Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tayyip'in Dostları

Burada AKP'nin Deniz Feneri Hırsızlığı hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Tayyip'in Dostları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 01:43

Tayyip'in dostları

Yimpaş Holding'in patronu Dursun Uyar 27 Aralık 2007 tarihinde, gurbetçileri dolandırdığı nedeni ile aldığı ceza sonucu Karabük Cezaevine giriyordu.
Kanal 7 ve Deniz Feneri Derneği'nin yöneticisi Mehmet Gürhan ise Frankfurt Cezaevinde aynı suç nedeniyle 8 ayını dolduruyordu. Birbirlerini çok iyi tanıyan ve beraber çalışan bu iki ismin ortak noktaları ise Tayyip Erdoğan'dı.

Almanya'da sürdürülen Deniz Feneri soruşturmasında Başkan Mehmet Gürhan ile her iki şirketin muhasebecisi Firdevsi Ermiş 24 Nisan 2007 tarihinde tutuklanıyorlardı. Deniz Feneri'nin Avrupa Başkanı olan Mehmet Taşkan da bu ikilinin ardından cezaevine gönderiliyordu.
Frankfurt Savcılığı, Müslümanlara yardım amacıyla toplanan 14 milyon Avro tutarındaki bağışın 4 ayrı hesap numarasına aktarıldığını, 14 milyon Avro'nun en az 8 milyon Avro'sunun aralarında Kanal 7'nin de bulunduğu çeşitli firmalara aktarıldığını iddia ediyordu.

Tayyip ile çektirdiği fotoğrafla dikkat çeken Mehmet Gürhan, 27 Aralık 2007'de cezaevine konulan YİMPAŞ'ın bir numaralı ismi Dursun Uyar'ı çok yakından tanıyordu. İktidar partisi AKP'nin destekçilerinin başını çektiği Kanal 7'nin Almanya'daki yayınlarını "Kanal 7 INT" logosuyla gerçekleştiren şirketin ismi, Media 7 GmbH'ydi. 20 Kasım 1995'te kurulan bu şirket, 25 Şubat 2000 tarihinde sermaye artırımına giderek toplam sermayesini 10 milyon marka çıkarıyordu. Bu sermayenin 9 milyon 950 bin Marklık kısmı YİMPAŞ'ın Almanya'daki şirketi YİMPAŞ Verwaltungs GmbH'ye aitti.
YİMPAŞ Kanal 7'ye paraları, Kanal 7'nin Avrupa Genel Müdürü Mehmet Gürhan'a elden teslim etmişti. Bu para alışverişinden sonra hem Media 7 hem de YİMPAŞ Verwaltungs GmbH batıyordu.
Gürhan, uzun süre Almanya'daki Deniz Feneri'nin de başındaki isimdi. İki yıllık hapis cezasını çekmek üzere Karabük Cezaevine giren Dursun Uyar da Tayyip'le belediye başkanlığı döneminden tanışıyordu.

Cumhuriyet Gazetesi'nden Aykut Küçükkaya, Alman Savcı'nin "Yüzyılın yolsuzluk davası" dediği Deniz Feneri davasını yakından izledi ve Türkiye ayağına ilişkin araştırmalar yaptı. Küçükkaya bu izlenimlerini ve araştırmalarını "Yüzyılın Yolsuzluk Oyunu" adıyla kitaplaştırdı. Aydınlık Dergisi 29 Mart 2009'da kitabı haber yaptı. Kitap, Cumhuriyet kitaplarından çıktı.

Kitapla, "Kanal 7 ve organize işler" başlığı altında şu bilgiler yer alıyordu:

"İddianameye göre, Deniz Feneri Yolsuzluğu, dudak uçuklatacak cinstendir. Bu nedenle "Tarikat-Siyaset-Ticaret" yolsuzluğu şeklinde hikâye edilmiştir. Hikâye'nin başlangıç tarihi 1993'dür.
Necmettin Erbakan, yaklaşan yerel seçimleri düşünerek, 1993 yılında Refah Partisi'nin İstanbul İl Başkanı olan Tayyip Erdoğan'a "Cihadın sesi olacak bir televizyon kurma" talimatı verir. Tayyip Erdoğan, Zahit Akman ve Zekeriya Kahraman ile birlikte Ankara'ya gider ve adı sonradan Kanal 7 olacak yeni bir televizyonun kuruluşu için girişimler başlatır.

O dönemde Refah Partisi'nin arkasında iki sermaye grubu vardır:

Yimpaş ve Kombassan. Paralar önce Kombassan ve Yimpaş'ın yurt dışında dolandırdığı gurbetçilerimizden gelir. Fakat asıl sermayeyi oluşturmak için tam bir organize iş çevrilir. Para toplama işinin profesyonelleşmesi için şirket ve dernekler kurulur.
1994 yerel seçimlerinde İstanbul Belediye Başkanlığı'nı kazanan Tayyip Erdoğan, belediyenin kanalı BRT'nin altyapısını tümden Kanal 7'ye aktarır. Sonra da bu kanalın Almanya ayağı oluşturulur.

Televizyon kanalına sermaye bulmak için çeşitli Avrupa ülkelerinde etkinlikler düzenlenir. Bu etkinliklerde başta Erdoğan olmak üzere, RP'nin ağır topları yer alır. Amaç televizyonun "Hisse senetlerini satmak" ve "yoksul yurttaşlara yardım" adı altında yüklü miktarlarda bağışlar toplamaktır.
Nitekim şimdi Fox TV'de çöpçatanlık programı yapan Uğur Aslan'ın hem Türkiye'de hem yurt dışında gerçekleştirdiği Deniz Feneri programları da kullanılarak büyük paralar toplanır.

Ancak toplanan paraların yasal bir çerçeveye büründürülmesi zorunlu bir hale gelir. Bu amaçla önce Türkiye'de, hemen bir yıl sonra da Almanya'nın Frankfurt şehrinde "Deniz Feneri Derneği" kurulur.

Yurt dışında "Milli Görüş" dernekleriyle Euro 7, içli dışlıdır; Türkiye'de de AKP ile Kanal 7...
Hem Euro 7, hem de "Deniz Feneri e.V", Frankfurt'ta aynı binayı kullanırlar, çünkü her ikisinin de tepesinde Mehmet Gürhan yer almaktadır.
Gürhan toplanan paraları bavullarla Türkiye'ye taşır ve taşıtır. Bu paraları Kanal 7'nin Eyüp'teki binasının üçüncü katında Zekeriya Kahraman'a teslim eder. Sözkonusu miktar 50 milyon Avro'dur. Karşılığında, bir bavul dolusu matbu boş "alındı belgesi" verilir. Kâğıtlar düzmece bir şekilde, yoksullara yardım dağıtılmış gibi doldurulur."

YİMPAŞ'ta bir dönem yöneticilik yapan isimler AKP'nin iktidara gelmesiyle birlikte bakan, milletvekili, belediye başkanı, il başkanı olmuştu.
Tayyip ise hakkını arayan gurbetçileri "sahtekârlık yapmayın, paraları verirken bana mı danıştınız" şeklindeki sözlerle azarlamıştı.

Deniz Feneri Yolsuzluğu olayında başoyunculardan biri olan Zahid Akman'ı, Tayyip ve AKP RTÜK'e önce üye ardından da Başkan yapıyorlardı. Akman RTÜK'ten binlerce dolar kira yardımı, harcırah, 3 adet makam otomobili gibi ayrıcalıklar sağlıyordu. Ortalıkta Zahid.Akman'ın yolsuzluk dosyalarının uçuşmasına rağmen, Tayyip ve ekibi Zahid Akman'ı sürekli olarak koruyup kolluyorlardı. Akman'ı Kanal 7'nin avukatları Şule Yıldız ve Hasan Yıldız sa-vunuyordu.

Kaynakça
Kitap: Takunyalı Führer
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön AKP'nin Deniz Feneri Hırsızlığı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir