Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ulug Beg'in Sikkeleri

Burada Timur İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Ulug Beg'in Sikkeleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 22:15

ULUG BEG'İN SİKKELERİ

Ulug Beg hakkında 1918'de neşrettiğim monografide1 bu hükümdarın sikkelerini bahis konusu etmemiştim. Onun uzun yıllar süren saltanatının büyük kısmında kendi adiyle sikke darbetmesine imkan yoktu. Ulug Beg, Semerkand'ı ve bütün Türkistan'ı tam müstakil olarak idare etmiş, seferler yapmış ve muhteşem binalar inşa ettirmişti; bilginlerin ve yazarların eserlerinde ve kendi tarafından bırakılan yazıtlarda Ulug Beg için müstakil hükümdarlara mahsus unvanlar kullanılmakta, yalnız sultanlığından değil, fakat halifeliğinden de bahsedilmektedir. Bütün bunlara rağmen Ulug Beg babası Şahruh'un hayatında resmen ancak onun naibi idi. Bu devirde Semerkand'da darbedilen sikkelerde ancak Şahruh'un adını görüyoruz. Şahruh'un ölümünden (12 Mart 1448) Ulug Beg'in ölümüne kadar ancak 2 yıl, 7 aylık bir zaman geçti; bu müddet içinde Ulug Beg, saltanat iddiası güden başka Temürlülerle çetin mücadelelerde bulundu. Bu devirde Ulug Beg saltanat imtiyazlarından, babası devrindekine nazaran daha az faydalanmakla beraber Temürlülerin başkam sıfatiyle Semerkand'da ve Herat'ta kendi adına sikkeler darbettirdi. Bu sikkelerin üzerindeki yazılar şimdilik tamamiyle halledilememiş olmakla beraber dikkate değer mahiyettedir. Ulug Beg hakkında yazdığım monografide bu hükümdarın saray ve ordu işlerinde, babası Şahruh'un aksine olarak, Moğol geleneklerine daha ziyade kıymet verdiğini yazmıştım. Bu sikkelerdeki yazılar benim mütalaamı teyidediyorlar.

British Museum katalogunda Ulug Beg'in Herat'da 852'de darbedilen iki tip sikkesi tavsif edilmiştir; yine aynı yılda ve 853'de Herat'da ve Semerkand'da darbedilen sikkelerini Ermitaj, Türkistan halk müzesi ve Türkistan Şark Enstitüsü kolleksiyonlarında gördüm. Bu sikkelerde, Clavicho'nun da bahsettiği Temür arması — üç küçük daire — bulunmaktadır. Şahruh'un sikkelerinde ise bu arma görül-memektedir. British Meseum katalogunun müellifi Lane-Poole'un okuyuşuna göre sikke Ulug Beg bin Temür Gürgen namına darbedilmişti; Gürgen kelimesi, Vambery'ye uyarak yanlış izah edilmektedir. Malumdur ki Gürgen kelimesi "güveyi - damad" demektir; Çengiz Han sülalesinden evlenmek suretiyle akraba olan Temür, Ulug Bey ve Temur'ün torunlarından bazıları da kendilerini böyle tesmiye ederlerdi.

Sikkedeki Herat kelimesinin yanında bulunan bir kelimeyi Lane - Poole önce " y" okumuştu, sonra "iyjjy" okumuştur. Bu müellif, galiba, bu kelimeyi Orta-Asya şehirlerinde, bilhassa Şeybani'ler devrinde, darbedilen sikkelerde görülen esrarengiz "jyA" kelimesine yaklaştırmış olsa gerektir. Lane - Poole'un Ermitaj nüshasındaki bu kelime A. K. Markov eliyle "çjjy" diye tashih edilmiştir. Matbuatta ise Lane - Poole katalogunun son kısmı hakkında tenkid yazan Tiesenhausen tarafından tashih edilmiştir. Tiesen-hausen bu kelimeyi " jyjj- " okumak istemiş, fakat ikinci " j " birinci " j " ile " ç " arasında bulunmaktadır.
Tiesenhausen'in doğru olarak kaydettiği gibi bu "fjj>-" kelimesi Türkçedir, yani Temür devrindeki Moğolca uge manu sözünün tercümesidir.

Lan - Poole'un j (oğul) okuduğu kelimeye gelince - Markov bu kelimedeki ilk harfin > değil, iki noktalı i olduğunu kaydetmektedir.
Yine bu kelimeden önce " " okunan bir kelime vardır ki ç ile s arasında noktasız bir diş ve bir de " A " üzerinde " J " harfi olması muhtemel bir harf vardır. Lane-Poole bu kelimeyi okuyor ve bunun ancak bir unvan olabileceğine (may be a title) işaret ediyor. Bu muhayyel unvan gerek tarih ve gerek dilbilgisi bakımından izah edilmiş değildir, bu kelimeye Tiesenhausen de, yazdığı tenkidinde temas etmemiştir.

"fjjj- " kelimesi gösteriyor ki bu sikkelerdeki yazı Türkçedir.
Lane - Poole'un " j " diye okuduğu kelimenin "j" si "i" olursa ( A şeklindeki kelimenin yanında bir "J" görüldüğüne göre) bunun Türkçe ablativ eki olan "jo" olması hatıra gelir. Arapça " p* " yahut kelimeleri kalıyor ki "düşünce", bazan da "ruhani himaye" anlamına gelir ki mesela şeyhin kendi müridlerinc gösterdiği himmet gibi. İbn Arabşah'ın sözlerine göre Temür kendi zaferlerini Şeyh Zeyneddin Havafi'nin himmeti sayesinde diye izah ederdi. Ulug Beg'in tarihinden malumdur ki bazan ona müracaat edenler "Büyük Emirin ruhu için" diye rica ederlerdi.

Bütün bu şartları dikkat nazarına alarak sikkedeki yazının şöyle okunmasını teklif ediyorum:

Temür'ün ölümünden sonra darbedilen sikkelerden, Ulug Beg'in sikkelerinden başka hiç bir sikkede Temür'ün adı yoktur. Temürlülerden hiç kimse sülalenin kurucusuna karşı Ulug Beg kadar derin saygı göstermemiştir.

Kaynakça
Kitap: ABDÜLKADİR İNAN
Yazar: MAKALELER VE İNCELEMELER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ULUG BEG'İN SİKKELERİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Ara 2010, 23:06

Resim
Uluğ Beyin Mezer Taşı
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Timur İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir