Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kurucu Meclis ve Yeni Bir Anayasa

Burada 27 Mayıs 1960'ta Gladyo'ya karşı yapılmış olan Atatürkçü Devrim hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Kurucu Meclis ve Yeni Bir Anayasa

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Tem 2012, 14:37

KURUCU MECLİS VE YENİ BİR ANAYASA

Yeni Bir Anayasa Doğuyor


27 Mayıs İhtilali'ni gerçekleştiren subaylar arasında, bir süre sonra anlaşmazlık çıkar. Bir grup, bir süre iktidarda kalarak ülkenin ihtiyaç duyduğu köklü reformların yapılmasını, bunun sonuçları alınıncaya kadar MBK'nın iktidarda kalmasını savunur. Buna karşılık öteki grup yeni bir anayasanın yapılmasının ardından, millete söz verildiği gibi, bir an önce seçimlere gidilmesini, iktidarın vakit geçirmeksizin sivillere devredilmesini ister. "Bir süre iktidarda kalalım" görüşünü savunan subaylar, 13 Kasım 1960'ta tasfiye edilirler. 14'ler olarak adlandırılan bu gruba bağlı subaylar, yurtdışında görevlere yollanır.

Milli Birlik Komitesi bunun üzerine 13 Aralık 1960'ta "Kurucu Meclis Teşkili Hakkındaki" 157 sayılı Yasayı kabul eder. Buna göre, Milli Birlik Komitesi'nin yanı sıra, görev yapacak olan ve "Demokratik Hukuk devletinin kurulması yolunda ve mevcut şartlara uygun olarak milletin en geniş anlamıyla temsili gayesini gözeten" bir Temsilciler Meclisi kurulacaktır. Milli Birlik Komitesi Temsilciler Meclisi ile birlikte Kurucu Meclis'i oluşturacaktır.

Bu yasayla iktidarın sivillere devredilmesi bir takvime bağlanır, siyasal etkinliklerin başlaması, kısacası demokratik bir yönetime geçiş amaçlanır. Yasa, Kurucu Meclis'i, Anayasa'yı ve Seçim Yasası'nı 29 Ekim 1961'de yapılacak seçimlere kadar hazırlamakla görevlendirir; Meclis bu süre içinde her türlü olağan yasama yetkisini de kullanacaktır.
Kurucu Meclis için bir seçimden söz edilir Meclis korporatif temsil ilkesine dayandırılır. 273 üyeli Temsilciler Meclisi'nin bir bölümü iki dereceli seçimle seçilen üyelerden, bir bölümü etkinliklerini sürdüren siyasal partilerin kendi seçtikleri temsilcilerden, bir diğer bölümü ise çeşitli kuruluşların temsilcilerinden oluşur. Bu kuruluşlar arasında barolar, basın kuruluşları, esnaf örgütleri, gençlik örgütleri, işçi sendikaları, odalar, öğretmen örgütleri, tarım kuruluşları, üniversiteler ve yargı kuruluşları bulunur. 25 yaşını bitiren, lise mezunu, yüz kızartıcı suç işlememiş her Türk vatandaşı, seçilme hakkına sahiptir. Ancak 27 Mayıs İhtilali'ne karşı çıkan kişiler, Temsilciler Meclisi'ne üye seçilme hakkından yoksun tutulurlar.

Kurucu Meclis 6 Ocak 1961'de toplanır. Başkanlığa, Milli Mücadelenin ünlü isimlerinden Kâzım Orbay'ı seçen Kurucu Meclis, yeni anayasayı oluşturmak üzere bir Anayasa Komisyonu kurar. Komisyon, çalışmalarında İstanbul İlim Heyeti'nin hazırladığı tasarıyla, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi tarafından hazırlanan gerekçeli tasarıyı esas alır. Anayasa Komisyonu, Prof. Enver Ziya Karal'ın başkanlığında yaptığı toplantılarda, taşanlardaki birçok maddeyi değiştirir, metne daha parlamenter bir ruh kazandırır. Sıddık Sami Onar Komisyonu'nun soktuğu hükümler "korporatif bulunarak elenir.

Anayasa Komisyonu yeni devleti "sosyal bir devlet" niteliğinde kurar. Emin Paksüt'ün ikinci başkanlığını, Coşkun Kırca'nın sözcülüğünü yaptığı Komisyon, siyasal partilerin anketlere verdikleri yanıtların da ışığında bir metin hazırlayarak Temsilciler Meclisi Başkanı Kazım Orbay'a sunar. Orbay Komisyon tasarısının genel kurulda görüşülmesini 30 Mart'ta başlatır. Kurucu Meclis'teki Anayasa görüşmeleri, Cumhuriyet tarihimizin onur belgeleridir.

Kurucu Meclis'in 27 Mayıs 1961'de, yani müdahaleden tam bir yıl sonra, alkışlar arasında kabul ettiği Anayasa, 9 Temmuz 1961'de halkoyuna sunulur ve halkın desteğini alarak kesinleşir. Oy hakkına sahip olanların yüzde 83'ü sandık başına gittiği, yani katılımın yüksek olduğu halkoylaması sonucunda oy kullananların yüzde 60,4'ü "evet", yüzde 39.6'sı "hayır" oyu kullanır...

Kurucu Meclis'in Yapısı

Türkiye’ye 61 Anayasası'nı hediye ederek tarihi bir hizmet yapan Kurucu Meclis, siyasal bakımdan ilerici, partisel bakımdan Cumhuriyet Halk Partisi, oluşum bakımından ise orta sınıf ve aydınlar ağırlıktaydı. Temsilciler Meclisi’nde CHP'ye ayrılan parti kontenjanı 44 olmasına karşın, il temsilciliklerinde partisizlik koşulu aranmadığı için, birçok CHP'li il temsilcisi olarak Kurucu Meclis'e girmiştir. Sonuç itibarıyla CHP Kurucu Meclis'te 222 kişiyle temsil edilirken, 25 üye Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ndendi; 25 temsilci ise bağımsızdı. CHP ağırlıklı Temsilciler Meclisi, hukuksal ve siyasal gelişmelerin sorumluluğunu üstlendi. İktidarın CHP ve Silahlı Kuvvetler'den oluştuğu kanısı, muhaliflerde tepkiye yol açtı ve bu durum CHP'ye oy kaybettirdi.

Kurucu Meclis'in sınıfsal yapısı emekten kopuktu, orta sınıflar/aydınlar ağırlıktaydı. Az sayıda sendikacının bulunduğu Meclis'te yoksul ve topraksız köylüler temsil edilmiyordu. Bu koşullarda, Cemal Gürsel'in 27 Mayıs'ın ilk saatlerinde dile getirdiği "Toprak Reformu" gündeme bile gelmedi. Kurucu Meclis'te, daha doğrusu Temsilciler Meclisi'nde esas mücadele, reformcu aydınlarla ve siyaset adamlarıyla, geri değerleri ve eşraf-ağa düzenini savunanlar arasında geçti. Liberal ve reformcu girişimler, daha çok memur, yazar ve öğretmen gibi kesimlerden destek gördü.

Yeni Bir Anayasa Yapma Düşüncesi ve Tepkiler


27 Mayıs'ı savunan pekçok kişi ve bu arada önde gelen 27 Mayısçılar, sonraki yıllarda eleştirilere karşı müdahaleyi "61 Anayasasının kazanımları" ile haklı göstermeye çalıştılar. Ancak bu görüşe karşı özellikle SBF İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın başını çektiği bir görüş "yeni anayasa" yapma girişimine karşı çıktı, Kurucu Meclis'in 24 Anayasası'nı gözden geçirerek yeniden benimsemesini savundu.

Bu görüşün gücü 1937'de Anayasa'ya giren "Altı Ok"un dışlanması idi. Bu müdahale yeni anayasaya liberal çevrelerin desteğini kazanırken, Kemalist ilkeler Anayasa metninden çıkartılmış oldu.

Anayasa'nın Halkoyuna Sunulması

Anayasanın Kurucu Meclis'te kabulü ile Yassıada yargılamaları aynı tarihlere denk düşer. DP yanlıları gergindir. Merkez-sağda Demokrat Parti'nin boşluğunu doldurmak üzere kurulan Adalet Partisi, DP yanlılarının hoşnutsuzluğundan yararlanmaya çalışır. Aslında Adalet Parti yönetimi Anayasa'ya açıkça karşı çıkmaz, çıkamaz; daha çok üstü kapalı mesajlar vermekle yetinir: "Anayasa'da aksaklıklar var" diyerek suyu bulandırmaya çalışır, "son ve kati hükmü" millete bırakır.

Buna karşılık Adalet Partisi ve DP kalıntıları, Anayasa referandumunu bir karşı-seferberliğe dönüştürürler. Eski Demokratlar kentlerde ve köylerde, mahallelerde, mahallelerin sokaklarında tüm güçleri ile harekete geçer, "Anayasaya evet"in aleyhinde kesin tavır alırlar. Tartışılan, Anayasa'nın şu ya da bu maddesi değil, bütünüdür, ruhudur. DP yanlıları şunu yayarlar:

"Ah ah! Sandıklardan mazallah 'evet' oyları çıkarsa, Yassıada'da kim varsa hepsini asacaklar."

Köy kahvelerinde Demokratların halk hatipleri bir başka öykü anlatırlar: ’"Mr. Referandum' diye bir Amerikalı var. Halkoylamasında evet oyları kullanılırsa, ülkenin idaresi bu Amerikalıya devredilecek ve ondan sonra her şeyimiz, kızımız karımıza kadar, bu Amerikalının olacak." Bu propaganda bir ara o kadar yaygınlaşır ki, Milli Birlik Komitesi referandumun adını "halkoyu"na çevirmek zorunda kalır.

"Hayır"da hayır vardır, bir başka propaganda temasıdır. Demokratların bu propagandaları askerlerin tepkisine yol açar. Gürsel bu propagandalara veryansın eder. Milli Birlik Komitesi bir ara bu tür söylentileri yayanları hedef alan "ihtilal mahkemeleri" kurmayı bile düşünür, ama İnönü'nün müdahalesi üzerine bu düşünceden vazgeçer.

Kaynakça
Kitap: 27 MAYIS BİR DEVRİMDİR 50. Yılında 27 Mayıs
Yazar: Cüneyt Akalın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 27 Mayıs 1960 Devrimi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir