Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Şah Abbas Devrinde Küçük Oymaklar

(1587 - 1628)

Burada Safevi İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Şah Abbas Devrinde Küçük Oymaklar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 25 Ara 2010, 20:52

ŞAH ABBAS DEVRİNDE KÜÇÜK OYMAKLAR (1587 - 1628)

1 — KARAMANLU


Asıl yurtlan Karabağ olan Karamanlu oymağının Safevi devletinin kuruluşunda rol oynadığını görmüştük. Her halde o zaman zayıf bir durumda bulunan bu oymak, Tahmasb ve ilk iki halefi devirlerinde hiçbir varlık gösteremedi. Şah Abbas tahta geçer geçmez Karamanlular'ın talihi yeniden parladı. Çünkü Şah Abbas'ın baş kumandanı (sipehsalar) Ferhad Han bu oymaktan idi. Ferhad Han, haiz olduğu meziyetler ile büyük hizmetler gördü ise de, 1007 (1598 - 99) yılında, iyice bilinmeyen sebeplerden dolayı, Abbas tarafından öldürüldü.

Hatta Ferhad Han, kendisini öldürmek üzere çadırına girip üzerine saldıran kul takımından Allah Verdi Han'ın adamlarını görünce Türkçe:

«böyle mi oldu?» demiştir.

Topkapı Sarayındaki Camiü't-tevarih nüshalarından biri de Ferhad Han'ın kütüphanesi için hazırlanmıştır. Abbas, Ferhad Han'ın kardeşi Azerbaycan beğlerbeğisi Zülfikar Han'a dokunmadı. Onu sonra geri alman Şirvan beğlerbeğiliğine tayin etti. Fakat o da 1018 (1609-10 = İt yılı) de ağabeyisinin akibetine uğradı. Maiyyetinde bulunan Karamanlular'ın bir kısmı korucular araşma katıldı, bir kısmı da Şirvan beğlerbeğiliğine tayin edilen kul takımından Yusuf Han'ın emrine verildi. Ferhad Han'ın Elvend Sultan adlı diğer bir kardeşi ile Karaman Beğ adlı bir akrabasını da tanıyoruz. Şah Abbas'ın ölümü esnasındaki bu oymağa mensup hiç bir emire rastgelinmiyor. Mamafih yukarıda adı geçen Zülfikar Han'ın oğlu Hüsam Sultan'ın 1046 (1636 - 37) yılında yani Şah Safi devrinde Kızıl Ağaç valisi olduğu görülüyor.

2 — ÇEPNİ

Şah Abbas devrinde Çepnilerden Uğurlu Sultan ile Murad Sultan'ı tanıyoruz. Uğurlu Sultan 1014 (1605-6) yılında Gilan'daki Fümen şehri valisi idi. Murad Sultan'a gelince onu 1017 (1605 - 6) yılında Urmiye civarındaki Dumdum kalesi'nin fethine memur edilen emirler arasında görüyoruz. Abbas'ın ölümü esnasında Çepniler yine Gilanda oturuyor, fakat başlarında Görgin PcŞ/) Sultan adlı kul takımından bir emir bulunuyordu.

3 — BAYBURTLU

Bayburd'un Erzurum vilayetine bağlı tarihi bir şehir olduğu malümdur. Bu yöre halkından mühim bir topluluğun, Karaca İlyas'ın idaresinde, Safevi devletinin kuruluşuna katıldığını görmüştük. Şah Abbas'ın yakınlarından Yasavul-i Sohbet Şah Verdi Beğ Bayburtlu'dan idi. Mamafih Şah Verdi Beğ, Sultan Muhammed zamanındada bu görevde bulunuyordu. 1023 (1614 = Ud yılı) de öldüğü zaman varislerine epeyce bir servet bırakmıştı. Şah Abbas'ın ölümü esnasında ise Bayburtlu Murad Han Sultan Arasbar valisi idi. Bu tarihten itibaren Bayburtlular bu yörede yerleşmişlerdir. Bu gün ora halkının bir kısmının onların torunları olduğu anlaşılıyor. Sadık i bize Türkçe de şiir söyleyen bu oymaktan amanı mahlaslı Mehmed Beğ'den bahseder.

4 — İSPİRLÜ

İspir'in de şimdi Erzurum'a tabi bir kasaba olduğunu biliyoruz. İspirlü'den Şah Abbas'ın ölümü sırasında Şikari Sultan'ı tanıyoruz ki, Serab ve Erdebil valisi idi. İspirlüler Osmanlı fethine karşı şiddetle mukavemet eden oymaklardan biri idiler.

5 — HINISLU

Şeref Han'a göre Hınıslu oymağı Kürd menşelidir. Fakat İskender Beğ Hınıslular'ı Kürd oymakları arasında zikretmiyor. Fazla olarak Hınıslu oymağının emirlerinden biri Kara Güne ve oğlu da Budak adlarını taşıyorlar. Bu isimler Dede Korkut Destanları'ndan gelmektedir. Kara Güne bu destanlarda Oğuz beğlerinin başı Salur Kazan'ın kardeşi, Budak da oğludur. Hınuslu oymağının başı Budak Beğ, Tekelü Muhtar Sultan, Deli İhtiyar oğlu Türkmen Turabi Beğ, Emir ahur Pulat Beğ oğlu Şamlu Ebü'l-Feth Beğ, Şah Abbas'tan çekindikleri için 999 (1590-1) yılında Fars beğlerbeğisi Zülkadr Yakub Han'ın yanına kaçtılar. Fakat sonra ele geçirilip öldürüldüler. 1015 (1606 - 7) de Hınısluların başı Seyyidi Sultan olup Hoy Kalesi'nin muhafızı idi.

6 — BOZCALU

Bozcalular'ın aslında Haleb Türkmenlerinden olduğuna evvelce temas edilmişti. Şah Abbas devrinde bu oymağın başında hangi emirin bulunduğu bilinemiyor. Şah Safi zamanında ise Çukur Sad eyaletinde Ağca Kale ve Lori vahşi Isa Han Sultan'ın Bozcalu'dan olduğunu görüyoruz. İsa Han Sultan 1066 (1656) yılında da aynı yerde valilik yapmakta idi.

7 — SİL SÜPÜR

Sil Süpürler'in Şah Abbas'ın 1015 (1606 - 7) yılında Erivan kuşatması esnasında Türkiye'den geldiklerinden ve Abbas'ın onlara Save ve Reyy taraflarında yurt verdiğinden evvelce bahsedilmişti. Bunların mühim bir kısmım Cerid boyuna mensup bir kolun tenkil ettiği anlaşılıyor- Aynı devirde Türkiye'deki Ceridler'in bir kısmı da Cerid Sil Süpür adı ile anılıyordu. Türkiye'deki Cerid Sil Süpürler'in başında bulunan aile varlığını zamanımıza kadar sürdürmüştür. İran'a gelen Sil Süpürler'in başı Halil adında bir beğ olup, Abbas ona Sultanlık ünvanı vermiştir. Sil Süpür Halil Sultan 1018 (1609) yılında buyruğundaki üçyüz kadar asker ile Kürdistan üzerine gönderilen emirler arasında bulunmuş ve Urmiye şehri civarındaki Dumdum Kalesi'nin fethine iştirak etmiştir. Halil Sultan sonra Bağdad'ın muhasarasına katılmış (1025 = 1616) ve Osmanlı erzak gemilerinin gelmesine mani olmak için Samarra taraflarına gönderilmiştir. Türkiye'den gelen Sil Süpürler ikibin çadır idi. Abbas bunlardan bir kısmını korucular arasına dahil etmiş, geri kalanlarını da yine kendilerinden Halil Sultan'ın emrine vermişti. Bu oymağın Şah Safi zamanında Azerbaycan'da yaşadığını biliyoruz. 1065 (1654 - 55) yılında elçilik ile İstanbul'a gönderilen Kelb-i Ali Sultan da Sil Süpür'den idi. Kelb-i Ali Sultan'ın 1074 (1663 - 64) yılında hayatta olduğu görülüyor. Sil Süpürler XVIII. yüzyılda da varlıklarını devam ettirmişlerdir. 1162 (1748-49) yılında Çağdavul Başılık mevkiinde bulunan Mansur Han, Sil Süpür oymağından idi.

8 — ALP AVUT

Aslında Kara-Koyunlu Ulusu'na mensup olduğu evvelce belirtilen Alpavut (Alpaut = Alpağut) oymağı Şah Abbas devrinde Şirvan'da yaşamakta ve başlarında Mansur Sultan adlı bir emir bulunmakta idi. 1013 (1604 - 1605) yılında bu oymaktan Kazan Sultan'ı da tanıyoruz.

9 — CAKİRLÜ

Bu oymağın da Kara-Koyunlu ulusu'ndan olduğunu evvelce söylemiştik. Şah Abbas devrinde Cakirlüler'in başında gördüğümüz emir, Ahi Sultan'dır. Ahi Sultan 1013 (1604 - 5) yılında Şirvan'ın fethine memur edilen emirlerden biri idi. Abbas onların Mahmudabad taraflarına göçederek oralarda çiftçilik yapmalarını emretmişti. 1629 yılında Cakirlüler Şeki'de oturuyorlardı. Emirleri olan Muhammed Sultan da bu vilayetin valisi idi.

10 — SA'DLU

Sa'dlular da Kara-Koyunlu ulusu'nun en kudretli oymağı veya oymaklarından biri idi. Oymak, adını Sa'd adlı bir beğden almıştır. Çukur (Çuhur) Sa'd (Sa'd Çukuru = Saat Çukuru) adı da bu beğ ile alakalıdır. Şah Abbas 1013 (1604 - 5) de Çukur Sa'd eyaletinin istirdadına giriştiği sırada bu eyalette yaşayan Sa'dlular'ın çoğu huzuruna geldiler ve Erivan ile diğer kalelerin alınmasında hizmet ettiler. Şah Abbas bu hizmetleri karşılığında Kağızman'ı Sa'dlu Nefes Sultan'a verdi. Sa'dlu Adlı diğer bir emir de Mehdi Kulu Beğ idi. Mehdi Kulu Beğ'in babası Ali Kulu Sultan, Osmanlı hizmetinde kalmayı tercih etmişti. Fakat oğlu Mehdi Kulu Beğ babasını terkederek Erivan'da Şah'ın huzuruna geldi.

11 — OTUZ İKİ

Karabağ'da, Otuz iki oymaktan meydana geldiği için, bu adla anılan büyük bir topluluk yaşıyordu. Bunlar Karabağ Türkmenlerinden idiler. Son asırlarda Terekeme denilen Türkler bunların kalıntılarıdır. Otuz iki'den, Mukaddem, Cevanşir, Ahmedlu, Gökçelü, Kara-Koyunlu, Ozan gibi ancak bir kaç oymağın adını biliyoruz. Karabağ'a ait Osmanlı tahrir defterlerinin incelenmesi neticesinde bu topluluğa mensup diğer bir çok obaların da adları ve yurtlarını öğrenmek belki mümkün olacaktır.

a. Mukaddem:

Mukaddemle fin başı Tiz Rev Sultan Şirvan'ın fethinde bulunarak yararlık göstermiştir. Tiz Rev'in ölümünden sonra yerine İskender Sultan geçti. Adı geçen emirin bin kişilik askeri ile Dumdum kalesinin zaptına katılmış olduğunu görüyoruz. Şah Abbas 1610 yılında Meraga valiliğini adı geçen oymağın başı Ağa Sultan'a verdi. Şah Safi zamanında, 1045 (1635 - 36) de bu emir yine han ünvanı ile Meraga valiliğini muhafaza ediyordu; ölünce yerine oğlu Gazi Han geçti. Bu suretle Otuz İki'nin Mukaddem obası Merağa yöresinde yerleşmiş ve beğleri de şehrin valiliğini geçen asra kadar ellerinde tutmuşlardır. Mukaddem obası ile beğlerinin nesli zamanımıza kadar gelmiştir.

b. Cevanşir:

Osmanlı fethi üzerine Karamanlu, Kazaklar, Şemseddinlü, Cevanşir oymaklarının çoğu göç ettikleri Arasbar'dan Karabağ'daki yurtlarına döndüler. Bunlara Dönük adı verildi. Adı geçen oymaklar Osmanlı hizmetine girdiler. Otuz İki oymağından biri olan Cevanşir obasının başı Hüseyin Mirza Beğ de Osmanlı hizmetine girmişti. Hüseyin Mirza Beğ Azerbaycan'ın geri alınması esnasında Abbas'ın huzuruna geldiğinden oymak beğliğini muhafaza etti- Fakat kardeşi Ali Han Beğ'in oymak beğliğini elde etmek istemesi, her ikisinin de 1021 (1612) yılında hayatlarını kaybetmelerine ve oymağın başına kul takımından Nevruz Sultan'ın geçirilmesine sebep oldu. Cevanşirler'den bir kısmının Türkiye'ye göçetmiş oldukları anlaşılıyor.

XVI. yüzyılda Karabağ'daki en mühim oymaklardan biri de Kazaklar idi. İskender Beğ Kazakların Otuz ikiden olup olmadığı hakkında hiçbir şey söylemiyor. Kazaklar İspirlüler ile birlikte Osmanlı fethine karşı koymuşlarsa da sonra Osmanlı hizmetine girmişler, başları Nazar Sultan'a paşa ünvanı verilmiştir. Oğlu Muhammed Han, Abbas devrinde Lori valisi idi. Muhammed Han'ın Gürcüler tarafından öldürülmesi üzerine mevkii kardeşi Mustafa Beğ'e verilmiş, fakat o da, her halde Abbas'ın emri ile, meşhur Şemseddinlü Deli Muhammed Beğ tarafından katledilmiştir (1023 = 1614)Bundan sonra Abbas Kazakların başına Şems i Han'ı geçirip ona Fars'taki Darabcird valiliğini vermiş ve Dönük Kazaklar oymağını da oraya götürmesini emretmişti. Abbas'ın bu emri, sadece Dönük Kazakları cezalandırmak için değil, yeni bir Osmanlı tehlikesi karşısında emniyet mülahazası ile de verdiği şüphesizdir. Ancak pek az sonra Şemsi Han'ı Ahıska valiliğinde görüyoruz (1036 = 1626 - 27). Bundan Abbas'ın emrini geri aldığı veya çok geçmeden oymağın eski yurduna dönmesine müsaade ettiği anlaşılıyor. Şemsi Han da Dönük olup, Osmanlı'dan paşalık ünvanı almıştı. Şemsi Han Ahıska valisi iken Osmanlılar ile yaptığı bir savaşta mağlup olmuş, askerlerinin çoğu öldürülmüş ve kendisi de tutsak alınmıştı.

İşte, Safevi devletini kuran ve onun gelişmesinde amil olan — pek çoğu Anadolu'lu — Türk oymakları bunlardan ibarettir. Meşgul olduğumuz devirde İran'da Kara Ulus gibi diğer bazı topluluklar ve oymaklar var ise de bunlar, umumiyetle, raiyyet sınıfına dahil idiler.
Türk oymaklarının Safevi devleti'nin son zamanlarındaki hayatları ayrıca ele alınacaktır.

Kaynakça
Kitap: SAFEVİ DEVLETİNİN KURULUŞU VE GELİŞMESİNDE ANADOLU TÜRKLERİNİN ROLÜ
Yazar: Faruk SÜMER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Safevi İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir