Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Milleti

Burada Antik DNA hakkında başlıklar bulabilirsiniz.

Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Milleti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Nis 2015, 17:45

Antropolojik, Arkeolojik, Kültürel ve Genetik Verilerle Türk Milleti'nin Tarihi ve Kökeni Hakkında Çok Önemli Tespitler

Öncelikle Profesör Orazak Ismagulov ve Dashtseveg Tumen'in antropolojik ve arkeolojik verilere dayanarak Türk tarihi ile ilgili yazdıkları iki makaleyi inceleyerek başlıyalım. İki profesörün makalesi çok önemli tespitleri içersede, maalesef CIA, MI6 ve KGB istihbaratı'nın ajanlarının akademik dünyaya senelerdir yutturmaya çalıştıkları bazı temel yanlış ve hatalarıda içermektedir. Makalelerin temelindeki doğrular önemli olanıdır, ve konuyla ilgili olan ve kalbinde kötü niyet taşımayan akademisyenler için bu bilinen hataları çözebilmek zaten zor bir olay değildir.

Orazak Ismagulov
Orazak Ismagulov Kazakistan Cumhuriyeti'nin Milli Bilimler Akademisi'nde görev yapmış, uluslararası akademik dünyada tanınan ve saygı gören bir antropolojisttir. Internette Rus yazısından çevrilmiş iki tane önemli makalesi bulunuyor. Bu makalelerin isimleri "Physical Anthropology of Kazakh People and their Genesis" ve "Population of Kazakhstan from Bronze Epoch to Present (Paleoanthropological research)".

Makale Adı: "Physical Anthropology of Kazakh People and their Genesis"

Makalede ilk olarak Kazakistan'da 60.000 sene öncesinden günümüze kadarki dönemler tespit ediliyor:

Arkeolojik kazılarda bulunan mezarlıkların tarihlerini sınıflandırdığımızda insanlık tarihini bu bölümlere ayırabiliriz.

Paleolitik Çağ: M.Ö. 60.000 - 10.000
Mesolitik Çağ: M.Ö. 10.000 - 5.500
Neolitik Çağ: M.Ö. 5.500 - 2.500
Bronz Çağ: M.Ö. 2.500 - 800
Demir Çağ: M.Ö. 800 - 300
Antik Çağ: M.Ö. 300 BCE - M.S. 500
Orta Çağ: M.S. 500 - 1500
Aydınlanma Çağ: M.S. 1500 - 2000

Bu noktada, uluslararası akademik dünya'da, İngiltere, ABD, Çin ve zamanında Sovyetler Birliği'nin devlet politikasında var olan Türk'lüğü akademik maske taşıyan aşşağılık bilim adamları(aslında istihbarat elemanları) aracılığı ile yoketmek ve yoksaymak hedefiyle oluşturulan 3 tane temel Antropolojik Terimi eleştirmek gerekiyor. Çünkü, bu terimler çok saçma, ve kötü niyetli Türk düşmanı olan bir takım akademisyenlerin kafalarına göre adlandırdıkları bu terimler, bütün dünyaya Türklüğün varolmadığı yalanını zorla kabul ettirmek istiyorlar.

Kafatası ölçümlerini ele alarak, insan ırkını 3 ana dala bölen antropolojik terimler:

1. Europoid/Caucasoid
2. Mongoloid
3. Negroid

Burada temelden çok vahim bir hata yapılmaktadır. Moğol ismi 12. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Birincisi Moğol kelimesi bir milleti adlandıran bir kelime değildir. Cengiz Han dönemindeki Moğol'lar Türk Milleti'nin o dönemki bir boyunun ismidir. Yani Moğol kelimesi, ondan önceki dönemlerde(400-1100) varolan Onogur, Kuman, Peçenek, Hazar, Bulgar ve Macar isimleri gibi belirli bir grup Türk aşiretleri'nin bir çatı altında birleştiği bir federasyonun ismidir. Ozaman Mongoloid diye bir terimin kullanılması sadece kafa karıştırmak, ve kafa bulandırmak amaçlı olduğunu tespit etmemiz gerekiyor.

Peki, Europoid yada Caucasoid terimleri hakkında ne demek gerekiyor? Bu tip kafatasları eğer Orta Asya ve Doğu Asya'nın Batı bölümlerinde bulunuyorsa, ozaman "Avrupa" ve "Kafkasya" kıtalarının ve bölgelerinin ismini bu gruba vermenin ne anlama geldiğini düşünmemiz gerekiyor. Burada Mongoloid ve Europoid kelimelerini kullanarak Türk kelimesinin ve Türk tarihinin tamamı ile yok sayılması amaçlanmaktadır.

Batı Avrupa'nın bilim adamları bu Europoid diye adlandırdıkları antropolojik grubu uydurulmuş olan Hint Avrupa dil grubu ile birleştiriyorlar. Hint Avrupa dil grubunun ise en eski dili olarak Hititleri kabul ediyorlar. Ama, gerçek şudur ki, Türk düşmanı olmayan bilim adamlarının Hitit dili üzerine yaptıkları çalışmalar sonundaki analizlerine baktığımızda Hitit dili'nin kökünün aynen Sümer dilinde olduğu gibi Semitik ve Hint Avrupa'lı olmayan Orta Asya kökenli bir dil olduğunu kabul ediyorlar. Büyük bölümü Türk kelimesini kullanmamak için Asya kökenli diyorlar. Ama gerçek şudur ki, Hitit dili Sümer/Kenger dilinin kökünden oluşmuş bir dildir. Sümer/Kenger dili Neolitik Çağ'da(M.Ö. 5000 civarında, öncesinde ve sonrasındaki dönemlerde) Orta Asya'dan Orta Doğu bölgesine gelenlerin konuştuğu Türk dilidir. Bu Türk dilinden zaman içinde Semitik, Cermen, Slav, Latin ve Etrüskce gibi alt diller oluşmuştur. Bu dilleri oluşturanlar Türk Kültürünü bırakıp, Bronz Çağı civarında yeni kültürler oluşturup yeni milletler meydana çıkmıştır.

Bulunan yazılı belgeler arasındaki en eski dil, alfabe ve en eski milli medeniyet(yani insanların bir devlet altında millet olarak bir tane dil konuştukları bir medeniyet) Sümer-Kenger'lerin dili, alfabesi ve milli medeniyeti'ne aittir. Bundan önceki tarihlerde hiçbir şekilde bir dil bulunamamıştır şu ana kadar. Sümer-Kenger'lerin tarihi M.Ö. 5000'lere kadar dayanıyor. Ve Sümerlilerden önceki döneme ait aynı Anadolu-Irak-Suriye bölgelerindeki arkeolojik mezarlıklara "Ubeyd" ismini vermişler. İnternetteki akademik yazılara baktığımızda bu Ubeyd(yada Ubaid) arkeolojik buluntuların kökenlerinin belli olmadığı ileri sürülüyor. Halbuki, o dönem dünyasında birçok bölge boştur. Bu yüzden, Sümerlilerin bulunduğu topraklarda onlardan önce bulunanların Sümerlilerle bağlantılı olması tesadüf olmaması gerekiyor, yani bunlarda Sümerlilerdir. Bu "Ubeyd" diye adlandırılan(yani o dönem arkeolojik buluntulara verilen uydurulmuş bir isim) insanların tarihi M.Ö. 5000'lerden öncesine dayanıyor(M.Ö. 7000'lere kadar). Bunları da Kenger olarak kabul edersek, bence bu Sümerliler M.Ö. 7000 ve 5000 yılları arasında Orta Asya ve Altay bölgelerinden Orta Doğu bölgelerine yerleşmişlerdir. Bu Sümerlilerin dili Türkçe idi ve bu Türk dilinin içinden M.Ö. 2000 - 1000 yılları arasında değişik diller ve alfabeler oluşmuştur. Tüm bu oluşan dil ve alfabelerin kökeni Kenger Türkçesidir.

Prof. Dr. Timur Kocaoğlu bir yazısında şunları belirtiyor:

Arkadaslar,
Fenike, Sogd, Ibrani, Arap, Yunan, Kiril, Etrüsk, Latin, Göktürk alfabelerinin kökeni Sumer yazisidir. Sümer yazisi 5 bin yillik degisimle ayri ayri kollar olan
1. Fenike, Göktürk, Etrüsk, Run (Iskandinavya) yazilari (Latin yazisi da Etrüsk yazisindan gelismis),
2. Fenike, Sogd, Arap, Ibrani alfabeleri
3. Eski Yunan alfabesi ve ondan Kiril alfabesi
seklinde 3 ayri alfabe bicimleri olarak degisim gösterir.


Yani, sonuçta görüyoruz ki Hint-Avrupa diye adlandırılan hayali dil grubu'nun kökünde Türk dili var! Ozaman Europoid/Caucasoid diye adlandırılan 3 ana kafa tası tiplerinden birisinin kökünün Türk olduğunu da ispatlamış oluyoruz. Ayrıca, yukarıda bahsettiğimiz gibi Moğol diye bir millet yok, ozaman Mongoloid diye adlandırılan ana kafa tası tipi de Türklere aittir. Ve eğer ayırım yapılacaksa Çin-Tibet dil grubu ayrılabilir, ve bunları Doğu Avrasyalı diye adlandırabiliriz. Ama, M.Ö. 5000'lerde bile Avrupa'nın ortasında Doğu Avrasyalı diye kabul edilen bir haplogrup Batı Avrasyalı haplogruplarla birlikte bulunabiliyor. Az sonra bunların ayrıntısına gireceğim, ama şimdilik bir tespit yapmak gerekirse Türk Milleti Proto Türkler döneminde hem Mongoloid hemde Caucasoid grubuna ait antopolojik kafatası tipine ve Y-DNA haplogruplara sahiptir. Buda gösteriyorki, Proto insanlarda Paleolitik Çağ'da M.Ö. 60.000 - 10.000 yılları arasında oluşan genetik mütasyonlara rağmen değişik(hem Mongoloid hemde Caucasoid tipine sahip) Y-DNA haplogruplara sahip olan grup insanlar birlikte tek Türk milleti olarak yaşamaya devam etmişler.

Düşman istihbarat örgütleri bilimi açık olarak bir silah gibi kullanmaktadırlar. Kabul etmemiz gerekir ki, ABD, Rusya ve Çin'in en büyük korkusu yakın gelecekte oluşması kaçınılmaz olan Türk Birliği'nin gerçekleşmesidir. Bu düşman ülkelerin istihbaratları bu doğrultuda, "Tarih", "Antropoloji" ve "Genetik" gibi bilim dallarında üst düzey görevlere sahip olan akademik ajanlarına asil Türk Tarihini her ne pahasına olursa olsun yok saydırmaya yada öcü gibi göstermeye çalışıyorlar. Çoğu zaman yaptıkları kötü niyetli hamlelerle kendilerini rezil ettikleri de herkez tarafından görülmektedir. Örneğin Ermeni meselesinde olduğu gibi.

Bence, Europoid/Caucasoid, Mongoloid ve Negroid terimleri yerine, bu terimlerin kullanılması daha uygundur:

1. Batı Avrasyalı
2. Doğu Avrasyalı
3. Afrikalı

Genetik haplogrupların oluşma tarihi onbinlerce yıl öncesine dayanıyor. İnsanlarin o dönemlerde genetik mütasyonların tekniğini bilmesi imkansızdır, mütasyonların oluşumu öncesi ve sonrasında çesitli haplogruplara mensup insanların ta basindan beri birlikte yaşamış olmaları gayet tabi mümkündür. Farklı milletlerin kökeni hakkında bilimsel olarak bir ayırım yapılacaksa, dil ve kültür buluntularına dayanarak bazı ayırımların yapılması mümkündür.

Burada önemli olan belirli ailelerin genetik mütasyonlar oluştuktan sonra bile onbinlerce yıl birlikte yaşamaya devam etmeleridir. Onbinlerce-binlerce yıl öncesine ait anıtlarda Türk Tamgaları bulunduğu için en eski insanlık kültürünün Türk kültürü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ve benim tespitlerime göre insanlık medeniyeti Altay bölgesi etrafında başlıyor.

Bu en eski insanlık kültüründen sapmıyanlar, yani Türk kültürünü devam ettiren ve başka yeni kültürler oluşturmuyan gruplar, Sümer/Kenger medeniyetini, yani modern Türk Milletini oluşturuyorlar(M.Ö. 6000-7000). Bu Sümerliler Mesolitik Çağ'da(M.Ö. 10.000 - 5.500) Orta Asya'nın doğusundan(Kazakistan, Turkmenistan, İran, Suriye yoluyla) göçedip Anadolu'ya kadar geliyorlar.

Anadolu'dan Neolitik(5.500 BCE) döneminin başından itibaren, Kafkaslara, Kara Deniz'in Kuzey, Kuzey-Doğu ve Kuzey-Batısına, VE Avrupa'nın Güney, Batı ve Orta/Doğu bölgelerine göç ediyorlar.Tüm bu göç edilen Avrasya bölgelerinde aynı kültürün arkeolojik kalıntıları bulunuyor. Örnegin İspanya'dan(mesela Els Trocs) Almanya'ya(mesela Linear Band Keramik) ve İskandinav bölgelerine kadar benzer Seramik kültürlere ait kalıntılar bulunuyor. Aynı kültürü taşıyanlara tabiki de tek bir millet olarak bakmamız gerekiyor.

Sonra M.Ö. 3. milenyum'dan itibaren tekrardan Orta Asya'ya doğru göçler oluşuyor, ve tabiki de Altay bölgesinde Neolitik dönemlerden itibaren göçetmemis ve buralarda kalmış gruplarda var. Altaylarda kalanlar ve geri oralara doğru göçedenler Orta Asya'da Afanasevo, Andronovo, Parkhay(yabancı akademisyenler tarafından bu şekilde adlandırılmış olan) gibi kültürler oluşturuyorlar, bunların kökleri Neolitik Çağı Avrupasında bulunan Linear Band Seramik(LBK) kültürüne kadar dayanıyor. Afanasevo ve Andronovo gibi Orta Asya(Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Doğu Türkistan, Güney Siberya, vs..) bölgelerinde oluşan kültürlerden M.Ö. 1000 - 400 döneminde Saka ve Hun medeniyetleri oluşuyor. Hunlardan ise en son günümüze kadar varolmaya devam eden Türk Milleti oluşuyor. Bütün bu grupların(LBK'sından Els Trocs'undan Andronovo'suna, Saka'sına, Hun'lara ve Gök Türk'lere kadar) kökeni yine Sümerlilere dayanıyor.

Bakınız Prof. Dr. Zeki Velidi Togan bu konuda ne diyor:

Önasya kadim tarihinin büyük âlimi Fr. HOMMEL, eserlerinin birinde, Sümerleri tamamiyle bir Türk kavmi sayarak: Türk kavimlerinin en eski cedlerinden bir şube M.Ö. 5000 senelerinde Ortaasya'daki anayurdlarından ayrılarak. Önasya'ya gelmiş ve Sumerleri teşkil etmiştir. Bu Sumerlerin dillerinden kalan eserler Türkçenin o eski zamanlarda ne gibi bir şekil arzettiğini bize gösteriyor, demiş; diğer bir eserinde de, Sumerceden 350 kelimeyi Türkçe ile izah ederek, Sumerce diye kendisinden bir Türkçe cümle bile terkip eylemiştir.

Bundan başka Sümerlerin, eski Skitlerin, Hunların ve bir çok tarihî Türk kavimlerinin defin merasimi ile bir olduğu tesbit edilen defin âdetleri, Elam dilinde Türkçe ile müşterek kelimeler, bunlardaki at terbiyesi, Hurilerin dillerinin Türkçe ile akrabalık derecesini arzeden hususiyetleri, bu Hurilerde Türkistan'daki Huttal Türklerinin ve Önasya'da Selçuklular devrinin at terbiyesini andıran yılkıcılıkları, hep Önasya'da tarihten önceki Türk izlerini teşkil eder.


Dil bakımından ise insanlık tarihinin en eski dili yine Sümerlilerin dili olan Türkçedir. Batılı Cermen, Rus ve Cin menşeli akademisyenlerin Hint Avrupa teorisinin köküne baktığımızda, adamlar en eski Hint Avrupa dilini Hitit dili olarak kabul ediyorlar. İçinde Türk düşmanlığı nefretini taşımayan tüm akademisyenler çok iyi biliyorlar ki Hitit dili Sümer dilinin devamıdır, ve aynen Sümer dili gibi Asya(yani Türk) kökenlidir, ve bu Türk düşmanları sırf "Türk" kelimesini kullanmamak için titiz bir şekilde "kökeni belirsiz" yada "muhtemelen Hint Avrupa köküne mensup" gibi bilimle ilişkisi olmayan nefret suçunu işliyorlar. Halbuki, bilim demek "Hint Avrupa" gibi BİLİM KURGU ve uydurulmuş olan bir terimi insanlara zorla kabul ettirmek demek değildir, bu Türk düşmanı(Çinlisi, Rusu, Cermeni) akademik dünyayı kınıyor ve lanetliyorum, benim gibi gerçegin peşinde olan kardeşlerime de Türk olmayan bilim adamlarına ilk bakışta her zaman şüpheyle yaklaşmanızı öneriyorum. Batılı bilim adamı birşey söyledi diye herzaman gerçektir anlamına gelmiyor, ayrıca Türk olmayan bu Türk düşmanları da ALLAH değiller, yada Peygamber değiller, bize akılla mantıkla alakası olmayan şeyleri kabul ettiremezler!

ABD, Rus ve Çin devletlerinin istihbaratlarının siyasi çizgilerinin temelinde Türk düşmanlığı ve buna göre Türk tarihini ve kültürünü her ne pahasına olursa olsun yoketme ve yoksayma ilkeleri mevcuttur. Biz, Asil Türk Milleti olarak bu oyunlara yenik düşmememiz gerekiyor, Asil Türk milletinin varlığını ve kültürünü daima devam ettirmeliyiz ve Türk Milliyetçiliği-Ulusalcılığı(ırkçılık içermeyen) asla kalbimizden yokolmamalı. Bunu başardıkları zaman kardeşin kardeşi sırtından bıçakladığı yada beş kuruşluk menfaat icin kardeşin kardeşi öldürdüğü dönemlere gireriz.

Ayrıca "Milliyetçilik/Ulusalcılık" ve "Irkçılık" terimlerinin birbirinden çok farklı ve birbirleriyle uzaktan yakından alakası olmayan kelimeler olduğunu da asla unutmamak gerekiyor, ve asla bu konuda 1970'li 80'li yıllardaki generasyonların beynine ABD CIA projelerini üreten insanlar tarafından bulaştırılan yanılgılara kapılmamak gerekiyor. Bu ABD devleti'nin mensubu olduğu Cermen kültürü o kadar Türk düşmanı ki, bahsettiğim 1970'li 80'li yıllardaki "solcu" diye adlandırılan grup insanlarımıza milliyetçilik yapmanın ırkçılıkla eşit olduğu yalanını kabul ettirerek(beyinlerini yıkayarak) Türk Milliyetçiliğinden soğuttular(halbuki sol gruplarının lideri olan CHP'nin kurucusu büyük atamız Atatürk'ün tarihteki gelmiş geçmiş en büyük Türk Milliyetçilerinden birisi olduğu bir gerçektir), ve benzer taktiklerle de 1970'li 80'li yıllardaki "sağcı" diye adlandırılan grup insanlarımıza da milliyetçiliğin Hitler'in yaptığı ırkçılık'la eşit olduğu yalanını kabul ettirmeye çalıştılar(beyinlerini yıkayarak), ve önemli bir kesim gerçektende o dönemde Türk Milliyetçiliği'ni Hitler döneminde Hitler'in uyguladığı insanlık ayıbı sapık ırkçılık yöntemleriyle eşdeğer olarak saydılar. Halbuki gerçek şudur ki TÜRK MİLLİYETÇİĞİ, ne ırkçılıkla nede hitler ırkçılığıyla alakası var, ve ayrıca milliyetçilik milli bir olaydır, dolayısı ile milliyetçilik insanları birleştiren bir olaydır, ama ırkçılık diğer etnik gruplardan olan insanlara mantıksız ve vicdansız bir şekilde zulüm etmek demektir. Bu son saydığım zulüm olayı da Asil Türk Tarihinde asla gerçekleşmemiştir, Asil Türk Milleti tarihinin en eski dönemlerinden beri farklı etnik gruplardan olan insanlara kendi insanlarından çok daha üstün haklar tanımıştır, ve aynı anda da Türk Milliyetçiliğini ve Türklüğü savunmayı da kutsal bir görev olarak(onurlu ve başı dik bir milli ve adaletli yaşam için) herhangi birbaşka milletin yapmadığı şekilde sürekli yapmıştır, bu sayede binlerce yıl dünyayı bizim atalarımız yönetmişler. Örnek vermek gerekirse, Attila Atamız döneminde Türk kökenli olmayan birçok aile önemli mevkilere sahip olup zengin hayatlar yaşamışlardır. Romalı elçilerin verdiği Hun ülkesindeki yaşam hakkında verdiği tarihi belgelerdeki yazılara baktığımızda Türk kökenli olmayan insanlar çeşitli köylerde daha önceki devletlerde(Roma ve Cermen toprakları mesela) yaşamadıkları birşekilde tam bağımsız birşekilde yaşıyorlardı ve hiçbir şekilde bir adaletsizliği yaşamadan onurlu bir yaşam yaşıyorlardı vatana ihanet etmemek kaydıyla. Aynı durumu mesela Kubilay Han ve Marco Polo ilişkilerinde de görüyoruz. Marco Polo gibi zavallı ve hiçbir askeri güce sahip olmayan yabancı bir adam gelmiş Moğol Devleti'nin en önemli kademelerinde görevlere sahip olarak zengin bir hayat yaşamıştır. Osmanlı'nın 16. yüzyıl sonrasındaki dönemlerde ise bu hoşgörü kültürü biraz daha ileri götürülerek Türk kökenli insanlara belirli dönemlerde zarar verilmiş, ve aksine Türk kökenli olmayan insanların büyük çoğunluğu ise zengin yapılmış. Yani bütün bunlardan çıkarmamız gereken sonuç Türk Milliyetçiliğinin milli ve kutsal bir değerimiz olduğu'dur ve uzaktan yakından asla ırkçılıkla eşdeğer olmadığı gerçeğidir.

Ayrıca Türk düşmanı akademisyenlerin arkeolojik buluntulara verdikleri isimlere(sadece kurgan kelimesi) baktığımızda hiçbirisinin Türkçe ile alakalı olmadığını görüyoruz, Sümer-Saka-Hun-Türk kültürünü temsil ettiği halde utanmadan Hint Avrupa kökenli diye uydurulmuş bir dile atfediyorlar her yeni buluntuyu.

Orazak Ismagulov'un "Physical Anthropology of Kazakh People and their Genesis" isimli çalışmasına dönecek olursak.

Resim

Tabloya baktığımızda, Bronz Çağı ve öncesine ait Kazakistan'da bulununan kafatasların %100'ü Europoid grubuna ait. Bronz Çağı(M.Ö. 2.500 - 800) Andronovo diye adlandırılan kültürün(ve onunla ilişkili olan başka kültür isimleri de var) dönemine denk geliyor. Bu döneme kadar Kazakistan'daki kafatasları %100 olarak Europoid grubuna ait, ve dolayısı ile Neolitik dönemde(M.Ö. 5.500 - 2.500) Avrupa ülkelerinde bulunan çeşitli kafataslarıyla aynı gruba giriyor. Ancak, az sonraki bölümlerde ayrıntılarından bahsedeceğim bir sonuç Neolitik Avrupasında Mongoloid ve Europoid haplogrupların birlikte yaşadıklarını göreceğiz. Mesela M.Ö. 5310 - 4950 yılları arasında İspanya ve Macaristan'da Mongoloid olarak kabul edilen Y-DNA C haplogrubu(C1 ve C6), yine aynı ülkelerde(ve Avrupa'nın diğer ülkelerinde) F*, H2, G2a, I, R1b ve T1a gibi Europoid olarak kabul edilen haplogruplarla birlikte bulunuyor. Bu gösteriyor ki Neolitik Çağ Avrupasında(M.Ö. 5.500 - 2.500) diğer dönem Orta Asya ve Altay bölgelerinde olduğu gibi Europoid ve Mongoloid kafatası tiplerine sahip insanlar birlikte tek millet'in mensubu olarak yaşıyor.

Tabloda, Saka döneminde 85% Europoid ve %15 Mongoloid olarak gösteriliyor. Hun döneminde ise 75% Europoid ve %25 Mongoloid olarak gösteriliyor. Bu ne anlama geliyor? Günümüz Türk Milleti'nin yakın tarihteki en eski kökü olan Saka ve Hun'ların temeli, büyük çoğunluğu Europoid kafatası tipine sahip idi. Y-DNA ve Antropoloji arasında bir bağlantı kurduğumuzda, birden fazla Y-DNA haplogrupların Europoid ve Mongoloid kafatası tiplerine ait olduğunu görüyoruz. Mesela, Europoid kafatası tipine bağlı olan bazı haplogruplar: "G, J, L, R, T". Mongoloid kafatası tipine bağlı olan bazı haplogruplar: "C, D, N, Q".

Tabloda, Gök Türk döneminde 50% Europoid ve %50 Mongoloid olarak, Moğol döneminden sonraki dönemde ise 30% Europoid ve %70 Mongoloid olarak gösteriliyor. Tabi bu rakamlar sadece Kazakistan coğrafyası için geçerli. Ve ayrıca, Saka ve Hun dönemlerinde Altay Dağı'nın Batısındaki(Orta Asya, Kazakistan, Batı Moğolistan, vs...) topraklarda daha fazla Europoid grubunun varolduğu görülüyor. Altay Dağı'nın Doğusunda(Orta ve Doğu Moğolistan, Çin, vs...) kalan topraklarda daha fazla Mongoloid grubunun varolduğu görülüyor.

Ve unutmamak gerekir ki, Attila Atamızın döneminde(M.S. 300-500) Altay Dağlarından, Batı Avrasya bölgelerine(Kafkasya, Bizans, Orta ve Doğu Avrupa) doğru çok büyük bir Hun göçü gerçekleşmişti. Hatta sonraki dönemlerde, mesela Hazarlar Avrupa'nın Batısına doğru büyük göçler gerçekleştirmişler. Bulgarlar, Peçenekler, Onogurlar, Macarlar ve Kumanlar'ın Orta Avrupa'daki göçlerini de unutmamak gerekir. Yani günümüz Avrasya genetik yapısına baktığımızda, Türk'lüğü sadece Çin, Moğolistan ve Orta Asya olarak düşünmememiz gerekir.

Tabloda gördüğümüz gibi Saka ve Hun dönemlerinde atalarımızın %85-%75'i Europoid kafatası tipine sahiptiler. Yani, bu temel kitlenin Batı Hun İmparatorluğu döneminden itibaren büyük bir bölümünün Batı Avrasya bölgelerine göçetmiş olması gayet mümkündür. Selçuklu ve Moğol dönemindeki Türk boylarının Batı Avrasya ülkelerine ne kadar büyük ölçülerde göçettiğini tarihi belgelerden görebiliyoruz. Selçuklu döneminde, Oğuz boyunun nerdeyse tamamı Orta Asya'dan İran ve Türkiye bölgelerine yerleştiler.

Ayrıca Moğol dönemini de es geçmemek gerekir. Mesela, Cengiz Han atamızın kurduğu koskoca Moğol İmparatorluğu'nun sadece bugünkü Moğolistan'la bağdaştırılması çok saçma ve mantıksız bir tespit olur. Günümüz Moğolistan'da sadece 3 milyon Türk yaşıyor(Moğol = Türk boyu). Şimdi, Moğol İmparatorluğu'ndan sadece 3 milyon kişi mi kalmış oluyor günümüzde, bu ne kadar saçma geliyor aklımıza? Örnek vermek gerekiyorsa, 14'üncü yüzyılda Çağatay ve Ögeday boylarının İlhanlı topraklarına(İran, Azerbaycan, Türkiye) gerçekleştirdiği büyük göçlere bakmak gerekiyor. Ayrıca Cuci'nin Altın Ordu'sunun Kırım etraflarına göç ettiğini ve buradan da Osmanlı döneminde Türkiye topraklarına büyük göçler gerçekleştiğini de unutmamak gerekir. Bir tek, Toluy Han'ın Yuan devleti Çin topraklarında kalmıştır. Geri kalan 3 Cengiz boyu, yani %75'i Afganistan, Hindistan, İran, Azerbaycan, Türkiye ve Kırım taraflarına göç etmişlerdir. Tablo'daki Moğol döneminde gösterilen %30-%70 Europoid ve Mongoloid oranı belkide bu anlattığım göç sebeplerinden dolayı kaynaklanmış olabilir. Bu yüzden günümüz akademik dünyasının Europoid Y-DNA haplogrupları Türk kökenli değildir YALANINA asla kanmamamız gerekiyor. Türk Milleti'nin insanları en azından Neolitik Çağ'dan(M.Ö. 5.500 - 2.500) itibaren, yani en azından erken Sümer döneminden itibaren, Europoid ve Mongoloid haplogruplara mensup insanların birlikte yaşadığı bir ASİL MİLLETTİR! Zaten yukarıda bahsettiğim gibi, Neolitik Çağ'dan(M.Ö. 5.500 - 2.500) önceki dönemlere ait bulunan arkeolojik anıtlarda sadece Orta Çağ Türk damgaları ve Türk kültür izleri bulunmaktadır. Bu yüzden Paleolitik Çağı'nın(M.Ö. 60.000 - 10.000) belirli dönemlerinde zaten tüm insanlar aynı Proto Türk kültürünü devam ettiriyorlardı. Tabi miladdan önce onbinlerce yıl önceki insanların zeka seviyesini de düşünmek gerekir. Bugün bile, modern çağ'da bu kadar yobazın olduğunu görebiliyorsak, insanlığın Paleolitik Çağ'ının belirli dönemlerinde insanların çoğunun aynı şekilde yaşadığını(Türk kültürü ile) ve farklı şeyler üretmediğini keşfetmediğini tespit etmek gerekir.

BÜYÜK ATAM ATATÜRK'ÜN TÜRKLÜĞÜN ANLAMI HAKKINDAKİ DAHİYANE TESPİTLERİNE BİR BAKINIZ:

“Gafil, hangi üç asır, hangi on asır?
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu.
Kalkıyor örtüler; örtülen doğacak
Dinleyin sesini doğan tarihin:
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi görüp, doğru tarihe giden.
Asya’nın ortasında Oğuz oğulları
Avrupa’nın Alplerinde Oğuz oğulları
Doğu’dan çıkan biz, Batı’da yine biz,
Nerede olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendilerini bilseler
Bilinir o zaman ki hep biriz.
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri,
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde
Dünya o zaman görecek, hakikat nerede,
Hakikat nerede?”


Ayrıca yine unutmamak gerekir ki günümüz tüm milletler hakkında yapılan genetik çalışmalara baktığımızda hiçbirisinde sadece bir tane haplogrup bulunmuyor. Hepsinde de farklı farklı bölgelerde birçok haplogruplar bulunuyor. Diyelimki günümüzdeki bir A" milletinde bir haplogrup %50 bulunuyor, diger bir haplogrubun oranı %10, simdi tarihi belgelere göre hepsinin soyu aynı kök'e dayanıyorsa hangisi gerçek A" milleti olarak kabul edilecek, ve neye göre? Ya antik dna sonuçlarında da çesitli haplogruplar bulunuyorsa aynı a-milletinin tarihi mezarlıklarında? Ya, antik dna sonuçlarında tamamı ile farklı bir grup haplogruplar bulunursa? Ve neden çoğunluğu teşkil eden frekans "A" milletinin gerçek kökenini ifade etmek zorunda? Bütün, bunlar kendi kendimize sorup mantıklı bir şekilde analiz etmemiz gereken konular, ancak bu şekilde doğruları bulabiliriz.

Ozaman, biz Cermen, Rus ve Çin istihbaratlarının kafalarındaki kanserli ve kötü niyetli amaçları iyi anlamamız gerekiyor. En tepede CIA'nin amacı aynen zamanında yıllar önce Peter Alford Andrews'in "Tarih" bilim alanını silah olarak kullandığı gibi, son 10 senedir de "Genetik" bilim alanını da Türk Milletimize karşı bir silah olarak kullanılmaktadır. Peter Alford Andrews ne yapmıştı zamanında? Güya Türkiye'yi dolaşıp Türkiye'nin etnik haritasını çıkartmıştı. Bu kötü niyetli, sinsi, Türk düşmanı ajan provokatör adamın etnik tablosunda, Avşarlar, Aleviler, Tahtacılar, Tatarlar, Oğuzlar, Sünniler, vs... hepside ayrı bir millet olarak yazılmaktadır. İşte buradaki amaç Türkiye'yi bölmektir, mümkünse 1000 tane gruba bölüp kardeşin kardeşi öldüreceği dönemi yaratmaktır. Aynı taktiği diğer yazılarımda belirttiğim gibi Spencer Wells gibi aşşağılık Türk düşmanı CIA ajanları da uygulamaktadırlar. Bu yalancı adamın 2005'te söylediğine göre Türkiye'de sadece %10-15 Türk varmış, bu açıklamanın ne kadar saçma ve yanlış olduğunu şu anda yıllar sonra açık bir şekilde görmekteyiz. Dediğim gibi, amaç Türkiye'yi bölmek, oluşması engellenemeyecek Türk Birliği'nin oluşmasını engellemek, ve bu uğurda tarih ve genetik bilim alanlarını yalanlarla doldurup bir silah haline getiriyorlar. Tabi, bizim gibi araştırma yapıp bunları tespit edebilecek insanların çıkmayacağını zannediyorlardı, halbuki herşey açık birşekilde gözüküyor.

Profesör Orazak Ismagulov'un internette bulunan birbaşka Rus yazısından çevrilmiş makalesi'nin adı: "Population of Kazakhstan from Bronze Epoch to Present (Paleoanthropological research)"

Şimdi bu makalenin analizine başlıyalım.

The finding that "Mongoloid admixture in anthropological composition of the Saka tribes does not raise any doubts" raises instead curious doubts about the Saka's clamed Irano-linguality, and about the logical Mongoloidness of the Indo-Iranians and their descendents in the next generations.


Bazı Saka kafataslarında bulunan Mongoloid tipi Orazak Ismagulov'a göre Saka'ların dilinin Hint Avrupa(ya da Hint İranlı) dilinden olmadığını gösteriyor. Yukarıda da bahsettiğim gibi Türk Milleti binlerce sene öncesinde bile Europoid ve Mongoloid kafatası tiplerine(ve bunların karışımı olan bir kafa tası tipine) sahip olan insanlardan oluşuyordu. Bu insanlar genetik mütasyonların oluştuğu dönemden önce ve sonra onbinlerce yıl birlikte yaşamaya devam etmişler ve birlikte Altay'lardan Avrupa kıtasına kadar göçler gerçekleştirmişler.

Andronov Kültürü Hakkında Antropolojik Tespitler

In the Bronze Epoch, in Kazakhstan are typical monuments of the so-called Andronov Culture. They remain as settlements, burials and mines. The main occupations of Andronovans were cattle breeding and hoe agriculture. They were settling on the banks of the rivers and lakes, in places with soil suitable for agriculture. Tens of settlements of that culture were found in Kazakhstan.

The Andronovans pottery is covered with complex ornament of triangles, rhombuses, meanders and other geometrical shapes.

K.V.Salnikov (1967) divided the Andronov Culture into three sequentially superseding each other stages:

-Fedor (18 - 16 centuries BC),
-Alakul (15 - 12 centuries BC) and
-Zamaraev (12 - 8 centuries BC)

For understanding of the features in the historical development of the tribes during Bronze Epoch in Kazakhstan not less important is the study of the origin problem for the Andronov Culture. Most of its monuments are located in the territory of Kazakhstan, they are also widely known beyond its limits.

Small paleoanthropological material from the Bronze Epoch (6 male and 8 female skulls) gave excavation by А. X. Margulan (1950), K.A.Akishev (1959), A.M.Orazbaev (1958) and S.S.Tchernikov (1959) in the Eastern, Central and Northern Kazakhstan. From the craniometrical study of these skulls V.V.Ginzburg discerned among them some variations of the proto-European race, and also more gracialized components, typical for the late Sauromat-Sarmat time. In addition, he emphasized that the population of Kazakhstan is related not only to the population of Southern Siberia and Altai, but also to the eastern Volga (Itil) territories (Ginzburg, 1956, 1958, 1959, 1963). Interesting series (3 male and 2 female skulls) from the Bronze Epoch were received from the excavations by V.S.Sorokin (1962) in Tasty-Butak, near Aktyubinsk. In the V.V.Ginzburg description (1962), the Tasty-Butak skulls have morphological features peculiar to the Mediterranean variation.

Within the limits of the first order race, the craniological type found in the burials is comparatively homogeneous . However, visually classifying individual skulls can attribute them to different versions of the Great Europoid race. Some of them have typical features of the Mediterranean type (female - Belasar [11] fencing 60, male - Nurmanbet [13] burials fencing 3, female - fencings 29 and 40). More often Mediterranean type is found among the entombed in the Nurmanbet[13] burials. and The Andronov type skulls also are observable (male - Kanattas [7] burials fencings 7 and 11, Karaozek [5] burials fencing 2). One skull has well expressed gracilization features of the Central Asian interfluve race (female - Chubartau [6] burials). Other skulls are difficult to differentiate by type.

In spite of the fact that the described skulls originated from different areas of Kazakhstan, they are synchronous and belong to the same Andronov culture.


Buradan görebildiğimiz gibi, Neolitik Çağ Sümerliler ve o dönem Avrupa'nın Güneyinden, Kuzeyine kadar göçeden benzer kültür gruplarının devamı olan Andronovo kültürü'nün kafa taslarında Europoid tipinin farklı çeşitleri bulunuyor. Bunların hepsi de aynı kültürün mensupları, dolayısı ile tek bir millet söz konusu. Bu da gösteriyor ki Andronovo döneminde çeşitli Europoid grubundan haplogruplar mevcut, ve bunların hepsi de Proto Türk'türler.

As a whole, the ancient Kazakhstan skulls are closer to the Altai Afanasiev culture skulls than from the Minusinsk depression.

According to which the Andronov variation of the proto-European race was formed in the Kazakhstan steppes, and in the territory of Minusinsk depression it is a type of western origin (Debets, 1948).

Therefore it is quite possible that Andronovans were not direct descendants of the Minusinsk depression Afanasievans (Debets, 1948).


Buradan yine Altay ve Minusinsk Siberya'sı bölgelerinde farklı Europoid haplogrupların varolabileceği gözüküyor.

In main morphological attributes the skulls of the Andronov Culture find a close similarity to the skulls of the Tazabagyab Culture, which probably attests to the commonality of their origin.

At the same time should be stated that the close examination of all skulls of the Kazakhstan Neolithic and early Bronze Epoch found anthropological heterogeneity among the ancient Kazakhstanians. Can't be excluded a prospect that accumulation of paleoanthropological material would find other variations of the proto-European races in their composition.


Tazabagyab kültürü M.Ö. 1500 döneminde, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan bölgelerinde bulunuyor. Yani, bu gösteriyorki Türk kültürü Bronz Çağı'nın bu dönemlerinde Orta Asya'nın her tarafında bulunuyor, ve mezarlarda bulunan iskeletlerin kafa tasları aynı Europoid tipinin(yada Europoid ve Mongoloid tiplerinin karışımı) farklı çeşitlerine ait olabiliyor. Bu yine farklı haplogrupların(genetik mütasyonların tekniği hakkında bilgi sahibi olmadan, onbinlerce yıl birlikte yaşayan farklı haplogruba mensup ama aynı temel fiziki yapıya sahip Türkler) birlikte aynı temel yüz tipine sahip olduğunu gösteriyor.

Saka Türkleri Hakkında Antropolojik-Arkeolojik Tespitler

Generally, in an economic - cultural relation the tribes of Saka Culture in the Kazakhstan have much in common with the synchronous tribes of Southern Siberia, Altai and Central Asia.

The paleoanthropological material of the 7th-4th centuries BC (Saka time) is much less numerous than the archeological material. The skulls from the basin of the r. Nura (Central Kazakhstan) were investigated by G.F.Debets (1948), who concluded that they belonged to representatives of Andronov variety.

S.S.Tchernikov's long-term excavation in Eastern Kazakhstan gave a small number of 7th-4th centuries BC (Saka time) skeletons. These materials (8 male and 6 female skulls) were described by V.V.Ginzburg. He attributed most of the skulls to Andronov type, and for some people he has noted an insignificant admixture of Mongoloid race. Similar morphological features have the skulls found in the northeastern part of the (Kazakhstan) republic (Ginzburg, 1961 a, 1961 b, 1963). This listing exhausts published materials about 7th-4th centuries BC (Saka time) anthropology in Kazakhstan.

Individual description of skulls also shows that the anthropological type of Tasmolin Culture tribes included a Mongoloid admixture. The influence of Mongoloid gene on the local Caucasoid population has been also noted in other series of skulls of that time (Debets, 1948; Ginzburg, 1961).

Thus, the tribes of 7th-4th centuries BC (Saka time) in anthropological relation were not homogeneous. But nevertheless a prevailing component during that period was an ancient Kazakhstan Caucasoid type and forms close to it.

These attributes allow us to confidently state that the base of the physical shape of tribes in question is the ancient Kazakhstan (Andronov) type, widely spread in the Kazakhstan territory still in the 17th-8th centuries BC (Bronze Epoch). Hence, the Kazakhstan inhabitants of the 7th-4th centuries BC (Saka time) were direct descendants of the ancient local population that had, as is known, sharply expressed Caucasoid features. The continuity is also supported by numerous data of the material culture of that time. However, there are also some special morphological features in the anthropological type of the population of that epoch.

The analyzed data shows that in the anthropological base of the Saka tribes in Kazakhstan mainly lays the physical type of local Andronov culture population, which by the studied period had already absorbed elements of the Mongoloid race. Hence, the process of a mestization within local inhabitants of the Kazakhstan began not later then the Saka time (7th-4th centuries BC).


Saka döneminde Europoid ve Mongoloid tiplerine mensup insanlar zaten tek bir millet olarak yaşıyorlardı. Ve M.Ö. 5000'de Macaristan ve İspanya bölgelerinde de Europoid ve Mongoloid olarak kabul edilen haplogruplara mensup insanlar aynı kültür ile tek bir millet olarak yaşıyorlardı.

Hun Türkleri Hakkında Antropolojik-Arkeolojik Tespitler

Usuns, a kindred of Ku-Süns (Kushans), migrated to Jeti-Su under a pressure from Huns (Süns), numbering about 100,000 families. In the Jeti-Su they took overlordship over existing Kangar and Pamirian populations, establishing a fairly stable commonwealth with combined population of about 600,000. The Türkic Kangars, themselves a heterogeneous conglomerate of Türkic tribes, and the Türkic Usuns re-distributed pastures, and continued their similar, but not identical kurgan burial traditions that left for us monuments to study. Not much difference can be detected anthropologically when the kindred Kangars and Usuns blended, each one bringing into the union the traces of their specific admixtures. A third component of the Usun society are the Pamir aboriginals, who brought into the blend Iberian-type admixture.


U-sün: Hun Türkleri'nin bir boyu. Sün = Hun olduğuna göre "U-Sün"ün Ak Hun anlamına gelmesi mümkün
Kangar: Hun Türkleri'nin bir boyu. Kangar(Kenger) ismi Sümerlilerin kendilerine verdiği isimdir.
Pamir aboriginals: Dravidlerin dili'nin Türk dili vede Sümer dili ile de büyük benzerlikler gösterdiğini bilim adamları kabul ediyor. Pamir Dağları'nın yerlileri ozaman yine Türk soyundan gelen Dravidlerle dolu.

Bu konuda Zeki Velidi Togan'ın söyledikleri:

"Eski Sakaların hükümet sürdüğü orta Tiyanşan'da Usun isminde bir kavim, mezkur Sakalara komşu bir kavim sıfatiyle, daha Milâddan evvel 3 üncü asır sonlarında, Hun, Yu-e-çi ve sair kavimlerle beraber, tarihte görülüyor. Bunlarda dahi eski Bozkurt ananesi yaşamıştır. Türk rivayetlerine göre Usunlar, tarihte olduğu gibi, bugün dahi bize' iyice malûm olan İgrek ve Çigrek (yahut İgrak ve Çıgrak) kabilelerinin ecdadı imiş. Usunlar herhalde muahhar «Göktürklerin» ecdadından bir kısmını teşkil etmişlerdir. Bunların, göçebe olmalarına rağmen, payitaht ve şehirleri vardı. Payitahtları Issık-Göl yanında Yavgu isminde bir şehirdi, ki bu, daha onbirinci asırda bile mevcuttu. Bunlar, önce Hunlara, sonraları Siyenpilere tâbi oldular.

Usunlar şarkında doğu Tiyanşan'da bir de Abdal yahut Heptal = Eftalit denilen bir kavim yaşamıştır, ki Karluk ve Kencine Türklerinin ecdadı sayılıyorlar; bunların Çin menbalarında mezkûr diğer isimleri de Hua idi. Heptallar milâdî 425 senelerinde kuvvet kesbederek, Garbîtürkistan'ı ve oradan Amuderya'yı geçerek Yu-e-çi (bu zaman bunların bir kolu olan Kuşanlann) "memleketini ele geçiriyorlar ve Sâsanî İran ile müsademede bulunuyorlar. Bunların 427 de Sâsanî hükümdarı Behram ile muharebeleri ve 465 de sasanî Feyruz'un bu Abdal = Heptal (Eftalit) lann yardımı ile İran tahtına çıktığı hâdisesi malûmdur. Bunlar Çinlilerle münasebette bulundular ve Hind hududunda da birçok büyük hâdiseler yaşattdar, nihayet Pencabı da ele geçirdiler. Paytahtları Balh'ın şarkında şimdiki Kunduz civarında bulunan Varvaliz (yahut Valvâlic) şehri olmuştur. Heptallar, zikri geçen Usunların ülkelerine de malik oluyorlar ve neticede Usunlar siyasî ehemmiyetlerini kaybediyorlar. Yani Abdal (Eftalit)' ların hâkimiyeti, Hindistan hududundan doğudan Khoten, kuzeyden Cungarya hudutlarına kadar uzuyordu."


Begmyrat Gerey:

Sümerologların birkaçı Sümer dilinin Hindistan'da Aryanlardan önce yaşayan ve dilleri Ural-Altay dil karakterine sahip olan DRAVİDA'ların diline benzerliğini de göz önünde tutarak belki de Sümerler şimdiki İran'ın güneyinden geçerek Mezopotamya'ya ulaşmışlardır demektedir.


As a whole, the series of male skulls occupy an intermediate position between the races of the first order, with Caucasoid prevailing over Mongoloid attributes.

Thus, the summarized and individual race-typological characteristic of the skulls shows that Jeti-Su Usuns belonged to the big Caucasoid race with a Mongoloid admixture.


Kazakistan'ın Hun Türk Boylarında Europoid kafatası tipi çoğunluğu teşkil ediyor, ama Mongoloid tipi de var.

The results of compiled data for the 3rd c. BC - 4th c. AD (Usun time)'s skulls do not contradict our general concept about Jeti-Su Usuns.

The Caucasoid base of that time population's anthropological type in Kazakhstan does not raise doubts. Much more difficult is a narrower sub-classification of their racial affiliation.

The anthropological type of the 3rd c. BC - 4th c. AD (Usun time) population cannot be attributed to neither the ancient Kazakhstan or Andronovo type, nor to the type ("race" in author's terminology) of the Middle Asian interfluvial, nor to other variations of the overall Caucasoid race.

By a number of high taxonomic value attributes the joined groups of 3rd c. BC - 4th c. AD (Usun time) occupy an intermediate position between the named types. Probably, this is explained by the state that they were an intermediate link that connected, on one hand, more ancient Caucasoid (Andronov) type, with the Middle Asian interfluvial and S. Siberian type on another hand.

The initial form of the Kazakhstan population racial type at that time should be classed as an ancient Kazakhstan anthropological type, being one form of the proto-Caucasoid ("proto-European" in author's terminology) race. Hence, the basic physical form of the Usun time tribes (3rd c. BC - 4th c. AD) was formed on the basis of ancient local population, Caucasoid in its racial type. The Mongoloid admixture found in the anthropological composition of the population of that time was still not significant, but already a somewhat larger than during the Saka time (7th-4th centuries BC). During the Usun period, individuals with Mongoloid features are encountered much more often than during the Saka period.

And the continuity between populations of Saka and 3rd c. BC - 4th c. AD (Usun time) is confirmed equally by paleoanthropological and archeological data.

In the anthropological composition of the Kazakhstan population during that period transpires a parallel development of two racial types: on one hand, on the basis of local inhabitants develop the tribes of the Sako-Usun type, on the other hand develop the tribes of Sauromat-Sarmat type, whose genetic roots extend to the 17th-8th centuries BC (Bronze Epoch) in the Lower Itil region. The later destiny of the Western Kazakhstan Sarmatians is closely linked with the ethnic history of medieval Kazakhstan tribes.


Antik Çağ(M.S. 300 BCE - 500 AD)'da Saka, Hun ve Sarmat tiplerinin çeşitlerine sahip insanlar tek millet olarak yaşıyor Kazakistan'da. Bu yine tüm medeniyetlerin kökü'nün Türk olan Sümerliler'e(Kengerler'e/Kangarlar'a) dayandığını kanıtlıyor. Bronz Çağı'nın sonlarına doğru Kenger-Türk dilinden farklı yeni diller ve kültürler üretiliyor, ve zamanla miladdan sonraki dönemlere girilince değişik milletlerin oluşumu tamamlanıyor.

Gök Türkler Hakkında Antropolojik-Arkeolojik Tespitler

The majority of kurgans are of medium size. They had earthen or stone embankments. But the burial ritual is not uniform, mostly the burials were made in pit grave, not infrequently in a wooden boxes, sometimes in a pit with a side chamber. Also is recorded cremation (Ageeva, Maksimova, 1959; Arslanova, 1964). In burial entombments were buried one or two diseased, the skeletons are extended in supine position, on the back, with head toward the west or northeast.
The burial inventory is presented by typical objects of arms and daily life. The composition of inventory depend on sex of the buried. So, in male burials were found iron knifes, iron and bone arrow tips. Female burials most often contained objects of daily life (iron knifes, awls), toiletry (iron scissors and mirrors), and ornaments (bracelets, earrings, and beads). Both in male and female burials very frequently are harness accessories, ceramics with simple or complex geometrical ornament, and wooden utensils with bones of domesticated animals.


Most of the paleoanthropological material was found from S.Tchernikov excavations in Eastern Kazakhstan. The skulls found by him belong to the Kimak Türks. A modest series of the 6th - 11th centuries AD (Türkic time) is also available from the Northern and Western Kazakhstan. These materials are described by V.V.Ginzburg (1958, 1960, 1963). He encountered different degrees of anthropological composition of the 6th - 11th centuries AD (Türkic time) population. So, the nomadic Türks of Eastern Kazakhstan had a bigger Caucasoid admixture than the nomadic Türks of Northern Kazakhstan. The last had a well expressed intermediate features of S. Siberian race, which in essence is a result of mixture of the early Türkic nomadic tribes with local inhabitants of Kazakhstan and Southern Siberia (Ginzburg, 1956, 1960, 1963).


Güney Siberya'da, 10 tane gibi az bir sayı olan mezarda Y-DNA haplogrup araştırmasının yapıldığı Keyser-2009 çalışmasında, M.Ö.1800-M.S.400 yılları arasında 1tane haplogrup C(xC3) ve 9 tane R1a bulunuyor. Burada Orazak Ismagulov'un bahsettiği Güney Siberya tipi(V.V.Ginzburg tarafından yapılan antropolojik çalışmalar)(Kuzey Kazakistan) herhalde bu R1a ve C(xC3) haplogruplarından oluşabilir.

Gök Türk'lerin Kimak boyu'nun(Doğu Kazakistan) tipi ise çok daha fazla oranda Europoid tipine(S.Tchernikov tarafından yapılan antropolojik çalışmalar) sahip, ve daha değik bir çeşit(değişik dereceler) Europoid tipine sahipler. Buda değişik Y-DNA haplogrupların olabileceğini gösteriyor. Sonraki bölümlerde ayrıntısına gireceğim bir konu da günümüz Kazakistan ve Altay Cumhuriyeti'ndeki bazı Kazak boylarında bulunan yüksek orandaki Y-DNA haplogruplar G ve T. Bunun gibi Europoid kabul edilen haplogrupların Kimak Türklerinde bulunabileceğini düşünüyorum.

A visual observation of the skulls also displays a heterogeneity of the anthropological composition of Jeti-Su Türks. Among them are the skulls of both Caucasoid, and Mongoloid character. Individual skulls obviously express simultaneously the Caucasoid features and Mongoloid attributes.


A significant paleoanthropological material on Türkic tribes is from Pavlodar Irtysh area.

A significant paleoanthropological material on Türkic tribes is from Pavlodar Irtysh area. Here in the 1960 -1961. F.Kh. Arslanov uncovered 37 skeletons from five burials. All of them were in a fair state of preservation. The skulls from the burials near villages Trofimovka, Bobrovka and Pokrovka are dated 7th - 9th centuries AD, and the skeletons from burials at state farm Jdanovka and village. Leontievka are dated 10th-12th centuries AD. All these burials F.Kh. Arslanov (1964, 1968) considered as the monuments belonging to the Kimaks.
Individual sizes of the studied skulls from Pavlodar Irtysh area are listed in the Appendix (see Table. 3).

During excavation of burials near villages Trofimovka, Bobrovka and Pokrovka were found 10 skeletons (4 male and 6 female). These numbers, certainly, are not sufficient for a full representation about anthropological composition of the buried. However for a general concept average sizes for the group can be used, where the male series of skulls is characterized by high linear dimensions of the brain box, brachicranial type, relatively wide forehead, medium high and wide face skeleton, medium -profiled in a horizontal plane, moderately expressed nose bridge, weakly protruding nasal bones, wide and low eye-sockets.

The average sizes of female group (accounting for sexual distinctions) correspond with the males, but with some deviations. So, female face is higher; dacrial and symotic dimensions are well expressed, nose angle considerably higher.

Both male, and female groups by the majority of high taxonomic value attributes are at a junction of Caucasoid and Mongoloid racial types. A typological observation of Irtysh skulls also points to intermediate character of morphological features of the buried. Generally, they have inherent Caucasoid features, but with various degrees of admixture of Mongoloid elements (Ismagulov, 1969).


Another craniological series of the 10th - 12th centuries AD from Pavlodar Irtysh area is represented by 26 skulls (15 male, 10 female and one child). This series is mostly from a necropolis located at 3rd branch of Jdanov state farm, and partly from necropolis near village Leontjevka. Averaged sizes of skulls with some measurements are listed in the Appendix (see Table. 4) (not sited here).
The male group have medium longitudinal and large crosswise diameters, hence, have a brachicranial index, relatively low hight of the crania, medium sloped and moderately wide forehead, high and very wide face medium -profiled in a horizontal plane, high value for the nose bridge, strongly protruding nose, medium high and relatively wide eye-sockets.

The average sizes in female skulls mostly coincide with the male skulls (considering gender dimorphism), but in female group the face skeleton is flatter in a horizontal plane and nose less protruding (i.e., female faces are more doll-like and cute, but in Russian anthropological tradition females are found to be more Mongoloid than their brothers).

A series as a whole belongs to a great Caucasoid race, but at the same time the fang indentations are not deep, the face skeleton is relatively high and wide, and moderately flat in a horizontal plane, which indicates a Mongoloid admixture.

This obsevation is also confirmed by a typological analysis. So, it is easy to find representatives of two big races among the skulls: Caucasoid and Mongoloid. Most (16 skulls) belong to Caucasoid race, some from them remind softened Andronov-type skulls. Six skulls are judged to be Mongoloid, but even they are not totally homogeneous. First, among them we discerned brachicranial and mezocranial types. Two female skulls of the mixed type is difficult to attribute in greater detail. A female skull from a burial near village Leontievka also has mixed attributes.


Güney Kazakistan'da 22 tane Gök Türk'lerin Kimak boyuna ait kişiden %73'si Europoid tipine sahip, %27'si ise Mongoloid tipine sahip. Burada hem Europoid hemde Mongoloid tiplerine mensup kişilerin kafa tasları farklı tiplere sahipler. Buda yine farklı Y-DNA haplogrupların varolabileceğini gösteriyor. Bu örnekte ise Kimak'larda daha fazla Europoid haplogruplarının varolabileceği gözüküyor.

Zeki Velidi Togan'ın Kimaklar hakkında verdiği bazı Bilgiler:

AKKOYUNLULAR, Oğuz ve aynı zamanda Kimak-Kıpçak boylarından olan Bayandır boyundandır.

Kimak'ların Bayandır boyunun da «han» lara tâbi olduğu, bunların Oğuz heyetine dahil olan kısmına ait destanlardan anlaşılıyor.

Şarkî Oğuzların oradaki bakiyesi olarak kabul etmek icap eden Bayaut (Bayat)lar Moğollar arasında Moğol, Oğuz ve Kimaklar arasında Türk kabilesi addolunmuşlardır.

Kıpçak-Kanglı-Kimak-Kun ve Kuman'lar hakkmda burada gördüğümüz malûmat, Batıtürkistan'da ve Doğuavrupa'daki Türk kütlelerinin esas belkemiğini bunların teşkil etmiş olduğunu tesbit etmek için kâfidir. Milâd'dan önceki Hun devleti'nin, bilhassa Oğuz siyasî kabilelerine dayanarak geniş Yugur uruğlarından teşekkül eden bir câmiadan ibaret olup, câmianm umumî adınm da Kun olduğuna asla şüphem yoktur.

Dil hususunda da ayni şekilde düşünülebilir. Doğuavrupa'daki Yugurlarm arasmda Lir-Türkçe konuşanları da bulunduğunu bazı kabile ve gurup isimlerinden istihraç etmek mümkün olduğunu yukarıda Ogur-Yugur bahsinde zikretmiştim. Fakat esas Ogur lehçelerinin daha Milâd çağında büyük Hun (Kun) devleti yaşadığı zamanlarda dahi Şaz-Türkçe olduğunu zannettirecek deliller de vardır. Attilâ'nın oğlunun ismi Dengir değil Dengiz'dir.

Doğuavrupa'daki Kıpçaklar gibi şimalî Çin'den gelen Kun'ların dilinin de Oğuzcaya yakm hususiyetlere malik olduğunu gösteren bir delili de Mahmud Kaşgarî'den naklettik. Halbeki doğudaki Kun'lar Oğuzların daha eski Hunlar zamanmdan kalan bir zümresi olsa gerektir.


One more small group of skulls (4 males and 1 female) from burial Shilikarym in the East Kazakhstan province, excavated by A.M.Orazbaev in 1958. Unfortunately, the dating of the skeletal material was not nearly exact, presumably it is 10th-12th centuries. This circumstance forces to describe each skull individually (see Appendix, Table 5) (not sited in this posting).

As a whole it turns out that in the extensive territory of Kazakhstan the mestization process of a local population was proceeding differently in time and territorially, which is demonstrated by the paleoanthropological materials listed in Tables 8-9. The data in the tables show that the Pavlodar Irtysh area skulls of 10-12 centuries we investigated still had predominantly the features of the Caucasoid race. This sole group differs from other local groups by a relatively high concentration of Caucasoid components. Similar Caucasoid features are also noted in a series of skulls from Eastern Kazakhstan (Ginzburg, 1956) and Jeti-Su (Ismagulov, 1968). The distinctions between them are insignificant and are boil down to more mixed features in the Jeti-Su series than in Eastern Kazakhstan. At the same time, greater similarities exist between the compared Türkic groups of southeast Kazakhstan than the distinctions. Generally, anthropological type of the population of the southeast part of Kazakhstan during that period the Caucasoid race prevailed above Mongoloid race.


From the averages follows that the summary series of the 6th - 11th centuries AD (Türkic time) belonged to the morphological feature complexof the big Caucasoid race. But at the same time in a number of high taxonomic value attributes the skulls of that epoch occupy an intermediate position between the first order races.


Ortalama olarak Gök Türklerin kafa tası tipinin temelinde Europoid tipi var. Buna ek olarak Europoid temelli kafa taslarında bazı Mongoloid özellikler görülüyor.

Sarkel was a city in N.Pontic that belonged to Khazars and later Bulgaria and Rus, and was populated by a sequence of Türkic peoples from Hunno-Bulgars and Khazars to Kumans, Alans and Oguzes. People buried in "Small Kurgans" may be assessed in accordance with S.A.Pletneva's ethnic classification of burials, with all its caveats.

We also compared the skulls of the 6th - 11th centuries AD (Türkic time) of Kazakhstan and the skulls from the nomadic burials of the (Kalinovsky necropolis) and Sarkel (small kurgans), described by V.V.Ginzburg (1959) as Caucasoid, but with a Mongoloid admixture. It turned out that the skulls from Kazakhstan in all complex of attributes occupy an intermediate position between them, but in a number of attributes they are closer to the Sarkel nomads than to the east of Itil area nomads.


Gök Türk kafatasları, Hazar İmparatorluğu'nun ve Bulgarların önemli bir şehri olan Sarkel'deki çeşitli Türk boyları'nın kafa taslarıyla benzerlik gösteriyor ve bunlar Europoid tipine mensuplar.

En son 2015'te yayınlanmış çok önemli bir çalışmanın(Afanasyev GE, S. Wen, Tong, S., Wang, L., L. Wei, Dobrovol'skaya MV DS Korobov, IK Reshetov, Lee H .. Khazar Confederates in the Don basin / / Pure research methods and the paradigm of modern archeology. M. 2015. S.146-153.)(Афанасьев Г.Е., Вень Ш., Тун С., Ван Л., Вэй Л., Добровольская М.В., Коробов Д.С., Решетова И.К., Ли Х.. Хазарские конфедераты в бассейне Дона // Естественнонаучные методы исследования и парадигма современной археологии. М. 2015. С.146-153.) sonuçlarını kısaca aktarmak istiyorum, sonra bu konunun ayrıntılarını burada paylaşacağım. M.S. 700-900 yılları arasında yaşamış olan Hazar Türk'ü atalarımızın mezarlıklarındaki iskeletlerde bulunan Y-DNA haplogruplar G, J2a ve R1a1. Buradaki G ve J2a sonuçları aslında çok önemli sonuçlar ve gösteriyor ki Türk Milleti'nin temelini teşkil eden tarihi Türk Boylarında Batı Avrasyalı antropolojik tipine mensup Y-DNA haplogruplar çoğunlukta bulunuyor! Bahsettiğim iskeletlerin bağlı bulunduğu kültürün adı Saltovo-Mayaki kültürü. Bu kültür, Hazar ve Bulgar Türk Boyları gibi Hun Türkleri'nin temelini teşkil eden aşiretlere/boylara aittir. Bu aşiretler ve boyların adı tarihi belgelerde genelde Ogur olarak geçiyor, ve alt grupları da On-Ogur, Sarogur, Ağaçeri, Kutrigur, Başgur, Eftalit(Ak-Hunlar) gibi isimlere sahip ve bütün bu aşiretler Hun-Türk Milleti'nin TEMELİNİ OLUŞTURMAKTADIR! Ve bu sonuçlar gösteriyor ki, gelecekte yapılacak olan tarihi dna çalışmalarında Türkiye ve İran-Azerbaycan Türklerinde olduğu gibi Hun-Türk Milleti'nin temelini oluşturan atalarımızın genlerinde çoğunlukta Batı Avrasyalı haplogruplar mevcuttu, bunlar E, G, H, I, J, L, R, T harfleriyle anılan haplogruplardır ve tek bir Antropolojik grubun mensuplarıdır(Batı Avrasyalı kafatası tipi).
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Mil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Nis 2015, 17:57

Dashtseveg Tumen

Moğolistan'ın Milli Üniversitesi'nde görev yapmış olan Dashtseveg Tumen, uluslararası akademik dünyada tanınan ve saygı gösterilen bir arkeolog/antropolog'dır.

Makale Adı: "Anthropology of Archaeological Populations from Northeast Asia"

Anthropological comparative studies of the archaeological populations from Northeast Asia through of time from Neolithic up to medieval period show that the prehistoric populations from region were great heterogeneity of anthropological traits.

In the Neolithic and Early Bronze age, Xiongnu period the territory of Kazakhstan, Altai mountain, South Siberia, Xinjiang and Western Mongolia was inhabited by people with Caucasoid or Mongoloid and Caucasoid mixed anthropological features while the Baikal region, East Mongolia and Inner Mongolia were occupied by populations with developed Mongoloid anthropological traits.


Neolitik Çağ(M.Ö. 5.500 - 2.500), Bronz Çağ(M.Ö. 2.500 - 800), ve Hun döneminde(M.Ö. 400 - M.S. 300) Europoid ve Mongoloid kafa tası tiplerinin bulunduğu bölgeler:

Europoid(temel: Europoid, ek olarak Mongoloid özellikleri olanlar da var): Kazakistan, Altay Cumhuriyeti, Güney Siberya, Doğu Türkistan, Batı Moğolistan
Mongoloid: Baykal Bölgesi, Doğu Moğolistan ve Çin'in İç Moğolistan Bölgesi

Archaeological studies reveal that during the Bronze and Early Iron Age (3rd millennium – 3rd century BC) there were significant cultural differences between the western and eastern parts of Mongolia (Volkov 1967, 1981; Novgorodova 1987; 1989, Erdenebaatar 2002).

In western Mongolia, a culture associated with stone kurgans, deerstone monuments, and rock art was widely distributed.

The western Mongolian Bronze and Early Iron Age culture belongs to the Altai‐Sayan variant of the south Siberian Bronze and Iron Age culture (Tseveendorj, 1980, Tseveendorj and et.al 2003; Erdenebaatar, 2002; Volkov, 1967; Novgorodova, 1987).

However, remains dated to the Bronze and Early Iron Age in eastern and central Mongolia are characteristic of the so‐called slab grave culture: rectangular enclosures built using stone slabs set on edge, sometimes grouped in cemeteries.

The slab grave culture was widely distributed, not only all over eastern and central Mongolia, but also in surrounding areas, from the Lake Baikal region in the North to the Ordos in the South, as well as from the Khangai mountains in the west to Manchuria in the east.


Batı ve Doğu Moğolistan'da M.Ö. 3000 – 200 yılları arasında 2 farklı kültürün varolduğunu tespit ediyor Dashtseveg Tumen. Batı Moğolistan'da bulunan kültürü analiz edelim:

-Taş'tan Kurgan mezarlar
-Geyik'lerin üstüne çizildiği Taş'tan Anıtlar
-Kaya'lar üstüne çizilenlerle uygulanan Sanat

Bu konular üzerine çok önemli çalışmalar yapmış olan Servet Somuncuoğlu ve Kazım Mirşan var. (on)binlerce yıllık tarihi taş'larda, kayalarda Orta Çağ Türk boylarının simgelerini bulmuşlardı Doğu'dan Batı Avrasya'ya(Avrupa'ya kadar) kadar olan bölgelerde.

Hunlar Gotların ülkesine geldiler. Tarihçi Priskos'un anlatuğına göre, bunların barbar vahşi kavmi Maeotis bataklığının öteki kıyısında oturuyorlardı. Nüfusları arttıktan sonra hile ve
yağmacılıkla komşu kavimlerin dirliğini bozuyorlardı. Sadece avcılık yapıyorlar, başka işten anlamıyorlardı. Bu kavmin avcılan, her zamanki gibi Maeotis'in iç kısımlarında kıyıda avlanırken ansızın dişi bir geyik karşılarına çıktı ve bataklığa girip bazen ilerliyerek, bazen de durarak onlara yol gösterici oldu.

Dişi geyiği takip eden avcılar, deniz gibi geçilemez olarak düşündükleri Maeotis bataklığını yürüyerek geçtiler. Kısa bir süre sonra bilmiyerek İskit ülkesine geldiler. O zaman dişi geyik ortadan kayboldu. Zira, inanıyorum ki, onlar bu geyikten asıllarını türetiyorlar ve İskitler'in kıskançlığı yüzünden bunu yapıyorlardı. Maeotis' i geçtikten sonra başka bir dünyanın olduğunu bilmiyorlardı. Onlar, İskit ülkesine duydukları hayranlıkla harekete geçip, sanki ustaymış gibi önceden hayatlarının hiçbir döneminde bilmedikleri, ilahî bir güçle kavimlerine gösterilen yolu öğrenip kendi kavimlerinin yanına döndüler. Olanlar hakkında bilgi vererek, İskitya'yı methettiler. Kavimlerini ikna edip, dişi geyikden öğrendikleri yoldan İskitya'ya hızla ilerlediler..."

Bu efsane, Maeotis Bataklığı (Azak Denizi) 'nın bulunduğu Güney Rusya sahasında yaşayan Hunların İskit Ülkesi'ni ele geçirerek batıya doğru ilerledikleri zamanda doğmuştur.


Burada görüyoruz ki, "geyik" Batı Hunlarında çok önemli bir hayvan, ve hatta Hunların geyikten asıllarını türettiği söyleniyor. Moğollar'ın Gizli Tarihi isimli tarihi kaynak'ta Cengiz Han'ın ataları hakkında yazılanlara bir bakalım:

Çinggis hahan’ın ceddi yüksek Tanrının takdiriyle yaratılmış bir bozkurt idi, eşi beyaz bir dişi geyik idi. Onlar denizi geçerek geldiler. Onan nehrinin kaynağı ile Burhan-Haldun (dağı) civarına yerleştiklerine, BATAÇİHAN adlı bir oğulları oldu.


Gördüğümüz gibi, Gök Türklerde olduğu gibi, Moğollar'da Bozkurt'tan türediklerine inanıyorlar. Buna ek olarak Moğollar, yine Batı Hunlarında olduğu gibi bir "Dişi Geyik"ten türediklerine inanıyorlar. Moğolların ayrı bir millet olmadığı gerçeğini sürekli tekrarlamak gerekiyor, Moğollar Türk milleti'nin bir boyu'dur.

Ne anlama geliyor bütün bunlar? Dashtseveg Tumen'in bahsettiği Batı Moğolistan kültüründeki temel maddeler tarihte Batı Hun, Gök Türk ve Moğollar'da da gözüküyor. Yine Dashtseveg Tumen'in söylediğine göre Altay Dağları'nın batısında kalan bölümlerde kalan Proto Türkler(M.Ö. 5.500 - M.S. 300 döneminde) Europoid(=Caucasoid=Batı Avrasya) kafa tası(temeli) tipine sahiptiler. Bu da, bu Batı'da olan Proto Türk'lerde yapılacak olası genetik araştırmalarda Europoid Y-DNA haplogrupların bulunabileceğini gösteriyor.

Ve bence iki Doğu ve Batı Moğolistan kültürünün kökü Sümerlilere dayanıyor, çünkü daha önce bahsettiğim gibi M.Ö. 5000'lerde Macaristan ve İspanya'da Mongoloid diye adlandırılan Y-DNA ve MT-DNA haplogruplar Europoid diye adlandırılan Y-DNA ve MT-DNA haplogruplarla birlikte bulunuyor ve iki grupta Linear Band Keramik(LBK) kültürüne ait. Kısa bir örnek: M.Ö. 5000'lerde Maracistan'da Linear Band Keramik kültüründen bir mezarda Mongoloid diye adlandırılan Y-DNA C6 ve MT-DNA K1a bulunuyor. Sonra M.Ö. 5000'lerde Almanya'da Linear Band Keramik kültüründen bir mezarın MT-DNA K1a'ya sahip olduğunu görüyoruz, bu kişi'nin Y-DNA'sı ise Europoid diye adlandırılan G2a. Yani Neolitik dönemde bile Mongoloid ve Europoid tipinden olanlar birlikte tek millet olarak aynı kültür(benzer fiziki yüz özelliklerine de sahipler) altında yaşıyorlar.

Neolithic populations

Due to obtained craniofacial data the Neolithic Afanasev population from Altai mountain characterize Caucasoid anthropological features while studied Neolithic populations from Inner Mongolia, Baikal lake region show typical mongoloid anthropological features. Nevertheless most taxonomic traits of some skulls from Kharagol site of Afanasev culture of Altai mountain demonstrate their mongoloid features.

Resim


Yakutistan bölgesinin Mongoloid grupta bulunması, bu Neolitik dönemde bu bölgelerde ayrıca Y-DNA haplogrup N'nin bulunabileceğini gösteriyor. Ve, Europoid grupta Türkmenistan'dan Batı Moğolistan'a kadar uzanan bir grup var, ve buradada farklı Europoid Y-DNA haplogrupların bulunması olasıdır.

Bronze and Early Iron age

People with Caucasoid and mixed morphological features inhabited Altai mountain region, Xingjian while population with developed Mongoloid traits occupied Buryatia (population from Glazkov culture)
and warring state population from Inner Mongolia. However, some skulls among of the Late Bronze and Early Iron Age crania from Altia mountain exhibit more pronounced Mongoloid morphological features than seen in earlier times.

Resim


Bronz ve Erken Demir Çağ'da 3 çeşit Europoid kafa tası tipi var. Europoid Grup 2 yine Güney Siberya hakkında genetik veriler veren Keyser 2009'un materyalleriyle büyük benzerlik gösteriyor. Europoid Grup 1 ve özellikle Europoid Grup 3'ün bölgeleri ise Europoid Grup 2'den farklıdır. Bu yine gösteriyor ki birden fazla(Y-DNA R dışında başka Europoid haplogruplarda bulunabilir) farklı Europoid Y-DNA haplogrupların bulunması büyük bir olasılık. Aynı şey, Mongoloid 1 ve 2 Grupları içinde geçerli.

Due to obtained results the Xiongnu sample from Altai characterize more pronounced caucasiod features than Xiongnu samples from Buryatia.

The clustering of Xiongnu populations from Inner Asia clearly displays that Xiongnu anthropologically were very heterogeneous and at least there were six anthropological types for the Xiongnu population.

Resim

Cluster 1:
The first cluster includes Usunians from Semirechiya (Central Asia) and East Kazakhstan, xiongnu‐sarmatians from Altai high mountain, Turkic from Tuva.

Cluster 2:
Xiongnu of Kirgizstan, Central and West Tuva, Xiongnu‐sarmatians from Chui river basin, Altai mountain, sarmatians from West Kazakhstan, usunians from North Kazakhstan and Turkic from West Siberia include to the second subcluster.

Cluster 3:
The third cluster contains usunians from Tyani‐Shani mountain region and populations from xiongnu‐sarmat period of Fergan valley, Tajikistan and West Turkmenistan.

Cluster 4:
All Xiongnu populations from Xingjian, Mongolia and Altai mountain belong to fourth cluster.

Cluster 5:
The fifth cluster includes mokhe people from Primor’e, xianbei from Inner Mongolia and Transbaikalia, and xiongnu from Transbaicalia ans Cis‐Baikalia.

Cluster 6:
The population from xiongnu period of Chukotka locate separate position in the cluster showing relationship between compared Asian populations from Xiongnu period.



Asya Hun'larında, Mongoloid ve Europoid kafa tası tipinden, 6 tane grup bulunuyor. Orazak Ismagulov'a göre Hun dönemi Kazakistan'da %75 Europoid tipi var idi. Aynısını varsayarsak, en az 3-4 tane Europoid kafa tası tipi çeşidinin varolduğunu düşünebiliriz. Bu da yine birden fazla Y-DNA haplogrupların olabileceğini gösteriyor.

Based on the results of archaeological studies of Xiongnu in Mongolia, Ts.Turbat (2004) concluded that Xiongnu culture was created on the basis of mixture and combination of the Iron Age Slab graves culture and the culture of early nomads of North China. This process developed during 4th–3rd century BC (Turbat, 2004).


Daha önce bahsettiğim gibi eğer bu iki kültürün ayrıntılarını iyi niyetli uzmanlar araştırdığı zaman, mutlaka ikisininde kökünün Sümerlilere dayanacağını düşünüyorum ve iki kültür arasında ortak noktaların olabileceğini düşünüyorum.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Mil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Nis 2015, 18:07

Şimdi, Atilla Grandpierre'in "ANCIENT PEOPLE OF THE ROYAL MAGI: THE MAGYARS" isimli çalışmasının bazı bölümlerine bir göz atalım.

Seven thousand years ago, these Magi built the first Sun temples in the Carpathian Basin, the first temples in Central Asia, and the stone-circles all over the world. These Magi carried mankind’s ancient knowledge, which goes back to the era of man’s evolution, millions of years ago. (Leakey Lewin, 1986, 235; GKE és GA, 2006, 104-110; GA, 2006, 19-31). Price and his colleagues (2001) write that Europe can thank the people of the Linear Band Ceramics for, among others, the sciences of agriculture, architecture, burials, refined pottery and high quality stonework.


As we have seen in the introduction, these facts are characteristic of the activities of the Magi and culture-heroes. Most researchers place the culture of Linear Band Ceramics to the Starcevo-Körös Culture, in the territory of today’s Northern Serbia and Hungary. According to Haak and colleagues (2005), the source of origin of the Linear Band Ceramics and the linear decorated pottery of the Hungarian Lowlands (Alföld) is today’s Hungary and Slovakia. Considering that Slovakia and Northern Serbia did not exist in the 6th millennium B.C., we find the term Carpathian Basin to be more accurate and true to the age. Many researchers consider the culture of Linear Band Ceramics to be the creation of the indigenous population of the Carpathian basin (Linear Pottery Culture, 2006).


7000 sene önce aynı kültüre sahip bir topluluk tüm Avrasya topraklarında taş anıtlar dikiyorlar. Bunlar insanlığın yaradılış döneminden itibaren hafızasını ve kültürünü devam ettiren insanlardır. Daha önce bahsettiğim gibi, mütasyonların oluşumuna rağmen, bu mütasyona uğramış aynı Türk Milleti'nin insanları birlikte yaşamaya devam ediyorlar. Atilla Grandpierre'in bahsettiği bu dönem ayrıca Sümerlilerin Orta Asya'dan Orta Doğu bölgesine göçettiği dönemdir. Demekki hem Orta Doğu hemde Avrupa'nın Batı'sı, Orta'sı ve Doğu'suna doğru da göçler gerçekleştirmiş bu Sümerliler(Kengerler). Linear Band Ceramics(LBK) kültürü ise aynı kökten gelen Neolitik Çağ Avrupa'sının(Almanya ve Macaristan civarındaki bölgeler) bir kültür çeşididir.

The continuity of the people of the Linear Band Ceramics in the Carpathian Basin was essentially unbroken. The first arrow-making people lived here at least from 34,000 B.C. and, in the first millennium A.D., the Hun-Magyar people, who lived here, were still outstanding archers. From 33,000 B.C. to today these people have also been masters of the art of animal representation, and the tongue-duct flute (GKE-GA, 2006, 228), and they were the people of the Magi from the vast ages of the ancient past to the second millennium B.C. (Ibid. 78-103; 177-184). This continuity is shown by the Scythian cone-shaped head-gear, which represents the sun-rays, emerging in a cone-like manner from the Sun (Singh, 1993, 74) beginning in the 6th millennium B.C. to present-day Hungary.


Bu Linear Band Ceramics kültürü ve Sümerliler sonraki çağlarda Saka'ların ve Hun'ların dönemine kadar aynen devam etmiştir.

Following the culture of the Linear Band Ceramics (Keys, 2005), Europe’s first churchbuilding people started out from the Carpathian Basin, in the 6th millennium B.C., followed by the people of the scepter in the 6-3 millennium B.C. (Govedarica, 2004, see below), and the Cucuteni Tripolje Culture, which is contemporary with the Scythians (5,500- 2,400 B.C.; GKE-GA 2006, 20-23). Then came the builders of Stonehenge, who are called the Bell Beaker people, named after the Scythian cultic drinking vessels (Price et al., 2004), or the bell-shaped drinking vessels, who were buried with royal scepters during the time period of 3,100-1,600 B.C. (GKE-GA, 2006, 25-28), or between 2,800-1,900 B.C.; the people, who built stone circles, similar to Stonehenge and later known as Scythian stone circles, from 4,800 B.C. to 500 A.D., who lived in the Carpathian Basin, and the Central European Royal Magi, who wore the characteristic pointed head-gear of the Scythian Magyars lived there too, in the 2-1 millennium B.C.. (Menghin, 2003; Paterson, 2002; GKE-GA 2006, 31-39)


Linear Band Ceramics kültürü(M.Ö.5500), Cucuteni Tripolje kültürü(M.Ö.2400) dönemine kadar devam ediyor. Cucuteni Tripolje kültürü ise Proto Saka ve Hun'ların dönemine denk geliyor, yani Andronovo döneminin başlangıç döneminden bahsediyor Atilla Grandpierre. Linear Band Ceramics ve Andronovo kültürü arasında ise Avrupa'da bunların başka çeşit alt grupları da oluşuyor(Bell Beaker gibi).

Methodological remarks concerning the establishment of the Magyar-Hun-Scythian culture’s chronology In recent centuries, it has become customary, in the western and the official Hungarian historiography, to squeeze the culture that the Greeks called „Scythian” into a time frame of a few centuries. Today, this most often means the 8-5 centuries B.C. (Kemenczei, 2002, 67.). This has partly methodological reasons. Modern archaeology makes judgments according to the characteristic features of the excavated objects. With the advancement of technology, new materials and methods merge in the formation of materials, in the discovery of new fashions and new characteristics. Based upon these methods, the unified culture of the same people can also be fragmented. For example the Hungarian people, proceeding backwards in time, may be called the people of computers, a few decades earlier the people of television, even before that, the people of radio, and so on. In reality the cultures used to be divided in a similar manner. In broad strokes, such divisions are, for example, the pre-historic times, ancient times, the newer age, the even newer age and within the very newest age, even smaller timefragments are frequent. We would like to emphasize that this methodological conditioning should not dim the true folk, historical and cultural unity which is behind the different material characteristics and fashions. It is obvious that the culture of the Carpathian Basin, at least in the last one thousand years, has shown a basic continuity, and moreover, the main question in the study of the Magyar ancient history is: on what is this basic cultural continuity based and how far can it be extended?


Bir milletin ismi değişebilir çeşitli dönemler geçtikten sonra, ama aynı kültür devam ediyor, bir milletin kimliğini saptamak içinde bu aynı kültürün devamını takip etmek gerekiyor(Sümerlilerden LBK'sına, Andronovosuna, Saka'sına, Hun'una kadar isimler değişiyor ama aynı kültür devam ediyor).

Kornél Bakay presents the most important characteristics of the Scythian-Saka culture as follows: 1. the kurgan burials;12 2. the burial of wagons; 3. animal husbandry; 4. lost-wax-casting; metallurgy of high quality; 5. primary use of iron; 6. animal representations in art; 7. stag-cult; 8. Sun god belief and Sun sanctuaries; 9. burial masks; 10. Europid anthropological type; 11. custom of blood-covenant; 12. cavalry with heavy armor; 13. reflex-bow; 14. construction of international roads of commerce and their use; 15. sword-cult; 16. burial of carpets and textiles; 17. ritual vessels: cups, mirrors, drinking horns, cauldrons (Bakay, 2005, 42.).


Saka'lardaki bu kültürel yapı Dashtseveg Tumen'e göre aynen Hunlar'da da bulunuyor, Moğolistan'ın Batı'sındaki bölgelerde.

So the culture of Mankind, by means of the Magyar-Hun culture, does not look back into a five-to-six-thousand year old past, to the development of the Sumerian literacy, or 50,000 thousand years, to the arrival of „modern man”, but six-million-years (GKE and GA, 2006, quot., 108; GA, 2003b, 2006, 30-32). The Magyar culture embraces six million years of cultural continuity! Here we are talking of an extraordinary culture, a much more advanced culture than the western culture, from a scientific point of view (GKE és GA, 2006, 135-146)! It is truly important for Mankind to learn to know the basis of the Magyar-Hun-Scythian history and culture. It is of vital importance in their personal lives to awaken the cosmic forces of creation that live within them, and promote their highest possible development.


Atilla Grandpierre Hun kültürü'nün, yani Türk kültürü'nün Sümer'lilere kadar dayandığını ve bununla kalmayıp insanlığın yaradılış döneminden itibaren oluşturduğu kültürün ve birikimlerin devamıdır diyor.

Birbaşka çalışma da Elena E. Kuz'mina tarafından yapılmış. İnceliyeceğimiz makalenin adı: "The Origin of the Indo-Iranians".

Başlık içinde varolan "Indo-Iranians" terimi(ve ayrıca bununla eşdeğerde olan "Indo-Europeans" terimi) kötü niyetli Türk düşmanı amaçları olan kişiler(daha doğrusu istihbarat örgütleri) tarafından zorla kabul ettirilmeye çalışılan bilimden uzak mantıksız bir kelimedir. Adamlar sırf Türk dememek için, hayali bir terimle tüm akademik dünyanın beynini yıkıyorlar. Yahu Türk diyemiyorsan, en azından Hun de, yada Macar de, İskit de, Saka de, yahut Sümer de, Kenger de, ama nefret suçu işleyerek terimler uydurmayın lütfen! 5-10 sene önce bu Türk düşmanı adamların en önemli taktiği "Hunlar Türk değil", "Sümerliler Türk değil" gibi saçma sapan hipotezleri savunuyorlardı Türk'lüğümüze vurabilmek için. Şimdi, internette yayınlanan akademik ve araştırma yazılarına baktığımda, Sümerlilerin Türk olmadığını kimse söyleyemiyor, halbuki 5-10 sene önce olaylar çok daha değişikti. Bunun aksine, şimdi de bu "Indo European" bilim kurgusunu insanların beynine oturtmaya çalışıyorlar. Kabul etmek gerekir ki bu adamlar, özellikle ABD istihbaratı, Hollywood gibi dünyayı etkileyen bir film endüstrisinin sahipleridir, bu yüzden adamlar senaryo yazmakta ustalar. CIA'nin felsefesini ve kuruluşunu oluşturanlardan birisi olan Nazi Paul Joseph Goebbels'in söylediği bu sözler bugün hala asimetrik psikolojik savaş staratejileri olarak kullanılıyor: "Bir yalanı bin defa söylerseniz yalan yalan olmaktan çıkar, gerçeğin ta kendisi olur", "önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. çünkü onları kandırmak kolaydır", "halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır" ve "hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin".

Analize başlıyalım.

At the same time Andronovo unity according to settlement and house type should be viewed as a part of a larger Eurasian unity, stretching from central Europe to western Siberia. Settlements and houses of the various cultures of the Eurasian steppe and forest-steppe in the Bronze Age display uniform social functions, architecture, planning decisions and building techniques. It reflects in the first place a similarity of the economic level of development, and in the second place, a unity of house building traditions stemming from the Neolithic. Their origins are traced back to the early farming cultures of Europe, the Linearbandkeramik, which was concentrated in Central Europe from Hungary to Germany.


Andronov kültürünün atası Neoltik Çağ'da, Macaristan'dan Almanya'ya kadar uzanan Linearbandkeramik kültürüdür. Neolitik Çağ'dan Bronz Çağ'ına kadar Avrasya coğrafyasındaki(Batı Avrupa'dan Batı Siberya'ya kadar uzanan bölgeler) bu kültürün o dönemlerdeki sahibi olan atalarımız tek bir Proto Türk Milleti'nin mensuplarıdır. Bu noktada yine usta tarihçimiz Prof.Dr. Zeki Velidi Togan'ın Sümer'ler ve Saka ve Hun'ların arasında arkeolojik bakımdan aynı kültürün bulunduğunu hatırlıyalım:

...Sümerlerin, eski Skitlerin, Hunların ve bir çok tarihî Türk kavimlerinin defin merasimi ile bir olduğu tesbit edilen defin âdetleri...


Hun ve İskit'lerin Anvronovo ile aynı kültürden geldiğini de biliyoruz. Bu durumda, Neolitik Çağ'da Sümer-Kenger kültürü ve Linearbandkeramik kültürü'nün aynı kökten geldiğini söyleyebiliriz. En eski dilin Sümerlilere ait olduğunu da bildiğimize göre, Linearbandkeramik ve Sümerlilerin Türkçe konuştuklarını da söyleyebiliriz. Sonra, bu Neolitik Çağ Türklerden Bronz Çağ'a kadar Avrupa'da ve Rus bölgelerinde bunun değişik varyasyonları olan alt kültürler oluşuyor. Sonunda Orta Asya'da bir süre sonra Saka ve Hun'larin kurucusu olacak olan Andronovo kültürü oluşturuluyor. Ayrıca Neolitik Çağ'da, en az M.Ö. 5000'lerde Orta Asya'dan Orta Doğu bölgesine(Suriye, Irak, Anadolu, vs...) gelen Sümerlilerinde Orta Asya'dan göç ettiği ayrıntısını da unutmamak gerekiyor. Yani, bu gösteriyor ki Türk Milleti'nin kökeni Orta Asya'da, ve bence Altay Dağları'nın etrafındaki bölgelerde. Buralardan, Neolitik Çağ'da Orta Doğu'ya(Suriye, Irak, Anadolu, vs...), Rus bölgelerine(Hazar Denizi'nin Batısı ve Kuzeyi olan bölgeler) ve Avrupa'ya(Almanya, Polonya, Macaristan, vs.) göçler gerçekleştiriliyor Neolitik dönemi Türk Milleti'nin mensupları tarafından.

Elena E. Kuz'mina'ya göre bütün bu kültürlerde aynı tip evler kuruluyor, ve aynı milli ekonomi modelleri uygulanıyor. Bu da tek bir Türk Milleti'nin varlığını açıkça ispatlıyor.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Mil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Nis 2015, 18:19

Analiz ve tespitlere, Rus Bilimler Akademisinden A.G. Kozintsev'in 2009 yılındaki çalışmasıyla devam edelim.

Makale Adı: "CRANIOMETRIC EVIDENCE OF THE EARLY CAUCASOID MIGRATIONS TO SIBERIA AND EASTERN CENTRAL ASIA, WITH REFERENCE TO THE INDO-EUROPEAN PROBLEM"

Measurements of 220 male Neolithic and Bronze Age cranial series from Eurasia were subjected to multivariate statistical analysis. The results support the idea that people associated with the Catacomb culture played a major role in the origin of the Afanasyev culture.

Okunev people of the Minusinsk Basin, those associated with Karakol, Ust-Tartas, and Krotovo cultures, and those buried in the Andronov-type cemeteries at Cherno-ozerye and Yelovka were of predominantly local Siberian origin.

The Samus series resembles that from Poltavka burials.

The Okunev people of Tuva and probably Yelunino people were likely descendants of the Pit Grave (Yamnaya) and early Catacomb populations of the Ukraine.
The same is true of the Alakul people of western Kazakhstan, who in addition, have numerous affinities amongst Neolithic and Early Bronze Age groups of Central and Western Europe.

The probable ancestors of certain Fedorov populations were the Afanasyev tribes of the Altai, whereas other Fedorov groups apparently descended from late Pit Grave and Catacomb tribes of the Northern Caucasus and the northwestern Caspian.

People of Gumugou are closest to Fedorov groups of northeastern Kazakhstan and Rudny Altai, suggesting that Caucasoids migrated to Xinjiang from the north rather than from the west.


Çalışmada 220 tane Neolitik ve Bronz Çağ'a ait kafa tasları üzerinde çalışma yapılmış. Burada Siberya ve Orta Asya'nın doğusundaki bölgelerden alınan kafa tasları temel olarak alınmış, ve bunlar Rus ve Avrupa'nın orta ve doğu bölgelerinden alınan kafa tasları ile karşılaştırma yapılmış. Sonuçlarda, birbirine benzeyen ve dolayısı ile aynı genetik yapıya sahip olduğu görülen kafa taslar ayrıntılı bir şekilde sıralanmış.

According to Gromov (1997b), the Okunev people resembled the Neolithic population of the Krasnoyarsk–Kansk region. The Karakol culture of Gorny Altai is similar to Okunev culture, and craniometric parallels between people associated with these cultures were also noted. However, Karakol crania are believed to exhibit a “Mediterranean” tendency (Chikisheva, 2000; Tur, Solodovnikov, 2005).

The Okunev crania from Tuva and the Yelunino crania from the Upper Ob, especially the former, are much more Caucasoid (Gokhman, 1980; Solodovnikov, Tur, 2003; Kozintsev, 2008).

This agrees with archaeological facts indicating the affinities of cultures such as Yelunino and Okunev of Tuva with Early Bronze Age cultures of Central and even Western Europe (Kovalev, 2007).

The possible Caucasoid ties of other pre-Andronov tribes of Southern Siberia such as Krotovo (Dremov, 1997) and Samus (Solodovnikov, 2005, 2006) have been discussed by craniologists. K.N. Solodovnikov (Ibid.) believes that in all the above pre-Andronov groups, except the Okunev group of the Yenisei, these ties are Southern Caucasoid or Mediterranean which, in his view, is especially evident in the male series.

Craniologists have discovered that the Andronov community was markedly heterogeneous. People buried in graves with Alakul or mixed Alakul-Fedorov (Kozhumberdy) ceramics in western Kazakhstan
displayed a trait combination which V.V. Ginzburg (1962) described as Mediterranean, and V.P. Alekseyev (1964) as leptomorphic. Ginzburg believed that this combination evidences the affinities of western Alakul people with both the Timber Grave (Srubnaya) populations of the Volga steppes and those of Southwestern Central Asia (the AmuDarya/Syr-Darya interfluve).

Fedorov groups of the Upper Ob and the Altai deviate toward a gracile variety, traditionally described as Mediterranean. The presence of alleged “Mediterraneans” in these regions was explained differently: V.A. Dremov (1997) attributed it to links with the Alakul people, whereas K.N. Solodovnikov (2005, 2007) wrote about the pre-Andronov, specifically Yelunino substratum.

Measurements of series from Central and Western Europe and the Near East were taken from a summary compiled by I. Schwidetzky and F. Rösing (1990). Ninety-two series from Central and Western Europe and the Near East were studied by Western anthropologists.

In terms of origin, connections between the western Alakul and the earlier Neolithic and Early Bronze Age populations of Central and Western Europe are far more informative.

First, calling the western Alakul people “Mediterraneans” is unwarranted as they show virtually no connections with the Near East, Transcaucasia or Southwestern Central Asia. The parallel with a Middle
and Late Bronze Age group from Turkmenia is singular.

The chronology and geography of these affinities help reconstruct the principal stages of migrations which eventually brought Alakul ancestors to western Kazakhstan.

These stages are as follows:

-Western and Central Europe (4th millennium BC and earlier);
-The Ukraine (3rd millennium);
-Northern Caucasus and northwestern Caspian*;
-Western Kazakhstan (2nd millennium and possibly the late 3rd millennium BC).


Kısaca özetlemek gerekirse, Orta Asya ve Güney Siberya civarındaki bölgelerdeki Proto Türk kafatası ölçümleri gösteriyorki burada farklı Europoid haplogruplar bulunabilir.

Şimdi A.G. Kozintsev'in çalışmasında çıkan sonuçları gruplar halinde derleyip toplayıp, daha anlaşılır düzeye getirelim. Sonra viewtopic.php?f=229&t=12210 ve viewtopic.php?f=229&t=12209 sayfamızda yayınlanan antik dna sonuçları ile karşılaştırabildeklerimiz hakkında Y-DNA haplogrup tahmini yapmaya çalışacağım. Yani kafa tası ölçümlerde çıkan sonuçlara göre, tahmini mümkün olan sonuçlar için Y-DNA haplogrup tahmini yapacağım. Aynı tarihi dönemde ve bölgede bulunan, veya aynı kültüre sahip olan antik MT-DNA ve Y-DNA haplogrup sonuçları ile Proto Türklerde hangi Y-DNA haplogrupların bulunabileceğinin tahmini yapılacak.





GRUP 1
M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
Afanasyev, Ursul, Altai:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Nizhni Tyumechin(–1.12);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Don (0.59);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave(Srubna culture), Luzanovka, Volga (0.66);

    M.Ö. 3500-2000, Kalmykia, Early Bronze Age
    Early Northern Caucasian culture, Kalmykia, group II according to V.A. Safronov (0.70).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2b, G2a3,
    I1, I2b,
    Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a2



GRUP 2
M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
Afanasyev, Saldyar I, Altai:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Yamna, Pit Grave, Volga–Ural area (–2.49);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Orenburg(Kazakistan'ın üst sınırındaki Rusya bölümü)
    Yamna, Pit Grave, Orenburg region (–2.47);

    M.Ö. 2700—2100, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Yamna, Pit Grave – Poltavka group,Volga–Ural area (–2.42);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Verkhne-Tarasovka, Lower Dnieper (–2.35);

    M.Ö. 3500-2500, Afanasyeva Gora(Baykal Gölü'nün Güney Doğu'su)
    Afanasyev, Afanasyeva Gora (–2.35)

    M.Ö. 1400-800, Güney Siberya-Hakasya
    Karasuk III (–2.30);

    M.Ö. 3500-2000, Kalmykia, Early Bronze Age
    Early Northern Caucasian culture, Kalmykia, group II (–2.10);

    M.Ö. 3500-2500, Güney Siberya-Hakasya
    Afanasyev, Minusinsk Basin, pooled(–1.87);

    M.Ö. 2200-800, Upper Ob(Kuzey Kazakistan'ın üstündeki yakın Rusya bölümü)
    Andronov, Firsovo XIV, Upper Ob (–1.82);

    M.Ö. 3500- 2000, Ukrayna
    Yamna, Pit Grave, Yuzhny Bug (–1.79);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Yamna, Pit Grave, Ingulets (–1.51);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (–1.36);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (–1.34);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna, Kalmykia
    Catacomb, Volga and Kalmykia (–1.23 in both cases).

    Numerous remaining parallels are mostly with Catacomb and Timber Grave groups.

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    Q-M242,
    R1a1, R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C(xC3), C3, C-M130, C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I, I1, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2b,
    N, N1c, N1c1-Tat,
    O3,
    Q, Q-M242, Q1a1-M120, Q1a2a1-L54, Q-M3,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2


GRUP 3
M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
Afanasyev, Kurota II, Altai:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2700—2100, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Poltavka (–1.38);

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (0.59);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Volga (0.96).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b1, I2b,
    N1c,
    Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a2


GRUP 4
M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
Afanasyev, Ust-Kuyum, Altai:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2500-2200, Rusya- Samara
    Late Catacomb, Samara–Orel watershed (–0.42);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ingulets (–0.20);

    M.Ö. 3500-2000, Rusya(Hazar Denizi Kuzey Batı Sınırı)
    Pit Grave, Stavropol area (–0.07);

    M.Ö. 2200-800, Güney Siberya-Hakasya
    Andronov, Minusinsk Basin (0.51);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Zaporozhye (0.80).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    Q-M242,
    R1a1, R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C3, C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b, I2b,
    Q, Q1a1-M120, Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2


GRUP 5
M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
Afanasyev, southeastern Altai:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Nizhni Tyumechin (–0.38);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Don (–0.18);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (–0.09);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Kakhovka, Lower Dnieper (–0.05);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Rostov(Ukrayna Sınırı doğusu)
    Timber Grave, Yasyrev, Lower Don (0.16);

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (0.22);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Yuzhny Bug (0.23);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (0.24);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ukraine, pooled (0.47);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Verkhne-Tarasovka, Lower Dnieper (0.75);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara-Ukrayna
    Timber Grave, Krivaya Luka, Lower Volga (0.81);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Volga, pooled (0.86);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya- Volgograd- Astrakhan
    Timber Grave, Volgograd and Astrakhan regions (0.89);

    M.Ö. 3500—2000, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave – Poltavka, Volga–Ural area (0.91);

    M.Ö. 2800-2200, Kalmykia
    Catacomb, Kalmykia (0.95).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    E1b1b,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b1, I2b,
    Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a2



GRUP 6
M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
Afanasyev, Nizhni Tyumechin, Altai:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:
    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Ursul (–1.12);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Don (–0.86);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Verkhne-Tarasovka, Lower Dnieper (–0.76);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Rostov(Ukrayna Sınırı doğusu)
    Timber Grave, Yasyrev, Lower Don (–0.52);

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, southeastern Altai (–0.38);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara-Ukrayna
    Timber Grave, Krivaya Luka, Lower Volga (–0.25);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (–0.07);

    M.Ö. 3500—2000, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave – Poltavka, Volga–Ural area (0.27);

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (0.56);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ingulets (0.77);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ukraine, pooled (0.83).


    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b1, I2b,
    Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a2



GRUP 7
M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
Afanasyev, Altai, pooled:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (0.23);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Don (0.29);

    M.Ö. 1800-1200, Bashkiria
    Timber Grave, Bashkiria (0.79);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara-Ukrayna
    Timber Grave, Krivaya Luka, Lower Volga (0.96).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:

    C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2b, G2a3,
    I1, I2b,
    Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a2



GRUP 8
M.Ö. 3500-1400-800, Güney Siberya-Hakasya
Afanasyev, Karasuk III, Minusinsk Basin:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (–2.30);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave, Volga–Ural area (–0.96);

    M.Ö. 3500-2500, Afanasyeva Gora(Baykal Gölü'nün Güney Doğu'su)
    Afanasyev, Afanasyeva Gora (–0.54);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Volga–Ural area (–0.32);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Verkhne Tarasovka, Lower Dnieper (–0.25);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Volga (–0.22);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Orenburg(Kazakistan'ın üst sınırındaki Rusya bölümü)
    Pit Grave, Orenburg region (–0.13);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Kırım (0.01);

    M.Ö. 3500—2000, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave – Poltavka, Volga–Ural area (0.24);

    M.Ö. 2500-2000, Rusya-Samara
    Potapovka, Volga (0.73);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Rostov(Ukrayna Sınırı doğusu)
    Timber Grave, Yasyrev, Lower Don (0.90).

    Y-DNA SONUÇLARI:
    Varolan Y-DNA Haplogruplar:

    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C3, C-M130, C(xC3), C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I, I1, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2b,
    N, N1c, N1c1-Tat,
    O3,
    Q1a1-M120, Q1a2a1-L54, Q-M3, Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 9
M.Ö. 3500-2500, Afanasyeva Gora(Baykal Gölü'nün Güney Doğu'su) ve Hakasya
Afanasyev, Afanasyeva Gora, Minusinsk Basin:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (–2.35);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, VerkhneTarasovka, Lower Dnieper (–1.60);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya- Volgograd- Astrakhan
    Timber Grave, Volgograd and Astrakhan regions (–0.66);

    M.Ö. 3500-1400-800, Güney Siberya-Hakasya
    Afanasyev, Karasuk III (–0.54);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (–0.46);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Rostov(Ukrayna Sınırı doğusu)
    Timber Grave, Yasyrev, Lower Don (–0.13);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Southern Bug (0.21);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Kakhovka, Lower Dnieper (0.44);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave, Volga–Ural area (0.85);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Volga (0.88);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Orenburg(Kazakistan'ın üst sınırındaki Rusya bölümü)
    Pit Grave, Orenburg region (0.89);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara-Ukrayna
    Timber Grave, Krivaya Luka, Lower Volga (0.96).

    M.Ö. 3000-2000, Fransa
    The analysis based on the nine-trait set revealed one Western European parallel – with the Early Bronze Age (3rd millennium BC) group from Aveyron, France, (0.04), but ties with the steppe populations of the Eastern European Bronze Age are stronger

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    G2a,
    I2a,
    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C(xC3), C3, C-M130, C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2b, G2a3, G2a4,
    H2,
    I, I1, I2, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2a2a1, I2b,
    I2a1a1/H2,
    J2a1,
    N, N1c, N1c1-Tat,
    O3,
    Q1a1-M120, Q1a2a1-L54, Q-M3, Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a1a2, R1b1a2a2,
    T1a



GRUP 10
M.Ö. 3500-2500, Güney Siberya-Hakasya
Afanasyev, Minusinsk Basin, pooled:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (–1.87);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Rostov(Ukrayna Sınırı doğusu)
    Timber Grave, Yasyrev, Lower Don (–0.71);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya- Volgograd- Astrakhan
    Timber Grave, Volgograd and Astrakhan regions (–0.12);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Verkhne-Tarasovka, Lower Dnieper (–0.06);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Orenburg(Kazakistan'ın üst sınırındaki Rusya bölümü)
    Pit Grave, Orenburg region (0.22);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, the Molochnaya (0.24);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (0.64);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave, Volga–Ural area (0.65);

    M.Ö. 2800-2200, Kalmykia
    Catacomb, Kalmykia (0.81);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Yuzhny Bug (0.82);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Volga (0.85);

    M.Ö. 3500—2000, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave – Poltavka, Volga–Ural area (0.93);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara-Ukrayna
    Timber Grave, Krivaya Luka, Lower Volga (0.95);

    M.Ö. 2500-1900, Çuvaşistan
    Abashevo (0.99).

    Y-DNA SONUÇLARI:
    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar: Q-M242, R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2
    C6, E1b1b, F*, G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a3, G2a2b, H2, I1, I2a, I2a1b1, I2b, Q-M242, R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a2



GRUP 11
M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
Okunev, Uybat group, Minusinsk Basin:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
    the only close parallel is with Okunev of the Tas-Khaza group (–0.95).

    M.Ö. 2000-1500, Doğu Kazakistan
    Okunev of Chernovaya (1.44),

    M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
    Okunev of Karasuk (1.90) rank next.

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I, I1, I2a1b, I2b, I2c2,
    Q1a2a1-L54,
    R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a2



GRUP 12
M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
Okunev, Verkhni Askiz, Minusinsk Basin:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 5.500 - 2.500, Güney Siberya-Krasnoyarsk
    Neolithic of Krasnoyarsk–Kansk area (–0.07).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I, I1, I2a1b, I2b, I2c2,
    Q1a2a1-L54,
    R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a2



GRUP 13
M.Ö. 2000-1500, Doğu Kazakistan-Güney Siberya-Hakasya
Okunev, Chernovaya, Minusinsk Basin:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 5.500 - 2.500, Güney Siberya-Krasnoyarsk
    the only close parallel is with the Neolithic of Krasnoyarsk–Kansk area (0.36).

    M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
    The least removed among other populations is Okunev, Uybat group (1.44).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I, I1, I2a1b, I2b, I2c2,
    Q1a2a1-L54,
    R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a2



GRUP 14
M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
Okunev, Tas-Khaza group, Minusinsk Basin:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
    the only close parallel is with Okunev of Uybat (–0.95).

    M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
    The least distant among other groups is Karasuk (1.77).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I, I1, I2a1b, I2b, I2c2,
    Q1a2a1-L54,
    R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a2



GRUP 15
M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
Okunev, Minusinsk Basin, pooled:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 5.500 - 2.500, Güney Siberya-Krasnoyarsk
    the only close parallel is with the Neolithic of Krasnoyarsk–Kansk area (0.15).

    M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
    The least removed among other groups is Karasuk (3.37).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I, I1, I2a1b, I2b, I2c2,
    Q1a2a1-L54,
    R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a2



GRUP 16
M.Ö. 2000-1500, Tuva Cumhuriyeti
Okunev, Aimyrlyg, Tuva:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ingulets (–0.21);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya- Saratov(Kazakistan'ın Kuzey Batı Sınırı)
    Timber Grave, Saratov region (–0.10);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (0.41);

    M.Ö. 1800-1200, Ukraine
    Timber Grave, Ukraine, pooled (0.45);

    M.Ö. 1750-1500, Özbekistan
    Sapallitepe, southern Uzbukistan (0.67).

    Nine-trait set:

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (–1.21);

    M.Ö. 3500-3000, Almanya
    Tiefstichkeramik (related to Funnel Beaker), Ostorf, Germany, Late Neolithic, late 4th millennium BC (No.106) (–1.15);

    M.Ö. 3500-2500, Afanasyeva Gora(Baykal Gölü'nün Güney Doğu'su) ve Hakasya
    Afanasyev, Afanasyeva Gora (–0.76);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ingulets (–0.53);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Verkhne-Tarasovka, Lower Dnieper (–0.39);

    M.Ö. 3500-2500, Güney Siberya-Hakasya
    Afanasyev, Minusinsk Basin (–0.37);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya- Volgograd- Astrakhan
    Timber Grave, Volgograd and Astrakhan regions (–0.26);

    M.Ö. 2500-1900, Çuvaşistan
    Abashevo (–0.26);

    M.Ö. 1750-1500, Özbekistan
    Sapallitepe, Southern Uzbekistan (–0.02);

    M.Ö. 2250-1750, Rusya, Batı Siberya, Ob-Irtysh
    Yelunino (0.01);

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (0.24);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara-Khryaschevka
    Timber Grave, Khryaschevka, Volga (0.29).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    F*,
    I2a1b1a,
    Q-M242,
    R*, R1a1, R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C(xC3), C1/C6, C3, C-M130, C1/C6, C6,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2-P287, G2, G2a, G2a2a, G2a2a1, G2a2b, G2a4, G2a3,
    H2,
    I, I1, I2, I2a, I2a1, I2a1b, I2a1b1, I2a1b1a, I2a2a1, I2b, I2c2, I2a1a1/H2,
    J2a1,
    N, N1c, N1c1-Tat,
    O3,
    Q-M242, Q1a1-M120, Q1a2a1-L54, Q-M3,
    R*, R(xR1a), R1a, R1a1, R1a1a, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a1a2, R1b1a2a2,
    T1a



GRUP 17
M.Ö. 1500, Altay Cumhuriyeti
Karakol:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 5500-2500, Altay Cumhuriyeti
    the only parallel is with the Neolithic and Chalcolithic of Ust-Isha and Itkul, Upper Ob (0.98).

    M.Ö. 2200-800, Rusya, Tomsk, Batı Siberya
    The least removed among other groups is Yelovka II (3.87),

    M.Ö. 2000-1500, Güney Siberya-Hakasya
    whereas Okunev is much further (7.26).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I, I1, I2a1b, I2b, I2c2,
    Q1a2a1-L54,
    R(xR1a), R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a2



GRUP 18
M.Ö. 2250-1750, Rusya, Batı Siberya, Ob-Irtysh
Yelunino:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    not a single close parallel.

    M.Ö. 2000-1500, Tuva Cumhuriyeti
    The least removed is Okunev of Tuva (1.56),

    M.Ö. 4000-2000, Ermenistan
    next follow Djarat and Shengavit, Kura-Araxes culture, Armenia, 4th–3rd millennia BC (2.16);

    M.Ö. 3400-2000, Gürcistan
    the pooled series of Kura-Araxes culture from Georgia ranks third (2.65),

    M.Ö. 2000-1550, Doğu Türkistan
    Gumugou, Xinjiang, fourth (3.83).


    Nine-trait set:

    M.Ö. 2700—2100, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Poltavka (–0.13);

    M.Ö. 2000-1500, Tuva Cumhuriyeti
    Okunev of Tuva (0.01);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (0.01);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, forest-steppe Volga area (0.22);

    M.Ö. 2500-1500, Polonya
    Mierzanowice, Poland, Early Bronze Age, late 3rd – early 2nd millennia BC (No.173) (0.28).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    K*,
    R1a1, R1a1a, R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6, C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I, I1, I2a, I2a1, I2a1b, I2a1b1, I2b, I2c2,
    K(xLT),
    N1c, N1c1-Tat,
    Q-M242, Q1a2a1-L54,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a2



GRUP 19
M.Ö. 4000-2500, Batı Siberya, Sopka-2(Altay Dağı Batı Sınırı)
Ust-Tartas, Sopka-2:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2250-1750, Batı Siberya, Sopka-2(Altay Dağı Batı Sınırı)
    Krotovo, Sopka-2 (0.72).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C(xC3), C-M130, C1/C6, C3,
    I, I2a1, I2a1b, I2c2,
    N, N1c,
    Q1a1-M120, Q1a2a1-L54, Q-M3,
    R1a1, R1a1a, R1a1a1, R1b, R1b1a, R1b1a2a2



GRUP 20
M.Ö. 2250-1750, Batı Siberya, Sopka-2(Altay Dağı Batı Sınırı)
Krotovo, Sopka-2:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 4000-2500, Batı Siberya, Sopka-2(Altay Dağı Batı Sınırı)
    Ust-Tartas, Sopka-2 (0.72).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C(xC3), C-M130, C1/C6, C3,
    I, I2a1, I2a1b, I2c2,
    N, N1c
    Q-M3, Q1a1-M120, Q1a2a1-L54, Q-M3,
    R1a1, R1a1a, R1a1a1, R1b, R1b1a, R1b1a2a2



GRUP 21
M.Ö. 1500-1000, Batı Siberya, Tomsk Priobje-Pritomje
Samus:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    not a single close parallel.

    M.Ö. 2700—2100, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    The least removed is Poltavka (1.18).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3, G2-P287,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b1, I2b,
    N1c,
    Q-M242,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a2



GRUP 22
M.Ö.2100-1400, Batı Kazakistan
Alakul, western Kazakhstan:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (–1.35);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ingulets (–0.36);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Verkhne-Tarasovka, Lower Dnieper (0.44);

    M.Ö. 1500-1200, Rusya-Samara
    Late Timber Grave, Volga–Ural area (0.54);

    M.Ö. 3700-2200, Kırım
    Kemi-Oba, Crimea (0.88).

    Nine-trait set:

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (–1.39);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Ingulets (–0.88);

    M.Ö. 1800-1200, Ukrayna
    Timber Grave, ground burials, Ukraine (–0.79),

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Kakhovka, Lower Dnieper (–0.67);

    M.Ö. 1500-800, Türkmenistan
    Parkhay II, Turkmenia, Middle and Late Bronze Age (–0.61);

    M.Ö. 4500-4000, Macaristan
    Tiszapolgar, Hungary, Chalcolithic, 5th–4th millennia BC (No.197) (–0.38);

    M.Ö. 1500-1200, Rusya-Samara
    Late Timber Grave, Volga–Ural area (–0.16);

    M.Ö. 4600-4300, Fransa
    Rössen, eastern France, Neolithic, 5th millennium BC (No.43) (–0.09);

    M.Ö. 3000-2800, Almanya ve Polonya
    Globular Amphorae, Germany and Poland, Early Bronze Age (early 3rd millennium BC) (No.192)(–0.07);

    M.Ö. 1800-1200, Ukraine
    Timber Grave, Ukraine, pooled (–0.03);


    M.Ö. 5000-4000, Macaristan
    Lengyel, Hungary, Neolithic, 5th millennium BC (No.40) (0.07);

    M.Ö. 3500-2000, Almanya
    Meklenburg, Germany, Early Bronze Age, 4th–3rd millennia BC (No.107) (0.07);

    M.Ö. 3000-2000, Fransa
    Aveyron, France, Early Bronze Age, 3rd century BC (No.99) (0.09);

    M.Ö. 2500-1000, Almanya ve Çek Cumhuriyeti
    Unetice, Germany and Czechia, Bronze Age, 3rd–2nd millennia BC (No.208) (0.09);

    M.Ö. 5500-5000, Almanya, Polonya ve Avusturya
    Linear Band Pottery, Neolithic, 6th millennium BC (No.14) (0.11);

    M.Ö. 3500-2000, Ukrayna
    Pit Grave, Yuzhny Bug (0.20);

    M.Ö. 2500-1000, Avusturya
    Veterov, Austria, Bronze Age, III–II millennia BC (No.205) (0.21).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    F*,
    G2a, G2a2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    I1, I2, I2a, I2a2, I2a1b1a, I2c2,
    R*, R1a, R1a1a1, R1b, R1b1a2a1a2, R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2,
    T1a

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3), C1/C6, C6,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2-P287, G2, G2a, G2a2a, G2a2a1, G2a2b, G2a4, G2a3,
    H2,
    I, I1, I2, I2a, I2a1, I2a1b, I2a1b1, I2a1b1a, I2a2, I2a2a1, I2b, I2c2, I2a1a1/H2,
    H2,
    J2a1,
    K(xLT),
    N1c,
    Q-M242, Q1a2a1-L54,
    R*, R(xR1a), R1a, R1a1, R1a1a1, R1a1a1b1a2, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2, R1b1a2a1a2, R1b1a2a2,
    T1a



GRUP 23
M.Ö.2100-1400, Doğu Kazakistan
Alakul, Yermak IV, the Irtysh:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2750-2000, Kalmykia
    not a single close parallel. The least removed is the Late Pit Grave group of Kalmykia* (1.32).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    E1b1b,
    G2, G2a, G2a2a1, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b1, I2b,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1b, R1b1a2



GRUP 24
M.Ö.1500-1300, Upper Ob(Kuzey Kazakistan'ın üstündeki yakın Rusya bölümü)
Fedorov, Firsovo XIV, the Upper Ob:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (–1.82);

    M.Ö. 1500-1300, Altay Cumhuriyeti
    Fedorov, Rudny Altai (–0.04);

    M.Ö. 2800-2200, Kalmykia
    Catacomb, Kalmykia (0.06);

    M.Ö. 3500—2000, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave – Poltavka, Volga–Ural area (0.43);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (0.87);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Orenburg(Kazakistan'ın üst sınırındaki Rusya bölümü)
    Pit Grave, Orenburg region (0.90);

    M.Ö. 2800-2500, Ukrayna
    Early Catacomb, Molochnaya (0.94).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C3, C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2b,
    Q-M242, Q1a1-M120,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 25
M.Ö.1500-1300, Upper Ob(Kuzey Kazakistan'ın üstündeki yakın Rusya bölümü)
Fedorov, the Upper Ob, pooled:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2800-2200, Rusya-Stavropol(Karadeniz'in Batı Sınırı)
    Catacomb, Stavropol area (0.50);

    M.Ö. 2750-2000, Kalmykia
    Late Pit Grave, Kalmykia (0.80);

    M.Ö. 3500-2000, Rusya-Stavropol(Karadeniz'in Batı Sınırı)
    Pit Grave, Stavropol area (0.90).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    C, C3, C6,
    E1b1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a3, G2a2b,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2b,
    Q-M242, Q1a1-M120,
    R*, R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 26
M.Ö. 1500-1300, Altay Cumhuriyeti
Fedorov, Rudny Altai:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 1500-1000, Batı Siberya, Tomsk Priobje-Pritomje
    Samus (–0.82);

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Saldyar I (–0.71);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (–0.12);

    M.Ö.1500-1300, Upper Ob(Kuzey Kazakistan'ın üstündeki yakın Rusya bölümü)
    Fedorov, Firsovo XIV (–0.04);

    M.Ö. 3500—2000, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Pit Grave –Poltavka, Volga–Ural area (–0.02);

    M.Ö. 3500-2000, Kalmykia
    Early Northern Caucasian culture, Kalmykia, group II (0.61);

    M.Ö. 2500-2000, Rusya-Samara
    Potapovka, Volga (0.63);

    M.Ö.1500-1300, Kuzey Doğu Kazakistan
    Fedorov, northeastern Kazakhstan (0.79);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Kakhovka, Lower Dnieper (0.82),

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Don (0.83);

    M.Ö. 3500-2000, Russia, Orenburg(Kazakistan'ın üst sınırındaki Rusya bölümü)
    Pit Grave, Orenburg region (0.88);

    M.Ö. 2700—2100, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Poltavka (0.99).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C3, C6,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3, G2-P287,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2b,
    N1c,
    Q-M242, Q1a1-M120,
    R*, R(xR1a), R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 27
M.Ö.1500-1300, Kuzey Doğu Kazakistan
Fedorov, northeastern Kazakhstan:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2750-2000, Kalmykia
    Late Pit Grave, Kalmykia (–1.50);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Yuzhny Bug (–1.44);

    M.Ö.1500-1300, Güney Siberya-Hakasya
    Fedorov, Minusinsk Basin (–0.67);

    M.Ö. 3500-2000, Kalmykia
    Early Northern Caucasian culture, Kalmykia, group II (–0.59);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Kakhovka, Lower Dnieper (–0.47);

    M.Ö. 2500-2000, Rusya-Samara
    Potapovka, Volga (–0.13);

    M.Ö. 2800-2200, Ukrayna
    Catacomb, Volga (0.08);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Krivoy Rog, Upper Ingulets (0.16);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Ukraine, pooled (0.17);

    M.Ö. 3500-2000, Kalmykia
    Pit Grave, Kalmykia (0.47);

    M.Ö. 3500-2000, Rusya-Stavropol(Karadeniz'in Batı Sınırı)
    Pit Grave, Stavropol area (0.51);

    M.Ö. 2500-2200, Rusya-Samara
    Late Catacomb, Samara–Orel watershed (0.54);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (0.57);

    M.Ö. 2500-2000, Kalmykia
    Late Northern Caucasian culture, Kalmykia, group IV (0.72);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Zaporozhye, Lower Dnieper (0.74);

    M.Ö. 1500-1300, Altay Cumhuriyeti
    Fedorov, Rudny Altai (0.79);

    M.Ö. 5000-4500, Volga–Ural area(Kazakistan'ın üstündeki Rusya bölümünün tamamı)
    Khvalynsk, Volga–Ural area (0.88).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2b,
    Q-M242,
    R*, R(xR1a), R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 28
M.Ö.1500-1300, Güney Siberya-Hakasya
Fedorov, Minusinsk Basin:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö.1500-1300, Kuzey Doğu Kazakistan
    Fedorov, northeastern Kazakhstan (–0.67);

    M.Ö. 2500-2000, Kalmykia
    Late Northern Caucasian culture, Kalmykia, group IV (–0.09);

    M.Ö. 3500-2000, Rusya-Stavropol(Karadeniz'in Batı Sınırı)
    Pit Grave, Stavropol area (–0.04);

    M.Ö. 2750-2000, Kalmykia
    Late Pit Grave, Kalmykia (–0.03);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Krivoy Rog, Upper Ingulets (0.31);

    M.Ö. 2500-2200, Rusya-Samara
    Late Catacomb, Samara/Orel interfluve (0.39);

    M.Ö. 3500-2500, Altay Cumhuriyeti
    Afanasyev, Ust-Kuyum (0.51);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Kakhovka, Lower Dnieper (0.57);

    M.Ö. 3500-2000, Kalmykia
    Early Northern Caucasian culture, Kalmykia, group II (0.69);

    M.Ö. 1800-1200, Rusya-Samara
    Timber Grave, Luzanovka, Volga (0.72);

    M.Ö. 2500-2200, Kırım
    Late Catacomb, Crimea (0.83);

    M.Ö. 2500-2200, Ukrayna
    Late Catacomb, Ukraine, pooled (0.84).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    Q-M242,
    R1b1a, R1b1a2a, R1b1a2a2

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C6,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2, G2-P287, G2a, G2a2a1, G2a2b, G2a3,
    H2,
    I1, I2a, I2a1b, I2a1b1, I2b,
    Q-M242,
    R*, R(xR1a), R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 29
M.Ö. 2200-800, Doğu Kazakistan ve Omsk(Kuzey-Doğu Kazakistan Sınırı Rusyası Batı Siberya)
“Andronoid”, Cherno-ozerye I, Omsk area:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 2000-1750, Batı Siberya, Sopka-2(Altay Dağı Batı Sınırı)
    Late Krotovo, Sopka-2 (0.91).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    C(xC3),
    R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C-M130, C1/C6, C3,
    E1b1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I1, I2a1, I2a1b, I2b, I2c2,
    N, N1c,
    Q, Q-M3, Q1a1-M120, Q1a2a1-L54,
    R1a, R1a1, R1a1a, R1a1a1b2-Z93, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 30
M.Ö. 2200-800, Rusya, Tomsk, Batı Siberya ve Omsk(Kuzey-Doğu Kazakistan Sınırı Rusyası Batı Siberya)
“Andronoid”, Yelovka II, Tomsk area:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    M.Ö. 900-700, Batı Siberya(Kazakistan Kuzeyi)
    not a single close parallel. The least distant is Irmen (1.01);

    M.Ö. 2000-1750, Batı Siberya, Sopka-2(Altay Dağı Batı Sınırı)
    those ranking next are Late Krotovo, Sopka-2 (1.49),

    M.Ö. 2200-800, Doğu Kazakistan ve Omsk(Kuzey-Doğu Kazakistan Sınırı Rusyası Batı Siberya)
    Chernoozerye I (3.42),

    M.Ö. 1500, Altay Cumhuriyeti
    Karakol (3.87).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar: C(xC3), R1a1

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C(xC3), C-M130, C1/C6, C3,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2, G2a, G2a2b, G2a3,
    I, I1, I2a1, I2a1b, I2b, I2c2,
    N, N1c,
    Q, Q-M3, Q1a1-M120, Q1a2a1-L54,
    R(xR1a), R1a, R1a1, R1a1a, R1a1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2



GRUP 31
M.Ö. 2000-1550, Doğu Türkistan
Gumugou, Xinjiang:


    Diğer Bölgelerdeki Kafa Tasları İle Paralellikler:

    not a single close parallel.

    M.Ö. 1500-1300, Altay Cumhuriyeti
    The least distant are two Fedorov series – from Rudny Altai (1.26

    M.Ö.1500-1300, Kuzey Doğu Kazakistan
    Northeastern Kazakhstan (1.28).

    Y-DNA SONUÇLARI:

    Varolan Y-DNA Haplogruplar:
    K*,
    R1a1a

    Tahmin Edilen Y-DNA Haplogruplar:
    C, C3,
    E1b1b, E1b1b1a1b,
    F*,
    G2a, G2a2b,
    I1, I2a1b, I2b,
    K(xLT),
    N1c1-Tat,
    Q1a1-M120, R(xR1a),
    R1a, R1a1, R1a1a1b2-Z93, R1a1a7, R1b, R1b1a, R1b1a2, R1b1a2a2
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Mil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 07 Nis 2015, 19:09

Şimdi ise viewtopic.php?f=229&t=12209 sayfasında yayınladığımız tarihi Y-DNA ve MT-DNA sonuçların bir bölümünün analizini yapalım. Yakın ve uzak Türk tarihi ile doğrudan ilişkili olan dönemlerin ilgimizi çekecek olan toplulukların verilerini ele alarak tek tek inceleyelim. Bu veriler arasında özellikle de Y-DNA karşılığı olmayan MT-DNA sonuçların analizini yaparak, sonuçta Saka ve Hun'larda hangi Y-DNA haplogrupların gelecekte yapılacak çalışmalarda bulunabileceğini tespit edelim. Bütün bu analizleri yaparken, İsmagülov ve Tümen'in çalışmalarında bahsettikleri Moğolistan'ın Doğu, Kuzey ve Orta tarafındaki bölgelerde bulunan Mongoloid ağırlıklı kafa tası tipleri ve Batı tarafındaki bölgelerde bulunan Europoid ağırlıklı kafa tası tiplerinin varlığını da aklımızda tutalım.

ALTAY CUMHURİYETİ BÖLGESİ

Altay Cumhuriyeti'nde bulunan sonuçlarla başlıyalım. M.Ö. 4000 ve 3000 yılları arasında Kaminnaya bölgesinde MT-DNA haplogruplar A4 ve H/K bulunuyor. H/K sonucu tam olarak net olmayıp H yada K MT-DNA haplogrubuna aittir. Burada, A4 Mongoloid(Doğu Avrasyalı) olarak, H veya K ise Europoid(Batı Avrasyalı) olarak kabul ediliyor. M.S. 1700 - 1900 yılları arasında Yakut Türkleri arasında bulunan MT-DNA haplogrubu A8'e ait olan kişilerde N1c1-Tat haplogrubu bulunuyor. Ayrıca, MT-DNA H haplogrubunun H'nın en üst düzey haplogrubu olduğunu da unutmamak gerekiyor, MT-DNA H haplogrubunun alt grupları H1'den H100'e kadar dayanıyor. Çoğu akademik çalışmalarda genellikle bu alt gruplar test edilmiyor, bunun sebebi ise ya bütçe sorunundan kaynaklanan bir yetersizlik, yada ciddiyetsizlikten kaynaklanan bir yetersizlik. Analiz ve tahminlerimde, MT-DNA H olarak geçen sonuçları H'nın üst grubu olarak varsayacağım, halbuki gerçekte bazı alt gruplara da ait olabilir. Alt grupları da üst grubuyla birlikte ele alacak olursak tahminimizde daha fazla Y-DNA haplogrupları da çıkabilir. Mesela MT-DNA H'nın altgrubu olan H1'in Y-DNA karşılığı F*, G2a, I2a, R1b, T1a'dır. H2'nin Y-DNA karşılığı N1c, R1a1'dır. H3'ün Y-DNA karşılığı G2a, I2'dır. H6'nın Y-DNA karşılığı R1b1a2a2'dır. H7'nin Y-DNA karşılığı Q1a2a1-L54'tür. H13'ün Y-DNA karşılığı R1b1a2a2'dir.

MT-DNA H haplogrubu, miladdan önce ve sonraki tarihi dönemlerde Batı ve Doğu Avrasya bölgelerinde Y-DNA E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b haplogrupları ile birlikte bulunuyor. MT-DNA K haplogrubu, miladdan önce ve sonraki tarihi dönemlerde Batı ve Doğu Avrasya bölgelerinde Y-DNA F*, G2a ve R1a haplogrupları ile birlikte bulunuyor.

M.Ö. 1500 yılında Karakol ve Bertek bölgelerinde MT-DNA haplogrupları H ve U5 bulunuyor. Analizimizde şu andan itibaren bir MT-DNA haplogrubunun miladdan önce ve sonraki tarihi dönemlerde Batı ve Doğu Avrasya bölgelerinde birlikte bulunduğu Y-DNA haplogrupları "Bunun Y-DNA karşılığı budur" şekline yazacağız. Bunu yaparkende sonuç ve tahminlerin sadece şu ana kadar yapılmış antik dna çalışmaların kısıtlı verilerine dayandığını belirtmek gerekir. MT-DNA haplogrubu H'nın karşılığı Y-DNA E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b haplogrupları'dır. Ve U5 MT-DNA haplogrubunun karşılığı Y-DNA haplogrupları E1b1b1a1b, G2a ve R(xR1a)'dir.

M.Ö. 800 - M.S. 100 yılları arasında, Altay Cumhuriyetinde Saka Türklerinde Y-DNA haplogrupları J2, J2a ve Q1a bulunuyor. Türk Milleti'nin temeli Batı Avrasyalı olduğuna göre J2a'nın bu dönemde, muhtemelen Saka Türklerinde bulunması çok ve çok önemlidir ve diğer Batı Avrasya Y-DNA haplogruplarınında gelecekte bu bölgelerde çeşitli dönemlerde bulunabileceğini göstermektedir, hemde tüm Batı Avrasya Y-DNA haplogruplarının Proto Türklerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Yıllardır Türkiye Türkleri hakkında yapılan kısıtlı çalışmalarda bulunan Haplogrup J sonuçları ile Türk Milleti'ne onursuz ve yalancı bir şekilde saldıran CIA ve Rusya ajanlarına kapak olsun. Bu aynı Y-DNA haplogrubu aynı çalışmada, Güney Siberya'da aynı dönemde bulunmuştur, yani yine Saka Türkleri'nin mezarlarında bulunmuştur.

M.Ö. 500 yılında Kızıl bölgesinde bir Saka mezarında MT-DNA haplogrubu N1a bulunuyor, bunun Y-DNA karşılığı ise, G2a, H2 ve I2'dir. Bu MT-DNA N1a'nın haplotipi Linear Band Keramik kültürü'nünn mezarlarında da bulunuyor. Linear Band Keramik mezarlarında Y-DNA haplogrupları F*, G2a, H2, I ve T1a bulunuyor. Bunlardan G1-G2a ve T1a günümüz Kazakistan ve Altay Cumhuriyeti'nde yaşıyan Kazak Türkleri'nin bazı boylarında yüksek oranlarla bulunuyor. Ayrıca kafa tası karşılaştırma çalışmalarında Kazakistan'da bulunan bir Proto Türk grubuna ait Alakul kültürü'nün kafa tasları, Linear Band Keramik ve onun devamı olan bazı Neolitik kültürlerin mensuplarının kafa tasları ile benzerlik(paralellik) gösteriyor. Bütün bunlar gösteriyor ki, R Y-DNA haplogrubu dışında G ve T gibi başka Europoid olarak kabul edilen Y-DNA haplogruplar'da Saka, Hun ve Proto Türk'lerde bulunuyor. Aşşağıdaki şema bu konuyu aydınlatmak için tasarlanmıştır:

Resim

Burada Altay Cumhuriyeti'nde Kızıl isimli bir yer adının varlığını da gözardı etmemek gerekir. Bildiğiniz gibi, "Kızıl" kelimesi Alevi Türkmenlere 15inci ve 16ıncı yüzyıllarda verilen Kızılbaş kelimesinin bir parçasıdır. Bu dönemlerde Anadolu'da birçok "Kızıl" isimli aşiretlerin varolduğunu biliyoruz. Ayrıca Atatürk'ün Baba tarafının sülalesinin mensubu olduğu "Kızıl Oğuz" aşiretininde "Kızıl" kelimesi kökünden geldiği bir gerçektir. Y-DNA haplogrupları G2a, H2 ve I2 Europoid olarak kabul ediliyor.

M.Ö. 500 yılında Sebÿstei bölgesinde bir Saka mezarında Y-DNA haplogrubu R1a1a ve MT-DNA haplogrubu D bulunuyor. Bu kişinin baba tarafı Europoid Y-DNA'ye, anne tarafı ise Mongoloid MT-DNA'ye sahip. Aynı bölgede bulunan birbaşka Saka mezarında MT-DNA haplogrubu F2a bulunuyor. F1 MT-DNA haplogrubu çeşitli dönemlerde çeşitli bölgelerde Y-DNA haplogrupları N1c1-Tat, O3 ve R1a1 ile birlikte bulunuyor.

M.Ö. 400 - 100 yılları arasında Pazırık Saka'larında MT-DNA haplogrupları A, C, D, H, HV, J/U5, U5 bulunuyor. MT-DNA A8'in Y-DNA karşılığı N1c1-Tat'dır. MT-DNA C'nin Y-DNA karşılığı C, C3, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA D'in Y-DNA karşılığı C, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA HV'nin Y-DNA karşılığı F* ve R1a'dır. MT-DNA J1'in Y-DNA karşılığı C6, G2 ve G2a'dır. MT-DNA U5'in Y-DNA karşılığı E1b1b1a1b, G2a ve R(xR1a)'dir.

KAZAKİSTAN BÖLGESİ

Kazakistan toprakları arkeolojik bakımdan Proto Türk buluntuları için çok büyük önem teşkil ediyor, ve adeta bir merkez gibidir. Bu önem tabiki de Orta Asya'nın diğer bölgeleri içinde aynı derecede geçerlidir.

M.Ö. 1500 - 900 yılları arasında, Bronz Çağ döneminde, HV*, H, I*, T*, T1, U5, U5a1 MT-DNA haplogrupları bulunuyor. MT-DNA HV*'nin Y-DNA karşılığı F* ve R1a'dır. MT-DNA H*'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA I3a, I1 ve I4'ün Y-DNA karşılığı I2a, R1b ve R1a'dır. MT-DNA T*'nin Y-DNA karşılığı R1b'dir. MT-DNA T1'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA U5'in Y-DNA karşılığı E1b1b1a1b, G2a ve R(xR1a)'dir. MT-DNA U5a1'in Y-DNA karşılığı I2a, R1a ve R1b'dir.

M.Ö. 800 - 200 yılları arasında, Saka ve erken Hun dönemine denk gelen yıllarda, A*, G2, H*, M*, M4, T*, U*, U1, W* MT-DNA haplogrupları bulunuyor. MT-DNA A*'nin Y-DNA karşılığı Q'dir. MT-DNA G2*'nin Y-DNA karşılığı N, N1c ve R1a'dır. MT-DNA H*'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA M10'un Y-DNA karşılığı C ve Q1a'dir. MT-DNA T*'nin Y-DNA karşılığı R1b'dir. MT-DNA U*'nin Y-DNA karşılığı R* ve R1a'dır. MT-DNA W'nin Y-DNA karşılığı G2 ve G2a'dır.

M.Ö. 500 - M.S. 500 yılları arasında, Saka ve Hun dönemlerinde, D/X, H*, HV*, U*, U1 MT-DNA haplogrupları bulunuyor. MT-DNA D*'nin Y-DNA karşılığı C, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA X2*'nin Y-DNA karşılığı G2a'dır. MT-DNA H*'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA HV*'nin Y-DNA karşılığı F* ve R1a'dır. MT-DNA U*'nin Y-DNA karşılığı R* ve R1a'dır.

BULGARIA REGION

Bulgaria, 700-1000 AD, Hunno-Turk Bulgarian Ancient MT-DNA

At the study named "Mitochondrial DNA Suggests a Western Eurasian origin for Ancient (Proto-) Bulgarians" 13 ancient samples of Hunno-Turk Bulgarian graves are studied for MT-DNA. During our earlier writings, we had proven with archaeological, anthropological, genetic and historical data, that it was a fact that the core of the Huns of Attila were considered to be of West Eurasian origin. It is a really simple fact, that the core of the Huns are direct descendants of the Sakha's/Scythians and Cimmerians, and that the core of the 6th century and later Turks are direct descendants of the Huns, all are of West Eurasian origin.

West Eurasian origin also means that they have Y-DNA and MT-DNA haplogroups that are considered to be West Eurasian. Also, we need to acknowledge that genetic studies show us that not even one modern or ancient population belongs to only one haplogroup. In stead, West Eurasian origin is equal to a common one anthropological skull type, and the same anthropological concept is equal to more than(a lot) one genetic haplogroups. Not to forget that the most ancient human language belongs to the West Eurasian Sumerian(Kenger/Kangar) language whom linguistically has a Turk origin. Talking about regions, West Eurasia is equal to all regions located between Western Mongolia and North-Western Europe. The Early Neolithic Sumerians, the Cimmerians, the Scythians/Sakha's, the Huns and the Turks dominated most of these West Eurasian regions beginning from the Neolithic Age.

S Karachanak-Yankova, the author of this study, concludes that Proto Bulgarians are of West Eurasian origin. Until here, there is no mistake. But, if we dont understand the chronological steps of the West Eurasian origin that i have described above, then we can not make healthy and logical conlusions about the origin of the Proto Bulgarians. And it is not possible that such an experienced group of academicians could not know about the fact that the Proto Bulgarian Kubrat(=Wolf) Khan o 632 AD was a direct descendant of earlier Royal Hunnish Families from the period of Attila Khan. And it is also not possible that they dont know that the people of the Proto Bulgarians was the exact same people as the Oghur(Oghuz) people whom were the core people of the Huns of Attila.

Like mentioned in the article, the Proto Bulgarians are traced back to the 7nd century AD, Bulgarian Khan Asparuh, whom is of Hun-Turk ethnic origin. These Proto Bulgarians are clearly descendants of the Huns of Attila, and after the collapse of the great Hun Empire, this empire continued with another name, the Turk Empire whom arose in the 6th century AD. And in time, the Bulgarian Khanate became a part of the Western Turk Khanate. These Proto Bulgarians are direct descendants to the core of the Huns of Attila, whom consist of the tribes like the Oghurs(Oghuz's), Acatziri, On-Oghur, Kutrigur, Saragur, etcetera. During the period of Attila, and also a couple of centuries earlier, the core of the Huns conducted a massive migration to the West Eurasian regions. Modern Turk tribes whom are historically directly related with these Proto Bulgarians are Chuvash(=Christian Proto Bulgarian Turks), Bulgar, Yugur(=Yogur=Ogur), Gagauz(=Christian Proto Bulgarian / Pecheneg / Uz Hun-Turks), and more.

The existance of more than one West Eurasian Y-DNA haplogroups, means that the Huns were the descendants of the West Eurasian Early Neolithic Proto Turks with their oldest human language, which is the Sumerian Turk language. The Early Neolithic Linear Band Keramik people, are also the same people as the Sumerians. The genetic structure of the Linear Band Keramik people shows many of the known West Eurasian Y-DNA haplogroups plus the East Eurasian haplogroup C. Other Early Neolithic cultures of Europe also show the same genetic structure. The sample of later Neolithic Ötzi of 3300 BCE belonged to a component of the same genetic structure. As we mentioned earlier, the body of Ötzi had many Proto Turk Stamps, which shows in an archaeologically way that the West Eurasian genetic structure is equal to Proto Turk/Hun/Scythians.

The following MT-DNA results were found among the present(2015) study about Proto Bulgarians:

H1: 3/13(23.1%)
H2: 2/13(15.4%)
H5: 1/13(7.7%)
H13: 1/13(7.7%)

U3: 1/13(7.7%)

J: 1/13(7.7%)
J1: 1/13(7.7%)

HV1: 1/13(7.7%)

T: 1/13(7.7%)
T2: 1/13(7.7%)

Analysis of the Prediction of the Y-DNA haplogroups of the 13 Proto Bulgarian Turks, based on our Ancient DNA database with Y-DNA and MT-DNA combinations (viewtopic.php?f=229&t=12210):

-The MT-DNA haplogroup H1 is found in combination with the Y-DNA haplogroups F*, G2a, I2a, R1b and T1a.

-The MT-DNA haplogroup H2 is found in combination with the Y-DNA haplogroups N1c, R1a.

-The MT-DNA haplogroup H5 is found in combination with the Y-DNA haplogroup R1a.

-The MT-DNA haplogroup H13 is found in combination with the Y-DNA haplogroups R1b.

In our data we have no combination with MT-DNA haplogroup U3.

The MT-DNA haplogroups J and J1is found in combination with the Y-DNA haplogroups C6, G2 and G2a.

The MT-DNA haplogroup HV is found in combination with the Y-DNA haplogroups F* and R1a.

The MT-DNA haplogroup T* is found in combination with the Y-DNA haplogroup R1b.

The MT-DNA haplogroup T2 is found in combination with the Y-DNA haplogroups F*, G2a and I2a.

At the study Richards et al 2000, it is told that the group of MT-DNA haplogroups H, J, T1, U3 suggests an Early Neolithic LBK expansion. At the present study, the same kind of pattern is found with a group of haplogroups H(...), HV, J+J1, T+T2, U3.

The predictions show possibilities for West Eurasian Y-DNA haplogroups C6, F*, G2, G2a, I2a, N1c, R1a, R1b and T1a among the 13 Proto Bulgarian Hun-Turks. Out of these, only C6 and N1c is an East Eurasian Y-DNA haplogroup. The rest, consists of 5 West Eurasian Y-DNA haplogroups, F*, G*(G2+G2a), I2a, R*(R1a+R1b), T1a.

For more data and analysis visit viewtopic.php?f=229&t=12218.

ÇİN BÖLGESİ

Çin topraklarında, M.Ö. 37.475 - 2500 yılları arasında B, B4c, C*, N, O, O3 Y-DNA haplogrupları bulunuyor. Bunlar, bu haplogrupların Doğu Avrasyalı(Mongoloid) grubuna ait olduğunu gösteriyor.

Ayrıca M.Ö. 1000 yılında Han Çinlisi olarak kabul edilen mezarlıklarda, Q1a1 Y-DNA haplogrubu, N, O*, O2a, O3a haplogruplarıyla birlikte bulunuyor. Yıllardır Ön Türk Y haplogrubu Q'dür diye sloganlarla asimetrik psikolojik savaş yürüten CIA ajanları, bu haplogrubun Türkiye'de yapılmış olan kısıtlı çalışmalarda az oranlarda bulunmuş olmasından dolayı Türkiye'de çok az Türk'ün yaşadığı YALANINI zorla kabul ettirmeye çalıştılar. Ama, şimdi görüyoruz ki, bu Q haplogrubu en eski Han Çinlisi olan mezarlıklarda bulunuyor. Bu tabiki demek değildir ki, Q haplogrubu tarihi Türk mezarlıklarında bulunmuyor, ama bu sonuç en azından, Q haplogrubunun Doğu Avrasyalı(Mongoloid) grubuna ait olduğunu gösterir. Burada, ciddi bir şekilde hatırlamak gereken konu, Moğolistan'ın Batı tarafında kalan Avrasya bölgelerinde(Batı Moğolistan'dan Avrupa'ya kadar) çeşitli tarihlerde bulunan Proto Türk kültürleri'dir(Kutsal Geyik ve Kurt, Taştan Anıtlar, Kaya Sanatı, Benzer evler, mezarda Seramik kültürü, Bronz Çağ'ından sonra kurgan tipi mezarlıklar). Bu kültür, Batı Avrasya bölgelerine M.S. 300-500 yılları arasında şiddetli göçler gerçekleştiren Attila'nın Hunları'nın kültürüdür. Proto Türk kültürü'nün temeli budur, ve en erken Neolitik Çağ'da Linear Bandkeramik ve erken Sümerliler'e kadar dayanıyor. Batı Avrasya(Europoid) Y-DNA haplogruplara sahip, ve Europoid kafa tası'nın temeline sahip(çeşitli varyasyonları). Bu Batı Avrasya kültürünün Proto Türk'lerin kültürü'nün(Hun, Saka, Andronovo, Pit Grave, Anav, diğer Özbekistan ve Türkmenistan kültürleri, LBK, Sümerliler, ...) temeli olduğunu tespit ettikten sonra Mongoloid haplogrup C1 ve C6'nın en eski Neolitik dönem Avrupa'sında LBK kültürüne ait mezarlarda diğer başka Europoid haplogruplarla birlikte bulunması. Bu da Proto Türk'lerin Europoid ve Mongoloid haplogruplara ve kafa tası tiplerine sahip olan insanlardan oluştuğunu gösteriyor. Vücudunda Proto Türk Tamgalarına sahip olan Ötzi'ninde LBK döneminde şu ana kadar en çok bulunan G2a Y-DNA haplogrubuna sahip olması LBK kültürünü yine Sümerlilerle ve Saka ve Hun'lara kadar varan sonraki dönemlerde bulunan Proto Türk kültürleri ile bağlantılı hale getiriyor(silsile şeklinde, değişmiş yapılara sahip oaln yeni alt kültürler daha eski ana kültürlerden oluşuyor).

M.Ö. 2000 - 1500 yılları arasında, Doğu Türkistan'ın Xiaohe bölgesinde 12 kişilik kısıtlı bir çalışmada Y-DNA haplogrupları K* ve R1a bulunuyor. M9 isimli mütasyona sahip olan K* haplogrubu L ve T haplogrupları arasında bulunan tüm haplogrupların atası olarak ediliyor. Erken Neolitik Çağ döneminde(M.Ö. 5000 civarında) Avrupa'nın en eski Proto Türk kültürlerinden LBK kültüründe M9 isimli mütasyondan sonra oluşan haplogruplardan sadece Y-DNA haplogrup T1a'nın olması, bu haplogrubun R1 alt gruplarıyla bir bağlantısının olduğunu gösteriyor. Tarihi Türk mezarlıklarında bulunma olasılığı olan Batı Avrasya haplogrupların tamamı hakkında az sonraki bölümlerde ayrıntılı bilgiler vereceğim.

Ayrıca, Xiaohe mezarlıklarında Y-DNA sonucu olmayan MT-DNA haplogruplarda bulunmuş, bunlar H, K ve M*. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA K'nın Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA M10'un Y-DNA karşılığı C ve Q1a'dır.

Doğu Türkistan'da Hun ve Saka dönemlerine denk gelen M.Ö. 800 - 100 yılları arasında, Europoid MT-DNA haplogrupları R*, H, K, N, T, U, U2e, U4 bulunuyor. MT-DNA R*'nın Y-DNA karşılığı K(xLT) ve R1a'dır. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA K'nın Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA N1a ve N1b'nin Y-DNA karşılığı G2a, H2 ve I2a'dır. Burada G2a haplogrubuna dikkat çekmek istiyorum. Bu haplogrup Proto Türk'lerin eski kültürlerinden birisi olan LBK mezarlıklarında büyük oranlarda bulunuyor. Orta Asya'nın tarihi mezarlıklarında bulunan MTDNA haplogrupların karşılığında birçok kez Y-DNA haplogrubu G'nin bulunması tarih öncesi Orta Asya ve Avrupa arasında bir bağlantı'nın varolduğunu gösteriyor. MT-DNA T*'nin Y-DNA karşılığı R1b'dir. MT-DNA U*'nin Y-DNA karşılığı R* ve R1a'dır. MT-DNA U2e'nin Y-DNA karşılığı C1/C6, I2a1b, I2c2, R1a1'dır. MT-DNA U4'ün Y-DNA karşılığı C(xC3), I, Q1a, R1a, R1b'dir. Burada, M.Ö. 2900 - 2700 yılları arasında Sümer mezarlıklarında da MT-DNA haplogrupları H, J1 ve U4'ün L2-L3 haplogruplarıyla birlikte bulunduğunu tespit etmek gerekir. Yani, Neolitik Çağ kültürlerinden itibaren Orta Asya, Avrupa ve Sümerliler arasında bir bağlantı kurabiliyoruz, ayrıntılarına az sonra Suriye bölümünde girilecek.

Hun ve Saka dönemlerine denk gelen M.Ö. 600 - 300 yılları arasında, Doğu Türkistan'da, Europoid MT-DNA haplogrupları U, W ve Z bulunuyor. MT-DNA U'nun Y-DNA karşılığı R* ve R1a'dır. MT-DNA W'nin Y-DNA karşılığı G2 ve G2a'dır. MT-DNA Z1a*'nın Y-DNA karşılığı I1'dir.

M.Ö. 500 yılında Pengyang bölgesinde, Hun mezarlarında Q1a1 Y-DNA haplogrubu bulunuyor.

Hun ve Saka dönemlerine denk gelen M.Ö. 500 - 0 yılları arasında, Doğu Türkistan'da Europoid MT-DNA haplogrupları H, I, N, T, T1, T2, U3 bulunuyor. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA I1 ve I3'ün Y-DNA karşılığı I2a ve R1b'dir. MT-DNA N1a ve N1b'nin Y-DNA karşılığı G2a, H2 ve I2a'dır. MT-DNA T*'nin Y-DNA karşılığı R1b'dir. MT-DNA T1'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA T2'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve I2a'dır. MT-DNA U3 hakkında verilerimizde şu ana kadar bir karşılık bulunamadı.

M.Ö. 400 - M.S. 200 yılları arasında Doğu Türkistan'ın Barköl bölgesinde, Hun mezarlıklarında Q, Q1a ve Q1b Y-DNA haplogrupları bulunuyor. Q1a haplogrubunun M.Ö. 1000 yılında Han Çinlisi mezarlarında da bulunması, Türk ve Çin-Tibet kültürleri-dilleri arasında bir bağın olabileceğini gösteriyor. Bu bağ araştırıldığında bence yine Sümerlilere dayanan bir bağdır. Ve yine bence, Han Çinliler aynen diğer Semitik(Arap, Yahudi, vs.) ve Hint Avrupa(Cermen, Slav, vs...) gruplarında olduğu gibi Altay Dağları'nın Batı ve Doğu'sunda yaşıyan en eski Sümerliler'in(Proto Türk'ler) içinden oluşan ve binlerce yıl Doğu Avrasya bölgelerinde(Çin, Kore, vs..) yerleşik hayata geçen yeni bir kültürü oluşturan bir gruplar.

Hun dönemine denk gelen M.Ö. 220 - M.S. 290 yılları arasında, Doğu Türkistan'da MT-DNA haplogrupları C, F1a, G, M, N, T2, U3 bulunuyor. MT-DNA C'nin Y-DNA karşılığı C, C3, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA F1 ve F1b'nin Y-DNA karşılığı N1c, O3 ve R1a'dır. MT-DNA G'nin Y-DNA karşılığı C'dir. MT-DNA M10'un Y-DNA karşılığı C ve Q1a'dır. MT-DNA N1a ve N1b'nin Y-DNA karşılığı G2a, H2 ve I2a'dır. MT-DNA T2'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve I2a'dır.

Hun dönemine denk gelen M.Ö. 0 yılında, Doğu Türkistan'ın Heigouliang bölgesinde, Q, Q1a ve Q1b Y-DNA haplogrupları bulunuyor. Aynı genetik yapı Doğu Türkistan'ın Barköl bölgesindeki Hun mezarlıkları arasında da bulunmuştu.

Gök Türk dönemine denk gelen M.S. 500 - 600 yılları arasında, Kuzey Batı Taiyuan bölgesinde MT-DNA haplogrupları G ve U5 bulunuyor. Çalışmayı yapan kötü niyetli Çinli akademisyene(C.Z Xie) göre bu mezarların yapısının Orta Asya kültürüne sahip olduğunu, ama mezarların içinde bulunan arkeolojik tarihi taşlardaki insan çizimlerinin Avrupalı yüz tipine sahip olduğunu belirtiyor. Halbuki, Europoid tipli kafa tasları zaten Proto Türk'lerde çoğunlukta bulunuyordu. Ve ayrıca Çinli akademisyenin bahsettiği Orta Asya kültürü ise Türk kültürü'dür. Hiç öyle Orta Asya kültürü diye kıvırmanın anlamı yok. Yayınladıkları makaleye baktığımızda içinde tek birtane bile Türk kelimesinin olmadığını görüyoruz, üstünde DNA çalışması yapılan mezarın Gök Türk dönemine ait olmasına rağmen. Bütün bunlar gösteriyor ki Çin'li ve Cermen kültürü arasında bir fark yok, bu yüzden attığımız siyasi adımlarda Çin'lilerinde en az Cermen halkları kadar Türk düşmanı olduklarını kabul etmemiz gerekiyor. MT-DNA G'nin Y-DNA karşılığı C'dir. U5 MT-DNA haplogrubunun karşılığı Y-DNA haplogrupları E1b1b1a1b, G2a ve R(xR1a)'dir.

M.S. 1310 yılında, Toluy Han'ın torunlarının yönettiği Yuan devleti'nin Uygur Türk'ü asıllı olduğu tahmin edilen devlet görevlilerinin mezarlıklarında Y-DNA haplogrubu Q bulunuyor. 1300-1400 yılları arasında, yine Yuan devlet görevlilerinin mezarlıklarında MT-DNA haplogrupları B, D, G, Z bulunuyor. Bunlardan Batı Avrasyalı olan Z'le ilişkili olan MT-DNA Z1a'nın Y-DNA karşılığı I1'dir.

M.S. 1400 - 1500 yılları arasında Yuan devleti'nde yaşamış olan Sayyid Ajjal Shams al-Din Omar ve Zheng He'nin(Sayyid Ajjal Shams al-Din Omar'ın büyük torunu) günümüzdeki ailelerinde Y-DNA haplogrubu L1a bulunuyor. Yine Çinli ve CIA istihbaratı'nın elemanları olan akademisyenlerin söylediklerine göre Sayyid Ajjal Shams al-Din Omar Fars asıllıymış, halbuki bunun büyük bir YALAN olduğu bir hakikattir. Sayyid Ajjal Shams al-Din Omar Türk asıllıdır. "Jāmiʻat al-Malik ʻAbd al-ʻAzīz. Maʻhad Shuʻūn al Aqallīyat al-Muslimah" isimli kaynaklarda Seyyid Ecel Şems el Din Ömer'in açıkça Türk kökenli olduğu belirtiliyor. M.S. 11. ve 13. yüzyılları arasında Özbekistan-Buhara'da Harezmşah'ların Türk devletinin varlığını zaten hepiniz biliyorsunuz. Selçuklu ve Moğol devleti'nin güçlenişiyle bu Harezmşah devleti yıkılıyor, ve dolayısı ile de Türk kökenli olan Seyyid Ecel Şems el Din Ömer'in ailesi Cengiz Han'ın imparatorluğu'nun bir devlet görevlisi haline geliyor. Ki zaten Seyyid Ecel Şems el Din Ömer'e ait soyağacı belgelerinde sülalesinin Çin'e Song devleti(M. S. 960 - 1279) döneminde yerleştiğini belirtiyor. Bu da, Harezmşah ve Moğol devletleri arasındaki devir teslim döneminde ailesinin zaman içinde Moğol devleti'nin topraklarına yerleştiğini gösteriyor. Olay bu kadar basitken, kalplerinde Türk düşmanlığı olan bu Çinli ve Cermen akademisyenlerin bile bile böyle bilime mantığa uygun olmayan tespitler yapması çok vahim, dikkat edilmesi ve tedbiri alınması gereken bir durumdur. Europoid(Batı Avrasyalı) olan Y-DNA haplogrubu L1a'nın böyle köklü bir Türk sülalede bulunması, yine Proto Türk ve Saka, Hun ve Gök Türk dönemlerinde bu türlü Europoid Y-DNA haplogruplarının bulunabileceğini gösteriyor.

MACARİSTAN BÖLGESİ

M.Ö. 6000 - 5450 yılları arasında Macaristan'da Mongoloid olarak kabul edilen MT-DNA haplogrubu C5 bulunuyor. MT-DNA C5 hakkında verilerimizde şu ana kadar bir karşılık bulunamadı. Yaklaşık aynı dönem içinde, M.Ö. 5800 - 5500 yılları arasında Macaristan'da birden fazla Europoid olarak kabul edilen MT-DNA haplogrupları bulunuyor. Bunların arasından bulunan MT-DNA N1a haplogrubuna dikkat çekmek istiyorum. Tarihi mezarlıklarda ender görülen bu MT-DNA N1a haplogrubu Altay Cumhuriyeti'ndeki bir Saka mezarlığında da bulunuyor. Aynı dönemde, Y-DNA haplogrupları F*, I2a ve G2a bulunuyor.

M.Ö. 5310 - 4950 yılları arasında Mongoloid olarak kabul edilen Y-DNA haplogrubu C6 Linear Bandkeramik kültürü'nün mensuplarında bulunuyor. Yaklaşık aynı dönemde Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde aynı ve varyasyonlu(aynı kökten) kültürlerin mensuplarında Europoid olarak kabul edilen Y-DNA haplogrupları E1b, F*, H2, G2, G2a, I, I1, I2a, R1b, T1a bulunuyor. Bu sonuçları kısaltmak gerekirse bu LBK kültürü döneminde Avrupa'da Y-DNA haplogrupları C, E, F, G, H, I, R ve T bulunuyor ve bunlar tek bir Proto Türk Milleti'nin mensupları olarak yaşıyorlar(şu ana kadarki sonuçlara göre). Bu insanlar demekki, onbinlerce yıl mütasyonlar oluşmadan önce bile birlikte yaşamışlar ve yaşamaya devam etmişler. Ayrıca, Mongoloid olarak kabul edilen MT-DNA D1/G1a1'de aynı dönemde bulunuyor. MT-DNA haplogrup G'nin diğer tarihi dönemlerden Doğu Avrasya bölgelerinde Y-DNA karşılığı C'dir. Aynı şekilde MT-DNA haplogrup D'nin karşılığı Y-DNA haplogrupları C, Q1a ve R1a'dır. Yukarda anlattığım M.Ö. 6000 - 4950 yılları arasındaki genetik yapının bağlı bulunduğu kültür Neolitik LBK(ve bazı varyasonları) Proto Türk kültürü'dür.

Macaristan'ın Saka hakimiyeti dönemi öncesindeki M.Ö. 1270 - 830 yılları arasında aynı bölgede Y-DNA haplogrupları J2a1(Europoid) ve N(Mongoloid) bulunuyor. Bu dönemde Macaristan'da yaşıyanların Kimmerler olduğu tahmin ediliyor, tam olarak tespit edilebilmiş değil. Ama, bu Saka'lar ve Kimmerler benzer kültürlere sahiptiler ve her ikiside bence daha eski(Neolitik dönem) Proto Türk'lerden oluşmuşlardır.

M.S. 800 - 1000 yılları arasında Macaristan'ın On-Ogur Türk Hun boyunun iki mezarında N1c Y-DNA haplogrubu bulunuyor. Burda, günümüz Yakutistan Saka'larında ve Doğu Hun Türklerinde de N1c haplogrubunun bulunduğunu hatırlamak gerekiyor.

Romanya ve Macaristan'da M.S. 900 - 1100 yılları arasında yine On-Ogur Türk Hun boyunun mezarlarında A, B, M, N9a, H, HV, JT, N1a, R, T, T2, T3, U, U4, X MT-DNA haplogrupları bulunuyor. Bunlardan A, B, M ve N9a Mongoloid olarak kabul edilirken, H, HV, JT, N1a, R, T, T2, T3, U, U4 ve X Europoid olarak kabul ediliyor. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA HV'nin Y-DNA karşılığı F* ve R1a'dır. MT-DNA N1a'nın Y-DNA karşılığı G2a, H2 ve I2a'dır. MT-DNA R*'nın Y-DNA karşılığı K(xLT) ve R1a'dır. MT-DNA T*'nin Y-DNA karşılığı R1b'dir. MT-DNA T2'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve I2a'dır. MT-DNA U*'nin Y-DNA karşılığı R* ve R1a'dır. MT-DNA U4'ün Y-DNA karşılığı C(xC3), I, Q1a, R1a, R1b'dir. MT-DNA X2*'nin Y-DNA karşılığı G2a'dır.

M.S. 1200 - 1300 yılları arasında Kuman Hun Türk boyunun mezarlarında MT-DNA haplogrupları D, H, JT, U, U3, V bulunuyor. Bunlardan D Mongoloid olarak kabul edilirken, diğerleri Europoid olarak kabul ediliyor. Dikkat ettiyseniz, çeşitli Avrasya bölgelerinde, Neolitik Çağ'dan itibaren Orta Çağ'a kadar, Mongoloid ve Europoid olduğu düşünülen haplogruplar Türk ve Proto Türk kültürlerine ait mezarlıklarda birlikte tek millet olarak bulunduğunu görmüşsünüzdür. MT-DNA D'in Y-DNA karşılığı C, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA U*'nin Y-DNA karşılığı R* ve R1a'dır.

SLOVAKYA BÖLGESİ

M.s. 800 - 900 yılları arasında Slovakya'da Avar Mezarlarında Europoid olarak kabul edilen MT-DNA haplogrubu U7 bulunuyor. MT-DNA U7 hakkında verilerimizde şu ana kadar bir karşılık bulunamadı.

MOĞOLİSTAN BÖLGESİ

M.Ö. 2742 yılında Moğolistan'ın Altay Dağları bölgesinde Y-DNA haplogrubu Q bulunuyor. M.Ö. 1800 - 1100 yılları arasında Moğolistan'ın Altay Dağları bölgesinde MT-DNA haplogrubu D bulunuyor. MT-DNA D'in Y-DNA karşılığı C, Q1a ve R1a'dır. M.Ö. 1371 - 1011 yılları arasında Moğolistan'ın Altay Dağları bölgesinde Y-DNA haplogrupları Q1a ve R1a bulunuyor. Aynı dönemde MT-DNA haplogrupları D, D5a ve H1b bulunuyor. MT-DNA D5a'in Y-DNA karşılığı N1a'dır. MT-DNA H1'in Y-DNA karşılığı F*, G2a, I2a, R1b ve T1a'dır.

M.Ö. 944 - 914 yılları arasında Moğolistan'ın Altay Dağları bölgesinde Y-DNA haplogrubu C bulunuyor.

M.Ö. 500 - 200 yılları arasında, Altay Dağları'nın Pazırık bölgesinde, Saka mezarlarında, MT-DNA haplogrupları A, C, D, G2a, HV2, HV6, J, K, T1, U5a1 bulunuyor. Bunlardan A, C, D, G2a Mongoloid olarak kabul edilirken, HV2, HV6, J, K, T1, U5a1 Europoid olarak kabul ediliyor. MT-DNA A'in Y-DNA karşılığı Q'dür. MT-DNA C'nin Y-DNA karşılığı C, C3, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA D'in Y-DNA karşılığı C, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA G2 ve G2a'nın Y-DNA karşılığı N, N1c ve R1a'dır. MT-DNA HV'nin Y-DNA karşılığı F* ve R1a'dır. MT-DNA HV6'in Y-DNA karşılığı R*'dir. MT-DNA J'nin Y-DNA karşılığı C6, G2 ve G2a'dır. MT-DNA K'nın Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA T1'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA U5a1'in Y-DNA karşılığı I2a1b, R1a1, R1b1a ve R1b1a2a2'dır.

M.Ö. 300 - 200 yılları arasında Kuzey Moğolistan'ın Egyin Gol bölgesinde, Hun mezarlarında Y-DNA haplogrupları C3, N1c ve Q bulunuyor. Y-DNA'si olmayan MT-DNA sonuçları ise bunlar: A, B4b, C, D4, D5a, F1b, G2a, M, J1, U5a1a. Bunlardan A, B4b, C, D4, D5a, F1b, G2a, M Mongoloid olarak kabul edilirken, J1, U2 ve U5a1a Europoid olarak kabul ediliyor. Burada antropolog ve arkeolog İsmagülov ve Tümen'in Moğolistan'ın Batı'sı ve Doğu ve Kuzey'i hakkında yaptığı ayırımı da hatırlamak gerekiyor. Çoğunluğun Europoid kafa tası tipinin temeline sahip olduğu Hun'lar Moğolistan'ın Batı bölümünde(Kazakistan ve diğer Orta Asya bölgelerine kadar) bulunuyor. MT-DNA A'in Y-DNA karşılığı Q'dür. MT-DNA D4'in Y-DNA karşılığı C, C3, N1c, Q, Q1a'dır. MT-DNA D5a'nın Y-DNA karşılığı N1c'dir. MT-DNA F1 ve F1b'nin Y-DNA karşılığı N1c, O3 ve R1a'dır. MT-DNA M10'un Y-DNA karşılığı C ve Q1a'dır. MT-DNA J1'nin Y-DNA karşılığı C6, G2 ve G2a'dır. MT-DNA U2'nin Y-DNA karşılığı C1/C6'dır. MT-DNA U5a1'in Y-DNA karşılığı I2a, R1a, R1b'dir.

M.Ö. 300 - 100 yılları arasında Kuzey Doğu Moğolistan'ın Duurlig Nars bölgesinde, Hun mezarlarında Y-DNA haplogrupları C3 ve R1a bulunuyor.

RUSYA BÖLGESİ

M.Ö. 2500 - 800 yılları arasında, Rusya topraklarında, Kurgan tipi mezarların bulunduğu Yamnaya kültüründe, Y-DNA haplogrupları I2a ve R1b bulunuyor. Bu gösteriyor ki, Proto Türkleri'nde birden fazla Batı Avrasyalı Y-DNA haplogrupları bulunuyor. I2a ve R1b'nin bulunması da, daha önceki Ötzi ve daha erken Neolitik dönemi Avrupa kültürlerinde bulunan diğer Batı Avrasyalı Y-DNA haplogruplarının da(F*, G2a, H2, R1b1, T1a, vs...) eski Proto Türklerde bulunabileceğini gösteriyor. R1b ve I2a'nın hem Neolitik Avrupasında(İspanya) bulunması, hemde Yamna gibi Rusya-Kafkasya-Orta Asya bölgelerindeki Bronz Çağı kültürlerinde bulunması da bunu kanıtlamaktadır. Daha kapsamlı çalışmaların yapıldığında bunların hepsininin ispatlanacağından eminim. Bu yüzden, bu son Allentoft et al 2015 çalışmasından sonra tüm ezberler bozuluyor, artık herkez günümüz Türkiye Türklerinde bulunan tüm Batı Avrasyalı Y-DNA haplogrupları'nın Proto Türk kökenli olduğunu kabul edeceklerdir! Ki zaten sadece 3 tane temel antropolojik kafatası türü var, ve herbiri de birden fazla haplogruplara eşittir, ve ayrıca Proto Türklerde Batı ve Doğu Avrasyalı kafa taslarının ikisinin de bulunduğunu ve Batı Avrasyalı tipininde Hun ve Saka Türklerinin temelini(Ogurlar, Ağaçeriler, vs...) teşkil ettiğini de görmemiz ve kabul etmemiz gerekiyor.

M.Ö. 600 - 300 yılları arasında Rusya'nın Rostov bölgesinde(Ukrayna'nın Güney Batı sınırına ve Karadeniz'in Kuzey Doğu sınırına yakın bir bölge), Saka mezarlarında MT-DNA haplogrupları A4, C, D, D4b1, F1b, H, H2a1, I3, T1a, T2, U2e, U5a, U7 bulunuyor. Bunlardan A4, C, D, D4b1, F1b Mongoloid olarak kabul edilirken, H, H2a1, I3, T1a, T2, U2e, U5a, U7 Europoid olarak kabul ediliyor. MT-DNA A'in Y-DNA karşılığı Q'dür. MT-DNA C'nin Y-DNA karşılığı C, C3, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA D'nin Y-DNA karşılığı C, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA D4'ün Y-DNA karşılığı C, C3, N1c, Q, Q1a'dır. MT-DNA F1 ve F1b'nin Y-DNA karşılığı N1c, O3 ve R1a'dır. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA H2'nın Y-DNA karşılığı N1c, R1a'dır. MT-DNA I1 ve I3'ün Y-DNA karşılığı I2a ve R1b'dir. MT-DNA T1'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA T2'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve I2a'dır. MT-DNA U2e'nin Y-DNA karşılığı C1/C6, I2a1b, I2c2, R1a1'dır. MT-DNA U5a'nın Y-DNA karşılığı I2a, R1a, R1b'dir.

M.Ö. 1800 - M.S. 400 yılları arasında Rus Güney Siberya'nın Krasnoyarsk bölgesinde, Andronovo(3 tane) ve Saka(7 tane) mezarlarında Y-DNA haplogrupları C(xC3) ve R1a bulunuyor. Burada dikkati çekmek istediğim bir konu, bu akademik çalışmaların örnek sayısına baktığımızda hep böyle kısıtlı sayılarla karşı karşıya kalıyoruz.

Fransız akademisyen Christine Keyser Traqcui, Türk tarihi ile ilgili olan çalışmalarında da özellikle böyle tek haplogrubun bulunduğu bölgenin sonuçlarını didik didik arayıp eledikten sonra yayınlıyor olması göze batan bir olaydır. Öyle gözüküyor ki, Keyser Traqcui hanım ve onun gibi akademisyenlerin sadece belirli sonuçları yayınlamak gibi gizli ajandaları var, ama bilimsel olanı tüm çalışmaların sırasında bulduğun tüm Y-DNA sonuçları yayınlamak ve sonrasında gerçekçi tespitler yapmaktır, aksi takdirde gerçeklerin üstünü kapatmaya çalışıyorsun diye algılanır, ve buda bilimsel mantığa ve gerçeklere aykırıdır.

Christine Keyser Traqcui, mesela Egyin Gol bölgesindeki Hun'ların mezarlıklarındaki çalışmasında 24 tane Y-STR haplotip'leri yayınlıyor, ama sadece 3 tane Y-SNP haplogrubu sonraki yıllarda özellikle seçilmiş bir şekilde yayınlanıyor ve bu sonuçlardan birisi olan N1c'de Orta Çağ Yakut'larda bulunan genetik yapı ile birleştiriliyor. Yani burada tarafsız olarak bir araştırma gerçekleştirilmiyor, Batılı, Çinli ve Rus araştırmaların içinde sürekli Türk düşmanlığı içeren büyük emareler bulunuyor. Mesela, Neolitik ve Bronz Çağ Avrupa'sı hakkında yapılan Y-DNA çalışmalara baktığımızda üzerinde ciddi araştırma yapılan örneklerin sayısı en az 30-40 taneyi buluyor. Unutulmaması gereken bir konu da, tam tamına ince hesaplarla tarafsız bir şekilde örneklerin bölgelerinin seçilmesidir. Avrupa'nın tüm bölgeleri(Güney, Batı, Orta, Doğu, Kuzey) üzerinde daima eşit bir şekilde çalışmaların yürütüldüğünü görüyoruz.

Türk tarihi ile ilgili olan çalışmalara baktığımızda, mesela Hun mezarlıklarında yapılan çalışmalara baktığımızda, sürekli ciddiyetsizlikle karşılaşıyoruz, örnek sayısı sürekli 3-4 tane, yada en fazla 9-10 tane gibi rakamlar oluyor, ve bunların büyük çoğunluğu da MT-DNA çalışmaları oluyor. Ve antopolojik çalışmalarda belirtilen Moğolistan'ın Batı'sındaki bölgelerde yer alan ülkelerdeki(Kazakistan, Altay Cumhuriyeti, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Afganistan, Hindistan+Pakistan, vs...) Hun mezarlıklarında daha çok Europoid kafa tası tipleri bulunuyor. Ne hikmetse, bugüne kadar Hun'lar üzerine yapılmış kısıtlı ve ciddiyetsiz çalışmaların hepsi de Moğolistan'ın Kuzey ve Doğu bölgelerinden alınmış örneklerdir.

M.Ö. 500 - M.S. 500 yılları arasında Rus Güney Batı Siberya'da Kazakistan'ın Kuzey Sınırı olan bir bölgede, Sargat kültürüne ait ve Saka olduğu düşünülen mezarlarda MT-DNA haplogrupları A, C, T1, Z bulunuyor. Bunlardan A ve C Mongoloid olarak kabul edilirken, T1 ve Z Europoid olarak kabul ediliyor. MT-DNA A'in Y-DNA karşılığı Q'dür. MT-DNA C'nin Y-DNA karşılığı C, C3, Q1a ve R1a'dır. MT-DNA T1'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA Z1 ve Z1a'nın Y-DNA karşılığı I1'dir.

SURİYE BÖLGESİ

M.Ö. 2900 - 2700 yılları arasında Suriye'nin Mari bölgesindeki Sümer(Kenger) mezarlarında MT-DNA haplogrupları H, J1a, U4 ve L2 bulunuyor. Bunlardan L2 Negroid(Afrikalı) olarak kabul edilirken, H, J1a, U4 Europoid(Batı Avrasyalı) olarak kabul ediliyor ve bunlar Avrupa ve Altay Dağları arasındaki tarihi mezarlıklarda da bulunuyor. Burada aslında ilginç olanı Afrikalı ve Batı Avrasyalı MT-DNA haplogrupların birlikte bulunmasıdır, hemde birde Proto Türk'lerin en eski kaynağı olan Sümerlilerde. Bu bence, eğer ciddi bir araştırma yapıldığı zaman, Afrikalı milletlerin kültürlerinin ve genetik yapısının da erken Sümerlilere(Proto Türklere) kadar dayandığını gösterebilir. Ki zaten Afrika'da bulunan Y-DNA haplogrupların en fazlası sanırım E'dir. Ve bu E Batı Avrasya bölgelerinde de bulunduğuna göre, ve ayrıca C ve D gibi yine Mongoloid olarak kabul edilen haplogrupların Doğu Avrasya bölgelerinde bulunması, Afrika'da bazı milletlerin tiplerinde Doğu Avrasya tipi'nin Afrika tipiyle karışımı olarak bulunması, günümüz Afrika milletlerinde T1a ve R1b gibi Batı Avrasya Y-DNA haplogruplarının bulunması, Afrika milletlerinin dini merasimlerinde Gök Tanrı dinimize benzeyen unsurların bulunması, Afrika milletleri'nin de tarih öncesi onbinlerce yıl öncesine ait dönemlerde Altay bölgelerindeki Proto Türklerden oluştuklarını ve belirli bir dönem sonra Afrika'ya kalıcı göçler gerçekleştirdiklerinin imkanının varolduğunu gösteriyor. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA J1'nin Y-DNA karşılığı C6, G2 ve G2a'dır. MT-DNA U4'ün Y-DNA karşılığı C(xC3), I, Q1a, R1a, R1b'dir. MT-DNA L2/L3'ün Y-DNA karşılığı R1b'dir.

TÜRKİYE BÖLGESİ

M.Ö. 6000 - 4000 yılları arasında Türkiye'nin Antakya-Reyhanlı bölgesindeki Ubeyd diye uyduruk bir ad verdikleri mezarlarda MT-DNA haplogrubu H3a bulunuyor. MT-DNA H3'ün Y-DNA karşılığı G2a ve I2'dir. Ubeyd'lilerin Sümerlilerli bağlantılı olması büyük bir ihtimal. Zaten Batılı akademisyenlerin açıklamalarında "Kökeni belirsiz, bilinmiyor" gibi tespitler gördüğünüz zaman bahsi geçen topluluk mutlaka Türk Milleti ile ilgilidir. Dolayısı ile bu Ubeyd'lilerin Sümerlilerli aynı olma ihtimali çok yüksektir.

YAKUTİSTAN BÖLGESİ

M.S. 1400 - 1900 yılları arasında Yakutistan'da Y-DNA haplogrupları N1c ve N(xN1c) bulunuyor.

İSPANYA BÖLGESİ

M.Ö. 5311 - 5000 yılları arasında İspanya'da Y-DNA haplogrupları C1/C6, E1b, F*, G2a, I2a, R1b bulunuyor. Bunlardan C1/C6 Mongoloid olarak kabul edilirken, E1b, F*, G2a, I2a, R1b Europoid olarak kabul ediliyor. Yine Proto Türk'lerin bulunduğu bir bölgede bu yapının bulunması gayet ilginç, ve Türk Milleti'nin genetik mütasyonların oluşumundan önce ve sonrasında mütasyonların farkında olmadan birlikte yaşıyan insanlardan oluştuğunu gösteren önemli bulgulardan birtanesidir.

İTALYA BÖLGESİ

M.Ö. 3300 yılında İtalya'da Ötzi diye adlandırılan kişi'de Y-DNA haplogrubu G2a bulunuyor. viewtopic.php?f=2&t=12212 sayfasında ayrıntısını bulacağınız bilgiler içinde, bu Proto Türk olan atamız Ötzi'nin vücudunda Ön-Türkçe damgalar bulunuyor. Yapılan ayrıntılı araştırmalar ve incelemer sonrasında Ötzi'nin Proto Türk olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.Bulunan Y-DNA haplogrubu G ise günümüz bazı Kazak boylarında çoğunlukta %90'lara varan sonuçlarla bulunuyor. Bu haplogrubun köküne baktığımızda M.Ö. 6. milenyum, erken Neolitik Çağ Avrupasın'da G haplogrubunun F*, H, I, R1b ve T1a gibi Europoid olarak kabul edilen Y-DNA haplogrupları ile birlikte Proto Türklerine ait mezarlıklarda bulunduğunu görüyoruz. Bu sonuçların bağlı bulunduğu kültürler Proto Türk kültürünün alt grupları olan Linear Band Keramik ve Els Trocs gibi Almanya'dan Macaristan ve İspanya'ya kadar uzanan erken neolitik Çağ'ın Proto Türk kültürleridir.

M.Ö. 700 - 200 yılları arasında Etrüsk mezarlarında MT-DNA haplogrupları J/T ve Pre-HV bulunuyor. Etrüsk'lerinde Proto Türk'lerin bir kolu olduğunu sanırım artık hepimiz öğrenmişizdir bugüne kadar. Hatta Bask'ların ve Etrüsk'lerin aynı kökenden olması dı kuvvetli bir ihtimaldir. MT-DNA J'nin Y-DNA karşılığı C6, G2 ve G2a'dır. MT-DNA T*'nin Y-DNA karşılığı R1b'dir. MT-DNA HV'nin Y-DNA karşılığı F* ve R1a'dır.

NORVEÇ BÖLGESİ

M.S. 550 - 1050 yılları arasında Viking mezarlarında MT-DNA haplogrupları H, H1a, HV, I, J, J1b, K, T, U, U4, U5a, U7, V bulunuyor. Vikinglerin alfabelerinin Gök Türk'lerin alfabesi ile aynı olduğunu tespit etmek gerekiyor. Bunun dışında, Viking'lerin devamı olan günümüzdeki boylarında "Hakan" gibi Türkçe isimleri görebiliyoruz. Vikinglerin ve Fin-Ugor'ların Proto Türk'lerden oluştuğu kesin, ama kültür olarak tam olarak hangi tarihlerde bir ayrışma oluşuyor, ciddi araştırmaların yapılması gerekiyor. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA H1'in Y-DNA karşılığı F*, G2a, I2a, R1b ve T1a'dır. MT-DNA HV'nin Y-DNA karşılığı F* ve R1a'dır. MT-DNA I1 ve I3'ün Y-DNA karşılığı I2a ve R1b'dir. MT-DNA J ve J1'nin Y-DNA karşılığı C6, G2 ve G2a'dır. MT-DNA K'nın Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA T'nin Y-DNA karşılığı R1b'dir. MT-DNA U'nun Y-DNA karşılığı R* ve R1a'dır. MT-DNA U4'ün Y-DNA karşılığı C(xC3), I, Q1a, R1a, R1b'dir. MT-DNA U5a'nın Y-DNA karşılığı I2a, R1a, R1b'dir.

DANİMARKA BÖLGESİ

M.S. 1000 - 1074 yılları arasında Viking mezarlarında MT-DNA haplogrupları H, H5a, I, K, T2, U5a1a, X2c bulunuyor. MT-DNA H'nın Y-DNA karşılığı E1b1b, G2a, I1, I2, R1a, R1b'dir. MT-DNA H5'İn Y-DNA karşılığı R1a'dır. MT-DNA I3a, I1 ve I4'ün Y-DNA karşılığı I2a, R1b ve R1a'dır. MT-DNA K'nın Y-DNA karşılığı F*, G2a ve R1a'dır. MT-DNA T2'nin Y-DNA karşılığı F*, G2a ve I2a'dır. MT-DNA U5a1'in Y-DNA karşılığı I2a1b, R1a1, R1b1a ve R1b1a2a2'dır. MT-DNA X2'nın Y-DNA karşılığı G2a'dır.

ALMANYA BÖLGESİ

M.Ö. 5500 - 3086 yılları arasında Almanya'da Y-DNA haplogrupları F*, G2a, I2a, R*, T1a bulunuyor. Bunlar Proto Türk kültürü olan Linear Band Keramik kültürünün mensubu ve devamıdırlar.

M.Ö. 2800 - 1780 yılları arasında Y-DNA haplogrupları I2, I2a, I2c, R1a, R1b bulunuyor. Bunlar Linear Band Keramik kültüründen oluşan Bronz Çağı kültürleridir.

LİHTENŞTAYN BÖLGESİ

M.Ö. 1000 - 700 yılları arasında Y-DNA haplogrupları I2b, R1a, R1b bulunuyor.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Mil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 08 Nis 2015, 02:10

SONUÇ

Sonuç olarak, Neolitik Çağ Sümer'lilerden(M.Ö. 5000 civarında) itibaren, Türk Milleti'ni belirleyen iki unsur olan Europoid ve Mongoloid kafa tası tiplerine sahip olan insanların birlikte genetik mütasyonların oluşumundan önce(onbinlerce sene öncesi dönemler) ve sonrasında birlikte yaşamasıdır. Ayrıca, şunu da belirtmek gerekir ki, Attila dönemindeki Hun Türk'lerinin kültürüne baktığımızda, bunlarda Geyiklerin büyük önem ifade ettiğini görüyoruz ve bununla beraber Neolitik, Bronz ve Demir Çağları'ndan Saka ve Hun dönemi olan Moğolistan'ın Batı Tarafı Orta Asya bölgelerinin Türk'lerinin kafa taslarına bakıldığında bunların temelinde Europoid kafa tası'nın tipinin olduğu gözüküyor. Kültürel olarakta bu Moğolistan'ın Batı'sında kalan Türk grubunun mezar yapıları, içindeki seramikler, vs. hepsi Sümerliler ve Avrupa'nın LBK kültürüne kadar dayanıyor, hatta ilk insanların onbinlerce yıl önceki kaya resimlerine kadar dayanıyor.

Geyikli resimler ve tarihi taşlarda bulunan Türk Damgaları ise yine bu Moğolistan'ın Batı grubuna ait olan kültürel unsurlardır. Saka'ların ve Hun'ların topraklarına baktığımızda bunların aynı Batı Avrasya bölgelerinde bulunduğunu görürüz. Batı grubunu ifade eden Altay Dağları'nda bulunan Pazırık halılarının yapısına baktığımızda yine aynı Proto Türk kültürünü görebiliriz. Hun'ların da Saka'ların dolaylı olarak devamı olduğunu ve aynı millet olduğunu da unutmamak gerekir. Hun'lar içinde varolan Ağaçeri boyunun Saka döneminde de aynı isimle varolması tesadüf olmaması gerekiyor. Attila atamızın resimlerini çizen tarihi şahısların resimlerine baktığımızda da Attila'nın yüz tipinin daha çok Batı Avrasya tipine mensup olduğunu görmekteyiz.

Saka döneminde Batı Avrasya bölgelerine büyük göçler gerçekleştirildi, ama tam olarak kalıcı değillerdi, Roma imparatorluğu'nun oluşturduğu yeni kültürler(Grek, Cermen, Ermeni, vs...) bu Batı Avrasya bölgelerini ele geçirmişti bir dönem sonra. Ama sonraki dönemde Hunların Attila döneminde Batı Avrasya bölgelerine doğru çok kapsamlı ve kalıcı göçler gerçekleştirildi ve bu dönemden sonra da Batı Gök Türk Hakanlığını temsil edecek olanlar(Hazarlar, Bulgarlar, Macarlar, Peçenekler, On-Ogurlar, Oğuzlar, Kumanlar, Kıpçaklar, Kimaklar, vs...) ise bu Batı Avrasya bölgelerine Attila Atamızın döneminde temelli yerleşmiş olan Türk Milleti'nin asli unsurlarıdır. Gök Türk dönemindeki Batı Avrasya bölgelerinde bulunan Kimak Türkleri'nin bir kafa tası tipi araştırmasında mesela %73'si Europoid tipine sahip olarak çıkıyor. Doğu Avrasya bölgelerinde yaşayan Proto Türklerin ise daha çok "Slab Grave" diye adlandırılan kültüre sahip oldukları belirtiliyor, ama bunun da ayrıntıları ciddi bir şekilde araştırıldığında Batı grubu ile ortak noktaların bulunabileceğini düşünüyorum.

Ama birbaşka bir gerçekte bu Doğu ve Batı gruplarının mensuplarının Neolitik Çağ(M.Ö. 5000 civarında) döneminde bile Macaristan ve İspanya'da birlikte yaşamalarıdır. Yani, sonuç olarak, Türk Milleti eşittir Europoid(Batı Avrasyalı) ve Mongoloid(Doğu Avrasyalı) kafa tası tiplerine sahip olan insanların birlikte(onbinlerce yıldır mütasyonlardan önce ve sonra) yaşadığı Asil, Milliyetçi ve Adaletli bir Millet!

Europoid(Batı Avrasyalı) ve Mongoloid(Doğu Avrasyalı) kafa tası tiplerini belirleyen Y-DNA haplogrupları ise birden fazladır. Elimizdeki verilere göre bu iki grubun eski Türkler'de bu haplogruplardan oluştuğudur(tabi şu ana kadar yapılmış kısıtlı ve ciddiyetsiz antik Y-DNA çalışmalarına dayanarak bu tespitler yapılmıştır):

Batı Avrasyalı Türk Grubu:
E1b, F*, G2, G2a, H2, I*, I1, I2, I2a, I2c, J2a, K*, L1a, R*, R(xR1a), R1a, R1b, T1a

Doğu Avrasyalı Türk Grubu:
C*, C(xC3), C1, C3, C6, N*, N(xN1c), N1c, O3, Q*, Q1a, Q1b

Burada Batı Avrasyalı Türk Grubu'nu üç ana mütasyon grubuna ayırabiliriz:

DE-M145'den oluşanlar: E1b
CF-P143'ten oluşanlar: F*, G2, G2a, H2, I*, I1, I2, I2a, I2c, J2a
K-M9'dan oluşanlar: K*, L1a, R*, R(xR1a), R1a, R1b, T1a

Doğu Avrasyalı Türk Grubu'nu iki ana mütasyon grubuna ayırabiliriz:

CF-P143'ten oluşanlar: C*, C(xC3), C1, C3, C6
K-M9'dan oluşanlar: N*, N(xN1c), N1c, O3, Q*, Q1a, Q1b

Şimdi de, Y-STR değerlerin genetik yapısına göre farklı Y-SNP haplogruplar arasındaki Y-STR haplotiplerdeki benzerlikleri araştıran "Comparison of Y-chromosomal lineage dating using either evolutionary or genealogical Y-STR mutation rates" isimli çalışmanın sonucunu analiz edelim.

Resim

Resimden gözüktüğü gibi Y-DNA haplogruplar arasında baya ilginç bağlar kurulmuş yapılan çalışma sonucunda.

Birbirlerine benzeyen Y-DNA haplogruplar 6 tane gruba ayrılmış. Her grup içindeki Y-DNA haplogrupların Y-STR haplotipler birbirlerine benziyor.

Grup 1:
C1a, C3e ve G2a

Analiz:
Burada Mongoloid ve Europoid olarak kabul edilen 2 haplogrubun aynı grupta olduğunu görmek ilginç. Ve yine önceki tespitlerimde bahsettiğim Proto Türklerin Mongoloid ve Europoid kafa tası tipine sahip insanların birlikte yaşamasından oluşan bir Türk Milleti olduğu tespitini hatırlamak gerekiyor. Ayrıca ayrıntısına az sonra gireceğimiz günümüz Türk boyları arasında Kazak Türklerinde C ve G'nin çeşitli Kazak bölgelerinde çoğunlukta bulunduğunu belirtmek gerekiyor. Tarihi mezarlarda bulunan bu C ve G haplogrubu sonuçların ayrıntılı analizini önceki yazılarda bulabilirsiniz. C ve G'nin haplotiplerinin benzer olması belkide onbinlerce yıl öncesinde mütasyonların oluşmadan ve oluştuktan sonrasında bu 2 haplogrubun mensuplarının birlikte tek bir Türk Milleti'nin bir kolu olan bir aşireti olarak yaşamaya devam etmelerinden kaynaklanmaktadır. Verilerimizde C1, C3, C6 ve G2a haplogrupları bazı tarihi Türk mezarlarında bulunuyor.

Grup 2:
N1c, O2a, O2b, O3a

Analiz:
Burada tüm haplogruplar Mongoloid olarak kabul ediliyor. Verilerimizde N1c ve O3 haplogrupları bazı tarihi Türk mezarlarında bulunuyor.

Grup 3:
D2a, E1a, E1b

Analiz:
D haplogrubu Mongoloid olarak kabul ediliyor, E ise Europoid olarak kabul ediliyor. Verilerimizde E1b haplogrubu bazı tarihi Türk mezarlarında bulunuyor.

Grup 4:
I1a, I2a, J2a, J2b

Analiz:
I ve J haplogrupları Europoid olarak kabul ediliyor. Verilerimizde I1a, I2a, J2a haplogrupları bazı tarihi Türk mezarlarında bulunuyor.

Grup 5:
R1a, R1b, Q1a, T1a

Analiz:
Q haplogrubu Mongoloid olarak kabul ediliyor, R1a, R1b, T1a ise Europoid olarak kabul ediliyor. Verilerimizde Q1a, R1a, R1b ve T1a haplogrupları bazı tarihi Türk mezarlarında bulunuyor. Anatole Klyosov araştırmaları esnasında, R1a, R1b ve T1a arasındaki Y-STR haplotiplerin birbirlerine benzemesini baya ilginç bir vaka olarak niteliyor. Anatole Klyosov R1a ve T1a'nın temel haplotipleri arasında 22 tane Y-STR markerden 15 tanesinin(yavaş olanları bide) aynı olduğunu söylüyor. Ayrıca, "Human Y chromosome haplogroup R-V88: a paternal genetic record of early mid Holocene trans-Saharan connections and the spread of Chadic languages" isimli çalışmada, günümüz sub-Sahara Afrika bölgelerinde Europoid olarak kabul edilen ve K-M9'dan oluşan(L'den T'ye kadar) haplogruplar arasından sadece R1b ve T1a'nın bu sub-Sahara Afrika bölgelerinde (birlikte) bulunduğunu ifade ediyor, bunların kökünün de Afrika dışında olduğunu ve Asya'dan Afrika'ya binlerce yıl öncesinde R1b ve T1a'nın birlikte göçettiğini anlatmaya çalışıyor. Bu da R ve T haplogrubu arasında binlerce yıl öncesine ait bir bağlantının olduğunu gösteriyor. Bu bağlantının sebebi ve Q, R ve T'nin burada aynı grup içinde bulunması yine bu üç haplogrubun(Mongoloid ve Europoid) mensuplarının mütasyonların oluşumundan önce ve sonrasındaki dönemlerde birlikte tek bir Türk Milleti'nin bir kolu olan bir aşireti olarak yaşamaya devam etmelerinden kaynaklanmaktadır. Ve ayrıca, günümüz Bhutan'lılarda(Çin ve Hindistan sınırı arasında bulunan ülke) R ve T haplogruplarının çok eski(belki de modern insanlar arasındaki en eski) haplotipleri bulunuyor. Son olarak, Q ve R haplogrupların ikisininde P-M45 haplogrubundan oluştukları da bir gerçektir, buda Q ve R'nin Y-STR haplotipleri arasındaki benzerliklerin ve bağın bir sebebi olabilir.

Grup 6:
A, B

Analiz:
A ve B haplogrupları Afrika(Negroid) kökenli olarak kabul ediliyor, ama bu haplogrupların gelecek antik dna çalışmalarında Proto Türk mezarlarında bulunması ve bunlar hakkında ayrıntılı bir araştırma sonucunda değişik tespitlerin yapılması da mümkün olabilir. Örnek olarak, yıllardır E haplogrubu Afrika kökenli olarak kabul edilirken, Neolitik dönemi Avrupa'da Proto Türk kültürleri'nin mensuplarında E1b'nin bulunması bu tezleri savunanların 180 derece tezlerinden döndükleri de görülmüş bir vakadır.

Y-DNA haplogrupların Y-STR haplotiplerini karşılaştıran birbaşka bir çalışmanın adı "Convergence of Y chromosome STR haplotypes from different SNP haplogroups compromises accuracy of haplogroup prediction". Burada çıkan sonuçlara göre 4 tane grup oluşturulmuş.

Resim

Grup 1:
C, D, E

Analiz:
Tespite göre bu haplogrupların mensupları Afrika'dan göç etmişler.

Grup 2:
F, G, H, I, J

Analiz:
Tespite göre bu haplogrupların mensupları Orta Doğu ve Avrupa'ya göç edenlerdir.

Grup 3:
L, T, K, N, O

Analiz:
Tespite göre bu haplogrupların mensupları Doğu Asya'nın mensuplarıdır.

Grup 4:
P, Q, R

Analiz:
Tespite göre bu haplogrupların mensupları Orta Avrasya bölgelerinden Kuzey Asya ve Amerika kıtası bölgelerine göç edenlerdir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Antropoloji-Arkeoloji-ve-Genetik-Haplogruplarla Türk Mil

Mesajgönderen TurkmenCopur » 10 Nis 2015, 01:25

Batı Avrasyalı Türk Grubu(Moğolistan'ın Batı'sında kalan Avrasya Bölgeleri):
E1b, F*, G2, G2a, H2, I*, I1, I2, I2a, I2c, J2a, K*, L1a, R*, R(xR1a), R1a, R1b, T1a

Doğu Avrasyalı Türk Grubu(Moğolistan'ın Doğu'sunda kalan Avrasya Bölgeleri):
C*, C(xC3), C1, C3, C6, N*, N(xN1c), N1c, O3, Q*, Q1a, Q1b

Şimdi, günümüz Türk boyları arasında yukardaki haplogrupların hangi boylarda yüksek oranlarda bulunduğunu analiz edelim.

Y-DNA Haplogrup E

Bulgar Türklerinde E1b1b1a1 ve E1b1b1b2a 41,4%(48/116) oranı ile bulunuyor.

Gagauz Türklerinde E*, 20.4%(10/49) oranı ile bulunuyor.

Karay Türklerinde E1b1b1 ve E1b1b1a1b2 19,1%(4/21) oranı ile bulunuyor.

Çuvaş Türklerinde E1b1b1 13,6%(6/44) oranı ile bulunuyor.

Proto Türk'lerde, İspanya'da M.Ö. 5000'de E1b1b1a1b bulunuyor.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Zeki Velidi Togan:

Ogurların ihtimal Hunlarla birlikte, ihtimal daha önce Doğuavrupa'ya gelenlerinin bir kısmı, isimlerine bakılırsa, Z yerine R telâffuz eden bir kavim olarak görünüyorlar. Şöyle ki: bunların Kutrigur, Otrigur gibi kabile isimleri Tokuzugur, Otuzoğuz olarak izah edilmektedir. Bununla beraber Beşgur (bundan Başgur), Belgur (bundan Bulgar) ve Onogur kavimleri de mevcut olmuştur.


Arthur Koestler:

The Turkish-speaking Karaites [a fundamentalist Jewish sect] of the Crimea, Poland, and elsewhere have affirmed a connection with the Khazars, which is perhaps confirmed by evidence from folklore and anthropology as well as language. There seems to be a considerable amount of evidence attesting to the continued presence in Europe of descendants of the Khazars.

In this respect they resembled the Karaites, a fundamentalist sect which originated in the eighth century in Persia and spread among Jews all over the world particularly in 'Little Khazaria', i.e., the Crimea. Dunlop and some other authorities surmised that between Bulan and Obadiah (i.e., roughly between 740 and 800) some form of Karaism prevailed in the country, and that orthodox 'Rabbinic' Judaism was only introduced in the course of Obadiah's religious reform. The point is of some importance because Karaism apparently survived in Khazaria to the end, and villages of Turkish-speaking
Karaite Jews, obviously of Khazar origin, still existed in modern times (see below, Chapter V, 4).

Thus Khazaria was very much 'on the map', in the literal and metaphorical sense, for the leaders of the ecclesiastical hierarchy of oriental Jewry; but at the same time the Khazars were regarded with certain misgivings, both on racial grounds and because of their suspected leanings toward the Karaite heresy.

One eleventh-century Hebrew author, Japheth ibn-Ali, himself a Karaite, explains the word mamzer, 'bastard', by the example of the Khazars who became Jews without belonging to the Race.

His contemporary, Jacob ben-Reuben, reflects the opposite side of this ambivalent attitude by speaking of the Khazars as 'a single nation who do not bear the yoke of the exile, but are great warriors paying no tribute to the Gentiles'

They call their ancient dialect 'the language of Kedar' - just as Rabbi Petachia in the twelfth century called their habitat north of the Black Sea 'the land of Kedar'; and what he has to say about them-sitting in the dark through the Sabbath, ignorance of rabbinical learning - fits their sectarian attitude.

Accordingly, Zajaczkowski, the eminent contemporary Turcologist, considers the Karaites from the linguistic point of view as the purest present-day representatives of the ancient Khazars. 18 About the reasons why this sect preserved its language for about half a millennium, while the main body of Khazar Jews shed it in favour of the Yiddish lingua franca, more will have to be said later.

According to the first all-Russian census in 1897, there were 12894 Karaite Jews living in the Tsarist Empire (which, of course, included Poland). Of these 9666 gave Turkish as their mother tongue (i.e., presumably their original Khazar dialect), 2632 spoke Russian, and only 383 spoke Yiddish.


Y-DNA Haplogrup F

F haplogrubu daha çok Kafkas milletlerinde bulunuyor, Abaza'larda 29%, Kabardinlerde 24%, Lezgilerde 32%, Osetlerde 41%. Bu Kafkas milletlerinin kökeni de Saka'lara, yani Proto Türk'lere dayanıyor. Örnek olarak mesela Kabardin kelimesi'nin kökündeki "Kabar" kelimesi tarihte Hazar'ların bir boyu'nun ismidir. Hazar İmparatorluğu'nun Kafkas bölgelerinde de hakim olduğu bir gerçek olmakla beraber, burdaki benzerlik belkide yakın tarihte Çerkez ve Türk'lerin aynı soydan geldiği anlamına da gelebilir. En azından Saka döneminde modern Fars ve Kafkas milletlerinin modern Türk milleti ile birlikte tek millet olarak yaşadığı da bir gerçektir. Ve bunların kökü de daha geriye gidersek kesinlikle Sümerlilere dayanır. Bu konular çok önemli olmasına rağmen Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu gibi büyük maddi güce sahip olan kurumlar günümüzde AKP iktidarının yalakalığını yapmaktan dolayı adam gibi çalışmalar yapmadığı gibi bu türlü konulara da zamanları olmuyor.

Ayrıca Azerbaycan Türk'lerinde de F haplogrubu %11 oranı ile bulunuyor. Vede kısıtlı örneğin olduğu bir çalışmada Çin'de Çin-Tibet kökenli Lahu boyunda Y-DNA Haplogrup F2 71,4%(5/7) gibi yüksek bir oranla bulunuyor. Buda Haplogrup F'in Doğu ve Batı Avrasya arasındaki bağlantıyı ifade ediyor.

Resim

Resim

Zeki Velidi Togan:

Macarlara tarihte mühim mevki veren Arpad sülâlesi de bu Hazarların Kabar kolundan neşet etmiştir.

9-10uncu asırlarda Macarların hâkim kabileleri say dan dokuz aşiretten yedisi, prof. NEMETH GYULA'ya göre, muhakkak Türktür: bunlar Kabar. Kürt, Gyarmat, Taryan, Yene, Ker ve Keszi uruklarıdır. Dokuzdan ancak ikisi Macar yani Uğurdur; bunlar da Nyek ve Megyef uruklarıdır


Proto Türk'lerde, örneğin Macaristan'da M.Ö. 5800 - 5500 yılları arasında F* bulunuyor.

Y-DNA Haplogrup G

Kazak Türkleri'nin Macar boyunda Y-DNA Haplogrup G1a 86,7% ile bulunuyor. Kazak Türkleri'nin Argın boyunda Y-DNA Haplogrup G1a 65,0% ile bulunuyor. Ayrıca Altay Cumhuriyeti'nin Güney Batı bölgesinde bulunan Kazak Türkleri'nde Y-DNA Haplogrup G2a 6,7% ile bulunuyor, ve G1 10,0% ile bulunuyor.

Ayrıca, en son 7 nisan 2015'de Oleg Balanovsky'nin başkanlığında, Türk düşmanı bir grup akademisyen tarafından yayınlanan bir çalışma'nın makalesinde, 4 tane Kazak Türk'ü boyunda ve 1 Başkır Türk'ü boyunda haplogroup G1 büyük oranlarda bulunuyor. Bu da, turktoresi.com sitesi olarak daha önceki tespitlerimizin(haplogrup G'nin Türk kökeni ile ilgili) doğruluğunu gösteriyor. Yapılan, çalışmada tüm Avsrasya bölgelerinde varolan farklı milletler üzerinde Y-DNA G1 marker'ını test etmişler, ve bunlar arasında en yüksek oranların Kazak Türk'lerinde bulunmasına rağmen çok sapkın bir şekilde bu haplogrubun kökeninin Fars kökenli olduğunu savunuyorlar. Halbuki, aynı çalışmada gösterildiği gibi İran bölgesi 3 gruptaki haplogrup G %5'i geçmiyor. Yani, "Türk" kelimesini kullanmamak için, ya da "Proto Türk" dememek için "Hint Avrupa" uydurma, bilimden uzak ve boşluğu doldurma terimlerini kullanıyorlar. Bu da gösteriyor ki, hiç bir utanma kalmamış, açık açık Türk düşmanlığı yapılıyor. Bu, aslında bizim spor medyamızda ve zamanında siyasi medyamızda Fenerbahçe ve Ergenekoncu diye adlandırılan kahramanlarımıza karşı haksız oldukları halde uygulanan kasıtlı ve düşmanca tavırlara çok fazla benziyor, çünkü saldırıları planlıyan merkezler aynısı, CIA ve birazda Rusya ve Çin'deki CIA ve eski İngiliz istihbaratı elemanları.

Şimdi, sonuçlara tekrardan dönmek gerekirse, bu sonuçların çıkması çok büyük önem arzediyor:

-Karkaralinsky Kazak Türkleri: 52,8%(94/178),
-Amangeldinsky Kazak Türkleri: 25,5%(36/141),
-Akzharsky Kazak Türkleri: 55,6%(50/90),
-Magzhan Zhumabaev Kazak Türkleri: 25,5%(30/87),
-Başkır Türkleri: 12,0%(15/125)

Karaçay Türklerinde Y-DNA Haplogrup G2a 31,9%(22/69) ile bulunuyor. Balkar Türklerinde Y-DNA Haplogrup G2a 32,6%(44/135) ile bulunuyor. Kumik Türklerinde Y-DNA Haplogrup G2a 13,7%(10/73) ile bulunuyor. Kubanlı Nogay Türklerinde Y-DNA Haplogrup G2a 13,8%(12/87) ile bulunuyor.

Khadizhat Dibirova'nın 2009 çalışmasında, Haplogrup G, 54%(46/86) ile Terek Kozak Türklerinde bulunuyor.

Karay Türklerinde G2a ve G2a3b1 19,1%(4/21) oranı ile bulunuyor.

Proto Türk'lerde, örneğin Almanya'da M.Ö. 5500 - 4900 yılları arasında G2a bulunuyor. M.Ö. 3300 yılında Ötzi diye adlandırılan ve vücudunda Proto Türk damgalara sahip olan atamızda da G2a bulunuyor.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Zeki Velidi Togan:

Nouin-ula ve Pazırık eşyalarında bulunan zinetlerin, Türkmen ve onların komşuları olan Aday Kazak kadın el işleri zinetleri arasında dikkati çekecek tam benzerliği vardır. Minuse (Minusinsk) demir ve bakır mamulâtmın Türk malı olmayıp, İran malı göstermek ne derecede yersiz bir zorlanma ise, Nouin-ula ve Pazırık kültürlerini İran mahsulü telâkki etmek te o kadar yersizdir. Anau harabeleri âsârı tetkikinin bugünkü durumunda, bunları Türk kültür ananelerini de, herhangi prejujelerden emin olarak göz-önünde bulundurmak üzere, yeni baştan yapmak hususunda san'at tarihi ve prehistoire mutahassıslarına, samimî teklifte bulunmaktan başka çare kalmıyor.

Bütün bu nevi yeni tetkikatta gözönünde bulundurulması icap eden nokta, Türklerin tarihte münhasıran göçebe oldukları hakkındaki mütaleaların çürük taraflarıdır


Y-DNA Haplogrup H2(önceden F3-P96)

Haplogrup H2 bugüne kadar yapılmış çalışmalarda günümüz insanlarında nerdeysi hiç bulunmamış. Proto Türk'lerde, örneğin Macaristan'da M.Ö. 5710 - 4940 yılları arasında H2 bulunuyor.

Y-DNA Haplogrup I

Bosna Hersek ülkesindeki, Boşnak Türklerinde Haplogrup I 53,65% ve 70,8% gibi büyük oranlarda bulunuyor. Bu haplogrubun Boşnak Türklerinde bulunan alt grupları I, I1 ve I2a1'dır. Burada tespit etmemiz gereken önemli bir gerçek, Yugoslavya topraklarında yaşıyan Boşnak, Hırvat ve Sırp gibi boyların köklerinin Attila dönemi Hun'larına kadar dayandığı'dır. Saygın tarihçi S.A. Pletneva'ya göre Boşnak'ların ataları bu Batı Hun döneminden itibaren Avrupa bölgelerine yerleşmeye başlayan Peçenek Türkleri'dir. viewtopic.php?f=42&t=2923 sayfasındaki makalede Sırp ve Hırvatların dilinin kökünün Batı Hun döneminde Avrupa'ya yerleşen Avar, Peçenek ve Kuman Türklerinden geldiği ispatlaniyor. Ki zaten, mantıklı olarak düşünürsek, tüm Doğu ve Batı Avrasya'nın hakimi olan Attila döneminde Balkanlar ve Macaristan bölgesi Hunların merkezi haline gelmişti. Buralarda toplanan Hun boylarının birden bire yokolmaları mümkün değil, ama zaman içinde yüzyıllar sonra, belki de bin sene sonra Slavlaşma dönemi başlamıştır.

Resim

Hun, Avar, Bulgar, Oğuz, Peçenek ve Kuman Türkleri'nden Kalan Kültür ve Eser İzleri

Orta Asya'da, Karadeniz'in kuzeyinde, Orta Avrupa'da ve Balkan Yarımadası'nda devletler kuran eski Türk boylarının etkisi, söz konusu devletlerde yaşayan başka milletlerin dillerinin ve edebiyatlarının dışında onların inançlarında, folklor ve folklor müziğinde, mimarilerinde, sanatlarında, zanaatlarında, kullandıkları silâhlarda, savaş taktiği ve tekniğinde, tarımda, ticarette, ulaşımda, madencilikte ve maden işletmeciliğinde, şehircilikte, toprak sulama sistemlerinde, başka bir deyişle sosyo-ekonomik ve kültürel hayatlarının her kesiminde, hatta şuurlarında bile görülmekte ve hissedilmektedir.

Osmanlı öncesinden kalan Türk eser ve izlerinin büyük çoğunluğu, söz konusu Türk boylarının askeri üssü, idare ve kültür merkezi olan Panonya Düzlüğü'nde bulunmuştur. Bu bölgede yapılan arkeolojik kazılarla yüzlerce mezarlık, kale, kule, hisar, Tuna ve Tisa Irmağı arasında sulama kanalları vb. eserler zamanımıza kadar ayakta kalmayı başarmıştır. Bu eserlerin bir kısmı Sırbistan'ın Voyvodina Bölgesi'nde yapılan kazılarda bulunmuştur. Kazılarda çok değerli silâhlar, ziynet eşyası, el yazmaları vb. eserlere rastlanmıştır. Bu eserler, adı geçen Türk boylarının çok yüksek medeniyete sahip olduklarını, Avrupa ve Balkan Yarımadası'nda yaşayan milletlerin sosyal, ekonomik ve kültürel hayatlarının her kesiminde yeni çığır açtıklarını kanıtlamaktadır. Bundan başka, söz konusu Türk boyları, Avrupa ve Balkan Yarımadası'nın etnik yapısını, olayların ve tarih akışının yönünü değiştirdiler.


S.A. Pletneva:

Bosnians (Slav. “Pecheneges“)

At the end of the 9th century the Khazarian Kaganate, torn apart by internal problems and religious upheaval, lost its recent absolute power, its glory of invincible power won by rivers of blood. The neighboring peoples begun to agitate, one after another began leaving the tribes and the tribal unions of the Khazar confederation who used to pay a tribute to the Kagan.

In the Eastern European steppes at that time (ca. 880-890) formed a new nomadic union, Badjanaks (in the Latin and Byzantine literature they were called Patsinaks or Pachinaks, in the Arabian literature they were called Badjnak (بآجانآك Bechenek)).

In fact, the Latin sources called them Becens/Besenyos, which was close to their self appellation that came to our days in its Middle Age form, Bosnia/Bosnians.

It was headed by the descendents of the political union Kangüy (Kangar). The new association received a new name.

S.A.Pletneva glosses over a monumental ethnos, documented, unlike any other in the history of the humankind, over five and a half millennia in the space from the lake Balkhash to the Persian Gulf. The name of the ethnos is Kangar, attested in the Sumerian records in the Near East interfluvial, and in the Chinese records west of the Altai foothills. Besenyos were related to the Kangar people, hence their exoethnonym, “in-laws“, that came to be their adopted ethnonym “Bajanaks“. In the Kangar confederation the autonomous Besenyos had their own Khans, and we were fortunate to learn of their ruling clan and the names of some individual rulers from that clan.


Tataristan ülkesinde Tatar Türklerinde, kısıtlı örnek sayısının bulunduğu bir çalışmada, Haplogrup I 40,0%(2/5) ile bulunuyor. Burada bulunan alt gruplar I1 ve I2a1'dır.

Kuzey Batı Çin bölgesinde, Tatar Türklerinde, ciddi örnek sayısının bulunduğu bir çalışmada, Haplogrup I 33,3%(11/33) ile bulunuyor. Çin ve Doğu Avrupa'daki Tataristan arasında büyük bir mesafe farkı var. Buna rağmen Haplogrup I'nin benzer yüksek oranlarda bulunması gösteriyor ki belirli Tatar Türk boylarında Haplogrup I çoğunlukta bulunuyor.

Kazan bölgesi Tatar Türklerinde Haplogroup I 13,2%(7/53) ile bulunuyor. Tuzmazinsky bölgesi Tatar Türklerinde Haplogroup I 12,0%(6/50) ile bulunuyor.

Gagauz Türklerinde Haplogroup I1+I2a, 31,3%(15/48) ve I* 32.7%(16/49) ile bulunuyor.

Proto Türk'lerde, Yamnaya Kültüründe, Bronz Çağ'ında I2a bulunuyor.

Proto Türk'lerde, örneğin Macaristan'da M.Ö. 5210 - 4940 yılları arasında I1 ve 4490 - 4360 yılları arasında I2a bulunuyor.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Y-DNA Haplogrup J

Dağıstan ülkesinde Avar Türklerinde Haplogrup J 72,0%(30/42) ve 94,0%(17/18) oranı ile bulunuyor. Alt grupları olarak J1, J2 ve J2b bulunuyor. Avar'lar gibi köklü bir Türk boyunda Europoid olan J haplogrubu'nun bu büyük oranlarla bulunması, gelecekte yapılabilecek yeni Hun ve Gök Türk antik dna çalışmalarında bu gibi daha farklı Europoid haplogruplarında bulunabileceğini gösteriyor. Doğu Türkistan'da, Uygur Türklerinde Haplogrup J2 34% ile bulunuyor, aynı bölgede Özbek Türklerinde Haplogrup J ve J2 34,8% ile bulunuyor. Azerbaycan Türklerinde, Haplogroup J 57,9%(11/19) oranı ile bulunuyor. Afganistan'ın Belh şehrinde, Özbek Türklerinde, Haplogroup J2 60%(3/5) oranı ile bulunuyor. Bu da gösteriyor ki, Batı'sından Doğu'suna Avrasya bölgelerinde bu haplogrup Türk boylarının belirli gruplarında çoğunlukta bulunuyor.

Kumik Türklerinde Y-DNA Haplogrup J1+J2 toplamda 42,5%(31/73) ile bulunuyor. Kubanlı Nogay Türklerinde Y-DNA Haplogrup J1+J2 toplamda 37,9%(33/87) ile bulunuyor. Balkar Türklerinde Y-DNA Haplogrup J1+J2 toplamda 19,3%(26/135) ile bulunuyor. Karaçay Türklerinde Y-DNA Haplogrup J1+J2 toplamda 18,9%(13/69) ile bulunuyor.

Khusnutdinova et al 2008 çalışmasında, bir grup Kazak Türk'ünde yapılan genetik çalışmada Y-DNA Haplogrup J 18% olarak bulunuyor, bu çalışmada haplogrup C benzer bir oranla bulunuyor(25%) ve Khusnutdinova bu iki buluş için şunları söylüyor: "in relatively high frequencies"("nispeten yüksek frekanslarda").

Bertoncini 2012 çalışmasında Haplogroup J1+J2, 90%(13/15) gibi yüksek bir oranla Avar Türklerinde bulunuyor.

Selçuklulardan itibaren İran 1000 yıldır kesintisiz olarak Türk hanedanları ve aşiretleri tarafından yönetilmektedir. Bundan önce Hun ve Saka dönemlerinde de bu bölgelerde Türk'lerin hakimiyeti ve etkisi olmuştur. İran'ı M.S. 18. yüzyıldan 1925 yılına kadar yöneten Kaçar hanedanı'nın kurucusu olan Ağa Muhammed Han Kaçar'ın oğlu olan Feth Ali Şah Kaçar'ın torunlarında yapılan genetik çalışmalarda Y-DNA Haplogrup J1 bulundu. Böyle köklü bir Türk boyunda J1'in bulunması bu haplogrubunda Ön Türk'lerle ilişkili olduğunu gösteriyor.

Karay Türklerinde J1 ve J2 47,6%(10/21) oranı ile bulunuyor.

Çuvaş Türklerinde J 15,9%(7/44) oranı ile bulunuyor.

Kazan bölgesi Tatar Türklerinde Haplogroup J 15,1%(8/53) ile bulunuyor. Tuzmazinsky bölgesi Tatar Türklerinde Haplogroup I 10,0%(5/50) ile bulunuyor.

M.Ö. 1000 - M.S. 889 yılları arasında, Altay Cumhuriyetinde Sakha ve/veya Hun ve/veya Gök Türklerinde Y-DNA haplogrup J2 bulunuyor.

Proto Türk'lerde, Macaristan'da M.Ö. 1270 - 1100 yılları arasında J2a bulunuyor.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Zeki Velidi Togan:

Milâddan 560 senelerine doğru Karadenizin şimal taraflarına Avarlar geldiler, biraz sonra bunlar karargâhlarını Macaristan'daki Tissa nehri havzasına naklettiler. Bizans imparatoru Jüstinyanus I zamanında bu Avarlar Bizanslarla çarpıştılar. Avarlar Göktürklerden önce Ortaasya'da hâkimiyetlerinden yukarıda (s. 41 ) bahsettiğimiz Cucen'lerin bir kısmı olarak, tanılırlar. Göktürk devleti teşekkülünü müteakip bunların Bizans hudutlanna geldiklerini ve bunları takip eden Göktürklerin bu Avarlar meselesi yüzünden Bizanslarla diplomatik münasebetlerde bulundukları malûmdur.

Eski Türklere ait İran rivayetlerine gelince, Asadî Tûsîde, esas hâkim kabilesi Yugur'lar, yani Uygurlar ve merkezi yine Ortaatiyanşan sahaları olan bir cihan devletinden bahsediliyor, ki hükümdarları «Khaqan-.i Yugur» tesmiye olunmuştur. Diğer İran ravileri Abu Mansur al-Balkhî, Daqîqî, Firdevsî, esas hâkim unsuru Çigil ve Kharlukh (Khallukh, yani Karlık) olan cihanşümul bir Türk devletinden bahsederler, ki bunların merkezi olarak ta Isık - Gölün garbindeki Koçunkarbaşı, ve Zerefşan kıyısındaki Ruyîn-Dîz (Bakır kale, Beykend) ve Ordukent (Kaşgar) gösteriliyor ve bu devletin büyük hükümdarı olan Afrasyab (Franrasya, Türkçesi Tunga Alp) İranlılar ile savaşlarında muzaffer olduğunda, şimdiki Siistanın cenubundaki Hamun Gölü taraflarında ve İran içlerinde; nihayet mağlûp olup İranlılar tarafından takip olunduğu zamanlarda ise Kemâk memleketine, yani Altaylara ve «Deryâ-i Kimâk» a. Altayın arkasındaki ve doğusundaki büyük göllerden birine (Koso-Göl, yahut Baykal) taraflarına o taraflardaki (Orhundaki?) diğer bir «Ruyîn Dîz» şehrine kaçıyor; son olarak memleketinin garbı kısmı olan Azerbaycan'a geldiğinde, orada İranlıların eline geçerek öldürülüyor.


Y-DNA Haplogrup K*

Proto Türk'lerde, Doğu Türkistan'ın Xiaohe bölgesinde M.Ö. 2000 - 1500 yılları arasında K* bulunuyor.

Y-DNA Haplogrup L

Türkiye'de Avşar Türklerinde Haplogrup L 56,7% oranı ile bulunuyor.

Doğu Türkistan'da Kırgız Türklerinde, Haplogrup L 25,0% oranı ile bulunuyor.

Doğu Türkistan'da Uygur Türklerinde, Haplogrup L 12,5% oranı ile bulunuyor.

Dağıstan'da Avar Türklerinde, Haplogrup L 9,52% oranı ile bulunuyor.

Orta Çağ Türk'lerde, örneğin Çin'de Seyyid Ecel Şems el Din Ömer ve onun torunu olan Zheng He'de(Hacı Mahmut Şems) M.S. 1400 - 1500 yılları arasında L1a bulunuyor.

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Faruk Sümer:

Avşarlar XI. yüzyıldan itibaren mühim roller oynamak sureti ile adlarını zamanımıza kadar yaşatmış biricik Oğuz boyudur. Avşarlar, Reşided-din'de, hükümdar çıkarmış Oğuz boylarından biri olarak zikredilir. Bu keyfiyet Avşar'ın, Oğuzlar'ın Islamiyetten önceki tarihinde de en güçlü bir boy olduğunu gösterir.


Y-DNA Haplogrup R

Altay Cumhuriyeti'nde, Altay Türklerinde Haplogrup R 44,1% oranı ile bulunuyor. Alt gruplardan R1a1 haplogrubu 40,7% ile bulunuyor. Türkmenistan'da, Türkmen Türklerinde Haplogrup R1a 72,6% oranı ile bulunuyor. Başkurtistan'da, çeşitli Başkurt Türk'ü boylarında bulunan Haplogrup R1b1a'nın en yüksek oranı 86,0%.

Proto Türk'lerde, Yamnaya Kültüründe, Bronz Çağ'ında R1b bulunuyor.

Proto Türk'lerde, örneğin Rusya'nın Samara bölgesinde M.Ö. 5650 - 5555 yılları arasında R1b1a bulunuyor. Saka Türk'lerinde, örneğin Altay Cumhuriyeti'nin Sebÿstei bölgesinde M.Ö. 500 yılında R1a1a bulunuyor. Hun Türk'lerinde, örneğin Kuzey Doğu Moğolistan'ın Duurlig Nars bölgesinde M.Ö. 300 - M.S. 100 yılları arasında R1a1 bulunuyor.

Khusnutdinova et al 2008 çalışmasında, bir grup Başkurt Türk'ünde yapılan genetik çalışmada Y-DNA Haplogrup R1b3 82% ile bulunuyor, diğer Kırgız ve Altay Türk gruplarında ise R1b3 %50'den fazla oranlarla bulunuyor ve Khusnutdinova bu Başkurt, Kırgız ve Altay Türklerinde bulunan R1b3'ü Türkiye Türklerinde bulunan sonuçlarla birleştiriyor: "R1b3 is not specific to Europe".

Resim

Resim

Resim

Resim

Zeki Velidi Togan:

Kimak'ların Bayandır boyunun da «han» lara tâbi olduğu, bunların Oğuz heyetine dahil olan kısmına ait destanlardan anlaşılıyor. Asıl merkezleri Irtış ve Altay'da olan Kimak'ların yurdları 10. uncu asırda güney Sırderya havzasındaki Sabran'a ve batıda ise Ak-Edil nehrinin bışlarına kadar uzanıyordu. Başkurtlar da onların bir kabilesi sayılmıştır.


Y-DNA Haplogrup T

Altay Cumhuriyeti'nde yaşıyan Kazak Türklerinde, Haplogrup K*(xL, N, O, P) 38,8% oranı ile bulunuyor.

Altay Cumhuriyeti'ndeki Kazak Türkleri hakkında yapılan diğer bir çalışmada ise bulunan bir K*'nın T1a olduğu tespit edilmişti. Ayrıca, 38,8%'lik T1a çalışmasında, bununla beraber aynı Kazak boyunda J2 ve R1a1 gibi başka Europoid(Batı Avrasyalı/Moğolistan'ın Batı'sında kalan Avrasya bölgeleri) diye kabul edilen haplogruplarında 2x 6,1% oranları ile bulunmaları, bu K*(xL, N, O, P)'ların T1a olduğunu gösteriyor. Antropolog Orazak İsmagülov'un bahsettiği Gök Türk dönemi Kazakistan'da bulunan 50% - 50% Europoid - Mongoloid kafa tası tiplerinin benzer yapısı ise bu genetik çalışmada da görülüyor. C3c'nin tek başına oranı T1a ile aşşağı yukarı eşit yükseklikte(bir kişi daha fazla bulunmuş, 40,8%), ve D* ve N* ile birlikte Mongoloid(Doğu Avrasyalı/Moğolistan'ın Doğu'sunda kalan Avrasya bölgeleri) oranı 49%'i buluyor. T1a ise J2 ve R1a1 ile birlikte Europoid oranını 51% yapıyor.

Çin'de Kazak Türklerinde, Haplogrup K*(xN,O,P), 2.4%(1/41) oranı ile bulunuyor.
Kazakistan'da Kazak Türklerinde, Haplogrup T, 1.1%(1/95) oranı ile bulunuyor.

Chuvaş Türklerinde, Haplogrup K*(xL,N,O1,O3c,P), 17.7%(3/17) oranı ile bulunuyor.

Çin'de Tuva Türklerinde, Haplogrup K*(xN1c1, O*, P*), 59.0%(30/51), 52.0%(27/51) ve 15.0%(7/48) oranı ile bulunuyor.
Tuva Türklerinde, Haplogrup K*(xN1*, O*, P*), 8.9%(10/113) ve 13.9%(5/36) oranı ile bulunuyor.
Tuva Türklerinde, Haplogrup K*(xL,N,O,P), 9.8%(10/102) oranı ile bulunuyor.

Yugur Türklerinde, Haplogrup K*(xL,N,O1,O3c,P), 48.2%(27/56) oranı ile bulunuyor.
Yugur Türklerinde, Haplogrup K*(xN,O,P), 6.3%(2/32) oranı ile bulunuyor.

Gagauz Türklerinde, Haplogrup T, 6.3%(3/48) oranı ile bulunuyor.

Avar Türklerinde, Haplogrup T, 4.8%(2/42) oranı ile bulunuyor.

Çin'de Özbek Türklerinde, Haplogrup K*(xN,O,P), 26.1%(6/23) oranı ile bulunuyor.
Afganistan'da Özbek Türklerinde, Haplogrup T, 3.6%(1/28) oranı ile bulunuyor.

İran'da Azerbaycan Türklerinde, Haplogrup T, 7,9%(5/63) oranı ile bulunuyor.
Azerbaycan Türklerinde, Haplogrup K*(xL,N,O1,O3c,P), 10,3%(3/29) oranı ile bulunuyor.

Uygur Türklerinde, Haplogrup K*(xN,O,P), 18.0%(9/50) ve 12.8%(5/39) oranı ile bulunuyor.
Uygur Türklerinde, Haplogrup T, 2.1%(1/48) oranı ile bulunuyor.

Peru Yerlilerinde Quechua Boyunda, Haplogrup T, 27,3%(3/11) oranı ile bulunuyor. Bolivya Yerlilerinde Quechua boyunda, Haplogrup T, 1,8%(1/55) oranı ile bulunuyor.

Bir Altay Dili konuşan Xibo Boyunda, Haplogrup T, 12,5%(1/8) oranı ile bulunuyor.
Bir Altay Dili konuşan Xibo Boyunda, Haplogrup K*(xN,O,P), 9.4%(3/32) ve 4.9%(2/41) oranı ile bulunuyor.

Mongoloid Haplogrup C1/C6'nın Proto Türk kültürü olan Linear Band Keramik kültüründe Avrupa ülkelerinde T1a, G2a ve R1b gibi Europoid haplogruplar ile birlikte bulunması da Kazak Türklerindeki genetik yapının en eski Proto Türk'lerde de bulunduğunu gösteriyor. Bu Linear Band Keramik ve ondan sonra Avrupa'da oluşan onun yeni ve gelişmiş türleri'nin Proto Türk kültürü olduğu'nu, İtalya'da bulunan Ötzi'nin vücudundaki Proto Türkçe Damgalar ile açıklayabiliriz. Ayrıca, Avrupa'da oluşan kültürler Sümer'lilerle aynı döneme denk geliyor, ve birkaç bin yıl sonra Orta Asya'da Saka ve Hun Türkleri'nin temelini oluşturacak olan Andronovo gibi Orta Asya(Moğolistan'ın Batı'sında kalan bölgeler) kültürlerinin de ataları sayılıyorlar. Sümerlilerde, Avrupa bölgelerinde oluşan tüm bu kültürlerinde kökü Neolitik Çağ ve biraz öncesindeki dönemde yine Orta Asya ve Altay Dağları etrafındaki bölgelere dayanıyor.

Haplogrup T ile ilgili ayrıntılı bilgi için bu sayfamızı ziyaret edebilirsiniz: viewtopic.php?f=87&t=12277

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Resim

Y-DNA Haplogrup T1a şimdiye kadar YDNA ağacında sürekli yer değiştirdiği için, akademisyenlerin çoğunluğu'nun 2000'li yıllardan itibaren bu haplogrubu test etmediğini görüyoruz, bu yüzden K* olarak gösterile haplogrupların T1a'ya ait olma ihtimali'nin olduğunu unutmamak gerekiyor. Birbaşka örnek ise Doğu Türkistan'lı Tuva Türkleri'nde bulunan K*(xN1c, O, P) haplogrubunun oranlarının %52 ve %59 gibi oranlarla bulunmasıdır. Tuva Türkleri hakkında yapılmış diğer çalışmaları analiz edelim. Burada K*(xN1c, O, P)'nın en yüksek oranı %59'u ele alalım. Diğer çalışmalarda mesela N1-LLY22g'nin en büyük oranı 14,2%'dir ve N-P43'ün en büyük oranı 27,3%'tür. Bunların toplamı 41,5% olduğuna göre %59 K*(xN1c, O, P) sonucundan 41,5%'inin N ve N'nin alt gruplarına ait olduğunu varsayarsak %17,5 gibi bir oranın T1a yada L'ye ait olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim, Tuva boyu hakkındaki en son çalışmada ise K*(xL, N, O, P) oranının %9,8 olduğu gözüküyor. Buda gösteriyorki T1a veya L haplogrupları %9,8 ve 8,3% gibi oranlarla bulunuyor. Ama, haplogrup L'nin Tuva Türkleri hakkında önceden yapılmış çoğu çalışmalarda test edildiğini bildiğimiz için, Tuva Türkleri arasındaki T1a oranının %9,8'den daha yüksek(mesela %17,5) olması mümkündür.

Bu önemli örnekler ve oranlar, ve gösteriyor ki L ve T haplogrupları Altay ve Güney Siberya bölgelerinde yaşıyan Türk boylarının belirli gruplarında çoğunlukta bulunabilir. Burada analiz ettiğimiz Tuva boyunun aynı sorunlu K* örneği Yugur ve Çuvaş boyları hakkında yapılan çalışmalarda da görülüyor.

Proto Türk'lerde, Almanya bölgesinde, bir Linear Band Keramik mezarında, M.Ö. 5500 - 4800 yılları arasında T1a bulunuyor.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Antik DNA

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir