Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Denktaş'ın Hatıraları - 22-19 Eylül 1964

Burada Rauf R. Denktaş'ın 1964 Yılındaki Hatıraları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Denktaş'ın Hatıraları - 22-19 Eylül 1964

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Tem 2012, 16:43

22-23 Eylül 1964

Türk yolcu otobüslerinin, Lefkoşa’nın Türk kesimine sokulmasına izin verilmiyor, Cihangir, Gönendere ve Nergisli yolcu otobüsleri, Magosa kapısı Rum barikatına durdurularak geri çevrildi.

Rum’un amacı, Lefkoşa’nın Türk köyleri ile ilişkisini tecrit etmek... Açlığa mahkûm ederek direnişi kırmak...

Lefkoşa’nın Türk kesimine geçmek isteyen 9 Türk otobüsünün yolcuları yeniden engellendi.

24 Eylül 1964

Londra’dan, Ömer Sami Coşar’dan haber var;

Londra’da açılacak olan serginin hazırlıkları devam ediyor. En büyük müşkülatımız sergi için uygun bir yer bulmak.

Bir aksilik olmazsa, sergi 10 Ekim’de açılacak. Önümüzdeki yıl için basılacak olan takvimlerin hazırlığına başlandı...

Lefkoşa’dan haberler:

Yalova’dan Lefkoşa Türk çarşısına karpuz taşıyan şoförün pantolonu, Rum polisler tarafından zorla çıkarılarak alındı.

Cihangir’den Lefkoşa’ya inek ve dana getiren Türk şoförler engellendi. Aleminyo köyüne sebze almak için gitmek isteyen Türkler Lefkoşa dışına çıkarılmadı.

Aylardan beri devam eden bu korkunç iktisadi abluka sonucu, Lefkoşa, etsiz ve sebzesiz kalmıştır...

25 Eylül 1964

"Kıbrıs Yüksek Komiserliği" imzası altında. Londra gazetelerinde de, Rumların propaganda amaçlı ilanları yayımlanıyor.

Bu ilanlardan birisi İşçi Partisi’nin yayın organı olan The Tribüne gazetesinde yer alıyor.

İlanların amacı İngiliz ve dünya kamuoyunu aldatmaya yönelik. İşlenen tek konu ise:

"Kıbrıs olaylarından Türkler sorumludur" ve daha birçok yalanlar...

Londra’daki ayni gazetelere bizim de böyle ilanlar vermemiz yararlı olacak. Bunun çalışmasına başlıyorum.

Kutlu’dan ve Aydın Sami’den, Hazım Remzi’den notlar geldi. Hepsinde aynı haber: Beyanatlarından pirelenenler var. Doktor Küçük’ün etrafını sarmışlar, adamı aleyhine dolduruyorlar. Beyanatlarından biz burada moral bulmaktayız. Bu günler de geçecek. Tanrı bize acısın.

26 Eylül 1964

TIME Dergisi ve New York Herald Tribune’nın 16 Eylül tarihli sayılarında yayımlanan iki yazı elime geçiyor.

Yazılarda Türklerle karşı uygulanan iktisadi abluka ve Türk şoförlere Rumlar tarafından yapılan eziyetler anlatılmakta:

"Ambargo herhangi bir amaç için kabul edilebilir bir araç olarak görülebilir. Ta ki bu uygulama insan haklarını ve insan yaşamını tehdit eden bir boyuta ulaşsın.

Kıbrıs’taki B.M’nin Hindistan’lı komutanı General Thimayya’nın da belirttiği gibi, Koççina bölgesinde kapana kısılmış olan 1,500 Kıbrıslı Türk’e uygulanan kuşatma, artık kabul edilebilir boyutları aşmış ve insan hakları ile yaşamı tehdit eder bir boyuta ulaşmıştır.

Bu durum Kıbrıs’taki uluslararası Kızılhaç’ın İsviçreli Başkanı Max Stolder tarafından da teyit edilmiştir."

New York Herald Tribüne

"Bazı barikatlarda Kıbrıs Türk kamyon şoförleri durdurulup usandırıcı araştırma yapılmaktadır. Bu maksatla meyve veya sebze yükleri yerlere boşaltılmakta bazen da kullanılmaması için hasar verilmektedir"

Time

27-28 Eylül 1964

Londra’daki Rumların korkunç propagandası ve faaliyetleri devam ederken, can sıkıcı haberler geliyor;

Kıbrıs Türk Cemiyeti yönetiminde bazı huzursuzluklar yaşanıyormuş... Cemiyet’in parçalanması için bazı faaliyetler başlamış.
Londra’daki bazı Türklerin, Rumlarla temasları... Londra’da yayınlanan VİMA gazetesinin açtığı yardım kampanyasına bazı Türklerin yardımları..Olacak iş değil fakat oluyor.

29 Eylül 1964

Dr. Küçük’ten mesaj alıyorum;


İktisadi abluka dayanılmaz boyutlara ulaştı.

Kış yaklaşmaktadır

Göçmenlerin ve mücahitlerin çadır, çadır bezi, yağmurluk, ayakkabı ve kışlık elbiselere ihtiyacı vardır. Doktor ve cerrah sıkıntısı çekilmektedir.

İlk gidecek olan Kızılay yardımında, belirtilen malzemelerin gönderilmesi isteniyor.

Atina’da yayınlanan Elliniki Temada dergisine demeç veren Makarios söyle demektedir;

"Kıbrıs’ın pek yakında Yunanistan’a ilhak olacağına inanmaktayım ".

Lefkoşa’nın Türk bölgesi ateş yağmuruna tutulmuş.

20 Billur Sokak, Kavaklıdere - Ankara 30 Eylül 1964

Sayın Yavuz Aktulga,

Dışişleri Bakanlığı,

Kıbrıs Bürosu Genel Müdürü Ankara.

Kıbrıs Türklerinin ve bahusus mücahitlerin acele olarak bol miktarda çadır’a veya çadır bezine; yağmurluk ve ayakkabı ile kışlık elbiseye ihtiyaçları vardır. İlk gidecek olan Kızılay yardımına bunların da ithali rica edilmektedir.
Bir miktar elbise Kıbrıs Sefaretinde mevcuttur. Kızılay’a bunlar derhal teslim edilebilir.

2. Ada çapında doktor ve cerrah sıkıntısı çekilmektedir. Türkiye’de ikamet etmekte olan Kıbrıs asıllı doktorları, bütün haklarını tanımak şartıyla, Kıbrıs’ta hizmete davet etmek yoluna gidilmez mi? Bunlar temin edildiği takdirde Adanın muhtelif bölgelerinde Kızılay bayrağı altında çalışmaları sağlanabilir. Bu teklife Makarios’un itiraz edememesi için şimdiden doktorsuzluk yüzünden bakımsız kalan Türk hastalar hakkında geniş ölçüde propagandaya girişilmesi yerinde olur.

3. Ortega’nın yakılmış ve yıkılmış Türk köyleri hakkında hazırlamış olduğu fotoğraflı bir rapor özel mahiyetle Dr. Küçük’e verilmiştir. Bunun fotokopilerinin Bakanlığınızca temininde fayda olacaktır. Ancak raporun aslının, fotokopiler alındıktan sonra, Kıbrıs’a iadesi rica olunmaktadır.

4. İlişik mektubun ilk kurye ile Dr. Küçük’e iletilmesinde tavassutunuzu rica ederim.

Saygılarımla,

Rauf R. Denktaş

Haftalardır Türkiye Kıbrıs’taki Alayının değiştirme dönemi geldiği halde bunu yapamıyor. Halbuki Kıbrıs’ta Türk sefaretinin devamı, Ankara’da Ahmet Zaim’e agreman verilmesi bu tür işlerin pürüzsüz yürümesi içindi. Makarios Türk mücahitlerin elinde olan Girne yolunun Rumlar’a açılmasını istiyor. Mücahitler "olmaz" diyor. Makarios da bunu bahane ederek Değiştirme Birliğine izin vermiyor. Çare? Ya Türkiye zorla askerini değiştirecek, ya da taviz verecek. Hangisi önemli? Şüphesiz Değiştirme Birliğinin normal şekilde adaya girip çıkabilmesi. Bunu temin edebilmek için Girne Yolu ile ilgili "zararsız bazı tavizler" verilmesi gerekiyor. Haluk Bayülken bu görüşte. Haksız da değildir. Ancak "zararsız taviz"i fomüle etmek gerekir. Bu diplomatlar ömür insanlardır. Herşeye bir çare bulurlar. Buna da bulacaklar. Doktor’a "zararsız tavizi" yazmamı istiyor. Türkiye zorla iş yapma kavramına henüz gelmedi. Ah, gafil avlanmamış olsaydık diyorlar. Doğru söze ne denir?

Kaynakça
Kitap: Rauf Denktaş'ın Hatıraları(1964-1974), 1. Cilt(1964)
Yazar: Rauf R. Denktaş
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Rauf R. Denktaş'ın 1964 Yılındaki Hatıraları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir