Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kurtuluş Savaşı Başlarında Karacaahmet Sultan Dergahı

Burada Günümüzdeki Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Tarihi ve Kurtuluş Savaşı'mız hakkında konular bulabilirsiniz

Kurtuluş Savaşı Başlarında Karacaahmet Sultan Dergahı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 18:24

KURTULUŞ SAVAŞI BAŞLARINDA KARACAAHMET SULTAN DERGaHI

Enver Talat ve Cemal Paşa'ların, Osmanlı Devleti'ni sürüklediği 1. Dünya Savaşı'nda, koca bir İmparatorluk yenik düşünce, İtilaf Devletleri, donanmalarıyla İstanbul'a girdiler (13 Kasım 1918). Kentin belli başlı yerlerine denetici ve gözetici düşman kuvvetleri yerleştirildi. Bu üzücü tablodan tüm kentin insanları gibi Karacaahmet Sultan Dergahı'nın canları da nasibini aldı. Savaş sonrasında tüm cephelerdeki subaylar İstanbul'a çağrılmış, silah ve teçhizat toplattırılmış, ordular terhis ettirilmiştir. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Samsun'a çıkışından sonra Anadolu'da bir hareketlilik başladı. Tüm dikkatler artık yapılan kongrelerde ve Ankara'da yapılması beklenilen girişimlerdedir. İşgal altındaki payitahtta vatanseverler, Meclis-i Mebusan'ın toplanması için padişahın ikna etmeye çalışırken, Ankara bu Meclis'in İstanbul yerine Ankara'da toplanmasını istemektedir. Ancak beklenilen Meclis, Padişah'ın dayatması sonucu İstanbul'da toplanır.

İtilaf Devletleri, toplanan bu Meclis'ten kuşkulanarak harekete geçerler. 16 Mayıs 1920 sabahı İstanbul resmen işgal edilir. Devlet dairelerine, telgraf merkezlerine resmen el konulur. Karakollar basılır, askerler şehit edilir. Aynı anda Meclis-i Mebusan da basılır, ileri gelen mebuslar toplattırılıp hapse attırılır, büyük bir bölümü de Malta Adası'nda sürgün edilir. Canlarını kurtarabilenlerin yapacakları ilk iş, Anadolu'ya kaçmaktır. O günden sonra Ankara, İstanbul'dan kaçan milletvekili, yazar, asker, memur ve birçok vatanseverle dolmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa, telsiz başında verdiği talimatlarla, yakalanamayan milletvekillerinin Ankara'ya gelmelerini ister. Böylece Ankara'da toplanacak milletvekilleri ve tutuklananların yerine seçilecek olanlarla Millet Meclisi'ni toplamayı kararlaştırır.

İşte bugünlerde Karacaahmet Sultan Dergahı gibi Anadolu ayağındaki diğer Bektaşi Tekke ve Dergahları'na büyük görevler düşer. Bu dergahlar, kendilerine sığınan yurtseverleri büyük bir gizlilik içinde saklayarak, zaman zaman da basılan askeri depolardan elde edilen silah ve teçhizat el altından Anadolu'ya sevk ederler.
İstanbul'da yakalanamayan birtakım milletvekilleri ile Halide Edip Adıvar ve eşi Dr. Adnan Adıvar, kıyafet değişikliği yaparak motorlarla Anadolu yakasına geçip bir süre Karacaahmet Sultan ve Çamlıca'daki Bektaşi Dergahları'nda saklandıktan sonra Şamandıra ve İzmit üzerinden Ankara'ya geçerler. Bu konuda Lord Kinross, "Atatürk" adlı yapıtında şu bilgiyi vermektedir:

"işgal ordusundan kurtularak İstanbul'dan Anadolu'ya geçmek, her yurtsever için, her eli ayağı tutan askerler için bir görev olmuştu. İngilizler, kentin bütün duvarlarına komutanlarının imza3iyla yurtseverleri gizleyen herkesi, büyük harflerle 'Ölüm'le tehdit eden Türkçe ve İngilizce ilanlar asmışlardı. Ama işgalden bir gün önce, bu yurtseverleri tutuklamak için saklandıkları yerleri öğrenecek sivil ajanlar yerine üniformalı asker kullandıklarından, yurtseverlerin çoğu, kıyafet değiştirerek Boğaz'ın karşı kıyısına, oradan da gizli yollarla yurdun içine kaçmıştı. Halide Edip de kocası Dr. Adnan Adıvar'ı hoca kılığına soktu, kendisi de yaşlı karısı rolüne girdi. Geceleyin karşıya geçtiler. Boğaziçi, harp gemilerinin ışıklarıyla pırıl pırıldı. Toplar kıyılara çevrilmiş, bahriyeliler aşağı yukarı dolaşıyorlardı. Üsküdar dolaylarında bir tekkeye girdiler. Burada dervişlere misafir olabileceklerini biliyorlardı. Tekkede kendileri gibi kaçan dört mebusa daha rastladılar.

Kaynakça
Kitap: Osmanlı Belgelerinde KIZILBAŞLAR HAKKINDA İDAM ve SÜRGÜN FERMANLARI
Yazar: Cemal CANPOLAT
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KURTULUŞ SAVAŞI BAŞLARINDA KARACAAHMET SULTAN DERGaHI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 18:24

Üsküdar'dan başlayıp işgal altındaki İzmit yarımadasından doğuya giden yol, İngiliz atlı askerleri tarafından iyice tutulmuştu. Dağ yolları da İtlaf Devletleri'nin silahlandırdıkları Rum çetelerinin sürekli saldırılarına uğruyordu. Az sayıda Türk çetesi de yurtsever göçmenlere yol açabilmek için bunlara karşı mertçe dövüşüyordu. Halide Edip ve ekibi, bu koşullarda Ankara'ya yollandı.

(... ) Ankara'ya vardıklarında tren istasyonu hınca hınç doluydu. Halide Edip, burada çok etkin bir konuşma yaparak Üsküdar'daki Bektaşi Tekkeleri'nden (Karaca-ahmet) nasıl yararlandığını anlatır. Ankara'da 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi açılıp yeni Türk Devleti'nin temelleri atılmıştır. Birer vesile ile subay ve silah, cephane, Anadolu yakası üzerinden bu tekkeler kanalıyla Ankara'ya kaçırılıyordu. Bu iş için Üsküdar, Çamlıca ve Merdivenköy'deki Bektaşi Tekkeleri ve çevreleri ile bahçe ve binaları en korunaklı yerlerdi. İşgal kuvvetleri ve İngiliz askerleri, bunun pek farkına yaramıyorlardı. Denilebilir ki, Karacaahmet Sultan Dergahı, Çamlıca ve Merdivenköy dolayları, Kuvva-i Milliye için adeta birer üs durumunda idi. Selimiye Kışlası'nın buralara yakın oluşu nedeni ile gözetim altındaki kışladan gece vakitleri kaçırılan cephane ve silahlar burada toplanıyor, birer vesile ile Ankara'ya gönderiliyordu. İstanbul yakasındaki Davutpaşa Kışlası'ndan da kaçırılan silah ve cephaneler, Zeytinburnu açıklarından motorlarla Anadolu'ya kaçırılıyordu.

Bu silah depolarından kaçırılan cephanelerle ilgili olarak yakalananlar ya İngiliz kuvvetlerinden ya da Padişah tarafından şeyhülislamlara verdirilen fetvalarla cezalandırılıyorlardı.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1919-1923: Türk Kurtuluş Savaşı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir