Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Devleti Ebedi Kılmak

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Devleti Ebedi Kılmak

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:30

DEVLETİ EBEDİ KILMAK

Devletler tarihi zamanımız araştırmacılarını en çok ilgilendiren konudur. Tarih sahnesinde bazı devletler vardır ki; hala "Nasıl olduda bu devlet bu kadar uzun ömürlü oldu?" diye araştırmacıları hayretler içerisinde bırakmaktadır.

Bu uzun ömürlü devletlerden birisi de şüphesiz Altıyüz yıllık ömre sahip olan ve kuruluşunun yediyüzüncü yılını kutladığımız Osmanlı Devletidir.
Osmanlı Devleti neden bu kadar uzun ömürlü oldu?

İşte Osmanlı Devletinin son zamanlarında, devletin zayıfladığı bir dönemde dahi kendi özel arşivimde bulunan Yozgat'ta kain Taşköprü Mahallesinde oturmakta olan Mehmet arif Bey'e ait vakfiye bu Devletin uzun yaşama sebeblerinden bir kısmını gözler önüne sermektedir.

Şöyle beyan etmektedir:

Kaynakça
Kitap: Osmanlı Devleti ve Bozok Sancağı
Yazar: Ali Şakir Ergin
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: DEVLETİ EBEDi KILMAK

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:30

Ma fihi mine'l-vakfi'l-i'tiraf. Sahha indi ke-ma huve de'bu'l-eslafi mine'l-müctehidini'l-eslafi, mura'iyen bi'-ş-şurûti ve alimen bi'l-hilaf. Ve ene'l-faki-ru Şehri es-Seyyid Mehmed Bahauddin el-müvella-hilafe bi-kazai Yozgad.

el-Hamdu lillahi'llezi şeraha sudûra ibadihi bi-enva'i'l-hayrat ve zeyye-ne esdikaehu bi-ziya'i't-tevfiki li-ma yuhibbuhu min sunûfi'l-meberrat ve ce'ale'l- vakfe sadakaten carjyeten la yankati'u eseruha bi-merri's-sa'at.

ve's-salatu ve's-selamu ala nebiyyihi'n-nebih? [nebiyyihi't-telbiyej Muhammedin noktati daireti'l-mevcûdati ellezi halakallahu rûhahu'l-mukaddes kable'l-aradine ve's-semavat ve evcede bi-şerefihi ka'inen men kane fi'l-kainati ve ala alihi'llezine bezelû indehum fi't-taat.

EMMA BA'DU; işbu vakfiyye-i sahiha-i şer'iyye ve vesika-i enikai mer"iyyenin tahrir ve inşa ve tastir ve imlasına ba'is ve badi oldur ki; an aslin Kırşehir kurasından Karatepe Karyesi'nde Hamurlu Aşireti'nden olub, el-haletu hazihi medine-i Yozgad mahallatmdan Taşköpri Mahallesi ahalisinden ve ders-i ammdan mekremetlü Mehmet Efendi ibni Mehmed Arif Efendi Medine-i mezbûre Mahkemesi'nde meclis-i şer'i-i şerif-i enver-de vakf-ı ati'z-zikrin li-ecli't-tescil mütevelli nasb eylediği Medine-i mezbû-re mahallatmdan Medrese Mahallesi ahalisinden ve ulemadan halen Na-kibu'l-eşraf mekremetlü Nazır zade Hacı ibrahim Efendi ibni Hacı Ali Efendi mahzarında ikrar-ı famm ve takrir-i kelam ve ta'bir-i ani'l-meram idüb, Mahalle-i bir mezbûre haricinde Kışla Caddesi üzerinde bir haddi kışlaya gider tarik ve bir haddi Sarı Toprak'a çıkan mahal ve bir haddi yukarıdan gelen Dere ile mahdûd arazi-i miriyyeden bir kıt'a arsa üzerine ba-izn-i sahib-i arz bina ve inşa olunan ve semen-i ma'lûm ve medfû' ve makbûza bi'l-iştiraki's-seviyye ile yedlerinde şira'en teb'a-i Devlet-i Aliy-ye'nin Ermeni Milleti'nden Kegork ve Abrim veled-i Heci Ohanis Ağa nam kimesnelerden kezalik semen-i ma'lûm ve medfû' ve makbûza iştira idüb, yedimde müstakıllen mülküm olan iki bab kiremid ve tuğla karhaneleri-mi ve karhane-i mezkûra cereyan eden uyûnundan mebsût kanavatına teb'iyyetle, kezalik mülküm olan ma'i lezizimi ve yine atyeb-i malımdan add ve ifraz eylediğim beş bin üç yüz elli ğûruşı hasbeten li'llahi's-Samed ve taleben li-merdati fr-j Rabbi'l-Ehad vakf-ı sahih-i mü'ebbed ve habs-i sarih-i muhalled ile vakf ve habs idüb,

ŞÖYLE ŞART EYLEDİM Kİ:

Ma'-i leziz-i mezkûrun nısfı, karhane-i mahdûd-i mezkûreye ve nısf-ı aheri dahi müceddeden teşrif eylediğim kanavatına teb'ile (teb'iyyetle) mahalle-i mezkûrede ka'in malımla ve ashab-ı hayrın i'ane ve ihsaniyle inşasına muvaffak olduğum cami'i şerife cereyan eyleye ve nukûd-i mev-kûfe-i mezkûre ba-yed-i mütevelli kefil-i kavi yahûd rehin-i meli ile onu on bir buçuk ğurûş ba-devr-i şer'i istirhab olunub ve karhane-i mezbûrlar dahi bayed-i mütevelli icare-i vahide-i misli ile taliblerine isticar [isticar] olunup hasıl olan icaresi nhb-ı mezkûra zamn ve ilhak olunup vakfeyn-i mezkûreynden hasıl nemadan senevi dört yüz ğurûş cami'-i şerifin hatibine verile. Kezalik nema-yi mezkûrdan senevi altı yüz ğurûş cami'i şerif- mezkûrun imamına verile ve dört yüz ğurûş dahi senevi cami'i şerifin kayyımlık ve müezzinlik hizmetini eda eden kimesneye verile ve senevi nemayi mezkûrdan yüz ğurûş mütevelli yedinde tevkif olunup çeşme-i mezkûrun su yollarına hare ve sarf oluna ve yine nema-yi mezbûrdan se-nevi yüz ğûrûş cami'-i şerifin kanadil ve rûğan-ı bezirine sarf ve yüz ğû-rûş dahi senevi nema-i mezkûrdan cami'-i şerifin şem'-i rûğanına sarf oluna ve nemayi mezkûrdan yüz ğurûş dahi kezalik mütevelli [yedindej hıfz olunub, cami'-i şerifin ta'ınir ve termimine sarf oluna ve elli ğûrûş dahi senevi cami'-i şerifde va'z eden efendiye verile ve senevi yüz elli ğurûş dahi mütevelli olan zata verile ve şart-ı mezkûrun tebdil ve tağyiri ve tev-fir ve teksiri yed-i meşiyyetimde ola. Tevliyet-i mezkûre ben labis-i libası hayat oldukça bana meşrûta ola vefatımdan sonra tevliyet-i mezkûre ev-lad-ı zükûrumun ekber ve erşedine batnen ba'de batnin ve karnen ba'de karnin meşrûta olup, evlad-ı zükûrum munkatı' olur ise evlad-ı inasımın kebir? [kebirej ve reşidesine batnen ba'de batnin meşrûta ola ve ma'azal-lahu Te'ala evlad-ı inasım dahi münkatı' olur ise ma'rifet-i şeıA ve evkaf muhasebecileri marifetiyle tevliyet-i mezkûre medine-i mezbûre ulemasından munsıf ve müttaki bir zata meşrûta ola deyû ta'yin-i şurût ve teb-yin-i kuyûd idüb, karhane-i mezkûreyi fariğan ani'ş-şevağil ve nukûd-ı mevkûfe-i mezkûreyi dahi tamamen ve kanavatı mezkûreyi mütevelli-i mûma ileyhe teslim ol dahi ahz ve tesellüm ve emsali gibi tasarruf eyledi dedikde ğıbbe't-tasdiki' ş-şer"i vakıf-ı mezbûr kelam-ı vifakı semt-i şi-kaka atf idüb vakf-ı mezkûrdan rucû' birle husûmete şurû' idüb müteve-li-i mûma ileyh müvacehesinde vakf-ı nukûd ve zımnında olan şurût ve kuyûdun e'imme-i selase rahimehumu'llah ve ebniye ve kanavat-ı mezkû-re dahi menkûlatdan olub, menkûl-i muhavvel kısmının vakfiyyeti İmam-ı A'zam ve Ebû Yûsuf Hazretleri katında ğayri sahih olduğundan ma-'ada vakıf menfe'at-ı vakf nefsine şart eylediği sûretde vakf, batıl ol-mağla vakf-ı merkûmdan rucû' benim içün meşrû' olduğundan meblağ-ı merkûmı bana teslim ve ebniye-i mezbûre ile çeşme-i mezkûrun kanava-tından kasr-ı yed birle bana teslime tenbih olunmak muradımdır didikde mütevelli-i mûma ileyh dahi cevab-ı ba-savaba ağaz idüb, vakf-ı nukûd inde'l-e'immeti's-selase sahih olmayup lakin İmam Züfer ve İmam Ensa-ri rivayeti üzre vakf-ı nukûd ve ana müteferri' olan şurût ve kuyûd sahih ve aciz ve ebniye ve kanavat dahi menkûlat kalbinden? [kabilindenj olduğu mimma la yureddir. Lakin menkûl, müte'arif olub ve menkûl-i mü-te'arefin vakfı İmam Muhammed Hazretleri katında sahih ve el-yevm amel ve fetva İmam-ı müşarun İleyh hazretlerinin kavl-i şerifi üzere sû-retde dahi İmam Yûsuf katında caizdir deyu meblağ-ı mezkûr ile kanavat ve ebniye-i mezkûn redd ve teslimden imtina' ile hakim-i muvakkı'-ı sadr-ı kitap efendi hazretleri huzûrunda müterafı'an ve her biri mübteğa-sınca fasl u hasma taliban olduklarında hakim-i mûma ileyh dahi alimen bi'l-hilafi'l-cari beyne'l-e'immeti ve'l-eslaf tarafyenin kelamlarına nazar ve menna'un li'l-hayr olmaktan hazer idüb evvelen ve vakf-ı mezbûrun vakfıyyetine ve saniyen teslim-i ile'l-mütevelli bulunmağın lüzûmuna hükm-i sahihi'ş-şer'i etmeleriyle vakf-ı mezbûr sahih ve lazım ve müte-hattim olub nakz ve nakizine mecal muhal oldu.
"Fe-men beddelehû ba'de-ma semi'ahû fe-inne-ma ismuhu ale'llezine yubeddilûnehû inn'allahe semi'un alim" [Bakara Sûresi; 181. ayet].
Ve ecru'l-vakıfı ale'l-Hayyi'l- Kayyûm Hurrire fi'l-yevmi'l-hamis ve'l-işrin min Şevvali'l-Mükerrem li-sene tis'a ve semanin ve mi'eteyn ve elf. [25 Şevval 1289], 26.12. 1872 m.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: DEVLETİ EBEDi KILMAK

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 19:31

ŞUHUDU'L-HAL:

- Eşrafdan Aymtabi zade Şakir Efendi,
- Tahrirat Kalemi Mu'avin-i Ula Mehmed Efendi,
- Ser katib Mustafa Mazhar Efendi,
- Ketebe'den Sadık Efendi,
- Ketebe'den Mehmed Efendi,
- Ketebe'den Ömer Efendi,
- Ve ğayruhum.

Metinden anlaşıldığı üzere Mehmet arif Bey ömür boyu helal yollardan kazanmış olduğu menkul ve gayrimenkullerini sadece ve sadece Allah'ın rızasını kazanmak için vakfediyor. Yani Allah rızası için insanlığın hizmetine sunuyor.

Diyor ki:

"Helal yoldan kazandığım para ile yaptırmış olduğum Cami-i Şerif de görev yapan Hatip'e senelik 400 kuruş, imama 600 kuruş, müezzine 400 kuruş, Çeşmenin tamirine 100 kuruş, kandil ve kandil yağma 100 kuruş, mumlarına 100 kuruş, cami tamirine yüz kuruş, vaaz edene 50 kuruş, bu işleri yapan kendi soyumdan olan kimseye 150 kuruş haktan bıraktığım Beşbin üç yüz elli kuruş ve iki evimden gelen kira bedellerinden ödene"

Şimdi bir düşünelim. Bu gibi insanlar olduğu müddetçe bir devletin yok olması mümkün değildir.
Eğer Devletimizin bekasını düşünüyor isek Devletimizin nice yüzüncü yıllara devam etmesini istiyorsak maziden almış olduğumuz bu değerleri atiye taşımak mecburiyetindeyiz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir