Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kıpçak Egemenliğinde Karapapaklar

Burada Türk Milletinin Temel 3 Boyundan Biri Olan Kıpçak Boyu hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Kıpçak Egemenliğinde Karapapaklar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:20

KIPÇAK EGEMENLİĞİNDE KARAPAPAKLAR

Peçeneklerin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra Karadenizin kuzeyindeki bozkırlara Kıpçaklar egemen oldular. Arap tarihçiler bu bölgeye "Deşt-i Kıpçak" (Kıpçak bozkırları) derler. Kapçaklarda Peçenekler gibi güçlü bir siyasi teşkilat kuramadılar. Onların Türk siyasi tarihindeki en önemli rolleri Rusların Karadeniz'e inmelerini engellemiş olmalarıdır. Kapçakların en güçlü yılları 1090-1110 yıllarıdır. Uzun zaman Kiyev Rusyası ile mücadele ettiler. 1185 yılında çetin bir savaştan sonra Knez Igor'u esir aldılar. Rusların milli destanı sayılan "Igor Bölüyü Destanı" konusunu bu savaşlardan almıştır. Kıpçak saldırıları karşısında Kiyev Bizans ticaret yolu önemini yitirdiği gibi Rus halkının çoğu daha güvenlikli yerlere özellikle kuzeye göçe başladılar. Zamanla kuzeydeki Suzdal Rusyası artan nüfusla gelişerek Moskova Knezliği'nin temelini oluşturmaya başladı. Bu ara Kiyev kınezliğide siyasi önemini yitirdi. Kıpçaklar Ruslara karşı gösterdikleri askeri başarıyı XIII. yüzyılda gelişen Moğol İstilası karşısında gösteremediler. Hızla ilerliyen Moğol istila orduları karşısında Ruslarla ittifak yapmak zorunda kalan Kıpçaklar 31 Mayıs 1223 yılında Kalka Irmağı boyunda Moğol ordularına yenilerek dağıldılar Kıpçak başbuğu Kotan Han kırkbine yakın tarafları ile Macaristan'a çekekilrek orada çeşitli bölgelere yerleştiler. Bir süre sonra Hristiyanlığı kabul edip yerleşik hayata geçtiler zamanla yerli halk arasında asimile olarak siyasi ve kültürel kimliklerini kaybettiler.

Kıpçaklar Kafkaslarda 150 yıldan fazla eğemen oldular, bu süre içinde Türk kültürü açısından çok önemli oluşumlar yaşandı. Kafkaslar doğudan batıya doğru yapılan büyük göç yolları üzerinde bulunuyordu. Bu nedenle büyük nüfus ve kitle hareketleri sırasında birçok boy ve obalar bu bölgelerde yerleştiler. Kıpçak egemenliği sırasında ise yöreye bol miktarda Türk Kökenli göçmenler geldi. Karapapaklar, Peçenekler, Avarlar, Bulgarlar, Macar ve Oğuzlar'dan oluşan çeşitli boy ve obalar. Kıpçak eğemenliğinde Kafkas Türklüğünün doğmasına neden oldular.

Şiveleri, gelenekleri inançları, edebiyat ve sanatı ile Türk Kafkas kültürü yeni bir senteze doğru olgunlaşma sürecine girdi.
Bu yıllarda Hunlar ve Göktürler düzeyinde yeni bir Türk ili kurulmak üzere idi. Kınık boyunun teşkilatlandırdığı çeşitli Türk boyları, Gaznelileri 1040 yılında Dandanakan savaşında yendikten sonra şaşılacak kadar kısa bir süre içinde eğemenliklerini genişlettiler. Tuğrul ve kardeşi Çağrı Bey'in gayretleri ile gelişen Büyük Selçuklu birliği Göktürklerden sonra kurulan en büyük Türk ili olarak yüzyıla yakın bir süre egemenliklerini korudular.

Tuğrul Bey'in ölümünden sonra Selçuklu tahtına Çağrı Bey'in oğlu Alp Arslan geçti. Bu yıllarda Karapapaklar Kür boylarındaki yurtlarında bulunuyorlardı. Borçalı boyu arasında Hıristiyanlık yayılmakta idi. Boyun başında Gregoryan Hıristiyanlığı benimsemiş İI Gürgen vardı.

Alpaslan ise Tuğrul Bey zamanında başlayan Anadolu'nun fethini tamamlamak istiyordu. Azerbaycan ve Dağıstan'ın üs olarak kullanılmasının çok yararlı olacağı düşünülüyordu.
Bu nedenle Başkent Rey*den hareket eden Alpaslan Azerbaycan'a girdi. Tuğrul Bey zamanından beri Anadolu'da bulunan ve Selçuklu akınlarını yöneten Kardeşi Yakuti ile Emir Tuğtekin ve birçok Türkmen boyları da kendisine katıldılar. Alpaslan 1064 yılında Nahçıvan'a geldi. Teknelerden oluşan bir köprüyü kullanarak Aras Nehrini geçti. Burada ordusunu iki kola ayırdı. Bir kol Lori üzerine yürüyerek Ermeni prensliğini vergiye bağlarken Diğer bir kolda Tiflis-Çoruh arasındaki bölgeleri alarak Gürcistan'ın Kuzeyine kadar ilerledi.

Bu sırada Selçuklu akıncı birlikleri Kür'ün Cek kolu üzerinde bulunan Kueliskür'e kadar etkinliğini sürdürdüler. Sultan'ın bizzat yönettiği kuvvetler Şavşattan güneye doğru geniş bir yay çizerek Panaskert Kalesini ele geçirdi 1064 Temmuz ayı içinde Kür Irmağı boyunda önemli bir Gürcü kalesi olan Allaverdi teslim oldu. Bu savaşlar sırasında Kür boyunda yaşıyan Karapapaklardan Müslüman olanlar diğer Türkmenlerle birlikte Selçuklulara katılmışlardı. Borçalılardan Hristiyan olanlar ise kesin bir tavır belirliyemediler. Fakat büyük bir disiplin ve düzenle ilerliyen kalabalık Selçuklu kuvvetlerine boyun eğmek zorunda kaldılar. Alpaslan Karapapak başbuğu İI Gurgen'in kızı ile evlendi. Bir süre sonra Hristiyan Borçalılar toplu olarak İslam Dini'ne girdiler. Çok hoşnut kalan sultan bunların tüm kiliselerini camiye çevirerek bulundukları bölgelerde yaşamalarına izin verdi. Artık Karapapaklar Selçukluların yüksek egemenliğini kabul etmişlerdi.

Selçuklu ileri harekatı sırasında Gürcü Pirensi IV Bagrat sultana bağlılığını bildirince Alpaslan ileri harekatı durdurarak Aras Havzasına geldi. Bizans kuvvetlerinin şiddetle savunduğu Anberd'i ele geçirdikten sonra sürmeli ovasını, Hagios ve Georgio kalelerini teslim aldı. Bu arada sultanın oğlu Melikşah ile veziri Nizamülmülk Hristiyanların önemli merkezlerinden Meryemnişini aldılar.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: KIPÇAK EGEMENLİĞİNDE KARAPAPAKLAR

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:21

Alpaslan ise Arpaçay üzerinde kurulmuş ve çok iyi donatılmış Ani üzerine yürüdü. Kenti Bagrat ve Grigor isimli iki Bizanslı general savunuyordu. Kaleyi kuşatan Selçuklular bir taraftan lağımlar kazarak kaleye yer altından girmeye çalışırlarken diğer taraftan tekerlekli yüksek kulelerin yardımı ile özel mancınık birliği kaleyi dövmeye başladı. Kentin bütün ikmal yolları tutulmuştu. Stratejik önemi olan tepelerden okçular sürekli olarak ok atışları ile kalede-kilere güç anlar yaşatıyorlardı.
Kent bu kuşatmaya dayanamıyarak teslim oldu. Alpaslan Ani'nin idaresini Muhammed bin Mansura, Vangölü ve Nahcivan dolaylarını Ebu Dülefe Gürcüstanın doğu taraflarını Gence valisi Fadlan'a verdi.

Gürcistan, Dağıstan ve Azerbaycandaki fetihler sonunda Müslüman Karapapaklara Terekeme denilmeye başlandı. Terekeme "Türkmen" sözcüğünün çoğulu olup Türkmenler anlamına gelmektedir. Daha önce Müslüman olan Oğuzlar'a Türkmen denirken Karapapaklara'da Terekeme denmiştir. Terekeme aslında Kıpçak yönetiminde yaşıyan Kür boyu Türk obalarının tamamına verilen genel-bir isimdir. Yine bu bölgenin Arap fütühatı sırasında Terki Mekkelilerce yönetilmesi terekeme isminin giderek yerleşmesine neden oldu.

Terki mekke kavramı bir bakıma Terekeme sözcüğüne kudsiyet ve asalet kazandırdı. Karapapak deyişi çok az kullanıldığı gibi bazı obalarda tamamen unutuldu.
XII. ve XIII. yüzyıllara geldiğimizde Borçalı ve Kazaklı Uruğları artık Terekeme olarak adlandırılıyordu. Ozan Emrah Şiirlerinde Terekeme güzellerinden söz ediyordu. Aşık Garip Kazak çayı boylarını Terekeme yaylaları diye övüyordu. Evliya Çelebi bu bölgede Türkçe konuşanlara Terekeme adı verildiğini yazıyordu.

Büyük Selçukluların genişleme çağında Kıpçaklar önemli bir varlık gösteremediler. Selçukluların yüksek hakimiyeti altında yaşamaya devam ettiler Kıpçaklardan Emir Şemseddin İldeniz Bey Azerbaycan Genel Valisi idi. Bu görevi sırasında Gürcü ve Abazalara karşı çıkanları teşkilatlandırarak Şirvan ve Arran'ı almıştı. Ayrıca Selçuklu sultanı Tuğrul'un dul eşi ile evlenerek siyasal gücünü arttırdı.

Büyük Selçuklu devleti 9 Eylül 1141 yılında Katvan savaşından sonra hızla gerilemeye başladı Son hükümdar sultan Sencer'in 1157'de ölümünden sonra bir asırlık parlak bir geçmiş tarihe karıştı. Yerinde Birçok irili ufaklı devlet ve atabeylikler kuruldu.

1. Irak Selçukluları 1119-1194
2. Suriye Selçukluları 1079-1117
3. Kirman Selçukluları 1048-1186
4. Anadolu Selçukluları 1075-1308
5. İldenizoğulları Atabeyliği 51146-1225) Azerbaycan, Avran, Cibal ve Kuzeybatı İran'da varlığını sürdürdü başkenti Tebriz'dir.
6. Salgurlular Fars Atabeyliği (1148-1286) İran'ın fars bölgesinde kurulmuş olup başkenti Şiraz idi.
7. Zengiler Atabeyliği (1127-1222) Musul ve El cezire taraflarında kurulmuş olup başkenti Musul'dur
8. Börioğulları (1104-1154) Güney Suriye'de kurulmuş olup başkenti Şam'dır.
9. Beytekin oğulları (1144-1232) Urfa, Havvan, Şehrizor, Tekrit dolaylarında kurulmuş olup başkenti Erbil'dir.

Büyük Selçuklulardan sonra bu ismini saydığımız yörelerde bağımsız siyasal kuruluşlar ortaya çıktı. Azerbaycan genel valisi İldeniz Bey bölgede bağımsız bir devlet gibi hareket etmeye başladı. Selçuklu şehzadeleri arasındaki taht kavgalarına karışarak Karısı Mümine Hatun'un sultan Tuğrul'dan olan oğlu Aslan Şah'ın Sultanlığını destekledi16 Genceli Nizami ve Abu 1 Ala ile Şirvanlı Hakani ve Falaki gibi ünlü yazar ve şairler onun himayesinde yetiştiler.

Terekemeler de 1225 yılma kadar İldenizlere bağlı olarak yaşarken bu tarihten sonra Tüm Azerbaycan ve Dağıstan Harezmşahlar'ın kontrolüne girdi.
Selçuklular ve İldenizoğulları'nın eğemenlik yıllarında Azerbaycan Dağıstan ve Kür boyları hem Türkleşme hemde Müslümanlaşma sürecini dolu dolu yaşadılar Nahcıvan, Şirvan, Mugan, Erivan Güney Azerbaycandaki Tebriz, Meraga, Erbil, Halhal, Cibal ve Irak-ı Acem bölgesi Bütün Kür ve Aras Boyları ile Urmiye Gölü ve Sürmeli Ovası tarih içinde birer Türk yurdu haline geldiler.

Bu yıllarda Kıyat Böricigin Soyundan Moğol Kağanı Çingiz (Temuçin) Çin ve Orta Asya'yı eğemenliği altına aldıktan sonra batıya doğru ilerlemeye başlamıştı. Cebe ve Sabutay'ın yönettiği Moğol kuvvetleri kısa bir süre içinde Kıpçak bozkırlarını ele geçirdiler. Daha sonra Harezmşahlar üzerine yürüyen Moğol orduları karşısında Harezmşah Celaleddin yenilerek Anadolu'ya kaçmak zorunda kalınca ülkesi tamamen Moğol egemenliğine girdi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Kıpçak Boyu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir