Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İbnü'l-Ezrak ve Malazgirt Savaşı Bilgileri

Burada Anadolu Selçuklu İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

İbnü'l-Ezrak ve Malazgirt Savaşı Bilgileri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 20:18

İBNÜ'L-EZRAK

1116 yılında Diyarbakır'ın kuzey-doğusunda bugün Silvan denilen Meyyafarikin şehrinde doğan İbnü'l-Ezrak'ın Malazgirt Savaşı hakkında verdiği bilgilerin çoğu veya hepsi şifahi rivayetlere dayanmaktadır. Kaynakları yakından inceleyenlerin tasdik edecekleri gibi, olayların vukuundan takriben yüz yıl sonra toplanmış olan rivayetlerin, umumiyetle mevsuk ve ehemmiyetli sayılabilecek bilgiler getirmedikleri bir gerçektir. İbnü'l-Ezrak'ın verdiği haberler de bu mahiyettedir. İbnü'l-Ezrak, savaşın hangi ayda olduğunu ve İmparatorun tutsak alındığını bile bilmiyor. Bundan başka Ahlat'ın ve hatta Malazgirt'in bu savaş sonunda Mervanoğullarının elinden çıktığını sanıyor. Buna karşılık müellifin, Ahlat ve Malazgirt halkından bir topluluğun, Musul'a gitmekte olan Sultan'a, İmparatorun yeniden gelmekte idiğini haber vermesi üzerine, Alp-Arslan'ın, yanında Malazgirt kadısı olduğu halde, Erzen-Bitlis yolu ile Ahlat'a vardığı hakkındaki sözlerinin doğruluğuna inanılabilir.

Kaynakça
Kitap: İSLAM KAYNAKLARINA GÖRE MALAZGİRT SAVAŞI
Yazar: FARUK SÜMER ve ALİ SEVİM
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: İBNÜ'L-EZRAK ve Malazgirt Savaşı Bilgileri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Ara 2010, 20:27

İBNÜ'L-EZRAK

Tarifıü Meyyafarikin ve amid


Ahmed b. Yusuf b. Ali el-Fariki 1116 yılında, Diyarbakır'ın kuzey-doğusundaki bugün Silvan adını taşıyan Meyyafarikin şehrinde doğmuştur. Kendisi bu şehrin büyük ailelerinden birine mensuptur. Müellifin hayatı hakkında haltercümesi kitaplarında hiçbir bilgiye rastgelinmiyor. Bu hususta bütün bildiklerimiz yine kendi eserinde gördüğümüz kayıtlardan ibarettir. Bu kayıtlara göre müellifimiz çocukluğunu Meyya-farikin'de geçirdikten sonra gençlik çağında devlet dairesine girerek dürüst şahsiyeti ve çalışkanlığı sebebiyle kendisini sevdirip mühim mevkilerde bulunmuştur. İbnü'l-Ezrak kendi şehrinde elde ettiği bilgileri kafi görmüyordu. Bu maksatla Bağdad'a giderek oradaki tanınmış hocaların derslerini takip etmiştir. Sonra memleketine dönen müellif, Artuk-Oğlu Temürtaş devrinde Meyyafarikin şehrinin dışında bulunan vakıfların müfettişliği görevine tayin edilmiştir (1148/49). Bundan sonra müellifin Şam'da bulunduğunu ve bu şehrin Evkaf Müfettişliği görevini ifa ettiğini biliyoruz. İbnü'l-Ezrak daha sonra Gürcistan'a giderek Gürcü Kiralı I. Dimitri'nin hizmetine girmiştir. Onun, niçin bir Hristiyan Kralının hizmetine girdiği bilinemiyor.

İki yıl kadar (1163 - 1165) Gürcistan'da kaldığı anlaşılan İbnü'l-Ezrak, yeniden Meyyafarikin'e dönmüş, Şam'a ve Bağdad'a olmak üzere, müteaddit seyahatler yapmıştır. Müellifin bu seyahatlerinin, hizmetinde bulunduğu Artuk-Oğulları'nın ticari işleri ile ilgili bulunduğu ve bilhassa Artuklu ülkesinden yapılan demir ihracı ile alakalı idiği anlaşılıyor. Müellif 1177 yılından sonra ölmüş olmalıdır.

İbn-ü'l-Ezrak'm eseri, Tarihü Meyyafarikin ve amid adını taşımaktadır. Bununla beraber müellifin eseri esas itibariyle kendi şehri olan Meyyafarikin'e dairdir. Müellif bu devirde hayli revaçta bulunan şehir tarihleri yazmak geleneğine bağlı kalarak Meyyafarikin'in kuruluşundan kendi zamanına gelinceye kadar bu şehrin tarihini tafsilatla kaleme almıştır. Müellif Meyyafarikin'in kendi zamanından çok önceki tarihi için birçok yazılı kaynakları kullanmış, yaşadığı devir için de yaşlıların malûmatına ve arşiv belgelerine müracaat etmiştir. Bununla beraber müellif ne bu yaşlı kimselerden, ne de arşiv belgelerinden doğumundan 45 yıl önce vukubulmuş olan Malazgirt savaşına ait mühim bilgiler elde edememiştir.

Tercüme

Deniliyor ki, Bizans İmparatoru'nun geri döndüğünü öğrenen Sultan, Musul'e doğru yollandı. Fakat Ahlat ve Malazgirt halkından bir topluluk arkasından giderek Bizans İmparatoru'nun yeniden gelmekte olduğunu bildirdiler. Bunun üzerine Sultan geri dönüp yanında Malazgirt kadısı olduğu halde Erzen ve Bitlis'e doğru yöneldi. Ahlat'a varınca burasını zaptedip birkaç gün oturdu. Sonra Bizans İmparatoru, Malazgirt yöresine geldi. Sultan da harekete geçip Malazgirt önünde kondu. İkisi arasında yazışma cereyan etti. Bizans İmparatoru'nun yanında sayısız adam vardı. İbnü'l-Mahleban, Sultanın elçisi olarak Bizans İmparatoruna gitti.

İmparator ondan ülkenin durumu hakkında soru sorup şöyle söyledi:

"İsfahan mı, yoksa Hemedan mı iyidir?" Elçi de "İsfahan" dedi.

İmparator:

"Hemedan'ın şiddetli soğuğu olduğu bana söylendi deyince

Elçi:

"Evet, öyledir" cevabını verdi.

Bunun üzerine Bizans İmparatoru:

"Biz İsfahan'da kışlarız, binitlerimiz de Hemedan'da" dedi.

Bundan sonra İbnü'l-Mahleban:

"Binitler gerçekten Hemedan'da kışlayacak, fakat seni bilmem" deyip. İmparatorun yanından ayrıldı. Savaş için her iki taraf karşı karşıya geldiler. Bizanslılar 300 bin kişilik ordularını savaş düzenine koydular. Sultanın az bir askeri vardı. Vuruşmak için zaman dardı. Cuma günü öğle namazında hatiplerin minberlerde dua ettiğini Sultan biliyordu.

Namaz vakti gelince Sultan askerlerine:

"Hücum ediniz zira, şu anda, bütün minberlerde İslam ordusu için dua edilmektedir. Bütün Müslümanlar dua etmektedirler. Olaki, onlardan birinin duasını Tanrı kabul buyura" dedi. Bunun üzerine bütün askerler tekbir getirip hücuma geçtiler. Tanrı zaferi onlara verdi. Bizans İmparatoru bozguna uğradı. Ordusundan pek çok kimseler öldürüldü, öyle çok ganimet ele geçirildi ki, altun ve gümüşler ölçek ölçek üleştirildi. Ahlat ve Malazgirt halkı, bugüne kadar zengin kalmalarını sağlıyan ganimet elegeçirdiler. Çünkü onlar da ordu ile beraber bulunup savaşmışlar ve böylece ganimetin çoğuna sahip olmuşlardır. Bu yıldan beri Ahlat ahalisi zengin olmuşlar ve varlıklı kimseler haline gelmişlerdir.

Sultan Azerbaycan'a döndü. Ahlat ve Malazgirt"e, valiler tayin etti. Böylece buralar Mervan-Oğullarının elinden çıktı. Bugüne kadar Sultanın emri ile bu yerler ıkta olarak verilmektedir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Anadolu Selçuklu İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Bing [Bot] ve 1 misafir