Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Aryanilerin İstilası

Burada Ön Türk Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Aryanilerin İstilası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 28 Ara 2010, 01:15

Aryanilerin İstilası

Aryani kavimlerin Ortaasya'da ilk zuhuru, M. ö. ikinci binde başlamıştır. Küçükasya ve Kafkasya yoluyla gelen Aryani kavimler, bir müddet Hazar Denizi'nin güney kıyılarını tuttular. Şimdiki Gürgen ırmağının o zamanlarda Aryaniler tarafından Sind tesmiye edildiği, bunun doğusunda, yani Türkmenistan'da yerli kavimler yaşadığı, bunların arasında bir de Derbek kavminin bulunduğu, istitradi delillerden istihraç olunuyor.

«Vedik-Aryanileri» denilen Hind Aryanileri buradan, yani Hazar Denizinin güney ve güney doğusundan takriben 1700-1500 hududunda Hindistan'a gidip yerleşmişlerdir. O zaman Türkistan'a da bir Aryani kavmin gelip gelmediği malum değildir, Türkistan'da yerleşen Aryaniler, İran zümresine mensup Horezm, Sogd ve Alandan ibaret olup, bunların Avrupa'dan hareketinin de Önasya ve İran yolu ile vaki olduğu ve bu muhaceretin Avrupa'da ve Önasya'da demir devrini başlatan son büyük muhaceretlerle ilgili bulunduğu anlaşılmaktadır, Horezmliler M. ö. 1292 de başlıyan bir takvime v malik bulunmuşlar ve bu takvimin kendilerinin Gürgen (Cürcaş) tarafından gelerek «Maşrik padişahı» nın izniyle şimdiki Horezm ovasında yerleşmeleri senesiyle başladığına inanmışlardır. Sogd ve Alan'ların, yine İranlılardan olan Baktra'lıların da o zamanlarda gelmiş olacaklarını tahmin edebiliyoruz.

Aryanilerin Türkistan'a gelmesi, Horezm rivayetine göre, yanlarında kadınları bulunmıyan askerlerin «Maşrik padişahının izniyle» gelerek yerleşmeleri ve bu padişah tarafından kendilerine verilen Türk kadınları ile evlenerek bir ırk halitası vücuda getirmeleri, yani barış yoluyla yerleşme şeklinde olmuştur. Fakat bu yerleşmenin başka bir vakit bir taarruz mahiyetinde vaki olduğu ve bazı yerli kavimlerin bu taarruz neticesinde şarka doğru itilmiş bulunduğu da, rivayetlerden ve olaylardan anlaşılıyor. Mahmud Kaşgari'nin naklettiğini anlattığım eski Türk rivayetlerinde, Garbi Ti-yanşan sahasında Çu'da yaşıyan ilk Türk hükümdarlarından «Şu» nun (yani «Şu» sülalesinin), Farsça konuşan bir «İskender» şeklinde anlatılan Ar-yani fatihleri karşısında mağlup olarak, bazı Türk kabilelerini yanında bulundurduğu halde, doğuya doğru çekildiği zikredilmiş olduğuna işaret etmiştim.

Vakıa kuzey Çin'de bulunan Tik (Di) kavminin, buraya, M. ö. 13 üncü asırda gelerek Çinlilerle çarpıştığı ve zikri geçen «Steppe Corridore» da o zamanlar gelip yerleşen ve yine Tik'lerin bir kolu gibi gösterilen Chou (Çu) hanedanının. M. ö. 1116 da ilk kudretli Çin devletini kurması, zaman itibariyle Horezm takviminin başlangıç devirlerine pek uygun geliyor.

Fakat bu Aryaniler, Türkistan'da devamlı bir hakimiyet kuramadılar. Aryanilerin Türkistan'a Önasya yoluyle geldikleri, kendilerile beraber bir mütekamil Önasya kültürü getirmiş olmalariyle sabittir. Onlar, ihtimal daha o zaman kendileriyle beraber Fenike alfabesinden çıkma bir Önasya alfabesini de getirmişlerdir. Herhalde onlar ticarette mahir olmuşlar, Ortaasya'nın yerli kavimleri üzerinde medeniyet alanında nüfuz icra etmişler, fakat siyasi hegemonya kuramamışlardır. Şöyle ki, biz daha sonraki asırlarda Horezmlilerin ve Alan (As) ların yerli Masaget ve Sogd'ların da yerli Saka heyetine dahil bulunduklarını görüyoruz. Sogdlular ise, sırf bir tüccar unsur olduklarından Doğuavrupa'dan Çin sınırlarına kadar her yerde barışsever tüccarlar sıfatiyle koloniler kurarak, yerli siyasi teşekküllerin himayesinde kendi ticaret işlerini gütmek yolunu tutmuşlardır. Bu Doğu İran kavimlerimin Türk kavimlerinin diline birtakım medeni ıstılah verdikleri (mesela «ajun», .melek manasında «ferişte», cehennem manasında «tamukh») malum isede, Türkler üzerinde devamlı siyasi hakimiyet kuramadıklarından, devlet idaresi ve askeri teşkilat hususlarına dair «şad» gibi tali rütbeyi ifade eden ıstılahtan, belki de kıraliçe manasında «hatun» kelimesinden maada ehemmiyetli bir şey vermemişlerdir. Ortaasya'nın Aryanilerin anayurdu olduğu, bu ülkeden en son garba doğru ayrılan kavmin İranlılar ve Hindliler olduğu, «Masaget» kelimesinin «büyük Get» demek olduğu ve buradaki Get'Ierin ve diğer bir çok Hindu Arien kavimlerinin Miladdan sonraki asırlarda Türkler gelinceye kadar bu ülkede hakim mevkii muhafaza etmiş oldukları hakkında daha bu asrın ilk on senesinde tam ciddiyetle tutulan nazariyeler geçen umumi harp yıllarında Anadolu'nun Hititler devri tarihine dair vesikalar bulunup ve tetkik olunup Aryani kavimlerin M. ö. ikinci bin içinde Avrupa'dan Asya'ya geçtikleri, Anadolu ve Kafkasya üzerinden geçerken de Önasya'da bir çok izler bıraktıkları tesbit olununca suya düştü. Türk-eski tarihi bakımından çok önemli olan bu ilim inkılabının farkında olmıyan alimlerden turkoloğ W. BANG tegin, yabgu, buyla ve tarkhan vesaire titulatör'ün Türklere devlet idare işlerini en ufak teferruatına kadar işlemiş olan bir büyük devletçi milletten kalmış» göstermiştir. Bunun emsaline çok tesadüf olunur. Bizim bildiğimiz ise Ahemen ve Yunanlılar gelmeden önce Ortaasya'da devlet ve ordu teşkilatında Türklere ve diğer Altaylılara muallim olan hiç bir milletin tesbit edilemeyişi keyfiyetidir.

Kaynakça
Kitap: UMUMİ TÜRK TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: A. ZEKİ VELİDİ TOGAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ön Türk Tarihi Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir