Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Temlik-Name

Burada Anadolu Selçuklu İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Temlik-Name

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 22:29

TEMLİK-NAME

XXXI. vesika Akşehir'e bağlı Alpsaru köyünün Selçuk şehzadesi Ebu'l-Muzaffer Rükneddin Kılıçarslan'a temlikine dair sultanın bir menşurudur. Menşur köyün hudutlariyle, mülk olarak, tasarruf edileceğini ve elde tutmak, satmak, bağışlamak hakkında takrir vermek, vakfetmek ve o köyde, hudut ve mülhakatı içinde diğer mal sahiplerinin tasarrufatına; malikane hükümlerine, göre, mülkiyetinde bulunduracağı, emir ve saltanat naiblerinin emre göre hareket edip Alpsaru köyünü hudut ve mülhakatiyle Selçuk ailesinin şerefi bulunan Kılıçarslan'ın mülkü olduğunu emreylediğini bildirmektedir.

Selçuk devrinden kalarak elimize geçen mahdut temliknamelerden birini teşkil eden bu vesika, muhtasar olmakla beraber, Orta-çağ Türkiyesinin toprak rejimi, arazi hukuku ve idaresi bakımından ehemmiyeti haizdir. Evvelki tetkiklerimizde ifade ettiğimiz gibi burada da mülkiyetin bugünkü manada tam ve mutlak olmayıp Selçuk devrinde bütün memlekete şamil miri topraklara dahil olması icap eden bu köyün devlete ait hak(vergi)'ların hususi bir şahsa devredilmesinden ibaret idi ve bizzat toprak reayanın tasarrufunda bulunuyordu. Temlik-name mülkiyetin bahşettiği bütün hakları sayarken bunların "malikane hükümleri" olduğunu tasrih etmekte ve köydeki mal sahipleri elinde bulunan diğer tasarrufat da bu haklar arasında temlike idhal olunmaktadır. Miri topraklardan ifraz edilerek yapılan diğer temlik akidlerinin aynı olan bu vesikada, onlardan farklı olarak meydana çıkan, "Malikane hükümleri" tabirinin, bu temliklere nazaran, hususi bir hukuki duruma delalet eden bir mana taşıdığına hükmetmek için elimizde hiçbir malumat yoktur. ibni Bibi Selçuk hizmetinden kaçarak Urfa, Harran, Rakka ve Suruc havalisini işgal eden Harezmli emir ve askerlerin buralara "Malikane hükümlerine" göre sahip olduklarını kay-derken bu tabiri arazının hiçbir devlete tabi olmaması manasında kullanmıştır, ki aynı müellif bunun gibi "Mülkiyet" mefhumunu da aynı manada II. Kılıçarslan'ın memleketi evladlarına taksimi münasebetiyle istimal etmiştir.

Temliknamenin tarihi ve hangi sultan tarafından verildiği malum olmadığı için sultanın biraderi olan bu Kılıçarslan'ın hangi Kılıçarslan olduğu vazıh değildir. Selçuk şehzadeleri arasında Rükneddin lakabını taşıyan iki Kılıçarslan'dan biri II. Keykavus'un kardeşi IV. Kılıçarslan, diğeri II. Giyaseddin Mesud'un biraderi olup (IV. vesikanın izahına bak.) ona karşı Kastamonu taraflarında isyan eden Kılıçarslan'dır. Fakat IV. Kılıçarslan'ın ağabeğisi Keykavus'un tahta cülusunu müteakip Moğolistan'a gönderilmesi ve dönüşünden sonra da mütemadiyen Keykavus ile saltanat mücadelesinde bulunması bu temlikin ona değil II. Mesud'un biraderi Rükneddin Kılıçarslan'a ait olması ihtimalini takviye etmektedir. Esasen neşrettiğimiz bu eserdeki vesikaların Selçukluların son zamanlarına ait olduğunu da hatırlamak yerinde olur. Öyle anlaşılıyor ki II. Giyaseddin Mesud babasının tahtını elde ettiği zaman kardeşlerine bir takım mevkiler (yukarıda Rükneddin Keyumers'e Kayseri emirliğini verdiğini görmüştük) tevzi ederken, Kılıç Arslan'a da bu mülkiyeti vermiş, fakat o bununla kanaat etmiyerek Kastamonu taraflarında isyan teşebbüsüne girişmişti.

Kaynakça
Kitap: TÜRKİYE SELÇUKLULARI
Yazar: OSMAN TURAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Anadolu Selçuklu İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir