Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Safeviler (Kızılbaşlar) Devleti'nin Kuruluşu

Burada Safevi İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Safeviler (Kızılbaşlar) Devleti'nin Kuruluşu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 18:14

SAFEVİLER (KIZILBAŞLAR) DEVLETİ'NİN KURULUŞU

Şerur savaşıyla Azerbaycan'ı ele geçirmiş olan İsmail Tebriz'e yönelir, İsmail Tebriz'i almayı ve taht şehri yapmayı, daha evvel tasarlamıştı.
İsmail, Şerur savaşından sonra, Türkmen kuvvetleriyle, herhangi bir direnişle karşılaşmadan Tebriz'e girer, Tebriz'in Cuma camiinde Cuma günü, çoğunluğun Sünni (Şafii) olmasından tereddüt edenlere rağmen Şii usulünce, kelime-i şahadet'in sonuna "Aliyyün Veliyullah" eklenerek, 12 İmam adına hutbe okutturur. Halkın başkaldırması ihtimaline karşı da, Tebriz'in her tarafında Türkmen savaşçılarca tedbir alınmıştır.

Tebriz'de, 12 İmam adına hutbenin okunması ve sikke basılmasına karar vererek, İsmail, 'Şeyhliğini Şahlığa çevirerek Safevi Devleti"ni, diğer adıyla "Kızılbaşlar Devleti"ni ilan eder.

Safevi Devleti istisna olarak Azerbaycan'da yerleşmiş birkaç Oğuz/Türkmen kabilesinin dışında, tamamen Anadolu Türkmenlerine dayanan tam bir Türk devleti idi.

İsmail doğumundan itibaren Türkmenlerce yetiştirilmişti. Lalalığını Lele (lala) Hüseyin Bey, dedeliğini de Dulkadırlı (Zûlkadir) Dede Abdal Bey yapmış, kuvvetli bir Şii ve Türkmen terbiyesi almıştı. Şah İsmail'in Oğuz Dedeleri soyundan gelmiş olduğu iddiası, Osmanlı yönetiminden bıkmış olan Anadolu Türkmenlerinin Şah İsmail etrafında kolayca toplanıp, Safevi Devleti'nin bir anda kurulmasını sağlamıştır. Safeviler konusunda en yetkili bilim adamımız Prof. Dr. Faruk Sümer de, bu devletin tam bir Türk devleti olduğunu her vesileyle ifade etmektedir.

Ancak, bu devirden sonra yaşamış, Türk'ün değerlerine yabancı devşirme Osmanlı ve Fars kökenli İranlı tarihçilerin uydurma nakilleri ve onların devamcılarının aynı zihniyeti tekrarları, bu Türk devletinin ve devrinin bugün dahi yanlış anlaşılmasına ve anlatılmasına sebebiyet vermiştir. Halen de vermektedir. Safevi karşıtlığında, Osmanlı tarihçileri ile aynı kanaati taşıyan, İranlı bilim adamlarından Nasrullah Felsefi de, Şah İsmail'in taraftarlarının Türkmen ve Tatar olduklarını, İran kökenini ve dilini benimsemediğini, İran'ın yerli ahalisini kendisine tabi edip, onları kökence Türkmen olan Kızılbaşların hakimiyetine verdiğini, Farsçanın Osmanlı İmparatorluğu'nda ve Hindistan'da siyaset ve edebiyat dili olduğu halde Türk dilini İran sarayının resmi dili yaptığını ve şiirlerini Türkçe yazdığını belirtir. Ayrıca Şah İsmail'in, ele geçirilmiş ganimetleri, esirleri ve toprakları Kızılbaş (Türkmen) reisleri arasında paylaştırdığını ve böylelikle, Türklerin, İran'da imtiyazlı ve kudretli zümre meydana getirdiğini ve İran halkını tam yetki ve azametle idare ettiğini belirtir.

Her Türk'ün tarih şuurunda abideleşmesi gereken Şah İsmail olayının, Osmanlı devşirme tarihçilerinin hışmına uğramış olması pek de anlaşılmaz değildir. Kimlikleri böyle bir olayı kabullenir olamazdı. Onların içinde ve uzantılarında, devletin asli ve kurucu unsuru olan Türkleri kabullenmiş görünenlere de pek rastlanmaz.

Peki Şah İsmail adlı Türk oğlu ne yapmıştı?

O, Osmanlı'nın devşirme yöneticilerinin zulmünden kaçan Anadolu Türkmenleriyle bütünleşerek, Anadolu dışındaki Türk hakimiyetinin dağılmaya başladığı büyük bir coğrafi alanda, birkaç yıl gibi çok kısa bir zamanda, Osmanlı Devleti'nden sonra, yönetiminde yalnızca Türklerin bulunduğu, dünyanın ikinci büyük devleti olacak olan bir Türk Devleti kurmuş ve kendi sahasındaki Türk varlığını tekrar ihya etmişti.

Osmanlının devşirme yöneticilerinin Safevi Devleti'ne karşı gösterdikleri hazımsızlığın uzantıları, Türklüğün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu sırada, İstiklal Savaşı'yla, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurulan, Türk'ün ve Türk tarihinin büyük harikası Türkiye Cumhuriyeti'ne de aynı gözle bakmakta ve O'nu bir türlü kabullenememektedirler.

Kaynakça
Kitap: Osmanlı Belgelerinde KIZILBAŞLAR HAKKINDA İDAM ve SÜRGÜN FERMANLARI
Yazar: Cemal CANPOLAT
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Safevi İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir