Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hasan Cüneyd Zapsu'nun Geçmişi ve ABD-Severliği Hakkında

Burada Türkiye'de Bazı Amerikan Uşakları'nın Geçmişi ve ABD Mandacılığı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Hasan Cüneyd Zapsu'nun Geçmişi ve ABD-Severliği Hakkında

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Tem 2012, 04:09

HAŞAN CÜNEYD ZAPSU

Cüneyd Zapsu, Başbakan Erdoğan’ın Veri Koordinatörlüğünü yaptı. Zapsu, TÜSİAD, Türk Amerikan İş Konseyi, Dünya Ekonomik Forumu, ABD’deki Fındık Konseyi, Uluslararası Kabuklu Yemiş Konseyi ve Türkiye Fındık İhracatçıları Birliği Başkanıdır. Azizler Holding, Balsu Gıda ve BİM Şirketler Grubu’nun ortağıdır.

Zapsu, Korkut Özal’ın kurduğu ve Genel Başkanı olduğu Demokrat Parti’nin Kurucular Kurulu üyesi ve Genel Başkan Yardımcısıydı. Turgut Özal, 1990’da içinde Zapsu’nun yer alacağı yeni bir parti kurma çabası içindeyken öldü ve proje suya düştü.

Zapsu, Alman Lisesi’ni bitirdi. Üniversite eğitimini İstanbul ve Münih Üniversiteleri iktisat fakültelerinde tamamladı. 5 Mart 2008’de Veri Koordinatörlüğü ve AKP MKYK üyeliğinden istifa etti. Parti üyeliği halen devam ediyor.

“Haşan Cüneyd Zapsu; 11 Aralık 2003 tarihinde AKP İstanbul Teşkilatı’nda yaptığı konuşmada, ‘Dış politikanın Yeni Dünya Düzeni’ne göre belirlenmesi gerektiğini’ savunmuş ve Kıbrıs’ı kastederek şöyle demişti:

‘ 1930-1940’ların devlet politikalarını uy gul ay amayız. Dünya değişti. Dış politikada her şey karşılıklı çıkara bağlıdır. Büyük çıkarlar için küçük çıkarlar göz ardı edilir. Satrançta oyun kazanmak için küçük taşlar verilir. ’

Zapsu, Akşam yazarı Güler Kömürcü’ye 20 Ocak 2003’te verdiği röportajda, ‘Kıbrıs’ta şahin düşünenler sadece komünistler, ülkücüler... Yani marjinallerdir. Bunların oranı da yüzde 15’i geçmez. Kalan herkes benim gibi Annan Planı’nın biraz törpülenip onaylanmasını istiyor’ demiştir.

Zapsu, Irak konusunda Kömürcü’ye şunları söylemiştir:

‘Irak konusunda biz Amerikalılara destek olmalıyız. Karşılığında da Kıbrıs ve Filistin sorununun çözümü için Amerikalıların desteğini istemeliyiz. Ben bu pazarlıkları yapabilirim.’”

Alvaro De Soto ile Görüşüyor

Zapsu, Annan Plam’na yönelik müzakereleri BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto ile New York’ta yürütmüştür.

De Soto, Zapsu’nun yakın arkadaşı ve aile dostudur.

Görevi nedeniyle de özellikle ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra tabii ki Bülent Ali Rıza ile de yakın mesai içindedir. İleri derecede yakın dostlukları vardır. Wolfowitz’in yakın çevresindedir. Zapsu, ABD’ye her gidişinde doğrudan veya telefon aracılığıyla mutlaka De Soto ile görüşmektedir. De Soto, Zapsu ile o kadar iç içedir ki Zapsu ile gerçekleştirdiği çok kritik bir görüşmenin konularım soran bir Türk gazetecisine cevaben, “Onun kızı ve benim oğlum ABD’de aynı üniversitede ve aynı sınıfta okumaktadır. Onun için özel olarak görüştük. Zapsu ile biz aile dostuyuz” demiştir.

Yukarıdaki kısa açıklamalardan anlaşılacağı üzere KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, ABD’de, Kıbrıs’ta ve Türkiye’de ABD’nin hem birinci hem de ikinci kanal diplomasisindeki görevliler olan Annan, De Soto, Zapsu, Ali Rıza, Gardani, Wolfowitz ve Koç ile kuşatma altına alınmıştır. Bu kanallar aracılığıyla en gizli ve doğrudan bilgiler elde edilmiş, bunlar aracılığıyla ABD politikaları oluşturulmuştur.

CSIS Türkiye Direktörü Bülent Ali Rıza, Zapsu görüşmelerinden AKP milletvekillerinin ve parti tabanının tezkereye karşı olduğu sonucunu çıkarmıştır. Wolfowitz ve diğer yetkili ve ilgililere bu tespitini aktarmıştır. Bu süreçte Zapsu, Tayyip Erdoğan’ın danışmanı olarak Wolfowitz’le Erdoğan arasındaki en
önemli köprüyü oluşturmuştur. Zapsu, Wolfowitz ve Ali Rıza çok sık bir araya gelmişlerdir. Gizli pazarlık görüşmelerinde bulunmuşlardır. Wolfowitz Aralık 2002’de Ankara’ya geldiğinde ABD Büyükelçiliği’nde Zapsu ile birlikte bir yemekte görüşmüştür. Zapsu, sık aralıklarla Washington’a sessizce uçmuş, Wolfowitz’le doğrudan görüşmelerde bulunmuş ve telefon hattını sürekli çalıştırmıştır.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Temmuz 2003’te Washington’u ziyareti sırasında Wolfowitz’le görüşmüş ve gayri resmi kanallar konusunu açmıştır. Zapsu’nun adını anmadan Wolfowitz’e şu mesajı vermiştir: “Biz, sizin kimlerle görüşeceğinize karışamayız. İstediğiniz kişilerle görüşmekte tabii ki serbestsiniz. Ancak biz, resmi kanalları tercih etmenizi öneririz. Bu takdirde politikalarımızı doğru okur, hata yapmazsınız” demiştir.

Zapsu uzun yıllardan bu yana ABD bakanlıklar üst düzey yetkilileriyle iç içe ve özel ilişkileri olan ABD’nin güvenine sahip bir kişi olmuştur.

Erdoğan’ın Üzerine Sifonu Çekmeyin

“Başbakan Recep Tayip Erdoğan Mayıs 2006 ortalarında danışmanı Cüneyd Zapsu ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’yi Washington’a göndermiştir. Bu ziyaretin amacı, yüzde 34 ile iktidara gelmiş olan, ancak son dönemde yapılan gizli seçim anketinde oylarının yüzde 30’a kadar düşmüş olduğu görülen AKP’nin, aynı zamanda Türkiye’de zirveye tırmanan ABD karşıtlığı nedeniyle ipinin çekilmemesini istemesiydi.

Nitekim Zapsu, Neo Conların hakimiyetindeki Amerikan Girişim Enstitüsü’nde Şaban Dişli ile katıldığı toplantıda ‘AKP 2012 yılına kadar iktidarını sürdürecek. Seçim anketleri bunu gösteriyor. Başbakan Erdoğan’ı kullanın. Üzerine sifonu çekmeyin’ diye adeta yalvarıyordu.

Danışmanı; Başbakan’ın sifonunu çekmeyin diyebiliyordu. Başbakan ise susuyordu. Çünkü ona bu yetkileri vererek Washington’a gönderen kendisiydi.

Gerçekte böylesine bir görevi Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün yapması gerekirken neden Zapsu yapıyordu? Çünkü Zapsu, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, Türkiye’deki ikinci kanal diplomasisinin kilit adamıydı. Erdoğan’ı, Türkiye Başbakanlığı için ABD’ye öneren oydu. Her ne kadar Abdullah Gül, kurucusu olduğu AKP’yi iktidara taşımış ve bir süre için başbakanlığı devralmışsa da o tarihlerde cezalı olması nedeniyle TBMM dışında kalmış olan Erdoğan’ı Beyaz Saray’a Zapsu pazarlamıştı. Erdoğan’ı, Türk Büyükelçi’nin alınmadığı bir odada Başkan Bush ile baş başa görüştürmüştü.”

ABD’ye İhtiyacımız Var

“Başbakan Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli, 7 Nisan 2006 tarihinde American Enterprise Institute’de (Amerikan Girişim Enstitüsü) düzenlenen bir toplantıya katılmıştı. Bu toplantıda, ABD yönetimine yakın Neo-Conlar ile Hamas heyetinin Türkiye ziyaretine ilişkin sert tartışmalar yaşanmıştı.

Zapsu, AKP hükümetine güvensizlik bildiren ABD’lilere; ‘ABD’ye ihtiyacımız var. Siz de AKP ile 6-7 yıl daha yaşamak zorundasınız. Alternatifimiz yok. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine onu kullanın. Burada ve Avrupa’da bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur’ demişti.”

BOP’un Eşbaşkanı

“Star gazetesinde 17 Ocak 2004 tarihinde Hayrullah Mahmud’un köşesinde Recep Tayip Erdoğan’ın 3 Kasım 2002 seçiminin sabahında ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul

Wolfowitz’e yazdığı gizli mektup açıklanmıştır. Mektup şöyledir:

‘Dr. Paul Wolfowitz,

Savunma Bakan Vekili

Pentagon, Washington D.C., 20301, Ford
4 Kasım 2002

Değerli Dr. Wolfowitz

Ülkelerimiz arasındaki tarihsel ortaklık ve dostluğun gelecekte de sürmesi ümidimi paylaşmak için bu mesajımı ortak dostlar aracılığıyla doğrudan size ulaştırmak isterim. Seçim sonuçlarının bizim Genelkurmay saflarında biraz rahatsızlık olabileceğinden, resmi konumunuz gereği, hiç kuşkusuz haberdarsınızdır. Bilmenizi isterim ki onların Türkiye’nin müreffeh, seküler (çağdaş) ve birinci dünya topluluğunun güvenilir bir üyesi olması ümitlerini partim ve ben de paylaşıyoruz. Ve geçmişte hiç olmadığı kadar birleşmiş olan ülkemizin çıkarları için en iyisi olacak şekilde birlikte çalışabileceğimiz kanaatindeyim.

Bu amaçla, Org. Özkök ile mümkün olduğu kadar kısa sürede mahrem, özel bir toplantı yapabilmeyi ümit ediyorum. Özel cep numaram şudur: 05337...

Bu yardım ve ülkeme geçmişte gösterdiğiniz dostluk için çok teşekkürler.

Sizinle kişisel olarak görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Samimiyetle sizin, olan

Recep Tayyip Erdoğan Genel Başkan'

Mektup, İngilizceden çevirisinde hatalar olduğu için yeniden çevrilerek İşçi Partisi Genel Başkanı tarafından 24 Ocak 2003’te açıklanmıştır. Mektup’un içeriği, Kasım 2002’den bu yana yaşanan olaylarla doğrulanmıştır. Recep Tayip Erdoğan, seçimden sonra hiçbir resmi sıfat taşımadığı, parti başkanı ve milletvekili olmadığı halde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök tarafından 24 Kasım 2002 günü kabul edilmiştir.

Mektup, Wolfowitz’e ortak dostlar aracılığıyla ulaştırılmıştır. Mektup; 3 Kasım 2002 seçimlerinden sadece bir gün sonra kaleme alındığına göre demek ki Erdoğan’la Wolfowitz arasında ileri derecede bir dostluk vardır. Erdoğan’ın özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden başlayan Morton Abramowitz, Graham Fuller, Paul Henze ve Marc Grossman’la dostlukları olmuştur. Paul Wofowitz, Richard Perle ve Henry Kissinger’in yakın arkadaş ve partidaş oluşları onların da Erdoğan’a dostlukla yaklaşmalarını sağlamıştır.

Wolfowitz’in daha o zamandan en yakın arkadaşı, dostu Washington’daki dairelerinde buluştukları, geceledikleri önemli toplantılar yaptıkları Cüneyd Zapsu, Cengiz Çandar, Bülent Ali Rıza ve eşi Shada Gardani’dir.

Açıkçası mektubu kaleme alan Tayyip Erdoğan’ı, Beyaz Saray’a, TÜSİAD’a pazarlayan ve sağ kolu olan danışmanı Cüneyd Zapsu’dur. Mektup’tan bu yana yaşanan olaylar da zaten Cüneyd Zapsu’yu işaretlemektedir.”

AKP’yi Güçlendirmek

“Başbakan Erdoğan; medeniyetler ittifakı girişiminin İstanbul’da hazırladığı öneriler konusunda BM Genel Kurulu’nu bilgilendirmek için Ekim 2006 sonunda New York’u ziyaret etmiştir. Erdoğan, Musevi Örgütleri Konferansı Demeği Sözcüsü Hoenlin’le Türkiye ile ABD ilişkileri kapsamında dünyada teröre karşı yapılan savaşla ilgili önemli konuları görüşmüş, ardından New York’ta kaldığı St. Regis Oteli’nde ABD eski Dışişleri Bakanlarından Henry Kissinger ve ABD eski Dışişleri Bakan Yardımcılarından Richard Holbrooke ile gizli bir görüşme gerçekleştirmiştir. Toplantıda Zapsu da yer almıştır. Erdoğan bu toplantıyı yaptığı sırada AKP’nin oylarının yüzde 30’a düştüğü tespitim yapan seçim araştırması cebinde bulunuyordu.

Görüşmede ağırlıklı olarak Irak’ın üç özerk bölgeli gevşek federasyon ve PKK’ya yönelik operasyonlarda ABD politikalarının yanında yer alınması, buna karşılık AKP iktidarının çok daha güçlü olarak iktidara taşınması konusunda mutabakata varılıyordu.”

Holbrooke ile Gizli Görüşme

“Başbakan Erdoğan, ABD Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Holbrooke ile 2 Şubat’ta Başbakanlık’ın Beşiktaş’taki ofisinde ve 21 Şubat’ta Münih kentinde gizli görüşme gerçekleştirmiştir. Görüşmelerde Holbrooke ile birlikte hareket eden Kissinger, Erdoğan’ı Kuzey Iraklı liderlerle görüşmeye ve Irak için gevşek federasyonu kabule zorlamışlardır.”

Sözde Sağ Kol

“Zapsu, Başkan Bush ve Dick Cheney’den sonra ABD’nin en güçlü üç numaralı siyasetçisi haline gelen Ermeni Lobisi’nin güçlü Kaliforniya Senatörü Nancy Pelosi ile Washington’da gizlice görüşmüştür.

Zapsu, Pelosi’ye, Ermeni Soykırım Tasarısı’nın, Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesinin Türk-ABD ilişkileri için ciddi sakıncalar doğuracağını bu nedenle tasarının Genel Kurul’a indirilmesini istemiştir.

Zapsu-Pelosi gizli görüşmesi için randevuyu ABD Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Holbrooke ayarlamış ve toplantıda yer almıştır.

Başbakan Erdoğan’ın sözde sağ kolu Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de Ermeni Soykırım Tasarısı’nın, ABD Senatosu’ndan geçmemesi için Pelosi ile görüşmek üzere Washington’a uçmuştur. Gül’ün, Nancy Pelosi ile görüşme talebi Pelosi’nin sekreterince reddedilmiştir. Gül de Washington’dan eli boş dönmüştür.”

İtiraflar...

“Başbakan R.T. Erdoğan; Haziran 2005 ve 2 Ekim 2006’da ABD Başkanı Bush’la görüşmesinde Büyük Ortadoğu Projesi’nde görev üstlenmeye hazır olduğunu söylemiştir.

Erdoğan, 15 Şubat 2004’te Kanal D’de Teke-Tek Programında ‘ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi içinde Diyarbakır’ı merkez yapacağız’; 21 Şubat 2006 tarihli AKP Grup konuşmasında, ‘Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesindeki rolümüz bize özellikle Ortadoğu’da önemli görev yüklemektedir”; 4 Mart 2006 tarihli AKP İstanbul Bayrampaşa İlçe Kongresi’nde, ‘BOP’un eşbaşkanıyım’; 30 Mayıs 2006 tarihli AKP Grup konuşmasında ‘Eşbaşkanlık görevini kabul ettik’ ve 27 Temmuz 2006’da İstanbul’dan canlı olarak yayınlanan CNN Larry King Show’da ‘Daha önce Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika girişimi içerisinde zaten yer almıştık. Burada gerek barış, gerek insan hakları, hukukun üstünlüğü, ileri demokrasi için bir eşbaşkanlık görevi üstlenmiştik’ demiştir.

Tabiatıyla, Eşbaşkanlık kabulünün arkasında Erdoğan’ın sağ kolu olan danışmanı Cüneyd Zapsu’nun önemli katkısı bulunmaktadır.”

Zapsu’ya Belediye Başkanlığı

“Tayyip Erdoğan hükümetinin mimarlarından Korkut Özal, önümüzdeki yerel seçimlerde, Cüneyd Zapsu’nun AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmasını istedi.

Özal, 9 Eylül 2003 tarihli Akşam gazetesinde ‘AKP’nin en az üç bakanlığa bedel olan İstanbul Anakent Belediye Başkanı adayı Cüneyd Zapsu olmalıdır. Zapsu’ya ben kefilim. Cüneyd, benim siyasete soktuğum bir kişidir. Tayyip Bey’in yardımcısıdır. Cüneyd’in iyi bir icrai faaliyete getirilmesi gerektiğini, üç bakanlığa bedel olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne iyi bir aday olabileceğini sanıyorum’ dedi.

Yerel seçimlerde Zapsu’nun aday olması halinde, İstanbul’daki DEHAP oylarının bir kısmının AKP’ye gitmesi bekleniyor. Ancak AKP’de Cüneyd Zapsu’dan rahatsız olan milletvekillerinin hayli fazla olduğu sır değil. Zapsu’nun 3 Kasım 2002 seçimlerinden önce de İstanbul İl Başkanlığı için adının geçtiği ancak AKP üst yönetiminden bazı kişilerin isteğiyle kabul edilmediği belirtiliyor.

Zapsu, Marc Grossman’ın İstanbullu danışmanıdır. Zapsu, Türkiye’nin sadece ABD ve Almanya ile ilişkilerini yürütüyor. Ağırlıklı görevi bu. Yurtdışında son derece etkili. Henry Kissinger, Richard Holbrooke, Richard Perle ve Paul Wolfowitz ile son derece iç içe ve samimi.

Zapsu’nun Washington ve Miami’de çalışma ofisi var. Gizli temaslarını bu ofisler üzerinden yürütüyor. 2005 yılından bu yana Zapsu’nun danışmanlığını Gülşen Karanis yapıyor. Karanis, Trabzon Vakfıkebirli. Demokrat Parti, Adalet ve Doğru Yol Partisi kökenli, ticaretle uğraşan zengin bir ailenin kızı. Babası Fikri Karanis, 1955’te DP milletvekili seçildi. 1960 yılında Yassıada’ya alındı. Müteveffa Ahmet Kasım Karanis de Trabzon Belediye Başkanlığı yaptı. Kasım Karanis AKP’li Bakan Faruk Özak’ın kayınpederi.

Gülşen Karanis, SBF Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. AKP İstanbul İl Meclisi Üyesi. Dışişleri Bakanlığı imtihanını kazanmış. Ama babası DP milletvekili olduğu için Dışişleri Bakanlığı’na alınmamış.

Zapsu, Karanis’i yanından hiç ayırmıyor. Birlikte ABD, Almanya ve Tokyo arasında mekik dokuyor. Zapsu’nun AKP’de Genel Başkan Danışmanlığı ile kurucu üyelik ve MKYK üyeliği dışında görevi bulunmuyor ama devletin kritik sır ve hatta önemli kriptolarına sahip olduğu görülüyor.

TÜSİAD, Türk Amerikan İş Konseyi, Dünya Ekonomik Forumu, ABD’deki Fındık Konseyi ve Uluslararası Kabuklu Yemiş Konseyi Başkanı, Türkiye Fındık İhracatçıları Birliği Başkanı, Federal Almanya Liyakat Nişanı sahibi, Azizler Holding, Balsu Gıda, BİM Şirketler Grubu ortağı.

Korkut Özal’ın 2001 yılına kadar başında bulunduğu Demokrat Parti’nin Genel Başkan Yardımcısı, partinin Kurucular Kurulu Üyesi.

Zapsu, Tayyip Erdoğan ile tanışmasını 12 Kasım 2001’de Brüksel’de katıldığı ‘AB ve Türkiye İlişkileri’ konulu toplantıda şöyle anlatmıştır:

‘1989’dan bu yana, Tayyip Erdoğan’ın yanındayım. Kopenhag Kriterleri’ne uymamız gerektiğine inanıyorum. Bize oy verenlerin çoğu Avrupa Birliği yanlısı. AKP insan hakları konusunda hassas. Zira bu konu cezaevinde yatan Tayyip Erdoğan’ı özellikle ilgilendiriyor.’

Zapsu, 1986’da TÜSİAD’a üye oldu. TÜSİAD’da ‘Demokrat-Muhafazakâr’ kanadı temsil ediyor. ‘Tayyip Erdoğan’ı TÜSİAD’la tanıştıran kişi’ olarak tanınıyor. Zapsu’nun 16 Ekim 1999 tarihinde TÜSİAD üyesi Bülent Eczacıbaşı’nın evindeki yemekte Feyyaz Berker, Tuncay Özilhan, Korkmaz İlkkorur, Erdoğan Gönül ve Can Paker’i Erdoğan ile bir araya getirmesi, Erdoğan’ın AKP’yi kurmak için yola çıktığında attığı en önemli adımdı.”

Tayyip Erdoğan ve Yasin El Kadı

“13 Haziran 1977 tarihinde İstanbul Ticaret Odası’na kayıtlı olan Azizler Holding kuruldu. Ortakları: Aziz Zapsu, Haşan Cüneyd Zapsu, Kenan İsmail Öktener ve Gaye Zapsu.

O yıllarda Zapsular, Türkiye’nin iki etkili ailesiyle ilişki içine girdi. Özal ailesinden Korkut Özal ve Topbaş ailesinden Mustafa Latif Topbaş’la samimiyetleri gelişti. Latif Topbaş, Rabıta bağlantılı Bereket Vakfı’nın kurucuları arasında bulunuyor. Vakfın diğer kurucusu Kemal Unakıtan. Bu iki isim şimdi Tayyip Erdoğan’ın yanındalar ve ortak özellikleri Nakşibendî olmaları. Özal, İskenderpaşa dergâhı; Topbaş, Erenköy cemaatine bağlı.
Topbaş ve Zapsu, 1995 yılında kurulan BİM mağazalarının ortakları. Diğer ortaklardan biri de Nakşi şeyhlerinden Emin Saraç’ın oğlu Fatih Saraç. Fatih Saraç, Tayyip Erdoğan’ın yakın arkadaşlarından. Emin Saraç, FP’deki parçalanma sırasında Erdoğan ve Erbakan’ı bir araya getiren isim.

AKP’nin perde arkasındaki ismi Korkut Özal da Zapsu’nun Azizler Holding’ine ticarette yol gösteriyor. Zapsu-Korkut Özal beraberliği 1990’lı yıllarda yeniden görülüyor. Demokrat Parti’nin başına Korkut Özal geçiyor, başkan vekili de Cüneyd Zapsu oluyor. Zapsu, bu koalisyonu oluşturmasıyla AKP’ye Güneydoğu’da güçlü destek sağlamış oluyor.”

“Hayırsever İşadamı...”

“BİM, Cüneyd ve Aziz Zapsu, Korkut Özal, Mustafa Topbaş ve Yasin El Kadı’nın bir araya gelmesi ile kuruldu. Tayyip Erdoğan 1994’te Belediye Başkanı seçildikten sonra Zapsu, yeni başkanı evine davet edip, Yasin El Kadı ile tanıştırdı. El Kadı ‘hayırsever bir işadamı’ olarak biliniyordu. Kız talebe yurtları yaptırıyor, Amerika’daki okulunun cami demeğine destek veriyordu.

Zapsu sıkıştığı dönemlerde kendisinden ciddi miktarlarda borç almış, parayı şirketinin borçlarını ödemekte kullanmış ve geri ödemişti. Ortağının hesaplarına el konulunca Zapsu, Paul Wolfowitz’e şikâyet etmiş ve ‘ortağımın iş hayatını kararttınız. Londra’ya gittiğini söylediğiniz yardımları 1993’te yapmış. O yıllarda Bin Ladin sizin adammızdı’ demişti.”

Zapsu, MKYK Görevlerinden İstifa Ediyor

Zapsu, Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder’i, Türkiye’ye getirip İstanbul’da Tayyip Erdoğan ile buluşturdu. Schröder’i ardından KKTC’ye götürüp KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüştürdü. Bu görüşmelerle birlikte enerji şirketi RWE, Nabucco doğal gaz nakli projesine, Fransız Gas de France şirketini geride bırakarak altıncı ortak olarak kabul edildi. Şubat 2008 başındaki bu gelişmenin ardından Zapsu’nun partiden istifasını gündeme getirdi. Zapsu, 5 Mart 2008 tarihinde Akşam muhabirine istifasını şöyle açıkladı:

“Partiden değil sadece MKYK’deki görevlerimden ayrıldım. Ben Tayyip Erdoğan’a tam anlamıyla güvenirim. 20 yıllık bir dostluğumuz var.”

Zapsu, Başbakan Erdoğan’a desteğini geçen ay Almanya ziyaretinde gördüğü tepki karşısında tüm Alman medya kuruluşlarına gönderdiği şu mektupla verdi:

“Sayın Başbakan’ın methini beklerken, medyanızda çıkan haberleri okuyunca önce gözlerime inanamadım.”

Madsen Açıklıyor

“ABD’nin en üst istihbarat örgütü NSA’nın (Ulusal İstihbarat Ajansı) eski ajanı Wayne Madsen Fethullah Gülen ve Yasin El Kadı ile ilgili olarak şu istihbaratı veriyor:

‘Federal güvenlik kaynaklarına göre bir süredir Pennsylvania’da yaşayan, Türkiye’de, laik Cumhuriyeti tehdit ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada 2006 yılında beraat eden, Sünni Türk işadamı, karizmatik lider Fethullah Gülen ve ABD Başkanı Bush tarafından 2001 yılında ‘küresel terörist’ olarak nitelendirilen, Türkiye’de büyük yatırımları bulunan Suudi BMI’nın İslamcı yatırımının baş yatırımcısı Yasin El Kadı, 1990’larda CIA için çalıştı. İkili, CIA’yla Kosova Kurtuluş Ordusu’na silah ve başka tür yardımlar yapmak ve eski Yugoslavya’da faaliyet gösteren bir terör örgütüne destek vermek konularında işbirliği yaptı. Kosova Kurtuluş Ordusu, Clinton yönetiminin müttefikiydi ve Richard Perle gibi önde gelen NeoConlar tarafından destekleniyordu. Perle’nin lobi faaliyetlerini yürüttüğü ‘International Advisers’ şirketi Türkiye’yi en önemli müşterisi olarak görüyor. Gülen’in kitapları Arnavutçaya çevrildi.’

BMI’nın kurucusu Süleyman Biheyri ayrıca merkezi Massachusetts sınırlarındaki Braintree kentinde olan ‘PTech firmasının kurulmasına da yardımcı oldu. Bu şirketin Federal Havacılık idaresi ve Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon’la
11 Eylül döneminde yazılım sözleşmeleri vardı. Şirketin adı terörist gruplara finans kaynağı sağlayan şüpheli kuruluşlar arasında geçtikten sonra, Aralık 2002’de PTech’in ofislerine federal güvenlik yetkilileri tarafından baskın düzenlendi.

Yasin El Kadı’nın Kuzey Virginia’daki bir grup şirket ve yardım kuruluşunu El Kaide’nin Bosna’daki faaliyetlerine maddi kaynak sağlamak için kullandığından da şüpheleniliyor. Usame bin Ladin’e de Bosna Hükümeti tarafından 1993 yılında özel pasaport verildiğini anımsatmak gerekir. Kadı’nın, Türk işadamı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin danışmanlarından Cüneyd Zapsu’nun iş ortağıydı.”

Said-i Nursi İstanbul’da Zapsularda Kalıyor

Cüneyd Zapsu’nun dedesi Abdurrahim Rahmi Zapsu, 27 Temmuz 1912’de İstanbul’da kurulan Kürt Talebe-Hevi Cemiyeti’nin (Kürt Öğrenci Ümit Demeği) kumcu üyesi, Büyük İslam Tarihi kitabının yazarı. Said-i Nursi, İstanbul’a geldiğinde Zapsu’ların evinde kalıyor. Dede Zapsu, Cüneyd Zapsu’nun babası Pertev Zapsu’yu Emirdağ’da Said-i Nursi ile tanıştırıyor. Pertev Zapsu, Said-i Nursi’yi “Merhum babam, üstat için ‘Cenab-ı hakkın lütfuna mazhar olmuş bir zattır’ derdi” sözleriyle övüyor.

Sözde Kürt Parlamentosu’nun üyesi Yaşar Kaya, Özgür Politika gazetesindeki bir yazısında, Zapsu’yu “Bebekliği dâhil elimizde büyümüş” diye tanıtıyor. Kaya, yazısında Zapsu için “Said-i Nursi’nin dostu ve Sibirya sürgününde arkadaşı rahmetli Abdurrahim Zapsu’nun torunu. Abdurrahim Zapsu’nun Laleli’deki evinde son kiracı bendim” diyor.

Yazar Necdet Sevinç’in 6 Ocak 2003 tarihli Yeniçağ gazetesinde çıkan yazısına göre, Abdurrahim Rahmi Zapsu, Cumhuriyet öncesinde İstanbul’da ilk Kürtçe tiyatro oyununu yazan kişi ve Musa Anter’in de kayınpederi.

Zapsu’nun ninesi, Bedirhanlardan Aziz Bey’in kızı ve Bedirhan ailesi de Yezidi Hıldi aşiretine mensup. Bedirhan Bey, Osmanlı’ya isyan edince Kavalalı İbrahim Paşa tarafından mağlup edilip Girit’e sürgün edilmişti.

Osmanlı’nın diplomat olarak görevlendirdiği Abdürrezzak Bedirhan da Anadolu işgali için Rus subaylarına istihbarat alabilecekleri kişilerin listesini sunup Rusya’ya iltica etmişti.

Zapsu 1956 doğumlu. Zapsu’nun babası Mustafa Pertev, Annesi Gaye. Gaye Zapsu’nun babası İbrahim Uzel, Birinci Balkan Savaşı’nda Rusçuk’tan Türkiye’ye göç etmiş. Avusturya Lisesi mezunu, işadamı. İsmet İnönü’ye tepkisi nedeniyle Demokrat Parti saflarında yer almış. 27 Mayıs olayı sonrasında Almanya’ya kaçmış, Münih’e yerleşmiş. Almancayı iyi biliyor. Kısa süre sonra eşi ve iki oğlunu da yanına almış.

Zapsu 4 yaşında Katolik Kilisesi Anaokuluna verilmiş. Sonra yaşı büyütülüp okula başlatılmış. 1966 yılında İstanbul’a dönmüşler. 1966’da Alman Lisesi’ne başlamış ve bitirmiş. Üniversite yaşamını İstanbul ve Münih üniversitelerinde tamamlamış. İşletme ve İktisat okumuş. Memduh Hacaloğlu ile fındık, ezme firması kurdu. Fındık alanında dünya çapında bir firma haline getirdi. Çok zengin oldu. 1990 başında Turgut Özal, Zapsu’yu, Almanya’dan telefonla aradı. Özal, Köşk’ten inip yeni bir parti kurmaya soyunurken ölmesiyle bu girişim suya düştü.

Kaynakça
Kitap: AMERİKAPERESTLER
Yazar: EROL BİLBİLİK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Türkiye'de Bazı Amerikan Uşakları'nın Geçmişi ve ABD Mandacılığı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir