Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'nin Kurulması

Burada Osmanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Güneybatı Kafkas Cumhuriyeti'nin Kurulması

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:37

GÜNEYBATI KAFKAS CUMHURİYETİ'NİN KURULMASI

Birinci Dünya Savaşı Terekemeler'e olduğu kadar Kars ve Kafkaslardaki, diğer Müslüman halklara'da felaket getirmişti. Çarlığın teşkilatlandırdığı Ermeni milisleri Çıldır, Akbaba, Şoregel ve Karabağ'ın Terekeme ve diğer Müslüman köylerinde toplu katliamlar yapıyorlardı. Osmanlı Ordusu savaşta olduğundan bu saldırı hareketlerini önlemek zor oluyordu. Bu nedenle hükümet bir göç kanunu çıkararak Doğu Anadolu Ermenilerini Suriye'ye nakletmeye karar verdi ve bu kararını gerçekleştirdi. Böylece cephe gerisinin güvenliğini birazda olsa sağlamış oldu.

1917'de Rusyada çıkan Bolşevik ihtilali çok önemli sonuçlar doğurdu. Artık çarlık yıkılmıştı. Bolşevikler ilk iş olarak 15 Kasım 1917'de "Rus halklarının hakları Beyannamesi" adlı bildiriyi yayınladılar. Bu bildiri'de Rusya'da yaşayan bütün milletlerin eşit ve özgür olduğu isterlerse Rusya'dan ayrılarak bağımsız devletler kurabileceği belirtiliyordu. Daha sonra savaşı durduran Bolşevikler Osmanlılar'la 3 Mart 1918'de Brest Litovsk Antlaşması'nı imzaladılar.

Bu antlaşmaya göre:

Osmanlı-Rus sının 93 harbi öncesine göre çizliyordu. Böylece Kars ve yöresi kırk yıllık esareten kurtulmuştu.
Bu arada 13 Ocak 1918 günü Pravda Gazetesinde Lenin ve Stalin'in imzasını taşıyan 13 numaralı bir genelge yayınlandı.

Buna göre:

a. Türk ve Ermenistan sınırında Rus askeri çekilecek orada güvenlik gerekçesi ile Ermeni milisleri kurulacaktır.
b. Başka bölgelere sığınmış olan Ermeni göçmenlerin yerlerine dönmesi sağlanacak
c. Savaşın başından beri Osmanlı Hükûmeti'nin sürdürdüğü Ermeniler yerlerine dönecektir
d. Demokratik usule göre seçilmiş temsilcilerden kurulan geçici Ermeni hükümeti göreve başlayacaktır.

Ruslar barış görüşmelerinde Türklere bu 13 numaralı bildiriyi kabul ettirmeyi düşünüyorlardı. Bu arada halklar beyannamesini gerekçe göstererek Gürcistan Ermenistan ve Azerbaycan bağımsız cumhuriyetleri kuruldu. Bu devletlere "Maverayı Kafkas Cumhuriyetleri" denilmektedir. Bu arada 3 Mart 1918 günü Brest Litovsk Antlaşmasıda imzalandı. Böylece Türk-Rus sının 93 harbinden önceki duruma gelmiş oldu.
1878'den 1918'e kadar Kırk yıl esaret altında yaşayan Kars ve yöresi yeniden bağımsızlığına kavuşmanın huzurunu yaşamaya başladılar.

Bolşevikler Ermenistandaki kuvvetlerini çektiler fakat yörede Rus subaylarının kontrolünde Ermeniler'den birlikler kurmayıda ihmal etmediler. Maverayı Kafkas Cumhuriyetleri arasında sınır kavgaları devam etmekteydi. Tam bu yıllarda Osmanlı Devleti 30 ekim 1918'de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalıyarak savaştan çekilmişti. Bu antlaşmaya göre Osmanlı Devleti 1914'deki sınırna çekilecekti, bu durumda Kars halkı yeni kazandıkları özgürlük ve bağımsızlığını tekrar kaybetmiş olacaklardı. Fakat Osmanlı Ordusu geri çekilirken. Yakup Şevki Paşa ve Eyuplu Halit Bey (Deli Halit Paşa) Kars çevresindeki halktan milis kuvvetleri oluşturulmasına çalıştıkları gibi silah erzak ve cephane yardımıda yaptılar. Bundan sonra Osmanlı kuvvetleri geri çekilmişti. Böylece Meydan Ermenilerle Karslılar'a kaldı. Kars halkı "Kars İslam Şurası" diye bir teşkilat kurdular.
Bu teşkilatın başına Borçalı Terekemelerden Kepenekçi Emin Ağa getirilmişti. Teşkilat Wilson'un self-Determination ilkesi'nden yola çıkarak bölgede bağımsız bir Cumhuriyet Kurduğunu açıkladı.

17-18 Ocak 1919'da kurulan bu yeni devletin adı "Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti" idi cumhuriyetin sınırları Kars, Ardahan, Batum, Artivin, Ahıska, Ahırkelek ve Ordubad'a kadar uzanıyordu. Cumhuriyetin başkenti Kars idi. Söregel Kaymakamı Cihangiroğlu İbrahim Aydın Bey ise Cumhurbaşkanı seçlimişti. Kars'da bir zamanlar hükümet konağı olarak kullanılan binada toplanan Kars Parlamentosu 18 maddelik bir anayasa hazırladı. Bu anayasa bir çok yönden çok ilginç özellikler taşır. Herşeyden önce demokratik ulusal bir cumhuriyetin kurulması resmi dilin, Türkçe oluşu, Ayyıldızlı üç renkli bayrağın kabulü 19 yaşını bitirenlere oy hakkı ve 25'i dolduranlarada seçilme hakkının tanınması ve Osmanlı Devletinden Türkiye diye söz edilmesi çok düşündürücüdür. Çünkü o yıllarda Türkiye Devleti diye bir devlet yoktur.

Osmanlı Devleti vardı. Türkiye Devletinin kavram olarak benimsenmesi çok uluslu Osmanlılık geleneğine pek yabancı bir olaydı. Kısacası Kars'ta demokratik milli bir Cumhuriyetin halk oyları ile kurulması birçok askeri zaferler kadar memnuniyet verici bir olaydı.

Kars hükümeti sınırlarını Ermeni ve Gürcülere karşı savunmak için büyük çabalar sarfetti. Fakat bu genç Cumhuriyetin Ömrü ne yazıkki çok sürmedi, ingilizler ani bir baskınla Kars Parlamento binasını basarak bütün millet vekillerini tutuklayıp Malta Adasına sürgüne gönderdiler.

İngiliz işgal orduları komutanı General Deive askeri vali Preston'a tam yetki verdi. Parlamentonun dağıtılması Kars'da bir panik havasının doğmasına yol açtı. Halk göçe başlamıştı. Kentin Türk nüfusu Ermeniler lehine azalıyordu. Bu durum tam İngilizlerin istedikleri şeydi. İşte bu sıkıntılı günlerde Çıldırlı Terekemelerden Dr. Esat (Oktay) ve Karslı Meşhedi Samet beyler yeni bir hüumet kurdular. Bu hükümette, altısı Türk biri Rum biride Malakan olmak üzere sekiz tane bakan vardı. İsimlerini tesbit edebildiğimiz bakanlar şunlardır: Şoregel'in Aküzüm köyünden Esadullah Bey, Posofun Çuvaşkal Köyü'nden Aziz Bey, Gümrülü Haşim Bey, Doktor Canbolat Bey ve Mahmut Hidayet Beyler bulunmaktadır. Yeni hükümet İngilizlere karşı son derece ihtiyatlı bir politika izliyerek Kars'dan göçü önlemeye çalışıyordu. Diğer taraftanda muhtemel Ermeni saldırılarına karşı önlemler alıyordu. Doktor Esat Bey ve arkadaşları İngilizlere rağmen Kars'da bağımsız çalışamıyacaklarını bildikleri için, Göle, Çıldır ve Oltudaki direniş güçlerini destekliyerek. Kontrol edebildikleri erzak ve cephaneyi Çıldır ve Oltuya kaydırmayı başardılar. İkinci Kars Hükümeti 30 Nisan 1919'a kadar görevde kalabildi. Bu tarihten sonra Ermeniler İngilizlerin desteği ile Kars'a yerleşmeye başladılar.

Kaynakça
Kitap: KARAPAPAK VE TEREKEMELERİN SİYASİ VE KÜLTÜR TARİHİNE GİRİŞ
Yazar: Orhan YENİARAS
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: GÜNEYBATI KAFKAS CUMHURİYETİ'NİN KURULMASI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 00:37

İngilizlerin bütün çabalarına rağmen Ermeniler Kars'ın tamamına hakim olamadılar. Ancak Kars, kağızman, Sarıkamış ve Zarsşat yörelerinde tutunurken Göle, Çıldır, Oltu, Akbaba, Karakurt ve Pernavut'da halk ulusal direniş örgütleri kurarak İstiklal mücadelesine başladılar.

Bu arada Ermeniler işgal ettikleri topraklarda halka karşı katliam eylemlerine başlamışlardı. Kazım Karabekir Paşa İngiliz Generali Ravlinson'a yazdığı bir mektupla, Ermenilerin Nahcıvan, Kars ve Kağızmandaki mezalimi gidip gözleri ile görmesini öğütlüyordu. Ravlinson ise bölgede inceleme yaparak raporunda Kazım Karabekiri doğruluyordu. ingiliz General her ne kadar bölgede gerekli önlemlerin alınacağını söylemiş isede sonuç pek değişmemiştir. Kars'ta Türk-Ermeni çatışması olanca gücü ile devam ederken Cen-bubi Garbi Kafkas Hükumeti'nin Dış İşleri bakanı Fahreddin Bey İngiliz baskınından önce Erzurumda bulunduğu için sürgünden kurtulmuştu. Erzurum'da Kars paralementosunun bir bakanı gibi çalışıyor ve durumu büyük devletler nez-dinde protesto ediyordu.
Bu sıralarda bölgedeki olayları yerinde incelemeye gelen Amerikalı General Harbourd Erzurum'da Fahreddin Beyle görüşmüş ve ondan yöre ile ilgili bir rapor almıştır. Fahreddin Bey'in bu raporu daha sonra Amerikada yayınlanmıştır Ermeni saldırıları karşısında halk yöreyi terkederek batıya doğru göçe başladılar. Bu sıralarda Mustafa Kemal Paşa Erzurum Kongresini açmıştı. Fahreddin Bey ise Cenubi Garbi Kafkas hükümeti adına Kongreye katılmak için. Mustafa Kemal Paşa'ya bir dilekçe ile müracat ederek Rasim Beyle beraber kongreye katılmıştı. Kongrede Kars Ardahan ve Batumun'da milli sınırlarımız içinde olduğu kabul edilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa daha sonra Sivas Kongresini yaparak Ankara'ya geçmiş ve TBMM'yi açmıştı. TBMM Misakı milli genelinde usulas kurtuluş mücadelesinde kararlı idi.

Bölgede Ermeni katliamı dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Amaç Katliam ve göçlerle Türkleri azınlığa düşürerek yöreyi Ermenistan'a katmaktı. TBMM'nin doğu harekatına karar vermesine neden olan katliamın bilançosuna kısaca gözatalını Sarıkamış karahamza Katranlı, Karnagaz Kırkpınar, Oluklu Alisofu, Akpınar, Akyar, Asbaga, İğdir, Karaçayır, Aşağı Kotanlı, Sübhanazat Hacıhalil Yukarı kotanlı, Aküzüm Yılanlı Karakuş, Subatan, Daynaklık, Külveren Boyalı, Tiknis, Sipikor ve Akdere Kağızman, Kömürlü Yalnız Çam Purut, Bayram, Çamuşlu, Kızılkilise Tekneli Galo Köyü Cumurludere Aynalı, Beraik Keçebörk gibi yerleşim birimlerinde toplam 8 binden çok insan 1919-1920 yılları arasında katledilmiştir. Bu katliam devam etmekte olup Aras boylarındada benzeri vahşetler uygulanmaktadır.

Bu arada Seym hükümetleri olarak siyasi tarihe geçen Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan Sovyetleşme tehlikesi içinde bulunuyordu. Nitekim 28 Nisan 1920'de Azerbaycan Sovyetlere katılmıştı. Durum Ankara için çok ciddi idi. Eğer Ermenistan ve Gürcistanda sovyetleşirse o zaman Kars ve Ardahan'ı Sovyetler Birliğinden almak güçleşecekti. İşte Bu kritik durumda T.B.M.M. Kazım Karabekir'i Doğu Orduları Komutanlığı'na atayarak yörenin Ermeniler'den kurtarılmasına karar verdi. Doğu ordusu savaş hazırlıklarını tamamlarken Sovyetler Birliği Dışişleri bakanı Çiçerin'den Atatürk'e bir mesaj geldi. Mesajda Sovyetler her ne kadar Misakı Milliyi tanıyor isede Ermeni ve Gürcüsler Lehine bazı sınır düzenlemeleri yapılmasını istiyordu.

Daha önce sovyet yöneticiler, Ermenistan ve Gürcistan'ı birliğe almak için onlara, Türkiye aleyhine bazı sınır düzenlemeleri yaptıracağına söz vermişlerdi. Çiçerin'in mesajının içeriyi bundan kaynaklanıyordu.

Atatürk'ün bu mektuba verdiği cevap kesin ve anlamlıydı. Atatürk, Sovyet desteğindeki Ermenilerin batılı emperyalistlere özgü yöntemlerle Türk topraklarında kitle katilamı yaptığını Sovyetlerin ise bunları önlüyemediğini söylüyordu. Sovyetler Ankara'nın kesin tavrını anlamışlardı. Nihayet Lenin 24 Ağustos 1920'de Moskova'da bulunan Türk temsilcilerinden Bekir Sami Bey ve Yusuf Kemal Bey'e yapılan hatayı kabul ederek "Biz hata yapmışsak siz düzeltirsiniz" demiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Osmanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir