Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Samanoğulları Devleti'nin Yıkılması İle Değişen Siyaset

Burada Büyük Selçuklu İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Samanoğulları Devleti'nin Yıkılması İle Değişen Siyaset

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 22:56

SAMANOĞULLARI DEVLETİ'NİN YIKILMASI İLE DEĞİŞEN SİYASİ ŞARTLAR KARŞISINDA SELÇUKLULAR

Bütün bu sebeplerle, gerek Selçuklular (iç şartlar) bakımından, gerekse beynelmilel münasebetler (dış şartlar) bakımından yeni olan bu devir Selçuklu Türklerinin mukadderatında yeni bir dönüm noktası, yeni bir merhaledir. istikrarını bulmamış bir dünyada bu yeni şartlar karşısında Selçuklular nasıl bir siyaset takip etmelidirler? Şimdiye kadar takip ettikleri siyaseti bundan sonra da takip edecekler midir?

Selçuklular'ın, yardım ettikleri devletin mukadderatına ortak olmadıklarını; daha doğrusu, menfaatlerinin icap ettirdiği kadar ortak olduklarını gördük. Bu sebeple, aynı Selçuklular. Samanoğulları Devleti yıkıldığı zaman onun mukadderatını paylaşmadılar. Hatta denebilir ki, Samanlılar Devleti yıkıldığı zaman Selçuklular her zamankinden daha kuvvetli ve daha birlik halinde bulunuyorlardı. Uyanıklık, planlılık, zemin ve zamana uygunluk, Selçuklular'ın mazide takip ettikleri siyasetin ana vasıflarını teşkil ediyordu. Nihai gaye ise, her fırsattan faydalanarak, maddi ve manevi bakımlardan kuvvetlenmek idi. Onların aynı siyaseti gelecekte de takip etmemeleri için hiçbir sebep yoktu; yeni hüviyete sahip olmasına rağmen, şef aynı idi; hem de hadiselerin yetiştirdiği tecrübeli bir şef.

Nazari bakımdan ileri sürdüğümüz bu fikirlerin, yeni şartlar karşısında tatbik edilip edilmediklerini, veya ne dereceye kadar tatbik edildiklerini görelim.
Samanoğulları Devleti izah etmeğe çalıştığımız şekilde yıkılınca, Selçuklular'ın, Maveraünnehr'de, Buhara civarındaki yurtlarına çekildiklerini ve orada kaldıklarını kabul etmemek için sebep yoktur. Zira, eğer yeni şartlar dolayısiyle yurt değiştirmiş olsalardı, yani burasını terk etmek zorunda kalarak başka yere göç etselerdi, beynelmilel siyasette bu kadar büyük roller oynamağa başlamış olduklarını gördüğümüz Oğuzlar'ın bu hareketinden kaynaklarımızın şu veya bu şekilde bahsedecekleri şüphesizdi. Samanoğulları hanedanının son temsilcisinin teşebbüsleri gördüğümüz şekilde başarısızlıkla neticelenince, bütün Maveraünnehr'le birlikte Oğuzlar'ın yaşadıkları sahalar da Karahanlılar Devleti hakimiyetine geçti.

Hadiselerin bu başlangıç safhasında Oğuzlar'ın şimdi ülkelerinde yaşadıkları, daha önce de kendisine karşı savaştıkları devletle olan münasebetlerinin mahiyeti nedir? Husule gelen çöküntüden faydalanarak, çöken devletin yerinde kendilerinin başında bulunacağı bir devlet kurmaları beklenebilirdi. Böyle bir harekette bulunmadıklarına göre, Oğuzlar'ın, her şeye rağmen, iç ve dış şartları böyle bir teşebbüs için henüz uygun bulmadıklarına hükmetmek lazımdır. (Bununla beraber Selçuklular'ın, yeni şartlara intibak etmekte güçlük çekmediklerini göreceğiz). Gerçekten, Karahanlı Devletler grubu ile Gazneliler Devleti tam bir ittifak halinde bulundukları bir sırada Selçuklular'ın kendilerini, Samanoğulları Devleti'nin siyasi varisi ilan ederek, onların payitahtında, Buhara'da bir devlet kurmağa teşebbüs etmeleri zor düşünülebilirdi.

Gerçekten, daha Samanoğulları hanedanının son temsilcileri Muntasır, devletini istilacı Karahanlılar'dan kurtarmak için mücadeleye devam ederken, istilacı Kara-hanlı hükümdarlarından Nasr, Gazneliler Devleti hükümdarı meşhur Mahmud (999-1030) ile bir anlaşmaya varmış bulunuyordu. İlek Nasr'a elçi göndermek suretiyle anlaşma teşebbüsüne geçen (1001), Sultan Mahmud'dur.

Bu anlaşmanın arazi ile ilgili şartları, Karahanlı hükümdarlarından Buğra Han'la asi Samanoğulları kumandanı Ebu Ali arasında varıldığını gördüğümüz anlaşmanın aynı idi:

Amuderya (Ceyhun) iki devlet arasında hudut olarak kabul edilmişti'. Görülüyor ki, Horasan üzerindeki hakimiyet hakkının tanınması karşılığında, Sultan Mahmud da Karahanlılar'in Maveraünnehr üzerindeki fetih hakkını tanıyordu. Bütün uğraşmalarına rağmen, son Samanoğulları hanedanı temsilcisinin başarı sağlayamamasının başlıca sebebini bu anlaşmada aramak yanlış olmaz kanaatindeyiz. Şu halde Maveraünnehr, merkezi bu ülke dışında bulunan bir hükümdarın eline geçiyor demektir. Bunun esas konumuz bakımından ifade ettiği mana, Oğuzlar'ın da otomatik olarak Karahanlılar Devleti'nin tabii durumuna düştüğüdür. Oğuzlar, gördüğümüz şekilde, Samanoğulları safında mücadeleye devam ettiklerine göre, Samanoğulları hanedanı gibi, bu anlaşmayı kabul etmemişler demektir. Zira, mevcut anlaşmaya rağmen, mücadeleye devam etmeleri başka türlü tefsir edilemez.

Verdiğimiz izahat, gerek Karahanlılar'ın, gerekse Gazneliler'in Selçuklu Oğuzları'na karşı gelecekteki siyasetlerinin ne olacağını daha şimdiden göstermiştir sanırız. Gerçekten, ister müttefik bulundukları sırada birlikte, isterse uzlaşma halinde bulunmadıkları, hatta birbirleriyle mücadele halinde bulundukları zamanlarda ayrı ayrı, bu iki devletin Selçuklular'a karşı takip ettikleri siyasetin, esas itibariyle pek dostane olmadığını göreceğiz. Öte yandan, Selçuklular'ın gelecekte-ki siyasetlerini bu noktaları gözönünde tutarak düzenlemeleri gerekeceği kendiliğinden anlaşılır. Buna göre, Samanoğulları hanedanının ortadan kalkmasından itibaren Selçuklular'ın zaman zaman çok sıkıntılı anlar yaşamış olmaları icap eder'. Fakat bir kaynağımızdakı ufak bir nottan başka bu hususta, ne yazık ki, hiçbir bilgimiz yoktur.

Hadiselerin gelişmesini bekleyen Oğuzlar'ın, hele Arslan'ın başında bulunduğu Oğuzlar grubunun Maveraünnehr'de bir kenera çekildikleri ve bir süre hiçbir şeye karışmıyarak adeta kendilerini unutturmağa çalıştıkları görülüyor. Elde ettikleri ganimet, gördüğümüz gibi, onları, yeni bir maceraya atılmak-sızın, yıllarca geçindirmeğe yetecek kadar fazla bulunuyordu. Öte yandan, devletlerarası siyaset sahnesinde şu veya bu taraf lehinde görünmedikleri sürece, hiçbir devletin onlara dokunmak istemediği de düşünülebilir. Zira, Oğuzlar'ın çekinilecek biç kuvvet haline gelmiş olduklarını gördük.

Kaldı ki, aynı Selçuklular'ın, Samanoğulları Devleti yıkıldıktan sonra Karahanlılar'la dostane münasebet kurduklarını biliyoruz. Öyle görünüyor ki, onlar yeni şartlara intibak etmekte fazla güçlük çekmemişlerdir.

Kaynakça
Kitap: BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU TARİHİ Cilt : I KURULUŞ DEVRİ
Yazar: Mehmet Altay KÖYMEN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Büyük Selçuklu İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir