Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çepni Boyları

Burada Çepni Türkmenleri hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Çepni Boyları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2012, 20:12

Çepni Boyları

Bilindiği gibi Çepniler'in bir kısmı Alevî'dir. Yine bilindiği üzere Alevîler de Müslümandır. Alevî demek Hazret-i Peygamberin amcasının oğlu ve aynı zamanda güveyisi Hazret-ı Ali ile çocuklarına bağlı olan ve bu yüzden sahabeden Ebubekir, Ömer ve Osman'ın halifeliğini kabul etmeyen demektir. Anlaşılacağı gibi bunun da İslâm dininin ilkeleri ile hiç bir ilgisi yoktur. Yani bundan dolayı da Çepniler Müslümanlıktan çıkmış sayılmaz. Bugünkü İranlılar'ın da aynı inanışta oldukları malumdur. Bu arada bazı Çepni yurttaşlarımız bana dediler ki: "Sünniler Çepni diyerek bizi küçümsemek için bir çok üzücü sözler söylüyorlar. Bunun üzerine ben de:'' "siz de onlara şöyle cevap veriniz dedim : Biz Oğuz Çepni boyundan olduğumuz için büyük bir gurur duyuyoruz. Çünkü Anadolu'nun yani bu ülkenin ebedî bir Türk yurdu haline gelmesinde atalarımız olan Çepniler pek mühim roller oynamışlardır". Pekiyi siz kimsiniz?"

1. Atçeken Çepnileri: Kitabımızın I.Bölümünde Atçeken Çepnileri hakkında da bilgi verilmişti. Burada bu Çepniler'e dair biraz daha bilgi verilecektir. Daha önce de belirtildiği gibi, Akşehir, Aksaray, Ereğli ve Karaman şehirleri arasındaki bozkır'da yaşayan oymaklara veya onlardan mühim bir kısmına At Çekenler deniliyordu. Çünkü bu oymaklar Selçuklular devrinde devlete vergi olarak yetiştirdikleri "güzel" atlardan veriyorlardı. XV. ve XVI. yüzyıllarda At Çeken oymakları vergilerini artık aynî yani at olarak değil, nakdî yani akça olarak ödüyorlardı. Onların yetiştirdikleri atlar yabancı müellifler tarafından "güzel atlar" ve "soylu atlar" denilerek öğülür. Hatta Mısırlı bir müellif bu atların Arab atlarından daha değerli olduğunu yazar .

Tabiî bu soylu atların yanında sık, sık ak renkli koyun sürüleri de bozkırı süslüyorlardı. At Çekenler şüphesiz manevî kültür sahibi de idiler. Gerçekten yüzyılımızın birinci yarısında Konya bölgesinde çok çağırılan Eşme Kaya'nın Kavakları Gölgeli, Develi,2 İnce Çayır (?) ve Sille gibi Türküler'in ova bölgesinde yakılmış olduğu anlaşılıyor.

Atçekenler XVI. yüzyılın birinci yarısına kadar Eski İl, Turgud ve Bayburt olmak üzere üç kazaya ayrılarak idare edildiler. Aynı yüzyılın ikinci yarısında ise kazaların sayısının 7'ye çıkarılmış olduğu görülüyor. Bu 7 kazanın adları şunlardı: Eski İl, Turgud, Bayburd, İn Suyu, Mahmudlar, Turgud'dan Bölünmüş Kureyş Özü, Bayburd'dan ayrılmış diğer Kureyş Özü. Bunlardan Eski İl, kuzeyde Koç (=Koş) Hisar gölüne dökülen İn Suyu'ndan başlayıp Karapınar'ın güneyinde, ve Karaman'ın az kuzey doğusundaki Akçaşehir'e kadar uzanan topraklardan teşekkül etmişti. Koç Hisar gölünün güney kıyısına yakın Eski İl köyünün bu kazanın merkezi olduğu sanılıyor.

Turgut bu kazada Akşehir gölü'nün kuzeyinden başlayıp Karaman şehrinin batısında ki Gaferiyat kasabasına kadar giden toprakları içine alıyordu. Bayburt ise Ereğli'nin güney batısında ve Karaman'ın doğusundaki yörenin adı idi. Diğer adı geçen kazalar bunlardan ayrılarak meydana getirilmişti. Mesela İn Suyu, İn Suyu Çayı ile İn Suyu kasabasının bulunduğu yerlerden meydana gelmişti. Mahmudlar, Karaman'ın batısındaki Gaferiyat yöresine deniliyordu . Kureyş Özü'ne gelince bu da tabiî, Karaman'ın doğusundaki Kureyş adlı köyün bulunduğu yer ve çevresidir. Buradaki Öz (< Ögüz= Irmak) vâdi, çay, ırmak manasına gelmektedir.

At Çeken oymakları arasındaki Çepniler Eski İl ile Turgud kazalarında yaşamaktadır. Yavuz Selim Han devrinde (1512-1520) bu Çepniler'in oturdukları köylerin adları, vergi nüfusları ve vergileri şöyledir:

A. Eski İl
Köyün AdıVergi NüfusuVergisi Diğer Hususlar
1Çanak (?) ve Düzmüş (öbür adı Vasad)283089 (akça) 3 sipahizâde var.
2Arık Arası (?)4230
3Germasun131656
4Elgen Argı4308
5Alihan Argı10594
6Âdemler Köyünde ki
Çepni Cemâati452524
7Bezirci, Memertaş Danişmend ve Kumar (?) ekinlikleri27864
8Kanak (?) öbür adı Kaynar (?)10363


“Kancık (?) ve Düzmüş ve.... Danişmendlu kadimî yurdlarıdır ve Kızıl Yer ve Diltek (?) ve Boz Burun ve Tur Ali köyü mecmunun yurdlarıdır. Amma bu yıırdlarda kabîle-i Çepni'den Sakallar fırkası (?) dahi müşterektir; anlarun dahi yurdlarıdır. Ol cematın bahsinde dahi işaret olmuşdur. Ve Çepni cemaatinden Gökez (?) Oğulları2 ve Bahâeddin oğlanları dahildir. Anlarun dahi yurdlarıdır. Ve Karaca Dağ'da Orak (?) yürilse Cemâat-ı Çepni'nin ve Karaca Dağlı’nın ekinliğidir"

B. Turgud

AdıVergi NüfusuVergisi
Çepni Cemâati651270 akça


“Bayırca (?) Kuyu, Çukur Hisar ve Turaklu ekinlikleri yurdlarıdır. İçinde olan pınarları da suvatlarıdır1.

C. Koş Hisar (= Koç Hisar)

Çepni Cemaâtı 133

Bu Çepniler Koç Hisar yöresinde yaşayan Orunguş topluluğu arasında bulunmaktadır. Bu Orunguş topluluğu da Koş Hisar bölgesine Çukur Ova'dan gelmiştir. Bu sebeple onunla birlikte yaşayan Çepni oymağının da Çukur Ova'dan geldiğinden şüphe edilmez. Hatta bu Orunguş oymağının (bazan adı Onguş şeklinde de yazılıyor) Çepni asıllı olması pek muhtemeldir2. Nitekim Çukur Ova'nın Saruçam yöresinde küçük bir Çepni topluluğunun (23 vergi nüfusu) Mesudlu adlı daha küçük bir topluluk ile birlikte yaşadığını biliyoruz.

III.Murad (1574-1595) devrinde yazılmış son At Çekenler defterinden, Çepniler'in nüfuslarının büyük bir artış göstermiş olduğu gibi, onların Mahmudlar kazasında yaşadıkları da anlaşılıyor. Mahmudlar kazasının Karaman'ın batısındaki Gaferiyat yöresi olduğu ve Turgud kazasından bölündüğü daha önce söylenmişti.

Resim

At Çeken yahut Karaman ili Çepnileri Sünnidir. Bunu da, anlaşıldığı üzere, aralarında Bekir, Ömer ve Osman adlarım taşıyanların bulunmasından alılıyoruz.

Eski İl Çepnileri Yavuz Selim devrinde tamamiyle yerleşik hayata geçip çiftçilik yaptıklarından el-galle adıyla tahıl vergisi ödedikden sonra çift resmi, caba resmi, bağ resmi gibi vergiler de vermekte, bunlardan başka kendilerinden koyun vergisi (resm-i ganem) ve bâd-ı hava da alınmakta idi.

Mahmudlar kazasındaki Çepniler'e gelince onlar, ÜI.Murad devrinde de ekin ekmemekte ve eskisi gibi at ve koyun yetiştirmekte idiler. Bundan dolayı onlardan Badıhava ile gelin vergisi (bâdıhavâ ve resm-ı arûsiyye), koyun ve at vergileri alınmakta idi.

Taşıdıkları Türkçe isimlere gelince, onlar da diğer At Çeken oymakları gibi, Yavuz Selim devrinde Er Doğdu, Ulaş, Bilmiş, Turgud, Kılağuz, Karaca, Temür Han, Güvendik, Kum Eri, Er Han, Tanrıvermiş, Turmuş ( > Durmuş), Kaya, Aydın, Gün Doğmuş, İl Aldı, Sarı, Satılmış, Armağan, Saruca, Aygud, Sevündük, Ay Doğmuş, Oğur, Turhan, Karaman, Toğan, Çalap Vermiş, Sevünç, Turak, Tonrul ( > Donrul=Tuğrul), Hisar Beğ, Gün Doğdu, Tursun, Yeni Beğ, Ayna Beği, Bayramlu, Boz Ok, Budak, Çalap Verdi, Arslan, Bulduk, Urhan (=Orhan), Çoban, Tatar, Gökçe, Oğuz Han, Çelebi, Kılıç, Kara Hoca, Bilmiş, Kazancı, Türkmen, Gördü, Saru Han, Kara Savcı, Yahşi, Kadem Eri gibi adların taşındığı görülüyor . Anlaşılacağı üzere, şimdi de bu isimlerin pek çoğu ad ve soyadı olarak ülkemizde kullanılır.

Diğer taşınan isimlere gelince bunların hemen hepsi de şimdi taşınan İslâmî adlardır.

At Çeken Çepnileri'nin sonu ne olmuştur? Maalesef bu soruyu kesin bir şekilde cevaplandırmak mümkün değildir. XVI. yüzyılın sonlarında başlayarak bilhassa XVÜ.yüzyılın başlarında da devam eden Celâlî ayaklanmaları Atçeken oymaklarını da dağıtmış, pek

çok Atçeken köylerini harabetmiş ve Atçeken yurdunu boş ve ıssız bırakmıştı. Bu sebeple Anadolu'nun doğu uçlarında oturan Cihan Beğlü, Omeranlu gibi Kürd aşiretleri çok sonraları gelip Atçekenler'in yurdlarında kolayca yerleşmişlerdir.

2. Balıkesir Çepnileri: Bu Çepniler'in geçmişlerini iyice bilmekte idim. Onların Karesi (Balıkesir) yöresinin nerelerinde yerleştikleri hakkında Kâmil Su Bey tarafından yayınlanmış olan Balıkesir civarında Yörük ve Türkmenler adlı Balıkesir Kadı sicillerinden meydana gelmiş vesikalar mecmuasında ve bilhassa Kadıoğlu İsmail Hakkı’nın Çepniler Balıkesir'de adlı kitabında yeter derecede bilgi bulabileceğimi ümid ediyordum. Gerçekten Merhum Kâmil Su Bey, yine vesikalara dayanarak oymakların muhtemel iskân yerlerini göstermiştir. Kadıoğlu İsmail Hakkı Bey'in kitabında bir liste var ise de bu liste sadece Çepniler'e ait olmayıp Balıkesir yöresindeki bütün Alevî köylerini ihtiva ettiği söylenen bir cedveldir. Bu sebeple Çepniler'in oturdukları köylerin adlarını öğrenmek için 1991 yılı Eylül'ünün sonlarına doğru Balıkesir yöresinde bir araştırma gezisinde bulundum.

Tecrübelerimiz dolayısı ile Balıkesir Çepnileri'nden mazileri hakkında herhangi bir bilgi elde edeceğimi sanmıyordum. Öğrenmek istediğim husus sadece oturdukları köylerin adları idi. Yalnız bu hususta bilgi vermeden önce bu Çepniler'in mazileri hakkında mühim bazı hatırlatmalar yapmam yerinde olacaktır.

XV. ve XVI. yüzyıllarda Karesi sancağında öbür ismi Ağaç şeklinde okunan tek bir Çepni adlı bir köy vardı.. 11 vergi nüfuslu olan bu küçük köy de Giresun adını taşıyan kazaya bağlı idi . Bu Çepni köyü de ya Karasi bölgesini fetheden Türkmenler arasındaki Çepniler'e veya Halil Ece Bey ile Dobruca'dan Anadolu'ya dönen Saru Saltuk Dede Türkmenleri arasındaki Çepniler'e ait olabilir. Fakat bu ihtimal çok zayıftır. Karasi sancağına komşu Hüdâvendigâr (Bey sancağı= Bursa vilâyeti) sancağında 7 Çepni adlı köy vardır. Karasi'deki köy, bu köyler gibi Osmanlı fethine kalabalık bir

şekilde katılmış Çepniler'e ait de olabilir (en kuvvetli ihtimal budur).

Ancak şu hususu kesin olarak bilmeliyiz ki XVI. yüzyılda Karesi (Balıkesir yöresi), Hüdavendigâr, Saruhan (Manisa) ve Aydın sancaklarında Çepni adlı hiç bir oymak yoktu. XVÜ. yüzyıl ve sonraki zamanlarda adı geçen sancaklarda görülen Çepniler oralara doğudan gelmişlerdir.

Bu incelemenin başlarında XVI.yüzyılda Haleb Türkmenleri arasındaki Çepniler'den söz edilmiş ve görülmüştü ki, Haleb Türkmenleri arasındaki Çepniler'in bir kolu Anteb'in kuzey doğusundaki Rum Kale yöresinde oturuyor, ikinci kol, Antakya'nın kuzeyinde bulunan Gündüzlü'de yaşıyor ve nüfusu en az kol da doğuda bir yerde (muhtemelen Boz Ulus arasında) bulunuyordu. 1570 yılında Rum Kale yöresinde oturan Çepniler'in nüfusları çok artmıştı (397 vergi nüfusu). Gündüzlü'de bulunan kol da 29 ve 16 vergi nüfusu olmak üzere iki obaya ayrılmış ve Başım Kızdılu adını taşımıştır. Sultan İbrahim devrinde (1640-1648) Rum Kale yöresindeki Çepniler 6 oba halinde ve Deniz Kethüda'nın idaresinde yaşarlarken Başım Kızdılu adını taşıyan obaların Adana, Saru Han ve Aydın vilayetlerinde sâkin oldukları görülüyor. Bu Başım Kızdılular'ın, adı geçen vilâyetlere neden ve ne zaman gittikleri bilinemiyor. Buna göre Manisa ve Aydın'daki Çepniler'in çoğu veya mühim bir kısmı Başım Kızdılu oymağından gelmektedir.

Rum Kale yöresindeki Oturak Çepni (yani yerleşmiş, göçer değil) adıyla anılan Haleb Türkmenleri'ndeki ana Çepni kolu 1690 yılında Avusturya'ya açılan sefere çağırıldılar .

XVI. yüzyıldaki ünlü Türkmen topluluklarından biri de Boz Ulus idi. Boz Ulus kışın Mardinin epeyce güneyindeki çöl bölgesinde kışlıyor, yazın ise Erzincan-Erzurum arasındaki yörede yaylıyordu. Bu Türkmen topluluğu 3 koldan meydana gelmişti: Ak Koyunlu oymaklarına mensup obaların kolu, Dulkadırlı oymaklarına mensup obaların kolu ve Haleb Türkmenleri oymaklarına mensup obaların kolu.

Bir de Sivas'ın güneyindeki topraklarda yaşayan Yeni İl vardı.

Yeni İl de Dulkadırlı oymaklarının obaları ile Haleb Türkmenleri oymaklarına mensup obalarından teşekkül etmişti.

Osmanlı devleti Tayy ve Aneze gibi sayıca pek çok Arab oymaklarının (=Urbân) Ur fa, Mardin ve Haleb yöresindeki köyleri tahrib etmelerini önlemek ve başta Bağdad'dan Haleb'e gelen kervanları soymalarına son verdirmek için Haleb Türkmenleri, Yenil İl ve Boz Ulus kalıntısına mensup oymakları 1691 yılında Urfa'nın güneyindeki Belih çayı boyunca yerleştirmeye başladı. 1691 (=1102) tarihinde Tatalu, Kuş, Acurlu, Kara Şeyhlü ve Güneş, Kazlı, Elçi, Kılıçlı ve Çepni adlı sekiz oymak Rakka bölgesinde yerleştirilmiş ve bunların yerleştirildikleri yerlerden Göynük yolu ile Orta Anadolu'ya girmemeleri için bazı tedbirler de alınmıştı.

Buradaki Çepni oymağı, muhtemel olarak, Haleb Türkmenleri Çepnileri'nin göçebe hayatını sürdüren bir koludur. Dil Çepni adlı Yeni İl'e bağlı diğer bir Çepni obasının ise Rakka iskânına katılmaya mecbur tutulduğuna dair bilgi yoktur. 1700 yılında Bahadurlu, Dil Çepni ve Kara Mürselli oymaklarının boy-beğileri kethüdâ ve ileri gelenlerine gönderilen hükümlerde onlardan Rakka'dan kaçanları himaye etmemeleri isteniyor . Bu Dil Çepniler hakkında daha fazla bilgiye sahip değiliz.

Rakka'ya yerleştirilen Çepniler bir ara veya pek az sonra Cerid (başında Musa, Ömer, İsmail ve diğer kethüdalar vardı), Köçeklü (başında Ali ve Zeynelâbidin kethüdalar var), Yapaltun? (başında Ömer kethüda var), Tacirlû (= Tecirli, başında Pîrdâl oğulları, İsmail, Ali, Mehmed ve başkaları var), Harbendelü (başında Yakub Kethüda var), Karaca Arablar, Acûrlu oymakları ile birlikte Ankara'ya bağlı Keskin kazası topraklarında bulundular. Onlar orada Receblü Avşarı arasında yaşıyorlardı . Hatta bu oymaklar'dan dönmeleri için rehineler alınarak Amasya, Çorum, Çankırı, Kalecik ve Kayseri kalelerine konulmuştu (1706 yılında). Çepniler'den 6 kişi Çorum kalesine, iki kişi de Amasya kalelerine gönderilmişlerdi. En çok rehineler ünlü

Cerid boyundan alınmıştı . Fakat çok geçmeden bu rehineler kale dizdarları tarafından salıverildiler .

1728 (1141) yılına ait bir hükümde Rakka'ya yerleştirilen Türkmen oymaklarının şuraya buraya kaçarak dağıldıkları anlatılırken Kantemir Çepnisi'nin de Bergama taraflarına gittikleri bildiriliyor . 1935 yılında Bigadiç'in El Yapan köyünde eşraftan Kâmil Ağa Zâde Haşan Çavuş'un elinde bulunan iki berattan birinde Boz Ulus Türkmeni mukataasından müfrez Edebiye? canibinde sâkin Çepni Kantemir mukataasının malikâne mutasarrıfları olan iki kişinin arzuhal vererek açık bulunan boybeğiliğinin, (mîr aşiretliğin) Satılmış'a tevcihi rica ediliyor ve bu rica da yerine getiriliyor. Berat 2 Rebiyülevvel 1201 (=23 Ocak 1786) tarihlidir . Başı ve sonu eksik olun ikinci beratta Bergama, Sındırğı ve Sincan (Hüdâvendiğâr sancağında) adları geçiyor .

Zikredilen bu vesikalar şimdi Bergama ve Balıkesir bölgesinde yaşayan Çepniler'in Kantemir Çepnileri'nin torunları olduğunu gösteriyor. Buna göre Kantemir Çepniler'i Balıkesir yöresine XVÜI. yüzyılın birinci yarısının ortalarında gelmişlerdir.

Bugün Balıkesir yöresi ile Bergama ve Manisa yörelerindeki Çepniler köylerde yaşamakta olup çadır hayatı sona ereli bir asırdan fazla olmuştur. Hatıralara göre onları ve diğer oymakları yerleşik hayata geçiren Ahmed Vefik Paşa'dır. Hatta Ahmed Vefik Paşa çadırlarını yırttığı için oymaklar ona "Çadır Yırtan" lakabını vermişlerdir'. Onların çadır hayatının geçen yüzyılda ortadan kalktığında şüphe yoktur.

Çepniler'in İktisadî durumlarının iyi olduğu görülüyor. Başlıca çiftçilik, besicilik, sütçülük, arıcılık ve meyvecilik ile meşgullardır. Eskiden en iyi sağ yağı Balıkesir pazarlarına onlar getirirlermiş.

Köylerdeki evlerin çoğunda veya belki hepsinde televizyon olduğu gibi, buz dolabı da vardır. Bir çok evde ısınmak için elektrik sobasının kullanıldığı da görülmüştür. Evlerin ekserisinde tüpgaz kullanılıyor. Kısaca şehirlilerin, evlerinde kullandıkları âlet ve vasıtaların hepsi onlar tarafından da kullanılıyor.

Nüfusu az Çepni köylerinde bile 1'er okul olduğu gibi, büyük köylerde de ilk okuldan başka orta okul da vardır. Bu okullara kız çocuklarının da, erkek çocuklarının yanında istekle devam ettiklerini görmek bizleri gerçekten son derece sevindirmiştir.

Balıkesir kazaları ile İzmir'e bağlı Bergama ve Manisa'ya bağlı Soma kazasındaki Çepni köyleri şunlardır.

BALIKESİR

A. Merkez Kazaya Bağlı Köyler:

1- Karamanlar .

2- Çukur Hüseyin

3- Bahçe Dere (Kavak Başı)

4- Çoraklık (Çiğner)

5- Ayna Oğlu

6- Düpecik

7- Ortamandıra

8- Kabuk Dere (Söğüt Kırı)

9- Deliklitaş

10- Yaylacı k

11- Köteyli (Yörük de var).

12- Gökçeören

13- Macarlar

14- Kuşkaya

15- Yeşiller .

B. Bigadiç'e Bağlı Köyler:

16- İnkaya

17- Çiftlik

18- Güvem

19- Akyar

20- Elyapan .

21- Yumruklu

22- Kozpınar

C. Sındırgı:

23- Cehennemdere (Koca Sinan)

Ç. Kepsııt:

24- Armutlu

D. Susurluk:

25- Danaveli

E. Manyas:

26- Kapaklı

27- Kalebayırı

F. İvrindi:

28- Soğan Bükü

G. Balya:

29- Koca Bük

30- Değirmendere

İZMİR

A. Bergama:

1- Sarıdere

2- Narlıca

3- Tepeköy

4- Piynarköyü .

5- Pınar

6- Karalar .

7- Deliktaş3.

B. Mustafa Kemal Paşa:

8- Hamza Baba

9- Zeamet

MANİSA

A. Saruhanlı:

1- Çepni Harmandalı

2- Çepni Muradiye

3- Kemiklidere

4- Tirkeş .

B. Akhisar

5- Sünnetçiler

6- Yatağan

C. Turgutlu:

7- Çepnibektaş

8- Çepnidere

9- Gökgedik

Ç. Soma:

10- Karaçam

11- Ularca

AYDIN

A. Merkez:

1- Terziler

B. Söke:

2- Sofular

3- Helvacılar

C. Tire:

4- Çayırlar (yahut Çaybaşı).

Çepni köylerinin hangi kazalara, bazan da illere bağlı olduğunu tesbit etmek beni epeyce uğraştırdı ve zamanımı aldı. Fakat yine de hata yapmış olabilirim.

Anlaşılacağı üzere, XVI. yüzyılda Haleb Türkmenleri arasındaki küçük bir Çepni oymağının nüfusları az bir iki kolu batıya göçediyor ve zamanla onlardan elli denfazla köy meydana geliyor.

Çepniler, Balıkesir yöresinde 1724 yıllarında görünmüşler ve köy-

Kilerin ekinlikleri ile bağ ve bahçelerine zararlar verdikleri için bu zararları ödendikten ve suç işleyenlerin cezaları verildiktten sonra bir ferdi kalmamak üzere iskân yerleri olan Rakka'ya sürülmeleri emredilmiştir: "Tavâif-i Türkman'dan Çepni dimekle maruf (“tanınmış) Cemâat (=topluluk) bir kaç seneden berü Balıkesrî kazasında vâki karyeler etrafında hayme (kıl çadır) ve hargâhlariyle (derimevleriyle) sâkin olup ehali-i kuranın (=köylülerin) hezâr (pek çok) zahmet ve meşakkatla hasıl eyledikleri (=elde ettikleri) mezruât (=ekin) bağ ve bahçelerini hayvanlarına itlaf (= telef) ve izaat (zâyi ettirip) ve mevâşilerinin (=hayvanlarının) çeragâhlarını ziyâde haşarat edüp cümleye isal-ı mazarrat (zarar verdirdikten) ve haşarat eylediklerinden ma'da (başka) her biri kendü emsali şekavet bîşe (kendisi gibi eşkiyalık eden) ve fezahat endîşeler (kötülük düşünenler) ile bigayr-i hakkın (=haksız yere) gâret-i emvâlde (malları yağmalamada) muhadenet-i ittifak (=biılik) olmalarıyle bazılarının hayvanlarını sirkat (çalmaya) ve bazılarının dahi âlât ve esbabın (“eşyalarını) gasb u ahzedüp (=zorla alıp) bunca fezahat ve haşarata cesaret ve teaddi (=zulüm) ve tecavüz eylediklerinden beş altı pare karyeler reayasının (5-6 köyün halkından) ekseri perâkende (dağümış) ve bakilerinin dahi ahvaline za'f târi (gelmiş) olduğundan gayri nice bazirgânlarm yoluna inüp kat'-i tarik (yol kesmek) ve katl-i nüfus (adam öldürmek) âdet-i müstemirreleri olmağla bundan akdem (=önce) tâife-i mezbûrenin (=adıgeçen topluluğun=yani Çepniler'in) me'va'-i kadîmelerine (eski yurtlarına) nakl u iskân olunmak üzere iki defa ferman-ı âli sâdır olmuşken yine kaza-i mezbûreden (=yani Balıkesir yöresinden) çıkmayıp yevmen feyevmen teaddileri terakki ve izdiyâd bulmağla. (zulümleri günden güne artmakla) sâlifüzzikr (adı geçen) Türkman tâifesini sen ki Karesi Sancağı mütesellimi mumaileyhsin mübaşeretünle şer'an cezaları tertib olunduktan sonra mahall-i mezburdan ihıac (Balıkesir yöresinden çıkar) ve min ba'd (bundan sonra) kaza-i mezbure dahilinde tavattun ettirilmemek (yerleştirilmemek) üzere Mârruz-zikr (adı geçen) Çepni Cemaati Rakka İskânına (memur) olan tavâif-i Türkman'dan olduğu baş muhasebede mukayyed (yazılı) olmağla... mahall-i iskânları olan Rakka'ya nakl u iskân ettirilüp" denilerek Divân-ı Hümayundan Ernr-i şerîf gönderilmiş ise de bu emr-i şerîf de uygulamamış ve Çepniler Karesi Sancağının güzel topraklarında yerleşip kalmışlardır.

Batı Anadolu'ya Çepniler'den başka doğudan daha birçok veya çok Türkmen oymağı gelmiş ve onlar da bu bölgede kolayca yurt edinmişlerdi. Bunlar gibi, Yörük oymakları da Menteşe (Muğla bölgesi) ve Aydın sancaklarından kuzeye doğru göç ederek onlar da Saruhan, Karesi ve Hüdâvendigâr sancaklarında yerleştiler. Bunlardan Kızıl Keçililer ve Horzumlar (Orta Asya'daki Huvârizm'den) mühim kollar Menteşe sancağındaki yurtlarından göçetmişlerdir.

Bunlardan Kızılkeçililer Karasi ve Hüdavendiğâr (Bey Sancağı) sancaklarında yerleştiler. Horzumlar da Afyon Kara Hisarı ile Bey sancaklarında yurttuttular.

Sonra geçen yüzyıldan itibaren Kafkasya'dan ve Rum eli'nden göçmenler gelip ayni bölgelerde kolayca yerleştiler.

Bütün bu göçler, Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde, Orta Anadolu'da olduğu gibi, geniş ölçüde nüfus boşlukları meydana gelmiş olduğunu gösteriyor. Bu nüfus boşluklarının sebebi nedir? Orta Anadolu ve Çukur Ova bölgeleri için Celali isyanları ve Türkmen oymaklarının başlarına buyruk hareketleri (Çukur Ova'da olduğu gibi) sebep gösterilebilir. Fakat bilhassa Batı Anadolu ve Marmara bölgeleri için aynı sebep ileri sürülemez.

ÖZET

Çepniler hakkında buraya kadar yazılan bilgilerin kısa bir özetini vermek, şüphesiz, yerinde olacaktır.

1- Çepniler Oğuz Eli'ni meydana getiren 24 boydan biridir. Oğuz Eli de Türkiye, Azerbaycan, Irak, Türkmenistan ve Gagavuz Türkleri'nin atalarıdır1.

2- Çepniler'in bütün obaları Anadolu'ya gelmiştir. Bu sebeple Hazar Ötesi Türkmenleri arasında Çepniler'in hiç bir obası yoktur.

3- Çepniler, görmüş olduğumuz gibi, 1277 yılında Sinop şehrini almak için donanma ile gelen Trabzon Rum İmparatorunu gemilerle karşılayıp savaşmışlar ve onu mağlup edip geri dönmeye mecbur bırakmışlardır. Sinop, o zamanlar çok tanınmış bir ticaret limanı idi; Selçuklu devletine mühim bir gelir sağlıyordu. Trabzon Rum İmparatoru da bundan dolayı Sinop'u eline geçirmek istiyordu. Çepniler'in bu başarısı devlet merkezi Konya'da derin bir sevinç uyandırmıştı.

4- Bu başarıdan sonra Çepniler'in Samsun bölgesine doğru ilerleyip oradan Ordu bölgesini fethettiklerini ve burada Bayramlu beyliğini kurduklarını düşünmekteyiz. Fakat bu husus ne olursa olsun yer adları yadigârları Çepniler'in Ordu bölgesinin fethinde mühim bir rol oynadıklarına şüphe bırakmıyor.

5- Çepniler'den kalabalık bir kol da Yukarı Kelkit vadisinde yaşıyordu. Görmüş olduğumuz gibi, bu Çepniler, Trabzon Rum imparatorluğuna güneyden yapılan seferlere katıldılar. Bununla ilgili olarak 1380 yıllarında onların kışlaklarının Yukarı Harşit vâdisin'e kadar gitmiş olduğunu kesin olarak biliyoruz. XV. yüzyılın birinci yarısında ise onların Eynesil-Kürtün-Dereli-Giresun arasındaki geniş bölgenin tamamen kendi tasarruflarında olduğu görülmüştür.

6- XVI. yüzyılda Anadolu'da Çepniler'e ait 43 yer adı tesbit edilmiştir. Bu yer adlarına göre bu boy Kuzey Batı Anadolu (Kastamonu 6 köy, Bolu 5 köy) bölgesi ile Çorum ve Hüdavendigâr sancaklarında yoğun iskân faaliyetinde bulunmuştur.

Çorum yöresindeki Çepni yer adlarından birinin nahiye adı olduğu görülmüştü. Bu husus, umumiyetle, Çepni adını taşıyan nahiye (yöre) de yaşayan halkın çoğunun ve daha muhtemel olarak hepsinin Çepni boyundan geldiklerini ifade eder.

Çepniler, yine yer adları yadigârlarına göre, başlıca Samsun ve Sivas sancakları ile Konya bölgesinde (Konya, Beyşehri, Akşehir ve Karaman) de oldukça kalabalık bir şekilde yerleşmişlerdir.

Esasen son iki yörede XVI. yüzyılda henüz tam yerleşik hayata geçmemiş Çepni oymaklarının yaşadıkları görülmüştü.

Bu yer adları, Anadolu'nun bir Türk yurdu haline gelmesinde

Çepniler'in pek önemli bir rol oynadıklarını açıkça ortaya koyar.

7- XVI. yüzyılda Haleb Türkmenleri'nin Çepni oymağı, Yeni İl ve Boz Ulus arasındaki kolları ile Sivas, Konya yörelerinde yaşayan ve diğer bazı yerlerde de görülen Çepni oynakları ayrı, ayrı incelenmişti.

Bu Çepniler de, Trabzon Kürtün ve Giresun arasındaki büyük Çepni topluluğu ile birlikte, iskân faaliyetlerinde bulunarak, uzun harpler ve fena idare yüzünden Anadolu da meydana gelmiş olan geniş nüfus boşluklarının doldurulmasında da yine pek önemli roller oynamışlardır.

Bütün bu hizmetleri (veya hayırlı işleri) ile de Çepniler milletimizin şükranlarını kazanmışlardır.

Kaynakça
Kitap: ÇEPNİLER, ANADOLU’DAKİ TÜRK YERLEŞMESİNDE ÖNEMLİ ROL OYNAYAN BİR OĞUZ BOYU
Yazar: Faruk SÜMER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Çepni Türkmenleri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir