Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Cengiz Han Döneminde Avrupa

Burada Cengiz Han İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Cengiz Han Döneminde Avrupa

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 21:18

Cengiz Han Döneminde Avrupa

Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopol'ün patriği Nestorius'un konuşmaları ile bu dönem başlamıştır. M.S. 5. yüzyılda ortaya çıkan olaylarda Nestorius, İsa'nın kutsal ruh düşüncesiyle dolu sıradan bir insan olduğunu ve bu nedenle Meryem'in de tanrıyla bir ilişkisi olmadığını söylemeye başlamıştı. Bu düşünce temel Hristiyanlık inancının (Katolik-Vatikan) tam tersi bir inanç biçimini savunuyordu. Bu yeni düşünceyi ortaya koyan patrik, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun dini lideriydi. Bundan dolayı bu yeni inancı yayması kolay olacaktı.

Bu inanç kilisenin diğer patrikleri ve Doğu Roma hükümdarı tarafından fazla itibar görmedi. Birkaç hafta içinde Nestorius görevden alınmıştı. Zorluklardan yılmayan Nestorius yeni inancı yaymaya devam etti. Bir inanan cemiyeti ortaya çıkmaya başlamıştı. Ancak Bizans gücü onu ve ona inananlarını sürgüne gönderdi. O dönemler sürgüne gönderilmek, Bizans'ın egemen olduğu toprakların çok daha doğusuna gitmek anlamına geliyordu.

Nestorius ve takipçileri Hindistan'a kadar gitti. İsa hakkındaki yeni inançlarını burada da yaymaya devam ettiler. Onlar oraya ilk gelen Hristiyanlar oldukları için bunları anlattıkları Hristiyan olmayanlardı. Bir süre, Nestorius'un müritleri dikkat çekmeye başlamıştı, ama Bizans İmparatorluğu giderek daha fazla küçülmüştü, onlarla ilgilenecek durumda değillerdi. Tüm bilinen oralarda, uzaklarda Doğu'da bir yerlerde Nestorius'un takipçilerinin olduğuydu.

12. yüzyılın sonunda Avrupa çok değişmişti. Dev imparatorluklar parçalanmış ve ortadan kaybolmuştu. Kiev'den Londra'ya kadar bütün devletler küçülmüştü. Bu küçük devletler zenginleşmişti ve Kudüs ile kutsal toprakları kurtarmak dışında sınırlarının ötesinde olanlarla ilgilenmiyorlardı. Bölgede İslam devletlerinin ortaya çıkmasından dolayı Batı krallıkları ile Doğu arasında ciddi bir engel çıkmıştı. Bundan dolayı Batı devletleri Doğu'ya olan ilgilerini yitirmişti. Bu dönem, aynı zamanda Avrupalıların cehaletle geçirdiği "Karanlık Çağlar"ın sonuydu.

Bin yıl önce Roma'da Çin'den gelen bol miktarda ipek bulunurken, Doğu ticaretinin zayıflamasından dolayı ipek artık bir zenginlik ve asalet göstergesi olmuştu. Sadece bir ipek ceket bile bir tarla işçisinin beş yıllık kazancına eşitti. Avrasya'nın büyük bölümü ise keşfedilmeyi bekleyen bir bilinmeyendi. 13. yüzyılda Avrupa'nın yüzü 5. yüzyıldakinden oldukça farklıydı, Doğu dünyası ise tanınmayacak hale gelmişti. İslam güçlenmiş, dört kez yapılan Haçlı Seferleri geçici bir süreyle de olsa kutsal toprakları özgürlüğüne kavuşturmuştu. Savaşçı Müslümanlardan daha önemlisi ise Çin'in çoktan Moğollar tarafından ele geçirilmiş olmasıydı. Moğollar yüzlerini Batı'ya çevirmişti. Avrupa ise küçük krallıkların, birkaç asilin yönetimindeki disiplinsiz ordularıyla Haçlı Seferlerine çıkmaya çalışıyordu.

Dört Haçlı Seferi; Yakın Doğu'yu ticarete açtı ama bu, Hristiyan dünyası için iyi olmamıştı. Avrupa'da Katolik Kilisesi hala yönetimi elinde tutuyordu ve Papa Avrupa politikasının en önemli adamıydı. Gücünün çoğunu da "Kutsal Topraklar"ı kafir Müslümanlardan kurtarmak için düzenlediği Haçlı Seferlerinden alıyordu.

Nestorius ve takipçilerinin yaşadıkları Pres-ter John Efsanesi'nin oluşmasına yol açtı. 1122'de Roma'ya Hindistanlı bir rahip gelmişti. Hindistan ve Çin'de yaşayan Nesturilerin (Neşter yanlısı Hristiyan) bir elçisi olduğunu söylemekteydi. Gerçekte Hindistan'da sadece birkaç bin Nesturi vardı, Çin'de ise hiç yoktu. Ama Papa'nın duymak istedikleri buydu. Moğol İmparatorluğu'nun büyümesiyle ilgili haberler ve hatta ayrıntılı raporlar Avrupa'ya ulaşıyordu. Bunun için harekete geçmek isteyen Avrupalılar Prester John'a yardım bahanesiyle yeni bir Haçlı Seferi düzenlediler. Bu Beşinci Haçlı Seferiydi.

Kaynakça
Kitap: CENGİZ HAN
Yazar: Mehmet F. Tufan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Cengiz Han Döneminde Avrupa

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 21:18

Prester John güçlü bir askeri lider ve inançlı bir Hristiyan gibi gösteriliyordu. Efsaneye göre, John, İslam dünyasının yanı başında güçlü bir Hristiyan krallığının başındaydı. 1145'de Suriye Başrahibi Papa'ya gönderdiği mektupta Doğu'daki bir Hristiyan krallığının kutsal toprakların geri alınmasında yardımcı olmak üzere bir ordu gönderdiği konusunda bilgi aldığını yazmıştı. 1221'de Haçlı Seferi için çağrı yapıldı..

Hristiyan dünyası Prester John'un İspanya'dan İran'a kadar her yeri elinde tutan İslam ordularından Avrupalı Hristiyanları kurtarmak için harekete geçtiğine inanıyordu. Bundan dolayı, Avrupa'daki Moğol fetihleri bile önemsenmemeye başlanmıştı. Hatta bunlar Prester John'un yaptıkları olarak anlatılıyordu. Batı Avrupa için Prester John gerçek, Moğollar ise bir efsaneydi.

Böylece Papa Haçlı Seferi'ni başlattı. Filistin'e doğru yola çıkan binlerce şövalye hayatını kaybetti. Sonunda Hristiyanlar kutsal toprakları tamamen kaybetti. Ancak o zamana kadar bu, Hristiyanlar için önemli değildi, çünkü Prester John her an ordusuyla ortaya çıkabilir ve Hristiyanları kurtarabilirdi. Dahası John, Doğu'dan gelecekti ve Müslüman kafirleri aralarında sıkıştırmış olacaklardı.

Bu efsanenin gücü Avrupa'nın siyasetine elli yıl boyunca yön vermişti. Sonunda ise Prester John'un gerçekten bir efsane olduğu ortaya çıktı. Ayrıca Moğolların da gerçekliğinin farkına varıldı. Batı Avrupa Haçlı Seferleri nedeniyle ikiye bölündü. Bazıları destek verirken, bazıları bunun hata olduğunu düşünüyordu.

Bu dönemde en kuvvetli iki Hristiyan krallığı Polonya ve Macaristan'dı. Ama büyük olmaları uygar oldukları anlamına gelmiyordu. Bu iki krallık, ikiye bölünmüş Fransa gibi kendi halinde gelişmeye bırakılmış olsaydı "Karanlık Çağ" bir yüzyıl daha önce bitecekti; ancak Moğollar sonunda Avrupa'ya saldırmaya hazırlandıklarında, Batı'nın askeri gücü artık bitmiş durumdaydı. Macaristan Kralı IV. Bela tüm Hristiyan alemine kendilerini ve tabii ki Macaristan'ı savunmaları için çağrı yapmıştı; ama ortaya çıkarılan ordunun fazla bir gücü olmadığı görüldü. Avrupa'nın her yanından, şövalyelerden karşılık gelmişti ama beklenen büyük katılım sağlanamamıştı. Batı Avrupa'dan hiç bir kral ordusunun başında gelmedi.

Bu dönemden On beş-yirmi yıl önce Filistin'de savaşan Haçlı askerlerinin çoğu ölmüştü ve mali açıdan da Batı'nın yeni bir savaş için gücü yoktu. Moğollar, Polonya ve Macaristan'ı ezip geçti. Moğol Kağanı ölmemiş olsa ve Moğollar kendiliğinden geri çekilmeseydi, Dublin'e kadar ilerleyip tüm Avrupa'yı ele geçirmekten onları alıkoyacak bir güç kalmamıştı.

Prester John bir efsaneydi. Olmayan bir Hristiyan Krallığı ile güçlerini birleştirip İslam ordularını yenme düşüncesi, Papa'ya ve asillere öyle çekici gelmişti ki kimse buna karşı çıkamadı.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Cengiz Han İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir