Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Osmanlı İmparatorluğu Döneminde HSYK

Tarihi Açıdan Yeni HSYK – Bölüm 3

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Osmanlı İmparatorluğu Döneminde HSYK

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Eki 2011, 00:34

Osmanlı İmparatorluğu Döneminde HSYK
Tarihi Açıdan Yeni HSYK – Bölüm 3


Osmanlı döneminde yargı ve yargı idaresi, imparatorluk merkezi ile "taşra" ve "yerel" güçler arasındaki politik bağı güçlendiren ve daha da belirginleştiren bir idarî faaliyet alanı olarak öne çıkıyordu. Bir başka biçimde söylemek gerekir ise, Osmanlıda hukuk, merkezî iradenin hudutsuz etkinliğini temsil eden "kanun" geleneği ile yerel alanın özerk yapılarını öne alan "örfî hukuk" arasındaki politik bağ içinde kendisini üretiyordu. Bu anlamda, imparatorluğun mutlak gücü ile yerel olanın toplumsal ve kültürel yeniden üretimi arasında bir uzlaşma alanının ortaya çıkmasına yol açmıştır bu durum. Bu hususiyetin ortaya çıkardığı en temel sonuç, Osmanlıda yargının, politik güç karşısında özerk bir çalışma alanına sahip olması, nispeten sağlam bir hukuksal bilgi alanına dayanması ve toplumsal ve kültürel yeniden üretimin temel eksenlerinden birisi olarak işlev görmesidir. Bugüne aktarılan yargı ve yargı idaresi geleneğinin verimli yanlarının tespiti açısından bu husus oldukça önemlidir.

A. Tanzimat Öncesi Dönem

Osmanlıda özerk bir yargı alanının pekişmesini sağlayan şey yargı idaresinde Şeyhülislamlığın Kazaskerlik aleyhine güçlenme-siydi. Osmanlı Devleti'nde ilk olarak Osman Gazi tarafından kadılar tâyin edilmiş; Sultan I. Murad zamanında da önceki İslâm devletlerindeki kâdiyülkudatlığın benzeri kazaskerlik kurumu ih-das edilmiş, kadıları artık bu makam tâyin etmeye başlamıştır. Kazasker Osmanlı Devleti'nde ilmiye sınıfı adı verilen ve kaza, fetva ve öğretim işleriyle uğraşan sınıfın başıydı. Kadıları önceleri bulundukları beldelere göre kazaskerler tâyin ederken XVI. asırdan sonra giderek kazaskerliğin önüne geçerek ilmiye sınıfının başı durumuna gelen şeyhülislâmlık makamı bir takım üst rütbeli kadıları tâyin etme salâhiyetini kazanmıştır.1 Osmanlı hukukunun klasik devrinde şeyhülislam yalnızca istişarî bir makamdı. Vazifesi fetva vermekten ibaretti. Ancak XVI. asırdan itibaren vazife sahası kazaskerin aleyhine artmış; bir bakıma ulemâ sınıfı-nın başı mevkiine gelmişti. Sultan II. Mahmud saltanatının son yıllarında kazaskerler de dâhil olmak üzere bütün mahkemeler Meşîhat'e bağlanıp; bu arada o zamana kadar Bâb-ı Asâfî'de sadrâzamın huzurunda yapılan Huzur Murafaaları da buraya nakledilince, şeyhülislâma kaza vazifesi de verilmiş oldu. Böylece fetva ve kaza vazifesi bir araya getirilmiş oluyordu.

Tanzimatın hemen arefesinde "kadı alım imtihanı"na ilişkin bir maddeyi hatırlamakta fayda vardır. 1 Rebiiilevvel 1254/1838 tarihinde çıkarılan Tarik-i İlmîye Dâir Ceza Kanunnâme-i Hümâyununda bir kısa zeyl yapıldığı görülmektedir. "... Şimdiden sonra bu mesleğe girmek isteyenler, şeyhülislâmca tâyin edilen faziletli, mutemed, hakkaniyet ve namuslu tanınan bir mümeyyiz tarafından iki şahit huzurunda imtihan olunarak kazanırlarsa tâyin edilecekti.3 Halktan iki şahidin bu imtihanlarda hazır bulunmaları bugünün şahitsiz imtihanları bakımından dikkate değer bir uygulamadır. En azından, halktan insanların bu süreci denetleme haklarının bulunduğu görülmektedir.

B. Tanzimat Dönemi

Tanzimat döneminde ise, yargı ve yargı idaresi, yeni doğan bürokrasi ile yerel güçler arasında paylaşılmaya başlanmış, ilk anda kadılık, hâkimlik ve diğer yargı mensupları arasında oluşan meslekî farklılıklar giderek tekli bir yargı yapısına doğru evrilmiş, merkezî yapının yargı üzerindeki bürokratik gücü zaman içinde çoğalmakla adalet üretimi içindeki toplumsal güçler geriye doğru itilmiş, bu durum yargının bir yandan idarî merkez ile siyasî bağını güçlendirirken, diğer yandan da toplumsal temelleri ve akademik dayanıklılığının da azalmasına yol açmıştır. Bir başka sonuç ise, toplumun giderek yargı içinde dışarıya bırakılması neticesinde, yargı içindeki çekişmelerin sadece merkezi yapılar içindeki farklı klikler arasındaki bir mücadele olarak ortaya çıkmasıdır. Bu sürece ilişkin değişiklikleri Ekrem Buğra Ekin-ci'nin kitabından kısaca takip ettiğimizde Cumhuriyetin ilânına kadar sıkça değişen uygulamalar ile karşılaşmaktayız.

1879 tarihli Teşkilât Kanunu ile aynı yıl bir takım ta'mimlerle nizamiye mahkemesi reisleri, azalan ve âzâ mülâzımları sayılan şartlar çerçevesinde Adliye Nezâreti nin takriri üzerine padişah tarafından tâyin olunurdu.

Teşkilât-ı Mehâkim Kanunu gereğince Encümen-i İntihab, namzetlerin Mekteb-i Hukuk mezunu ise derecesine bakar; değilse imtihan ederdi. Neticede münhal yerlere tesbit olunan isimler padişaha arzedilip irâde-i seniyye ile tâyin olunurdu. Zamanla naiplerin yerini Mekteb-i Hukuk mezunları almaya başladı. İstanbul mahkemelerindeki âzâlar, Encümen-i İntihab tarafından seçilirdi.

Taşra mahkemelerine âzâ tâyini hakkında 8 Ramazan 1296 (1879) tarihli bir talimatname neşrolundu. Kaza bidayet mahkemesi azaları, kaymakam, kadı, müftü, ruhanî reisler ve kaza kâtiplerinden müteşekkil bir Cemiyet-i Tefrik tarafından yapılırdı. Bu cemiyet, livada mutasarrıf, kadı, müftü, liva bidayet mahkemesi ceza dâiresi reis-i sânisi, müddeî-i umumî muavini, muhasebeci ve ruhanî reislerden; vilâyetlerde vali, kadı, müftü, defterdar, mektupçu, vilâyet adliye müfettişi, istinaf mahkemesi reis-i sânisi ve müddeî-i umumîsi ile ruhanî reislerden müteşekkildi.

7 Rebiülâhir 1300/1882 tarihinde Encümen-i întihâb-ı Memu-rîn-i Adliye Nizâmnâmesi çıkarılmıştır. Buna göre daha önce mahkeme reisliği, âzâhğı, âzâ mülâzımlığı, zabıt kâtipliği, müd-deî-i umumî vazifelerinden birinde bulunmamış kimseler bu memuriyetlere seçilemeyecekti.

9 Cemâzilâhir 1305/1887 tarihinde Hükkâm ve şâir memurîn-i adliyenin usul-i intihab ve tâyinlerine dâir kanun çıkarılmıştır. Encüme'nin hazırladığı mazbata üzerine tâyin bizzat encümen tarafından yapılırdı. Taşralarda da bu encümenin muadili bulunurdu. Şu kadar ki taşra encümenlerinin mazbatası tasdik edilmek üzere merkezdeki encümene gönderilirdi. Taşradaki memuriyetlere talep olmadığı hallerde, tâyinler merkezdeki encümen tarafından yapılırdı.

Adliye memuru olabilmek için ayda bir Mekteb-i Hukuk'ta toplanan bir Heyet-i Mümeyyize huzurunda imtihan olunmak mecburiyeti getirildi. Heyet, adliyeden üç, Mekteb-i Hukuk'ta fıkıh ve kanun dersi veren iki hoca olmak üzere beş kişiden müteşekkil idi. Bunlardan en kıdemlisi heyete reislik yapacaktı.

1879 ıslahatından itibaren, irâde-i seniyye ile tâyin olunan reis, âzâ, âzâ mülâzımı ve müddeî-i umumîlere mukabil, kâtip, mu-kâvelât muharriri gibi diğer mahkeme memurlarını Adliye Nezareti tâyin ederdi. Bu usul İstanbul'a mahsustu.

II. Meşrutiyet'ten sonra 8 Şaban 1327 (1909) tarihli nizâmnâme gereği mahkeme azalan ahâli tarafından seçilmek yerine; merkezden irâde-i seniyye ile tâyin edilmeye başlandı. Ancak eleman ve tahsisat azlığı sebebiyle 19 Receb 1331 (1914) tarihli Hükkâm ve Memurîn-i Adliyye întihâb Nizâmnâmesi ile kaza bidayet mahkemesi âzalarının seçimi taşra adliye encümenlerine tevdi edildi. Bu devirde mülkî taksimata tâbi olmaksızın ihtiyaca göre yeni bidayet mahkemeleri açılması kararlaştırıldı.

19 Receb 1331 (1913) tarihli Hükkâm ve Memurîn-i Adliyye Nizâmnâmesi ile Reis, âzâ, adliye müfettişi, âzâ mülâzımı, müs-tantık, müddeî-i umumî gibi mertebe-i saniye memurları tefrik encümenince seçilip irâde-i seniyye ile tâyin olunacaktı.

1916 yılında şeyhülislâmın kabineden çıkarılmasıyla beraber 18 Cemâzilevvel 1335/1917 tarihinde Kazaskerlik ve Evkaf Mahkemeleri de dâhil olmak üzere bütün şer'î mahkemeleri Adliye Nezâreti'ne bağladı. Kadıların tâyinleri de adliye nâzın tarafından seçilmiş bir encümen tarafından gerçekleştirilecekti. Böylece kadı ve hâkimler arasında statü farklılıklarının kaldırılması hedeflenmişti.

Kaynakça
Kitap: Yargı Meselesi Hallolundu! Yargıçların "Eşekli Demokrasi" ile İmtihanı
Yazar: Orhan Gazi Ertekin
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir