Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Denktaş'ın Hatıraları - 21-31 Ağustos 1964

Burada Rauf R. Denktaş'ın 1964 Yılındaki Hatıraları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Denktaş'ın Hatıraları - 21-31 Ağustos 1964

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Tem 2012, 13:35

21 Ağustos 1964

Baf’ta Polis Yüzbaşı Fuat M. Türköz, vurularak şehit edilir. Rumların iktisadi ablukası yüzünden yaralılar ve hastalarımız ilaçsız ve doktorsuz...

Kıbrıs’ta 2 Rus uçağı gösteri yapmış.

Yapar.

Niye yapmasın?

Birleşik Amerika halâ daha Kıbrıs meselesinde haklı ile haksızı seçemezken Rusya Kıbrıs’ta her şeyi yapar.

Tuomioja halâ komada. Yerine seçilen Galo Plaza "Konferans Kıbrıs’ta olmalıdır" diyor. Yani papazın şartını yeni arabulucu kendi görüşü gibi ileri sürüyor.

20 bin Yunan askerinin süngüsü altında görüşme?...

Kıbrıs bir Türk kalesidir

Sekiz aydır bekledik

80 bin şehit yanına

Canımızı ekledik.

22 Ağustos 1964

Lefkoşa’da Hacı Kiryako binalarından Türk bölgeleri ateş yağmuruna tutulmuş...

Baf kazasına bağlı Anadyu köyünde, odun toplamağa giden Kâzım Enver isimli soydaşımız Rumlar tarafından vurularak şehit edildi.

Baf’ta terk edilmiş Türk evleri yıkılmakta, yağma edilmektedir.

23 Ağustos 1964


Haberlere göre Yunan Müdafaa Bakanı Kıbrıs’ı ziyaretinde "Enosis yüzde yüz tahakkuk edecektir" dedikten sonra Acheson Plânı’ın Makarios’a kabul ettirmeğe çalışmış, fakat Makarios Türklere üs veren maddeleri reddediyor, Moskova ile askeri anlaşma yaparak bu işi kendi plânına göre halletmek istiyormuş. Diğer yandan Yunanistan Acheson Plânı hakkındaki görüşlerini bildirecekmiş. 15 güne kadar bir anlaşmaya varılacağından sözediliyor.

Ankara’da Acheson Plânı hakkında sıkı bir ketumiyet var. Ne oluyor, ne olacak. Kimse kimseye bir şey söylemiyor.

Enosis - Türkiye’ye küçük bir üs - Kıbrıs Türklerine yine kâğıt üzerinde kalacak haklar! Böyle bir plânı Türkiye kabul edebilir. Fakat Kıbrıs Türkü olarak biz nasıl kabul ederiz? Dava Türkiye’nin davası olmuştur artık. Biz can ve kan pahasına bu davayı bugüne kadar tuttuk ve dayandık. Kendi başımıza Rumlarla başa çıkmak imkânı yok. Türkiye de müdahale yolu ile taksimi tahakkuk ettirmediğine göre biz ne yapabiliriz? Yapılacak iş, Acheson Plânı’nı görmek ve kat’i karan vermektir. Zürih ve Londra Anlaşmalarına Türk Hükümetinin şu sözlerine inanarak "evet" denmişti: "Kıbrıs Rumları bu arılaşmaları Enosis’e bir sıçrama tahtası olarak kullanmağa kalkarlarsa biz de taksim için kullanırız ve bunu derhal tahakkuk ettiririz. Askerimiz adada oldukça Rumlar böyle bir teşebbüse gir işemezler.. Papaz Cumhurbaşkanlığının tadına bir tatsın Enosis’ten evvelâ o vazgeçecek".

Değerlendirmede yanıldıklarım söylemiş, inandıramamıştık. Makrios’un 3 senelik tutum ve siyaseti de Türkiye’nin gözlerini açmamış; son 8 aylık olaylarda da Türkiye hakkını tesirli bir şekilde kullanamamıştı. Şimdi Acheson Planı ile Enosis! Bundan sonra neyi kurtaracağız? Boş lâf..

Dr. Küçük’ten Hariciye’ye mesaj: Kıbrıs’ta halk acı ve ıstırap içinde kıvranırken Denktaş’ın devamlı surette verdiği beyanatlar halkın moralini bozmaktadır. Uygun bir şekilde ikaz edilip susturulması...

Hariciye, benim sık sık yaptığım beyanatlardan ve eleştirilerden zaten rahatsız. Dr. Küçük’ün mesajım bana okumak' zorunda kalan görevli çok sıkılarak okudu... Lefkoşa’daki manzarayı görür gibi oldum: Büyük bir sıkıntı içinde görev yapan arkadaşlar benim "dayanacağız, kazanacağız" beyanatlarım karşısında Doktor’a "işte bak Denktaş ne diyor? O Ankara’nın rahatında keyfine bakıyor vs" ve Doktor’un ikaz mesajı! Halbuki Teşkilât Başkanı bana moral verici beyanatlarım için teşekkür ediyor. Demek ki askeri liderlikle sivil liderlik arasında birşeyler olduğu yönünde gelen haberler abartma değildir.

Canım sıkılıyor. Askeri makamlara gidiyorum. Onlarda "bıkkınlık" havası yok. Mücahitlerden gelen mesajlar "dayanırız, asla baş eğmeyeceğiz" şeklinde.

24 Ağustos 1964

Makarios, adaya silah ve Yunan askeri getirmeğe devam ediyor.

Limasol Limanına demirleyen Pegasos isimli Yunan gemisi bol miktarda cephane getirirken, 200 üniformalı Yunan askeri de adaya çıkmıştır.

25 Ağustos 1964

Lefkoşa’ya geçmek üzere A. Zaim Bonn’dan geldi. Talimat alıp Ankara’ya Makarios’un elçisi olarak gelecek. Ankara bunu böyle istiyor. Ankara tariki ile gelip durumu bir defa da burada görüşmesini ben teklif etmiştim. Bakalım ne diyecekler.

Makarios ile Yorgacis birdenbire Atina’ya gittiler. Herhalde Acheson Planı’nı görüşüp kat’i sözlerini söyleyecekler. Arada Mağusa Kazasına bağlı 22-32 yaşları arasındaki gençleri de askere çağırdılar. Zaman geçtikçe Makarios kuvvetleniyor. Rusya ile de işi yolunda galiba. Bugünkü sabah radyosunda "Papandreu ile Makarios arasında görüş ayrılığı olmadığı" açıklandı.

26 Ağustos 1964

A. Zaim ile birlikte Turan Tuluy’u ve Bayramoğlu’nu gördük. İbrahim Orhan’ın parasal durum hakkında verdiği S.O.S haberlerini ilettik. Açlık korkunç bir şekil alıyor. Cemaat son durumundadır.

Biliyoruz diyorlar. Önümüzdeki 5-10 gün zarfında Cenevre Konferansının ne netice vereceği tebellür edecek. Makarios’un Atina’daki "Türklere bir ayak bile yer vermeyiz" beyanatına bakmayalım. Tam kararım yakında öğreneceğiz. Türkiye ya mücadele yolu ile kısa bir zamanda bu işi halledecek veyahut da Kıbrıs Türklerini ezdirmeyecek; mücahitleri kurtaracak bir formül ile Kıbrıs davasını açık tutacak, şerefsiz bir hal çaresine boyun eğmeyecektir.

Yiyecek konusunda açlığa mahkûm edilmiş bir Cemaate havadan yiyecek atmanın "ölçülü ve haklı" bir hareket olarak dünyaca tasvip edileceğini ve böyle bir hareketin moral üzerine müspet tesir yapacağını bildirdik. Düşünülmeğe değer dendi. Lefkoşa’ya da son durum hakkında bilgi isteyen bir telgraf gönderildi.

Makarios asker yazmağa devam ediyor.

İktidar taraftarı gazeteler "Rusya Kıbrıs mes’elesine el uzattı. İnönü hükümeti acele bir kararla adaya müdahale etmemekle memleketi bir felaketten kurtardı" demekte. Muhalefet ise aksini iddia etmektedir.

Atina’daki muhabirinin Antoni Ekonomides’ten aldığı bir haberi BBC Radyosu duyurmaktadır:

"Başpiskopos Makarios Yunanistan’la Enosis ilan edecek ve bu suretle Kıbrıs’ın müdafaasını Yunanistan’a bırakacaktır. "

Nihat Erim ve Turgut Sunalp ile özel bir görüşme yapan Acheson şu teklifi yapmış;

"fazla kan dökmeden size ayrılan bölgeyi gidip askeri kuvvetle işgal edebilir misiniz? Eğer bunu yapabilirseniz gidip alın. Amerikan 6. Filosu karşınıza çıkmaz."

Türkiye ABD’nin önerdiği "Karpaz’da üs" formülünü benimsemiş olsa, böyle bir teklifin üzerine yatırdı herhalde. "Üs edinmek için" askeri müdahale hangi kitaba sığar ki?

Amerikan oyunu mu, tuzak mı, yoksa saflık mı? Aramızda bunu tartışıyoruz.

27 Ağustos 1964

Ankara’da bir ümitsizlik havası esmekte. Herkesin sinirleri gergin. Akşam Atina’da Enosis tahakkuk etti diye nümayişler yapılmış, Rivayete göre Cumartesine Papaz Enosis’i ilan bile edecekmiş. Bir gazete "İskenderun’da yeniden donanma hazırlanıyor" diyor.

- Gençlerin nümayişi.
- Zaim Lefkoşa’ya hareket etti.
- Turgut Paşa Cenevre’den döndü.
- Radyo gençlerin nümayişini "aman, ha gayret, bir defa daha yapın " şeklinde veriyor.

Rumların iktisadi ablukası devam ediyor. Türk köy ve kasabalarına yiyecek gönderilemiyor. Baf Türk bölgesinde Rumlar suyu kesmişler.

Lapta ve Vasilya’dan göç eden Türklerin ürünlerini toplayan Rumlar, ağaçları kesiyorlar.

Mağusa’dan Baf’a 34 ton gıda maddesi götüren Kızılay konvoyu Rumlar tarafından durduruldu.

İnönü’ye, son gelişmeleri ve Kıbrıs Türklerinin içinde yaşadığı feci duruma bildiriyorum:

Ankara, 27 Ağustos 1964.

Pek Muhterem Paşam,

Kıbrıs’tan dün gelen muteber bir arkadaşımızdan aldığımız bilgiye göre yiyecek sıkıntısı had dereceye varmıştır. Önümüzdeki günlerde Makarios, bu tedbirlerine devam ettiği takdirde vaziyet çok vahim bir durum arz edecektir.

Acheson planı altında Enosis’in tahakkuk edeceğini öğrenenler bankalardaki paralarını sür’atle Londra’ya havale etmekte ve Türk bankalarının durumu çok kritik bir hal almaktadır. Hicret de hızlanmıştır.

Gıda durumunu halletmek için Makarios’a bir müddet verdikten sonra hava yolu ile Kıbrıs Türklerine gıda maddesi anlamaz mı? Bu hem durumun vahametini dünyaya duyurmuş olur; Cemaatin ve Alay’ın maneviyatını takviye eder, Rumların asabını bozar ve kendilerine Türkiye ile başa çıkamayacakları hakkında yeni bir ders olur.

Davanın bu son günlerinde gıdasızlık yüzünden Türk Cemaati’nin çökmemesi için elden gelenin yapılacağına inanarak en derin hürmetlerimi sunarım Paşam.

Saygılarla, (Rauf R. Denktaş)

28 Ağustos 1964

Ömer Sami Coşar’ın ULUS gazetesindeki "Erenköy Mücahitleri Arasında 15 gün" adlı yazı dizisi devam ediyor.

Limasol Limanına, Mısır’dan silah ve cephane getirildi.

Lefkoşa’ya Türk yolcu otobüsleri ve yiyecek malzemelerinin girmesi engellendi. Girne’de Rumlar mevzilerine iki 25 libralık top yerleştirdiler.

Makarios bugün Kahire’de olacak. Abdul Nasır’a telgraf:

"Bugün ellerini sıkacağınız Makarios’un parmaklarından yüzlerce Türk kadın ve çocuğunun kanları sızmaktadır. 8 ay zarfında Makarios camileri ve okulları ile 115 Türk köyünü harap etmiş, Peygamberimiz Hz. Muhammet’e ait mukaddes emanetleri de ihtiva eden Bayraktar Camiini berhava etmiş ve 100 bin Türkü açlıkla ölüme mahkûm etmiştir. Allah’ın varlığına inanmayanlar bile sizin maddi ve manevi desteğiniz ile planlanıp yürütülen bu icraatı lanetlemektedirler. Hz. İsa Makarios’u bu icraatı yüzünden affetmeyecektir. Türklere karşı girişmiş olduğu imha ve cenosid harekâtında Makarios’a yap-
makta olduğunuz yardım için ilahi kararını Tanrı verecektir. Tanrı’nın sizi affetmesine ve size günahkâr Makarios ile ittifakınızdan vazgeçerek doğruya ve haklıya yardımcı olacak ilahi görüşü vermesine duacıyız.

Kıbrıs Türk Cemaat Meclisi Başkanı (Rauf R. Denktaş)

Yeni İstanbul Gazetesine beyanat:

"Makarios ve Atina hükümeti davayı tamamen kazandıkları kanaati ile hareket etmektedirler. Kanaatımca Türk hükümetinin son ve kat’i bir tutumu ile dava kurtarılabilir. Bu meselenin bugüne kadar uzayıp gelmesi, Garanti Anlaşması altında haklarımızın tesirli bir şekilde kullanılmaması Amerika’ya ve Batı İttifakına olduğu kadar hak ve adaletin er geç tecelli edeceğine olan inancımızdandı. Bunda yanıldığımız aşikârdır. / Amerika bize yardımcı olmamış; NATO ile Amerika’nın mütereddit tutumları yüzünden Rusya Kıbrıs’a daha hareketli bir şekilde el atmış ve bugünkü durum meydana gelmiştir. Türk hükümeti haklı olduğu bu davada ölçülü ve ittifaklara dayanan bir müdahaleye giriştiği takdirde dünya efkârı umumiyesinin bize hak vereceğine ve Kıbrıs yüzünden ne Rusya’nın ne de şantajcı Yunanistan’ın bir harbi göze almayacağına inanmaktayım. Müdahale zamanı şimdidir. Bu işi daha fazla geciktirmenin neticesi bizim zararımızadır.

(Rauf R. Denktaş)

Turgut Paşa ile konuştuk. Cenevre görüşmelerinde ümit var; Kızılhaç’tan alman bilgiye göre açlık Kıbrıs Türkünü teslime mecbur edemez; Kızılhaç elden geleni yapmağa çalışıyor ve yapacaktır diyor. Beklemek lazım. Ah... Kıbrıs bir bekleyebilse! Bekleyebilse ne olacak? Kazanacak mıyız? İnanarak beklemek lazım!

Hükümet Ankara’da gençlerin nümayişlerine mani olacağını açıkladı.
Türk Alayı’ndan 200 kişi 1 Eylül’de değiştirilmeli. Makarios buna razı değil. Alay’ı geri çekmelisiniz diyor. Türkiye ne yapacak diye düşünüyorduk. Bugün açıklandı. Türkiye’ye "bu işi bir ay müddetle uzat", diye telin ediliyormuş. Türkiye de bunu kabul etmeye meyyalmiş. Yunanistan, kendi değiştirme birliği için buna çoktan razı. İşler öyle bir sarpa sarmış ki artık formül düşünmekten, tavsiyelerde bulunmaktan da vazgeçtim. Devletin düşündüğü ile bizim aklımıza gelenler arasında mutabakat yok. Biz devletin düşünebildiğini, taviz yolunu tutmak için ölçeklerini ne düşünebiliriz, ne de ölçebiliyoruz.

29 Ağustos 1964

İktisadi abluka had safhaya vardı...

Türk köy ve kasabalarına yiyecek gönderilmesi Rumlar tarafından engelleniyor.

Açlık tehlikesi...

Makarios, silahla yapamadığım, Türkleri açlığa mahkûm ederek yapmak istiyor.

Nasır ile görüşmek üzere Mısır’da bulunan Makarios İskenderiye kilisesinde dini bir ayini idare etmiş.

Makarios’un dini ayinde söyledikler:

"Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak çabalarımızda muvaffak olacağız.. "

Makarios Nasır’dan şunları talep etmiş:

a) Mısır havaalanlarının Rum uçaklarına açık tutulması
b) Silah temininde ve özellikle güdümlü uçaksavar mermilerinin temininde daha çok yardımcı olunması
c) Kıbrıs Rumlarının takip etmekte olduğu politikayı, Birleşik Arap Emirlikleri ile Mısır’ın Asya-Afrika ülkelerince desteklenmesini sağlamak amacıyla girişimlerde bulunması
Türk Ulusu en büyük bayramlarından birisini kutlamaya hazırlanıyor.

Yarın, 30 Ağustos Zafer Bayramı..

30 Ağustos 1964

30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle Ankara Radyosu’nun "Kıbrıs Saati"nde Kıbrıs Türklerine hitaben bir mesajım yayınlanıyor:


"Sevgili kardeşlerim, Kahraman Mücahitler.. 30 Ağustos Zafer Bayramının parlak güneşi Türklük dünyası üzerinde yeniden doğarken, Yavruvatandaki Türk kardeşlerimin sekiz aydan beri karşılaşmakta olduğu güçlükler ve sıkıntılar, göstermiş olduğunuz fedakârlık ve kahramanlık, yeni zaferlerin arifesinde bulunduğumuzu müjdelemektedir. Zafer Bayramınız kutlu olsun.

Sevgili kardeşlerim. Hepimize ilham veren İstiklal Mücadelesinin de pek kötü karanlık ve ümitsiz günleri olmuştur. Fakat Türk’ün imanı, Türkün azim ve kararı, direnci ve savaş gücü bu karanlığı dağıtmış, hak ve istiklal uğruna ölmesini bilen Türk milletini tarihte eşi görülmemiş biz zafere ulaştırmıştır. Kıbrıs’ta sizlerin göstermekte olduğu fedakârlık, azim ve kahramanlıkla Türk milletinin Anavatanımızın gayretleri sayesinde şerefli bir neticeye ulaşacağımıza kat’i kanaatim var.. Bugün senin sarsılmaz imanını yıkmak için ortaya atılan propaganda sözlerine kulak vermeyelim. Sizlere katiyetle söyleyebilirim ki, meşru Türk haklarını ve Türkiye’nin haklarını sağlamayan hiçbir sözde hal şekli tahakkuk etmeyecek, edemeyecektir. Biten, sona eren bir şey yoktur. Mücadele devam ediyor. Müzakereler devam ediyor. Bunların zaferle neticelenebilmesi, Kıbrıs Türkünün mücadele ve dayanma ruhuna, azim ve kararlılığina bağlıdır. 30 Ağustos günü bu kararı sizin adınıza bütün dünyaya haykırıyoruz. Kıbrıs Türkü insanlık dışına çıkmış Makarios’a boyun eğmeyecek, sonuna kadar hak ve hürriyetini müdafaa edecektir. İstiklal savaşının ruhu içinde bütün gayri müsait şartlara rağmen Anavatana ve onun asil gençliği ile kahraman silahlı kuvvetlerine tam bir güven içinde, adım adını zafere doğru ilerleyeceğiz. Kıbrıs’ta yeni 30 Ağustos’lar yaratmak için cemaat olarak, millet olarak hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağız. Asil Türk Milleti ile birlikte 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlarken Kıbrıs’ta Türk hakları ve hürriyeti için şehit düşenlerin aziz hatırası önünde saygı ile eğilir, yakın bir gelecekte cemaatimizin ve milletimizin Kıbrıs davasını şerefli bir neticeye ulaştırarak Makarios’un maceraperest avenelerine gereken dersi vereceğine olan güvenimi teyit ederim. Hepinize saygılar sevgiler aziz kardeşlerim.

31 Ağustos 1964

Limasol Limanı’na demirleyen gemilerden 180 kamyon silah ve cephanenin Ada’ya sokulduğu bildiriliyor.

Bir taraftan korkunç bir iktisadi abluka, bir tarafta ise Rumların korkunç boyutlara varan silahlanması

Tanrı, Kıbrıs Türkünü korusun..

Cenevre’de Acheson, Nihat Erim’le son bir kez daha görüşme yapar. Türkiye’nin şartı Ada’nın kendisine önerilen kesiminde tam egemenliktir.

Makarios ise birkaç gün önce II. Acheson Planını "tam, katıksız ve ödünsüz bir Enosis öngörmediği için" reddetmişti.

Kaynakça
Kitap: Rauf Denktaş'ın Hatıraları(1964-1974), 1. Cilt(1964)
Yazar: Rauf R. Denktaş
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Rauf R. Denktaş'ın 1964 Yılındaki Hatıraları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir