Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çin-Moğol İmparatorluğu

Burada Cengiz Han İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Çin-Moğol İmparatorluğu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 20:33

Çin-Moğol İmparatorluğu

Moğollar üzerinde bir türlü hakimiyet kuramadıkları için, Çinliler, bazen Moğolları birbirine, bazen, Moğollarla Türkleri birbirine düşman ediyorlar ve bu oynak politika sayesinde rahata kavuşabiliyorlardı. 12. yüzyılın ikinci yarısında, Çinliler Buyir-Nor Tatarlarının büyük tehlikesi ile karşı karşıya kaldılar. İmparatorlukları devrilebilir, Asya'nın güney-doğusu altüst olabilirdi. Timuçin'le, Hristiyan Karayitlerle dost olmaya muvaffak oldular ve Timuçin Karayitlerle birlikte Çin İmparatorluğu'nu koruyarak bu tehlikeyi savuşturdu. Fakat bu dönemde Çinlilerden çok şey öğrenmiştir.

Çin'de Kurulu olan imparatorluk düzenine el koyan Moğollar, Cengiz Han soyundan gelenlerin başa geçebildiği Yuan hanedanını başlattılar. Yöneticileri ve askerleri Moğol, Çince bilmeyen ve Çince öğrenme çabası içinde de olmayan ilginç bir yönetim tarzıydı bu. Bu nedenle nesiller geçtikçe katliamlar unutulmasına rağmen halk her zaman bu yöneticilere işgalci gözüyle baktı. Bununla birlikte Moğollar ilk yıllarında büyük başarılar kazandılar. Bunun nedeni de Çin medeniyetinin imkanlarını kullanma becerisi gösteren hanlarıydı. Bu devrede en çok akılda kalan isim Kubilay'dır.

Cengiz Han'ın torunu olan Kubilay, her açıdan zirvede bir devir yaşattı Çin tarihine. Ordularının "kamikaze" adı verilen tayfunlar nedeniyle denizin dibini boyladığı Japon Seferi haricinde bütün mücadeleleri başarıyla bitti ve çevre devletleri hakimiyeti altına aldı. Kağıt para kullanılması gibi, patenti kendine ait buluşların yanı sıra bilim adamlarına verdiği destekle Çin'in teknolojisine önemli bir ivme kazandırdı. Ama gel gör ki o da halktan kopuktu. Çinlilerin alınmadığı sarayını, Yasak Şehir'i inşa ettirdi.

Bu devirde Çin'i ziyaret eden Marco Polo'nun aktardığı bilgilerle Kubilay, Avrupa'da yüzyıllar sonra bile mükemmelliğin simgesi olarak anılacaktı (Batılı kaynaklarda Xanadu adıyla anılan sarayı bir insan tarafından kurulan "Yeryüzü Cennetinin" en somut örneği olarak anılır). Ancak Kubilay sonrasında Çin'deki Moğollar hiçbir şey yapmadılar. Sonuçta ise, Çin-Moğol hanedanlığı yaklaşık yüz yıllık bir süreyle Çin'in en kısa süren hanedanlıklarından biri oldu. Asla halka karışmadılar ve halk da onlardan nefret etti. Öte yandan Moğol kabileleri için hanedan çok fazla şehirli kaçmaya başlamışlardı. Rahat yaşantıları, kabilelerin de onlara sırtlarını dönmelerine neden oldu ve günün birinde zeki bir köylünün yönettiği, açlık nedeniyle kaybedecek hiçbir şeyi olmayan basit köylülerin darbesiyle ülkeden kovuldular. Çin'i yönetip ama Çin kültürüne adapte olmamaları, aynı zamanda Moğol geleneklerini de devam ettirmeyip rehavete dalmaları ve en büyük neden olarak da Çin halkının kendini psikolojik ve fiziksel olarak toparlaması işgalcilerin sonunu getirdi. Moğollar ve diğer bozkır kabileleri tekrar geri de gelemediler, zira Çinliler barutu bulmuşlardı. Çılgınca saldıran o atlıların duydukları ilk top patlaması, artık bir daha Çin'de savaş kazanamayacaklarını ilan ediyordu.

Resim
Çin'de hüküm süren Moğol İmparatoru Kubilay Han

Kaynakça
Kitap: CENGİZ HAN
Yazar: Mehmet F. Tufan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Çin-Moğol İmparatorluğu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 20:34

Moğollar'ın Çin'deki faaliyetlerine kısaca bakıldığında şunlar dikkati çeker. Moğol hükümdarı Mengü'nün kardeşi Kubilay Çin'de Ho-Nan eyaletine egemendi ve Çinlileri vergiye bağlamıştı. Moğolistan'a dönerek 1260'ta han ilan edildi. Ogeday'ın torunu Kaydu'nun ayaklanmasını bastırıp., tahta tek başına egemen oldu. Hanbalık'ı ülkenin merkezi yaptı.1276'da bütün Çin'i ele geçirdi ve burada Yuen adıyla yeni bir sülale kurdu.1274-1292 yılları arasında Japonya, Cava, Birmanya ve Annam'a seferler düzenledi.

Kubilay'dan sonra gelen hanlar başarısız olmuştu ve Moğolların görevlerini kısıtlayarak Çinlilere resmi görevler vermişti. 1368'de Hung-Vu kendini imparator ilan ederek Ming sülalesini kurdu ve Moğolları egemenlik altına aldı. Dış Moğolistan 1921'de Çin'den ayrıldı ve 1925'te Moğolistan Halk Cumhuriyeti adını aldı. 1945'te Çin, Moğolistan'ı tanıdı. İç Moğolistan ise Çin'in özerk bir ili oldu.

Moğol zulüm ve tahribatını renkli tasvirlerle anlattığı kabul edilen Çinlilerin, Moğollar hakkındaki fikirleri, istila ve tahribata uğramış diğer milletlerin tarihlerine kıyasla daha tarafsız sayılmaktadır. Söz konusu görüşü dile getirenlerin tespitlerine göre Çinliler, eski kültürlerine olan bağlılıklarına rağmen göçebelerin hal ve tavırlarındaki sadeliği beğenirlerdi.

Bu gibi hallerde Çinlilerin Moğollar hakkındaki görüşleri, klasik Avrupa yazarlarının Cermenler ve İskitler hakkındaki görüşlerini hatırlatmaktadır:

"Onlarda (Moğolla) en eski çağların hal ve tavırlarının izleri kalmıştır. Onlara yazılı bilgi bırakılmamıştır. Onlar yüzyıllarca kaygısız ve kendi hallerinde yaşamışlardır."

Çin kaynaklarıyla alakalı bugüne kadar yapılmış en önemli çalışmalardan birinin sahibi olan Bretschneider'ın tespitlerine göre Moğol tarihine dair en eski notlardan meydana gelen Si yu lu (Batı Seferi Kayıtları) "Ye-lü Ch'u ts'ai" tarafından kaleme alınmıştır. Cengiz Han'ın görevlilerinden
olan Ye-lü Ch'u ts'ai, Cengiz Han'ın 1219-1224 yılları arasında düzenlediği batı seferinde Moğol hanına eşlik etmişti. Ne yazık ki henüz eserin tamamına ulaşılamamıştır. Bretschneider şans eseri bu önemli kaynağın geniş Çin külliyatı içerisinde yer alan kısa bir özetine rastlamıştır. Onun tespitlerine göre özet, Cengiz Han'ın batı seferine dair diğer kaynaklarda, özellikle Müslüman tarihçilerin eserlerinde zikredilmeyen önemli bilgiler ihtiva etmektedir.

Türkler, özellikle askerlik alanında, devlet kurumlarının kurulması ve yerleştirilmesinde, dil ve alfabenin oluşturulmasında Moğollara önemli katkılar sağlamıştır. Moğollar, kımız yapmayı Türklerden öğrenmiştir. Türk töreleri ve geleneklerinden etkilenmekle kalmamış, Türklerin Gök Tanrı dini ile de tanışmışlardır. Moğollardan önce Çin'e saldırılarda bulunanlar ilk kez Göktürkler ve Uygurlar olmuştur. Türklerin, Çin'e seferler ve saldırılar düzenlemesinin nedenleri arasında bölgedeki açlık ve kıtlık ile yetersiz kaynaklar gösterilmektedir. Türklerin, Çinliler üzerine düzenledikleri hemen hemen her saldırı ve sefer bir zaferle sonuçlanmıştır. Türkler sadece ganimet almak amacıya Çin topraklarına girmiştir. Ganimetlerini topladıktan sonra ise işgal ettikleri yerleri hemen terk etmişlerdir.

Türklerin Çin bölgesinde kalıcı olmayı istememesinin nedenleri arasında, Çin kültürü ve kalabalığı arasında kaybolmak istememeleri en başta gelenidir. İşgali sürdürmek yerine Türk kağanları, Çinlileri vergiye bağlamayı tercih etmiştir. Türkler ile Çinliler arasında yüzyıllar boyunca ilişkiler çeşitli şekillerde sürmüştür. Çin'de iç karışıklıklar asla bitmediğinden zaman zaman taraflar Türklerden askeri yardım istemiştir. Çin feodal beyleri yanında, feodal beylerin düşmanlarına karşı savaşmışlardır.

Bu askeri yardımlar karşılığı, Türkler Çinlilerden kumaş gibi maddeler almıştır. Çinliler ile Türkler arasındaki ilk ticari ilişki, Hunlar zamanında yapılmıştır. Göktürkler ve Uygurlar döneminde de devam etmiştir. Özellikle Uygurların, Çinlilerle çok sıkı ilişkileri olduğu bilinmektedir. Türklerle, Çinliler arasındaki ticaretin temel malları atlar ve ipek olmuştur. İpek Yolu denilen ticaret yolunun kazancının yüksek olması ve her iki tarafın da bu kazancı ele geçirmek istemesi nedeniyle çeşitli defalar savaşa tutuştukları bilinmektedir. Çinlilerin gayreti ise Çin Seddi'ni yaparak Türk akınlarını durdurma şeklinde olmuştur. Yine de Türk akınlarını bunlar durduramamıştır. Çinliler, Türklerle, bozkırlarda meydan savaşları yapmaya asla girişmemiştir. Çinliler, Türklerle mücadelesinde, savaştan çok siyasi ve diplomatik yollarla entrikaları tercih etmiştir. Bu da Türk kuvvetlerini, birliklerini bölme, parçalama, zayıflatarak ele geçirme şeklinde olmuştur.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Çin-Moğol İmparatorluğu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 Ara 2010, 20:34

O dönemlerde, Orta Asya'da kurulmuş olan Türk devletlerinin içindeki unsurların birbirileri ile olan bağlarının yeterince güçlü olmadığını gören Çinliler bu durumdan yararlanma yoluna gitmiştir. Çeşitli kışkırtmalar yaparak, Türk kavimlerinin birbirleri ile savaşmaya teşvik etmişlerdir. Çinliler, Türk boylarına Çinli prensesler vererek, onların Türk beyleri ile evlenmesini sağlamış ve Türklerin içine bu şekilde Çinli casuslar yerleştirmeyi başarmışlardır. Diğer yandan çeşitli Türk boylarını kendi topraklarına davet etmiş ve onların Çin kültürü içinde eriyip yok olmasını sağlamışlardır. Çinliler Türklerin sistemlerinden yararlanmışlardır. Ağır süvari birlikleri kullanmak yerine zamanla Türkler gibi hafif süvari birlikleri oluşturmuşlar ve onlar da Türkler gibi yağma seferleri düzenlemişlerdir.

Çinlilerin Türk siyaseti konusunda Kültigin Yazıtları da durumu çok açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur: Orhun Anıtları arasında bulunan Kültigin Yazıtı'nın, doğu yönündeki yazının çevirisi şöyledir:

"Çinlilerin sözleri tatlı, ipek kumaşları yumuşaktır, tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak budunu kendilerine yaklaştırırlar. Sonra da içlerine girer, kötülüklerini yaparlar. Çinliler, kendilerinden olmayan bilgili kişileri, kendilerinden olmayan alp kişileri yaşatmazlar. Yanılıp onlara inananlar, kendi soylarına en yakınlarına ve budununa yararlı olmaktan çıkarlar. Çinlilerin tatlı sözlerine, yumuşak ipek kumaşlarına aldanan pek çok Türk yok oldu. Türk budunu sen çoğu kez hep böyle aldanıp öldün.

Kültigin Yazıtı'nın, diğer yönünde ise şu yazı bulunur:

"Çin milleti hilekar ve sahtekar olduğu için, aldatıcı olduğu için, küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiği için, Türk milleti 'İL' yaptığı ilini elden çıkarmış, kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş. "

Resim
Orhun Anıtları'nda Çinliler hakkında ilginç ifadeler vardı
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Cengiz Han İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron