Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Anadolu Selçukluları Döneminde Alevi-Kızılbaş Gerçeği

Burada Anadolu Selçuklu İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Anadolu Selçukluları Döneminde Alevi-Kızılbaş Gerçeği

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 18:09

ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİ

Anadolu'daki Alevi-Kızılbaş gerçekliğini anlayabilmek için bazı tarihsel olayları incelememiz gerekmektedir. Osmanlılar'dan önce Anadolu Selçukluları ve Beyliklerle konuyu başlatmak genel olarak tarihi anlamak açısından daha faydalı olacaktır. 1071'den sonra Anadolu'ya doğru başlayan yoğun Türkmen göçleri ve bunların yerleşik hayata geçmesi ileriki dönemlerde gelecek yeni göçebelerle zamanla çatışma ortamı yaratmıştır. Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türkler'de yoğun bir Sünni anlayışı mevcut değildi. Daha önceki dönemlerde Orta Asya'da genellikle sufi dervişler İslam'ı yayıyorlardı. Bu süreçte gerek sufilerin dine yaklaşımı gerekse Türkmenler'in bunu daha önceki inançlarıyla bütünleştirip harmanlaması onları yerleşik Sünni-İslam anlayışından uzaklaştırdı. Bu noktada şunu da belirtmek gerekir ki; bu göç silsilesinin devam ettiği dönemde Anadolu'da yerleşik olan halklar da bu gelen göçlerle yerlerinden ayrılmadılar ve göçmenlerden sayıca da fazlaydılar. Yerleşik olarak belli başlı sayabileceğimiz topluluklar; Bizanslılar, Ermeniler ve Kürtler'dir. Bu topluluklar kendi yerlerinde yaşamaya devam ettiler ve ilerleyen zamanlarda gelen göçebelerle ortak yaşamaya başladılar.
Büyük Selçuklular, göçebe Türkmenler'i zaman içinde tehdit olarak algılamaya başladılar. Göçebe Türkmenler yerleşik yaşama geçmeyi kabul etmiyor, vergi vermiyorlar ve de yerleşik olanların mallarını, meralarını kullanarak yerleşik hayatın ve devletin düzenine tehdit oluşturuyorlardı. Büyük Selçuklular bu durumdan kurtulmak için bu göçebe toplulukları Anadolu'ya doğru yönlendirdi. Bunun sonucunda göçebe Türkmenler Anadolu'da var olan olanakları gördükten sonra Anadolu'nun içlerine doğru göç devam etti. Anadolu'da Alevi-Kızılbaşlar'ın tarihsel gelişim sürecini incelediğimiz zaman bazı belirleyici olaylar ön plana çıkmaktadır. Bu olaylar sırası ile; Babai İsyanı, Şeyh Bedrettin İsyanı, Şahkulu İsyanı, Çaldıran Savaşı, Yeniçeri Ocağı'nın kapatılması ve Bektaşi dergahlarının kapatılmasıdır. Bu belirleyici ve tarihsel ayrılığı oluşturan olaylar günümüze kadar etkili olmuşlardır. Anadolu'daki günümüz Aleviliğini ve oluşum şartlarını iyi algılayabilmek için kısaca bu olaylara değineceğiz.

BABAİ İSYANI

Anadolu'ya gelen Türkmenler'in başında genellikle sufi dervişler mevcuttu. Bunlar gündelik yaşamda, sosyal ve dinsel yaşamda, toplum üzerinde yönlendirici etkiye sahiplerdi. Babai İsyanı 1240 tarihinde Baba İlyas ve Baba İshak isimli dervişlerin önderliğinde meydana gelmiştir. Bu isyan günümüz Güneydoğu Anadolu bölgesinde Orta Anadolu'ya kadar etkisini gösterdi. Bu ayaklanmanın da diğer isyanlar gibi dinsel, ekonomik, sosyal ve siyasal nedenleri vardır.

Selçuklular'ın bir kolu olan Anadolu Selçukluları'nın devlet yapılanmasında da Sünni-İslam'ın belirleyici etkisi göze çarpmaktadır. Yerleşik yaşama geçen göçebeler devlet yapılanması içinde zamanla yerleşik dinsel kurumlar içerisinde Sünni-İslam anlayışına göre medreselerde eğitimden geçtiler. Bu anlayış göçebe ve yerleşik Türkler arasında zamanla farklılık ve öteki olma durumunu yaratmıştır. Göçebe Türkmenler yaşam anlayışları gereği ve geçmişteki dinsel ve kültürel pratiklerinden dolayı yerleşik Sünni anlayışa uyum sağlamakta zorlandılar.

Ayaklanmanın cereyan ettiği 13. yüzyıla geldiğimizde Anadolu'da toprak düzeni bozulmaya yüz tutmuş, geniş toprak sahibi kişiler türemiş ve köylüler hayvanları için yeterli otlakları bulamamışlardır. Bunların yanında ağır vergiler ve savaşların getirdiği ek vergiler toplumda huzursuzluk kaynağı olmaya başlamış ve toplumsal düzen bozulmaya başlamıştır.

Sosyal ve siyasal nedenler de; Anadolu Selçukluları'nın son döneminde Sultanların yanlış yönetimi ve uyguladıkları baskılar toplumda isyana ortam sağlamıştır. Yerleşik hayata geçen insanlar ve daha sonra gelen göçebeler arasında yaşam anlayışlarından doğan farklılıklardan dolayı toplumda birer çatışma kaynağı oluşmaya başlamıştı. Baba İshak önderliğindeki ayaklanma toplumsal yapının tamamen değişeceğini ve adaletli bir düzenin kurulacağını vurguluyordu. Bu isyana değişik etnik gruptan ve inançtan insanlar katılmışlardır. Ayaklanma sonucunda iki taraf da büyük kayıplar vermiştir. Baba İshak ve adamları yakalanarak idam edilmiştir. Bu yaşanan olaylar toplumda huzur yerine daha büyük bir kaos ortamı yaratmıştır ve Anadolu Selçukluları'nın tarih sahnesinden çekilmesindeki en önemli olaylardan birisi olarak kabul edilmiştir. Alevi-Kızılbaşlar Anadolu'nun çeşitli yerlerine dağılarak varlığını devam ettirmişlerdir.

Kaynakça
Kitap: Osmanlı Belgelerinde KIZILBAŞLAR HAKKINDA İDAM ve SÜRGÜN FERMANLARI
Yazar: Cemal CANPOLAT
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Anadolu Selçuklu İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir