Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hindistan'da Ondokuzuncu Asır

Burada Babür İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Hindistan'da Ondokuzuncu Asır

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Tem 2012, 16:31

ONDOKUZUNCU ASIR

— imparator Şah Alem — İngilizlerin imparator kuvvetlerine taarruz ve onu mağlûp edişi — Bingale, Behar, Orisa eyaletlerinin terki.

Her sene vergi vermeğe mecbur kalışı — İmparatorluğun parçalanmasının başlangıcı — İngilizlerin imparatorluğu tamam mahva hazırlanması — İngilizlerin Sint hükümetini mağlûp ve tabi edişi — Pişvanın ezilmesi — İngilizlerin Hindin içindeki bütün memleketlere birer komiser ve ordu göndermeleri — Harici işlerde merci olmaları suretiyle fili hakimiyetleri — Iran ve Afganla olan münasebetleri — Afganistanı istila etmeleri ve mağlûp olarak çekilmeleri — Şah Alemin vefatı — İkinci Ekber zamanı — İngilizlerin birçok yer daha zaptetmesi — Mehmet Bahadır şahın tahta çıkışı — Hamiyetli bir zat olan padişahın ıslahat ve faaliyeti (1852) — Umumi vali Dalhevzinin ilhak düsturunu vaz ve tatbiki (1857-58) — Avadh eyaletinin vesair eyaletlerin ilhakı; bunun Hindin her tarafında uyandırdığı nefret ve intikam hisleri — Kumpanyanın harp bakımından faaliyeti — Sipahi askeri — İngilizlerin Afganistandan geri atılışı — Askerin milli faciayı sezmesi — 1857 Sipahi isyanı — isyanın umumileşmesi — Sih ve Gurkaların İngilizlere sadakati — Delhinin sukutu — Padişahın esir alınıp sürülmesi — Şehzadelerin İngiliz zabiti Hadson tarafından katli — Nana Sahibin sebatlı ve şiddetli muharebeleri.

İngilizlerin isyanın bastırılmasındaki çokşiddetli zulüm ve kahırları—İngilizlerin kumpanyayı lağv ile Hindi doğruca hükümet emrine almaları (1858).

Kralıça Viktoryanın Allahabadda okunan beyannamesi — Hindistanın ilhakı dolayısiyle İngiliz İmparatorluğunun vücut bulması — Hind imparatorluğunun enkazından çıkan devletler.
Bu sırada Delhide imparatorluk tahtında bulunan Şah Alem bir taraftan da İngilizlerle uğraşmağa mecbur kaldı. Bingaleyi zapteden İngilizler Patna üzerine de yürüdüler. Padişahın yardımlarına rağmen orayı da zaptettiler. Birkaç sene sonra İngilizler artık doğruca padişahla da çarpışacak surette kuvvet ve fırsat bularak ilerlediler. Baksarda, vukua gelen muharebede padişah askeri mağlûp oldu. Padişah filen zaten İngilizler eline düşmüş bulunan Bingale, Behar, Orisa vilayetlerini İngilizlere terketmeğe ve senede 2.600.000 rupiye, bu ülkelerin senevi varidatı olmak üzere almak suretiyle müsalaha yapmağa mecbur kaldı. Bu sırada İngilizlerden de yardım görerek şimaldeki Marahtalar girdikleri yerlerden atıldı. Ekberabad da Sihler elinden Zülfikar Han vasitasiyle alındı. Artık imparatorluğun bütün parçalan birbirinden ayrılan buhranlı bir devreye girmişti. İngilizler Sindiya hükümetini de tekrar hezimete uğratarak, Cumna nehrine kadar her tarafı ve sahilleri ellerinden alındı. Yapılan muahedede Fransız zabitlerine yol verilecek ve Delhi hükümetine yardım edilmiyecek ve kendi mülkünde İngiliz kıta ’ları bulunduracaktı. Umumi vali Lord Hastings de 1813-1822 senesi bir askeri oligarşi eline düşmüş bulunan Nepala harp açtı. Dağlı ve cesur Gurkalar her tarafa akınlar yaparak İngilizleri ve İngilizlerin himaye eylediği memleketleri fazla eziyorlardı.

Fakat bunlar 1814-16 senesi şiddetli bir takiple Himalayaya kadar atıldılar. Lakin İngilizlerin bu taraflarda meşguliyeti Pindarilerin Madrası sıkıştırmasını ve bazı küçük racaların da İngilizlere karşı hareketini intaç etti. Her tarafta büyük bir karışıklık göze çarpıyordu. Lort Hastings merkezi Hindde ve İngiliz murakabası altında bir teşkilat vücude getirerek Hindistanı sükûn ve asayişten mahrum bırakan başsız ve devamsız küçük teşekkülleri ortadan kaldırmağı düşündü. Bu teşekkülatta devletlerin hududu, asayiş ve emniyet bakımından mes’uliyetleri kat’i olarak tayin edilecekti.

Şiddetli bir hareket Maharataları Puna pişvasını az bir kısım arazi ile barınmağa mecbur etti. Pindanların kuvvetli şefi Emir Han da bunu harbetmeden kabul etti. Maharataların elinden alınan arazide Raçputların yeni bir hükümeti kurularak İngiltere himayesine alındı ve artık Hindistan yutulmak için parçalanıyordu. Her hükümet nezdine bir İngiliz komiseri verilmiş ve o ülkelerde masrafı yerli devlet tarafından ödenmek şartiyle İngiliz orduları bulunduruluyordu. Bütün bu devletlerin harici işlerinin mercii olmağı muahedelerle kendilerine kabul ettirilmiş ve bu suretle her devlete müdahale hakkı da elde edilmişti.

Bu ahvale nazaran bir az sonra yutulacak olan Sint, Pençap hükümetlerinden başka Hinddeki bütün hükümetlerin ya arazisi ellerinden
alınmış veya himayeye sokulmuştu. Bu suretle tehlikeyi gören Birmanya hükümeti de hudut ve hududa civar bazı yerlerin idaresinden dolayı harbe karar verdi. Fakat geç kalmıştı. Her tarafta sükûna kavuşan İngilizler iki ordu ile Rangunu zaptederek Birmanyalıları sulha icbar etmiş ve sahil vilayetlerini almışlardı.

Assam üzerindeki İngiltere himayesini de tanıdılar (1825). Bu tarihten sonra ufak bazı hareketlerle iştigal edilip oldukça bir sükûn devresi yaşatıldı.

Umumi vali Benting bütün faaliyetini tanzim ve tensik işlerine hasrederek bilhassa iki büyük karar alıyor ki bunlardan birisi Bingalede dul kadınların yakılmasının men’i, İkincisi İngilizcenin resmi dil olması ve ortadan itibaren tahsil dili kabul edilmesidir. Parlamentoya kadar hemen münakaşayı mucip olan dil meselesi de nihayet kabul ve tasdik edildi. 1833 senesi kumpanyanın imtiyazı yenilendi. Fakat imtiyazında büyük değişiklik yapılarak ticaret inhisarı kaldırılıp artık kumpanya “muazzam bir milli mülkün idaresine memur siyasi bir teşekkül,, halini almış idi. Hariçte yirmi senedir İngilizlerle müttefik olan Sihlerin kuvvetli reisi Rançitsing ile ticaret muahedesi yaptı. İranla 1808 senesi yapılarak, tecavüze duçar olduğunda İngilizlerin kendilerine yardım etmesini mecburi kılan, muahedeyi tadil ederek bu külfetten kurtuldu. Çok kuvvetlenerek cenuba doğru inmeğe başlıyacak olan Ruslara İrana yardım etmeği imkansız gören İngilizler Hindin müdafaa ve muhafazası için Afganistanı teşkillendirmeye başlamanın daha ameli olduğu kanaatine varmışlardı.

1828 de şimalde bir çok vilayetleri Rusya tarafından zaptedilen İran bunu Afganistanda telafi emeliyle bir takım haklar iddiasına kalkmış ve 1837 de Heratı muhasara eylemişti.

İngiltere “Hindistanın emniyeti için Afganistanın istiklal ve mülki tamamlığının elzem olduğu,, prensipiyle Basra körfezine bir filo göndermiş ve bu da İranın projelerinden vaz geçmesine yetmişti. Fakat Afganistan Emiri Rusya ile müzakereye giriştiğinden bundan fazla ürken İngilizler derhal Mahl’u Emir Şah Şucai kendi hesaplarına bir ordu ile Kabile götürdüler.

Müşkülatsız olan bu iş (1841) İngiliz ordularına karşı şiddetli bir hareket ve İngilizlerin Celal-Abad garnizonundan başkalarının mahviyle neticelendi. Fakat yeni İngiliz kabinesi Afganistanın boşaltılmasını emreylemekle Afganistana dost Mehmet Han Emir olarak geldi. Bu sırada Sindiya hükümeti de İngilizlerin haksız tecavüzlerine karşı silaha sarıldısa da Afganistanın boşaltılması ingilizleri kuvvetlendirdiğinden mağlup olarak memleketinin sahil kısmını kaybetti.


Pencapta liyakatli bir hükümdar olan Rancitsing otuz sene içinde memleketini hayli yükseltmiş ve ordusunu kuvvetlendirmişti (1836). ölümü ile memleket bir anarşi içine düştü, vali ve generaller birer tarafta hakim rolünü oynamağa başladılar. İngiltere burayı da zapt ile ölen Racanın oğlunu kendi himayesi altında (1846) tahta çıkardı. Sultac nehrine gelen müttefik Sihler de atıldı. Pencapta İngiliz himayesine karşı başlıyan ve ilkin İngiliz ordusunu mağlup eden isyan ve harp Güçerattaki mağlubiyet üzerine ve memleketin tamamen ve doğruca İngiliz eline geçmesiyle nihayet buldu (1849). Umumi vali Lord Dalhavzi Birmanyayı da sahillerinden mahrum bırakarak İngiliz nüfuzu altına aldı.

1806 - 1221 de Şah Alem de 47 senelik bir saltanattan sonra öldü. Yerine tahta geçen oğlu ikinci Ekberin zamanında ise İngilizler imparatorluğun elinde kalmış memleket parçalarının birçoğunu daha zaptettiler. Bu zatın 31 sene süren hükümeti hemen can çekişmek nev’inden idi. Yerine oğlu Mehmet Bahadır geçti. Hamiyetli ve reviyetli bir zattı. İdareyi düzeltmeğe, devleti kuvvetlendirmeğe çalıştı. İsabetli karar ve icraatında muvaffak olmağa, her tarafta iyi idarenin tesiri görünmeğe başladı.

Dahilde asayiş ve intizam temin edildi. Halk hükümete daha ziyade hürmet ve sevgi ile bağlanmıştı. 1852 de Lord Dalhavzi “bir memleketi ilhak etmenin himaye etmeden daha iyi olduğu,, düsturunu koydu. Evvela Puna, Cansi, Nağpur devletleri ayni düsturun zulümkar akibetine uğradılar. 1856 da Avadh devleti İngilizler tarafından müstemleke ilan edildi. Hükümdar mevcut ise de memleketteki asayişi temin edememesi iddiasiyle tahttan indirilmişti.

Fakat bütün bu haksız şiddet ve gasibane memleket zaptı ve ahaliye reva görülen bin bir türlü zulüm ve hakaret Hindin her tarafında İngilizler aleyhine çok şiddetli bir kin ve intikam hissi uyandırdı.

Kumpanya koca koca devletlerle harbetmek mecburiyetiyle ordusunu 38 bine çıkarmışsa da sipahi denilen yerli askerler bunun on misline yakındı. Ve bunun hemen yüz elli bin kişilik yarısı Bingale ordusu idi. İngilizlere büyük memleketleri kendilerinin kazandırdıklarını takdir eden bu askerler, hariç memleketlerin kendi adet ve kast sınıflarını kaybettiren vaziyetinden müteessirdiler.

Yerli kıratlıklar içindeki İngiliz ordulariyle memleketin asıl askerleri arasında zıddiyet olduğunu da biliyorlardı.
Bilhassa hemen çoğunun asıl vatanı bulunan Avadh eyaletinin İngilizler tarafından zulüm ve şiddetle zaptedilişinden kalpleri kanamış ve yaralanmıştı. Afganistandan atılan İngilizlerin Hind üzerindeki manevi otoritesi de gevşemiş ve İngilizler tarafından vücude getirilmek istenilen İçtimai ıslahatta yapılan yeniliklerden milli an’aneye uymıyan ve inciten kısımlar da yok değildi. Bütün bunlar yeni model tüfekler yüzünden bir isyanı körükledi.

Bu sıradaki tüfeklerin kurşunları namlıya sokulmadan efrat dişleriyle kağıdı yırtıyordu. Şayia bu mermilerin domuz yağına sürüldüğü idi. İslamlar ve Hindular mekruh saydıkları bu yağdan heyecana geldiler. Bir kısımları da buna inek yağı sürüldüğünü iddia ediyordu.

Vişno ve Siva mezhebindekiler bu mukaddes hayvandan dolayı ateş kesilmişlerdi. 1857 mayısında evvela Mirat garnizonu isyan etti. Bu sonradan Gadrisyan (vefasızlık) adı verilen Hindü kıyamı idi.

Bütün İngilizleri öldürdüler. İsyan bir kaç gün içinde Delhi, Kavunpur, Laknav gibi Hindin bütün büyük şehirlerine de sirayet etti. Asi askerler arasına halk ta karışıyor, İngiliz tebaası sıkıştırılıyor şiddet ve hakaretle öldürülüyordu.

Fakat yazın yakıcı sıcağı ve kolera olmasına rağmen İngilizler bazı yerlerde cesurane döğüşmüşlerdi. Corkalarla Türklere karşı kin besüyen kişmirli Sihler Delhiye hakim tepeleri tutarak bütün şehir garnizonun taarruzlarına mukavemet etmiş ve sonra yeni takviye kıt’alarının gelmesiyle de üç ay muhasaradan sonra Delhi zaptedilmişti. Şehrin sokaklarında her iki taraftan vahşi bir gaddarlıkla döğüşülüyordu. Ve İngilizler artık fırsat el vermişken Hind işini bitirmek istiyorlardı. İmparator esir alınarak Ranguna sürüldü.

Viliyam Rayıks Hudson adlı bir zabit te masum üç şehzadeyi alçakça şehit etti. Bu, hükümdarı kalmıyan memleketlerin İngilizlere kalacağı düsturuna bir zemin hazırlamak içindi.

Bundan sonra bir kolla Ağraya hareket edildi.

Puna Pişvasının oğlu Nana Sahip te kin ve intikamla döğüşmüş ve o civardaki İngilizleri kamilen mahvetmişti.

Laknav da ancak 1858 senesi martında ele geçirilebildi. Burada altmış bin sipahi bulunmakta idi. Nana Sahibin şimale doğru sürülüp atılmasiyle Kovaunpur kat’i olarak kurtarılmış ve 1859 senesindedir ki Avadh eyaleti ancak sulh ve sükûne avdet edebilmişti. Bir İngiliz ordusu cenupta Cansi ye Govalpuru ele geçirdi.

İsyan nihayet yatıştırılabilmişti. İsyan ve taarruz ne kadar şiddetli olmuşsa tenkil ameliyesi de ayni derecede vahşiyane oldu. Amansız bir kıtal, kütle halinde imha bir çok köylerin tamamiyle boşaltılması yıkılması, esirlerin top ağızlarına bağlanması öldürülmesi vesaire gibi hareketler evvelce öldürülmüş olan vatandaşlarının intikamı sebebiyle yapılmış olsalar dahi Hindistana medeniyet götürmek iddiasındaki devlet için şerefli bir hareket teşkil etmezdi. Netekim bunu adil olan bir kısım 8

İngilizler bile takbih etmişlerdi. İki sene kabus içinde yaşıyan İngilizler nihayet rahat bir nefes aldılar. Hadiselerin vahameti sebebiyle Britanya hükümeti kumpanyayı bertaraf ederek Hindistanı doğruca kendi idaresi altına almağa karar verdi (1858). Kararında nezarete merbut kontrol komitesi 15 azalı heyette başkan olan bir nazıra veriliyordu.

Parlamentoya mali ve İçtimai rapor verilecek Hindistanın harici bütün askeri faaliyeti kontrol edilecekti, Kıral vekili olan Lord Kaning hırslarını yatıştırdı ve gûya artık Hindistanın meşru imparatoru bulunmadığından onun yerini almış olan kıralıça Viktorya namına 1858 birinci teşrinin birinci gününde Allahabadda bir beyanname ilan ve neşredildi. Ve bunda eski muahedeler muteber sayılıyor, haklara riayet edileceği bildiriliyor, din ve itikadın serbest olduğu ve her tebeanın din ve ırk farkı gözetilmeden devlet memuriyetine tayin için müracaat edebileceği yazılarak isyana iştirak edenler hakkında da geniş bir umumi af ilan ediliyordu.

Ancak Britanya tebaasına karşı suikast yapmış olanlar bundan hariçti. Kiralın hükümeti bütün tebaalarının vaziyetini iyileştirmekten başka bir gaye gütmiyecekti. Beyannamede Hind ahalisi kasdedilerek “onların refahı bizim kuvvetimizi teşkil edecek, onların memnun olmaları bizim emniyetimizi artıracak, onların şükranlığı bizim en güzel mükafatımız olacak.„ deniliyordu.

isyan impratorluğun temellerini sarsmakla beraber bütün başka devletleri bile alakalandırmıştı. Kumpanya zamanında devamlı ve umumi bir kanun ve esas üzerinde değil günün ve hadiselerin iktidar mevkiine getirdiği şeflere tabi olarak metotsuz çalışımıştı. Talimatnameler acele yapılıyor, içlerinde bir çok tezatlar bulunuyordu. Bunlarda ancak günün ihtiyaçları düşünülmüştü. Halbuki isyan bütün mesele ve eksiklikleri meydana çıkarmış siyasi binanın yeniden ve umumi bir şekilde tamiri için sahayı açmıştı. Büyük Türk İmparatorluğunun uzun süren batması devrelerinde, enkazından 1717 de Avadh, 1724 te Haydarabad hükümetleriyle Sih ve Maharata Hindu devletleri vücude gelmiş oldu.

1525 te Babur Şahla başlıyan Hindistan Türk İmparatorluğu bugün dahi hürmetle anılan siyasi, İdari, İçtimai, İktisadi ve mali bir çok müesseseler bırakarak tarihin sinesine gömülmüş oldu.

Kaynakça
Kitap: TİMURLULAR ZAMANINDA HİNDİSTAN TÜRK İMPARATORLUĞU
Yazar: HALİS BIYIKTAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Babür İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron