbir zaman devlete politika üretmek için araştırma yapmıyorum. Eğer devletin, yetkililerin, siyasi otoritenin hoşuna gidiyorsa alıyor bunu, politika olarak uyguluyor." Tüm bu tartışmaların ardından Yusuf Halaçoğlu Türk, Kürt, Ermeni tartışmalarına "Kişi kendini ne hissediyorsa öyledir. Ben ırkçılık yapmıyorum" diye nokta koyuyor.

İşte Tunceli'deki Ermenilerin ve Dönmelerin Sayısı Ermeni dönmelerin genel nüfus içinde sayılarının çok az olduğunu söyleyen Prof. Yusuf Halaçoğlu'nun elindeki mavi kaplı 'Ermeni dönmeler' listesine göre 1915-20 tarihleri arasında Tunceli'nin ilçelerinde yaşayan Ermenilerin ve Ermeni dönmelerin nüfusu şöyle:

KAZALAR ERMENİ NÜFUS DÖNME NÜFUS

ÇEMIŞGEZEK 35 137
NAZİMİYE 2 23
PÜLÜMÜR 1 1
OVACIK 16 -
MAZGİRT 68 44
HOZAT 353 17
PERTEK 32 102
TOPLAM 507 324

Kaynakça
Kitap: Tarih Gelecektir
Yazar: Yusuf Halaçoğlu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Türkmenler ve Ermeni Dönmeler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Kas 2010, 00:39

Türk Tarih Kurumu Başkanı Profesör Doktor Yusuf Halaçoğlu'nun çok tartışılan açıklamaları aslında şimdiye dek tabu sayılan pek çok konuyu ortaya döktü. Birincisi, Anadolu'nun yerleşik ahalisinden bir kısmının Cumhuriyet'in ilanı öncesi ve sonrasında kendi dini ve etnik aidiyetlerini gizleyerek veya değiştirerek toplumda var olmayı umduklarını ilk kez yetkili bir ağız söyledi.

İkincisi, yine ilk kez yetkili bir ağız, Anadolu'nun Türklerden önce de yerleşik olan ahalisinden, Ermenilerden bir kısmının Müslümanlığı seçerek Türk kimliğinde yaşadığına dair bir listenin elinde olduğunu söyledi. İş bu listenin açıklanmasına gelince, Profesör Halaçoğlu 'Açıklamam' diyor. Sayın Halaçoğlu listeleri neden açıklamayacağınızı söylediniz?

- Neden açıklayayım ki? Basın hangi açıklamamı doğru verdi ki? Ben Kürtlerin Türk olduğunu söylemiş miyim? Hayır. Bütün Alevileri mi suçlamışım? Hayır. Bazı Ermeniler Aleviliği seçti demişim, bazıları diyorum. Ama hepsi demişim gibi çarpıtılıyor.

Neden 'suçlama' tanımını kullandınız?

-Basın öyle kullandığı için, yoksa ben kökeni bir suç olarak görmüyorum, yalnızca saptıyorum. Bunları daha önce de söyleyen oldu. Mesela Hrant Dink de söylemişti; bazı Kürt aşiretleri Ermeni kökenlidir diye. Ama o bir gazeteciydi, siz bilim adamısınız. Deniyor ki, bilimsel açıklama, ya tebliğ olarak yapılır, ya da yayın olarak. Açıklamanıza bilimsel nitelik kazandırmak için listeleri açıklamayı düşünmez misiniz?

- Hayır, düşünmüyorum. Belki bunu açıklayarak kendi halindeki insanları rahatsız edeceksiniz. Sonuç olarak bilimsel bir toplantıda konuştum. Ama bu listeden söz ederek Pandora'nın kutusunu açmış olmadınız mı? Örneğin akıllara, acaba devlet yetkililerinin, örneğin Azınlıklar Tali Komitesi, ya da Devlet Personel Dairesi gibi kurumlar aracılığıyla, ellerinde böyle listelerle hangi kamu görevlilerinin terfi edip etmeyeceğine karar verdiği kuşkusu düşmez mi? Ya da bu listeden söz etmeniz, güncel siyasi gelişmeleri etkilemeye yönelik algılanmaz mı?

- Bana ne? Kim ne düşünürse düşünsün. Bana ne kimin Türk, kimin Kürt olduğundan? Devletin elinde böyle bir belgenin, listenin olup olmadığını da bilmiyorum. Bu özel bir çalışma. Elimde belgeler var diyorum. Amerika'da yapılmış araştırmalar, oradan toplanmış belgeler var. Oraya giden aileler, buradaki yakınları, adresler, yolcu listeleri var. Belgeyle yapılmış çalışmayı çarpıtıyorlar. Kaç kişilik bir listeden söz ediyorsunuz? Listenize göre Ermeni kökenden gelip Müslüman olmuş kaç kişi var?

- Söyleyemem. Yüz bin kişilik diye yayın yapıldı. Ben basın toplantısında yüz bin kişilik liste var dedim mi? Toplantının video kaydını aldırdım. Alevi dernekleri dava açaçakmış.

Açarlarsa mahkemede bu kayıtları gösteririm, ne deyip demediğim ortaya çıkar. Ben Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'nın bakiyesidir dedim, 'Kafanızı kuma gömmeyin' dedim, bana ırkçı dendi. Ben ırkçı değilim, ırkçılıkla ne ilgisi var? Herkesin kendi kimliğini öğrenme hakkı vardır. O zaman niye açıklamıyorsunuz, herkes öğrensin? Açıklamamak hakkım var. Bu bilimsel yönteme uygun mu? Evet. Bazı insanlar da kimliklerinin açıklanmamasını isteyebilir. Kişisel bilgidir. Atatürk ve Latife hanım belgeleri tartışmasını hatırlayın. Kara çarşafla kaçma filan tartışmalarını. Ben o zaman kişisel bilgilerin ayrı tutulup, öyle açıklanmasından yanaydım. Denmedik laf bırakılmadı. Siz 14 yıldır TTK Başkanısınız. Şimdi istifanız isteniyor. Görevi bırakmayı düşünüyor musunuz?

- Niye bırakayım? Türk Tarih Kurumu Başkanı olmanın bana fazladan sorumluluk dışında getirdiği bir şey yok. Bana bilimsel olarak getirişi dışında, maddi olarak fazla bir getirişi yok, açıkladım, ayda 380 YTL. Kurumun 2001'den bu yana bir yasası yok, yasa çıkmadı. Bir Bilim Kurulu yok, tek başıma çalışıyorum. İnsani olarak bakıyorum meselelere. Aslında daha önce ayrılmayı düşünüyordum. Ama bu tartışmadan sonra düşünmüyorum. Murat Yetkin / Radikal
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1919-1923: Türk Kurtuluş Savaşı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir