Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Osmanlı Son Dönemlerinde Japon-Türk İlişkileri

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Osmanlı Son Dönemlerinde Japon-Türk İlişkileri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Ara 2010, 21:32

OSMANLI SON DÖNEMLERİNDE JAPON-TÜRK İLİŞKİLERİ

HIRONAO MATSUTANI


O dönemlerde İstanbul'da yaşamış ve Japon-Türk ilişkilerinin gelişmesinde büyük katkıları olmuş Torajiro YAMADA hakkında bir inceleme.

1. Japon-Türk ilişkileri tarihinde Torajiro YAMADA'nın yeri ve önemi

100 yılı aşan bir geçmişe sahip olan Japon-Türk ilişkileri, geleneksel dosduk ve samimiyet duyguları içinde bugüne kadar devam etmiştir. Şimdiye kadar ikili ilişkiler çerçevesinde hiçbir sorun çıkmamış ve herhangi bir pürüzle karşılaşılmamışür. Günümüzde de Japonya ve Türkiye, aynı temellerden yola çıkarak kültürel, ekonomik ve siyasal alanlarda ilişkileri geliştirmek ve pekiştirmek için yeni adımlar atmaktadırlar. Böyle ikili ilişkilerden bahsederken, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Japonya'yla henüz diplomatik ilişki kurulmadığı halde bu devirde İstanbul'da yaşamış ve iki ülke ilişkilerinin gelişmesinde çok büyük katkıları olmuş bir Japon'u unutmamak gerekir.

Torajiro YAMADA (1866-1957) adındaki bu Japon, 91 yıl süren hayatı boyunca Japon-Türk ilişkilerinin gelişmesi yolunda hizmet etmiş ve çeşidi girişimlerde bulunmuştur. II. Abdülhamit Dönemi ve Meşrutiyet yıllarında Türkiye'de bulunduğu 20 yıl zarfında, imparatorluk başkentinde gayri resmi olarak bir diplomat gibi faaliyette bulunmuş ve Japonya'yı fiilen temsil etmiştir. Bunun yanı sıra İstanbul'u tanıtmak amacıyla, diğer Batılı seyahatnamelerden farklı boyutta eserler de kaleme almıştır.

YAMADA, Japon tarihinde modernleşmenin başlangıcı olarak kabul edilen Meiji restorasyonu dönemine rastlayan 1866 yılında Edo'da (Tokyo'nun eski adı) soylu bir samurai ailesi olan Toki ailesinin ikinci oğlu olarak doğmuştur. Eğitiminin ilk ve orta dönemlerinde Klasik Çince, İngilizce, Almanca, Fransızca dillerini öğrenmiştir. Tokyo'nun aydın ve sanatçı ortamında yetişen YAMADA'nın, basın ve yayın dünyası ile ilişkilerinin de bulunduğu bilinmektedir. YAMADA, ailesinin asırlardır sürdürdüğü Soohen Ryu adındaki çay merasimi okulu tarafından 16 yaşında evlat edinilip usta (Iemoto) unvanını kazanmıştır. Nitekim o devrin adetlerine göre ailenin büyük oğlu aile geleneklerini sürdürmekle yükümlüydü.

2. YAMADA'nın Türkiye ile ilişkilerinin başlangıcı

Torajiro YAMADA'ınn Türkiye ile ilişkileri, Ertuğrul Faciası sebebiyle başlamış-ur. 1889 yılında II. Abdülhamit, Osman Paşa ve heyetindekileri iyi niyet elçisi olarak Ertuğrul gemisi ile Japonya'ya göndermişti. "Asya'nın yükselen yıldızı" olarak anılan Japonya'ya yapılan ziyaretin amacı, 1887 yılında Prens Komatsu'nun Osmanlı tahunı ziyaretinden sonra Meiji imparatorluğu ile başlayan gayri resmi ilişkileri geliştirmek ve pekiştirmekti. Ertuğrul gemisi, 11 ay süren bir yolculuktan sonra Haziran 1890 yılında Japonya'ya ulaşmıştır. Elçi Osman Paşa ve heyetindeki yetkililer 13 Haziran 1890 tarihinde imparator tarafından kabul edilmiştir. Üç ay sonra Türkiye'ye dönmek üzere yola çıkan Ertuğrul gemisi, dönüş yolculuğunun ikinci gününde (16 Eylül 1890), Japonya'nın Honshu Adası'nın güneyindeki Kushimoto' da firünaya yakalanarak, kayalara çarpıp batmışur. Faciada, 581 kişi (bazı kaynaklara göre 540 kişi) şehit olmuş ve sadece 69 kişi kurtulabilmiştir. Kurtulanlar aynı yılın Ekim ayında, imparatorun talimauyla Hiei ve Kongo firkateynleri tarafından İstanbul'a geri getirilmişlerdir.

Ertuğrul Faciası olarak adlandırılan bu olay, YAMADA'ınn hayatında önemli bir dönüm noktası olmuştur. Hükümet düzeyinde gösterilen ilgi ve çaba yanında, olaydan etkilenen YAMADAda içinde bulunduğu basın dünyasını harekete geçirerek, çeşidi çevrelerden 5.000 yen miktarında yardım toplamıştır (Bugünün parasıyla 100 milyon yen, yani 34 milyar lira). YAMADA, toplanan bu bağışın İstanbul'a teslimi konusunda Dışişleri Bakanı Shuzo Aoki'ye danışmıştır. YAMADA'ınn bu çabasını takdirle karşılayan bakan, bizzat kendisinin teslim etmesini teklif etmiştir. Bunun üzerine Hiei ve Kongo Firkateynlerinin kaptanlarından da Türkiye hakkında bilgiler alan YAMADA, Türkiye'yi ziyaret etmeye karar vermiştir.

30 Ocak 1892'de 170 kişilik Deniz Kuvvetleri mensubunu Fransa'ya götürmek üzere Yokohama'dan hareket eden gemiye binen YAMADA, Mısır'ın Port Said şehrinde aktarma yapmak üzere gemiden ayrılmıştır. Gemide tanıştığı bir denizci subayının küçük kardeşi olan Bayan Nakamura ile bir süre sonra evlenmiştir. O dönemlerde Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası durumundaki Mısır'da birkaç gün kalan YAMADA, Mısır Valiliği'nden gerekli izinleri aldıktan sonra, 4 Nisan 1892'de uzun bir yolculuk sonunda İstanbul'a ulaşmıştır. Beraberinde getirdiği bağışı zamanın Hariciye Vekili Said Paşa'ya sunmuştur. Yapılan bağışın makbuzu halen İstanbul Deniz Müzesi'nde sergilenmektedir. II. Abdülhamit tarafından kabul edilen YAMADA, hediye olarak getirdiği 16. yüzyıla ait samurai kılıç, miğfer ve zırhı padişaha sunmuştur. Bu hediyeler ise halen Topkapı Müzesi'nde sergilenmektedir.

İstanbul ziyareti esnasında çok etkilenen YAMADA, İstanbul'da kalmaya karar vermiş, bu karar bütün hayaünı değiştirmiştir. Bir süre sonra, Atatürk'ün de aralarında bulunduğu askeri öğrencilere Japonca dersi vermekle görevlendirilmiştir.

3. YAMADA'nın Japon-Türk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıları

26 yaşında İstanbul'a yerleşen Torajiro YAMADA, gençlik döneminin yaklaşık 20 yılı aşan kısmını İstanbul'da yaşamış ve bu süre zarfında birkaç kez Japonya'ya gidip gelmiştir. İstanbul'da kaldığı sırada ve Japonya'ya dönüşünden sonra YAMADA, aşağıda gösterildiği gibi, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve pekiştirilmesine büyük katkıda bulunmuştur.

a) Japonya'yı Fiilen Temsil Ederek İkili İlişkileri Geliştirmeye Çalışması

Japonya ile diplomatik ilişkilerin daha henüz kurulmadığı dönemlerde, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde, iki ülke arasında gerçekleşen ticari ve gayri resmi temasların sürdürülmesinde tek aracı YAMADA olmuştur. Ertuğrul gemisinin Japonya'yı ziyareti ile başlayan ilişkilerde, YAMADA, Japon İmparatorluğu'nun hiçbir resmi unvanını taşımadığı halde, Japonya'nın "fahri elçisi" olarak, Japonya'yı fiilen temsil ederek, Japonya'nın menfaatlerini korumaya çalışmıştır.

İstanbul'da yaşadığı süre içerisinde, Topkapı Sarayı'nda sergilenmekte olan hediyelerinden de anlaşıldığı gibi saray ve çevresiyle yakın ilişkide bulunduğu bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nu ziyaret için gelen Japon asilzadelerine ve ileri gelen kişilere çeşidi yardımlarda bulunmuştur. Bunlara örnek olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli kişilerinden randevu alınması, tercümanlık görevleri, parasız kalan Japon ziyaretçilerine yardım gibi çeşidi konular gösterilebilir.

Bu tür gayri resmi arabuluculukların yanında, esas olarak ticari faaliyetlerde de bulunmuştur. Sonraları İstanbul'un sosyal yaşamının bir parçası olacak olan 'Japon oyuncakçı mağazasının" kökenlerine de ışık tutmuştur. İstanbul Ticaret Odası'nın o zamanki listesine göre, iki şubesi bulunmaktadır. YAMADA, sadece Japon oyuncuklarının, hediyeliklerinin, ürünlerinin İstanbul'da tanıtılmasıyla değil, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Japonya'ya tütün, pamuk, yün, deri ve kaya tuzu ihracatı ile de uğraşmıştır.

b) Osmanlı Hiikümeti'nin Üst Düzey Yetkilileri ile Gayri Resmi Temaslarda Bulunması

Osmanlı Sarayı ile yakın ilişki içinde bulunan YAMADA, üç kere II. Abdülhamit tarafından kabul edilmiştir. Ayrıca, Türkiye'de geçirdiği yirmi yıl boyunca, Japonya ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulması için karşılıklı tekliflerin müzakeresinde aracı olmuştur. O sıralarda Almanya'da Büyükelçi olan ve YAMADA'nın, İstanbul'a gelmesine sebep veren Shuzo Aoki'nin talimatı üzerine, gayri resmi yollardan Osmanlı Devleti'nin niyetini soruşturmasında yardımcılık görevini üstlenmiştir. Ancak, Avrupa devletlerine verilen kapitülasyonların elde edilmesi konusundaki anlaşmazlık yüzünden müzakereler olumsuz sonuçlanmıştır.

c) Japon Hükümetine Türkiye ve Komşu Ülkeler Hakkında Bilgi Aktarması

YAMADA, 1904 yılında patlak veren Japon-Rus Savaşı esnasında Viyana'daki Japon ortaelçisinin ricası üzerine Rus donanmasına ait Karadeniz filosunun Boğazlar'dan geçişini, Boğaz'da kiraladığı evden bizzat izleyerek ve Galata Kulesi'ne yerleştirdiği adamlara izleterek Vıyana'daki Japon ortaelçiliği kanalıyla Tokyo'ya haber vermiş ve savaşın gidişatında büyük rol oynamıştır. Viyana'dan Japonya'ya yollanan gizli raporlarda YAMADA'ınn adı kullanılmıyor, sadece "İstanbul'daki bir şahıs" olarak bahsediliyordu. YAMADA da bu işi çok gizli tutmuştur. Ölümünden hemen önce bu sırrı yalnız yakın arkadaşlarına açıklamıştır (Kendi gibi çay ustası olan oğlu YAMADA, 31 Ocak 1981 tarihli Nippon Keizai Shinbun'da yayınladığı makalede bu olayı açıklamıştır).

d) Türkiye'de Japonya'yı Tanıtması

Aynı zamanda çay merasimi okulunun ustası (Japonca karşılığı "Iemoto"dur) olan YAMADA, İstanbul'da ticari olarak işlettiği 'Japon oyuncakçı mağazası" yanında, Yamada ailesinin asırlardır sürdürdüğü geleneksel çay merasimi ile Japonya' yı saray ileri gelenlerine ve halka tanıtmıştır. Geleneksel Japon çay merasimi sana-unı çeşidi şartlarda icra etmiştir. Tüm bunların yanı sıra İstanbullular için YAMADA, Japonya hakkında bilgi kaynağı olmuştur.

4. Türkiye Cumhuriyeti döneminde YAMADA'nın Türkiye ile ilişkileri

Biinci Dünya Savaşı'nın başlamasının hemen ardından Japonya'ya geri dönmek durumunda kalan YAMADA Japonya'ya döndükten sonra da her iki ülke arasındaki ilişkilerin kopmasını önlemek için birtakım girişimlerde bulunmuştur. Bunlara örnek olarak kurduğu Japon-Türk Ticaret Derneği ve Japon-Türk Dostluk Derneği sayılabilir.

YAMADA, Japonya'ya geri döndükten sonra eşinin memleketi olan Osaka'ya yerleşmiş, işadamı ve çay ustası olarak ün yapmıştır. Devrin Türkiye'nin Tokyo Büyükelçisi ile sıkı işbirliğine giden YAMADA, Ertuğrul Faciası'nda ölen şehitler için anıt mezar yapılmasına ve her yıl merasimler düzenlenmesine ön ayak olmuştur. YAMADA'ınn Japonya'ya dönüşünden 9 yıl sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı Atatürk'ün de yapılmasına parasal katkı sağladığı bu anıt mezar 1937 yılında tamamlanmış, Japon Deniz Kuvvetleri'ne ait savaş gemilerinin katılımıyla muhteşem bir törenle açılmıştır.

1931 yılında, yani Türkiye'den ayrıldıktan 17 yıl sonra Japon-Türk Ticaret Derneği Başkanı olarak Türkiye'yi yeniden ziyaret eden YAMADA, Atatürk tarafından Cumhuriyet Bayramı törenine davet edilmiştir ve başbaşa konuşma fırsatını bulmuştur. Atatürk YAMADA'ya onu çok iyi hatırladığını, öğrenciyken ondan Japonca dersleri aldığını söylemiştir. Ayrıca, YAMADA, İstanbul'a gelişinde eski çalışanlar ve tanıdıklar tarafından büyük sevinçle karşılanmıştır. İstanbul'daki ziyaretleri esnasında Osman Paşa'nın kızı kendisini ziyaret ederek, facia hakkında bilgiler almıştır. Paşa'nın kızı yaptığı yardımlardan dolayı YAMADA'ya teşekkürlerini ifade etmek için Osman Paşa'nın pipo ve teşbihini hediye etmiştır. Oğlu YAMADA 'da bu hediyeleri Kushimoto Belediyesi'ne hibe etmiştir. Bu hediyeler halen Kushimoto Belediyesi'ne ait Türk Anma Müzesi'nde sergilenmektedir.

5. YAMADA'nın Türkiye'yi tanıtan eserleri

Osmanlı son dönemlerinin "tarih şahiti" olarak yaşamı boyunca Türkiye hakkında eserler yazmış olan YAMADA'ıım kuşkusuz en ünlü ve en değerli eseri "Toruko Gakan" (Türkçesi "Resimli Türkiye Görüntüleri')dır. Bu kitap Türkiye hakkında olmasına rağmen genelde anlatılan İstanbul'dur. Sanatçı kişiliğinin etkisiyle İstanbul hakkında çizdiği resimleri de içeren bu eserde II. Abdülhamit devrinin İstanbul'u ve yakın ilişkide bulunduğu saray çevresi anlatılmaktadır. Bu kitap, Osmanlı son dönemlerini tanıtma bakımından çok değerli bir eserdir. Fransız yazar Pierre Loti kitaplarında İstanbul'dan nasıl bir sevgiyle söz etmişse, YAMADA da aynı şekilde tüm kitaplarında İstanbul'a olan sevgisini ve bağlılığını dile getirmiştir. Diğer eserleri arasında ise Taiyo gazetesinde basılan "Türkiye Haberleri", "Türk Tiyatrosu" gibi makaleler sayılabilir. Ayrıca Japonya'ya geri döndükten sonra yazdığı "Kaiko goju nen no Toruko" (Türkçesi "50 Yıl Sonra Türkiye'ye Geri Bakış") ve "Kaikyoken" (Türkçesi "İslam Dünyası") adlı kitapları Japonya'nın ilgisinin İslam dünyasına çevrilmesine neden olmuştur. YAMADA'ınn eserlerinde bahsedilmediği halde, II. Abdülhamit'in tavsiyesi üzerine Müslümanlığı seçerek ilk Müslüman Japon unvanını kazanmış olduğu söylenmektedir.
Ölümüne kadar Türkiye ile bağlarını hiç koparmayan YAMADA, 3 Şubat 1957 yılında 91 yaşında Tokyo'da vefat etmiştir.

Ölümünden 4 sene önce kaleme aldığı anılarında Türkiye sevgisini ve duyduğu özlemi şöyle dile getirmiştir:

"87 yaşına girdiğim şu günlerde geriye dönüp baktığımda sanki uzun bir gece yaşamışım gibi geliyor... Savaş yüzünden harabeye dönmüş evimde arta kalan Türkiye'den getirdiğim eşyayı okşarken ve duvardaki haritaya bakarken İstanbul'u ve orada geçirdiğim güzel günleri ne kadar özlediğimi tekrar anlıyorum... İstanbul'daki gençlik günlerimi hatırladıkça içimdeki heyecanı ve coşkuyu bastırmakta zorlanıyorum. Allah'a şükür hala çok dinç ve sağlıklıyım. Fırsat bulduğum an uçağa atlayıp ikinci vatanım Türkiye'yi ziyaret etmek istiyorum."

Ailenin çay merasimi geleneğini sürdüren oğlu YAMADA ise Türkiye ile yakın ilişkisini devam ettirmiştir. 1977 yılının Haziran ayında İstanbul'a gelen YAMADA ve mürideri Dolmabahçe Sarayı'nda Atatürk ve Ertuğrul Faciası'nda ölenlerin anısına, zamanın Dışişleri Bakanı Çağlayangil ve Müsteşar Elekdağ başta olmak üzere hükümet yetkilileri ve şehit ailelerinin katıldığı 300 kişilik çay merasimi gerçekleştirilmiştir. Oğul YAMADA'ya 1980 yılında Japon-Türk ilişkilerine yaptığı katkılardan dolayı Türk Hükümeti tarafından nişan verilmiştir. 1986 yılında vefat eden YAMADA'ınn ardından çay merasimi ustalığını torunu üstlenmiştir.

Kaynakça
Kitap: XII. TÜRK TARİH KONGRESİ
Yazar: TÜRK TARİH KURUMU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir