Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Umurga Sak Devleti

Burada Ön Türk Tarihi hakkında konular bulabilirsiniz

Umurga Sak Devleti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 16:39

Umurga Sak Devleti

Çin, Hint, Fars, Latin ve Yunan kaynaklarının ortak ifadesine göre, Sak olarak tanınan eski tarihin bu en güçlü ve en kuvvetli göçebe toplumunun menşei, isimlerinin kökeni ve anlamı hakkında kesin bir fikre sahip değiliz. M. ö. IX. yüzyılda Orta Asya'nın en güçlü boylan oldukları halde bilinmeyen bir etkiyle — bizim kanaatimize göre, Ti boylarından Bunturk baskısıyla — yerlerinden oynatılan bu topluluk batıya doğru göçler yaparak bir anda kendilerini Orta Doğu siyaset sahnesinde bulmuşlardı. Bu, Sak boylarının tamamının batıya göç ettiği anlamına gelmez. Nitekim, m. ö. VI-II. yüzyıllar arasında Orta Asya'nın geniş dağlık bölgelerinde kalabalık Saka birlikleri bulunmaktaydı. Onların ana yerleşim merkezleri bu dönemlerde Tyan-şan ve Pamir-Alay çevresiydi. M. ö. yüzyıllarda Hunlar'ın ortaya çıkışı ve onların siyasal baskısından yönlerini Saka topraklarına çeviren göçebelerin yeni akınlar sonucu, Çinlilerin Se dediği halkların bölgedeki nüfusları epeyce zayıflamıştı. Saklar, yeni gelenler yüzünden Orta Asya'nın batısına, İran sahasına ve Hindistan'ın kuzeyi ile batısına gitmek zorunda kalmışlardı. Bu göçler sırasında hatırı sayılır bir düzeyde Sak göçebesinin Türkmenistan'ın İran'la olan sınır bölgelerine geldikleri bilinmektedir. Oysa, İranlı komşuları bunları çok daha önceden tanımakta ve ilişkiler kurmaktaydılar.

M. ö. VI. yüzyılda Persler bozkır hattı bölgesinde Saka göçebeleriyle karşılaşmış ve kendileri açısından bazı kaygı verici temaslarda bulunmuşlardı. Bu dönemde, sonradan Oğuz Yabgu Devleti'nin sınırları içinde yer alacak olan Sırderya boylarında Umurga Saka Devleti mevcuttu, İran destanlarında adları geçen hükümdarlardan olarak söz etmektedir. Bazı müellifler İşguz/Aşguz' adının İç Oğuz' olduğunu savunmaktadır. Heredot'a göre, Saklar veya Skifler, Kafkas Dağlarının sağ taraflarında bırakıp Hazar Denizi'nin batı kıyılan boyunca hareket etmişlerdir.

Kuştasp ve Zariadra zamanında, Sırderya nehrinin öte yakasında büyük Saka nüfusunun oturduğundan söz edilmektedir. 1. Piankov ve R. N. Frye'nin açıklamalarına göre, bunlar Umurga Sakları olup, başkentleri de Hokant geçidinden 150 km. yukarıda bulunmaktaydı. Umurga Saka Devleti'nin sınırlan Sırderya çevresi, Fergana ve Alay vadileri, Murgab Suyu'na kadar olan Pamir bölgeleri ve Güney Kazak bozkırlarını içine almaktaydı. Göçebe bir unsur olan Umurga Sakaları savaş ekonomisine büyük önem vermekteydiler. Nitekim, m. ö. VI-V. yüzyıllarda Orta Asya'da elde ettikleri geniş topraklar ve yerleşim alanlan onların bu özelliğini açığa çıkartmaktadır. Kaynaklar, onların m. ö. VI. yüzyılda Hindistan taraflarına yayıldıklarından söz eder. Burada, bir zamanlar önemli bir kısmını batıya, buradan da şimdiki Azerbaycan'ın Talış bölgesine göç veren Kaspi kavimleri oturmaktaydılar. Saklar, Kaspi veya Kaspir adı verilen bu yerli unsuru kendi siyasal etkileri altına almışlardı. Yunanlı müellifler, Kaspileri de İskit boylar birliğine dahil etmekten yanadırlar.

Gardiner-Garden, Hahamenişi döneminde Türkmenistan'ın Merv bölgesinde Sak boylarının oturduğundan söz etmektedir. Ona göre, Meniden geçen Murgab adı bu Sak boylarından 'Umurga/Murga'dan gelmektedir. Merv çevresinde oturan Sakların Sak-Pers savaşları sonucunda buralara nüfuz ettikleri bilinmektedir. Bölgedeki Sak nüfusunun önemli bir kısmı daha sonra Partlar'm İran istilâsı sonucu buradan güneye dağılacaktır. Nitekim, İran destanları bu görüşü desteklemektedir. Tarihsel açıdan m. ö. VII-VI. yüzyılların kesiştiği dönemlere rastlayan bir İran halk rivayetine göre, sınır barbarları olarak tanınan Sakalar, İran'ın Kumiş bölgesine kadar sokulmuştu. Bu destansı bilgiyi, Grek müellifleri de desteklemektedir. Pers devleti kurulduğu sırada gerek Türkmenistan tarafından, gerekse Azerbaycan'ın Araz nehri üzerinden Sak göçebe askeri güçleri İran'ı sıkıştırmaktaydı. Bunlar, daha Pers devleti öncesinde Türkmenistan'ın bazı bölgelerinde ciddi bir Saka nüfusunun oturduğuna işaret etmektedir. Pers devletinin kurucusu Kiros, onlarla baş etmek için çetin savaşlar vermişti. Bu savaşların birinde Kir'in öldürüldüğü ve kesilen kellesinin içi kanla doldurulmuş bir tuluma atıldığı rivayet edilmektedir. Yine Kir'le yapılan savaşlarda Sak Umurga Devleti başkanından Amorg olarak söz edilmektedir.

Kendileri dışında Pers ve Grek müelliflerinin de onlara Sak veya Saka adını verdiği göçebe toplulukların etnik mensubiyetleri bilinmemektedir. Son yılların tahlilleri, bunları aralarında Türk gurupların da bulunduğu karma bir unsur olarak kabul etmemizi sağlamaktadır. Kir döneminde başlayan savaşlar I. Darius zamanında (m. ö. 522-486) da devam etmişti. Bu dönemde bazı Sak boylarının 1. Darius tarafından itaat altına alındıktan bilinmektedir. İtaat altına alınan Sak boyları arasında Türkmenistan sahasındaki Umurga Sakları, Kaspir, Dadik veya Dartlar bulunmaktaydı. Buna rağmen, Umurga Sak Devleti'nin bütünüyle Persler'e boyun eğdiği söylenemez. Pers hükümdar Kserks zamanında (m. ö. 486-465) itaat altında bulunan Sak boyların bazıları merkez yönetime karşı gelerek İran'dan ayrılmışlardı. Umurga Sak Devleti ile Pers arasındaki anlaşmazlık Kserks'in son yıllarına kadar devam etmişti. Ancak Kserks'in ölmeden önce sağladığı anlaşma İskender'in Pers devletini ortadan kaldırmasına kadar sürdü. Kaynaklarda III. Darius'ın son yıllarına kadar Sak-Pers ittifakından söz edilmektedir.

Resim
M.Ö. 3 - M.Ö. 6 Yüzyıl

Kaynakça
Kitap: HAZAR ÖTESİ TÜRKMENLERİ
Yazar: EKBER N. NECEF ve AHMET ANNABERDlYEV
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Umurga Sak Devleti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 16:39

Umurga Sak Devleti, Persler'in İskender tarafından ortadan kaldırılmasından sonra bölgeyi yeni ele geçiren güçlerle ciddi savaşlar gerçekleştirdi. Grek müelliflerine göre, İskender'e karşı ünlü savaş taktiği olarak bilinen, Türk ve daha sonra Moğollar tarafından kullanılan 'vur-kaç taktiğini' kullanmalarına rağmen Sak ordusu İskender tarafından yenilmiş ve iskender Sırderya'nın öte yakasına geçmesine rağmen onların izini takip etmeyerek geri dönmüştü.

M. ö. 329 yılında ise Umurga Sak Devleti ile Iskender arasında anlaşma yapıldı. İskender'in m. ö. 323 yılında ölümü, onun kurduğu imparatorluğun varisleri tarafından paylaşılmasını sağladı. Bu paylaşım sırasında içinde Türkmenistan sahasının da bulunduğu Orta Asya'nın güney ve güney-batı kısımları Selevikoslar'ın eline geçti. Ancak, Sak hükümdarları İskender'e duydukları saygıyı onun bölgedeki varislerine göstermediler. Bunun üzerine Selevikoslar'la Saklar arasında çatışmalar ya-şandı. Bu çatışmalar sonucunda Umurga Sak Devleti önemli toprak kayıplarına uğramıştı. Demodam emrindeki Selevikos birlikleriyle Sırderya'nın ötesine kadar gitme cesareti göstermiş, Taşkent bölgesini Sakların elinden koparıp almıştı. Buraya Sakasen olarak bilinen Fergana'mn da dahil edilmesi gerekecektir. Umurga Sak Devletinin bu saldırılar üzerine bir hayli zayıfladığı ve Kazakistan bozkır hattına çekildiğini biliyoruz. M. ö. III-II. yüzyılın olayları bu devletin siyasal bir varlık olarak artık etkin olmadığını ve yavaş yavaş ortadan kalktığını göstermektedir.

Saklar'ın Türkmenistan tarihinde önemli rolleri bulunmaktadır. Her şeyden önce, Türkmenistan'la ilgili ilk siyasal oluşumların onların döneminde açıklığa kavuştuğu bilinmektedir. Öte yandan bölgeye çok sayıda Sak boyunun geldiği ve özellikle de Türkmenistan'ın su ve otlak bakımından zengin sahalarında yerleştikleri tahmin edilmektedir. Saklar'ın bu bölgelerde daha sonra yerleşik yaşamı benimseyip, kendilerinden sonraki etnik oluşumlara etkide bulundukları bir gerçektir. Merv sahasına gelen Sak göçebeleri kendi isimleriyle yerleşik alanları da kurmuşlardır. Murgab adının Murga/Umurga'dan gelmesi bunun bir kanıtıdır. Saklar kendilerinden sonra gelecek olan göçebelere de Türkmen ve dolayısıyla İran yolunu açmışlardı.

Türkmenistan'ın gerek coğrafi, gerek siyasi hayatında mühim rol oynayan Umurga Sak Devleti'nin çöküşünü hazırlayan nedenler tam olarak araştırılmamıştır. Kaynaklarımız, Umurga Sak Devleti'nin Orta Asya'da ortaya çıkan ilk siyasal oluşumlardan biri olduğunu göstermektedir. Nitekim, Saklar sayesinde bazı Türk boyları da bu coğrafya ile tanışmışlardı. Yine arazi bakımından Umurga Sak Devleti'nin geniş bir sahayı içine aldığı söylenilebilir. Saklar'ın etnik bakımdan kendi devletlerinin sınırlan dışında da oturdukları bilinmektedir. Araştırmacılar, Sak göçebelerinin Sicistan'a kadar in-diklerini ve burada kendi devletlerini kurduklarını söylerler.

Sak boylarının Sicistan'a kadar inişi Türkmenistan sahasında da bunların varlığını kanıtlamaktadır. Zira, Sak göçebelerinin Türkmenistan toprakları üzerinden buralara kadar gelmiş olmalılar. Daha sonraki dönemlerde yapılan göçler sonucunda Saklar bölgenin çeşitli yönlerine dağılmışlardır. Hindistan, Afganistan ve Iran sahasında bunlara rastlanmaktadır. Önemli bir Sak kitlesinin Türkmenistan'ın güney-doğu kesiminin güney-batısı istikametinde uzun bir süre oturdukları ve daha sonra bölgeye gelen yeni etnik guruplarla kaynayıp kanştıklan bilgilerimiz arasındadır.

Saklan yerinden edenlerin Yüe-Çi boylan olduğu kuvvetle ihtimal edilmektedir. Öte yandan daha Yüe-Çi göçebeleri bölgeye ulaşmadan Sak topraklannın bazı kısımlan Aslar veya Asianlar, Toharlar ve Sakaraukalar tarafından ele geçirildiği bilinmektedir. Çin yıllıklarında dikkati çeken bir bilgi yer almaktadır: "Hsiung-nu'lar (Hunlar) Büyük Yüe-Çi'leri mağlup ettikleri zaman, Büyük Yüe-Çi'ler batıya doğru ayaklandılar ve Ta-hsia'ya hakim oldular. Sai-wanglar (Saklar) da güneyde Chi-pin'e (Keşmir) hakim oldular. Burada Sai-wang'lar parçalanarak birkaç devlet kurdular. Su-lo'nun (Kaşgar) kuzey-batısmdaki Hsiuhsün ve Chüan-tu'lar başlangıçta Sai ırkından (Saklardan) idiler".

Aynı kaynak bir diğer yerde şunları belirtmektedir: "Büyük Yüe-Çi'ler batıya gelip Sai-wang'ları yendiler. Sai-wang'lar da güneye Hsien-t'u'ya indiler. Büyük Yüe-Çi'ler onların (Saklar'ın) yerinde oturdular. Bundan sonra Vusunlar'dan Kun-mo, Büyük Yüe-Çi'lere saldırarak onları yendi. Büyük Yüe-Çi'ler batıya ilerleyerek Ta-hsia'yı kendilerine tabi ettiler. Vu-sun Kun-mo'su (hükümdarı) onların (Büyük Yüe-Çiler'in) yurduna yerleşti. Bu sebeple Vusunlar arasında Yüe-Çi ve Sai (Sak) ırkı kalmıştır". Her iki açıklama, Saklar'ın bölgedeki siyasal varlıklarına Yüe-Çiler'in son verdiğini açıkça belirtmektedir. Öte yandan siyasal konumlarını yitirmelerine rağmen bazı Sak unsurlarının bölgede daha sonra da oturmaya devam ettiğini göstermektedir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Ön Türk Tarihi Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir