Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Bu İktidar Devam Ederse... Türkiye İhtilale Gider

28 Şubat 1997 Muhtırası Öncesi ve Sonrası - 34. Bölüm

Burada 28 Şubat 1997 Muhtırası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Bu İktidar Devam Ederse... Türkiye İhtilale Gider

Mesajgönderen TurkmenCopur » 28 Tem 2012, 02:25

"Bu iktidar devam ederse...

...Türkiye ihtilale gider..."

61


Çiller, Talabani ile Barzani'ye sert çıktı! Öyle diyorlar. İki Kürt aşiret reisi de korkudan ne yapacaklarını şaşırmışlardır ya!

(20 Ağustos 1996)

Demirel'in bir kez daha "harika" diye keyifli bir kahkaha atmasına neden olan olay:


"Çiller, 79 valiyi topladı. "Özelleştir diyorsunuz. Ne var ki elde avuçta neyi özelleştireceğiz?" diye sormuşlar.

Hele bir Erzincanlı Recep Yazıcıoğlu var. Söylemediğini koymamış buna. (Demirel gevrek gevrek gülüyor) Bugün de bir zirve var İstanbul'da. Çevik Bir de gidiyormuş galiba. Kuzey Irak sorunu. Bağdat'a giden iki bakan da. MEB Mehmet Sağlam'la Şevket Kazan da..."

SD: "Ne zirvesi?"

CA: "İşte bu toplantıya zirve diyorlar."

SD: "Zırva! Tanıtma fonunu almıştı üstüne. Erbakan gelmeden iade etmiş. On günde nereye ne sarfetti, belli değil. Yalnız sporculara verdiği 5 milyar. Onun dışında ne yaptı acaba diye soran yok. Örtülü ödenek vukuatı var ya."

SD: "Hem nasıl vukuat! Tarihte görülmemiş vukuat!"

CA: "Mısır'a gidiyormuş. Mübarek'in gönlünü almaya çalışıyor."

SD: "Alsın, alsın."

CA: "Nasıl alacak?"

SD: "Müslüman Kardeşlerin başı kimse onunla konuşur. Ona der ki, Mübarek'in gönlünü almaksa maksat, "Oğlum uslu dur".

Pakistan seyahati, dün de söylüyordum ya, tam bir maskaralık.

Orada Gazi Hüseyin Ahmet diye birisi var. İslami Cemaat Başkanı. Bu adamla 2 saat konuşmuş.

Halbuki bu İslami Cemaat Başkanı olan zat silahlı mücadele dahil, Pakistan'daki rejimi yıkıp yerine İslami rejim kurmak peşinde."

CA: "Pakistan zaten şeriat rejiminde değil mi?"

SD: "Şeriatçı, belli ama fundementalist!

Ama, Erbakan'ın bu olayı Pakistanlıları çok burmuş. İki saat baş başa konuşma!"

CA: "Peki konuşmanın içeriği ne?"

SD: "Kimse bilmiyor. Kimseyi almıyor ki konuşmaya.

İşte bu adam, Kahire'ye gider Müslüman Kardeşlerle konuşur, İhvan-ı İslam... Onlara tavsiyelerde bulunur. 'Bu Hüsnü'yü koruyun. Bu bizim arkadaşımız' der.

Hüsnü Mübarek öyle diken üstünde oturuyor ki...

Mübarek Amerika'da öyle büyük muamele gördü ki, şaşarsınız. Çok büyük muamele..."

CA: "Adam orada Amato yasasına bile karşı çıktı. Ama parayı aldı."

SD: "Elimde bir kâğıt var. Tercümesi yapılıyor. Amerika Stratejik Araştırmaları... Zehir zemberek bir şey."

CA: "Tabii Erbakan iktidarı için."

SD: "Evet. 'Bu iktidar devam ederse... Türkiye ihtilale gider' diye açıkça koymuş."

CA: "Yalıyı boyatmışlar, badana parasını ödememişler."

SD: "Niye ödesinler? Enayi mi bunlar?"

CA: "PKK'nın elindeki tutsak askerler?"

SD: "Onların bir kısmı kaçak! Geçmiş oraya. Oraya fiilen geçmiş. Şimdi şöyle bir şiir elden ele geziyor:

Kendisi menapozda/ Çevresi hazırolda/ Rüzgâr gülü misali/ Her gün ayrı bir pozda'..."

CA: "Kim yazmış bunu?"

SD: "Bugünkü Hürriyet'te varmış."

(Erbakan, yurda döndü. "2000'li yıllarda dünyanın ekonomik ağırlık merkezinin Asya'ya kayacağı kabul edilen bir gerçektir. Türkiye'nin bu bölgeyle olan ilişkilerini her alanda geliştirmesi kendi menfaati icabıdır" dedi.)

İşte Türkiye gerçeği, işte bu gerçeği dillendiren Milli Gazete:


"Devlet olma şuurunu yeniden oluşturdunuz.

Hoş geldiniz Büyük Lider.

Ülke sizinle kimliğine kavuştu. İstiklal Harbimizden beri ilk kez bağımsızlık duygusu yeniden ruhlarımızı okşadı. Türkiyemizin dışında bulunduğunuz on gün süre içerisinde, muhaliflerinizin, sizin düşüncelerinizi hayal etmeleri bir yana, ortaya koyduklarınızı kavrayacak çapta bile olmadıklarını hayretle izledik.

Dünya nüfusu içerisinde 1.5 milyarı geçen bir sayıya ulaşan İslam âleminin, yaklaşık 500 milyonluk bir kesimini ziyaret ederek hepimizin üzerine düşen kardeşlik görevini siz yerine getirdiniz. Gittiğiniz her yerde Müslümanların kendi birliklerini kurmaları halinde zulüm dümenini alt edeceklerine dair önemli kariyeler ortaya koydunuz. Yaptıklarınız için size teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyoruz Muhterem Başkan!"

Bu satırları okuduktan sonra; Erbakan'ın ne oldum delisi olmaması olanaklı mı?

Akit, Erbakan'ı şöyle karşılıyordu:

"Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın -Bağdat'ta gördüğü- 'Kur’an'ı ezberleyen mahkûmlara ceza indirimi teklifini' fikir olarak gündeme getirmesi laikçilerden tepki aldı."

Türkiye, REFAHYOL’la öyle bir yola çıkmıştı ki...

Geri dönemezdi!

Sert bir kayaya çarpıncaya kadar...

Kaynakça
Kitap: "Büyüklere Masallar Küçüklere Gerçekler": 10 GERİ GİDİŞE İZİN YOK (28 Şubat)
Yazar: CÜNEYT ARCAYÜREK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 28 Şubat 1997 Muhtırası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron